Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2021
    Yurtdışında Elektrik Eğitimi Alan Osmanlılar

    Damlıbağ, Fatih

    Bu çalışma, Osmanlı döneminde elektrik işlerinde eğitim almak üzere,yurtdışına giden Osmanlı öğrencilerini araştırmak üzere kaleme alınmıştır.Osmanlı Devleti, yerel teknik eğitimdeki yetersizlikler sebebiyle, yurtdışınaelektrik eğitimi için gidenleri destekleyen bir tutum sergilemiştir. Bu çalışmadayabancı ülkelerde elektrik eğitimi görmek isteyen, 56 Osmanlı vatandaşı tespitedilmiştir. II. Abdülhamid (1876-1909) zamanında sınırlı sayıda öğrenci, Fransave Almanya’ya gönderilmiştir. II. Meşrutiyetin ilanı (1908) sonrası, yurtdışındaeğitim alan öğrenci sayısı artmıştır. Eğitim için tercih edilen ülkelerin listeside genişlemiş olup, İngiltere, Macaristan, İsviçre, İtalya, Belçika ve ABDde bu ülkelerin arasına katılmıştır. Yurtdışında eğitime gidenlerin bazılarıüniversitelerde teorik öğrenim görürken, bazıları da fabrika ve tersane gibipratik eğitim alacakları yerleri tercih etmişlerdir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    Spread of electricity in the ottoman empire

    Damlıbağ, Fatih

    Usage of electricity was rapidly increased in Europa, during the last quarter of 19thcentury. In this period, the Ottoman Empire met some different usage types of electricity. Electricity took firstly attention of Ottoman Navy in the country. Proper lighting would increase very much the power of navy. Cinema became the second level for the concept of electricity in the Ottoman Empire. Minister of Telegraph and Mail evaluated cinema. He claimed that this invention had an important economic potential. Health and medical devices was another field for electricity. But Abdülhamit II declared some reservations in this issue. He ordered the determination of some rules in this field, for security reason. With the beginning of 20th century, electricity got more accessible. For the purpose of lighting, many people demanded the usage of electric machines for themselves. The last use area of electricity was serving it to people as public service. Entrepreneurs wanted to make ventures in city’s lighting and public transportation.

  • Derleme MakaleYalnız künye2018
    Özel Girişimciliğin Başarısı Olarak Uşak Şeker Fabrikası

    Damlıbağ, Fatih

    Nuri Şeker Uşak Şeker Fabrikasını 1926’da kurdu. Pancardan Türk şekerini üretmeyi hedeflemişti. Böylece Türk halkının bu ihtiyacını kolayca sağlamak istemişti. Kendisi ayrıca fakir köylülere düzenli bir gelir kaynağı sağlamayı planlamıştı. Bir şirket kurdu ve fabrika için sermaye toplamaya başladı. Çekoslovak Skoda firması fabrikaya teknoloji sağladı. Açılıştan sonra, Uşak Şeker Fabrikası su sağlama ve zirai haşere sorunlarıyla karşılaştı. Nuri Şeker ayrıca yeni şeker pancarı ziraatını köylülere öğretmek zorundaydı. Bütün zorluklara karşı, fabrika çalışmaya başladı ve şeker üretimi sürekli artmaktaydı. Fakat Nuri Şeker finansal zorluklarla karşılaştı. Çünkü şeker üretimindeki tecrübe yılları fabrikanın borçlarını arttırdı. Bu borçların sonucunda, hükümet fabrikanın şirketini tasfiye etmeye karar verdi. Kamulaştırma 6 Ağustos 1931’de gerçekleştirildi. Tasfiye sürecinde halk hissedarlarının hakları ana tartışma noktası oldu. Sonunda, hükümet halk hissedarlarının hisselerinin tam karşılığını ödemeye karar verdi. Neticede, özel girişimcilerin bağlantıları Uşak Şeker Fabrikasından tamamen kopartıldı.

