Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Akyürek, Suat(9)
- Baltaci, Cemalettin(6)
- İlyasoğlu, Huri(6)
- Aykut, Memnune Kabakuş(4)
- Bor, Hakan(4)
- Kartal, Fatma Tayhan(4)
- Yuksel, Ferhat(4)
- Ödemiş, Murat(4)
- Bülbül, Kenan(3)
- Türkkan, Tuğba(3)
- Zemzemoglu, Tuba Eda Arpa(3)
- Ürkek, Bayram(3)
- Avcı, İbrahim(2)
- Aygül, İmdat(2)
- Burnaz, Nesibe Arslan(2)
- Evren, Savaş(2)
- Genç, Gökhan(2)
- Hendek, Muge(2)
- Kurtbeyoğlu, Emine(2)
- Kızılcık, Onur(2)
- Uludağ, Elanur(2)
- Uzun, Sevda(2)
- Yılmaz, Hacı Ömer(2)
- Özdemir, Özcan(2)
- İpek, Egemen(2)
- Şahinöz, Saime(2)
- Şengül, Mustafa(2)
- Akar, Bülent(1)
- Akbulut, Havanur(1)
- Akcan, Tolga(1)
- Aksu, Muhammet İrfan(1)
- Aktürk, Mehmet Yunus(1)
- Altın, Gökhan(1)
- Arli, Hatice(1)
- Arpa Zemzemoğlu, Tuba Eda(1)
- Arserim-Uçar, Dılhun Keriman(1)
- Ayna, Adnan(1)
- Bahar, Bilge(1)
- Beken, Hıkmet Gülçın(1)
- Bektaş, Müberra(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Türkiye’de hanehalkı sigara tüketiminin belirleyicileri
İpek, Egemen; Ergin, Miraç
Bu çalışmada, Türkiye’de yerleşik hanehalklarının sigara tüketimini etkileyen sosyo-ekonomik ve demografik faktörlerin 2014 TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) verileri üzerinden Çift Eşik ve Tobit yöntemleri yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Sigara tüketimi üzerinde etkisi olduğu düşünülen hanehalkı reisine ait demografik değişkenlerden eğitim seviyesi, medeni durum, cinsiyet ve yaş ile hanehalkı büyüklüğü çalışmada kullanılan sosyodemografik değişkenler olarak belirlenmiştir. Ekonomik değişken olarak ise hanenin bir yıl içinde elde ettiği toplam kullanılabilir gelir seviyesi kullanılmıştır. Kurulan modele ait katsayı tahminleri, katılım ve tüketim kararlarının farklı olduğunu varsayan Çift Eşik tahmin yöntemi ile bu kararları tek bir karar olarak ele alan Tobit tahmin yöntemleri yardımıyla elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen en önemli sonuç sigara tüketim ile katılım kararının farklı olduğu ve bu kararların sigara tüketimi üzerinde farklı etkilere sahip olduğudur. Analiz sonucunda hanehalkına ait demografik ve ekonomik değişkenlerin sigara katılımı üzerindeki etkisi düşük kalırken sigara tüketimi üzerinde önemli etkilere sahip olduğu görülmüştür. Bu durum özellikle katılım ve tüketim kararının ayrı olarak dikkate alınması neticesinde sigara tüketiminin etkilerinin daha detaylı olarak ortaya konulmasını sağlamıştır. Tahmin edilen katsayılar sigara tüketimini azaltıcı yönde en yüksek marjinal etkiye sahip olan sosyoekonomik değişkenlerin olan hane büyüklüğü ve eğitim seviyesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Derleme MakaleYalnız künye2021Food Literacy, Mindful Eating and Nutrition
Saka, Mendane; Bor, Hakan
Nowadays, with the developing technology, foods have started to take place on the shelves in many different ways by containing harmful and beneficial properties for health. As a result, it has become complicated and difficult for individuals to choose the right and needed food in this extreme food variety. In addition, with the effective fast lifestyle, eating habits have started to change differently than in the past. Therefore, changing nutritional habits (eating fast foods, eating fast, eating without mindfulness, etc.) due to the fast lifestyle lead to a decrease in healthy eating habits which is one of the most basic requirements for the continuation of life and the spread of unhealthy nutrition. As a result, these two situations increase chronic diseases and health expenditures caused by unhealthy nutrition. In this review article, it is aimed to reveal the definitions and importance of the concepts of food literacy, mindful eating and the relationship between these concepts with nutrition in order to provide the ideal health situation with an adequate and balanced diet in this increasing food variety and fast pace of life.
- MakaleAçık Erişim2021Statistical Analysis of the Fermented Dairy Products Consumption Habits of University Students
Ürkek, Bayram; Taş, Ahmet
Fermented dairy products have many beneficial effects on human health. But some fermented dairy products such as kefir are not consumed sufficiently. In this research, the determination of affecting factors of fermented milk products consumption habits of university students were aimed. The obtained data from 259 students in Gümüşhane University via questionnaire (online) were used. According to the results of the study, it was determined that the most preferred fermented milk product was yoghurt (87%) and the least was probiotic yoghurt (0.6%). It has been found that the plain kefir consumption ratio (1.2%) was lower than fruit kefir (35%). It has been found that consumption habits of fermented dairy products of 48.3% of the participants did not change by university training and 37.8% of the participants reported that their consumption decreased with university training. As a result, it was determined that the university education did not have a positive effect on consumption habits of fermented dairy products. Kefir that has many beneficial effects on human health had a low consumption rate. The conscious of fermented dairy products consumption should be gained before university training. So, to increase the consumption of fermented dairy products such as kefir, community awareness should be raised.
- Derleme MakaleAçık Erişim2021Moleküler Gastronomi Uygulamaları: Sous Vide Yöntemi
İlyasoğlu, Huri
Yiyeceklerin hazırlanması ve tüketilmesi sırasında oluşan olguları araştıran bilim dalı moleküler gastronomi olarak adlandırılmaktadır. Bilim ve teknolojinin birlikte kullanımı ile yiyeceklerin değişik şekillerle ve tatlarla tüketiciye sunulmasını sağlayan moleküler gastronomi alanında çalışmalar 1990’lı yıllarda başlamıştır. Sous vide pişirme tekniği moleküler gastronomi alanında kullanılan tekniklerden birisidir. Sous vide pişirme tekniğinde besinler vakumlu poşette sıcaklık kontrolünün yapılabildiği bir ekipmanda belirli bir sıcaklıkta ve belirli bir sürede pişirilir. Geleneksel pişirme yöntemleri (kaynatma ve buharda pişirme) ile kıyaslandığında sous vide tekniğinde yiyeceklerin besinsel ve duyusal kalitesinde daha az kayıplar meydana gelir. Bu derlemede moleküler gastronomi uygulamalarında kullanılan sous vide pişirme tekniğinin yiyeceklerin duyusal ve besinsel kalitesi üzerine etkileri irdelenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2021Geleneksel/alternatif tıp uygulamalarına yeni yaklaşım olarak beslenme ve yemek kültürü şalpazarı örneği
Dikici, Erkan; Sağlam, Ayşenur
20. yüzyılda hastalıkların tedavisi ve iyileştirilmesi konusunda modern tıp uygulamalarına oldukça fazla önem verilmiştir. Her ne kadar sağlık alanında bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında birçok yenilik gerçekleşse de, geleneksel/alternatif tıp uygulamalarından vezgeçil(e)memiştir. Herhangi bir bilimsel temeli olmayan, kanıta dayanmayan ve gündelik yaşam pratiklerinin bir yansıması olan geleneksel/alternatif tıp uygulamaları, daha çok kırsal kesimlerde yaşatıldığı düşünülmüş ve bu uygulamalar ile hastalıkların iyileştirilmesi hedeflenmiştir. “Ev tedavisi” olarak da tanımlanan geleneksel/alternatif tıp uygulamalarının birçok farklı türü olduğu bilinmektedir. Bitkisel karışımlarla tedavi, müzik terapisi, sürüngenlerle tedavi, hipnoz, akupunktur gibi en çok bilinen bazı