Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2024
    Neden düz oranlı vergi tarifesi? adalet ve etkinlik eksenli bir değerlendirme

    Günay, Hamdi Furkan

    Günümüz modern vergi sistemlerinde ada- let ve etkinlik iki temel değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu iki temel değerin inşasında ver- gi tarife tipinin özel bir yeri bulunmakta ve artan ile düz oranlı tarifelere yönelik tartışmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Bu noktadan hare- ketle araştırmanın amacı artan ve düz tarifeleri adalet ve etkinlik yönünden değerlendirmektir. Literatür ve ülke uygulamaları doğrultusunda yapılan değerlendirmelere göre her iki tarifenin de birbirine kıyasla başarılı ve başarısız yönleri bulunmakla birlikte artan oranlı tarifenin adalet, düz oranlı tarifenin ise etkinlik yönünden öne çıktığı söylenebilir. Araştırmadan hareketle düz oranlı tarifenin sahip olduğu olumlu yönlerinin artan oranlı tarifeye göre daha fazla olduğu be-lirtilebilir. Ayrıca düz oranlı tarifeyle birlikte ob- jektif ölçütlere bağlı vergisel kolaylıkların hayata geçirilmesinin, bu tarifeye yönelik eleştirilerin de önemli ölçüde azalmasını sağlayabilecektir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Bir düşünce olarak pazarlamadan bilim olarak pazarlamaya: pazarlama biliminin kapsamı, özellikleri ve yöntemi

    Izmir, Onur

    Dağıtım konusu olarak iktisadın içerisinde ortaya çıktığından beri, pazarlamanın bir sanat mı yoksa bilim mi olduğu tartışılmaktadır. Pazarlama bir düşünce olarak yaklaşık yüz yıl kadar geriye gitmesine rağmen, ontolojik olarak var oluşu, insanoğlunun yeryüzünde ortaya çıkışıyla aynı zaman çizgisine rast gelmektedir. Pazarlama konusunda kısıtlı bir görüşe sahip uygulamacılar ve bilim adamları pazarlamayı bir sanat olarak görme eğilimindeyken kar amacı gütmeyen/makro/pozitif açıdan bakan bilim adamları ve uygulamacılar ise pazarlamanın ontolojik, epistemolojik ve metodolojik olarak bağımsız bir bilim olduğunu kabul etmektedirler. Bu çalışmanın temel amacı, pazarlamanın bilimsel doğası hakkında bir farkındalık oluşturmak ve kapsamı, özellikleri ve yöntemi üzerinde tartışmaktır. Bu çalışma kapsamında, pazarlamanın sosyal bilimlerin dört temel direği olan sosyoloji, psikoloji, iktisat ve antropolojinin öğretileri üzerine inşa edilmiş bir değişim bilimi olduğu vurgulanmıştır. Pazarlamanın asıl amacı, gerçek dünya koşullarındaki insanların değişim davranışlarını anlamak, açıklamak ve belli bir ölçüde kontrol etmek ve teori ile pratiği bir araya getirmektir. Eğer pazarlama uygulamadan ayrılırsa gerçekten uzaklaşarak işletmelere ve, geniş ölçekte, topluma fayda sağlamayan sentetik bilgi üreten bir karatahta bilimine dönüşür. Bu yüzden, pazarlama bu çalışmada orijinal, sentez ve uygulamalı bir bilim olarak değerlendirilmiştir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2023
    Investigating life satisfaction: the case of refugees in ethiopia

    Kocağ, Esra Karapınar

    As several vulnerable groups in societies such as elderly people, people with disabilities, and children, refugees also draw attention to address their wellbeing due to increasing number of people seeking refuge across the world. The wellbeing of them is considered by either international institutions or national authorities since they are likely to need assistance to have a decent life. In this respect, this study focuses on life satisfaction which refers to a broad scope of elements of quality of life in the context of refugees in Ethiopia since this country provides an important shelter to considerable number of refugees in Africa. Using microdata from the World Bank’s Ethiopia Skills Profile Survey (ESPS-2017), this study finds that basic human needs, safety concerns, and financial concerns play significant role on refugees’ life satisfaction in Ethiopia.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2023
    Research on consumer opinions on the use of cryptocurrency in online shopping