  • MakaleYalnız künye2018
    Sugar production investments in turkey during post 1929 economic crisis period

    Damlıbağ, Fatih

    During the 1929 Economic Crisis, prices of agricultural products decreased muchmore than industrial products. Turkey, as an agricultural product exporter could not affordits importation under these new conditions. For the financial structure of Turkey, selfsufficiencywas seen as the most convenient solution. In this period, the Turkish governmentaimed at importing substitution in sugar production. But for achieving this, Turkey neededsome additional investments. For the capital needs of these investments, governmentprimarily evaluated foreign contribution. But Turkish banks provided necessary capital tosugar industry, with the leadership of İş Bankası. German and Czechoslovak contributionalso supplied machinery and technical assistance to Turkish sugar industry. Governmentdeeply investigated possible investment places, to reach the most appropriate conditions.At last, Turkey founded two new sugar factories with their own financial sources in 1933and 1934. Eskişehir Sugar Factory was the third factory in Turkey and Turhal Sugar Factorybecame fourth investment in this field. Government unified the whole sugar production ofTurkey in 1935, in order to reduce production costs. From this date, Turkey experienced rapidexpansion in both beet agriculture and sugar industry. In this article, the state centered sugarproduction investments were evaluated under the different financial conditions of the 1929Economic Crisis. For the time period, subject would be investigated up to the early 1940’s.

  • MakaleYalnız künye2017
    Development of beet sugar industries in the world and the example of alpullu sugar factory

    Damlıbağ, Fatih

    Andraeas Sigismond Marggraf discovered sugar from beet, instead of historically important cane. Although commercial potential; beet sugar did not attract attention of entrepreneurs for fifty years, up until to Napoleonic Wars. But later, due to the war and commerce difficulties, beet sugar production was rapidly spread in Continental Europe. After France, Germany and Austria, beet sugar crossed Atlantic and reached USA. From the middle of 19th century up to 1930's, competition in between beet and cane sugar continuously lasted. In this fierce competition, sometimes beet and sometimes cane became successful. As to Turkey, newly establishing sugar industry was founded over sugar beet, because of climatic and geographic conditions. Turkish government enacted supporting laws to promote new entrepreneurs to sugar industry. With encouraging attitude of government, Mehmet Şakir Kesebir and his friends founded a company to build and manage Alpullu Sugar Factory in 1925. Factory was established with German technology. Thracian peasants were educated for cultivation of sugar beet to supply raw material needs. This new but profitable agriculture type was quickly become popular among Thracian villagers. On the other hand, factory management tried to attain a strong place in local market. After ten years operation, factory was nationalized by establishment of Turkish Sugar Industries Incorporation.

  • MakaleYalnız künye2016
    Osmanlı Devleti'nde Şeker Üretimi (1840-1908)

    Damlıbağ, Fatih

    Historically only sugar source plant was sugar cane. For the Ottoman Empire, this situation did not also differ. Especially sugar cane cultivator southern provinces were main sugar providing areas of the Ottoman Empire. But with 17th century, strong American competition considerably diminished Ottoman sugar production. Hereafter, sugar became imported goods for Ottoman people. But invention of sugar extraction from beet took attention of many entrepreneurs to this sector. Primarily sugar had already great market in the Ottoman Empire. Moreover sugar beet cultivation has much more advantages than sugar cane. Beet requires less irrigation and it was resistant to lower temperatures. That means many regions of the Ottoman Empire could be opened sugar production. In this article, time period was held quite a long; because sugar manufacturing was not very common activity in the Ottoman Empire in this period. In general, sugar production entrepreneurs could be divided in to two parts. In the beginning, Dimitri Efendi, Davutoğlu Karabet and Monsieur Michel planned to establish their factories in İstanbul and İzmir for transportation facilities and closeness to main consumption centers. But after 1890's, new entrepreneurs took into account raw material needs in their investment plans. All newly chosen places were either former cultivation centers or very convenient places for sugar cane or beet agriculture. This attitude was very important, because sugar production was completely dependent to rapid raw material flow in that time and also today. The Ottoman Empire granted every possible facility to sugar producers to decrease trade deficit. As to entrepreneurs, some of them remained on paper. But Monsieur Michel founded a factory for experimentation. Rauf Pasha started beet cultivation and sent them to analyze for learning sugar content. But in general, sugar production entrepreneurs were not successful. Because sugar remained an important part of import, up to end of the Ottoman Empire.

