Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bostan, Sedat(10)
- Köse, Aslı(9)
- Ulutaşdemir, Nilgün(9)
- Kulakaç, Nurşen(8)
- Karaer, Merve(5)
- Sökmen, Alev(5)
- Türkkan, Tuğba(5)
- Benk, Osman(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Cilingir, Dilek(4)
- Gökçe, Ahmet(4)
- Kılıç, Taşkın(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Akdu, Serap(3)
- Akdu, Uğur(3)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(3)
- Beken, Hıkmet Gülçın(3)
- Kenek, Gökhan(3)
- Kıymış, İbrahim(3)
- Polat, Melike Atay(3)
- Sahin, Ceyda Uzun(3)
- Sahinoz, Turgut(3)
- Sancar Özkök, Canan(3)
- Unal, Cihan(3)
- Özkan, Esra(3)
- Şahinöz, Saime(3)
- Şimşek, Ahmet Bahadır(3)
- Aksoy, Bahar(2)
- Aydin, Aydanur(2)
- Aydın, Emine Büşra(2)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Cin, Aynur(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Demirağ, Hatice(2)
- Demır, Hüseyın(2)
- Değer, Vasfiye Bayram(2)
- Doğan, Melike Demir(2)
- Doğan, Onur(2)
- Efşan, Nur Çelik(2)
- Günay, Hamdi Furkan(2)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2024Assesment in the context of climate migration: hurricane katrina
Ugur, Omer; Aksoy, Metin; Efşan, Nur Çelik
Environmental problems, which have increased since the 1960s due to the impact of the Industrial Revolution, invite anthropogenic global warming. Dehydration, drought, deforestation, rising ocean and sea water levels due to the melting of glaciers, increased evaporation due to warming, and severe hurricanes resulting from the temperature- pressure difference resulting from the circulation of evaporated water masses in the atmosphere are among the disasters caused by global warming. While the devastations experienced after disasters resulting from global warming reach a level that a single country cannot combat, it creates a need for international cooperation. Thousand of people are displaced in the crisis environment that occurs after disasters, and this displacement brings environmental security threats. In the devastation caused by Hurricane Katrina in the USA in 2005, which is the subject of the study, the impact area of the disaster was wide as a result of the Bush Government and FEMA’s failure to make pre-disaster preparations at an optimal level and the dams and breakwaters built during the preliminary preparation process for the possible disaster failed. It has been revealed through information obtained from the US press that the disaster was described as man-made. Qualitative research techniques were used in the study and a literature review was conducted.
AtıfTR Dizin1İncele - MakaleYalnız künye2024COVID-19 Fear Levels and Health Behaviors of Nursing Students During the Pandemic Process: A Comparative Study Conducted in Turkey
Ulutaşdemir, Nilgün; Değer, Vasfiye Bayram; Yiğitalp, Gülhan
The purpose of the present study was to determine the COVID-19 fear levels and health behaviors of nursing students studying in two regions of Turkey during the pandemic process and to develop solutions in this regard. The population of this cross-sectional and descriptive study consisted of nursing students studying at state universities in Diyarbakır, Mardin, Trabzon, and Gümüşhane between January 2021 and May 2021. The minimum number of students from each class was 75 students, and all of the 1200 students who agreed to participate in the study from the universities in these 4 cities based on Mardin were included in the study. The questions on the data of the study and the “Coronavirus (COVID-19) Fear Scale” and the “Healthy Lifestyle Behaviors Scale II” were administered under direct supervision for approximately 20 minutes. Frequencies, mean values, standard deviations, t-test, Mann Whitney U-test, ANOVA, Kruskal Wallis, and correlation tests were used in the analysis of the study data. The mean score on the Fear of Coronavirus Scale of nursing students who did not apply to any health institution in the last 1-2 months, who had any psychological disease, and who thought that they did not do regular diet and regular exercise was found to be high. The mean Healthy Lifestyle Behaviors Scale II scores of nursing students who did not have any psychological diseases, who thought that they had a regular diet and regular exercise, and who did not have sleep problems were found to be high. In the study, COVID-19 fears and healthy lifestyle behaviors of nursing students during the pandemic process were determined at high levels. The nursing students with the greatest fear of COVID-19 were in Diyarbakır, and the nursing students with the highest healthy lifestyle behaviors were in Trabzon.