örnekler, geleneksel/alternatif tıp uygulamaları içerisinde yer almaktadır. Bu çalışmanın konusu, geleneksel/alternatif tıp uygulamalarına yeni bir bakış açısı getirecek olan beslenme ve yemek kültürüdür. Sağlıklı yaşam ve beslenme açısından bakıldığında, beslenme ve yemek kültürünün sahip olduğu önem ve değer ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamdan hareketle çalışma, “beslenme ve yemek yeme eyleminin biyolojik bir eylem olmanın ötesinde, sosyolojik bir eylem olması” ve “geleneksel/alternatif tıp uygulamalarından birisinin beslenme ve yemek kültürü olduğu” varsayımları üzerine kurulmuştur. Bu varsayımı desteklemek amacıyla nitel araştırma yaklaşımlarından yüz yüze görüşme yöntemine başvurulmuştur. Böylelikle çalışmada, 2020 yılı Ağustos ayında (Trabzon) Şalpazarı’nda yaşayan Çepnilerle yapılan yüz yüze görüşmelerden elde edilen verilen ışığında, beslenme ve yemek kültürünün geleneksel/alternatif tıp uygulamalarından birisi olduğu yönündeki varsayımı, mutfak ve yemek kültüründen verilecek örneklerle ortaya koymak amaçlanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2021Food Banking in the Context of Food Security: Canada and the UK Country Cases
Beken, Hıkmet Gülçın
Food as a basic need can be evaluated on the ground of food security\rand the "right to food" approach. As institutions that collect, distribute,\rand provide complementary food and meals, food banks can be acted\rupon by the fact that access to food and food is a fundamental human\rright, as well as charity and philanthropy motivations, can be decisive.\rThe point that makes food banks open to debate is the long-term\rsustainability and adequacy of food banks and the support they provide.\rBesides, the existence and the generality of food banks can be\rinterpreted as the withdrawal of the state from its area of responsibility\rand its failure to fulfill its responsibility in this area. The structure of\rsocial support systems and state-individual relations through the\rexistence of food banks in the UK and Canada, among the examples of\rthe liberal welfare state, will be included in this study. The measures and\rpolicies taken within the scope of combating COVID-19 directly and\rindirectly affected food banks. Therefore, the impact of the recent global\rpandemic on the demand for food banks will also be included.
- MakaleYalnız künye2021CHİA (Salvia hispanica L.) İLAVESİNİN DONDURMANIN FİZİKOKİMYASAL VE DUYUSAL ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ
Şengül, Mustafa; Ürkek, Bayram; Gürmeriç, Hüseyin Ender
Bu çalışmada, %5, %10, %15 ve %20 oranlarında Chia tohumu (Salvia hispanica L.) ilave edilerek üretilendondurma örneklerinin fizikokimyasal ve duyusal özellikleri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, dondurmaörneklerinin %kuru madde, %kül, %protein ve ilk damlama zamanı değerleri chia tohumukonsantrasyonundaki artışa bağlı olarak yükselirken, %yağ, pH ve erime oranı değerlerinin düştüğübelirlenmiştir. Dondurma örneklerinin viskozite değerleri artan chia tohumu oranına bağlı olarakyükselmiştir. Chia tohumu ilavesi dondurma örneklerinin kolorimetrik özellikleri üzerinde önemlideğişiklilere neden olduğu ve L* ve beyazlık indeksi değerlerinin yükselen chia tohumu konsantrasyonu iledüştüğü tespit edilmiştir. Panelistler tarafından en yüksek duyusal puanlar kontrol örneğine verilmiştir. %5chia tohumu ilaveli örnekler renk ve görünüş, sakısımızsı yapı ve genel kabul edilebilirlik bakımındanistatistiksel olarak diğer chia içeren örneklerden daha yüksek puanlara sahip olduğu ortaya konulmuştur.Sonuç olarak, %5 oranında chia tohumu ilavesinin dondurmanın fizikokimyasal özelliklerini iyileştirmek veaynı zamanda besleyici değerini artırmak için doğal bir kaynak olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Dondurma, chia tohumu, fizikokimyasal özellikler, duyusal özellikler