  • MakaleYalnız künye2016
    Bomonti buz şirketinin piyasa ilişkileri

    Damlıbağ, Fatih

    Bu makale buz üretimi sektöründeki tek bir firmanın, piyasa ilişkilerini açıklamayı hedeflemektedir. Bomonti Buz Şirketinin ve rakiplerinin talepleri karşısında, Osmanlı Devleti'nin piyasa düzenleyicisi olarak uygun bir rekabeti nasıl sağlayacağıyla ilgili çabalarından bahsedilecektir. Buz tarih boyunca piyasası olan bir ürün olmuştur. Fakat bu talebin esaslı bir şekilde karşılanması; ancak XIX. Yüzyılın ikinci yarısından sonra, suni buz üretiminin keşfiyle birlikte mümkün olmuştur. Buzun geniş bir piyasaya sahip olması, pek çok girişimcinin bu sektörde faaliyette bulunmak istemesine sebeptir. Bu süreçte Bomonti Buz Şirketi, piyasanın önemli aktörlerinden olmuştur. Bomonti kardeşler Salim Ağa'nın imtiyazını ellerine geçirmişlerdir. Faaliyetleri sırasında iki türlü rekabete maruz kalmışlardır. İlk rakip karcı esnafıdır. Bunlar eskiden beri, yağışı kıştan hazırlayıp yazın satmaktadırlar. Bu esnafın Bomonti Buz Şirketi hakkındaki iddiaları, Osmanlı Devleti tarafından kabul görmemiştir. Şirketin ikinci rakibiyse, kendisi gibi suni buz üretmek isteyen diğer girişimcilerdir. Fakat bu noktada şikâyetçi taraf, Bomonti Buz Şirketi olmuştur. Şirket üretim alanındaki tekelinin, ihlal edildiğini düşünmektedir. Fakat bu alandaki itirazları, devlet tarafından kısmen kabul edilmiştir. Devlet suni buz üretimini, ticari ölçekte yapanlara müdahalede bulunmuştur. Fakat imtiyaz mukavelenamesinde aksi bir madde bulunmasına rağmen, kendi ihtiyacı için makine kullananlara dokunmamıştır

  • MakaleYalnız künye2015
    Hamidiye Kâğıt Fabrikası Hamidiye Paper Factory

    Damlıbağ, Fatih

    Son dınem Osmanlı Devletindeki sanayileşme süreci, güçlü Avrupa rekabeti tarafından teste tabi tutulmuştur. Avrupa ülkeleri ile olan ticaret anlaşmaları, Osmanlı Devletine sanayi gelişimi için uygulanabilecek sınırlı sayıda politika aracı vermektedir. Bu anlaşmalar Osmanlı Devletinin, gümrük vergisi oranlarını tek başına yükseltmesini yasaklamaktaydı. Bu özel iktisadi şartların çerçevesinde, Hamidiye Kâğıt Fabrikasının kuruluş ve işleyişi bu makalenin ana konusudur. Bu fabrika Osmanlı Devletinde kurulan son kâğıt fabrikasıdır. Fabrikanın kurucusu Serkurena Osman Bey olup, aslında onun ilk fikri bir matbaa kurmaktı. Fakat neredeyse bütün kâğıdın Avrupadan ithali, bıyle bir girişimin sürdürülmesinin önünde önemli bir güçlüktür. Bu yüzden öncelikli hedef olarak kendisine, modern bir kâğıt fabrikası kurmayı seçmiştir. Bu amaçla devletle yapılan gırüşmeler neticesinde; yeni fabrikanın kuruluşuyla ilgili, hak ve sorumlulukları gısteren imtiyaz mukavelenamesi imzalanmıştır. Takip eden aşama, sermaye birikimi için bir şirket kurulması olmuştur. Fabrikanın inşa süreci, yedi yıla yaklaşan oldukça uzun bir süre almıştır. 1893 yılında fabrika üretime geçmiştir. Bu fabrikaya Osmanlı Devleti rekabet gücü kazandırabilmek için, resmi kurumlar aracılığıyla talep desteği sağlamıştır. Fakat makine parkını kuran şirketle yaşanan anlaşmazlıklar, fabrikanın 6-7 aydan fazla çalışmasını engellemiştir. II. Meşrutiyetin ilanı sonrası uzun süre atıl kalan fabrikayı, ùngiliz ortak Edwin Pears yeniden açmak istemiştir. Fabrikanın sorunlu finansal yapısı ve bazı vergi problemleri yüzünden, Osmanlı yetkilileri ile olan müzakereler iki yıldan fazla bir süre almıştır. Sonunda anlaşma sağlansa da, Edwin Pearsın fabrikayı canlandırma çabası başarısız olmuştur. Patlak veren I. Dünya Savaşı ki, ùngiltere rakip taraftaydı, fabrikanın sonunu hazırlamıştır.

  • MakaleYalnız künye2015
    Social Welfare In Ottoman State During Industrializaton Process

    Damlıbağ, Fatih

    In contrary to capitalist Europe, Ottoman State had a very different socio-cultural background. This situation greatly affected to look of economic life, where establishment of aristocratic class purposefully prevented by the state. Ottoman State gave priority to society’s benefits; instead of some specific groups’ profit. But emerging of the Industrial Revolution caused many problems over societal structure. Under new circumstances, small scale producers began not to gain their livelihoods, because of increasing competition of bigger factories. Moreover existing mentality of Ottoman State hardened the adaptation of changing economic structure. In this point, the state wanted to protect artisan scale producers against increasing industrial competition. In addition new entrepreneurs were obliged some social responsibilities, to lessen the societal effects of changing economic life.

  • MakaleYalnız künye2015
    Osmanlı sanayiindeki rekabet düzenlemeleri

    Damlıbağ, Fatih

    Osmanlı Devleti Avrupa'dan farklı olarak, aristokrasinin ve burjuva sınıfının doğuşunu bilinçli olarak engellemiştir. İktisadi politikalar güçlü bir orta sınıfın varlığını sürdürmesi için düzenlenmiştir. Fakat sistem Avrupa rekabetinin yoğunlaşmaya başladığı, 1820'lerden itibaren sarsılmaya başlamıştır. Akabinde imzalanan Balta Limanı Ticaret Anlaşması, Avrupa rekabetini daha da şiddetlendirmiştir. Bu durumun sonucu olarak yerel üretimin rekabet gücünün nasıl arttırılacağı, bu dönemin en önemli sorunuydu. 1880'lerden itibaren sayıları artan özel fabrikalar karşısında, esnaf ölçeğindeki üreticiler sosyal bir motivasyonla korunmaya çalışılmıştır. Yeni kurulan fabrikaların esnafın faaliyetlerine karışması yasaklanmıştır. Fakat esnaflar korunurken, piyasanın düzenli işleyişi de ihmal edilmemiştir. Sanayi üretiminin rekabet gücünün arttırılması için, Osmanlı Devleti hammadde üreticilerine ve yerli yakıt için Ereğli kömür madenlerine talep desteği oluşturmaya çalışmıştır. Makalenin son bölümündeyse, modern üretim tekniklerini uygulamak isteyen yerli fabrikalardan bahsedilecektir. Devlet rekabet gücü kazanmaları için, özel sektörün desteklenmesi gerektiğini düşünmektedir. Bunun için kendilerine vergi muafiyetleri tanınmıştır. Buna ilave olarak devlet, yerel fabrikalara talep desteği vermeye çalışmıştır.

  • MakaleYalnız künye2014
    Ottoman privilege system within the example of ice industry

    Damlıbağ, Fatih

    Ottoman State firstly assessed the entrepreneurs of artificial ice production, within privilege system. Later when the availability of ice production machines increased, Ottoman State also permitted to found ice factories out of privilege system. But in this article, artificial ice producers within privilege system are the main target. In this system, state granted monopoly rights to entrepreneurs under specific conditions, for factory production. For the beginning point of the article, establishment reasons of privilege system will be explained. Later main principles of privilege system will be mentioned, with some examples of other sectors. At the last, privileged ice industry enterprises will be evaluated within three headlines. When privileged ice factory founders were mentioned, their demands and interviews with government were narrated. Later privilege contracts which were regulated newly establishing industrial plants were compared. At the last, entrepreneurs activities were mentioned during post privilege period, with their successes and failures. For three enterprises in ice production sector, Salim Ağa and partnership in İzmir could found factories and companies. But Numan Efendi who was the last privilege owner did not put planned factories into practice.

  • MakaleYalnız künye2014
    Osmanlı Sanayisindeki Vergi Muafiyetleri

    Damlıbağ, Fatih

    Osmanlı Devleti Tanzimat sonrası dönemde, ekonomiye olan bakışını değiştirmiştir. Artık mali kaygıların yanında, iktisadi düşünceler de dikkate alınmaya başlanmıştır. Devlet bu amaçla ülkenin sanayii altyapısını geliştirmeye çalışmıştır. Sanayileşme yolunda harcanan geniş bütçe ve gösterilen önemli çabalara rağmen, bu hedef için bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. Bunlara ilaveten dönemde devlet, bazı savaşlara girmiştir. Savaşlar sebebiyle ülke hazinesi, sanayi finansmanında büyük güçlüklerle karşılaşmıştır. Bu durum karşısında 1880lerden itibaren, Osmanlı sanayileşmesinde özel sektörün yeri ve önemi artmaya başlamıştır. Devlet sanayileşme yolundaki iki önemli sorun olan, teknoloji transferi ve hammadde alanlarında girişimcilere çeşitli muafiyetler tanımıştır. Bunun haricinde girişimciler, ilave vergi ayrıcalıklarıyla da desteklenmiştir. Fakat zaman içinde ortaya bazı suistimaller çıkmıştır. Bu durum sebebiyle, devlet bazı denetim mekanizmalarına sahip olmak ihtiyacını hissetmiştir. Gelişmiş teknolojinin ülke içerisine getirilmesi için, Sanayi İdaresi teknoloji transferi alanındaki talepleri incelemeye başlamıştır. Osmanlı Devleti sadece dönemin en ileri teknolojisi olan buhar gücünü desteklemektedir. Vergi muafiyeti bu teknolojiye sahip makinelere tanınmıştır. Diğer önemli sorun olan hammadde içinse, vergi iadesi yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntemin amacı verilen ayrıcalıkların ticaret için değil de, üretim amaçlı kullanıldığının kontrolüdür. Kısacası Osmanlı Devleti, modern teknolojiyi kullanarak üretim yapan girişimcileri desteklemeyi ilke edinmiştir.

  • MakaleYalnız künye2012
    Osmanlı devleti’nde sanayi finansman metodu olarak fabrika imtiyaz sistemi

    Damlıbağ, Fatih

    Sanayi Devrimi sonrası üretim süreçlerinde yaşanan krizler neticesinde, Osmanlı Devleti ekonomide rekabeti canlandırmak için bir şeyleri değiş- tirmek gerektiğini anlamıştır. Ülke ekonomisi yeni şartlara uyum sağlamak zorundadır. 1840’lardan sonra bu amaç için; uyguladığı politikalarda sadece mali değil, iktisadi faktörleri de dikkate almaya başlamıştır. Üretim süreç- lerinde ilerleme sağlayabilmek için devlet, sanayileşme alanında öncülük etmiştir. İyi niyetli ve gayretli bu çabalar sonucunda bazı sınaî yatırımlar gerçekleşmişse de, sanayileşmede uzun süreli bir başarı kazanılamamıştır. Bu başarısızlığın sebepleri ise; kamu ağırlıklı sanayileşmede yaşanan ha- talar, 1860’lardan itibaren artan dış borç ve teknoloji geliştirememektir. Bu durumda devrin finansman zorluklarının da etkisiyle, devlet sanayileşmeyi özel sektöre devretmiştir. 1880’lerde ağırlık kazanmaya başlayan fabrika imtiyaz sisteminde, sınaî yatırım yapacak özel sektörü teşvik için Osmanlı Devleti bu girişimcilere bazı ayrıcalıklar tanımıştır. Sınırları kesin olarak belirlenmiş bir bölgede ve belirli bir süre için, bu girişimcilere fabrikasyon üretiminde tekel hakkı tanınmıştır. Bu girişimciler bazı ilave vergi ayrıca- lıklarıyla de desteklenmiştir