Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Güllüpunar, Hasan(6)
- Yilmaz, Nihat(6)
- Doğan, Kadir Caner(5)
- Yeşilçayır, Celal(5)
- Çiftçi, Ali(5)
- Aksoy, Metin(4)
- Güran, Mehmet Salih(4)
- Gürdal, Elif(4)
- Keyifli, Nazlı(4)
- Sarıhan, Zekeriya(4)
- Taşçıoğlu, Raci(4)
- Uğur, Candan Yılmaz(4)
- Özarslan, Hüseyin(4)
- Ak, Muammer(3)
- Akdede, Sacit Hadi(3)
- Bozkurt, Hasan(3)
- Ugur, Omer(3)
- Yaşaroğlu, Hasan(3)
- Çalışır, Gülsüm(3)
- Akkanat, Salih(2)
- Damlıbağ, Fatih(2)
- Demirbağ, Orkun(2)
- Doğru, Bülent(2)
- Gümüşok, Seyfullah(2)
- Kalkışım, Hasan Mahmut(2)
- Kerimoğlu, Özkan(2)
- Limon, Onur(2)
- Sancak, Kadir(2)
- Serdar, Erdoğan(2)
- Tutak, Eda(2)
- Yıldız, Barış(2)
- Çakıcı, Fatma Okur(2)
- Çelik, Recep(2)
- Şen, Fatih(2)
- (Alieva), Vildane Özkan(1)
- Akbarli, Araz(1)
- Akbas, Yusuf Ekrem(1)
- Aksoy, Fatih(1)
- Altınpınar, Fatih(1)
- Artan, Seyfettin(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2015Hindistan ombudsmanı: yapısal-kurumsal ve işlevsel yönleri
Doğan, Kadir Caner
Ombudsman, genel anlamıyla kamu yönetimine ait bir kavramdır ve hak ve yetki ihlaline uğrayan vatandaşların devletkurumları karşısında savunuculuğunu ve koruyuculuğunu yapmaktadır. Dünyanın tüm kıtalarında farklı devlet düzeylerindeuygulama alanı bulan ombudsman, Asyada da uygulanmaktadır. Bu makalenin amacı, Asyadan Hindistan Ombudsmanınınyapısal-kurumsal ve işlevsel yönlerine bağlı olarak bilgi verilmesidir. Bu bağlamda da ombudsmanın Hindistan demokrasisi vekamu yönetimi açısından yeri ve önemi üzerinde durulmak istenmektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2015Social Welfare In Ottoman State During Industrializaton Process
Damlıbağ, Fatih
In contrary to capitalist Europe, Ottoman State had a very different socio-cultural background. This situation greatly affected to look of economic life, where establishment of aristocratic class purposefully prevented by the state. Ottoman State gave priority to society’s benefits; instead of some specific groups’ profit. But emerging of the Industrial Revolution caused many problems over societal structure. Under new circumstances, small scale producers began not to gain their livelihoods, because of increasing competition of bigger factories. Moreover existing mentality of Ottoman State hardened the adaptation of changing economic structure. In this point, the state wanted to protect artisan scale producers against increasing industrial competition. In addition new entrepreneurs were obliged some social responsibilities, to lessen the societal effects of changing economic life.
- MakaleYalnız künye2015Misyonerlik ve karadeniz bölgesindeki faaliyetleri: pontuscu misyonerlik
Ak, Muammer
Hıristiyanlığı dünyaya yaymak için çalışan kişilere misyoner, bu amaçla yürütülen çalışmalara da misyonerlik denilmektedir. Her ne kadar üçüncü dünya ülkelerindeve Müslüman toplumlar arasında ça-lışan misyonerler, yalnızca dinsel bir misyon yürüttüklerini ve ulu-sal/uluslararası politikadan uzak olduklarını söyleseler de gerçekte, tarihte olduğu gibi günümüzde de misyonerlik faaliyetleri Hıristiyan güç odaklarıyla yakın ilişki içerisindedir. Dolayısıyla misyonerlik, yal-nızca dinsel amaca yönelik faaliyette bulunan bir hareket olarak kal-mamakta, aynı zamanda çeşitli güç odaklarının siyasal ve askeri ege-menlik alanlarını genişletmeye yönelik çabalar olarak da sürdürül-mektedir. Bu çalışmada misyonerliğin tarihinden, yöntemlerinden ve Doğu Karadeniz Bölgesindeki faaliyetlerinden bahsedilmektedir.
- MakaleYalnız künye2015İttihat ve terakki cemiyeti'nin örgütlenme ve yönetim yapısı içinde kulüplerin yeri
Çiftçi, Ali
Türk siyasal hayatında önemli bir yer tutan İttihat ve Terakki Cemiyeti/Fırkası'nın (İTC) çeşitli yönleri hakkında çok sayıda bilimsel ve akademik çalışmalar yapılmıştır. Bunların çoğu İT'nin kuruluşu, kurucularının hayatı, 2. Meşrutiyet ilanında örgütün rolü, örgütün yönetim kadrosu ve yönetilme şekli gibi hususlarda yoğunlaşmaktadır. İT'nin örgütsel yapısı ve özellikleri ile ilgili olarak yapılan çalışmalar da bulunmaktadır. Ancak İT'nin toplumla temas kurmasında önemli bir ayağı olan ve bugünkü ifade ile yan kuruluş diyebileceğimiz kulüplerin yeri ve önemi ile ilgili pek fazla çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle bu çalışma bizce özgünlük taşımaktadır. Çalışmada öncelikle İT'nin kuruluşu, amaçları, örgütlenme ve yönetim yapısı hakkında tanıtıcı bilgiler verilmektedir. Ardından bu yapı içinde İT'nin, Tarık Zafer Tunaya'nın kitabında ve Kâzım Karabekir'in İT ile ilgili kitabında metinleri verilen 1909, 1911 ve 1913 Tüzükleri incelenerek kulüplerin nasıl düzenlendiği ele alınmaktadır. Karşılaştırmalı olarak incelenen tüzüklere, hatıralara göre ve diğer kaynaklar ışığında temelde siyasal bir örgüt olan İT'nin kulüplerinin yapılanması, çalışmaları, amaçları ve siyasal etkileri ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır. Çalışmada İT Kulüplerinin, 1932'den itibaren tek partili dönemde CHP'nin yan kuruluşu olarak etkinlik gösteren Halkevlerine benzerliğine dikkat çekilmektedir.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2015Osmanlı sanayiindeki rekabet düzenlemeleri
Damlıbağ, Fatih
Osmanlı Devleti Avrupa'dan farklı olarak, aristokrasinin ve burjuva sınıfının doğuşunu bilinçli olarak engellemiştir. İktisadi politikalar güçlü bir orta sınıfın varlığını sürdürmesi için düzenlenmiştir. Fakat sistem Avrupa rekabetinin yoğunlaşmaya başladığı, 1820'lerden itibaren sarsılmaya başlamıştır. Akabinde imzalanan Balta Limanı Ticaret Anlaşması, Avrupa rekabetini daha da şiddetlendirmiştir. Bu durumun sonucu olarak yerel üretimin rekabet gücünün nasıl arttırılacağı, bu dönemin en önemli sorunuydu. 1880'lerden itibaren sayıları artan özel fabrikalar karşısında, esnaf ölçeğindeki üreticiler sosyal bir motivasyonla korunmaya çalışılmıştır. Yeni kurulan fabrikaların esnafın faaliyetlerine karışması yasaklanmıştır. Fakat esnaflar korunurken, piyasanın düzenli işleyişi de ihmal edilmemiştir. Sanayi üretiminin rekabet gücünün arttırılması için, Osmanlı Devleti hammadde üreticilerine ve yerli yakıt için Ereğli kömür madenlerine talep desteği oluşturmaya çalışmıştır. Makalenin son bölümündeyse, modern üretim tekniklerini uygulamak isteyen yerli fabrikalardan bahsedilecektir. Devlet rekabet gücü kazanmaları için, özel sektörün desteklenmesi gerektiğini düşünmektedir. Bunun için kendilerine vergi muafiyetleri tanınmıştır. Buna ilave olarak devlet, yerel fabrikalara talep desteği vermeye çalışmıştır.
- MakaleYalnız künye2015Political uncertainty and financial performance: an example on bist
Karaaslan, İbrahim; Ayaydin, Hasan
The purpose of the study is to examine the effects of political uncertainty on financial performance. For this purpose, the study consists of 147 firms operating in the industrial sector in Istanbul Stock Exchange (BIST) for the period of 2008-2013. The relationship between political uncertainty and financial performance has been analyzed for the quarter data period by using panel data analysis. Analysis indicated that there is no statistically significant relationship between the 29th of March 2009 General election of local administrations variable and the 12th of September 2010 constitutional amendment referendum variable as an indicator for the political uncertainty and financial performance indicators, although there is a negative statistically significant relationship between the 12th of June 2011 Parliamentary general election variable as an indicator for the political uncertainty and financial performance indicators. This result confirms the proposition that" election uncertainty may reduce the company's performance due to the inefficient allocation of capital channel". This result also sends a strong message that political uncertainty has a significant impact on real economic outcomes. This founding implying that firm manager and investors not perceive the 29th of March 2009 General election of local administrations and the 12th of September 2010 constitutional amendment referendum as an uncertainty sources, but perceive the 12th of June 2011 Parliamentary general election as an uncertainty sources. The study examining the impact of political uncertainty on firms' financial performance on has not been found. This aspect of the study is expected to fill this gap in the literature
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2015Dünyada ve türkiye’de uygulanan kamusal sosyal içerikli harcamalar ve türkiye açısından bir değerlendirme
Günaydın, İhsan; Yıldız, Barış
Yoksulluk, çok boyutlu bir sorun olduğu için bu sorunla mücadele birçok aracın kullanımını gerektirmektedir. Bu araçlardan en önemlisinin kamusal sosyal içerikli harcamalar olduğu söylenebilir. Birçok alt kalemden oluşan bu harcamaların her biri ayrı bir çalışma konusu yapılacak önemde ve içeriktedir. Çalışmada dünyada ve Türkiye'de yoksullukla mücadelede kullanılan kamusal sosyal içerikli harcamalar incelenmiştir. Bu tedbirlerin Türkiye'de kullanılanları performanslarını, işleyişlerini ve etkililiklerini görebilmek amacıyla öznel olarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Yapılan bu analizlerle, kamusal sosyal içerikli harcamaların Türkiye'de yoksullukla mücadelede etkili birer araç oldukları, ancak bu harcamaların hala yeterli ve verimli kullanılamadığı sonucuna varılmıştır
- MakaleYalnız künye2015A study on children’s political personality in their adulthood in the context of characters which they have in the games
Güllüpunar, Hasan
Although socialization which can be defined as a process continuing from birth to death causes to important alterations in every stage of life, researches reveal that childhood become a substantial factor in the context of formation of adult personality. Childhood games are an important part of socialization process like family, school, entourage, corporate and non-corporate communication environments. In these games, positions, rules and responsibilities can be stated as some of the factors effecting formation of personality. This study deals with the impacts of the characters in the games played in childhood on the political attitudes and behaviours in adulthood. In accordance with this purpose, a survey is conducted in Gumushane University Faculty of Communication. In this study, four factors are determined in the context of game characters in childhood. These factors are “the character who likes the group games”, “compatible and tolerant character”, and “passive character”, and “confrontational character”. One of the most important conclusions revealed in analysis realized between these factors and political attitudes /behaviours is that individuals having the “confrontational character” in childhood games are more likely political than the others in their adulthood. Accordingly, this study reveals that “confrontational character” in childhood games increases the attention to politics, desires to participate in politics, and oneself defining of individual as leader, and tendency to radical ideologies. None the less, it is concluded that passive character has a reverse effect
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2014Güvenlik siyasetini aşmak: İstisna ve hukuk ilişkisi üzerine bir tartışma
Akkanat, Salih
Bu makale, 11 Eylül ve sonrası süreçte sıklıkla gündeme gelen güvenlik siyaseti ve hukuk devleti arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Güvenlik siyasetinden genellikle insan hak ve özgürlükleri ile demokratik süreçlere katılım gibi siyasal hakların, devletin yürütme gücü tarafından çiğnenmesi durumunda bahsedilir. Bu açıdan bakıldığında, son yıllarda güvenlik siyaseti ile ilgili olarak iki temel yaklaşımın ön plana çıktığı söylenebilir. Bunlardan ilki güvenlik siyasetini hukukun ihlal edilmesi ya da araçsallaştırılması olarak görür. Bu yaklaşım, Weberci bir devlet kavramıyla hareket eder ve sosyal liberal ya da liberal bir anayasacılık geleneğinden beslenir. Buna göre güvenlik siyaseti, yürütmenin olağan olmayan bir şekilde hukuk ve siyaset düzeni içinde yoğunlaşmasından ve merkezileşmesinden kaynaklanmaktadır. Güvenlik siyasetini hukukun askıya alınması olarak açıklayan ikinci yaklaşım ise Schmittçi bir devlet kavramıyla hareket eder. Bu ikinci durumda ise devletin asli fonksiyonu ve temel dayanağı olarak yürütme, olağan hukuki durumu korumak adına, hukukun normal akışını kesintiye uğratmaktadır. Üçüncü bir yaklaşım biçimi olarak makale, hukukun olağan hali ile olağanüstü hali arasındaki ayrıma bağlı kalmak yerine hukukun bir tür siyasal yönetim tekniği olarak kavramsallaştırılabileceğine dikkat çekmekte ve bunun siyasal içermelerinin güvenlik siyasetini aşma kapasitesi üzerinde durmaktadır.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2014The Presentati̇ on of 2008 and 2012 U.S. Presi̇ denti̇ al Electi̇ ons İn Turki̇ sh press
Nisan, Fatma Nisan
U.S. presidential elections (U.S.A.) have always been an agenda for the whole world. In2008, when a black man became a candidate for the White House, it drew the whole world sto attention to the U.S.A. This black man was Barack Hussein Obama who was going to makehistory after becoming the president. The fact that Obama became the frst black president inthe White House by winning 2008 elections was considered as a revolution regarding Americanhistory. In 2012, Obama announced his candidacy and was re-elected. Obama with his thesetwo election victories became a current issue not only in Turkey but also all around the world.The aim of this study is to analyze 2008 and 2012 U.S. presidential elections in selectedTurkish newspapers in terms of their frequency of being in the front page, their positions inthe newspapers, and the newspapers approaches to this issue. In the study, a comparison ofhow these two periods took place in press was made. How and with what kinds of differencesthese 2008 and 2012 U.S. presidential elections were refected in Turkish press forms the mainquestion of this study. A qualitative and quantitative content analysis method was used in thestudy in which 20 days of each election periods were analyzed. The study is important in termsof determining Turkey-US relations and seeing how U.S. elections were refected in Turkishpress. According to the fndings in the study, Turkish press have shown interest in both the 2008elections and the 2012 elections.Key words: U.S.A., 2008 presidential elections, 2012 presidential elections, qualitativeand quantitative content analysis, Turkish press, agenda setting theory
- MakaleYalnız künye2014Kurumsal Göstergeler Işığında Türkiye Ekonomisinin Sosyo-Politik Analizi
Hayaloğlu, Pınar; Artan, Seyfettin
Kurumsal iktisat, ülkeler arasındaki büyüme farklılıklarının temel belirleyicisininbu ülkelerin kurumsal yapılarındaki farklılıklar olduğunu ileri sürmektedir. Güçlükurumsal yapının hem uluslararası ilişkilerde ülkeler için önemli bir referans hemde ekonomik performansta belirleyici olduğunu savunan bu görüş, birçok araş- tırmacının çalışmalarında kurumsal yapıyı dikkate almalarına yol açmıştır. Buçalışmada, bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmekte olan Türkiyenin ku- rumsal yapısı çeşitli kurumsal göstergeler ve uluslararası raporlardan yararlanı- larak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, Türkiyenin birçok kurumsal göster- gede dünya ortalamasının üstünde olduğunu göstermekle beraber sürdürülebi- lir büyümeyi gerçekleştirecek teşvik edici kurumlara henüz sahip olmadığını or- taya koymaktadır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2014Politik riskin firma değeri ile ilişkisi: imkb'ye kayıtlı firmalar üzerinde bir uygulama
Çam, Alper Veli
Literatürde, firma değeri ile firma değerini etkiyen mikro faktörler arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar bulunmasına rağmen, makro faktörlerin firma değeri ile ilişkisini inceleyen sınırlı sayıda çalışma vardır. Bu çalışmanın temel amacı, politik riskin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na kayıtlı firmaların değerleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, 2000-2009 yılları arasını kapsamaktadır. Çalışmada panel veri analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre, politik risk ile firma değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmış ve bu sebeple politik riskin firma değerini etkilediği tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin19
İncele - MakaleYalnız künye2014A general view of politic system classifications in comparative political science of ancient greek era
Yilmaz, Nihat
The popularity of Comparative Political Science, as a sub-discipline of the Political Science, is on a continuous increase today. This discipline receives many attentions as it provides detailed knowledge on politic systems of various countries. The historical background of such an area, which is drawing more and more interest in our day, is traced back to very old eras. The first political system classification made in the Comparative Political Science appeared in the Ancient Greek era. For this reason, the objective of this paper is to analyze, within frameworks of certain philosophers, the political system classifications in the era of Ancient Greece, which was included in the western political thinking. Firstly the basic concepts of Comparative Political Science and political system are touched upon, and then political system classifications are analyzed with examples of Herodotus, Plato and Aristotle.
- MakaleYalnız künye2014Türk basınında 1 mayıs 2013 şiddet olaylarının çerçevelenmesi
Özarslan, Hüseyin
1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları 2010 yılından beri Taksim'de gerçekleştirilirken 2013 yılında İstanbul Valiliği, yayalaştırma çalışmaları yapılan bölgedeki inşaatların ve şantiyelerin risk oluşturması gerekçesiyle Taksim'de kutlamalara izin vermedi. Sendikaların Taksim'de kutlama yapmakta ısrar etmeleri üzerine 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda polis ve göstericiler arasında şiddet olayları meydana geldi. Yaşanan olaylar ve gerilim, gazetelerin haber seçim ve sunumlarında geniş yer bulurken olayın fâilleri farklı çerçevelenmişti. Bu makale, gazetelerin aynı olguyu anlatmak için tek bir olayda (1 Mayıs gösterileri), olaya neden olma ve fail kim? atıflarını içeren farklı sözcük ve resimleri nasıl sunduğunu çerçeveleme yaklaşımı ekseninde ortaya koymaktadır. Araştırma, Taksim'de yaşanan 2013 yılı 1 Mayıs olayları haberlerinin hangi boyutlarının çerçeveyi oluşturan bilgileri taşıdığını tam olarak ortaya koymayı ve bu şekilde haber metnindeki çerçevelerin doğasını aydınlatmayı amaçlamaktadır. Makale ayrıca metindeki çerçeveler ile habercilerin ve izleyicilerin düşünce biçimleri arasındaki etkileşimler üzerinde de yorumlarda bulunmaktadır. Yapılan araştırmada, Hürriyet Gazetesi'nin 1 Mayıs haberini "polis şiddeti" olarak çerçevelediği, Zaman Gazetesi'nin ise "polis şiddeti" çerçevesiyle "gösterici şiddeti" çerçevesini dengeli olarak kullandığı bulunmuştur
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2014An audit paradigm in the framework of postmodern public administration understanding: ombudsman
Doğan, Kadir Caner
Ombudsman is briefly a government agency or officer that receives, views and concludes the complaints of citizens whose rights and powers were infringed by the state and public administration bodies. The concept of ombudsman first appeared in Sweden in the 18th century. Therefore, the concept of ombudsman is based on community, politics and public administration understanding of the modern period. However, historically, the offices of ombudsman were established in a widespread manner in many countries throughout the world in the 20th century and especially after World War-II. This is because of the fact that the states had serious problems in this period and the ombudsman was regarded as a remedy to get rid of them. Therefore, the actual development of the ombudsman corresponds to the post-1945 period as well as the end of modern era. In this period, postmodernism began to gain importance and to be discussed and there is a significant connection between postmodernism and ombudsman. Indeed, the main thesis of this article is to suggest that ombudsman is an audit paradigm specific to the postmodern public administration. Thus, the present article argues that the ombudsman found its identity in the postmodern public administration era.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2014The Impacts of the 9/11 Attack on USA Foreign Policy Leaded by George W. Bush
Aksoy, Metin
There has been a wide range of discussions on the approach to American foreign policy from past to present. The main issue is whether the foreign policy was implemented in order to expand the democracy and freedom in a global scale or to use in these concepts in the context of strengthening its hegemony. Specifically, the strategies applied after the 9/11 attack by George W. Bush were pointing out a turning point in a paradigm shift in the foreign policy. This study consists of two parts. In the first part, the general tendency of the conventional American foreign policy is presented. Then, the changes in the foreign policy will be examined in the light of the before and after Bush administration regarding to the 9/11 attack.
- MakaleYalnız künye2014Foreign policy understandings and objectives of american neoconservatives
Aksoy, Metin
Amerika Birleşik Devletlerinin dışpolitikasının belirlenmesinde etkili olan Yeni Muhafazakarların dışpolitika anlayışları, yalnızca ABD'nin içinde merak konusu olmayıp diğer bir çok ülkedede ilgiyle izlenmektedir. Özellikle 11 Eylül saldırısından sonra yeni bir dönemin mimarı olarak görülen Yeni Muhafazakarlar saldırgan amerikan dışpolitikası paraleleinde ve onunla ilişkilendirilerek tahlil edilmeye çalışılmıştır. ABD' nin dışpolitikasını tanımlamak için kullnılan ,,Kovboy Kapitalizmi", ,,Saldırgan Dışpolitika" vb. Olumsuz kavramlar bir biçimde Yeni Muhafazakarların anlaşıylarıyla bütünleştirilmeye çalışılarak onlara mal edilmiştir. Yeni Muhafazakarlara atfedilen kimi kavramlar iç politikada da siyasi malzeme olarak kullanılmış ve bu sayede rakipler zayıflatılmak istenmiştir.. Bu gibi kavramların kullanılması aslında Yeni Muhafazakarların dışpolitika anlayşılarıyla çoğu zaman örtüşmemektedir. Öne sürülen olumsuz çağrışımlar ve eleştiriler yeni muhafazakarların politik anlayışlarının içeriğini yansıtmamaktadır. Bundan dolayı bu çalışmada Yeni Muhafazakarların dış politika anlayışlarının içeriği objektif olarak tartışılmaya çalışılmıştır.
- MakaleYalnız künye2013Sosyalleşme sürecinin siyasallaşma boyutu
Yilmaz, Nihat
Bireylerin bir toplumda siyasi bilgileri, becerileri, değerleri, tutumları ve davranışları kısacası siyaseti öğrenme süreci siyasal sosyalleşme olarak adlandırılır. Siyasal sosyalleşme ile devletler, doğrudan ve dolaylı birtakım araçlar kullanarak kendi siyasal sistemleriyle uyumlu bireyler yetiştirerekbunalım dönemlerinin üstesinden gelmeye çalışırlar.Yani siyasal sosyalleşme, bir devlette meydana gelen uyuşmazlıkların çözümünde halen etkin bir araç olarak kullanılmaktadır. Bundan dolayı bu konuele alınmaya değer bulunmuştur. Çalışmanın amacı, siyasal sosyalleşmebağlamında vatandaşların siyasal değerlerini nereden edindiklerinin incelenmesi ve olumlu veya olumsuz siyasal sosyalleşmenin ülkelerin demokratik siyasal kültürlerine etkilerinin araştırılmasıdır. Bu amaçla önce siyasal sosyalleşme kavramı ele alınmış, daha sonra bireyin siyasal sosyalleşme aşamaları ve bu aşamaların her birinde etkin olan araçlar üzerinde durulmuştur.
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2013Avrupa birliği (ab) talepleri doğrultusunda çek ve romanya cumhuriyetleri’nin demokratikleşme reformları
Doğan, K. Caner; Yilmaz, Nihat
Küreselleşme ve Soğuk Savaş ardından meydana gelen gelişmeler sonrasında Avrupa Birliği’nin genişleme politikalarında da önemli de- ğişiklikler gözlenmektedir. AB, Soğuk Savaş sonrasında merkezi ve doğu Avrupa’da bağımsızlıklarını elde eden ülkeleri kendi bünyesine sorunsuzca katabilmek için modern siyasal demokrasiye dayalı re- form taleplerinde bulunmaya başlamıştır. Bu reform talepleri ile AB, kendi bünyesine katılacak olan ülkelerin demokrasi kalitesini yük- seltmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda makalede öncelikle demokra- si kavramına ve AB’nin demokratikleşme taleplerine değinilmektedir. Daha sonra Avrupa Birliği’ne beşinci (2004) ve altıncı (2007) geniş- leme dalgasıyla dâhil olan Çek ve Romanya Cumhuriyeti’nin, AB’nin talepleri doğrultusunda ne gibi demokratik reformlar gerçekleştirdiği incelenmektedir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2013Were Central and Eastern European countries able to make progress by being full members of the eu?
Doğru, Bülent
Central and Eastern European countries, Estonia, Slovakia, Slovenia, Latvia, Poland, Lithuania, the Czech Republic and Hungary, became full members of the European Union on 1 May 2004 after completing the process of accession negotiations. These countries, mostly past member of the Communist Bloc, tried to utilize the benefits of the capitalist market after entering the EU. This study analyzes the extent to which these countries have achieved their objectives in the past seven years. In this study, the main indicators were drawn out from the Mehmet Altan’s study named "Capitalism did not undergo this village" and Sabri F. Ülgener’s definition of capitalism: Private sector employment rate, the private sector share in total manufacturing production, foreign trade, share of total output, increase in the number of foreign banks, and private investment as a share of total output. It is investigated whether a significant and positive differentiation of these private sector driven macroeconomic variables has occurred after 2004. According to the results obtained, although entering the EU has given these countries the opportunity to trade more and has led to trade capitalism with a significant progress, no evidence has been found that there is progress in financial and production capitalism.