- MakaleAçık Erişim2024Örgütsel adaletin duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisi: sağlık çalışanları örneği
Benk, Osman; Kenek, Gökhan
Pandemi ile birlikte sağlık çalışanlarının iş yükleri ve işle ilgili sorunları daha da belirgin hâle gelmiştir. Türkiye’deki sağlık çalışanlarının maddi ve manevi haklarını elde edememeleri ve karşılaştıkları fiziksel ve psikolojik şiddet olaylarının da etkisiyle sağlık sektöründeki adalet ve tükenmişlik konularına işaret edilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda araştırmanın amacı örgütsel adalet algısının duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda gerekli olan araştırma verileri Ankara ilinde bir araştırma hastanesinde görev yapmakta olan 141 sağlık memurundan anket yöntemi ile 2022 Kasım-Aralık tarihleri aralığında veriler elde edilmiştir. Çalışanların örgütsel adalet algısı üzerine değerlendirmede bulunabilmek adına literatürde oldukça fazla bir kullanıma sahip olan Niehoff ve Moorman (1993)’ın geliştirdiği dağıtımsal, etkileşimsel ve işlemsel adalet olmak üzere 3 boyuttan oluşan ve 20 madde içeren örgütsel adalet algısı ölçeğinin Yıldırım (2007) tarafından yapılan Türkçe uyarlaması kullanılmıştır. Çalışanların duygusal tükenmişlik algılarını değerlendirebilmek için Maslach ve Jackson (1981)’ın geliştirdiği 3 boyut ve 22 maddeli ve Maslach Tükenmişlik Envanteri olarak literatürde yer alan ölçekten duygusal tükenme boyutuna ilişkin Türkçe uyarlaması Ergin (1992) tarafından yapılan 9 madde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan veri seti MPlus 7 programı ile doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Bu analizler sonucunda ölçeklere ait uyum iyiliği değerlerinin sağlanmasıyla birlikte örgütsel adalet algısının duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisi yapısal eşitlik modeli analizi ile teste tabi tutulmuştur. Ulaşılan sonuç ile örgütsel adaletin duygusal tükenmişliği anlamlı biçimde ve negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları ile sağlık sektöründe örgütsel adalet ve tükenmişlik arasındaki ilişki keşfinin yararlılığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, araştırma sektördeki çalışanları anlama ve sektörün öznel iyiliği açılarından önemlidir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2024Uçuş Öncesi ve Sonrası Hizmetlere İlişkin Memnuniyetin Uçuş Esnasındaki Memnuniyet Üzerindeki Etkisi: Yolcu Güveninin Aracılık Rolü
Okan, Serdar
Amaç - Havayolu işletmesi için uçuşun her aşamasındaki yolcu memnuniyetinin etkisini incelemek ve bu etkinin arkasındaki yolcu güveninin aracılık rolünü belirlemektir. Yöntem - Çalışma verileri, 2022 yılı yaz aylarında Antalya Havalimanı iç hatlar terminaline gelen 430 adet yolcu tarafından doldurulan anketlerden elde edilmiş ve bu veriler IBM SPSS 21 ve Smart PLS 4 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki ve aracı rolün belirlenmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Ayrıca, çalışma verilerine tanımlayıcı istatistik, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), eş doğrusallık analizi ve son olarak yol analizi uygulanmıştır. Bulgular - Analiz sonuçlarına göre, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile havayolu işletmesine olan güvenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca, yolcuların havayolu işletmesine olan güveni ile uçuş sırasında algılanan memnuniyetleri arasında da istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ancak, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyet arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyetin uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyete etkisinde güvenin aracı olarak bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Tartışma - Hava ulaşımında, yolcuların havayolu işletmesine duyduğu güven büyük bir öneme sahiptir. Hava ulaşımının karmaşık bir süreç olduğu düşünüldüğünde, havayolu işletmelerinin sadece yolcu memnuniyeti değil, aynı zamanda güven unsurunu da dikkate alması, yolcunun havayolu işletmesine karşı bağlılığını güçlendirebilir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2024Deprem Felaketi Yaşayan Bireylere Uygulanan Psikoterapötik Müdahalelerin Etkinliğinin Meta Analiz ile Değerlendirilmesi
Uzun, Sevda; Semerci, Murat
