Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2021
    Erken Dönem Ekonomi Eğitimi ve Finansal Sosyalizasyonun Finansal Okuryazarlık Düzeyine Etkisi

    Yildirim, Durmus; Özbek, Adem

    Bu çalışmada amaç, erken dönem ekonomi ve finans eğitimi ile finansal sosyalizasyon ajanlarının bireyin finansal okuryazarlık düzeyi ve finansal davranışları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu amaç çerçevesinde Trabzon, Ordu, Samsun ve Erzincan bölgesinde 14-18 yaş aralığında olup Uluslararası Bakalorya (IB) eğitimi alan ve almayan özel okul öğrencileri ile Ticaret Meslek Lisesi öğrencilerinden oluşan 1274 kişilik üç farklı gruba anket uygulanmıştır. Verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre Uluslararası Bakalorya Eğitimi alan öğrencilerle çocukluk dönemi finansal sosyalizasyon faktörlerinden aile geçmişi, alınan ekonomi eğitimi ve kalitesi, para ve iş üzerinden sağlanan finansal sosyalleşme ve aritmetik bilgi değişkenlerinin finansal okuryazarlık düzeyi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiş ve bu öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeylerinin finansal davranışları üzerinde pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür. IB eğitimi almayan diğer okul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeylerinin ise finansal davranışları üzerinde bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2021
    Sözleşmeli Tarım COVİD-19 Pandemisinde Üreticilerin Dayanıklılığını Artırdı mı?Türkiye'den Uygulamalı Bir Çalışma

    Adanacioglu, Hakan; Doğan, Nilgün

    Bu çalışma, Gümüşhane ilinde karabuğday üreticilerine odaklanarak COVID-19 pandemisinin sözleşmeli tarım üzerindeki etkilerini incelemektedir. Gümüşhane ilinin Kelkit, Köse ve Şiran ilçe köy ve beldelerinde sözleşmeli tarım ile karabuğday üretimi yapan üreticiler araştırma kapsamına alınmıştır. Yapılan literatür araştırmasına göre sözleşmeli tarım kırsal bölgelerde kalkınmayı ve çiftçilerin refah düzeyini etkileyen bir modeldir. Tüm dünyayı etkileyen COVID-19’un, üretim üzerindeki etkileri merak konusu olmuştur. Bu nedenle, bu araştırmada sözleşmeli tarım olgusunun tanımı, kapsamı ve etkisine ilişkin ampirik bir uygulamaya yer verilmiştir. Gümüşhane ilinde sözleşmeli tarım yapan çiftçilerin COVID-19 pandemisinin karabuğday üretimi ve pazarlaması üzerine etkisine ilişkin algılarını anlamak için 28 ifade hazırlanmıştır. Bu çalışmanın bulguları, katılımcıların COVID-19 pandemisi nedeniyle tarımsal girdilerin maliyetindeki artışa ilişkin ifadelere şiddetle katıldıklarını göstermektedir. Ancak COVID-19 salgınının, araştırma alanında sözleşmeli tarım yapan karabuğday çiftçileri üzerinde birçok yönden olumsuz bir etki yaratmadığı anlaşılmıştır. İlgili otoritelerin, etkili kriz yönetimi planlarını yönetmeye ve sözleşmeli tarım gibi çiftçilerin üretim kabiliyetlerini artırmayı amaçlayan ve üretim uygulamalarında esnekliği teşvik eden politikalara hâlâ ihtiyaç olduğu elde edilen sonuçlar arasındadır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    İş Güvenliği Uzmanlarının Yaşadıkları Sorunlar ile Sürekli Kaygı Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Tuna, Hasan

    İşyerlerinde güvenli bir çalışma ortamının sağlanması ve bu ortamın iyileştirilmesi için işverene rehberlik ve danışmanlık yapan iş güvenliği uzmanları görevlerini yerine getirirken bazı sorunlar yaşamaktadırlar. Bu araştırma, iş güvenliği uzmanlarının yaşadıkları sorunların sürekli kaygı düzeylerini etkileyip etkilemediğini belirlemek amacıyla ilişki arayıcı tipte planlanmıştır. Araştırmanın örneklemini basit örnekleme yoluyla seçilmiş 180 iş güvenliği uzmanı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak “İş Güvenliği Uzmanlarının Sorunları Ölçeği” ve “Sürekli Kaygı Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için yapılan Shapiro-Wilk testi sonucuna göre verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi, One-Way ANOVA testi, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, iş güvenliği uzmanlarının yaşadıkları sorunlar ile sürekli kaygı düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca işverenin yetersiz farkındalığı (β=.26, t=2.21, p<.05), çalışanların önemsememesi (β=.28, t=2.75, p<.01) ve mevzuattan kaynaklanan sorunların (β=.20, t=2.65, p<.01) sürekli kaygı düzeyleri üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu belirlenmiştir. Ortak Sağlık ve Güvenlik Biriminde (OSGB) çalışan uzmanların, bireysel çalışanlara göre daha kaygılı olduğu, yaşın artmasıyla sürekli kaygı düzeylerinin azaldığı, C ve B sınıfı sertifikaya sahip uzmanların sürekli kaygı düzeylerinin A sınıfı sertifikaya sahip uzmanlardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2021
    Harris todaro modeli ve todaro paradoksunun TRB1 TRB2 TRC1 TRC2 ve TRC3 düzey 2 bölgeleri için test edilmesi

    Sancar Özkök, Canan; Akbas, Yusuf Ekrem; Can, Esra

    Kırsal yerleşim yerlerinden kentsel yerleşim yerlerine doğru işgücü göçü gelişmekte olan ülkelerde kentleşmenin önemli bir parçasıdır. Harris-Todaro (1970) tarafından geliştirilen işgücü göçü modelinde, artan kentsel ücret kentsel sektörde beklenen ücreti yükseltir ve bu durum kırdan kente göçü teşvik eder. Ancak, kentsel sektörde yaratılan istihdam olanaklarından daha fazla göç akımı olması durumunda işgücünün bir bölümünün işsiz kalması kaçınılmaz olur. İşgücü akımının devam etmesi durumunda ise kentsel işsizlik artarak, Todaro paradoksu denilen durum oluşur. Bu çalışmada Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin iç göç, işsizlik ile kentleşme arasındaki nedensellik ilişkileri Harris-Todaro modeli ve Todaro paradoksu çerçevesinde araştırılmıştır. Bu amaçla, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri 2008-2020 dönemi verileriyle panel nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgeleri için elde edilen analiz bulguları işsizlik oranlarından net göç oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bu beş bölgenin genelinde net göç oranından kentleşme oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinde Harris-Todaro modelinin geçerli olmadığını ve Todaro paradoksunun geçerli olduğunu göstermiştir. Todaro paradoksunun geçerli olması, bu bölgelerin kentsel yerleşim birimlerinde istihdam fırsatlarında veya diğer yatırımlardaki hızlı artışların kent merkezlerine göçü teşvik ederek, bir süre sonra kentsel işsizliği arttırdığı anlamına gelmektedir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin kırsal yerleşim birimlerinde istihdam olanaklarının artırılması hem bu bölgelerde işsizliğin azaltılması hem de kırsal gelirin artırılmasında etkili olabilir. Bu sayede kentsel yerleşim birimlerine doğru gerçekleşen göç akımlarının Türkiye’nin sosyo-ekonomik göstergeleri üzerindeki olumsuz sonuçları en aza indirilebilir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2021
    The Relationship between Employee Voice and Employer Brand: The Serial Mediation Effects of Presenteeism and Diversity Perception

    Sökmen, Alptekin; Benk, Osman

    Purpose – The main purpose of the research is to examine the relationships between the variables of\remployee voice, presenteeism, employer brand and diversity perception in the sample of employees of an\rorganization operating in the logistics sector in Ankara.\rDesign/methodology/approach – The research model was created on the sequential mediation effects of\rpresenteeism and diversity perception variables in the relationship between employee voice and employer\rbrand perception. The research was carried out in April-May 2021 with the participation of 336 employees\rof an organization operating in the logistics sector, which is reached by convenience sampling technique.\rFindings – According to the results of the analysis, based on the Model 6 of Hayes (2018), serial mediation\reffects of both presenteeism and diversity perception were found on the effect of employee voice on\remployer brand.\rDiscussion – Effective management of issues such as employee voice, presenteeism, employer brand and\rdiversity perceptions provide benefit to organizations in focusing on their core competencies. In this\rcontext, organizations should always keep in mind that good ideas can come from every employee,\rregardless of hierarchical level. Considering the almost impossibility of eliminating situations such as\rpresenteeism, employees and organizations need to adapt to each other in terms of unbounded virtues such\ras trust, justice, goodwill, honesty, and empathy. Whether an organization employs or not, it should strive\rto benefit everyone, from the individual to the society, by approaching diversities with a feeling of empathy.\rTo sum up, it is certain that all “good” things done for and on behalf of employees will strengthen the\remployer brand perception.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    Endüstriyel Dijitalleşme ve İşsizlik İlişkisini Belirlemede Mekânsal Faktörlerin Rolü\r

    Koç, Pinar

    Endüstriyel devrimler, ürün ve süreç yenilikleri kanalıyla işgücü piyasalarını ve iş gücü talebini \retkilemektedir. Dolayısıyla endüstriyel dijitalleşme sürecinin de ürün ve süreç yenilikleri kanalıyla işsizlik \roranlarını etkilemesi beklenmektedir. Bu bağlamda, 2013-2017 dönemini kapsayan bu çalışmanın amacı \rendüstriyel dijitalleşmenin işsizlik oranı üzerindeki etkisini belirlemede mekânsal faktörlerin etkili olup \rolmadığını analiz etmektir. Çalışma endüstriyel dijitalleşme endeksi verilerine ulaşılabilen 31 OECD ülkesini \rkapsamaktadır. Çalışmada rassal etkilere dayalı dinamik mekânsal panel veri analizi kullanılmıştır. Modelin \rbağımlı değişkeni işsizlik oranı iken modelin bağımsız değişkenleri bir önceki dönemin işsizlik oranı, \rendüstriyel dijitalleşme düzeyi ve mekânsal etki faktörüdür. Modele dâhil edilen bütün değişkenler istatistiksel \rolarak anlamlıdır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre bir önceki dönemin işsizlik oranı cari dönem işsizlik \roranını pozitif etkilerken, endüstriyel dijitalleşme düzeyi ile cari işsizlik oranı arasında negatif ilişki \rbulunmaktadır. Bununla birlikte negatif mekânsal bağımlılık söz konusudur. Bir önceki dönemin işsizlik \roranında meydana gelen bir birimlik artış, cari işsizlik oranını 2,16 birim artırırken, endüstriyel dijitalleşme \rdüzeyindeki 1 birimlik artış, işsizlik oranını 6,54 birim azaltmaktadır. Mekânsal etki katsayısı -2,31’dir. \rMekânsal etki faktörünün negatif ve istatistiksel olarak anlamlı olması coğrafi yakınlığın işsizliği azaltıcı bir \retkiye yarattığı anlamına gelmektedir. Bu durumda komşu ülkede gerçekleşecek beklenmedik bir endüstriyel \rdijitalleşme şoku ilgili ülkede işsizlik oranını 2,31 birim azaltmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2021
    Analysis of The Problems of Students at Healthcare School of Health Services in a District Department of a University

    Erkuran, Hatun; Demirbag, Birsel Canan

    University years are a developmental process in which students transition from late adolescence to\radulthood. In this period of physical, psychological, social and sexual development, young people gradually\rassume their responsibilities. For the first time away from home, the university brings difficulties\rsuch as freedom, financial control, regulation of social relations and getting used to the new environment.\rThe aim of this study was to analyze the problems of students attending a vocational school of\rhealth services in a district of a university. The population of the study consisted of all (200) students\rattending the vocational school of health services in a district affiliated to a university in the 2018-2019\racademic year. The data were collected between 1-31 May 2019 with a questionnaire developed by the\rresearchers to determine the problem areas of the students. The data obtained were analyzed with descriptive\rand nonparametric statistical methods using SPSS 21.0 statistical program. The average age\rof the students who participated in the research was found to be 20.45, %83,9 of the problems were\rinadequate cultural facilities in the district, %82,6 were social problems due to the lack of places to visit\rin the district, %72,7 of them were inadequate internship, %63,6 were academic problems due to insufficient\rlaboratory conditions, %73,3 were economic problems due to lack of employment. The results of\rthe study revealed that students had social problems, academic problems and economic problems in the\rdistricts where social facilities were limited compared to the center.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2021
    İnşaat Sektöründe Çalışanların Güvenlik Kültürünün Oluşturulmasında Saha Gözetmenlerinin Rolü

    Tuna, Hasan; Albayrak, Sirer

    İş kazaları çalışanların çalışma hayatlarında karşılaştıkları en önemli sorunlardan biridir. İnsanlığın çalışma hayatı boyunca olabilecek kazaları engelleme ve çalışanlara sağlıklı bir ortam oluşturmak amacıyla birçok mevzuat ve kurumsal düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler mevcut olmasına karşın, işyerlerinde hala birçok kaza meydana gelmektedir. Son zamanlarda iş kazalarının önlenmesi konusunda güvenlik kültürü kavramının üzerinde önemle durulmaktadır. Bu çalışmada, inşaat sektöründe çalışanların güvenlik kültürü düzeylerinin demografik özelliklerinden ve inşaatta görevli saha gözetmenlerinden ne şekilde etkilendiğini tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini, kartopu örnekleme yöntemiyle saptanan, inşaat sektöründe faaliyette bulunan Ankara, İstanbul, Ağrı ve Sivas illerindeki 5 farklı firmada çalışan toplam 130 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Dursun (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan 8 farklı ölçek kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre kadercilik dışındaki güvenlik kültürü boyutlarında saha gözetmeninin görev yaptığı işyerlerindeki çalışanların güvenlik algısı anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, medeni durum, iş tecrübesi, eğitim durumu gibi demografik özelliklerle güvenlik kültürü boyutları arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Eğitim faaliyetlerinin arttırılması, yönetimin tutum ve davranışlarının geliştirilmesi, kadercilik anlayışının ortadan kaldırılması, farkındalığı ve yetkinliği artırıcı tedbirlerin alınması, çalışanların güvenliğe aktif katılımının sağlanması, etkili iletişiminin kurulması, raporlama kültürünün geliştirilmesi ve belli sayıdaki işyerlerinde saha gözetmenlerinin istihdam edilmesi iş kazalarının azaltılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2021
    The Mediating Role of Presenteeism in The Effect of Employee Coronavirus Anxiety Levels on Productivity at Work

    İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Korkmaz, Fatma

    The purpose of this study is to analyze the mediating role of presenteeism in the impact of coronavirus\ranxiety levels of workers in the labor market during the COVID-19 outbreak on their productivity at\rwork. The target population of the study, which is a cross-sectional and descriptive type, consists of\remployees over the age of 18 who agree to participate in the study and are active in different sectors. The\rsample of the research consists of 463 employees. The data of the research were collected by the online\rsurvey method (via Google Form). The following were used as data collection tools: "Personal Information Form" developed by researchers and "Coronavirus Anxiety Scale (CAS)"developed by Lee\r(2020) and adapted into Turkish by Bicer et al. (2020), "Endicott Work Productivity Scale" developed\rby Endicott and Nee (1997) and adapted to Turkish by Uguz et al. (2004) "Standford Presenteeism\r(non- existence at work) Scale" developed by Koopman et al. (2002) and adapted to Turkish by Anık\rBaysal (2012). The findings obtained reveal that there are negatively significant relationships between\rcoronavirus anxiety and productivity at work. It has been determined that presenteeism (non- existence\rat work) has a statistically significant partial mediating role in the negative effect of coronavirus anxiety\ron productivity at work in the analysis of the structural equality model for the mediating effect. Finally,\rthe results of the research were discussed in the light of the literature. Suggestions have been made to\rresearchers working on the impact of the coronavirus epidemic on working life and to practice.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    Entrepreneurship Perceptions of Women Entrepreneurs During the COVID-19 Pandemic: The Case of Kayseri and Gaziantep

    Büyükbeşe, Tuba; Dikbaş, Tuğba; Dogan, Irfan

    The purpose of this study is to determine and compare the entrepreneurship perceptions of women entrepreneurs before and during the global\rCovid-19 pandemic. In the study, firstly, it was tested whether differences arose in the entrepreneurship perceptions (in the dimensions of Focus\rof Control, Self-Confidence, Communication, and Motivation) of women\rentrepreneurs who have businesses in different sectors in Kayseri and\rGaziantep provinces. This was followed by an investigation of whether\rthere was a significant change in the entrepreneurship perceptions (in\rtheir sub-dimensions) of women in compliance with their demographic\rcharacteristics. This study is designed with a quantitative research\rmethod in line with the specified purposes, and it uses online survey as\ra data collection tool. Research was conducted with the participation of\r211 business owners. The data obtained was analyzed using the SPSS\r21.0 program. A significant difference was found between the perceptions of entrepreneurship by female entrepreneurs before and during\rthe pandemic, their control focus on individual entrepreneurship, their\rself-confidence in individual entrepreneurship, their communication\rregarding their individual entrepreneurship, and their motivations for\rtheir individual entrepreneurship.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    İnovasyon stratejilerinin kurumsal sürdürülebilirlik performansına etkisi: mobilya firmaları üzerinde bir uygulama

    Ayyildiz, Hasan; Eda, Dişli Bayraktar

    Bu çalışmanın amacı inovasyon stratejilerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma kapsamında, Kayseri, Ankara ve Bursa (İnegöl)’deki 315 mobilya firması ile anket yapılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 25 ve IBM AMOS 24 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde regresyon analizi kullanılmıştır. İlk aşamada, kurumsal sürdürülebilirliği ölçmek amacıyla daha önce Türkçe’ye uyarlanan üç boyutlu ve 20 maddeden oluşan ölçeğin DFA (Doğrulayıcı Faktör Analizi) sonucunda öngörülen faktöriyel yapısı veri ile doğrulanamamıştır. Bunun üzerine ölçeğin yapısını keşfetmek amacıyla KFA (Keşfedici Faktör Analizi) uygulanmış ve ölçeğin 10 maddeden oluştuğu ve üç faktörlü bir yapıda olduğu saptanmıştır. Ancak ölçeğin üçüncü boyutuna yalnızca iki maddenin yüklendiği tespit edilmiştir. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre ise; her iki inovasyon stratejisinin (keşifsel inovasyon ve artırımsal inovasyon) çevresel sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Buna karşın, yalnızca keşifsel inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Artırımsal inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2021
    Relations between Foreign Direct Investment and Exchange Rate Volatility in Turkey: Analysis of Symmetric and Asymmetric Causality (2001:M1-2020:M2)

    Doganay, Muharrem Akin; Recepoglu, Mursit; Deger, Mustafa Kemal

    The objective of this study was to examine the relationship between exchange rate volatility and Foreign Direct Investment (FDI) in Turkey that adopting liberal policies in the post-1980 period. In this study, the relationships between FDI and exchange rate volatility were determined by symmetric (Fourier Toda-Yamamoto) and asymmetric (Hatemi-J) causality tests using the monthly data for the period of 2001:M1 - 2020:M2. According to the symmetric causality test results, there is a one-way relationship from FDI to exchange rate volatility. According to the results of the asymmetric causality test, there are two-way and significant causal relationships between the variables of FDI and exchange rate volatility. These results show the importance of reducing exchange rate volatility for the Turkish economy.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    Financial Stress and Buffer Effects of Trust in Policies in Business Life During the COVID-19 Pandemic

    Günay, Hamdi Furkan

    This study aimed to investigate the determinants of financial stress experienced in working life during the COVID-19 pandemic process in Turkey, and also the role of the confidence placed for the government pandemic action policies in reducing financial stress. For this purpose, online survey data obtained from 414 employees were analyzed with multivariate statistical methods. As a result of the analysis, the significant effect of job insecurity and pay satisfaction on financial stress was determined. Although it was found that trust in the policies against pandemics was effective in reducing financial stress, a significant moderating effect of trust in policies was not found in the relationship of other factors with financial stress. It is recommended to prevent practices that may cause revenue and employment losses in businesses and closely monitor the steps taken to inhibit abuse in this area accordingly.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • Kitap BölümüYalnız künye2021
    The measurement of employee welfare and its effects on the output level

    Kocağ, Esra Karapinar

    Welfare, in general, refers to both economic and social prosperity of individuals. From an economic point of view, individuals are very important actors of the labour market in the production process. This chapter focuses on employees and attempts to offer a valuable insight into the concept of welfare, its measurement, and its potential impact on the national product. Measuring welfare is not straightforward due to its multidimensional concept. The purpose of this chapter is to provide a way of measurement of employee welfare through an index that combines selected welfare components of employees. In the process of building that index, principal component analysis (PCA) was applied. Preserving variability and reducing dimensionality, this method is a very functional tool to represent multidimensional variables such as welfare in this case. Eurostat data for the period of 2008-2018 were utilized to explain the impact of employee welfare on the GDP per capita for 32 European countries. Findings revealed that employee welfare is a significant indicator of the national product.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • Kitap BölümüAçık Erişim2021
    Energy Policy Recommendations for ASEAN Countries: Empirical Evidence from the Bootstrap Panel Granger Causality Analysis

    Adali, Zafer; Korkmaz, Özge; Çelik, Orkun

    In social sciences, especially in the economic literature, energy has been one of the most important topics. Energy seems to be dominant on the political and economic agendas because of nearly all economic activities linked to energy. Hence, all economies have endeavored to detect and implement policies to increase their efficiency and mitigate energy’s detrimental effects on the earth. This study’s principal mission is to check the connection between economic growth, non-renewable and renewable energy consumption in ASEAN-5 countries over 1990–2014 to recommend energy-saving policies. Within this view, bootstrap panel Granger causality test is applied. The model results indicate that economic growth causes renewable energy consumption in the Philippines and economic growth induces non-renewable energy consumption in Indonesia and Malaysia. A unidirectional causality relationship operating from renewable energy consumption to economic growth is approved for Brunei Darussalam. Finally, a unidirectional causality relationship working from renewable energy consumption to Brunei Darussalam’s economic growth is confirmed.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleYalnız künye2021
    The impact of export dynamics on trade balance in emerging and developed countries: An evaluation with middle income trap perspective