    Avcı, İbrahim; Ozmen, Ezgi; Ozhan, Merve

    When it comes to virtual currencies, the first concept that comes to mind recently is cryptocurrencies. Cryptocurrencies, which are seen as investment instruments, have started to be used as payment methods by many brands in the global market. The research is based disclosing on the intention of consumers in Turkey to use cryptocurrencies for online shopping. The purpose of this study is to explore the effects of consumers’ perceptions of the ease of use, risk and trust factors of cryptocurrencies on their perceived benefit and intention to use cryptocurrencies online within the framework of the Technology Acceptance Model (TAM). For this aim, it was discovered that perceived ease of use and trust have a significant positive effect on perceived benefit, while perceived risk has a significant negative effect, based on the analysis of data obtained from 391 consumers via the online survey technique. Perceived ease of use, trust and benefit also positively affect the intention to use cryptocurrency in online shopping. It is concluded that the perceived risk factor does not affect the intention to use cryptocurrency in online shopping. These findings provide significant theoretical and practical contributions to the fields of cryptocurrency and electronic commerce.

  • MakaleYalnız künye2023
    Bilim haritalama tekniklerine göre COVID-19 konulu muhasebe araştırmalarının bibliyometrik analizi

    Cengiz, Selim; Tosunoğlu, Büşra

    Bu çalışmanın amacı bilim haritalama teknikleri kullanılarak Covid-19 konulu muhasebe araştırmalarının bibliyometrik analizini gerçekleştirmeye yöneliktir. Bu doğrultuda Web of Science (WOS) veri tabanında yer alan ya yınlar; yıllık yayın sayısı, ülke, etkin dergi, anahtar kelime ve atıf analizi gibi çeşitli parametreler ışığında ele alınmıştır. Çalışmadaki veriler 2020-2022 yıl larını kapsamakta olup söz konusu taramada erişime açık toplam 2.112 ma kaleye ulaşılmıştır. Analiz sonuçlarına göre 2021 yılı (967 makale), Covid-19 konulu muhasebe araştırmalarını içeren en fazla makalenin yer aldığı yıldır. Dünya çapında ise Amerika Birleşik Devletleri yayın sayısı açısından ilk sıra da yer alırken en etkin derginin “Accounting Auditing & Accountability” ol duğu tespit edilmiştir. Ayrıca konu başlığı ve içeriklerine göre sınıflandırmaya ilişkin analiz bağlantılarının görsel olarak sunumu için VOSviewer yazılım programından yararlanılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Digitalization and economic growth: new evidence from EU countries

    Akyol, Hikmet; Akar, Tuba; Akar, Gökhan

    Today's world is on the verge of a digital transformation with the developments in information and communication technologies. The digitalization process experienced affects societies both economically and socially. Recently, digitalization has become more important in terms of economic growth and competitiveness of countries. The aim of this study is to examine the effect of digitalization on economic growth for the period 2000-2020 in 27 EU countries by using panel data analysis method. In the study, the econometric relationship between the variables was estimated using the Driscoll-Kraay (1998) standard errors estimator. In the study, exports of information and communication technology products, the number of individuals using the internet and the number of mobile phone subscribers were used as the independent variables representing the digitalization indicators. Real GDP per capita is taken to represent economic growth, which is the dependent variable. According to the findings of the research, it has been determined that digitalization indicators have a significant and positive effect on economic growth. The findings of the study support the theoretical and empirical literature that argues that digitalization will have a positive effect on economic growth. It is thought that investments to be made in digitalization and ICT infrastructure will provide significant gains.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2023
    The Effect of Support Premiums on Sunflower Supply: ARDL Model

    Önder, Kübra; Şahin, Muhammet

    The sunflower plant, which is estimated to have been cultivated in North America, gained great importance in the world economy in a short time. Sunflower has an important place in the Turkish economy as well as in the world economies. Despite its importance on economies, it is seen that the product has not been extensively studied in the literature. Therefore, this study aims to empirically determine the factors affecting sunflower production of producers in Turkey and empirically analyze the effect of support premiums on sunflower supply. This relationship was analyzed using the Autoregressive Distributed Lag (ARDL) method. Annual time series for the period of 1994-2021 were used in the analysis. As a result of the analysis, it was determined that the other variables, except for the crisis dummy variable in the long-term supply function are statistically significant. When the results were analyzed in terms of signs, it was concluded that all the variables in the supply function aligned with the economic expectation. In sunflower supply, while sunflower prices (0.87), support premium (0.11), productivity (0.86) and trend (0.02) variables have an increasing effect, the input cost variable (0.14) has a decreasing effect.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyal Medya ve Elektronik Ağızdan Ağza Pazarlama Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Twitter Örneği

    Eda, Dişli Bayraktar

    Günümüzde işletmeler, müşteri değeri yaratmak ve mümkün olan en iyi deneyimi sağlamak için büyük çaba sarf etmektedirler. Bu durum, zaman içinde çeşitli biçimler almış ve teknolojik gelişmeler, müşterilerin markalarla doğrudan etkileşim kurmalarını kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda, sosyal medya platformları, müşterilerin markalarla ve diğer tüketicilerle etkileşime geçebildiği önemli bir araç haline gelmiştir. Özellikle Twitter gibi kısa metin paylaşımı yapılan platformlar, haber ve mesajların hızlı bir şekilde yayılmasına ve geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanımaktadır. Bu nedenle, sosyal medya üzerindeki konuşmalar, bireyler arasında hızla duyulmakta ve aktarılmaktadır. Araştırmada genel olarak Twitter’da markalarla ilgili konuşulan haberlerin tüketicilerin marka tercihlerine etkisi ile ağızdan ağza pazarlama arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Twitter kullanım ölçeği bilgilendirici, yararlanma ve etkileme olmak üzere üç boyutta ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrenim gören ve Twitter kullanan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu kapsamda Twitter kullanan öğrencilere yönelik hazırlanan anket formu hem yüz yüze hem de online olarak katılımcılara ulaştırılmıştır. Ankete toplamda 307 katılım sağlanmıştır. Tüm analizler % 95 güven aralığı ve 0.05 anlamlılık düzeyinde, SPSS 25.0 Windows paket programı ve AMOS Graphics 24.0 programlarında yapılmıştır. Araştırma sonucunda Twitter’ın etkileme ve yararlanma özelliklerinin eWOM üzerindeki etkilerinin istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak Twitter’ın bilgilendirici boyutu ile eğitim, cinsiyet, günlük Twitter kullanım süresi ve Twitter kullanma nedeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Türkiye’de Atık Yönetimi: İllerin Performanslarının MAIRCA Yöntemi ile Değerlendirilmesi

    Seyhan, Nazlı

    Nüfus artışı, sanayileşme ve insanların tüketim alışkanlıklarındaki değişim, kaynaklarda kıtlığa sebep olmakla beraber, tüketim sonucunda meydana gelen atıklar da çevrenin daha çok kirlenmesine sebep olmaktadır. Atıklardaki artışın çevreyi tehdit edici boyutlara ulaşması, yalnızca o bölgede yaşayan insanları değil aynı zamanda meydana gelen iklim krizlerinden de görüldüğü üzere herkes için ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu sorun atığın “nasıl bertaraf edileceği” ve “geri dönüşümünün nasıl sağlanabileceği” sorularını da beraberinde getirmiştir. Ulusal ve uluslararası mecralarda konunun ciddiyetle ele alınması ülkeleri ve yerelde bölgeleri atık yönetiminde politikalar geliştirerek ve düzenlemeler yapmasına neden olmuştur. Atıklardan sorumlu olan yerel yönetimlerin, atıkların toplanmasından, bertaraf edilmesi ve geri dönüşüm süreçlerine kadar tüm süreci iyi bir şekilde yönetmesi mikro ölçekte atık yönetimi performansına yansıyacaktır. Bununla birlikte, bu performansların makro ölçekte ülke performansına yansıması mevcut durumu daha da önemli kılmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’deki 81 il için atık yönetimi performansları, MAIRCA yöntemiyle değerlendirilmiştir. Kişi başı GSYİH, belediye toplam atık oranı, geri dönüştürülen atık miktarı, bertaraf edilen atık miktarı gibi atık yönetiminde önemli göstergelerden olan değişkenler çalışma kapsamında ele alınmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular ışığında illerin atık yönetimi performans değerleri belirlenmiş ve bu değerlere göre illerin performans sıralamaları yapılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Avrupa Birliği’nde Karbon Vergisinin Kabul Edilebilirliği: Güven, Endişe ve Demokratik Katılım

    Uğur, Candan Yılmaz

    Bu çalışmanın amacı; güven, iklim değişikliği endişesi ve demokratik katılım değişkenlerinin karbon vergisi artışına yönelik desteği artırıp artırmadığını incelemektir. Çalışma 2016-2017 dönemi European Social Survey (Avrupa Sosyal Araştırması) Round 8’den elde edilen verilere dayanarak 21 Avrupa Birliği ülkesini kapsamaktadır. Çalışmada SPSS 22 programı kullanılmıştır. Korelasyon ve çoklu regresyon analizi kullanılarak tahmin edilen çalışmadan elde edilen en önemli sonuç iklim değişikliğine yönelik endişenin artması ile karbon vergisine yönelik desteğin artacağı yönündedir. Hükümete güven, parlamentoya güven, partilere güven değişkenleri ile karbon vergisine yönelik destek arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Bireylerin hükümetin yaptıklarında yeterli düzeyde söz sahibi olmalarına olanak sağlayan demokratik katılım ile karbon vergisine yönelik destek arasında da pozitif yönlü ve güçlü bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca kadınların, gençlerin, eğitim seviyesi yüksek olanların, sol görüşe sahip olanların ve kentlerde yaşayanların karbon vergisine ilişkin desteğinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu bağlamda karbon vergisine yönelik politikalarda, karbon vergisine ilişkin desteği belirleyen unsurların göz önünde bulundurulması önerilmektedir.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    AB’de Döngüsel Ekonomi Üretim ve Tüketim Göstergelerinin Değerlendirilmesi: MEREC Temelli MARCOS Uygulaması

    Seyhan, Nazlı

    Bu çalışmada, MEREC (Method based on the removel effects of criteria) temelli MARCOS (Measurement of alternatives and ranking according to compromise solution) yöntemi kullanılarak 2020 yılı için AB üyesi 27 ülkenin döngüsel ekonomideki üretim ve tüketim performansları değerlendirilmiştir. Çalışmada; malzeme ayak izi, kaynak üretkenliği, tüketim ayak izi, malzeme ithalat bağımlılığı, geri dönüştürülebilir hammadde ticareti, üretim faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonu gibi birçok üretim ve tüketim göstergeleri ele alınmıştır. MEREC yöntemiyle elde edilen bulgularda en önemli kriterin geri dönüştürülebilir hammadde ticareti olduğu ve bu kriteri sırasıyla döngüsel ekonomi sektörleriyle ilgili özel yatırım ve brüt katma değer ve döngüsel malzeme kullanım oranı kriterlerinin takip ettiği görülmektedir. MEREC yöntemiyle belirlenen kriter ağırlıklarının kullanıldığı MARCOS yöntemi uygulaması sonuçlarına göre, döngüsel ekonomide üretim ve tüketim göstergelerine göre performansı yüksek olan ülkelerin sırası ile Hollanda, Almanya, Fransa ve İspanya; performansı düşük olan ülkelerin ise, Lüksemburg, Finlandiya, Malta, Kıbrıs ve Estonya olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgularda döngüsel ekonomiye geçişte bazı ülkelerin çok hızlı dönüşüm gerçekleştirirken bazı ülkelerde bu geçişin daha yavaş olduğu tespit edilmiştir. Ülkelerin alabileceği bazı tedbirler (geri kazanımı olmayan atıklarda yüksek vergilendirme vb., değişim sürecinde olan işletmelere net süre belirtilmesi) ve desteklerle (özellikle sera gazı emisyonu için yenilikçi iş modelleri, geri kazanım projeleri vb.) geçiş sürecinin daha kontrollü yapılabilmesi mümkün olabilir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Factors affecting e-commerce transaction volume based on a multiple regression model (case of turkey)

    Merddan, Kurtuluş

    The widespread use of the internet in the 21st century, thanks to the developments in information technologies, has affected not only daily life but also economic activities. With the spread of the internet, business owners have turned to internet marketing system instead of traditional marketing. Additionally, purchase and sale transactions have been moved from the real world to the virtual world, and the increase in the number of users in the electronic environment has made the sales process popular for businesses and the purchasing process for consumers. This study discusses the development process of e-commerce and the factors affecting e-commerce with a time series analysis. In this context, first, the historical development of e-commerce and then the situation of e-commerce in Turkey and in the world are presented using numerical data. Lastly, the factors affecting e-commerce are discussed. The scientific dimension of the study was created by bringing together the findings obtained from domestic and foreign literature. In this study, factors such as Per Capita Gross Domestic Product (PCGDP), the number of internet users, social media prevalence, inflation, and the Covid-19 pandemic, which may affect the e-commerce transaction volume in Turkey, were put forward for the years 2010-2021. By creating a multiple linear regression model in which these factors are independent variables, the degree of effectiveness of the factors affecting the e-commerce volume has been presented and interpreted. This study aims to fill the gap in the literature and guide future research on similar issues.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Yiyecek İçecek İşletmelerinde Yerli Turistlerin Gösterişçi Tüketim Pratikleri Üzerine Bir Araştırma: Muğla İli Örneği

    Ödemiş, Murat; Akyürek, Suat

    Gösterişçi tüketim, genellikle üst gelir grubunda yer alan bireylerin davranış şekilleri arasında yer almakta olup, kimi zaman orta ve alt gelir grubundaki kişilerin de üst gelir grubundaki kişileri taklit ederek bu davranışları sergileyebildiği görülmektedir. Özellikle yiyecek-içecek işletmeleri, son dönemlerde gösterişçi tüketim, gösterişçi paylaşım ve itkisel satın alma eğilimlerinin yaygın olarak gerçekleştiği mecralardır. Buna göre araştırmanın amacı, Muğla’daki yiyecek-içecek işletmelerini ziyaret eden yerli turistlerin gösterişçi tüketim, gösterişçi paylaşım ve itkisel satın alma eğilimlerinin katılımcıların demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Ayrıca, araştırmada gösterişçi tüketimin ve itkisel satın almanın gösterişçi paylaşım üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Araştırmaya ilişkin veriler, anket ile toplanmıştır. Toplanan veriler, geçerlik ve güvenirliklerinin test edilmesinin ardından; T-Testi, ANOVA Testi, korelasyon ve regresyon analiziyle incelenmiştir. Araştırmada ortaya çıkan sonuçlara göre, katılımcıların gösterişçi tüketim ve gösterişçi paylaşım eğilimlerinin düşük olduğu, gösterişçi tüketimin ve itkisel satın almanın gösterişçi paylaşımı anlamlı ve pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Araştırmada, gösterişçi tüketimin toplumsal zararlarının azaltılması yönünde gerekli tedbirlerin alınması önerilmektedir. Ayrıca özellikle pazar araştırmalarında, bu araştırmanın sonuçlarından destinasyonların ve yiyecek-içecek işletmelerinin yararlanabileceği belirtilmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination of Future Trends of Sugar in Turkey Through Time Series Analysis

    Merddan, Kurtuluş

    This study aims to reveal the current status of sugar market in Turkey and to provide future predictions for sugar markets. Exponential Correction Method, one of the time series analyses, was used in determining future predictions. Secondary data for time series analysis were obtained from the Turkish Statistical Institute (TURKSTAT), the websites or databases of the Turkish Sugar Factories Joint Stock Company (TŞFAŞ). Within this context, five-year future predictions regarding sugar markets were developed for beet cultivation area, amount of processed beet, number of sugar beet producers, production amount and yield values, sugar production and consumption, export and import amounts. According to the findings of the study, it is predicted that sugar beet cultivation areas, the amount of processed beet and sugar beet production will increase, the number of sugar beet producers and yield will decrease, and the production, consumption, import and export amount of sugar will increase in the next five years (2022-2027). Predictions regarding the supply-demand balance in sugar suggest that the balance will shift towards supply, and that this shift will stem from an increase in exports, not from an increase in production, and that foreign-source dependency for sugar will increase. Reduction of input costs, elimination of irregularities in prices through various factors, improvement of support to increase the competition of Turkseker with private companies, and minimization of the quota application in sugar beet should be ensured to reduce foreign-source dependency in sugar production.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2023
    Çevreyi Korumaya Yönelik Bireysel Tercihleri Araştırma: Binomial Lojistik Regresyon

    Kocağ, Esra Karapınar

    Dünya genelinde çevresel bozulma, halk ve politika yapıcılar arasında her ülke için artan bir endişe kaynağıdır. Ekonomik büyüme ve doğal çevredeki bozulma arasındaki ilişki ilgili literatürde geniş bir şekilde tartışılmaktadır. Kuznets (1955) tarafından gelir artışı ve gelir eşitsizliği arasındaki U şeklinde bir ilişkiyi temsil etmesi için önerilen Kuznets Eğrisi, daha sonra araştırmacılar tarafından gelir artışı ve çevre kirliliği arasındaki ilişkiyi incelemek için de kullanılmıştır. Zamanla bu yaklaşım Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) olarak adlandırılıp geniş bir literatür tarafından incelenmiştir. EKC hipotezine yönelik makro yaklaşımlar büyük ölçüde tartışılırken, mikro ekonomik yaklaşımlar oldukça azdır. Bu makale, bu bağlamda, çevresel tercihler hakkında bireysel bir bakış açısı oluşturmayı amaçlamaktadır. Çevresel bir gösterge olarak ekonomik büyümeden ziyade çevrenin korunmasına yönelik bireysel önceliği kullanarak, bu tercihi etkileyen bireysel faktörler incelenmiştir. Literatürdeki sınırlı çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışma, 1995-2020 dönemi için yüzden fazla ülkeden bireysel gözlemlerden yararlanması bakımından bireylerin çevresel tercihlerini açıklayan öncü girişimlerdendir. Lojistic regresyon yaklaşımından elde edilen bulgular, EKC hipotezini destekleyecek bireysel düzeyde net bir kanıt olmadığını göstermektedir. Buna karşın elde edilen bulgular, sürdürülebilir bir toplum için çok önemli olan çevreci tercihlerin daha iyi anlaşılması için faydalı bilgiler sağlamaktadır. Politika önerileri kapsamında, kadınların güçlendirilmesinin, eğitimin ve iş fırsatlarının bir toplumda sürdürülebilir yeşil bir gelecek için yararlı araçlar olabileceği önerilebilir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Kadın istihdamı ve sektörel büyüme arasındaki ilişki: E-7 ülkelerinde erkek istihdamı ile karşılaştırmalı bir analiz

    Zuhal, Mustafa

    Kadın istihdamı, ekonomik kalkınmaya ve büyümeye önemli katkılar sunmaktadır. Ancak küreselleşme süreci başta olmak üzere ülkelere özgü sosyo-ekonomik faktörler gibi birçok etken kadınların işgücüne katılımını ve istihdamını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu etkiler özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha belirgin hale gelmektedir. Bu açıdan bu ülkelerde kadın istihdamı ve sektörel büyüme arasındaki ilişkinin incelenmesi, kadın istihdamının ekonomik katkılarının vurgulanması açısından özel önem taşımaktadır. Bu çalışmada E-7 ülkelerinde kadın istihdamının sektörel büyümeye olan etkilerinin erkek istihdamı ile karşılaştırmalı olarak ele alınması amaçlanmaktadır. Çalışmada E-7 ülkelerine ait 1991-2019 yıllarına ait yıllık veri seti kullanılarak, erkek istihdamı ile karşılaştırmalı olarak eşbütünleşme ve nedensellik analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda, tarım, sanayi ve hizmetler sektörü ve kadın istihdamı arasında eşbütünleşmenin olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda ülkelere özgü katsayılara bakıldığında, ilişkinin yönünün ve boyutunun farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca nedensellik analizinde, kadın istihdamı ile tarım ve hizmetler sektöründe çift yönlü nedensellik bulunurken, sanayi sektöründe herhangi bir nedensellik bulunamamıştır. Kadın istihdamı ve sektörel katma değerler arasındaki ilişkinin kısa ve uzun dönemde farklılaştığı görülmekte ve uygulanacak istihdam politikalarının bu durumu göz önünde bulundurması gerekmektedir.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2023
    An Investigation on the Components of the Living Standards: Evidence from Ethiopia

    Kocağ, Esra Karapınar

    Adaption of the 2030 Agenda for Sustainable Development in 2015 by United Nations member states is an urgent call for action to improve human lives while protecting environment. As any other developed and developing members, Ethiopia is also expected to response the call for action. Ethiopia is a country with high dependency on rain-fed agriculture, severe drought as a result of climate change and wrong human action, widespread poverty, and high dependency on humanitarian aid which requires a careful investigation to deal with its problematic situations. This paper offers a household level investigation on the components of living standards or welfare in Ethiopia, utilising COVID-19 High Frequency Phone Survey of Households 2020. Findings suggest that living area, ownership of dwelling, Access to water and electricity, having a rental income, and the number of household members significantly associated with the level of consumption, that are expected to provide guidance for policy makers.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2023
    Dijital İletişim Bağlamında Finansal Okuryazarlık: Çocuklara ve Ebeveynlere Yönelik Dijital Uygulamalar ve Yeni Nesil Harçlık Modelleri

    Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı

    Günümüzde birçok okuryazarlık çeşidi bulunmaktadır ve finansal okuryazarlık bunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocuklara ve 18 yaş altındaki gençlere planlı harcama, tasarruf ve birikim bilinci aşılama, parayı doğru harcama yol ve yöntemlerini öğretme, bütçe oluşturabilme vb. sağlıklı finansal alışkanlıklar kazandırma noktasında öne çıkan finansal okuryazarlık, bilgi iletişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte dijital finansal okuryazarlığa evrilmiştir. Dijitalleşmenin de etkisiyle eski tasarruf ve birikim yöntemlerinin yerini dijital ortamlar, uygulamalar ve modeller almaya başlamış, yeni nesil harçlık sistemleri ve birikim modelleri ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda yaşadığımız dijital döneme uyumlan(dırıl)an ve ebeveynlere çocuklarına akıllı/planlı harcama ve birikim yapmanın formüllerini sunabilecek çeşitli uygulamalar hayata geçirilmiştir. Bu çalışma, dijital ebeveynlerin çocuklarına yönelik finans alışkanlığını nasıl kazandıracaklarına yönelik sunulan farklı uygulama, hizmet ve modellerin neler olduğuna odaklanmakta, geliştirilen formülleri inceleyerek kapsamlı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Diğer yandan bu çalışma, finansal okuryazarlığın dijital finansal okuryazarlığa evrilmesiyle ebeveyn-çocuk ilişkisinin finansal boyutuyla nasıl bir ilişki üzerinden yürütüldüğünü ortaya koymayı amaçlayarak dijitalleşmenin finansal okuryazarlık üzerinden önemini ele almaktadır. Bu kapsamda çalışma betimsel bir inceleme çalışmasıdır ve özgün bir kapsam ve içerik sunmayı hedefleyerek ele alınan konuya ilişkin sistematik bir bütünlük kazandırmaya çalışmaktadır. Çalışmada dijital ebeveynlere sunulan dijital finansal okuryazarlıkla ilgili yeni uygulamalar/hizmetler incelenerek dijital öğrenme ortamlarına ve uygulamalarına ilişkin bir anlam çerçevesi oluşturulmaktadır. Çalışma sonucunda hem bireysel girişimcilerin hem de bankaların finansal okuryazarlık ile ilişkili olarak dijitalleştirilmiş kumbara uygulamalarını son yıllarda kullanıcılara ve müşterilere sunmasıyla birlikte dijital ortama daha fazla uyumlanma çabasının gittikçe arttığı görülmüş, Manibux, Vibox, Çocuk Bankacılığı ve Dijital Kumbara gibi örneklere rastlanılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Spatial analysis of high-tech exports with geographically weighted regression

    Kalkan, Yusuf

    The development of High-Technology Exports (HTE) contributes to the increase of competitiveness and growth in national production, the development of commercial and economic cooperation with foreign countries, and the diversification of the economy. In addition, high technology exports reduce the current account deficit of the country's economy. Therefore, high-tech industries have become indispensable for economic development in a country. The aim of this study is to examine the existence of spatial (neighbourhood) relations of countries in high-technology exports. In this study, Exploratory Regression analysis was applied to determine the model that best explains HTE among the variables. Moran Index was used for spatial autocorrelation, Geographical Weighted Regression (GWR) method for spatial regression analysis, and Ordinary Least Squares (OLS) method, to compare with the GWR method. The GWR model established in this study showed that countries have a weak or strong spatial relationship with their neighboring countries in terms of HTE. It has been observed that this spatial relationship is strong in the countries neighboring China, which ranks first in HTE, while the spatial relationship is weak in countries where HTE is low.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ekonomik Büyüme, İşsizlik ve İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği

    Merddan, Kurtuluş

    İktisadi büyüme, bir ülkenin ekonomik alandaki gelişmişlik düzeyini ortaya koyan temel göstergelerin başında gelmektedir. Literatürde iktisadi büyümenin gerçekleşmesi durumunda istihdamın da artacağı yönünde genel bir kanaat hakimdir. Fakat son yıllarda uygulamada bu düşüncenin tersi sonuçlar elde edildiği de gözlenmektedir. İktisatçılar arasında yoğun bir tartışma alanı bulan bu süreç, istihdam yaratmayan bir büyüme olarak adlandırılmaktadır. Ekonomik büyümenin istihdam artışı yaratmadığı bu süreçte genel olarak işsizlik oranları da artış göstermektedir. Bu çalışmada; istihdam, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi ortaya koyan modeller açıklanmıştır. Bu amaçla Türkiye’de 1990-2022 dönemi için ekonomik büyüme, istihdam ve işsizlik arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla “Johansen Eş Bütünleşme Testi”ne ve “Granger nedensellik Analizi”ne başvurulmuştur. Yapılan analiz neticesinde kısa dönemde ekonomik büyüme ile istihdam arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, uzun dönemde ise iki değişken arasında herhangi bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Analize dahil edilen diğer değişkenler arasında ise bir nedensellik bulgusuna ulaşılamamıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme