Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Ön-Alıcı ve Önleyici Müdahalede Simülasyonlar
Gürdal, Elif; Limon, Onur
Simülasyonlar gerçek ortamların taklit edilmesi ve birebir benzerlerinin matematiksel modellerle yaratılması ile oluşturulan dijital ortamlardır. Bu dijital ortamlara gerçek dünyanın verileri yüklenerek yaşanabilecek tüm olasılıkların hesaplanabilmesi mümkün olabilmektedir. Ortaya çıkan bilginin ise gerçek dünyadaki politikaları etkileyebilmesi tartışılması gereken bir konu olmaktadır. Simülasyonlar sayesinde devletlerin önemli güvenlik meselelerine dair olasılık hesaplarının yapılması artık sık sık başvurulan yöntemler haline gelmiştir. Ancak dijital alan üzerinden sağlanmaya çalışılan bu güvenlik yönteminin savunma dayanağı olarak yönlendirici olup olmayacağı ya da simülasyon verilerine dayanarak bir eylemde bulunmanın saldırı olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı tartışılmalıdır. Bu çalışma bu sorulara yanıt aramak için ele alınmıştır. Kavramsal çerçeve ön-alıcı ve önleyici müdahale kavramlarıdır. Bu çerçevede simülasyon verilerinin müdahale ederken bir savunma dayanağı olarak kullanılmasının ön-alıcı mı yoksa önleyici mi olduğu tartışılmaktadır. Simülasyon verileri ve yapay zekâ analizlerinin düşman tanımlaması ve saldırganlık göstergelerinin hesaplamalarında meşru bir hukuksal dayanak olup olamaması uluslararası iş birliğinin şekli ve uluslararası aktörlerin kabul edilir seçenekleri meşrulaştırma süreçlerine göre değişmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Siber Güvenlik Açısından Savaş Yönetim Sistemleri ve Türkiye
Gürdal, Elif
Ulusal güvenliğin bir parçası olarak kabul gören siber güvenlik konsepti bu çalışmada devletlerin kendi başlarının çaresine bakma (self-help) yaklaşımıyla yorumlanmaktadır. Özellikle askerî birimlerde kullanılan Savaş Yönetim Sistemleri (SYS) gibi dijital yeniliklerden kaynaklı saldırı kaynağı, yeri, türü gibi belirsizlik arz eden siber savaş ortamına karşı devletler garanti siber güvenlik tedbirleri almaya yönelecektir. Çalışmada amaç siber güvenliğin ulusal güvenlikteki payının büyüdükçe devletlerin kendi başının çaresine bakma eğiliminin arttığını vurgulamaktır. Ayrıca siber güvenlik; mühendislik anlayışı bakımından değil, uluslararası ilişkilerdeki güç unsuru bakımından ele alınmıştır. Bunun için çalışma askerî teçhizatların yerli üretilme konusunu ve siber güvenliğini analiz etmeye çalışmaktadır. Çalışmanın teorik dayanağı savunmacı realist yaklaşımdır. Bu açıdan yapısalcı bir yaklaşım üzerinden askerî dijital yeniliklerin yeri oturtulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın inceleme alanı Türkiye’deki SYS’dir. Türk menşeili savunma sanayi şirketleri ve Savunma Bakanlığı verileri üzerinden bir çalışma yapılmıştır. Ayrıca uluslararası enstitü indeksleri ile siber veri indekslerinden yararlanılmış ve bu alandaki önemli kurumlarla iletişim kurulmuştur. Sonuç olarak, Türkiye üzerinden yapılan bu çalışmada siber güvenlik ulusal güvenlikle özdeşleştirilmiştir. Siber güvenlik endişeleri Türk askerî dijital sistemlerinin millî üretimler olması gerekliliğinde bir etken olmuştur. Siber güvenliğin ulusal güvenlikteki rolü büyüdükçe devletlerin kendi başının çaresine bakma eğilimi artmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin savunma sanayinde yerli üretimlere yöneldiği ancak bunu saldırgan eğilimle değil savunmacı bir perspektifle uyumlu olarak yaptığı görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2023Arktik güvenliğini yeniden düşünmek: değişimler ve zorluklar
Gürdal, Elif; Limon, Onur
Arktik, yeryüzünün benzersiz ve önemli bir parçasıdır. Dünyanın geri kalanından çok daha hızlı değişmekte ve uluslararası ilişkilerin odağı hâline gelmektedir. Güvenlik kavramı muğlaktır ve gerçekte ne olduğunu tanımlamak kolay değildir. Nesnel anlamda, edinilmiş değerlere yönelik tehditlerin olmamasını, öznel anlamda ise bu tür değerlere saldırılacağına dair korkunun olmamasını ölçer. Soğuk Savaş’tan günümüze Arktik’teki güvenlik tehditlerinin şekli (askerî, nükleer, çevresel vb.) değişse de güvenlik sorunları bölge devletlerinin güvenlik çıkarlarıyla iç içe geçmeye devam etmektedir. Bu makalenin amacı, Arktik güvenliğinin değişimini ve bu değişimin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Makalede nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bilgilerin analizinde betimsel ve kısmen yorumlayıcı anlatım yöntemleri tercih edilmiştir. Arktik Devletleri’nin güvenliği bölgesel düzeyde birbirine bağlıdır ve bir aktörün eylemi diğerlerini etkilemektedir. Makale; Arktik güvenlik yörüngesinin, öncelikle bölgesel ilişkiler tarafından yönlendirilmediğini, bölgesel iş birliğinin dirençli ve açık olmasına rağmen güven inşa çabalarının azaldığını ortaya çıkarmaktadır. Mevcut durumda Arktik Devletleri’nin birbirlerine yönelik gerçek saldırı algıları düşüktür. Özelde Rusya genelde ise Rusya ve Çin ile Arktik’te uluslararası iş birliği ve güvenliğin 24 Şubat 2022’deki Rusya’nın Ukrayna saldırısı öncesi seviyelerine dönmesi güçtür.
- MakaleAçık Erişim2022TURKEY'S LIBYA APPROACH AND IRINI OPERATION ON THE GREECE ISSUE
Gürdal, Elif; Ince, Fuat
After the overthrow of the Gaddafi administratio, UN and NATO intervention in Libyan lands took place, and then a political multi-headed structure emerged. Shortly before the overthrow of the Gaddafi administration, energy reserves of which workability was discovered have emerged in the Eastern Mediterranean. This discovery has been an important factor of the political confusion and the effort to carry out the power struggle between states through Libya. Greece tries to be effective in the political authority that is tried to be created in Libya and tries to passivate Turkey in the Aegean and the Mediterranean. In this power struggle, Turkey signed the Delimitation of The Maritime Jurisdiction Areas in The Mediterranean and Military Cooperation Agreements with the National Government of Accord in Libya both to respond to the defense of the Aegean land and sea areas occupied by Greece, to protect the jurisdiction rights in the Eastern Mediterranean and to protect the maritime jurisdictions belonging to the TRNC. These agreements disturbed other states in the region who were struggling for power. Therefore, the EU declared itself authority to control the arms embargo requested by the UN on Libya and launched the IRINI operation. However, the IRINI operation is seen as an attempt to squeeze Turkey in the Mediterranean region. In the light of these information and researches, this study is a qualitative research that handles Turkey's Eastern Mediterranean and Libya approach th
- MakaleAçık Erişim2021The Place of China in the US National Security Strategy Documents and the Hegemonic Order
Gürdal, Elif
National Security Strategy documents are the roadmaps that the USA envisages in the environment defined as the new world order after the Cold War. These strategy documents, which were published for the first time in the Reagan period show which political approach will be taken. These reports are based on the importance of the necessary security poli- cies of that period. Here, it is possible to deduce the elements that the USA sees as a threat to itself. This work chronologically discusse China, which the USA saw as a strategic partner in the early 1990s, but defined as a stra- tegic competitor, sometimes even an enemy, and sometimes an unstable risk factor in the last decade through strategy documents. As a method, the National Security Strategy reports published nineteen times since 1987 were examined through the transformation and reasons of the policies envi- saged to be applied to China. These reasons were investigated through the understanding of hegemony. Therefore, the study is a qualitative research that aims to reveal a relational connection, in which documents are used as a source. The main purpose is to find out how China’s post-Cold War rise was reflected in the strategy documents in the context of security and how it caused an American reaction in the Strategy Documents in power competition. Here, it is seen that there is a connection between the power regression of the hegemonic actor and the incentives for participation in the hegemonic order it leads. The new hegemonic leader may emerge from friendly countries, which are encouraged by hegemon actor for hegemonic order, rather than rivals with long-term power competition.

