Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bostan, Sedat(10)
- Köse, Aslı(9)
- Ulutaşdemir, Nilgün(9)
- Kulakaç, Nurşen(8)
- Karaer, Merve(5)
- Sökmen, Alev(5)
- Türkkan, Tuğba(5)
- Benk, Osman(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Cilingir, Dilek(4)
- Gökçe, Ahmet(4)
- Kılıç, Taşkın(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Akdu, Serap(3)
- Akdu, Uğur(3)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(3)
- Beken, Hıkmet Gülçın(3)
- Kenek, Gökhan(3)
- Kıymış, İbrahim(3)
- Polat, Melike Atay(3)
- Sahin, Ceyda Uzun(3)
- Sahinoz, Turgut(3)
- Sancar Özkök, Canan(3)
- Unal, Cihan(3)
- Özkan, Esra(3)
- Şahinöz, Saime(3)
- Şimşek, Ahmet Bahadır(3)
- Aksoy, Bahar(2)
- Aydin, Aydanur(2)
- Aydın, Emine Büşra(2)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Cin, Aynur(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Demirağ, Hatice(2)
- Demır, Hüseyın(2)
- Değer, Vasfiye Bayram(2)
- Doğan, Melike Demir(2)
- Doğan, Onur(2)
- Efşan, Nur Çelik(2)
- Günay, Hamdi Furkan(2)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2020İş Güvenliği Uzmanlığı Bilirkişileri Üzerine Bir Çalışma
Doğan, Onur; Kılıç, Ahmet Mahmut
İş güvenliği uzmanlarının temel amacı çalışma alanlarındameydana gelebilecek olası kaza risklerini önlemek ve burisklere yönelik gerekli tedbirleri almaktır. Tedbirleralınmaya çalışılsa da değişik nedenlerden dolayı çalışmahayatında iş kazaları yaşanmaya devam etmektedir. İşkazası sonrası, kazalar bazı durumlarda kazaya maruz kalanbirey ya da yakınları tarafından; bazı durumlarda iseişveren tarafından yargıya taşınmaktadır. Bunun dışındakazaya maruz kalan taraf ya da işverenlerin talebiolmaksızın kazanın ciddiyetine göre adli makamlarca kamuadına da resen soruşturma açılmakta ve konu yargıyataşınmaktadır. Bu kapsamda iş kazalarını önlemeaşamasında görev alan iş güvenliği uzmanları, yargıyataşınmış iş kazaları dosyalarında hâkimin özel ve teknikbilgisine başvurduğu uzman bilirkişiler olarak görevyapmaktadır. Bu çerçevede Türkiye’de iş kazaları ile ilgiliBölge Adliye Mahkemeleri’ne bağlı olarak görev yapan işgüvenliği uzmanlığı bilirkişiler arasında yapılan buaraştırma tarama modeli ile yapılan betimleyici bir çalışmaolup; araştırma örneklemini oluşturan 65 iş güvenliğiuzmanlığı bilirkişinin yaklaşık olarak yarısının (%47,7) biryıllık süre zarfında (2018 yılında) 20 ve üzeri sayıdabilirkişilik dosyasında görev aldığı, yine büyükçoğunluğunun (%81,5) düzenledikleri bilirkişi raporu ilemahkemelerin aynı yönde karar verdiği, araştırmakapsamındaki bilirkişilerin uygulamaları sırasında%63,1’inin mahkeme boyutunda (bilirkişilik ücretinindüşük takdir edilmesi), %18,4’ünün taraflar boyutunda(tarafların bilirkişiye yalan söylemesi/manipüle etmesi),%53,8’inin bilirkişi komisyonu boyutunda (alanında uzmanolmayan kişilerin görevlendirilmesi) sorunlar yaşadığıbelirlenmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2020The Relationship between Risky Health Behaviors and Perceived Social Support in Final Year High School Students
Aşılar, Rabia Hacıhasanoğlu; Semerci, Murat
A variety of risky health behaviors are adopted in adolescence; they usually prevail through adulthood and affect well-being and health throughout life. This study was conducted to determine the relationship between risky health behaviors and perceived social support in final year high school students. The population of this descriptive correlational study consisted of final year students (N=904) of the high schools providing education in the city of Gümüşhane. No sampling was attempted and 609 students (67.37% of the population) who met the inclusion criteria were included in the study. The study data were collected between December 2014 and January 2015 by the investigator in classroom setting using a Descriptive Questionnaire, the Risky Health Behaviors Scale (RHBS) and the Revised Perceived Social Support Scale (PSSS-R). The mean age of the students was 17.28±0.67. The mean total RHBS score was 64.51±10.81 and the mean total PSSS-R score 122.36±15.16. The results of the study suggest that social support decreases with increasing risky health behaviors, the students were at risk according to their mean total RHBS score and the perceived social support was high according to their mean total PSSSR score. Provision of consultancy services to families and teachers is recommended to improve their skills in preventing risky health behaviors and promoting social support.
