Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Akyürek, Suat(9)
- Baltaci, Cemalettin(6)
- İlyasoğlu, Huri(6)
- Aykut, Memnune Kabakuş(4)
- Bor, Hakan(4)
- Kartal, Fatma Tayhan(4)
- Yuksel, Ferhat(4)
- Ödemiş, Murat(4)
- Bülbül, Kenan(3)
- Türkkan, Tuğba(3)
- Zemzemoglu, Tuba Eda Arpa(3)
- Ürkek, Bayram(3)
- Avcı, İbrahim(2)
- Aygül, İmdat(2)
- Burnaz, Nesibe Arslan(2)
- Evren, Savaş(2)
- Genç, Gökhan(2)
- Hendek, Muge(2)
- Kurtbeyoğlu, Emine(2)
- Kızılcık, Onur(2)
- Uludağ, Elanur(2)
- Uzun, Sevda(2)
- Yılmaz, Hacı Ömer(2)
- Özdemir, Özcan(2)
- İpek, Egemen(2)
- Şahinöz, Saime(2)
- Şengül, Mustafa(2)
- Akar, Bülent(1)
- Akbulut, Havanur(1)
- Akcan, Tolga(1)
- Aksu, Muhammet İrfan(1)
- Aktürk, Mehmet Yunus(1)
- Altın, Gökhan(1)
- Arli, Hatice(1)
- Arpa Zemzemoğlu, Tuba Eda(1)
- Arserim-Uçar, Dılhun Keriman(1)
- Ayna, Adnan(1)
- Bahar, Bilge(1)
- Beken, Hıkmet Gülçın(1)
- Bektaş, Müberra(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2019Üniversite öğrencilerinin probiyotik bilgi düzeyi ve tüketim durumlarının belirlenmesi
Arpa Zemzemoğlu, Tuba Eda; Uludağ, Elanur; Uzun, Sevda
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin probiyotik bilgi düzeyi ve tüketim durumlarını belirlemek amacıylaGümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma Şubat-Mayıs 2018 tarihleriarasında 1287 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma verileri anket yöntemiyle ve yüz yüze görüşülerek toplanmıştır.SPSS paket programı ile sayı-yüzdelik dağılımı hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t-testiuygulanmıştır. Öğrencilerin 896’sı (%69.6) kız, 391’i (%30.4) erkek ve yaş ortalamaları 20.76±2.35 yıldır.Probiyotik terimini bildiği ifade eden öğrenci yüzdesi %55.6 olarak ve probiyotik tüketen öğrenci yüzdesi ise %46.1olarak bulunmuştur. Kız öğrencilerin probiyotik bilgi düzeyinin daha yüksek olduğu ve erkek öğrencilerin iseprobiyotik tüketme durumumun daha yüksek olduğu bulunmuştur (P <0.05). Probiyotik bilgi düzeyi en yüksekbölümün Beslenme ve Diyetetik Bölümü olduğu ve probiyotik tüketim durumu en yüksek olan bölümün iseHemşirelik Bölümü olduğu belirlenmiştir (P <0.05). Geleceğin sağlık personeli olacak bu öğrencilere probiyotiklerhakkında yeterli bilgi verilmeli, probiyotik tüketimin önemi vurgulanmalı ve öğrencilerin farkındalığıgeliştirilmelidir.
- Derleme MakaleYalnız künye2019Çocukluk Çağında Obezite
Karadeniz, Havva; Erkuran, Hatun
Obezite, vücutta depolanan yağ miktarının fazla olması ile ortayaçıkan, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen bir enerji metabolizması bozukluğudur. Son 20 yılda tüm dünyada obezite sıklığındaartış gözlenmektedir. Türkiye’de yakın zamana kadar çocuklardakişişmanlık üzerinde pek durulmamış ve “şişman çocuk sağlıklı çocuk” anlayışı aileler tarafından yaygın bir biçimde kabul görmüştür.Ancak son yıllarda Dünya ile birlikte Türkiye’de de artan obeziteprevalansı ve çocukluk çağı obezitesi ile hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar gibi birçok hastalık arasında yakın ilişki olduğunun anlaşılması tüm Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de hemsağlık profesyonellerinin hem de toplumun çocukluk çağı obezitesinebakışını değiştirmiştir. Çocukluk ve adölesan döneminde başlayanobezitenin ileri yaşlarda da devam ettiği bilinmektedir. Bu nedenleerken dönemde bu olguların saptanması ve gerekli tedavi yaklaşımlarında bulunulması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı önemli birsağlık sorunu olan çocukluk çağı obezitesine dikkat çekmektir.
- MakaleAçık Erişim2019Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Fizik Kaygısı ve Depresyonun Yeme Bozukluğu Riski ile İlişkisi
Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş
Amaç: Üniversite öğrencileri yeme bozuklukları açısından risk altında olan gruplardan biridir. Bu çalışma üniversiteöğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun yeme bozuklukları ile ilişkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır.Bireyler ve Yöntem: Yaş ortalaması 20.6±1.7 yıl olan 318 öğrenci üzerinde yapılan bu çalışmada yeme davranış bozukluğuriskini saptamak için Yeme Tutum Testi (EAT-26) ve REZZY (SCOFF) Yeme Bozuklukları Ölçeği, depresyon varlığını saptamakiçin Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), bireylerin fiziksel görünüşlerinin başkaları tarafından değerlendirildiğinde hissettiklerirahatsızlık düzeyini ölçmede ise Sosyal Fizik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır.Bulgular: EAT-26 ve REZZY ölçeklerine göre öğrencilerin sırasıyla %20.1’inin ve %28.6’sının yeme bozukluğu riski altındaolduğu belirlenmiştir. Yeme davranış bozukluğu riski sosyal fizik kaygı (r=0.345, p=0.000) ve depresyon düzeyi (r=0.247,p=0.000) ile anlamlı olarak ilişkilidir. Yeme davranış bozukluğu riski ve beden kütle indeksi arasında anlamlı, pozitif birilişki saptanmıştır (r=0.248, p=0.000). Ayrıca hafif şişman ve obez kız öğrencilerde sosyal fizik kaygı düzeyinin daha yüksekolduğu bulunmuştur (p<0.05).Sonuç: Üniversite öğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun, öğrencilerin yeme bozukluğu riskiyle karşı karşıyakalmalarına neden olabileceği görülmüştür. Bu durum dikkate alınarak yeme bozuklukları ve neden olan faktörlereyönelik daha büyük örneklemde çalışmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Riskli gruplarda (cinsiyet olarak kız, hafif şişmanobez,depresyon varlığı vb.) kısa ölçeklerin (REZZY vb.) uygulanması ve vücut ağırlığının izlemi ile düzensiz yeme şekillerideğerlendirilerek, olası bir depresyon ve beraberinde gelişebilecek olası bir yeme bozukluğunun önüne geçilebilir.
- MakaleAçık Erişim2018Enhancement of bioavailable micronutrients and reduction of antinutrients in foods with some processes
Hendek, Muge; Bektaş, Müberra
The most of plant foods, nuts and cereals contain antinutrient compounds. They reduce to mineralbioavailability and protein absorption of foods thanks to their chelating properties. They causes tomicronutrient malnutrition and mineral deficiencies. The micronutrient malnutrition is a widespreadglobal health problem not only in developing but also in many countries. Increasing micronutrientintake in food through food processing based approaches is a sustainable method of prevention ofmicronutrient malnutrition which should be achieved through food diversification. There are traditionaland technological methods that provide reducing of antinutrient compounds.The pretreatmentand processing techniques as soaking, fermentation, germination, debranning, and autoclaving areeven traditional methods which use generally in consumption of foods.Removing antinutrients, thebioavailability of some cation (Ca, Fe and Zn) and the absorption of proteins make to increase andconsequently nutrition value of food increase. It is possible to reduce antinutrient factors by usingdomestic or industrial basic food processing techniques alone or in combination.This review focusedon various methods to reduce antinutrients in food such as phytic acid, tannin, and oxalate in foodgrain to improve nutritional quality of foods.
- MakaleAçık Erişim2018Gümüşhane İlindeki Bazı Hazır Gıda Restoranlarından Alınan Parmak Patates Kızartmaların Fizikokimyasal ve Yağ Asitleri İçeriği ile Duyusal Karakteristikleri Açısından İncelenmesi
Postaoğlu, Semanur; Varelci, Sema; Yuksel, Ferhat; Baltaci, Cemalettin
Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane şehrindeki hazır gıda (fast food) restoranlarında satılan patates (parmak) kızartmaların insan sağlığınaetki eden bazı içeriklerini istatistiksel olarak incelemektir. Bu kapsamda 5 firmadan (A, B, C, D, ve E firmaları) temin edilen patateskızartmaların bazı fizikokimyasal ve yağ asitleri içerikleri ile duyusal karakteristikleri araştırılmıştır. Örneklerin yağ içeriklerinin 21,03–41,63 g/100g aralığında değiştiği ve yağ içeriklerindeki değişimin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (P<0,05). Örneklerinperoksit değerleri 1,40–15,35 meqO2/kg aralığında değişim göstermiş olup aralarındaki fark istatistiksel olarak yine anlamlı bulunmuştur.Örneklerin doymuş yağ asitleri ise %45,71–48,14 aralığında değişim göstermiştir. Trans yağ asidi sırasıyla D ve E firmalarında % 0,09–0,18 olarak tespit edilmiş olup diğer firmalarda gözlemlenmemiştir. Örneklerin L* ve a* değerleri anlamlı bulunmuş fakat b* değerlerindeherhangi bir anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Duyusal analiz sonucuna göre panelistler tarafından örneklerin genel beğeni skorları için Cfirması diğer firmalara göre düşük beğeni almış olmasına nazaran diğerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespitedilmemiştir. Genel olarak Gümüşhane şehrindeki hazır gıda restoranlarından alınan parmak patates kızartmaların Türk Gıda Kodeksine uygun olarak üretildiği belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2018Investigation of similarities and differences of turkish and spanish cuisine cultures
Akyürek, Suat
Eating-drinking is a biological need as well as consist of materialelements satisfying the needs of societies and individuals. Eating-drinking habit which is an indispensable element of the culture, assumesmany functions from the past until now such as being a status symbolin society, means of communication, means of spare time andentertainment and making different cultures closer. The cuisine cultureare the accumulations which contain the food/beverages that a nationconsumes, preparation of such food/beverages and the tools andmaterials used in protection of them. A formation of a cuisine culture ispossible by ages of accumulation and interaction. Turkish and Spanishcuisines are one of the richest cuisines of the world in terms of their longstanding historical past, rich content and cultural features they possess.In this context, it is important to review similar and different aspects ofthese two rich cuisine cultures. In this regard, it is aimed to revealsimilarities and differences between Turkish cuisine culture and Spanishcuisine culture. In addition to this, in the food and beverage field whichis one of the leading sectors of today, cuisine culture of the region thattourists visit should be known in order to give better service to tourists.Accordingly, secondary sources were used during data collection processin this study which is designed as literature review. Besides, Turkish andSpanish cuisine cultures were observed, similar and different aspectswere tried to be identified. According to the results of the research, it isseen that there are many similarities between Turkish and Spanishcuisine.
- MakaleYalnız künye2018Effect of Pomegranate on Blood Pressure: A Meta-Analysis Study
Doğan, Melike Demir
Pomegranate, a fruit peculiar to The Middle East, has been used in traditional medicine for centuries. According to in vivo and in vitro studies; pomegranate and its juice have effects such as increased insulin sensitivity, α-glucosidase inhibition, reducing cholesterol, and therapeutic hypoglycemic effect. In the light of this information, this study was conducted to determine the effect of pomegranate on blood pressure reduction. Randomized controlled clinical trials were reviewed on Pubmed, ISI Web of Sciences and Google Scholar databases. 8 randomised controlled trials were included in meta-analysis. Results of blood pressure obtained at the end of pomegranate studies were evaluated. When the standardised mean difference value of pomegranate and placebo groups was calculated to evaluate the effect of pomegranate on reducing the diastolic blood pressure, this value was found to be -0.255 (95% CI: 56.31-87.96). When the standardised mean difference value of pomegranate and placebo groups was calculated to evaluate the effect of pomegranate on reducing the systolic blood pressure, this value was found to be -0,160 (95% CI: 16,10-80,65). As a result of this meta-analysis, it was observed that pomegranate could reduce diastolic and systolic blood pressure.
- MakaleYalnız künye2018A Comparative Study on Health Literacy Levels of University Senior Students
Sahinoz, Turgut; Şahinöz, Saime; Kıvanç, Aydın
Health literacy; is to protect and improve the health of the people and to improve their health; interpreting and understanding health information and services. The aim of this study is to determine the level of health literacy of senior university students. The research is a descriptive study. The study's universe consisted of 393 students in the 4th grade of the health related departments of the Faculty of Health Sciences of Gümüşhane University. Sampling method has not been used. Turkey Health Literacy Scale-32 and Turkey Health Literacy Scenario Scale were applied to 344 students who accepted to participate in the survey in classes under observation by researchers. The obtained data were analyzed with the SPSS 16.0 statistical package program on the computer. Chi-square test, Student's t test and variance analysis were used for statistical analysis. The student’s Turkey Health Literacy Scale-32 average was determined as 66.19 ± 16.05 in the research group. Of the students in the study group, 28.5% have inadequate, 29.3% have problem-limited, 38.4% have adequate, and 3.8% have a perfect level of health literacy. When the Turkey Health Literacy Scale-32 index evaluation and Turkey Health Literacy Scenario Scale evaluation of the students in the study group was compared according to their department statistically significant difference was found (p≤0.05). Nursing and Nutrition and Dietetics students were found to have a higher level of health literacy than the others and when their curriculum was examined, it has been found out that they had taken "health literacy course" and that this course did not exist in the curriculum of Health Management and Occupational Health and Safety departments. In order to increase the level of health literacy of the community heal
- MakaleYalnız künye2018Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencileri ve Öğretim Elemanlarının Fonksiyonel Besin Farkındalığı
Kartal, Fatma Tayhan; Aygül, İmdat; Yıldırım, Şeyma; Sayıbakan, Ayşe Şura; Çakar, Güllü; Akbulut, Havanur
Fonksiyonel besinlerin sağlığa yararlı etkileri nedeniyle gıda endüstrisi bu alanda kendini geliştirmekte ancak fonksiyonel besinlerin tüketici algılarına yönelik yapılan araştırmalar sınırlı kalmaktadır. Bu çalışmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde yer alan öğretim elemanları ve öğrencilerin fonksiyonel besinlere yönelik farkındalıklarının saptanması amaçlanmıştır. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere ve öğretim elemanlarına aydınlatılmış onam formu imzalatılmış ve katılımcıların genel özellikleri, fonksiyonel besin hakkındaki bilgi düzeyleri, fonksiyonel besinleri kullanma ve genel beslenme alışkanlıklarını içeren bir anket formu yüz yüze görüşme tekniğiyle araştırmacılar tarafından uygulanmıştır. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri araştırmacılar tarafından yöntemine uygun olarak alınmıştır. Genel olarak katılımcıların %91’inin sıklıkla sağlıklı yaşlanma, zayıflama, kalp damar hastalıklarından korunma gibi çeşitli nedenlerle fonksiyonel besinleri tükettikleri bulunmuştur. Yaygın olarak tüketilen fonksiyonel besinler arasında domates, probiyotikli süt ve yoğurt, kahve, omega-3 ilaveli ürünler, tam tahıllı ekmek ve zeytinyağı vardır. Katılımcıların fonksiyonel besinler hakkında bilgi sahibi olma durumları kişilerin yaş gruplarına, eğitim düzeylerine ve öğrencilerin bölümlerine göre farklılık göstermektedir (p<0,05). Ayrıca katılımcıların büyük çoğunluğu fonksiyonel besinler hakkında bilgiye diyetisyen (%58), diğer sağlık çalışanları (%19) ve okul-üniversite (%13) aracılığıyla ulaştığında güvenebileceğini bildirmiştir. Bu sonuçlar fonksiyonel besinler hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu ve fonksiyonel besinlerin sağlığı geliştirici yönlerinin diyetisyen ve diğer sağlık çalışanları tarafından aktarılması gerektiğini göstermektedir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2018Using of Weeds as Food in Eastern Anatolia Region
Kaplan, Benay; Okcu, Zühal
Several herb can grow naturally thanks to climate and geographical features of Turkey. Although there are approximately one million weed in the world, there are still many unidentified weeds. While more than ten thousand weeds are used as a food, only 3000 weeds species are cultivated in Turkey. Eastern Anatolia region is one of the most important regions of Turkey in terms of consuming weeds. The rate of endemic plants is higher in this region, most of them are important economically, because they can be used as a medicinal plants, spices, ornaments, dyes or food. Not only these are utilized as raw or cooked food but also flavorant.
- MakaleYalnız künye2017(A New Cuisine Trend: Living Cuisines)
Akyürek, Suat; Erdem, Barış
Competition organizations living in the business world are pushing for innovation every year. In this context, it is argued that today, organizations' ability to remain competitive depends on their ability to offer different products / services from competitors. Although studies on the phenomenon of innovation have increased in tourism literature in recent years, studies on the axis of the subject food & beverage business are still limited. In this research, the focus is on the "living cuisine", which is regarded as a new trend in the food & beverage industry. In this context, the researchers tried to determine the perceptions of the cooks and food & beverage department managers who use or are aware of the living cuisine applications in the hotel business. Survey data were collected by questionnaire. In the survey conducted on 65 samples working in Bodrum five-star hotel business, it was determined that the participants perceive the living cuisine applications in a very positive way and have a very positive opinion on the contribution of this new cuisine trend
- MakaleYalnız künye2017Üniversite Öğrencilerinin Süt ve Süt Ürünleri Tüketim Alışkanlıkları ve Etkileyen Faktörler
Ozdemir, Merve; Şahinöz, Saime
Bu araştırma üniversite öğrencilerinin süt ve süt ürünleri tüketim alışkanlıklarını ve bu alışkanlıkları etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kesitsel bir araştırmadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket çalışması 120 öğrenciyle yapılmıştır ve her bir öğrenciye 21 soru yöneltilmiştir. Araştırma sonucu elde edilen veriler paket yazılımı kullanılarak değerlendirilmiştir. Öğrencilerin % 41,7’sinin düzenli süt içme alışkanlığının olduğu ve % 30’unun hiç süt tüketmediği belirlenmiştir. Ankete katılan öğrencilerin % 59,1’i süt içme alışkanlığını 0-6 yaş döneminde kazandığını ifade ederken % 44,5’i üniversite hayatının süt ve süt ürünleri tüketimlerini azalttığını düşünmektedir. Öğrenciler süt ve ürünleri tüketiminin teşviki amacıyla yapılan reklam ve propaganda çalışmalarının yetersiz olduğunu ve tüketimin artmasında da en önemli aracın aile ve aileden gelen alışkanlıklar olduğunu belirtmişlerdir. Öğrencilerin gelir düzeyi ile süt tüketme sıklıkları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
- Derleme MakaleYalnız künye2017Micronutrient malnutrition in nutritional support? or enrichment?
Aykut, Memnune Kabakuş
Today, health problems related to nutrition have a great deal. Regulation of individual nutrition programs, nutrient enrichment, vitamin-mineral supplements and health improvement and disease control to prevent nutritional problems are important public health strategies. In order to select the most suitable method, it's necessary to identify the present health problem as well as knowing the addressed population. Serious health problems may arise in deficiencies of vitamin-mineral, known as micronutrients. In such cases, nutritional support comes to the fore if there is an individual deficiency; however, the use of food-fortification policy may be a correct step if there is a deficiency, and dependent disease-conditions, in the population at large. But it is important to know the upper intake levels well to avoid any toxicity
- MakaleYalnız künye2016Daily life on the role of consumer cases investigating in the child magazine in terms of gender
Taşdelen, Birgül
In this study the question will be searched that what kind of value judgement Winx and Cartoon Network child magazine offer to children in the period of primary education between 7-13 years old in terms of gender roles in the Turkey. Studies based on the content analysis is limited to stories, posters, gift and ads analysis of Winx and Cartoon Network magazines in the number published in January 2016. Findings reveal existence of presentations about gender roles and the boys and girls behave according to gender roles through this presentation in the children's magazine, which is a mass communication tool. In the analyzed journals, it is seen that, both vaccination of children consuming emotion and it was used as a tool of the children's magazine for reproduce and maintain of the traditional roles of men and women. As a further analysis of the results, it seems to be at the forefront of visuality, move away from the written culture and intensity of posters, illustrations and instead of long stories short comics that use. In light of the findingsthese results are issued, present of their children's magazines away from the main function from the training function
- MakaleYalnız künye2015(Culinary Culture from Mesopotamia to the Present)
Özkaya Durlu, Fügen; Duzgun, Ertugrul
Today, in many parts of the world, there are many societies as a social, cultural, economic, and religion belief. Due to the differences mentioned in this community, different culinary cultures from one another in the process formed. Lived in different geographies and climates, many cultural civilization to examine the interaction of these communities who have been in the cultural interaction has been the aim of the research. For this purpose, where the first settlement was described chronology seen starting from Mesopotamia to the present day. Then information provides relating to the development of international cuisine still maintaining the assets. However, development of adventure in Anatolia Turkish cuisine is also described. The final section of the study was cultural heritage of the countries of the culinary culture of the not for lack of suggestions for the tourism sector.
- MakaleYalnız künye2014Üniversite Öğrencilerinin Nargile İçme Davranışları ve İlişkili Sosyodemografik Özellikleri
Haznedaroğlu, Dilek; Bertan, Münevver; Güçiz Doğan, Bahar; Ozcebe, Hilal; Önal, Ebru İnal
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, üniversitelerin birinci ve dördüncü sınıflarında okuyan öğrencilerde nargile içme yaygınlığını belirlemek, nargile içme ile ilişkili sosyodemografik faktörleri incelemek ve koruyucu önlemlere yönelik uygulanacak programlara katkı sağlamaktır. YÖNTEM: Uluslararası Çocuk Merkezi'nin yürütmüş olduğu Üniversite Birinci ve Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Adolesan Dönem Bilgi ve Yaşam Tarzlarının Belirlenmesi Araştırması-2009 ülkemizdeki dokuz üniversitedeki Fen-Edebiyat, Eğitim ve Tıp Fakültelerinin birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerini kapsamaktadır. Toplam 5.221 öğrenci üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Veriler, SPSS 16.0 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Birinci sınıfta okuyan öğrencilerin %18,9'u, dördüncü sınıfta okuyan öğrencilerin ise %24,5'i nargile içtiğini belirtmiştir (p<0.001). Birinci sınıf öğrencileri arasında; erkek olanlar (%27,4), anne öğrenim durumu lise (%28,0) ve baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olanlar (%24,9), fen edebiyat fakültesinde okuyanlar (%21,0), yalnız evde yaşayanlar (%39,3) ve ekonomik durumunu iyi olarak ifade edenler (%21,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05). Dördüncü sınıf öğrencilerinde erkek (%33,1), anne-baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olan (%35,9-%28,5), fenedebiyat fakültesinde okuyan (%28,6), evde arkadaşlarıyla yaşayan öğrenciler (%29,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05) SONUÇ: Nargile içimi gençler arasında sigara içimi gibi oldukça yaygın bir davranış haline gelmektedir. Nargile içimi özellikle sosyoekonomik statüleri yüksek olan gençlerde daha fazladır
- Derleme MakaleYalnız künye2014Saccharomyces boulardii'nin Fermente Süt Ürünlerinde Kullanımı
Erkaya, Tuba; Ürkek, Bayram; Şengül, Mustafa
İçerdikleri yararlı mikroorganizmalar sayesinde fermente süt ürünleri fonksiyonel gıdalar arasında önemli bir yere sahiptirler. Ticari amaçla kullanılabilen probiyotik bir maya olan Saccharomyces boulardii'nin probiyotik mikroorganizmalar içeren biyoyoğurt mikroflorası ile birlikte kullanıldığı zaman probiyotik mikroorganizmaların gelişmesini teşvik ettiği ve probiyotik bakterilerin canlılığını sürdürmesine katkıda bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca, S. boulardii diğer bakteri türlerinden farklı olarak antibiyotiklere karşı daha dirençli olup mide asidi ve safra salgısından da etkilenmezler. Bu özelliklerinin yanı sıra S. boulardii terapötik etkisi olan bir biyo ajandır. Terapötik olarak antibiyotik kaynaklı ishallerde, akut ishal, tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonlarında, bebeklerde rotavirüsün neden olduğu ishallerde, iltihaplı bağırsak enfeksiyonlarında ve laktoz malabsorbsiyonunun engellenmesi gibi amaçlar için de kullanılmaktadır. S.boulardii'nin birçok terapötik özelliği olmasına rağmen S.boulardii içeren bir fermente süt ürünü bulunmamaktadır. Bu derlemede biyoterapötik olarak kullanılan S. boulardii'nin fermente süt ürünlerinde kullanımı ve terapötik etkileri hakkında bilgi verilerek ve fermente süt ürünlerinde kullanımına dikkat çekilmeye çalışılacaktır.
- MakaleYalnız künye2014The relationship between serum lipid levels, high blood pressure and obesity in children
Kürtüncü, Meltem; Tanır, İbrahim Murat; Yigitbas, Cagla; Demirbag, Birsel Canan
Amaç: Bu çalışmanın amacı sağlıklı çocuklarda serum lipit, kolesterol ve obezite seviyesini tespit ederek, bunlar arasında ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Yöntemler: Örneklem grubunu Nisan-Mayıs 2011 tarihleri arasında Zonguldakta Gelik ilköğretim okuluna devam eden, hekim tarafından tanı konulmuş kronik hastalığı ve sürekli kullandığı bir ilacı olmayan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 103 öğrenci oluşturdu. Bulgular: Öğrencilerin yaşları ile VKİ (Vücut Kitle İndeksi) ortalamalarına bakıldığında; 13 yaşta VKİ ortalaması (21,03 ± 0,23), 14 yaşa göre (20,05 ± 0,20) daha yüksek olup bu farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p=0,002). Öğrencilerin boy, ağırlık, VKİ, tansiyon, AKŞ (Açlık Kan Şekeri), kolesterol, LDL (Low Density Lipoprotein), HDL (High Density Lipoprotein) seviyeleri arasındaki ilişkiye bakıldığında; boy-ağırlık (r=0,472; p<0,001); boy-tansiyon (r=0,432; p<0,001) ile boy-AKŞ (r=0,332; p=0,001) arasında pozitif yönde anlamlı ilişki görüldü. Sonuçlar: Sonuç olarak, çocukluk çağında yapılacak sağlık muayenelerinde kan basıncı, kolesterol, LDL, HDLnin izlenmesi yalnız obezite için değil; çocuklara yö- nelik beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlık ve eksikliklerin erken teşhisinde de önemli olduğu kanısına varıldı.
- MakaleYalnız künye2013Farklı Yerleşim Sıklığı ve Aydınlatma Programlarının Broyler Etlerinde Renk, pH ve TBARS Değerleri Üzerine Etkisi
Aksu, Muhammet İrfan; Das, Huseyin; Sabuncuoğlu, Nilüfer; Lacin, Ekrem; Coban, Omer
Farklı aydınlatma programı ve yerleşim yoğunluğunun broyler etlerinde renk, pH ve TBARS parametreleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülen denemede, 320 adet bir günlük erkek civciv (Ross 308) kullanılmıştır. Civcivler, iki aydınlatma programının [Sabit Aydınlatma (SB): 16 saat aydınlık, 8 saat karanlık; Kesikli Aydınlatma (KS): 4 saat aydınlık, 2 saat karanlık] uygulandığı farklı odalara yerleştirilmiştir. Her bir aydınlatma grubu iki ayrı yerleşim yoğunluğunda [Normal Yerleşim Yoğunluğu (NY): 12 broyler/m2, Yüksek Yerleşim Yoğunluğu (YY): 20 broyler/m2] beşer tekrar olacak şekilde deneme düzeni oluşturulmuştur. Deneme 42. günde sonlandırılmıştır. Piliç göğüs eti pH'sı üzerine yerleşim sıklığının etkisi önemli (P0.05). But eti a* renk kriteri bakımından ise aydınlatma programlarının etkisinin önemli (P










