Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2026
    Health sciences students’ attitudes toward artificial intelligence: predictors of ethical awareness, clinical decision-making, and public health perceptions-a cross-sectional study

    Unal, Cihan; Şahin, Selim

    This study investigates health sciences students’ attitudes toward artificial intelligence (AI) and the implications for ethical awareness, clinical decision-making, and public health. A cross-sectional survey was conducted between April 27 and May 15 2025, with 668 students from five departments at Gümüşhane University, employing the validated Artificial Intelligence Attitude Scale, which measures benefits, risks, and use, alongside 12 binary-response items assessing ethical, clinical, and public health judgments. Descriptive statistics, t-tests, ANOVA, and logistic regression analyses were applied. Findings indicate that students perceive AI as highly beneficial (M = 4.05) but also associate it with notable risks (M = 2.52; where lower scores indicate a higher level of perceived risk due to reverse coding). Logistic regression analyses revealed that risk perception (reverse-coded; higher scores indicating lower perceived risk) was the most consistent predictor across all dimensions. Specifically, students with lower perceived risk were significantly more likely to reject concerns regarding patient privacy (OR = 2.55, 95% CI [2.03–3.21], p < 0.001), dismiss the idea that relying on AI instead of human expertise is problematic (OR = 1.57, 95% CI [1.25–1.96], p < 0.001), and reject the notion that AI systems may harm public health (OR = 2.52, 95% CI [1.98–3.20], p < 0.001). While participants endorsed AI’s potential in enhancing patient safety, chronic disease management, and preventive care, they expressed significant concerns about privacy, legal responsibility, and a potential weakening of patient–clinician communication. Gender, academic discipline, and prior AI use further differentiated attitudes. The results highlight a dual perception of AI as both an opportunity and a threat, emphasizing that successful integration in healthcare requires not only technical competence but also ethical, legal, and communicative safeguards.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    2023 Kahramanmaraş Depremlerinin Ardından Sağlık Bakanlığına Yöneltilen Tweetler: Türkiye'deki Deprem Felaketine Yönelik Bir İçerik Analizi

    Unal, Cihan; Sezer, Cemal

    Bu çalışma, Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkez üstlü deprem felaketlerinin ardından ilk gün Sağlık Bakanlığının etiketlendiği tweetlerin analizini amaçlamaktadır. Maxqda programı kullanılarak Twitter'dan çekilen 8624 tweet içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmanın amacı, deprem sonrası ilk 24 saat içinde Sağlık Bakanlığı'nın ne için etiketlendiğini belirlemek ve bunu analiz etmektir. Bulgulara göre, ana konular yardım çağrıları, toplumsal duygusal tepkiler, haberleşme ve önerilerdir. Tweetlerin büyük bir kısmı adres bilgisi paylaşarak yardım talep etme şeklinde yazılı ve görsel tweetlerdi. Sonuç olarak, afet sonrasında sosyal medya üzerinden adres vererek yardım talep etmek ve önerilerde bulunmanın yaygın olduğu ve yetkililerin afet durumlarında kullanıcılarla bu konular kapsamında iletişim kurabileceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sağlık Hizmetlerinde Bilgi Mahremiyeti Endişesi Ve Korunma Davranışlarını Etkileyen Faktörler

    Unal, Cihan; Sezer, Cemal

    Bu çalışmanın temel amacı, bireylerin sağlık bilgi mahremiyeti endişesi düzeylerini, endişeye etki eden faktörleri ve bilgi mahremiyeti endişesi nedeniyle sergilenebilecek korunma davranışlarını ve bu davranışlara etki eden faktörleri belirlemektir. Diğer bir amaç bu çalışmada kullanılan ölçeği Türkçeye uyarlamaktır. Veriler Ankara ilinde toplam 692 katılımcıdan elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında katılımcılar arasında, kişisel sağlık bilgilerinin gizliliği endişesi nedeniyle bilgi saklama eğilimi ve sağlık hizmetlerini ertelemek gibi korunma davranışları gözlemlenmiştir. Bilgi toplama endişesi, bireylerin kişisel sağlık bilgilerini daha az ifşa etmelerine ve bilgi saklama olasılığının artmasına yol açmaktadır. Ayrıca, bilgi toplama endişesi, bireylerin doktorlarına bilerek yanlış sağlık bilgisi verme davranışında bulunma, sağlık hizmetlerini erteleme veya almama olasılığını da artırmaktadır. Önceden sağlık bilgilerinin ihlal edildiğini düşünen bireyler, bilgi toplama endişesi, bilgi saklama, doktordan ve sağlık kurumundan bilgi saklama, doktordan hakkındaki bilgiyi kaydetmemesini isteme ve başka bir tanı yazılmasını isteme olasılıklarının arttığını göstermektedir. Çalışmada hasta-hekim iletişimi ve teknolojik mekanizmalara olan güvenin, sağlık bilgileriyle ilgili endişeler ve korunma davranışları üzerinde önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Hekimleri ile iyi iletişim kuran katılımcıların sağlık bilgilerinin ikincil kullanımı konusunda daha fazla endişe duydukları, ancak sağlık hizmetlerini ertelememe veya almama olasılıklarının daha düşük bulunmuştur. Ayrıca, bireylerin kendilerini internet ve bilgi teknolojilerini anlama ve kullanma konusunda yeterli hissetmeleri, sağlık bilgilerinin ikincil kullanımı endişesini arttırmaktadır. Bu durumun aksine sağlık hizmeti kalitesini yüksek değerlendiren katılımcıların bilgi toplama endişesi olasılıklarının daha düşük olduğu görülmüştür. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, sağlık hizmetlerinde bilgi mahremiyeti politikalarının güçlendirilmesi ve iletişim stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2020
    Awareness and Attitudes of Patients on Enlightened Consent

    Bostan, Sedat; Nenni Unal, Ferhan; Unal, Cihan; Metin, Fatma Elçin

    Enlightened consent is generally regarded as the process by which open information communication is available to a patient or an experimental individual to decide whether a particular treatment should be performed or to participate in a particular experiment. Informing the patient about the disease, the physician develops a sense of trust among the patient and increases the well-being of the patient. This is of moral importance in terms of showing that the patient's decision is respected and that the patient can make a decision freely. The aim of this study; The aim of this study is to investigate the awareness levels of patients about enlıghtened consent and how they define enlıghtened consent. For this purpose, 400 individuals living in Erzurum were surveyed. In the study, Enlightened Consent Attitude and Awareness Scale developed by Bostan was used. The quantitative data were analyzed by frequency and difference analysis. According to the findings of the research; A significant difference was found between the groups of gender variable, the number of hospital visits variable groups, and the profession variable groups. It was found that there was a significant difference between age variable groups, education level variable groups, income level variable groups in the answers given to the questions within the awareness factor. According to the results of the research; Although the awareness level of the participants is high, it can be said that they do not have enough opportunities to use these rights in hospitals and health institutions.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Effect of the COVID-19 pandemic on eating habits and food purchasing behaviors of university students

    Yılmaz, Hacı Ömer; Aslan, Ramazan; Unal, Cihan

    COVID-19 disease, which has spread rapidly all over the world since the first case was detected in December 2019, has become the primary focus in every country. Radical measures have been taken by governments to prevent the spread of the disease. Precautions and social rules have required drastic changes to daily life activities everywhere. University students who have had to interrupt their educations are one of the affected groups by this disease sociologically, psychologically and physiologically. The aim of this study was planned and conducted to determine the effect of COVID-19 on university students' eating habits and food purchasing behaviors. The study was completed in April 2020 with 866 university students studying and training at the Faculty of Health Sciences, Gümüşhane, Turkey. Research data was obtained by online questionnaire. The questionnaire was prepared with information obtained from a literature review and the opinions of experts. It included questions about eating habits and food purchasing behaviors. The basic result of the study was that COVID-19 disease has caused significant changes in the eating habits and food purchasing behaviors of university students. Primarily, they now paid greater attention to hygiene when food purchasing, and had increased their consumption compared to previously, since they were now home 24 hours a day, seven days a week.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2019
    Hastaların Hasta Mahremiyeti Hakkında Farkındalık ve Tutumları

    Unal, Cihan; Bostan, Sedat

    Hastaların mahremiyetine saygılı olmak etik, ahlaki ve toplumsal sorumluluk olarak karşımızaçıkmaktadır. Bu konuda toplumun farkındalık seviyesi ve tutumları, aldıkları sağlık hizmetlerindemahremiyet haklarına sahip çıkması ve hizmet alan diğer bireylerin mahremiyetine saygıgösterebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, hastaların hasta mahremiyetihakkında farkındalık düzeylerini, mahremiyeti nasıl tanımladıklarını ve sağlık hizmeti alımsürecinde karşılaştıkları mahremiyet ihlallerini ne kadar algılayabildiklerini araştırmaktır. Araştırma,amacına yönelik olarak kolayda örnekleme yöntemi seçilerek yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini,Iğdır ve Aksaray illerinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarına başvuran 20 yaş ve üstü400 birey oluşturmaktadır. Hasta mahremiyeti farkındalık ve tutum ölçeği ilgili literatür taramasıve uzman görüşü alındıktan sonra araştırmacı Bostan (2017) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmabulgularına göre ölçek ifadeleri beş faktör altında toplanmış ve toplam varyansın %46,498’ini açıklamıştır.Hastaların ilkesel düzeyde mahremiyet farkındalıkları yüksektir. Tıbbi müdahale süreçlerindemahremiyet ihlalini tanımlama ve algılamada zorlanmaktadırlar. Günlük sağlık hizmeti almasüreçlerinde önemli ölçüde mahremiyet ihlali yaşanmaktadır. Hastalar devlet hastanelerinde, acil,yoğun bakım ve ameliyathanelerde mahremiyet ihlalinin daha çok yaşandığını belirtmektedir.Mahremiyet farkındalığı toplumsal bir genel kültür sorunudur. Nispeten sosyal statü ve genel kültüraçısından daha iyi tanımlanabilecek, şehirli, eğitimli, memur, orta gelir grubu kişilerin farkındalıklarıdaha yüksektir. Farkındalığı artırmak toplumsal gelişim sürecinin bir parçasıdır. Ama yinede kamu spotları gibi eğitim araçlarıyla yapılacak yaygın eğitim bilinci ve farkındalığı geliştirebilir.Sorunun toplumsal bilinç düzeyi ile ilişkili olduğu bilinmelidir. Çözümün, bunu göz ardı etmeden,sağlık sistemi tasarımı ve yönetimi düzeyinde ele alınması önerilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam