Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- Derleme MakaleAçık Erişim2025Gerobiyotikler, Yaşlanma ve Mikrobiyota
Konyalıgil, Nurefşan; Kurtbeyoğlu, Emine
Yaşlanma, birçok kronik hastalık ve işlevsel gerileme için ortak bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Yaşlı popülasyonda sağlığı koruma ve yaşam kalitesini iyileştirmede probiyotiklerin profilaktik kullanımının faydaları konusunda artan bir farkındalık vardır. Yaşlanmanın temel mekanizmalarını faydalı bir şekilde zayıflatabilen, fizyolojik yaşlanma süreçlerini azaltabilen ve böylece konağın sağlıklı yaşam süresini uzatabilen probiyotik suşları ve bunlardan türetilen postbiyotik ve para-probiyotikleri tanımlamak için yeni bir terim olan “gerobiyotikler” kullanılmaktadır. Gerobiyotiklerin kullanımı, gelecekte insanların sağlıklı yaşam süresini uzatmak için umut verici bir müdahale stratejisi olabilir. Ancak sağlıklı yaşlanmayı sağlamada etkili olduğunu gösterebilmek için daha fazla klinik çalışmaya ve daha uzun süreli müdahalelere ihtiyaç vardır.
- MakaleYalnız künye2025The interaction between the Mediterranean diet, obesity, and disease severity: A case–control study on psoriatic patients
Konyalıgil Öztürk, Nurefşan; Kurtbeyoğlu, Emine; Atuk Kahraman, Tutku; Çiçek, Betül; Çınar, Salih Levent; Borlu, Murat
Background: Psoriasis is a chronic inflammatory disease that can be influenced by nutritional status and dietary habits. In particular, adherence to the Mediterranean diet, known for its anti-inflammatory properties, is increasingly being investigated in relation to disease severity and nutritional status. Aims: This case–control study, including 50 psoriatic patients and 40 healthy controls, aimed to examine the correlation between adherence to the Mediterranean diet and disease severity, nutritional status, and disease presence in patients with psoriasis. Methods: The clinical severity of psoriasis was assessed using the Psoriasis Area and Severity Index (PASI) score. Anthropometric measurements were taken, and body composition was determined using bioelectrical impedance analysis. All participants’ Mediterranean Diet Adherence Screener (PREDIMED) scores and 24-h food consumption records were evaluated. Results: The body weight (BW), waist circumference (WC), hip circumference (HC), and fat mass (FM) values of psoriatic patients were found to be significantly higher than those of the healthy control group (p < 0.05). The PREDIMED score of psoriatic patients was found to be significantly lower than that of the control group (p < 0.001). A negative correlation was observed between the PREDIMED score and BW, FM, and HC (p < 0.05). PASI levels decreased as PREDIMED scores increased (r = −0.314, p = 0.048). According to logistic regression analysis, after adjusting for age and sex, the likelihood of being healthy was approximately 6.363 times higher in those with high adherence to the Mediterranean diet (p < 0.001). Conclusion: When psoriatic patients were compared with healthy controls, significant differences were observed in PREDIMED scores. Notably, greater adherence to the Mediterranean diet was associated with reduced disease severity, suggesting a potential mitigating effect even in the presence of obesity.
- Derleme MakaleAçık Erişim2023Maternal Beslenme, Mikrobiyota ve Krononütrisyon
Caferoglu Akin, Zeynep; Kurtbeyoğlu, Emine
Maternal beslenme, fetal büyüme ve gelişmede önemli bir rol oynar. Gebelik sırasındaki olumsuz beslenme koşullarının, bebekteki belirli organların yapısını ve işlevini kalıcı olarak değiştirebilmekte ve bunun da fetal programlanma aracılığıyla birçok yetişkin hastalığına yol açabileceği uzun zamandır bilinmektedir. Bağırsak mikrobiyotasının fetal programlanma hipotezine dahil edilmesi, maternal beslenmenin bebeğin sağlığı ve hastalığı üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Gebelik ve emziklilik dönemindeki maternal beslenme, annenin mikrobiyotasını etkilemekte, böylece gebelik ve erken yaşam sırasında bebeğe aktarılabilen bakteri havuzunu değiştirmektedir. Mikrobiyotanın bileşimi ve aktivitesinin değişmesi ise hem anne hem de bebeğin sağlığında önemli bir yere sahiptir. Diyetin kompozisyonu ve total enerji alımı ile bebeğin gelecekteki sağlığı ve hastalığının etkilendiğine dair kanıtlar oluşmaya başlamakla birlikte, sadece diyetin kompozisyonunun değil aynı zamanda diyetin zamanının (krononütrisyon) da önemli olduğu belirtilmektedir. Literatürde gece ağırlıklı beslenen annelerin diyet kalitesinin düşük, diyetin glisemik yükünün ve yağ içeriğinin yüksek, meyve-posa tüketiminin düşük olduğu bildirilmiştir ve bunun sonucunda hem anne hem de bebeğin sağlığını etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu derlemenin amacı; maternal beslenme, mikrobiyota ve krononütrisyon arasındaki ilişkileri incelemektir.


