Yayınlar
- MakaleYalnız künye2017Comparison between level of burnout syndrome on public and private hospital staff
Kılıç, Taşkın; Ak, Hatice
According to existing studies, employees in health care sector are the most exposed group to burnout syndrome. The purpose of this study public and private hospitals to determine to comparatively the burnout status of employees. In this context, The study was conducted in a public hospital in Sivas (68 employees), and private hospital (72 employees) health workers. Returning survey forms were evaluated with SPSS programme. According to the result; health care workers involved in the study, half of them exposed the burnout syndrome. There are scientific diffirencies between private hospitals staff burnout syndrome level and public hospital staff. Private hospital staff have a higher level of burnout. The nurses who have face to face contact with patients that more likely to exposure burnout syndrome. In terms of the connected status variables It was found that temporary employeeshas more burnout than permanent employees.
- Derleme MakaleYalnız künye2017E-Sağlık, İyi Uygulama Örneği; Hollanda
Kılıç, Taşkın
E-Sağlık; “sağlık hizmetlerinde bilişim ve iletişim teknolojilerinin kullanılarak hastalıkların önlenmesi, teşhis ve tedavi edilmesi, izlenmesi ve sağlığın yönetilmesi” olarak tanımlamıştır. Bu çalışmanın amacı son yıllarda uygulamaya konulan, e-Sağlık sisteminin teorik ve pratik boyutlarını ele almak ve dünyanın en iyi sağlık sistemlerinden birisine sahip olan Hollanda’da uygulanan “e-Sağlık sisteminin” iyi uygulama örneği (best practice) olarak incelemektir. Bu çalışmanın teorik kısmı; e-Sağlık konusunda hazırlanan Dünya Sağlık Örgütü, Hollanda Sağlık Bakanlığı Raporları ve yapılan akademik çalışmalar incelenerek, saha araştırması ise; 5-12 Haziran 2016 tarihleri arasında e-Sağlık konusunda öncü ülkelerden biri olan Hollanda’ya gidilip e-Sağlık konusunda uzman olan Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve özel sağlık kurumları ile yapılan mülakatlar baz alınarak hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda Hollanda’da e-Sağlık sisteminin “cildiye, göz ve mental hastalıklar kliniği ve evde sağlık bakımında aktif olarak kullanıldığı, sistemi kullanan kliniklerde hastaların büyük bir çoğunluğunun birinci basamakta tutulduğu görülmüştür. Bu sayede sağlık harcamalarında %50’ye varan oranlarda tasarruflar sağlanıp hasta bekleme süreleri azalmış ve hizmete ulaşım kolaylaşmıştır.
- MakaleYalnız künye2017E-Mental Sağlık, İyi Uygulama Örneği, Hollanda
Kılıç, Taşkın; Ünver, Gamze; Mizrak, Sefa
Amaç: Sağlık bakım hizmetlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak sunulması e-Sağlık olarak tanımlanmaktadır. e-Sağlık, tele-tıp, elektronik hasta kayıtları, mobil sağlık (m-Sağlık) ve e-öğrenme gibi uygulamaları kapsamaktadır. e-Mental sağlık ile mental rahatsızlığı bulunan bireyler hastalıkları hakkında bilgilendirilir ve tedavi edilir. Bu çalışmanın amacı, Dünya'nın en iyi sağlık sistemlerinden birisine sahip olan Hollanda'da uygulanan e-Mental sağlık sistemini, iyi uygulama örneği olarak incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmanın teorik kısmını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından e-Sağlık hakkında hazırlanan raporlar ve akademik çalışmalar oluşturmaktadır. Çalışmanın saha araştırması, 5-12 Haziran 2016 tarihleri arasında Hollanda'ya gidilerek, e-Mental sağlık alanında uzmanlar (akademisyenler, teknoloji şirketleri, sağlık yöneticileri vb.) ile yapılan mülakatlar temel alınarak hazırlanmıştır. Mülakatlar İngilizce olarak yapılmıştır ve yazılı olarak kaydedilmiştir. Bulgular: Uzmanlara göre e-Mental sağlık Hollanda'da yaygın, verimli ve etkili olarak uygulanmaktadır. Böylece, mental hastalığı bulunan bireyler toplum tarafından damgalanmaya maruz kalmadan tedavi olabilmektedir. e-Mental sağlık uygulamaları ile yapılan teşhis ve tedavi yöntemleri, hastane ve klinik ortamında yapılan yüz yüze tedaviye göre daha ekonomiktir. Bu uygulamalar tedavinin sürdürülebilirliğini olumlu etkilemektedir ve personelin daha verimli çalışmasını sağlamaktadır. Sonuçlar: Sonuç olarak, e-Mental sağlık uygulamaları, daha ekonomiktir ve toplumsal yönden daha faydalıdır. Bu uygulamalar insan kaynaklarının kullanımı açısından daha verimli ve etkilidir ve hastalar bu uygulamalardan memnundurlar.
