Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Ayaydin, Hasan(18)
- Doğru, Bülent(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(15)
- Akyol, Hikmet(14)
- Pala, Fahrettin(12)
- Yıldız, Barış(12)
- Artan, Seyfettin(11)
- Yildiz, Salih(11)
- Şahin, Muhammet(11)
- Merddan, Kurtuluş(10)
- Recepoğlu, Mürşit(10)
- Sancar Özkök, Canan(10)
- Çam, Alper Veli(10)
- İpek, Egemen(10)
- Barut, Abdulkadir(9)
- Karaaslan, İbrahim(9)
- Şentürk, Suat Hayri(9)
- Avcı, İbrahim(8)
- Beken, Hıkmet Gülçın(8)
- Günay, Hamdi Furkan(8)
- Polat, Melike Atay(8)
- Akyol, Mehmet(7)
- Koç, Pinar(7)
- Yildiz, Gizem(7)
- Bölükbaş, Mehmet(6)
- Damlıbağ, Fatih(6)
- Topal, Mehmet Hanefi(6)
- Yildiz, Emel(6)
- Akbas, Yusuf Ekrem(5)
- Baltaci, Nuri(5)
- Merdan, Kurtuluş(5)
- Tosunoğlu, Büşra(5)
- Yesilelebi, Gl(5)
- Çelik, Orkun(5)
- Özbek, Adem(5)
- Özkök, Canan Sancar(5)
- Ünver, Mustafa(5)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Değer, Mustafa Kemal(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Kârlılık ve Hisse Senedi Getiri İlişkisi: BİST’te Bir Uygulama
Yalçın, Selçuk
Finansal piyasaların gelişmesi ve yatırım araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte, firmaların finansal performans göstergelerinin sermaye piyasaları üzerindeki etkileri hem teorik hem de ampirik açıdan önemli bir araştırma alanı hâline gelmiştir. Kârlılık oranları bu finansal göstergeler arasında kullanılan başlıca ölçütlerden biridir. Bu çalışma, başlıca kârlılık oranları olan Aktif Kârlılık (ROA), Özsermaye Kârlılığı (ROE), Net Kâr Marjı ve Hisse Başına Kâr (EPS) değişkenlerinin hisse senedi getirileri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın veri seti Borsa İstanbul (BIST)’da yer alan en yüksek işlem hacmine ve piyasa değerine sahip ilk 50 firmanın oluşturduğu BIST 50 endeksinde yer alan ve verilerine ulaşılabilen firmalardan elde edilen seçilmiş değişkenler aracılığıyla oluşturulmuştur. Çalışma 2004-2024 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada kantil regresyon yöntemi kullanılarak bu karlılık oranlarının farklı getiri düzeylerine sahip firmalar üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, aktif kârlılık değişkeni üst kantillerde (q70, q80, q90) hisse getirisi üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etki göstermektedir. Bu durum, yüksek getiriye sahip firmalarda aktif kârlılığın yatırımcılar açısından belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, özsermaye kârlılığı, net kâr marjı ve hisse başına kâr değişkenlerinin hiçbir kantilde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Bu sonuçlar, yatırımcıların yüksek getirili firmalarda varlık etkinliğine daha fazla önem verdiğini göstermektedir. Çalışma, kârlılık göstergelerinin hisse performansına olan asimetrik etkilerine ışık tutarak portföy yönetimi ve yatırım stratejilerine yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026The mediating role of general attitude towards artificial intelligence in the relationship between thriving at work and psychological well-being
Bekar, Fevziye
This research examines the mediating role of general attitudes towards artificial intelligence in the effect of employees' levels of thriving at work (a personal resource) on their psychological well-being, within the framework of the Job Demands and Resources (JDR) theory. The limited number of studies in the literature that integrate attitudes towards self-development, work psychology, and artificial intelligence based on the Job Demands and Resources theory constitute the basis for this research. A quantitative research approach was adopted in the study; data obtained from 399 healthcare workers using a convenience sampling method and a two-stage data collection process were analysed using the PROCESS Macro (Model 4). The findings show that employees' levels of thriving at work increase their attitudes towards artificial intelligence and that these attitudes positively influence their psychological well-being. Consequently, this research adds a technology-based perspective to the Job Demands and Resources theory and offers important insights for organisations to develop employee-focused technology integration and human resources strategies.
- MakaleAçık Erişim2026Determining the Optimum Ticket Prices in Bus Transportation by Using Game Theory: Case of Gümüşhane-İstanbul
Bolayır, Banu
In a competitive environment, companies must make strategic decisions aligned with their objectives to sustain their existence and advance. One of the methods used to determine the best strategy for companies is game theory. Using the game theory, this study aims to determine the optimal ticket prices for the services of two competing bus companies operating on the same route (Gümüşhane-İstanbul). For this purpose, data on ticket prices and passenger numbers set by the two bus companies between October 2023 and October 2024 were utilized. Based on the data obtained from the two bus companies, the companies’ strategies were first identified, and revenue values were calculated. Subsequently, a two-player, zero-sum, and 7x7 game matrix was constructed using these revenue values. Through the maxmin and minmax methods in game matrix, the saddle point of the game was identified, and the expected values for each strategy determined for each of the two bus companies were calculated separately. Considering these calculations, it was concluded that both companies should set ticket prices between 1,250 TL and 1,350 TL to maximize their revenues.
- MakaleAçık Erişim2026Siyasal İstikrarsızlığın Türkiye Ekonomisi Üzerindeki Etkisi: 1991-2001
Korkmaz, Ayla; Bal, Bülent
Belirsizlik ortamında ekonomi karar alıcıları, uzun vadeli plan ve stratejilerden ziyade anı kurtarmaya dönük kısa vadeli pozisyon alırlar. Kırılgan bir zemin üzerinde ayakta kalmaya çalışan siyasal iktidarlar her an seçime gidilecek gibi popülist politikalara yönelirken, yerli ve yabancı sermaye fiziki yatırım yapmak yerine riskten uzak, getirisi yüksek finansal yatırımlara ağırlık verir. Bu durumun en bariz gözlemlendiği ülkelerden biri de Türkiye’dir. Türkiye’de karşılaşılan ekonomik krizler ve makroekonomik dengesizlikler, ağırlıklı olarak siyasal istikrarsızlık dönemleriyle paralel bir seyir takip etmiştir. Çalışmanın amacı, 1991-2001 yılları arasında yaşanan siyasal istikrarsızlığın arkasındaki dinamikleri ve bu istikrarsızlığın ekonomik yansımalarını incelemektir. İncelemede siyasal istikrarsızlık ile ekonomik dengesizlikler arasındaki ilişki üç temel parametre üzerinden değerlendirilmiştir: Kürt/PKK sorunu, parçalanmış parti sisteminin ortaya çıkardığı istikrarsız koalisyon hükümetleri ve 28 Şubat süreciyle belirginleşen ekonomik militarizm olgusu. Bu üç parametrenin, kurumsal zafiyetler oluşturduğu, popülist politikaların uygulanmasına ve siyaset dışı aktörlerin müdahalelerine zemin hazırladığı ve Türkiye’yi 1994 ve 2001 ekonomik krizlerine sürüklediği savunulmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Social Protection and the Function of the Loss-Damage Fund in Climate-induced Migration
Beken, Hıkmet Gülçın
Today, the accelerated effects of climate change on people's life and ways of livelihood are becoming more and more important. People may use migration as a coping strategy if environmental shocks continue. Resilience to climate change is increased when social protection measures like cash transfers, public works, and economic inclusion are integrated with climate adaptation. Key international agreements also acknowledge social protection as a useful instrument for alleviating poverty and vulnerability brought on by climate change. Loss and damage through climate justice highlights how industrialized nations have historically contributed to the global ecological crisis. On a worldwide level, however, inadequate funding for loss and damage continues to be a major cause of problems. Reducing migration related to climate change can be achieved through increasing adaptive capacity, diversifying local livelihoods, creating social safety networks, and using loss and damage mechanisms. This study examines the combined effects of economic development, social policy, and climate finance on reducing migration related to climate change. It emphasizes on the role of social protection systems and the loss and damage fund among these mechanisms.
- MakaleAçık Erişim2026Lojıstık verımlılıkten sürdürülebılır kalkınmaya: G20 ülkelerı ıçın lpı ve sdgs endekslerının entegratıf analızı
Macit, Nazife Sahin
Bu çalışma, G20 ülkelerinde lojistik performans ile sürdürülebilir kalkınma arasındaki etkileşimi, 2022 yılı Lojistik Performans Endeksi (LPI) ve seçilmiş Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) göstergeleri temelinde, bütüncül bir perspektifle incelemiştir. Korelasyon analizi ile LPI genel skoru ve alt boyutları ile SKH göstergeleri arasındaki ilişkinin boyutunu ve yönünü; sonrasında çok kriterli karar verme (ÇKKV) ve Borda yöntemleri ile ülkelerin bütünleşik performans sıralamasını açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Korelasyon analizleri, özellikle gümrük işlemleri verimliliği, lojistik hizmetlerin kalitesi ve zamanında teslimat alt boyutları ile ithal oransızlaşma arasında; gümrük işlemleri verimliliği ile temel içme suyu hizmetlerine erişim arasında, zamanında teslimat ile temel sanitasyon hizmetlerine erişim gibi SKH göstergeleri arasında anlamlı pozitif ilişkiler olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan, yetersiz beslenme oranı ile LPI ve alt göstergeleri arasında negatif fakat anlamsız bir ilişkinin olduğu, ayrıca elektriğe erişim ile LPI göstergeleri arasında da anlamlı bir korelasyon bulunmadığı tespit edilmiştir. SITDE yöntemi ile hesaplanan kriter ağırlıkları hesaba katılarak ülkelerin performanslarının değerlendirilmesinde FANMA, SWEI ve TODIFFA yönteminden faydalanılmış ve ortaya çıkan sonuçların birleşimi ise Borda yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan bütünleşik değerlendirme sonucunda Almanya, Fransa ve Çin’in en yüksek entegre lojistik ve sürdürülebilir kalkınma performansına sahip olduğu; Güney Afrika, Endonezya ve Meksika’nın ise en düşük performans sergilediği ortaya çıkmıştır. Sonuçlar, gelişmiş lojistik altyapının hem ekonomik rekabet gücünü hem de sürdürülebilir kalkınmaya katkıyı desteklediğini ortaya koymakta ve politika yapıcılar için lojistik ve sürdürülebilirlik stratejilerinin entegrasyonuna yönelik önemli ipuçları sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026The relationship between intellectual capital and financial performance: an application on small and medium-sized businesses
Karaaslan, İbrahim; Karadavut, Ayşegül
This study investigates the impact of intellectual capital on financial performance. The sample comprises annual data from 2012 to 2023 for companies listed on the BIST SME Industry Index. Two models were constructed in the study. In the first model, return on assets was the dependent variable, while structural capital efficiency, human capital efficiency, capital employed efficiency, market capitalization, and leverage ratio were independent variables. In the second model of the study, market value was the dependent variable, and structural capital efficiency, human capital efficiency, capital employed efficiency, leverage ratio, and return on assets were the independent variables. The study found a statistically significant positive relationship between return on assets, firms’ market values, and capital efficiency. There was also a statistically significant negative relationship between human capital efficiency and the leverage ratio. Firms’ market values were positively related to return on assets and structural capital efficiency. In contrast, the relationship between firms’ market values and capital efficiency was significant and negative.
- MakaleAçık Erişim2026The Triple Relationship between Biofuel Production, Carbon Emissions and Economic Growth in Türkiye Using Time Series Analysis: A policy proposal based on algae in biofuel production
Akar, Bülent; Akar, Sonay
Purpose: Study aims to determine the causality relationship between production of biofuel, carbon emissions and economic growth between 2005 and 2022 in Türkiye. Findings: The findings show that there is a unidirectional causality relationship from biofuel production to carbon emissions in Turkey. Meanwhile, GDP was not found to be associated with any variable. Limitations: Access to regular and uninterrupted data on biofuel production in Turkey covers the period between 2005 and 2022. Therefore, this period was selected as the start and end years of the research, and the frequency range of the research was limited to 18 years. Originality/Value: Minimising the negative environmental impacts of production is becoming increasingly important. Because the decline in global reserves of fossil fuels and the greenhouse gas emissions indicate that is unsustainable of dependence on these energy sources. Consequently, it is coming to the agenda biofuels which are both renewable and carbon neutral among alternative energy sources. Biofuels based on plant oil, hydrogen, bioethanol or biodiesel can provide an improvement against fossil carbon emissions compared to fossil fuels such as petrol. Furthermore, the compatibility of biofuels with existing engine technology has increased interest in these resources both in scientific circles and in industrial investment areas. Study, the biofuels which are of economic and ecological importance considered to make a unique contribution to the field as a current study examining the interaction between carbon emissions and economic growth.
- MakaleYalnız künye2026Determination of Human Resoruces Policies Based on Regional Labour Dynamics by Cluster Analysis
Sımsek, Tugçe
Regional labour force differences create strategic and operational challenges for national service sector firms, particularly in securing comparable employee competencies and maintaining consistent service quality across regions. This study analyses regional labour force dynamics in Türkiye and examines how human resource policies can be aligned with regional labour market profiles. Using 2023 provincial data from the Turkish Statistical Institute (TurkStat), six labour market indicators for 81 provinces were analysed through K-means clustering. The results classify provinces into three clusters: metropolitan cities, characterised by higher education levels, stronger knowledge-intensive service capacity and a larger working-age population; medium-sized cities, with relatively balanced labour market structures but more limited knowledge-intensive service development; and disadvantaged regions, marked by lower labour force participation, higher unemployment and weaker human capital conditions. Cluster differences were further examined using descriptive statistics, one-way ANOVA and Tukey HSD post hoc tests. Based on these findings, the study proposes cluster-specific HR policy priorities for service sector firms, including talent attraction and retention strategies for metropolitan cities, skill development and retention-oriented practices for medium-sized cities, and training and capacity-building policies for disadvantaged regions. By linking provincial labour market profiles to cluster-specific HR priorities, the study contributes to strategic human resource management research and regional labour market studies, while offering practical guidance for policymakers and service sector managers.
- MakaleAçık Erişim2026Analysıs of the relatıonshıp between rısk ındıcators and fınancıal performance ın partıcıpatıon banks: the case of türkiye
Pala, Fahrettin
This study examines the impact of risk indicators on financial performance in participation banks operating in Turkey. Participation banks, which operate according to interest-free banking principles, have their own unique risk structure. In this context, the effects of credit risk, liquidity risk, operational risk, leverage risk, and market risk on financial performance indicators were investigated using panel data analysis with data from the 2016–2023 period. The relationship between variables in the analysis was determined using the Driscoll–Kraay (1998) method and the random effects method. The analysis results show that the loan loss ratio (credit risk) and asset volatility (market risk) in participation banks have statistically significant effects on financial performance. Operational risk and leverage risk were found to be significant in some models, while the impact of liquidity risk remained statistically weak in all models. Generally, it has been observed that risk indicators have a heterogeneous and variable impact on financial performance. The study contributes to the literature on participation banking and offers suggestions to policymakers regarding the development of risk management strategies.
- MakaleAçık Erişim2026Ekonomik Büyüme ve İş Kazaları Arasındaki İlişkinin Araştırılması: Türk Mobilya Sektörü Örneği
Top, Yener
Mobilya sektörü, iş sağlığı ve güvenliği açısından risk düzeyi yüksek imalat sanayi alt sektörlerinden biridir. Aynı zamanda son yıllarda ekonomik bir büyüme süreci yakalamış ve 2009-2024 yılları arasında ihracat performansını 3.2 kat artırmıştır. Bu çalışmada, Türk Mobilya Sektörü`nün 2009-2024 yılları ihracat değerleri, istihdam sayıları, işyeri sayıları ve iş kaza sayıları arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Bu sebep ile mobilya sektörü araştırma materyali olarak seçilmiştir. Çalışmada sektöre ilişkin veriler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) gibi kurumların kamuya açık kaynaklarından elde edilmiştir. Verilerin sunumu ve analizinde grafikler, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. 2009-2024 yılları işletme-çalışan sayıları ve işletme-kaza sayıları arasında sırası ile güçlü ve orta düzeyde ilişki bulunmuştur. Kurulan regresyon modeline göre işletme sayılarındaki artış sektör kaza sayıları artışının %54`ünü açıklamaktadır. Söz konusu ilişkinin araştırılmasında başka yaklaşımlara gerek duyulduğu ulaşılan bir diğer sonuçtur.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de turizm talebinin dinamikleri: yapısal kırılmalar bağlamında bir analiz
Sancar Özkök, Canan; Akbas, Yusuf Ekrem; Dönmez, Zafer
Bu çalışmada, Türkiye’de 1990–2024 dönemi için turist girişlerinin belirleyicileri üzerinde reel döviz kuru, enflasyon, ekolojik ayak izi ve sosyal küreselleşme endeksinin olası etkileri analiz edilmiştir. Öncelikle serilerin durağanlık özellikleri ADF ve GLS birim kök testleri ile incelenmiştir. Bu testlerin sonuçları ile tüm serilerin birim kök içerdiği tespit edilmiştir. Ancak yapısal kırılmaları dikkate alan Lumsdaine-Papell (1997) birim kök testi sonuçları, bazı değişkenlerin düzeyde durağan olduğunu ortaya koyarak test sonuçlarının kırılmalara duyarlı olduğunu göstermiştir. Elde edilen kırılma tarihlerinin özellikle 2001 ekonomik krizi ve 2019–2020 COVID-19 Pandemisi dönemlerinde yoğunlaştığı belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkiler, hem yapısal kırılma içermeyen standart ARDL modeli hem de 2020 yılı için kukla değişken içeren ARDL modeli ile analiz edilmiştir. Bulgular, yapısal kırılmaların dikkate alınmadığı modelde katsayıların büyük ölçüde anlamsız ve modelin istikrarsız olduğunu göstermektedir. Buna karşılık, COVID-19 Pandemisini temsilen eklenen kukla değişken ile tahmin edilen modelde hem katsayıların anlamlı hale geldiği hem de modelin istikrarlı olduğu tespit edilmiştir. Uzun dönem sonuçlarına göre sosyal küreselleşme ve ekolojik ayak izi turist girişlerini pozitif yönde etkilerken, reel döviz kuru ve enflasyonun negatif etkileri bulunmaktadır. Elde edilen bulgular, turizm talebinin yapısal kırılmalara ve küresel şoklara son derece duyarlı olduğunu ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Mavi ekonomi için borç-doğa takasları: yenilikçi finansal mekanizmalar
Beken, Hıkmet Gülçın
Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve sosyo-ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesinde küresel ölçekte mavi ekonomi yaklaşımı önem kazanmaktadır. Okyanus kaynaklı ekonomik faaliyetlerin ya da okyanus üzerinde etkili sektörlerin çevresel-sosyal-ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması günümüzde küresel ısınma, iklim değişikliği, atık yönetimi, kullanılan enerji kaynakları gibi pek çok faktörden etkilenmektedir. Bu bağlamda, mavi ekonomi çerçevesinde mavi finansman ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri arasındaki ilişkinin de incelenmesi gerekmektedir. Son yıllarda, mavi ekonominin sürdürülebilirliğini destekleyecek yenilikçi finansal mekanizmaların geliştirildiği görülmektedir. Ancak, yönetişim, kurumsal yapı ve borç yönetimine ilişkin sorunlar güç ilişkileri ve borç bağımlılığı üzerinden bu mekanizmaların etkinliğini sınırlayabilmektedir. Çalışma, mavi tahviller ve borç-doğa takası mekanizmalarını parçalı ve betimleyici şekilde ele alan literatürden farklı olarak bütüncül bir çerçeve içerisinde bu yenilikçi mekanizmaların borç sürdürülebilirliği ve yönetişim üzerindeki etkilerini politik ekonomik bakış açısıyla incelemektedir. Çalışma sonucunda, mavi finansman araçlarının sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin desteklenmesine ve deniz ekosistemlerinin korunmasına katkı sağlayabileceği ancak bu araçların etkinliğinin ülkenin kurumsal yapısı, yönetişim ve etkin borç yönetimi mekanizmalarına bağlı olduğuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2025Vergi Harcamaları Yönünden Seçilmiş Ülke Örnekleri Ve Türkiye
Günay, Hamdi Furkan
Vergiler mali yönüyle devletler açısından eşsiz bir öneme sahip olmakla birlikte ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer türden birtakım amaçlar devletlerin vergi gelirlerinden vazgeçmesi tercihini yaratabilmektedir. Vergi harcaması olarak ifade edilen bu durum; günümüzde ülkelerin vergi politikalarının önemli bir unsuru niteliğindedir. Vergi harcama politikalarının dizaynında ülkelerin ekonomik, sosyal, politik vb. karakteristikleri etkili olmaktadır. Bu araştırmanın amacı Türkiye’de ve seçilmiş bazı ülkelerde (ABD, Almanya, Rusya, Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika) vergi harcamalarını uygulama alanları ve belirli istatistikler ışığında incelemektir. Araştırma neticesinde söz konusu ülkelerde ve Türkiye’de vergi harcamalarının birçok ekonomik ve sosyal amaçlara hizmet ettiği görülmüştür. Türkiye’de sosyal amaçlı vergi harcamalarının daha ön planda olduğunu belirtmekle birlikte vergi harcamalarının yöneldiği politika hedefleri ve bu harcamaların yararlanıcıları bakımından dengeli bir görünüm arz ettiğini ifade etmek mümkündür.
- MakaleAçık Erişim2025Mediator and Regulatory Effects of Word of Mouth on The Effect of Electronic Servicescape on Brand Equity
Yildiz, Emel; Koçan, Mahmut
The main purpose of this study is to determine the mediator and regulatory role of electronic word-of-mouth communication (e-WOM) in the effect of service environments of online marketplace and business-to-consumer websites on brand equity. In addition, the study examines the effect of electronic servicescape (e-servicescape) on e-WOM and brand equity and the effect of e-WOM on brand equity. In the research, 402 usable questionnaires were obtained from consumers who purchased products from the Internet in the last six months. SPSS and AMOS programs were used to test the reliability, validity and research hypotheses of the e-servicescape, brand equity and e-WOM scales. As a result, it has been determined that e-servicescape affects brand equity and e-WOM, and e-WOM has a partial mediation role in the positive effect of e-servicescape on brand equity. It has been determined that e-WOM has a moderator role inc the effect of e-servicescape (entertainment value, usability, relevance of information, customization, and interaction) on brand equity. The research's most significant contribution to the literature lies in highlighting the mediating and regulatory role of e-WOM in the impact of the websites' e-servicescape on brand equity. This study holds significance as it explores the servicescapes and brand equity of websites exclusively operating in online marketplaces and B2C e-commerce.
- MakaleYalnız künye2025Labour Market Aspirations of Ukrainian Refugees: Determinants and Challenges
Kocağ, Esra Karapınar
This study analyses factors influencing Ukrainian refugees’ migration for work, using household-level data from the UNHCR Survey of Intentions and Perspectives of Refugees from Ukraine. Applying logistic regression and propensity score matching (PSM), it examines key determinants, including gender, age, education, residence status, and planned return duration. Results show men are more likely than women to migrate for work (odds ratio: 2.01), highlighting gender-specific barriers. Older individuals and those with higher education levels exhibit lower migration likelihoods. Refugees in private accommodations are less likely to migrate, suggesting housing stability affects mobility. Longer planned return durations increase work-related migration (odds ratio: 1.25), while travelling with a larger family reduces it. These findings highlight the complexity of refugee labour market integration and the need for policies addressing gender disparities, housing stability, and long-term employment prospects to support refugees’ economic inclusion.
- MakaleAçık Erişim2025The Impact of Foreign Direct Investments and Economic Growth on Employment: The Case of Palestine
Karaaslan, İbrahim
Today, foreign direct investments are a powerful economic growth and job creation tool. The study's data, which aims to analyze the effects of FDI and economic growth on employment in the Palestinian context, covers the period between 1995-2022 and consists of annual data. Time series cointegration analysis was preferred as the econometric analysis method. The stationarity of the variables was evaluated with ADF and PP unit root tests, and it was determined that they were non-stationary. As a result of the Johansen cointegration test, a long-run relationship between the variables was determined. According to the FMOLS, DOLS, and CCR estimation results, a statistically significant positive relationship was found between the EMP variable used as the dependent variable in the study and the FDI and lnGDP variables at a 5% confidence level. Finally, according to the Toda Yamamoto causality test results, a statistically significant unidirectional causality relationship was found between the FDI and lnGDP variables and the EMP variable at a 5% level. These results show that FDI in Palestine can create employment and that economic growth has a substantial impact on employment.
- MakaleAçık Erişim2025Efsane cuma pazarlama etkinliği ile hedonik tüketim arasındaki ilişkide kişilik tipinin düzenleyici rolü
Eda, Dişli Bayraktar
Bu araştırmada, Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerindeki etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü incelenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin dağılımlar frekans ve yüzde analizleriyle belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarına yönelik katılımcı düzeylerinin tespitinde ise ortalama puanlar ve standart sapma değerleri dikkate alınmıştır. Ölçme araçlarının güvenirlik analizi için Cronbach's Alpha katsayısı, geçerlilik analizi için ise açıklayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezler, %95 güven düzeyinde test edilmiştir. Bağımsız değişken ile bağımlı değişken arasındaki ilişkiyi analiz etmek için Pearson Korelasyon Analizi uygulanmış, düzenleyici modelin incelenmesinde ise SPSS V2.16.3 kullanılarak Hayes Process makrosu 1 numaralı düzenleyicilik modelinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Ancak, kişilik özelliklerinin (nevrotiklik, dışa dönüklük, uyumluluk, dürüstlük ve gelişime açıklık) Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerindeki etkisinde düzenleyici bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Doğrudan yabancı yatırım özümseme kapasitesinin ekonomik büyüme ve ar-ge harcamaları üzerine etkileri: türkiye ve seçilmiş ülkeler örneği
Hayali, Ayça Sarıalioğlu; Küçükosman, Asiye
Teoride, Doğrudan Yabancı Yatırımın (DYY) ekonomik büyümeyi, sermaye stokuna katkı ve yayılma etkileri yoluyla olumlu etkilediği üzerinde durulmaktadır. Bu yayılma etkileri, istihdam yaratma, Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) merkezleri kurma, teknolojik bilgi ve beşeri sermaye gelişimine katkıda bulunma şeklinde sıralanabilir. Bunun yanı sıra özümseme kapasitesi, beşeri sermaye, finansal gelişme, ticarete açıklık, kurumların kalitesi, Ar-Ge harcamaları ve altyapı gibi faktörler ile DYY yayılmalarına aracılık etmektedir. Bu çalışmada, seçilen ülke grubu için seçilen özümseme kapasitesi faktörleri ile bir özümseme kapasitesi endeksi hesaplanmış, karşılaştırması yapılmış ve özümseme kapasitesi DYY ile birlikte ele alınarak ekonomik büyüme ve Ar-Ge harcamaları ile ilişkilendirilmiştir. 1999-2017 yıllarını kapsayan ve 16 ülke için yapılan panel veri analizi sonuçlarına göre, DYY ile özümseme kapasitesi bir araya geldiğinde ekonomik büyümeyi ve Ar-Ge harcamalarını pozitif yönde etkilemektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Küresel dinamiklerin etkisinde ana metal sanayi şirketlerinin finansal performansının değerlendirilmesi: crıtıc-gri ilişkisel analiz yaklaşımı
Ayaydin, Hasan; Öksüz, Onur
Dünyada 2019 yılından sonra yaşanan COVID-19 pandemisi, politik gerilimler, savaş, enerji fiyatlarının yükselmesi ve yasal düzenlemeler gibi küresel gelişmeler Türk ana metal sanayi şirketlerini finansal performans başta olmak üzere pek çok yönden etkilemiştir. Bu çalışmada küresel dinamiklerin etkisi altında Türk ana metal sanayi şirketlerinin finansal performansının CRITIC-Gri İlişkisel Analiz yöntemleri ile belirlenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2019-2023 yılları arasında BİST Ana Metal Sanayinde faaliyet gösteren 21 şirket, kriter olarak seçilen 12 finansal oran ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda faaliyet oranlarının ve aktif karlılık oranının şirketlerin finansal performansı üzerinde oldukça etkili olduğu, analiz döneminde şirket performanslarının sektöre etki eden gelişmeler nedeniyle önemli ölçüde değişkenlik gösterdiği ve 2022 yılında birçok şirketin finansal performansında belirgin pozitif veya negatif değişimler yaşandığı görülmüştür.