- MakaleAçık Erişim2020A focus group study on the importance of occupational safety culture in terms of occupational health and safety
Gökçe, Ahmet
Ergonomic design of the working environment in terms of health and safety, minimizing the risks by determining the risk factors, the existence of legal and institutional regulations are the basic elements to ensure occupational health and safety. However, these measures to be taken are not sufficient to prevent work accidents. At this point, the safety culture, which emphasizes the importance of the "human" factor in preventing work accidents and ensuring health and safety in the working environment, has a very critical role. Having all the employees at a work place to adopt this safety culture and expanding it to all levels will bring along a safer working environment. Accordingly, this study aims to determine the safety culture levels by revealing the opinions of the people working in the carpentry profession which is categorized in the dangerous work class on the job safety culture. In this context, focus group interview and observation method which are the qualitative research methods were used. The interviews were held with 24 carpenters working in Erzincan and content analysis method was used as data analysis method. According to the findings, the participants were generally found to have low levels of safety culture and only the fatalism perception, one of the security culture determinants, had a positive effect on the level of safety culture. In addition, it was observed that there weren’t any conscious practices to identify and prevent the risk factors (especially physical and ergonomic risk factors).
AtıfOpenAlex12TR Dizin11
İncele - MakaleAçık Erişim2020COVID-19 ile Mücadelede Sosyal Koruma Sistemleri ve İşgücü Piyasaları
Beken, Hıkmet Gülçın
Küresel çapta bir salgına dönüşen COVID-19 ile ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliği temelindeuygulanan politikalar üzerinden mücadele edilmeye çalışılmaktadır. Başta işgücü piyasaları olmak üzere,üretim, tüketim, ticaret ve küresel tedarik zincirleri gibi pek çok alan COVID-19’dan etkilenmektedir. Kamusağlığının korunması amacı ile başlayan politikalar COVID-19 kriziyle mücadele sürecinde çeşitlenmiş;ekonomik, sosyal ve politik düzleme de taşınmıştır. COVID-19 öncesinde dünya ekonomilerinin çoğu için bazıtemel ekonomik göstergeler (borç, istihdam düzeyi) kötü bir performans göstermekte olduğundan COVID-19ile mücadeleye yönelik politika ve stratejiler bu mevcut koşullardan etkilenmiştir. Bazı bölgelerde veekonomilerde enformel istihdamın payının yüksek olduğu görülmektedir. Son dönemlerde UluslararasıÇalışma Örgütü (ILO)’nün de desteğiyle, enformel ekonomiden formel ekonomiye geçiş sürecine ilişkin bazıdüzenlemeler, stratejiler ve kurallar ön plana çıkmaktadır. Bu tavsiyeler içerisinde en önemlisi, ülkelerin sosyalkoruma planlarına ilişkin olmaktadır. Mevcut ulusal düzenlemelerle, sosyal yardım ve desteklerin dışında kalanenformel ve ev-temelli çalışanların kapsanması; genişletilecek sosyal koruma sistemi kapsamı ile mümkünolacaktır. Bu kapsamın genişletilmesinin önemi gelir ve iş kayıplarının yaşandığı COVID-19 ile daha çokanlaşılmıştır. Bu noktada, devletlerin müdahalesi ve bu alanda gerekli düzenlemeleri yapması yönündevatandaşlarından gelen talebe ne ölçüde cevap verebildikleri de ayrıca politik ekonomi açısından bakıldığındayeni bir yapılanma sürecinin de işareti olmaktadır. Bu çalışma, enformellik ve sosyal koruma kavramlarıüzerinden COVID-19 ile mücadele politikalarına yer vermeye çalışacaktır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020COVID-19 Salgın Sürecinde Yaşlılağa Bakış: 280 Karakter Yaşlılar Hakkında Ne Söylüyor?