- MakaleYalnız künye2016Sağlık ve Eğitim Sektöründeki Kadın Çalışanların Cam Tavan Algısının Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi
Kılıç, Taşkın; Çakıcı, Ahmet Burhan
Neredeyse bütün dünyada kadın ve erkekler iş hayatına katılım düzeyi bakımından eşit oranlara sahiptirler. Oysa yönetime katılım noktasında (alt, orta ve üst yönetim) kadınlar açısından temsil oranı erkeklere kıyasla son derece düşüktür. Bu araştırmanın amacı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan kadın çalışanların "Cam Tavan algısının" karşılaştırmalı olarak ele alınmasıdır. Araştırmanın teorik kısmı ilgili yazın taramasından, uygulama kısmı ise 130 Sağlık, 130 Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere toplam 260 çalışana anket uygulanarak hazırlanmıştır. Elde edilen veriler, LISREL ve SPSS programlarında analizlere tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda; hem Sağlık hem de Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarında orta düzeyde Cam Tavan algısı olduğu, Cam Tavan algısının "örgüt kültürü" boyutunun Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarını, Sağlık Bakanlığı çalışanlarına göre daha fazla etkilediği, bekar çalışanların evlilere göre "kişisel tercih algıları" konusunda yüksek düzeyde Cam Tavan algısı yaşadıkları, "stereotipler (kalıplaşmış yargılar)" konusunda ise düşük düzeyde olmakla birlikte, evlilerin bekarlardan daha çok algıya sahip olduğu, yaş ve iş deneyimi ilerledikçe "stereotipler" algısı pozitif yönde, "kişisel tercih algısının" ise negatif yönde değiştiği, eğitim durumuna göre ise Cam Tavan algısının değişmediği sonuçlarına ulaşılmıştır
- MakaleYalnız künye2016Sağlık Çalışanlarında Mobbing ve İlişkili Faktörler
Kılıç, Taşkın; Kıraç, Fatma Çiftçi; Şener, Şeyma
AMAÇ: Son yıllarda çalışanlar üzerinde psikolojik ve fiziksel etkileri olduğu belirtilen mobbing kavramı, pek çok farklı sektörde araştırmalara konu edinilmiştir. Bu çalışma, Karadeniz bölgesinde bir devlet hastanesinde görev yapan yerli çalışanlar (o ilde doğmuş olanlar) ile yabancı (farklı illerden gelenler) çalışanların mobbinge maruz kalma oranlarının tespit edilmesi ve bazı demografik değişkenler ile mobbing arasında ilişki olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. YÖNTEM: Araştırma verileri anket aracılığıyla elde edilmiş olup, araştırmaya doktor, hemşire, sağlık personeli (hemşire, ATT vb.) gibi farklı alanlarda çalışan 160 personel katılmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.BULGULAR ve SONUÇ: Araştırma sonucunda, mobbing davranışlarının çalışanların geldikleri illere göre (yerliyabancı) anlamlı şekilde farklılaştığı ve diğer illerden gelen çalışanların, yerli çalışanlara göre daha fazla mobbinge maruz kaldıkları saptanmıştır. Ayrıca mobbing davranışlarının diğer demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğine bakıldığında ise mobbing davranışlarının çalışanların yaşlarına, cinsiyetlerine, unvanlarına ve eğitim durumlarına göre anlamlı şekilde farklılaştığı, medeni durumlarına ve deneyimlerine göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2015İkili güven kavramının; birbirine rakip iki örgüt (işyeri-sendika) üzerinden incelenmesi
Kılıç, Taşkın; Seymen, Oya Aytemiz
Araştırmanın Amacı: İlgili yazında güven kavramı ağırlıklı olarak tek yönlü olarak ele alınıp; örgütsel süreçlerdeki rolü incelenmiştir. İkili güven kavramını araştıran çalışmamızda, işgörenlerin hem örgüte hem de sendikaya bağlı olmaları nedeniyle, güvenin iki yönlü (sendika/örgüt) olarak incelenmesi ve bir tarafa duyulan güven ya da güvensizliğin diğer tarafı nasıl etkileyeceği, konusu önem taşımakta olup; ilgili yazında bu yetersizliğin belli ölçüde giderilmesi amaçlanmıştır. Yazındaki bu boşluğu doldurabilmek için, bu çalışmada örgütsel güven kavramı iki yönlü olarak ele alınıp incelenecektir. Yöntem: Araştırmanın teorik kısmı ilgili yazın taraması ve yararlanılarak araştırma araştırması ise Enerji, Sağlık ve Eğitim olmak üzere üç farklı Kamu sektöründen 553 işgörene anket yöntemi kullanılarak tamamlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve LISREL istatistik programlarında temel ve ileri düzey (Yapısal Eşitlik Modellemesi) testlere tabi tutulmuş ve sonuçlara ulaşılmıştır. Bulgular ve Sonuç: Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizi sonucuna göre örgütsel güven düzeyinin bütün alt boyutlarının, sendikaya güven düzeyindeki bütün alt boyutları pozitif şekilde etkilediği, sendika yöneticisine karşı olan güven düzeyinin sendikaya olan güveni pozitif yönde etkilediği ve en yüksek güven düzeyinin enerji sektöründe, en düşük ise eğitim sektöründe olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2012Sağlıkta dönüşüm programının hastaneler üzerindeki değişim etkisi: Hastane yöneticilerinin görüşleri
Kılıç, Taşkın; Acuner, Taner; Bostan, Sedat
Bu araştırma, Sağlık Bakanlığı’nın 2003 yılında uygulamaya koyduğu Sağlıkta Dönüşüm Programının uygulanma gerekçelerini, projenin sonuçlarını ve sağlık sektörüne yansımalarını, yönetimin bakış açısından tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın kavramsal kısmı ilgili yazın taraması ile; alan uygulaması ise 81 ilde 498 hastane üzerinden, her hastaneden üç yöneticiye uygulanmak üzere anket yöntemi kullanılarak hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda, sektörde değişim ihtiyacının olduğu, hizmet verme süreçleri ve anlayışının olumlu yönde değiştiği, hastanın, maliyetlerin, verimliliğin, hasta memnuniyetinin, hasta haklarının, tıbbi bilgi ve becerinin öneminin arttığı, sağlık personelinin iş yükü ve mesleki bilgi ve becerilerini yenileme ihtiyacının ortaya çıktığı ve poliklinik odası sayısının arttığı tespit edilmiştir. Araştırmada kamu hastanelerinin birleştirilmesi, kalite çalışmaları, hekim seçme hakkı uygulaması, hekimlerin tam gün çalışmasının teşviki, bilgisayar otomasyonu, hasta hakları yapılanması ve SGK’nın kurulmasının çok iyi karşılandığı belirlenmiştir. Hastane yönetimlerinin Yerel Hastane Birliklerine devredilmesi konusunda tedirgin oldukları görülmüştür.