- MakaleYalnız künye2021The Investigation of Macaroni Consumption Habits and the factors affecting of this of University Students
Yuksel, Ferhat; Muslu, Ayşe; Erdoğan, Simge; Dereli, Fatma Büşra
In this study, a survey was applied to the students of Gumushane University (1000 students) by using an interview technique to determine their thoughts about macaroni consumption habits and whether the macaroni products did not gain weight. While 89.1% of the students consumed macaroni, 10.9% did not prefer. According to the survey results, individuals consumed 3 to 5 (600-1000 g) macaroni on average per month. In consumption of its, the effect of advertisements, price and new macaroni varieties put on the market was low, but the shape of its was considered important in consumption. When the consumption levels of the students were examined according to macaroni types, it was determined that 46.4% preferred plain macaroni. When the main purpose of the study was the opinions of the students whether the macaroni did not gain weight, it was found that 67.2% of they gained weight and 32.8% have the opinion that they did not. The general answer of them to the cause of gain weight was shown that the macaroni is a carbohydrate source. In particular, this study on the macaroni consumed by students will be thought to light on both the producer and the consumer.
- MakaleYalnız künye2021Examination of the Mindful Eating Level by Gender: A Meta-Analysis Study
Bor, Hakan
This research’s aim is to perform a meta-analysis to\rsee if the level of mindful eating varies by gender. The\reffect sizes were calculated utilizing "Standardized\rMean Difference (SOF)", a Cohen's d analysis. Also,\rthe “Orwin Fail-Safe N Number, Duval-Trim\rTweedie's and Fill Method, Egger Regression Test and\rFunnel Plot method” were employed to look for\rpublication bias and it was identified there wasn’t a\rpublication bias in thisresearch. Within the scope of the\rresearch, through the literature review about the\rmindful eating level, 27 studies conducted between\r2016-2021 in Turkey were reached. In line with the\rinclusion criteria, 16 studies, 12 of which were articles\rand 4 of which were thesis, were examined in the\rresearch. The research's study group consisted of 8380\rpersons, with 3084 (36.7%) men and 5296 (63.2%)\rwomen. The papers examined in the analysis were\rfound to have a heterogeneous distribution (Q= 51.355,\rp=0.000<0.01; I2=70.79). Despite the fact that\rwomen's levels of mindful eating were greater than\rmen's in the random effects model, this difference was\rstatistically insignificant (Cohen's d=0.020).\rFurthermore, using the moderator analysis method, the\rlevel of mindful eating was re-evaluated according to\rthe sample subgroups (adolescent/adult) and after the\rmoderator analysis it was revealed that there was no\rstatistically significant difference on mindful eating\rlevel between the adolescent and adult sample groups\r(Qb=0.001, p=0.978>0.05). Findings of the research\rwere discussed in the light of existing mindful eating\rliterature.\rKeywords: Gender, Meta Analysis, Mindful Eating.
- Derleme MakaleYalnız künye2020Beslenme ve İşçi Verimliliği Arasındaki İlişki
Bor, Hakan
İş verimliliği için, işçilerin sağlıklı olmaları ve işe konsantrasyonları temel faktörler arasındadır. Bu nedenle, işçilerin sağlıklı olmaları adına sağlıklı bir yaşamı sağlayacak dengeli ve yeterli bir beslenme imkanına sahip olmaları gerekmektedir. Ancak gerek çeşitli sağlık problemlerinden gerekse iş yerlerinde sunulan yemek hizmetlerinin yetersizliğinden ötürü işçiler dengeli ve yeterli beslenme imkanına sahip olamamaktadır. Bu durum da iş yerlerinde işçilerin yetersiz beslenmeden kaynaklı sağlık problemleri yaşamalarına sebep olmaktadır. Sağlık sorunları nedeniyle iş yerinden alınan sağlık izinlerinin artmasıyla da iş gücü kaybından ötürü iş yerindeki verimliliğin azalmasına neden olmaktadır. Diğer yandan yetersiz beslenen işçilerde hipoglisemi nedeniyle oluşan konsantrasyon kaybı da iş kazalarını artırmaktadır. Bu durum, iş yerindeki işlerin aksamasına, iş verimliliğinin düşmesine ve yaralanan veya sakatlanan işçi için yapılacak sağlık harcamaları nedeniyle iş yerinin zarar etmesine neden olmaktadır. Bütün bunlar nedeniyle bu çalışmada, incelenen ve uygun bir şekilde derlenen literatür çalışmalarının yardımıyla işçilerin yaptıkları işlerin ağırlığına uygun olarak besinlerden almaları gereken günlük kalori ihtiyacının ne olduğu ve işçi beslenmesi, işyeri sağlığı, iş kazaları ve işçi verimliliği arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma sonucunda, işçi beslenmesinin iş verimliliği ve iş kazalarıyla kuvvetli bir şekilde ilişkili olduğu görülmüştür.
- Derleme MakaleYalnız künye2020Maternal Beslenme ve İlerleyen Yaşamda Obezite
Kartal, Fatma Tayhan; Helvacı, Gizem; Yabancı, Nurcan
Beslenme fetal genomun ekspresyonunu değiştirenve yaşam boyu sonuçları olabilecek ana intrauterinçevresel faktördür. Maternal dönemde, çok düşük veyayüksek enerji alımı, daha yüksek protein ve yağ alımıyenidoğanlarda obezite riskini arttırabilir. Bu durumcinsiyete göre değişmekle birlikte kızlar erkeklere göredaha savunmasızdır. Genel olarak gebelik sırasındayeterli ve dengeli protein ve enerji alımı yetişkinobezitesi için koruyucu bir faktör olabilir.Gebeliğin erken dönemlerinden itibaren yeterlidemir, krom, folik asit, vitamin B12 takviyeleriyenidoğanlarda obeziteyi önleyebilirken, aşırı folikasit, vitamin B12 gibi metil vitaminleri ile aşırımultivitamin alımı da obezite riskini arttırabilir.Annedeki mevcut obezite veya gebelik sırasındakiözellikle de ilk trimesterdeki aşırı vücut ağırlığıkazanımı da birçok komplikasyonun yanındayenidoğanlarda obez olma riskini de arttırır.Doğum ağırlığı ile BKİ, bel çevresi ve vücut yağyüzdesi arasında U-şeklinde bir ilişki vardır. Yapılançalışmalarda hem yüksek doğum ağırlığının hem dedüşük doğum ağırlığının sonraki yaşamda obezite riskiile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Optimal maternalbeslenme doğum ağırlığını ve annenin gebeliksırasındaki vücut ağırlığı kazanımını etkileyerekobezite riskini azaltabilir. Optimal beslenmeyi teşviketmek sadece optimal fetal gelişimi sağlamakla kalmaz,aynı zamanda ilerleyen dönemde obezite gelişmeriskini de azaltır.Bu derleme makalenin amacı, gebelikte maternalbeslenme ve maternal vücut ağırlığı kazanımı, anneninvücut ağırlığı ve bebek doğum ağırlığı ile çocukluk,erişkinlik gibi ilerleyen dönemde obezite gelişimi ileolan ilişkilerini yapılan çalışmalar eşliğindeözetlemektir.
- MakaleAçık Erişim2020Süt tozu katkısının ekmek kalite özellikleri ve işlevselliği üzerine etkisi
Burnaz, Nesibe Arslan; Hendek, Muge
Fonksiyonel gıdalar temel beslenmenin ötesinde insan sağlığı üzerinde potansiyel bir etkiye sahiptirler. Bununla birlikte hastalık riskini de azaltmaya yardımcı olurlar. Son yıllarda ekmeğin, zenginleştirilerek besin değerinin arttırılmasına yönelik çalışmalar önem kazanmıştır. Bu çalışmada, geleneksel ekmeğe, %2.5, 5, ve 10 olmak üzere farklı oranlarda süttozu eklenerek ekmekte kalite, antioksidan ve duyusal özellikleri açısından meydana gelen değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ekmek makinası ile üretilen ekmek numunelerinde, TPC (toplam fenolik içerik), FRAP (demir (II) indirgeyici antioksidan güç), DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil), ABTS (2,29-azinobis-(3-etilbenzotiyazolin-6-sülfonik asit) ve duyusal analizler yapılmıştır. Sonuç olarak, ekmek yapımında belli oranda süttozu katkısının duyusal özellikleri olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Toplam fenolik içerik 4.86 µg GAE/100g’dan 35.48 µg/100g’a artarken; DPPH, FRAP and ABTS seviyeleri sırasıyla 35.42, 39.17, 10.48 µM TEAC’dan 97.92, 61.11, 21.70 µM TEAC düzeyine yükselmiştir
- MakaleAçık Erişim2020Investigation of Some Physicochemical, Color and Sensory Properties of Mulberry Pestils Enriched with Coconut Flour
Yuksel, Ferhat; Yavuz, Busra; Baltaci, Cemalettin
The aim of this study was to investigate some physicochemical, color and sensory properties of mulberry pestils enriched with coconut flour at four different concentrations (0-2-4 and 5 g/100g). Following shaping of the enriched herle samples were dried and analyses were conducted. Moisture values of the pestils were in the range of 11.65-21.39 g/100g and increased significantly (p<0.01) with the addition of coconut flour. Viscosity values of samples decreased significantly (p<0.01) with the addition of coconut flour. The HMF contents of samples were determined in the range of 11.64-21.55 mg/kg. Maximum sucrose content (27.63 %) was found at 2nd sample while minimum sucrose content (24.61 %) was determined at 1th sample. No significant difference was determined for the color/appearance, firmness/softness, stickiness and overall acceptability scores of the samples (p >0.05) while there was significant difference smell/taste scores (p<0.05). Generally, the best of the trying of design was found to be 2nd design (included 2 g/100g coconut flour) by panelists. In this study, it was seen that a softer, generally accepted and alternative pestil can be produced by using coconut flour.
- MakaleAçık Erişim2020(Experiences of Gastro Tourists: A Qualitative Research in the Scope of Gastronomy Tours)
Kutukiz, Dogan; Akyürek, Suat
The aim of this study is to determine the experience components of gastro tourists participating in gastronomy tours. Thus, by providing a better insight from the experiences of gastro tourists; it is aimed to develop a number of recommendations for destination marketers and managers, businesses providing gastronomic services and stakeholders organizing gastronomy tours. For this purpose, semi-structured interviews were held with 35 people who have participated in different gastronomy tours and festivals. Besides, we participated in different gastronomy tours as a participant observer, and examined the online comments of tourists on the Tripadvisor website participating in the gastronomy tours. According to the findings, it was determined that the componentsof experience of gastro tourists consist of 4 themes and 25 codes. The themes achieved are experiences based on the product, relationship, activity and environment.
- MakaleYalnız künye2020Role of obesıty-rısk knowledge ın unı-versity students ‘ adoptıon of obesıty ta
Günay, Hamdi Furkan; Topal, Mehmet Hanefi
Obesity taxes are one of the prominent pub-lic solutions in the fight against obesity. Although not yet implemented in Turkey, it is important to investigate the perceptions and thoughts of so-ciety towards these taxes, given that it is some-times considered to be on the agenda. The aim of this study is to empirically examine the factors that influence the adoption of the obesity tax and the role of obesity-risk knowledge in the adoption of the obesity tax. Although various factors affec-ting the acceptability of obesity taxes are high-lighted in the literature, no study has been found to examine the impact of obesity-risk knowledge on the adoption of this tax. In this context, the data obtained from 430 students of Gümüşhane University were analyzed by multivariate statisti-cal methods. As a result of the analysis, it was fo-und that the level of acceptance of obesity taxes and the level of obesity-risk knowledge were qu-ite low. It has also been concluded that obesity-risk knowledge does not have a significant effect on the acceptability of obesity taxes, nor does it have a significant regulatory effect on other fac-tors. Significant effects of socio-psychological, economic and health factors have been identifi-ed in the adoption of the obesity tax. Among the recommendations highlighted in the study is that other solution policies such as education and in-formation activities should be implemented in the fight against obesity.
- MakaleAçık Erişim2019Adaçayı Tohumu (Salvia officinalis L.) Unu İle Zenginleştirilmiş Optimize Mısır Cipsin Depolama Yeteneklerinin Belirlenmesi
Yuksel, Ferhat; Baltaci, Cemalettin
Bu çalışmanın amacı yüzey yanıt metodu kullanılarak optimize edilmiş, adaçayı tohumu (Salvia officinalis L.) unu ilezenginleştirilmiş mısır cipslerinin 120 gün boyunca (0-40-80. ve 120. günlerde) depolama özelliklerin incelenmesi vebazı fizikokimyasal ile duyusal özelliklerin belirlenmesidir. Örneklerin su aktivitesi (a w ), a* ve peroksit değerleridepolama zamanı boyunca artarken kuru madde içerikleri önemli oranda azalmıştır (p<0.05). Örneklerin yağ, L* ve b*içerikleri depolama boyunca önemli bir değişim sergilememiştir (p>0.05). Genellikle, örneklere panelistler tarafındanverilen duyusal skorlar depolama zamanı artışı ile birlikte düşmüştür. Örneklerin renk değerlerinde herhangi bir değişimyoktur, fakat tat/koku, gevreklik ve genel beğeni skorları depolama boyunca azalmıştır (p<0.05). Adaçayı tohumu unuile zenginleştirilmiş mısır cipslerinin depolama özellikleri örneklerin herhangi bir koruyucu materyal içermemesindendolayı depolama zamanından etkilenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2019A Research on the Current Situation of the Red Meat, Chicken Meat and Fish Consumption Patterns in TRA1 Region (Erzurum, Erzincan, Bayburt Provinces)
Doğan, Nilgün
Animal protein-based diet is very important for balanced nutrition, both mentally and physically. Nutrition patterns of the developed countries, while in the foods of animal origin according to the FAO cereals and cereal products in Turkey ranks first in the most consumed food groups. In Turkey, 26 grams consumed animal protein per capita is provided 35% of from the meat. With this amount Turkey is behind the world regarding animal protein consumption. Animal-derived proteins include red meat, chicken meat and fish that contains omega3, which are easier to digest and help reduce heart disease. In this research, the consumption trends of households in the region have been determined and the current situation of the region tried to be determined in terms of balanced and high quality nutrition. In total 400 households have been interviewed to collect the data in TRA1 region which consists of Erzurum, Erzincan and Bayburt provinces. The proportion of those consuming three types of meat was 70% in Erzincan, 63.8% in Bayburt and 54.3% in Erzurum. The highest consumption of poultry (35%) was followed by Erzincan (20.3%) and Bayburt (6.7%), respectively. Red meat and fish consumption rates were found in a similar ratio in all three provinces.