Taşdelen, Birgül
Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019 koronavirüs hastalığını (COVID-19) bir pandemi olarak ilanettikten sonra, COVID-19 virüsünün yayılmasına engel olmak için ülkemizde ve dünya çapında ciddi önlemler alınmıştır. Bu önlemlerden biri de 65 yaş ve üstü bireylere getirilen sokağa çıkma yasağıdır. 65 yaş ve üstübireylere getirilen sokağa çıkma yasağı koruyucu olmayı amaçlasa da, COVID-19 vaka ve ölüm oranlarınınyüksek bir yüzdesinin 65 yaş ve üstü bireylerden oluşması, bu hastalığın bir “yaşlı hastalığı” olarakalgılanmasına ve COVID-19’un etkilediği en dezavantajlı grup olmasına dayanak oluşturmuştur. COVID-19öncesi dönemde de yaşa dayalı ayrımcılıklarla karşı karşıya olan yaşlı bireyler, pandemi sürecinde gerek politiktartışma ve düzenlemelerde gerekse haber söylemlerinde yapılan yaş vurgusu nedeniyle, sadece günlük hayattadeğil, çeşitli medya ortamlarında da şiddetli ayrımcı tutumlara maruz kalmıştır. Pandemi sürecinde yaşlılarayönelik ayrımcılığın yansıdığı medya ortamlarından biri de sosyal ağlardır. Sosyal ağlar üzerinden Covid-19nedeniyle yaşlı yetişkinlerin durumuyla ilgili gerçek endişelerin yanında, yaşlılar hakkında olumsuz içeriklerede rastlanmaktadır (Jimenez vd., 2020: 1662). Buna göre söz konusu çalışma, COVID-19 nedeniyle sosyalmedyada yaşçılıkla ilgili içeriklerin Twitterdaki yansımalarını incelemektedir. Çalışma kapsamında 21 Martve 12 Mayıs 2020 tarihleri arasında Twitter üzerinden atılan toplam 221 tweet içerik analiz yöntemi iledeğerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, COVID-19 nedeniyle yaşlılara yönelik rahatsız edici içerikler,korku ve panik içinde olan ve bu nedenle yaşlılara yardım edilmesi gerektiğini belirten tweetlere göre oransalolarak daha fazladır. Ayrıca atılan tweetlerde COVID-19’un çoğunlukla yaşlıları etkilemesinden dolayıönemsizleştirildiği şeklindeki paylaşımlara da rastlanılmıştır. Dolayısıyla, salgın boyunca Twitter’da yaşlıinsanlarla ilgili kaygı ve ilginin azaldığı ve yaşçılık söylemlerin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Acil sonuçlarsadece yaşlı yetişkinlere yönelik dışlanma söylemlerini teşvik etmekle kalmamakta, 65 yaş üstünün “tedbirli” olmasından çok tehlikeli oldukları ve toplumun yaşlı yetişkinlere ihtiyaç duymadığı şeklinde bir algıoluşturmaktadır. Sonuç olarak yaşlılara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı tutumların, gündelik hayatın bir uzantısısayılan ve kriz anında bile bağlantıda kalmamızı sağlayan soyal medya platformlarından biri olan Twitter’daşiddetlenmeye başlaması, pandemi sürecinde yaşlıların günlük yaşam biçimlerini karmaşıklaştırmasınınötesinde, kuşaklar arası gerilimin yoğunlaşmasına da neden olabileceği düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex7TR Dizin9
İncele - MakaleYalnız künye2019Kamu Hastaneleri Performans Ölçüm Yaklaşımının Sağlık Yöneticileri Tarafından Değerlendirilmesi
Köse Ünal, Aslı; Kulakaç, Nurşen
Yaşadığımız yüzyılda değişim etkisi kuşkusuz heralanda farklı yeniliklerle etkisini göstermektedir.Sağlık sektörü de değişimin yaşandığı sektörlerdenbiridir. Sağlık alanında hasta algı düzeyindekideğişiklikler, hastaların memnuniyet düzeyleri vekaliteli hizmet beklentileri politika yapıcıları yeniarayışlara yönlendirmiştir. Bu alandakiuygulamalardan biri de kamu hastanelerinin veyöneticilerinin performanslarının değerlendirilmesidir.Performans yönetimin etkinliğini de ölçmedekullanılan ölçütlerden biridir. Kamu hastanelerininperformansını ölçen yöntem kurumsal karneyaklaşımını içermektedir. Bu model, kamuhastanelerinin performansını, tıbbi ve idari boyutlardadeğerlendirmektedir. Bu çalışma kamu hastanebirliklerinin kurulması ile yönetici başarısını ölçmeyeçalışan performans yönteminin sağlık yöneticileritarafından nasıl değerlendirildiğini anlamak amacıylayapılmıştır. Sağlık yöneticilerinin performans ölçümyöntemi hakkındaki görüşlerini değerlendirmeamacına yönelik nitel araştırma yöntemindenyararlanılmıştır. Sağlık yöneticilerinin performansölçüm yöntemi değerlendirilmelerine göre başarı vebaşarısızlık unsurları belirlenmiştir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Safe Hospitals and Rating in Disasters: Case of Gümüşhane Province
Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim
Buildings, facilities, systems, critical services and people are greatly affected during disasters. When disasters occur, health facilities such as hospitals should be able to protect the life and welfare of the community. Therefore, there is a need for safe hospitals that do not collapse in disasters and continue to serve. The purpose of this study, which is required due to the existing shortcomings, is to determine the security levels of the state hospitals in Gümüşhane against disasters and to reveal the current status of hospitals. This study is descriptive. In the study, Safe Hospital section in the last section of 6 HAPs of Gümüşhane Province was investigated in 2018. The data of the study was collected by using the Safe Hospital Checklist which is composed of the dangers affecting hospital security, structural safety, non-structural safety and emergency and disaster management modules developed in the guide book Safe Hospital Safety Index: Guide for Evaluators Checklist published by WHO in 2015. Within the framework of current requirements, a total of 30 questions were included in the checklist, including 20 questions on CBRN-E (Chemical, Biological, Radiological, NuclearExolosive) and 10 questions on sensitive groups, referring to expert opinions. A total of 181 questions were examined along with the questions on the Safe Hospital Checklist.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Türkiye’deki 81 İlin Bazı Sağlık Göstergeleri ile Temel Bileşenler Analizi ve Gri İlişkisel Analiz Açısından Değerlendirilmesi
Karaer, Merve; Tatlıdil, Hasan Hüseyin
Bu çalışmanın amacı, bazı sağlık göstergeleri ileTürkiye’deki illerin incelenmesi ve buna göresıralanmasıdır. Bu çalışmada kullanılan veriler SağlıkBakanlığı (SB) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), veKalkınma Bakanlığı (KB) istatistiklerinden eldeedilmiştir. Toplanan verilere SPSS 20,0 paketprogramı ile Temel Bileşen Analizi (TBA) ve Griİlişkisel Analiz (Grey Relational Analysis) yöntemleriuygulanmıştır. İllerin sağlık göstergelerine ve yapılansağlık yatırımlarına bakılarak iki analiz yönteminegöre sıralanmıştır. Analiz sonuçları arasında güçlü vepozitif bir ilişki bulunmuştur. Bu da analizlerin tutarlıolduğunu göstermektedir. Analizler sonucu sağlıkaçısından yüksek puanlar alan iller, gri ilişkisel analizegöre; Bolu, Isparta ve Kırıkkale, temel bileşenleranalizine göre; Bolu, Edirne ve Isparta olarakbelirlenmiştir. Düşük puanlar alarak sonuncu sıralardayer alan iller; gri ilişkisel analiz yöntemine göre; Van,Gaziantep ve Şanlıurfa iken Temel bileşenler analizinegöre; Ağrı, Şırnak ve Hakkâri olarak belirlenmiştir.Elde edilen sonuçların, sağlık hizmetlerinde geleceğedönük oluşturulacak olan politikalarda karar vericileregerekli bilgileri sağlaması açısından yol göstericinitelikte olabileceği düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2019A Research for Determination of Administrative Problems in Inpatient Health Institution
Bostan, Sedat; Aslan, Sevil
Objective: The purpose of this study is determination of managerial problems encountered in inpatient health institutions with the views of the administrators which are work at various levels in public and private hospitals. Material and Methods: In this study, a 42-item likert-type questionnaire, which was formed by adapting from Yıldız's master's thesis study, was used. The data of the study were collected from the hospital administrators in İstanbul, Aksaray and Kahramanmaraş in 2016 by face-to-face survey method. The study was carried out in 350 hospitals in upper, middle and lower levels in 1 private hospital and 1 public hospital in each province. The validity of collected data were tested by Bartlett’s test and Cronbach’s alpha method was used for reliability of data. Results: As a result of factor analysis, the questions were collected under six factors. According to these results, the administrators were listed the managerial problems of the inpatient health institutions as follows; hospital settlement problems (3.13), management problems of human resources (2.82), general administrative problems (2.79) and communication problems (2.79). When the factors evaluated according to the demographic data, it was detected that significant differences in terms of age, gender and occupation. Conclusion: These results showed that female managers are more encountered with the problem of hospital settlement than other problems, while managers over age 50 and aged 20-29 are encountered with management problems of personnel incompleteness, general administrative, technological and communication problems. Moreover, it was found that administrative and nurse managers are more encountered with general administrative and technological problems than other problems, while administrative managers are encountered with problems of personnel incompleteness and management human resources. As a generalresult, it is thought that the hospitals which were not appropriately planned for health services causes administrative problems.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Kamu Hastaneleri Birliği Yapılanmasının Değiştirilmesinde Hasta Görüşlerinin Etkisi Var mı?
Ağaç, Gökhan; Bostan, Sedat
Bu çalışma, Kamu Hastaneleri Birliği (KHB) yönetim tarzı ve uygulamalarının sağlık hizmetisunum paydaşları tarafından nasıl değerlendirildiği ve hastane çıktılarına nasıl yansıdığını araştıranbir projenin parçasıdır. Çalışmanın yayına hazırlanma sürecinde sağlık politika yapıcıları, mevcutKHB sistemini 694 sayılı kanun hükmünde kararname ile Ağustos 2017 tarihinde önemli ölçüdedeğiştirmiş ve KHB yapılanmasını tamamen ortadan kaldırmıştır. Yeni yapısal değişiklikle çalışmanınamacı, KHB hakkında hasta görüşlerini saptayarak, hastalar açısından sistem değişikliğinigerektiren bir durumun olup olmadığının anlaşılması olarak geliştirilmiştir. Nicel araştırma olanbu çalışmada, verilerin toplanmasında dörtlü likert anket tekniği kullanılmıştır. Çalışmaya katılanhastalardan 210'undan geçerli geri dönüşüm sağlanmıştır. İstatistikî hesaplamalar için IBM SPSSStatistics 21 paket programı kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirlik analizi için Cronbach’s alfa katsayısınabakılmış ve bu değerin 0,87 olduğu görülmüştür. Ölçeğin yapı geçerliliğini sağlamak için faktöranalizi yapılmış ve yapısal geçerliliği saptanmıştır. Araştırma neticesinde, KHB yapılanmasınınhastanelerdeki uygulamalarının, hastalara olumlu yansıdığı ve kamuoyu görüşlerinin olumlu olduğusöylenebilmektedir. Uygulamalardan hastaların kazançlı çıktığı, hastanın öneminin arttığı vebekleme sürelerinin azaldığı ifade edilmiştir. Buna karşın, hastaların çok kısa sürede muayene edildiğikonusu hasta bakım kalitesine yönelik soruna işaret etmesi açısından önemlidir. Genel olarakbu sonuçlar, KHB sisteminin temel yaklaşımı olan özerk ve profesyonel tedavi hizmetleri yönetimianlayışının, hasta görüşleri açısından değiştirilmesini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığınaişaret etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2019Hastaların Hasta Mahremiyeti Hakkında Farkındalık ve Tutumları
Unal, Cihan; Bostan, Sedat
Hastaların mahremiyetine saygılı olmak etik, ahlaki ve toplumsal sorumluluk olarak karşımızaçıkmaktadır. Bu konuda toplumun farkındalık seviyesi ve tutumları, aldıkları sağlık hizmetlerindemahremiyet haklarına sahip çıkması ve hizmet alan diğer bireylerin mahremiyetine saygıgösterebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, hastaların hasta mahremiyetihakkında farkındalık düzeylerini, mahremiyeti nasıl tanımladıklarını ve sağlık hizmeti alımsürecinde karşılaştıkları mahremiyet ihlallerini ne kadar algılayabildiklerini araştırmaktır. Araştırma,amacına yönelik olarak kolayda örnekleme yöntemi seçilerek yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini,Iğdır ve Aksaray illerinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarına başvuran 20 yaş ve üstü400 birey oluşturmaktadır. Hasta mahremiyeti farkındalık ve tutum ölçeği ilgili literatür taramasıve uzman görüşü alındıktan sonra araştırmacı Bostan (2017) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmabulgularına göre ölçek ifadeleri beş faktör altında toplanmış ve toplam varyansın %46,498’ini açıklamıştır.Hastaların ilkesel düzeyde mahremiyet farkındalıkları yüksektir. Tıbbi müdahale süreçlerindemahremiyet ihlalini tanımlama ve algılamada zorlanmaktadırlar. Günlük sağlık hizmeti almasüreçlerinde önemli ölçüde mahremiyet ihlali yaşanmaktadır. Hastalar devlet hastanelerinde, acil,yoğun bakım ve ameliyathanelerde mahremiyet ihlalinin daha çok yaşandığını belirtmektedir.Mahremiyet farkındalığı toplumsal bir genel kültür sorunudur. Nispeten sosyal statü ve genel kültüraçısından daha iyi tanımlanabilecek, şehirli, eğitimli, memur, orta gelir grubu kişilerin farkındalıklarıdaha yüksektir. Farkındalığı artırmak toplumsal gelişim sürecinin bir parçasıdır. Ama yinede kamu spotları gibi eğitim araçlarıyla yapılacak yaygın eğitim bilinci ve farkındalığı geliştirebilir.Sorunun toplumsal bilinç düzeyi ile ilişkili olduğu bilinmelidir. Çözümün, bunu göz ardı etmeden,sağlık sistemi tasarımı ve yönetimi düzeyinde ele alınması önerilir.
AtıfOpenAlex11TR Dizin4
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2019Assessment of The Financial And Social Effects of Taxes Proposed on A Global Scale
Günay, Hamdi Furkan; Altun, Nurullah
The globalization process has created a number of problems that countries cannot produce solutions alone. Global financial instability, environmental pollution, global warming and poverty are some of these problems. The idea of taxation at the global level is one of the issues that come to the fore to solve problems. Thus taxes at the global level are expected to serve as a good policy tool as well as being an important source of funding. There are varieties of global tax propasals for many purposes, especially for the solution of environmental and financial problems. The aim of this study is to evaluate the taxation on the global scale from financial and social perspectives. The results of the study show that global taxes may have important functions in the financial and social aspects but that the expected success from taxation depends on global co-operation above all else. It should also be noted that these taxes are currently a proposal and that there are significant obstacles to the implementation of these taxes.
- MakaleYalnız künye2018İmalat Sanayisinde İş Sağlığı ve Güvenliği Üzerine Bir Araştırma: Erzincan İli Mobilya İşletmeleri Örneği
Komut, Osman; Yasar, Sekip Sadiye
Türkiye mobilya sektörü, ihracatı ithalatından yüksek olan az sayıdaki sektörden birisidir. Yıllık ihracat rakamı 2,2 milyar doları bulan sektörün AB pazar payında son dönemde daralma görülmektedir. Günümüzde global pazarlarda kullanılan önemli rekabet araçları arasına daha iyi kalite ve standartlarda iş güvenliği politikalarının uygulanması da eklenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri, çalışanların iş kazası ve meslek hastalıklarından korunmasının yanı sıra ürün yaşam döngüsü ve çalışma koşullarının kalitesinin iyileştirilmesine de katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, mobilya üretim sektöründe çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalığı ile demografik faktörler ve işletme içi etkenlerin bu konuya ilişkin görüşlerine etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Erzincan ilinde bulunan 35 adet işyerinde toplam 84 çalışana yüz yüze görüşme esasına dayalı anket uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonunda, mobilya üretim işletmelerinde iş kazasına maruz kalma oranının %61 olduğu ve bu çalışanların %50’sinin en az iki kez iş kazasına maruz kaldığı tespit edilmiştir. Diğer yandan, çalışanların yaşı, eğitim durumu, çalıştığı departman, çalışma süresi, iş değiştirme sıklığı ve makine-ekipman bakım sıklığı değişkenlerinin çalışanlar arasında istatistiksel anlamlı (p<0,05) görüş farklılıklarına neden olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, makine-ekipmandaki güvenlik donanımı yetersizliği, güvensiz davranışlar, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eğitim yetersizliği, kişisel nedenler ve aşırı iş yükünün çalışanlar tarafından en önemli iş kazası nedeni olarak görüldüğü tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2018Scopus SJRQ4Babalar ve Gebelik Süreci
Özcan, Handan; Çakır, Abdullah; Arar, İbrahim
Amaç: Çalışma, Gümüşhane’de yaşayan babaların, gebeliksürecinde yaşadıkları duygular ve eşlerine destek olma durumlarınıbelirlemek amacıyla planlanmıştır.Gereç ve Yöntemler: Araştırma tanımlayıcı niteliktedir. Çalışmaevrenini Gümüşhane Devlet Hastanesine başvuru yapanbabalar, örneklemi ise 15.02.2017-15.03.2017 tarihleri arasındaulaşılan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul edenbabalar oluşturmuştur (N:400). Verilerin analizinde frekans veki kare testleri kullanılmıştır.Bulgular: Babaların yaş ortalaması 44,11±10,55’dir. Katılımcıların%54.2’si baba olduğunu duyunca çok heyecanlandığını,%34.5’i ise çok gururlu olduğunu ifade etmiştir. Katılımcıların%65.5’i gebelik kontrollerine eşle birlikte gittiğini, %76.4’ü gebeliksürecinde ev işlerinde eşlerine yardım ettiklerini, %41.4’ü anneyekarşı empatik yaklaştığını, %79.8’i annenin yaşadığını fizyolojikdeğişikliklerden rahatsız olmadığını ifade etmiştir. Babaların%41.8’i gebelik ve doğum sürecinde babalık rolünü en çok bebeğiilk defa kucaklarına aldıklarında hissettiklerini belirtmişlerdir.Babaların %54.1’inin doğum süreciyle ilgili herhangi bir eğitimalmadıkları belirlenmiştir. Ailelerin gelir durumunun artmasıyla,gebelik döneminde erkeklerin eşlerine daha fazla empatikyaklaştıkları bulunmuştur. Yine eğitim durumunun artmasıile erkeklerin eşle birlikte kontrollere daha fazla gittiği, bebekbakımı ve gebelik sürecinde eşlere daha fazla destek olduklarıayrıca eşle bu sürecin daha fazla paylaşıldığı belirlenmiştir.Sonuç: Gebelik ve doğum sırasında babaların sürece katılımı,çocukların daha iyi zihinsel-sosyal-emosyonel gelişime ve maternalsağlığın iyileşmesine sebep olmaktadır. Sağlıklı bir toplumve gelecek için prenatal sürece babanın da dahil edilmesigerekmektedir.
AtıfOpenAlex8TR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2018Perception Of Disease, Quality Of Life, Self-Care Management In Chronic Illness
Doğan, Melike Demir; Tosun, Esen; Tek, Ahmet Duran
Chronic illnesses with prolonged and slow progression are a rising problem in health care and the number of individuals with one or more chronic illnesses is increasing day by day. This cross-sectional study was conducted to determine the relationship between the perception of disease, self-care management, and quality of life in individuals with chronic illness. The sample of the study consisted of 127 patients who were hospitalized in Internal Medicine and Surgical clinics, had at least one chronic illness and agreed to participate in the study. The data were collected with personal information form, illness perception questionnaire (IPQ), self-care management scale in chronic illnesses (SCMP-G Questionnaire), and EQ-5D-5L general quality of life questionnaire.As a result of the statistical analysis, scores of the self-guarding subscale of self-care management scale were seen to be significantly higher in women than men. Self-care management of the patients with respiratory disease was significantly higher than diabetic patients. As a result of the present study, it was observed that the female patients had better self-care management compared to the male patients. However, the men were found to have a better quality of life than the women. Patients with respiratory disease had a better self-care management than diabetic patients.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2018A Comparative Study on Health Literacy Levels of University Senior Students
Sahinoz, Turgut; Şahinöz, Saime; Kıvanç, Aydın
Health literacy; is to protect and improve the health of the people and to improve their health; interpreting and understanding health information and services. The aim of this study is to determine the level of health literacy of senior university students. The research is a descriptive study. The study's universe consisted of 393 students in the 4th grade of the health related departments of the Faculty of Health Sciences of Gümüşhane University. Sampling method has not been used. Turkey Health Literacy Scale-32 and Turkey Health Literacy Scenario Scale were applied to 344 students who accepted to participate in the survey in classes under observation by researchers. The obtained data were analyzed with the SPSS 16.0 statistical package program on the computer. Chi-square test, Student's t test and variance analysis were used for statistical analysis. The student’s Turkey Health Literacy Scale-32 average was determined as 66.19 ± 16.05 in the research group. Of the students in the study group, 28.5% have inadequate, 29.3% have problem-limited, 38.4% have adequate, and 3.8% have a perfect level of health literacy. When the Turkey Health Literacy Scale-32 index evaluation and Turkey Health Literacy Scenario Scale evaluation of the students in the study group was compared according to their department statistically significant difference was found (p≤0.05). Nursing and Nutrition and Dietetics students were found to have a higher level of health literacy than the others and when their curriculum was examined, it has been found out that they had taken "health literacy course" and that this course did not exist in the curriculum of Health Management and Occupational Health and Safety departments. In order to increase the level of health literacy of the community heal
AtıfTR Dizin19
İncele - MakaleYalnız künye2018How Much Important is the Risk Assessment? “Employer’s Point of View”
İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Kaya, Elif Çelenk; Takaoğlu, Zeynep Başkan
According to the Law on Occupational Health and Safety No. 6331 dated 30/06/2012, one of the important obligations of an employer is to make / have a 'Risk Assessment'. Besides the risk assessment, it is the employer's obligation to provide the occupational health and safety precautions that should be taken according to the risk assessment result, as well as the protective equipment to be used. Given the responsibility in this regard, employers should be familiar with the general information on risk assessment, such as the risk assessment team, periodic renewal period of the risk assessment according to hazard class, deadline, criminal sanctions if the risk assessment does not performed; they should examine the risk assessment prepared by the experts in detail; and they should have knowledge about the precautions that should be taken. If the employers do not place the necessary importance on the risk assessments prepared in order to eliminate or minimize the risks by taking the required precautions, the analysis will be on paper and not reach its real target. In this study, it was aimed to determine whether or not a risk assessments for less dangerous, dangerous and very dangerous workplaces in Gümüşhane was made, risk assessment knowledge of the employers and to what extent they examined the risk analyses prepared for their workplaces.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018The effect of values, risk perception and nuclear awareness on the public acceptability of nuclear plants
Topal, Mehmet Hanefi; Gülsoy, Ahmet
Nuclear energy that is a crucial problem in development process for energy security is substantially considered important. In addition to this, to what extent the public supports this approaches in order to provide sustainability of the nuclear energy politics in Turkey is also significant. Previous studies have not sufficiently focused on the question of which factors are effective on acceptability of nuclear politics in the sense of Turkish public opinion. The aim of this paper is to investigate whether or not individual and environmental values of public, nuclear risk perception and nuclear awareness are influential on the level of social acceptance. In this context, a questionnaire is conducted with 650 people in Sinop and Mersin where nuclear power plants have been constructed. Analysis of the gathered data are made through the structural equation modelling. In the result of this analysis, it is determined that altruism, environmental sensitiveness and perceived nuclear risks decrease the level of nuclear acceptability, while hedonism and more nuclear awareness increase it. Moreover, these findings show that anti-nuclear view is obviously derived from the low nuclear awareness and high nuclear risk perception. Related to this, in this research, apart from the necessity of increasing nuclear awareness, it is suggested that persuasive mechanisms regarding environmental sensitivity and risk concerns should be formed for the public opinion on the purpose of generating sustainable nuclear politics.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018Engelli turizmi: yasal düzenlemeler ve uygulamalar
Akdu, Uğur; Akdu, Serap
Dünya genelinde 1 milyardan fazla insan fiziksel yahut psikolojik bir engelle yaşamaktadır ve engelli sayınıngiderek artacağı tahmin edilmektedir. Engelli olmak bir tercih değildir. Turistik faaliyetlere katılmak sağlıklıbireyler kadar engellilerin de hakkıdır. Bu kapsamda dünya genelinde birçok ülke, engelli bireylerin haklarını veyaşam standartlarını korumak amacıyla yasal düzenlemelere gitmektedir. Ülkelere göre farklılık gösteren budüzenlemeler bazen turizm sektörünü kapsamakta ama genellikle şehir planlaması ve mimari alanlar ile sınırlıkalmaktadır. Betimsel nitelikte olan bu çalışma engelli turizmi kapsamında dünyada ve Türkiye’de engellibireylerin turizm faaliyetlerine katılma haklarının yasal olarak nasıl korunduğuna odaklanmaktadır. Budoğrultuda ülkelerin konuyla ilgili yasal düzenlemeleri, çeşitli örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarınınaraştırma ve uygulamaları incelenmiş, Türkiye’deki yasa ve uygulamalarla kıyaslanmıştır. Bu çalışmadaTürkiye’deki yasal düzenlemelerin engelli turizm bağlamında gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmışolup, engelli bireylerin turistik faaliyetlere katılma hakkının korunması ve engelli turizminin geliştirilmesi ileilgili öneriler sunulmuştur.
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleAçık Erişim2018Ergonomic risk perception of women working in metal industry: a survey
Aytaç, Sevinç Serpil; Tüfekçi, Ülviye; Gökçe, Ahmet; Yamankaradeniz, Nurettin; Akalp, Hüsre Gizem; Cankaya, Oguzhan; Özok, Ahmet Fahri
In this study, it is aimed to evaluate the ergonomic risk perceptions of women working in metal industry in terms of Occupational Health and Safety. For this purpose, 1918 female workers working in the metal industry in our province were measured by ergonomic risk perception, fatalism perception and safety awareness in a workplace. In this questionnaire, using the scale of ergonomic risk perception created by the researchers, the scale of security awareness and fatalism used in other studies were used. The data were analyzed by using SPSS package program and their perceptions about ergonomic risks were analyzed by using factor analysis, correlation and t tests. In this study, musculoskeletal problems emerged as the first priority in women workers as ergonomic risk factors by considering the characteristics of women's work.
AtıfOpenAlex5TR Dizin6
İncele