Bu çalışma, deprem felaketi yaşayan bireylere uygulanan psikoterapötik müdahalelerin etkisini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır. Meta analiz niteliğindeki bu çalışma için, Haziran-Eylül 2022’de PubMed, Web of Science, Google Akademik ve YÖK Tez Merkezi veri tabanları taranmıştır. Taramalar yıl sınırlamasına gidilmeden yapılmıştır. Çalışmaya incelemeler yapıldıktan sonra 13 araştırma alınmıştır. Veriler meta-analiz ve öyküsel anlatım yöntemleri ile sentez edilmiştir. Bu meta analizde deprem felaketi yaşayan bireylere uygulanan psikoterapötik müdahalelerin etkin olduğu tespit edilmiştir (SMD: -1.200. %95 CI: -1.692- 0.707; Z= -4.776, p = 0.000. I2= %97.116). Ayrıca çalışmada araştırmanın yapıldığı ülke/kıtanın, kullanılan psikoterapötik müdahale çeşitlerinin bireylere uygulanan psikoterapötik müdahalenin etkinliği üzerinde rol oynadığı belirlenmiştir. Ayrıca bilişsel davranışçı terapi, psikoterapi ve akupunktur yönteminin deprem felaketi yaşayan bireylerde etkin olduğu saptanmıştır. Deprem felaketi yaşayan bireylere yapılan psikoterapötik müdahaleler bireylerde oldukça olumlu etkiler yaratmakta ve bireylerin ruh sağlığını olumlu yönde etkilemektedir. Deprem felaketi yaşayan bireylere bilişsel davranışçı terapi, psikoterapi ve akupunktur yöntemlerinin uygulanması önerilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Assessment of türkiye's provınces wıth health ınfrastructure ındıcators usıng descrıptıve analysıs and health ındex
Şimşek, Ahmet Bahadır
Health systems assessment is critical to ensure the sustainability of health services. The interest of researchers in analysing health systems, which intensified during the pandemic, is motivated by the opportunity to identify weaknesses and propose changes. Health systems analyses provide valuable feedback for policy makers, especially in developing countries, which struggle with obstacles such as limited resources, financial constraints and deficiencies in health infrastructure. As a developing country, Türkiye has been striving to ensure equal access to health services through its health transformation programme. In the last decade, developments such as the increase in Syrian migrants and economic contraction have negatively affected this effort. This situation motivates the need to analyse the current situation in the Turkish health system and provide suggestions for improvement. The literature on the Turkish health system mostly focuses on broad health system indicators such as health service accessibility, efficiency, quality and user satisfaction. This study focuses on assessing the accessibility of health infrastructure resources. In the study, health infrastructure indicators related to the Turkish health system are evaluated on a province basis for the period from 2012 to 2021. The evaluation is based on the descriptive statistics of the dataset and the province-based health index. The findings show changing trends and gaps in access to health services with the increase in population in the period 2012-2021. Some variables (e.g. population per hospital and population per bed) show low variances, while others (e.g. population per intensive care bed) show large differences. These differences may indicate unequal development and investment in health infrastructure. For policy makers, they emphasise the need to develop policies to address these inequalities and to distribute resources equitably. Analysing the health index values shows inequalities in access to health resources in different provinces of Türkiye as a score. In particular, while some provinces such as Isparta and Bolu stand out with consistently high index scores, lower index scores in other provinces such as Şanlıurfa, Mardin, Ağrı and Şırnak indicate that inequalities in access to health services are faced. This index identifies changes and gaps in the distribution of health resources and shows policy makers priority areas for intervention.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2024Afet Risk Algısının Afet Gönüllüsü Olma Tutumu Üzerine Etkisi
Doğru, Salih
Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane Üniversitesi öğrencilerinin afet risk algılarının afet gönüllülük tutumları üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışma kesitsel tanımlayıcı tiptedir. Veriler çevrimiçi anket yöntemiyle 01 Kasım 2023 – 01 Şubat 2024 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma evreni, Gümüşhane Üniversitesi 2023-2024 eğitim-öğretim yılı güz döneminde eğitim alan 23246 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmış olup evreni bilinen örneklem hesaplamasına göre örneklem sayısı 378 kişi olarak tespit edilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracında, sosyo-demografik bilgi formu ve üniversite öğrencileri afet risk algısı ölçeği oluşturmuştur. Sosyodemografik değişkenlerin tanımlanmasında yüzdelik ve standart sapma kullanılmıştır. Katılımcıların %70,4’ü kadınlardan oluşmaktadır ve 50,12’si sağlık bilimleri alanında ön lisans ve lisans öğrenimi gören öğrencilerden oluşmaktadır. Ayrıca çalışmaya katılanların %32,7’sinin de 1. sınıf öğrencisi olduğu belirlenmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler (t-testi, ANOVA) yapılmış olup kullanılan ölçeğin çalışma ile uyumunu tespit etmek için de doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre afet gönüllüsü olan öğrenci sayısının az olmasına rağmen diğer katılımcılara göre afet risk algılarının daha yüksek olduğu görülmektedir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin4İncele - MakaleAçık Erişim2024Sağlık Alanında Kadın Girişimcilikle İlgili Yayınlanmış Akademik Çalışmaların Bibliyometrik Analizi
Şahin, Havva
Çalışmada sağlık alanında kadın girişimcilik ile ilgili yayınlanmış akademik çalışmaların bibliyometrik analizini yapmak için “women entrepreneurs in health” anahtar kelimesi ile Web of Science (WoS) veri tabanından “tüm alanlar” seçimi yapılarak tarama yapıldı. 1990-2023 yılları arasında konuyla ilgili 247 makale çalışması yapıldığı sonucuna ulaşıldı. Çalışmanın verileri bibliyometrik analiz programı olan VOSviewer 1.6.20 ile yapıldı. Çalışma ile sağlık alanında kadın girişimcilik ile yapılan yayınların yılı, yayın yapan yazarlar, yayın yapılan ilgili konular, indeksler, yayın yapılan ülkeler belirlendi. VOSviewer programında analizler gerçekleştirilerek ortak yazar analizleri, atıf analizleri, anahtar kelime analizleri gerçekleştirildi. Elde edilen verilere göre konuyla ilgili en çok yayın 2021 yılında, en çok yayın yapılan alan işletme alanında, en çok çalışma yapan yazar Manavi Gupta, en çok çalışma indeksi Social Sciences Citation Index (SSCI), en çok çalışma yapılan ülke Amerika Birleşik Devletleri’dir. Türkiye ise sağlıkta kadın girişimcilik alanında yayın yapma sırasına göre 69. sırada yer almaktadır. Yazar atıf analizine göre en çok atıf alan yazar Kamal Naser’dir. Ülke atıf analizi yoğunluk haritasına göre en çok yayın yapan ülke Amerika Birleşik Devletleri’dir. Kurum atıf analizine göre National Health Service kurumu en çok yayın yapan kurumdur. Ortak yazar analizinde de en çok yayın yapan yazar Kamal Naser’dir. Yazarlar tarafından en çok kulllanılan “entrepreneurship” ortak kelimesidir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2024COVID-19’un QALY ve DALY Ölçütlerine Etkisi
Köse, Aslı
Amaç: Dünya’da COVID-19 salgını özellikle sağlık sistemleri olmak üzere birçok sistemi etkilemiştir. Sağlık harcamalarında artan talep maliyetlerin de artışına neden olmuştur. Dolayısıyla sağlık ölçütleri olarak kaliteye göre ayarlanmış yaşam yılları (Quality-Adjusted Life-Year; QALY) ve engelliliğe göre ayarlanmış yaşam yılları (Disability-Adjusted Life Year; DALY) başına düşen maliyetlerin değerlendirilmesi sağlık yöneticilerinin karar süreçlerini destekleyecektir. Bu sistematik derlemenin amacı, COVID-19’un QALY ve DALY ölçütlerine etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Sistematik derlemede PRISMA bildirgesi rehber alınmıştır. Araştırma stratejisinde üç elektronik veri tabanı kullanılmıştır: Scopus, Web of Science, PUBMED. Veri tabanları 01/01/2020-31/12/2022 tarihleri arasında taranmıştır. Taramalarda “COVID-19” and “QALY” ile “COVID-19” and “DALY” anahtar kelimeleri kullanılmıştır. Bulgular: Veri tabanlarından ulaşılan araştırma sayısı 352’dir. Ayrıntılı incelenen araştırma sayısı 290’dır. Derlemeye 37 çalışma dahil edilmiştir. Gerçekleşen ve tahmini verilere dayalı araştırmalarda farklı QALY ve DALY ölçütlerine ulaşılmıştır. Aşı, ilaç ve PCR testlerinin uygulanması ile elde edilen sağlık kazanımları da değişmiştir. Sonuç: COVID-19 pandemi döneminde QALY ve DALY sağlık çıktılarının ülkelerin sağlığa ayırdıkları kaynaklar ve sağlık sistemlerinin özelliklerine göre değişkenlik gösterdiği belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Sağlık Bilimleri Fakültesinde Öğrenim Gören Öğrencilerin İşsizlik Kaygısı Düzeylerini Belirlemesi: Kesitsel Araştırma
Aslan, Ramazan; Göktekin, Zekiye; Yıldız, Eyyüp
Bu araştırmanın amacı, kamuda istihdamı olan bölümler ile istihdamı olmayan bölümlerde okuyan öğrencilerin iş bulma kaygısı ve bu kaygıyı etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Araştırmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi (AYAY), Sağlık Yönetimi (SY) ve Hemşirelik bölümlerinde öğrenim gören tüm öğrenciler oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmış, kolayda örnekleme yöntemi seçilmiştir. 294 (%70,3)’ü kadın, 194 (%29,6)’ü erkek olmak üzere toplam 418 kişiye ulaşılmıştır. Katılımcıların %,84,6’sı KPSS’ye girmeyi düşündüğünü belirtmiştir. İkili ve çoklu karşılaştırmalar sonucunda, kaygı düzeyi en yüksek olan öğrencilerin kamu istihdamı olmayan Sağlık Yönetimi bölümünde olduğu, Aile gelir düzeyi iyi olan veya yabancı dil bilen öğrencilerin daha az kaygılı oldukları, AYAY bölümünde kadınların daha kaygılı olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex4İncele - MakaleAçık Erişim2024Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Hizmeti Veren Sigorta Şirketlerinin Performanslarının Değerlendirilmesi
Ağırbaş, İsmail; Coşkun, Gülizar
Bu çalışmanın amacı Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti veren sigorta şirketlerine ait veriler ile bir arada yorumlanabilen bir sonuç ortaya çıkararak Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti veren sigorta şirketlerinin performanslarının ölçülmesi ve ardından Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti satın almak isteyen bireylere karar verme konusunda öneri sunmaktır. Bu doğrultuda Türkiye Sigorta Birliği internet adresinde Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti veren sigorta şirketleri belirlenmiş ardından bu şirketlerin belirli kriterleri kullanılarak çok kriterli karar verme yöntemlerinden gri ilişkisel analiz yöntemi ile performans analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda en yüksek performansa sahip sigorta şirketi Allianz Sigorta A.Ş. olmuştur. Sektördeki tüm sigorta şirketlerinden daha düşük performansa sahip olanları kendilerine rekabet avantajı sağlayacak pazarlama ve satış stratejilerini geliştirerek sigortalı sayısını ve toplam prim üretimini arttırabilir. Bu doğrultuda Tamamlayıcı Sağlık Sigortası teminat paketi genişletilerek daha geniş bir kesime hitap edeceği düşünülmektedir. Bununla birlikte sağlık sigorta şirketlerinin Tamamlayıcı Sağlık Sigortası teminat paketlerinin kapsamını genişletilerek talebi arttırabileceği önerilebilir. Ayrıca sağlık sigorta şirketlerinin yaptıkları risk değerlendirmesi sonucunda hesaplanan prim düzeylerinin Tamamlayıcı Sağlık Sigortasını teşvik edici seviyeye indirilmesi önerilebilir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2024İş Yerindeki Maneviyat Engellerinin Proaktif Kariyer Davranış Üzerindeki Etkisinde Canlılığın Aracı Olumsuz Dedikodunun Durumsal Aracı Rolü: Sağlık Çalışanları Örneklemi
Bekar, Fevziye
Bu araştırmanın amacı duygusal olaylar teorisi ve duygusal değişim modeli temelinde maneviyat engelleri, proaktif kariyer davranış, canlılık ve olumsuz dedikodu değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma sağlık çalışanları örneklemi üzerinde yürütülmüştür. Kolayda ve kartopu örneklem yöntemi ile 912 sağlık çalışanına ait verilerin analiz yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi için AMOS 23, açımlayıcı faktör analizi ve basit doğrusal regresyon analizleri için SPSS 22, aracılık etki (model 4) ve durumsal aracı etki (model 7) analizleri için PROCESS MACRO v3.4 kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda maneviyat engelleri ile proaktif kariyer davranışı arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu ilişkide canlılık değişkeni düşük oranda aracılık etmekte olduğu ve maneviyat engelinin olumsuz etkisini azalttığı tespit edilmiştir. Olumsuz dedikodunun ise bu değişkenler arasında durumsal aracılık rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2024Entegre KFG Yöntemi ile İnsani Yardım Lojistiğinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Hatay Örneği
Peker, İskender; Ayvazoglu, Gülsah
Son yıllarda yaşanan olağanüstü durumlar ve insani krizler, insani yardım lojistiği alanında yapılan çalışmaların sayısını artırmıştır. Dünya genelinde ve ülkemizde meydana gelen afetlerde, insani yardım lojistiğinde yaşanılan sorunlar için çeşitli çözümler üretilmeye çalışılmışsa da bu çözümler genellikle bölgesel ihtiyaçlara uygun olmamıştır. Bu çalışmanın amacı, Hatay ilinde gerçekleştirilen insani yardım faaliyetlerinde karşılaşılan sorunları belirlemek ve bu sorunlara çözümler geliştirmektir. İnsani yardım lojistiği birçok aktörün yer aldığı karmaşık bir süreçtir. Bu karmaşıklık hem gereksinimlerin hem de karar kriterlerinin bir arada değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada, insani yardım lojistiği planlama sürecinde karşılaşılan sorunlara esnek ancak etkili çözümler sunabilecek bir model önerilmektedir. Bu model, Kalite Fonksiyon Yayılımı (QFD) yöntemi kullanılarak nitel ve nicel verilerin birleştirilmesini içermektedir. Bu çalışmada, Hatay ili özelinde insani yardım lojistiğinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmek üzere Delphi ve Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemlerinin Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) tekniğine entegre edildiği bir model geliştirilmiştir. Geliştirilen model doğrultusunda çalışma genel itibariyle üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada Delphi yöntemi kullanılarak ilgili literatür ve Hatay’da insani yardım hizmeti sunan kurum/kuruluş temsilcilerinin görüşleri dikkate alınarak insani yardım lojistiğindeki sorunlar tespit edilmiştir. Ardından bu sorunların öncelik değerleri (ağırlıkları) Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi ile belirlenmiştir. Son aşamada ise Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ilişki matrisleri sayesinde çözüm önerileri geliştirilmiştir. İnsani yardım lojistiği konusunda 14 sorun Delphi tekniği ile belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların AAS ile önceliklendirilmesi ile “Süreklilik-Sürdürebilirlik Eksikliğinden Kaynaklanan Problemler” en önemli sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Ardından uzaman görüşleriyle belirlenen 13 çözüm önerisi arasından “İnsani yardımların takip edileceği sistem oluşturulması” ise insani yardım lojistiğindeki sorunların bertaraf edilmesindeki en etkili çözüm önerisi olarak belirlenmiştir. Gelecekte benzer araştırmaların farklı bölgelerde veya ülkelerde daha fazla uzmanın katılımı ile gerçekleştirilmesi faydalı olacaktır. Ayrıca, çalışmanın bulguları, farklı çok kriterli karar verme yöntemleri ile karşılaştırılarak daha geniş bir perspektif sağlanabilir. Bu bağlamda, insani yardım lojistiği alanında entegre metodolojilerin kullanılması, sorunların daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasına olanak tanıyacaktır.
- MakaleAçık Erişim2024Evaluation of Health System Performance in the Member States of the European Union and the Organization of Economic Development and Cooperation
Köse, Aslı
The aim of this research is to evaluate the health system performance of the European Union (EU) and OECD member countries using the Organization of Economic Cooperation and Development (OECD) performance measurement approach. The data are taken from the OECD and Eurostat databases. According to the efficiency scores obtained through Data Envelopment Analysis, the relationship between the variables in the health system performance model was evaluated with Tobit Regression analysis. Furthermore efficiency ordering of health systems determined in help of super efficiency model. EMS and EViews programs were used to analyze the data. In 2011-2019, the health systems of OECD and EU member countries Greece, Ireland, Norway, Poland, Slovenia, Spain, Sweden, and Estonia were determined to be effective at the performance level according to Data Envelopment Analysis. It has been determined that the Czech Republic, Denmark, Germany, and Austria health systems are not effective at the performance level in three scale types. According to Tobit Regression analysis, it was determined that only life expectancy at birth was effective on health system performance among the variables in the OECD health system performance measurement approach.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3İncele - MakaleYalnız künye2024Almanya’ya Göç Eden ve Türkiye’de Yaşayan 60 Yaş Üstü Bireylerin Sağlık Durumları, Öznel Yaş Algısı, Yaşamın Anlamı, Yaşam Doyumları ve Sosyodemografik Özelliklerinin İncelenmesi
Kütük, Bahtım
Amaç: öç, yalnızca coğrafi bir hareket değil, aynı zamanda kültürel değişim ve psikolojik etkiler barındırır. Bu araştırmada, Almanya’ya göç etmiş ve Türkiye’de yaşayan 60 yaş üzeri bireylerin fiziksel ve mental sağlık durumları, öznel yaş algıları, yaşamın anlamı, yaşam doyumu ve bazı sosyoekonomik düzeyleri karşılaştırılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırma, Almanya’da (n = 24) ve Türkiye’de (n = 25) yaşayan 60 yaş üzeri 49 katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler, demografik bilgi formu, SF-12 Yaşam Kalitesi Ölçeği, Yaşamın Anlamı ve Yaşam Doyumu Ölçekleri ile öznel yaş algısı sorusu ve sosyoekonomik durum değerlendirmesiyle toplanmıştır. Bulgular: İki ülke arasında fiziksel sağlık, öznel yaş algısı ve eğitim düzeyi bakımından anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Almanya’daki katılımcılar daha iyi fiziksel sağlığa, daha genç bir yaş algısına ve daha düşük eğitim düzeyine sahiptir. Ayrıca yaşamın aranan anlamı açısından daha yüksek puan almışlardır. Korelasyon analizleri, Almanya’da öznel yaş ile yaşam doyumu ve eğitim düzeyi arasında negatif bir ilişki olduğunu; Türkiye’de ise fiziksel sağlık, öznel yaş ve yaşam doyumu arasında negatif, mental sağlıkla ise pozitif ilişkiler olduğunu göstermiştir. Her iki ülkede de gelir durumu ile sosyoekonomik düzey arasında güçlü bir pozitif ilişki saptanmıştır. Sonuç: Araştırma, göçün fiziksel ve mental sağlık, yaşam doyumu ve eğitim düzeyi gibi çeşitli alanlarda etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, akademik çalışmaların yanı sıra politika yapıcılar ve uygulayıcılar için de yol gösterici olabilir ve bu yaş grubuna yönelik müdahale programlarının geliştirilmesine temel oluşturabilir.
- MakaleAçık Erişim2024Sağlık Bölümlerinde Okuyan Üniversite Öğrencilerinde Sağlık Okuryazarlığı, Kardiyovasküler Hastalıklar Riski Bilgi Düzeyi ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışlarının İncelenmesi: Kesitsel Bir Çalışma
Aydın, Emine Büşra
Amaç: Çalışmanın amacı, üniversitede sağlık bölümünde okuyan öğrencilerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri, sağlıklı yaşam davranışları ve kardiyovasküler hastalıkların risk faktörlerine yönelik bilgi düzeylerinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma bir devlet üniversitesine ait sağlık hizmetleri meslek yüksekokulunda öğrenimine devam eden 374 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, demografik bilgi formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II (SYBDÖ-II), Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32 (TSOY-32), Kardiyovasküler Hastalıklar Risk Faktörleri Bilgi Düzeyi (KARRİF-BD) Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler, NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software paket program ile analiz edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırma tek yönlü varyans analizi ile yapılmış, alt grup karşılaştırması ise Tukey testi ile yapılmıştır. İki grup karşılaştırmasında bağımsız t-testi, değişkenlerin birbiri ile ilişkisinin tespit edilmesinde Pearson korelasyon analizi tercih edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalamaları 20,83±1,61 yıldır. Kadınların TSOY-32 ortalamaları erkeklerden daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). İkinci sınıf öğrencilerinin KARRİF-BD puan ortalamaları 1. sınıflardan daha yüksektir (p<0,05). Katılımcıların TSOY-32 ortalamaları ile SYBDÖ-II’nin kişilerarası ilişkiler, beslenme, sağlık sorumluluğu, stres yönetimi, manevi gelişim alt boyutları ve toplam puan arasında pozitif yönde zayıf korelasyonlar bulunmuştur (p<0,05). Öğrencilerin TSOY-32 ile KARRİF-BD ortalamaları arasında pozitif yönde zayıf korelasyon bulunduğu görülmektedir (p<0,05). Katılımcıların KARRİF-BD ortalamaları ile SYBDÖ-II kişilerarası ilişkiler, beslenme, manevi gelişim alt boyut puanları ve bu ölçeğin toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde zayıf korelasyonlar bulunmaktadır (p<0,05). Sonuç: Daha yüksek sağlık okuryazarlığı, daha yüksek sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve kardiyovasküler hastalıklara yönelik farkındalık ile ilişkilidir.
- MakaleAçık Erişim2024Pediatri Kliniklerinde Afgan Göçmeni Hastaların Ebeveynlerinin Yaşadıkları Güçlükler: Fenomenolojik Bir Çalışma
Top, Fadime Ustuner; Uzun, Sevda; Alver, Nazmiye Yıldız
Amaç: Bu çalışmanın amacı, pediatri kliniklerinde Afgan göç- meni hastaların ebeveynlerinin ya şadıkları güçlükleri fenomenolojik bir yaklaşımla değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Fenomeno- lojik araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, Türkiye’nin ku- zeyinde bulunan bir ildeki hastanenin pediatri klini ğinde çocu ğu tedavi gören 12 Afgan göçmeni ebeveyn ile yar ı yapılandırılmış de- rinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubuna ulaş- mak için amaçlama örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri tematik analiz kullan ı- larak değerlendirilmiştir. Çalışma, Niteliksel Ara ştırmayı Raporla- mak İçin Birleştirilmiş Kriterleri kontrol listesine göre yap ılmış ve raporlanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan ebeveynlerin yaş ortala- ması 31,66±8,27’dir. Katılımcıların 11’i kadın, tamamı Afganistanlıdır, ortalama çocuk say ısı 3,1±1,1 ve Türkiye’de kalma ortalama y ılı 3,3±1,7’dir. Verilerin analizinde 4 kategori (çocuğun hastalığının ebe- veyne olan etkileri, hastane ortamında yaşanan güçlükler, farklı bir ül- kede olmaktan kaynaklanan sorunlar ve sa ğlık hizmetleri konusunda beklentiler ve öneriler), 10 alt tema (ruhsal, fiziksel, sosyal etkiler ve durumlar, sosyokültürel sorunlar, dil ve ileti şim sorunları, sosyal des- tek algısı ve sağlık personelinden beklentiler) saptanmıştır. Sonuç: Dil ve iletişim probleminin ebeveynlerin ya şadığı en önemli sorunlardan biri olduğu saptanmıştır. Çocukların hastane sürecinde ebeveynlerin baş etmede zorlandıkları, aynı zamanda ruhsal, fiziksel ve sosyal aç ı- dan etkilendiği belirlendi. Benzer şekilde, göçmen nüfuslara yönelik bilgi boşluklarını doldurmaya yönelik stratejiler konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
- MakaleAçık Erişim2023Evaluation of the darfur crisis in the context of climate migration
Yılmaz, Vedat; Efşan, Nur Çelik
Climate migration, also known as environmentally induced migration, is commonly witnessed in African countries that experience serious difficulties in meeting basic needs such as drought, water scarcity, and food security due to limited resources. Climate-related stress experienced in Africa in the 21st century will continue with both horizontal migration within the continentand migration across borders. The aim of the study is to reveal the impact of “climate change” in Sudan’s Darfur Region, which is known to be one of the first examples of climate-related migration in the literature, and the impact of foreign (or international, one of them is enough) intervention to the migration patterns that paved the way of humanitarian crises in the region. For this reason, The study reveals that how the climatic changes in Africa led to political instability, social violence and a security threat. In the study, it was concluded that the macro powers (states such as the USA, China and Russia) that triggered the humanitarian crisis in Darfur will continue their goals of sharing Sudan's resources. It is foreseen that these states will escalate the crisis by taking advantage of the administrative weaknesses of the Sudanese Government in order to achieve this. It has been revealed that democracy, human rights and the environment will continue to be low politics issues in Sudan, which cannot calm down its domestic politics, and it has become more challenging to ensure the long-term sustainability of social peace. It is argued that the rise of violence in the region will affect the living conditions in camps consisting of various ethnic groups and cause new socio-political problems. In the study, in which Turkish and English literature were reviewed, it has been aimed to provide insights and develop recommendations for further research. It is expected that this study will contribute to the Turkish literature in this regard.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2İncele - Derleme MakaleYalnız künye2023Investigating life satisfaction: the case of refugees in ethiopia
Kocağ, Esra Karapınar
As several vulnerable groups in societies such as elderly people, people with disabilities, and children, refugees also draw attention to address their wellbeing due to increasing number of people seeking refuge across the world. The wellbeing of them is considered by either international institutions or national authorities since they are likely to need assistance to have a decent life. In this respect, this study focuses on life satisfaction which refers to a broad scope of elements of quality of life in the context of refugees in Ethiopia since this country provides an important shelter to considerable number of refugees in Africa. Using microdata from the World Bank’s Ethiopia Skills Profile Survey (ESPS-2017), this study finds that basic human needs, safety concerns, and financial concerns play significant role on refugees’ life satisfaction in Ethiopia.
AtıfOpenAlex3İncele - MakaleAçık Erişim2023Okul ve Yurtlar Tarafından Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerine Yapılan Acil Başvuruların Değerlendirilmesi
Ulutaşdemir, Nilgün; Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim; Ayker, Bereket Bülent; Çavuş, Kadir
Bu çalışmanın amacı hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine okul ve yurtlar tarafından yapılan acil başvuruların değerlendirilmesidir. Materyal ve Metot: Bu çalışma retrospektif, tanımlayıcı ve kesitsel bir çalışmadır. Araştırma verileri, 2010-2019 yılları arasında Gümüşhane İl Ambulans Servisi Başhekimliğine anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve yurtlara başvuran öğrencilerin kayıtları retrospektif olarak incelenerek toplandı. Toplam 4731 ilgili tıbbi kayda ulaşıldı. Bulgular: Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine okul ve yurtlar tarafından yapılan acil başvuruların %53,2'si lise yurtlarından, %28,3'ü liselerden, %15,2'si ilköğretim okullarından, %3,3'ü yatılı ilköğretim bölge okullarından ve %0,1’i anaokullarından oluşmaktadır. Sonuç: Gümüşhane İl Ambulans Servisi Başhekimliğine en fazla acil başvurunun 2015 ve 2016 yılı Ekim ayında ve travmaya bağlı olgular nedeniyle yapıldığı belirlendi.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1İncele