- MakaleAçık Erişim2019Türkiye’de obezitenin sosyoekonomik belirleyicileri
İpek, Egemen
Bu çalışmada, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) yardımıyla belirlenen bireyin aşırı kilo veya obezete durumunuetkileyebilecek sosyoekonomik faktörlerin genelleştirilmiş sıralı logit (gologit) metodolojisi uygulanarakTürkiye için araştırılması amaçlanmıştır. Analizde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından oluşturulan 2014ve 2016 yıllarına ait Türkiye Sağlık Araştırması (TSA) veri setlerinden yararlanılmıştır. Gologit sonuçları,kadınların erkeklere, evlilerin ise bekarlara oranla obez olma risklerinin 2 kat daha fazla olduğunugöstermektedir. Aşırı kilo ve obeziteye yakalanma olasılıkları ile bireyin eğitim seviyesi ve fiziksel aktivitedurumu arasında güçlü negatif ilişki bulunmuştur. Özellikle haftalık en az 10 dakikalık yürüyüş yapılan günsayısı arttıkça bireylerin üçüncü sınıf obeziteye yakalanma ihtimali yarı yarıya azalmaktadır. Bireylere aitekonomik durum değişkenlerinden olan hane geliri arttıkça kişilerin aşırı kilolu veya obez olma ihtimalleri deartmaktadır. Gelişmiş ülke deneyimlerinin aksine gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye özelinde yapılançalışmalara paralel olarak, kişinin gelir seviyesi arttıkça toplam enerji ve toplam yağ alımının artacağı bunedenle aşırı kilo ve obezite riskinin artacağı tahmin edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2019Factors affectıng consumer attıtude ın organıc products and the types of purchasıng: sample of gümüşhane provınce
Avcı, İbrahim; Yildiz, Salih
The aim of this study is to examine the effects of perceived quality, perceived value, extrinsic attributes, past experience and lifestyles on attitude towards organic products and determine whether attitude towards organic products has effect on actual buying behaviour and repurchase intention. The survey form which was formed within the framework of the research was applied face to face to 420 consumers living in Gümüşhane province between 24 December 2018 and 7 January 2019. 408 questionnaires were included in the analysis after the elimination of 12 incomplete and incorrectly completed questionnaires. The data were analyzed by SPSS 21 and AMOS 24. As a result of analysis it was found that while lifestyle and extrinsic attributes have no significant effect on attitude towards organic products, perceived quality, perceived value and past experience have significant and positive effect.
- MakaleAçık Erişim2019Sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarının belirlenmesi
Uzun, Sevda; Zemzemoglu, Tuba Eda Arpa; Erem, Sinem; Uludağ, Elanur
Bu araştırma, Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde okuyan (17-30 yaş; 10.7 ±1.7 yıl) öğrencilerin beslenme alışkanlıklarının saptanması amacıyla planlanmıştır. Öğrencilerin (n=1271) %69.6’sı kız, %30.4’üerkektir. Araştırma verileri yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak anket formu yardımı ile toplanmış, araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu sosyo-demografik özellikler, beslenme alışkanlıkları ve besin tüketimsıklığı bilgilerini içermektedir. Beden Kütle İndeksleri’ne (BKİ) göre; öğrencilerin %86.5’inin normal BKİ’yesahip olduğu gözlenmiştir. Öğrencilerin %71.7’sinin yurtta kaldığı, %9.1’inin tanısı konulmuş hastalığa sahipolduğu, %36.6’sının beslenme eğitimi aldığı, %96.0’nın ana öğün atladığı, %67.0’nin en çok öğle öğününü atladığı, %65.7’sinin kuşluk ara öğününü hiç tüketmediği, %97.9’unun atıştırmalık ürünler tükettiği saptanmıştır.Beslenme alışkanlıkları incelendiğinde; öğrencilerin %52.4’ünün açıkta satılan yiyecekleri bazen satın aldığı, buöğrencilerin %81.8’inin bu yiyecekleri canları istediği için satın aldığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin kola-gazlıiçecekler ve fast-food ürünlerini en fazla haftada bir gün, sırasıyla %20.5 ve %26.5 oranında tükettikleri saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin ana öğün atlama durumlarının ve atıştırmalık tüketimlerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Bu nedenle üniversitelerde öğrencilere ayrıntılı beslenme eğitimi verilmesi ve sağlıklı beslenme konusunda daha ayrıntılı eğitim programların oluşturulması sağlanmalıdır.