    Akbas, Yusuf Ekrem; Sancar, Canan

    In this study, it was analyzed whether the export dynamics affected net exports in fourteen emerging countries and eight developed countries between the years of 1995–2019. Export sophistication, export product diversification, export market diversification, export product concentration, export market concentration, and real effective exchange rate were used as the proxy of export dynamics. Panel data methods that take into account cross-section dependency and structural breaks were used for the analysis. As a result of the study, in developed countries, it was concluded that export sophistication, export product concentration, and export market diversification positively affected the net export, and the real effective exchange rate negatively affected the net export. For the emerging countries, it was concluded that export market concentration and real exchange rate negatively affected the net exports. Also, in emerging countries, it was found that export sophistication and export product diversification do not have any impact on net exports since export sophistication and export product diversification are not an adequately high level compared to developed countries for increasing the net export. The fact that in these countries the proportion of high-tech product exports are low in total exports and the product range in exports are not wide cause these indexes to be low. This situation poses a significant risk in terms of falling into the middle-income trap.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    The Effects of Economic Recessions on Divorce Rates: A Research on Turkey; [Ekonomik Resesyonların Boşanma Oranları Üzerindeki Etkileri: Türkiye Üzerine Bir Araştırma]

    Koç, Pınar; Kutlar, Aziz

    This study analyses the relationship between short-and long-term relationships between divorce rates and economic recession in Turkey. The asymmetric and time-varying asymmetric causality tests are used to analyse the short-term relationship, the Maki cointegration test is used to analyse the long-term relationship. The dependent variable of the model is the divorce rate. Labour force participation rate of women, unemployment rate, GDP per capita, legal regulations, and economic crises are independent variables. According to the estimation results, unemployment, national income, legal regulations, and economic crises positively affect divorce rates. The time-ric causality test results also indicate a temporary causality relationship between positive income and unemployment shocks.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2021
    Analysis of Mining Lost Time Incident Duration Influencing Factors Through Machine Learning

    Kahraman, Muhammet Mustafa

    Despite technological advancements and organizational adjustments, lost time accidents are major issues in occupational safety. However, there is very limited work that focuses on variables influencing days lost as a result of occupational accidents. In this study, decision tree and artificial neural network methods were used as machine learning techniques to investigate the impact of factors on accident lost day duration. Degree of injury, worker age, and worker activity were found to be the top three variables impacting loss of time from work. It was also identified that the mining method, location, and nature of injury had a moderate influence on duration lost due to occupational accidents. However, worker experience and ore type did not have any significant impact on the duration, which is an unexpected result. These results confirmed that some accident factors that might have a large influence on the number of mine accidents can be less critical when it comes to accident lost day duration.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • Derleme MakaleYalnız künye2021
    Assessment of the relationship between renewable energy and employment of the United States of America: Empirical evidence from spectral Granger causality

    Çelik, Orkun

    In this study, the spectral Granger causality nexus between renewable energy generation and employment for the period February 1973–September 2019 in the USA is examined. The results obtained from the study expresses that there is no spectral Granger causality relationship between renewable energy generation and employment for aforementioned period in the USA. Furthermore, these findings support neutrality hypothesis, which means that there is no causality relation between the variables. In other words, renewable energy generation does not influence employment and employment does not have an effect on renewable energy generation.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kadınların işgücüne katılım oranlarını belirleyen faktörlerin tespitine yönelik bölgesel bir araştırma

    Koç, Pinar; İzgi Şahpaz, Kadriye

    Bu çalışmanın amacı İBBS Düzey 2 kapsamında yer alan 26 bölgede kaba boşanma oranları, eğitim düzeyi, erkek işsizlik oranları ve kişi başına düşen gelirin kadınların işgücüne katılım oranları üzerindeki etkisini analiz etmektir. 2004- 2017 dönemini kapsayan çalışmada dinamik panel veri analizi kullanılmıştır. Analizden elde edilen sonuçlara göre kişi başına düşen GSYİH, eğitim düzeyi ve boşanma oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Kişi başına düşen gelir düzeyindeki %1’lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.29 artırırken, üniversite mezunu kadın sayısındaki artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.44 artırmaktadır. Boşanma oranlarındaki %1’lik artışın ise kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.40 arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca erkeklerin işsizlik oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre erkeklerin işsizlik oranlarındaki yüzde 1'lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını yüzde 0,39 oranında azalmaktadır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması