Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    Kamu Kurumlarının Kriz Yönetimi Becerileri: Samsun Büyükşehir Belediyesi Çalışanlarına Yönelik Bir Araştırma

    Diker, Ersin; Özarslan, Caner

    Bu çalışmada, çalışanların tutumları göz önünde bulundurularak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin mevcut durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde kriz yönetimi becerilerinin mevcut durumunu ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunamamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve kurumların kriz yönetiminde uygulayacağı faaliyetlere yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Araştırmanın örneklemi belirlenirken basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 406 katılımcı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilimler alanında kabul gören nicel araştırma yöntemlerinden yüz yüze anket tekniği çalışmanın yöntemi için uygun görülmüş olup, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız iki örneklem t testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile veriler incelenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesinde görev alan 406 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kurum çalışanlarına geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış anket uygulaması 2018 yılının Kasım ayı içerisinde yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumun çalışanlara karşı daha samimi olması, sürekli karşılıklı iletişimi sağlaması, kriz ve kriz yönetimi ile ilgili uygun eğitimler düzenlemesi gibi faaliyetlerde yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan kurumun kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı farklılık sadece kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri alt boyutlarında meydana gelmiştir. Çalışmanın bir diğer sonucuna göre, çalışanların eğitim seviyeleri yükseldikçe kurumdaki kriz durumuna ve kriz yönetim becerilerine olan ilgi ve farkındalığın artabileceği söylenebilir. Çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumun mevcut kriz yönetim becerilerinin “orta düzeyde” bulunduğu ortaya çıkmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sağlık Çalışanlarının İletişim Becerileri ve Göçmenlerle Yaşadıkları İletişim Zorlukları

    Duran, Seçil; Albayrak, Sevil

    Amaç: Araştırma, sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin ve göçmen- lerle yaşadıkları iletişim zorluklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kesitsel tipte olan bu araştırma, Yozgat Şehir Hastanesi ve Yoz- gat il merkezindeki 8 aile sağlığı merkezindeki toplam 562 sağlık çalışanından, araştırma yapıldığı tarihlerde aktif çalışan ve gönüllü olan 450 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Veriler, 2018 yılında yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Veriler, 14 sorudan oluşan “Anket Formu” ve 45 sorudan oluşan “İletişim Bece- rileri Envanteri (İBE)” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde sayılar, yüz- delikler, ortalama ve standart sapmaların yanı sıra Kruskal-Wallis analizi ve Mann-Whitney U testi kullanılmış, istatistiksel olarak anlamlı bulunan çoklu gruplarda ileri analiz olarak Mann-Whitney U testi yapılmıştır. İstatistiksel an- lamlılık değeri p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamına alı- nan sağlık çalışanlarının İBE puan ortalamaları 157,02±13,23’tür. Sağlık çalışanlarının 26-33 yaşında ve bekâr olanların İBE toplam puan ortalamalarının diğer gruplara göre yüksek çıktığı ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çalışma yılı ve cinsiyet ile İBE toplam ve alt boyutlarının puan ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı çıkmasa da kadınlar ve 10 yıl ve daha altında çalışanlar lehine İBE toplam puan ortalamasının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sağlık çalışanlarının %68,9’u göçmenlere çevirmen olma- dan hizmet verdiğini belirtmiştir. Ancak çevirmenlerin sağlık bilgisi sorgulan- mamıştır. Sağlık çalışanlarının %53,6’sı göçmenlerin verilen hizmete karşı tutumlarının olumsuz olduğunu ve %46,0’ı bu durumun verilen hizmeti zorlaş- tırdığını belirtmiştir. Hizmet sunumunu etkilemediğini belirten sağlık çalışanla- rının hizmet sunumunu zorlaştırdığını ifade edenlere göre Zihinsel, Davranışsal İletişim Becerileri ve İBE toplam puan ortalamaları yüksek bulunmuştur. Sonuç: Sağlık çalışanlarının iletişim becerileri puan ortalamaları orta düzeyde bulun- muştur. Sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin hizmet içi eğitimlerle gelişti- rilmesi ve en çok karşılaşılan göçmen grubu 18-59 yaş grubu olduğu için bu yaş gruplarında en çok görülen sağlık problemlerini bilmeleri ve bu sorunların bir- çoğunun sebebi çevirmen eksikliği olduğundan, hastaların şikâyetlerini anlayan ve durumu sağlık çalışanına iletebilen sağlık bilgisine sahip çevirmenlerin sayı- larının artırılması ve sağlık çalışanlarının hizmetlerine karşı göçmenlerin olum- suz tutumlarının değiştirilmesi için araştırmalar önerilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2020
    Transformational Leadership, Person-Organization Fit and Job Satisfaction Relationship: A Research on Public Servants

    Sökmen, Alev; Benk, Osman

    Purpose – It is aimed to reveal relationships among transformational leadership, person-organization fit and job satisfaction in that research. Design/methodology/approach – Research data were collected by survey from 560 participants who work at a department of a ministry in Ankara. First of all, in that study validity and reliability analyses are done. Correlation and regression analyses are done both to reveal the relationships among related dependent and independent variables and to test hypotheses. Both Baron and Kenny and Hayes mediation models are used to show mediation effect. Findings – According to correlation analysis, there is a significant positive correlation among transformational leadership, person-organization fit and job satisfaction. As a result of regression analysis, transformational leadership has a meaningful effect on person-organization fit and job satisfaction and also person-organization fit has a meaningful effect on job satisfaction. However, research findings show that the effect of transformational leadership is partly mediated by personorganization fit in the effect on job satisfaction. Discussion – When the findings which are derived from 560 public employees working in a ministry that are evaluated, it is thought that central and rural management of ministry should consider on person-organization fit of its employees and do some actions to raise their job satisfaction levels by transformational attempts of today’s necessities. These kinds of organizations should select compatible and developable -of that compatibleness- individuals as they believe from the beginning of the recruitment process with a control focused approach. A leader, who is interested in individual problems of followers, praises and guides them, that affects their levels of job satisfaction incontrovertibly. For further studies, it may be useful for enriching the literature by revisiting related variables between public and private organizations comparatively.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    Relationships Between Strategic Leadershıp, Social Capital and Performance

    Ataman, Göksel; Düzgün, Aysegül

    Purpose – Organizations, which would like to be able to survive under tough competition conditions in which uncertainty is dominating, to keep the sustainability and to increase the profitability, should focus on the strategic management concept that has a long term and wide perspective rather than traditional management approach. Strategic leaders, who are another important actor of the concept of strategic management, burst into prominence as a competitive supremacy factor for organizations. Today, when it is almost impossible to predict the future; it is very important for leaders to take strategic decisions in a truly manner and to make strategic changes if necessary in order to survive, benefit from several opportunities and protect from threats in developing and changing world. Strategic leaders must focus on complementary and critical resources in order to be successful also in the future.This is about the fact that strategic leaders could reach to key resources by means of social capital which is the sustainable competitiveness advantage of an organization. Strategic leaders, who could manage their social capital effectively, could reach to critical resources and they could provide a competitive advantage by this way. In this context, the aim of this research is to evaluate that social capital of senior executives who are qualified as strategic leaders how to effects the performance within the framework of trust, institutions, norms and sanctions, participation in networks, joint action and cooperation and learning. Design/methodology/approach – Qualitative research method was used in this research. The data of the research was obtained through one of the qualitative research methods, interview technique. Descriptive analysis method was used to analyze the data. Findings – As a result of the research, it was found that senior executives who use effectively their social capital contribute positively to the performances of businesses. Discussion – The fact that senior executives participate in the necessary environments and establish strong ties there and use these ties for the interests of their own businesses will enable their businesses to gain competitive advantage and increase their performance.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    Normatif Bağlılık ve İşten Ayrılma Niyeti İlişkisi: İş Tatmininin Düzenleyicilik Etkisi

    Sökmen, Alptekin; Kenek, Gökhan

    Bu çalışmanın amacı normatif bağlılık ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide iş tatmininindüzenleyicilik etkisini incelemektir. Araştırma verileri anket yöntemiyle Adana’da tarım sektöründe faaliyetgösteren bir özel işletmenin çalışanlarından elde edilmiştir. 438 çalışanın katılımıyla veri toplam sürecitamamlanmıştır. Toplanan veriler SPSS 26 paket programı aracılığıyla korelasyon ve regresyonanalizlerine tabi tutulmuştur. Analiz sonuçları normatif bağlılık ile işten ayrılma niyeti arasında negatifyönlü anlamlı bir ilişki olduğunu ve iş tatmininin bu ilişkide düzenleyici bir değişken olarak rol oynadığınıortaya koymuştur. Diğer taraftan normatif bağlılığın iş tatmini ile arasında pozitif yönlü ve iş tatmini iseişten ayrılma niyeti arasında ise negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu elde edilen diğer sonuçlardır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Effect of Socio-Demographic Variables in the Perception of Job Insecurity: A Study in Hotel Enterprises

    Polat, Eray

    Women entrepreneurship makes significant contributions to the level of economic development in the world. However, different from developed economies women entrepreneurs meet more difficult and challenging situations in developing economies. Further to that women participation in workforce and entrepreneurship process is much lesser in the countries where the gender gap is high. According to some study findings, independently of disadvantageous conditions and the level of economic development, how women entrepreneurs become successful is the issue of concern. Thus, the aim of the study is to explore the experiences, success factors, and personal and social results of women entrepreneurship process. The semi-structured interview method was employed in the study. A total of 30 entrepreneur women participated in the research. The results showed that apart from personal characteristics the environmental support is also significant in the women entrepreneurship process. It was also understood that the self-perceptions change positively with the effects of decreasing inequality attitudes towards women.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Change of Income from Forest Products based on Geographical Location of Enterprises and some Marketing Variables

    Komut, Osman; Santo, Serpil

    The Turkey forest products market losing its monopoly property has led to a reduction in the income of GeneralDirectorate of Forestry (GDF). Forest Enterprises Directorate (FED) regulate the wood sale revenue separately and thesuccess level of each managements is considered as separately. In this study, some factors affecting the sale price ofwood based products for General Directorate of Forestry are analyzed. In this context, the results of the 5-year woodsale revenue sale auctions between the years 2014-2018 of 2 Regional Directorate of Forests (RDF), which are close toeach other in terms of geographical location, and 21 FEDs operating under them are analyzed. Evaluations wereconducted on the basis of stumpage sales and traditional warehouse sales practices. The research results showed thatthere are statistically significant (p<0.05) differences on the sales revenues of the GDF due to accession rate ofappraised value consisting of the RDF, FED, stumpage sales or traditional warehouse sales, and the year and monthvariables in which forest products are offered for sale. Likewise, it has been detected that the proximity of FEDs, whichregulate wood-based product sales, to the high-capacity forest products industry managements in terms of accessibilitywith regard to geographical location has a significant effect on sales revenues.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    The effect of job burnout for women accounting professionals on workfamily conflict: case of TR90 region

    Ertaş, Fatih Coşkun; Tosunoğlu, Büşra

    The aim of this study; to examine the effect of job burnout on work-family conflict for female professional accountants for this purpose, a model was created and tested using the structural equation model. Three hypotheses were created for the test of the model and a questionnaire was applied to the female accountants working in TR90 (Artvin, Giresun, Ordu, Gumushane, Trabzon and Rize). As a research scale, “Maslach Burnout Scale” that developed by Maslach and Jackson (1981) and “Work-Family Conflict Scale” that developed by Netemeyer vd. (1996) was used. According to the results of the analysis, it can be said that personal success, which is one of the sub-dimensions of job burnout, increases work-family conflict to a great extent. In addition, emotional exhaustion and depersonalization which are dimensions of job burnout increase the work-family conflict.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Occupational health and safety awareness in wood, wood products and mushroom production sector in Turkey

    Yaşar, Mehmet; Yasar, Sekip Sadiye; Komut, Osman

    The forest industry is one of the sectors where occupational accidents are the most common. In this study, it is aimed to reveal the differences in opinions of personnel in enterprises, which fall into Turkish wood, wood products and mushroom production group, concerning occupational health and safety. Within this framework, a questionnaire application was conducted based on face to face meeting in a total of 68 enterprises in Erzincan province. In the questionnaire, the 5-point likert rating scale was used in determination of agreement level to scale items containing 9 different opinions concerning occupational health and safety issue underlying demographic characteristics of personnel and features of enterprises. As the result of the study, it was detected that machinery maintenance frequencies are too far, necessary personal protective equipment is not supplied in time and basic occupational health and safety principle implementation has deficiencies. Besides, statistically significant differences (p<0.05) were identified between opinions of employees in relation to variances as age, marital status, department worked, total time of employment in the enterprise, machinery maintenance frequency that is applied, workplace change intervals and exposure to occupational accidents.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Effect of Energy Consumption on Agricultural Added Value: Panel Data Analysis for EU Member Transition Economies

    Akyol, Mehmet

    Energy plays an important role in maintaining vital activities. Like other sectors, with the developing technology, energy is used in agricultural activities. Therapid and uncontrolled increase in energy consumption in agricultural production,has sometimes led to a decrease in the efficiency of the energy use. Inefficient use of energy, which is a production input, leads to an increase in production costs. The increase in production costs leads to a relative decrease in output and such negativities exposing producers to loss of income.. Within the framework of the analysis, 10 countries who are called as transition economies and EU member as wellwere included in the study. Dynamic panel data method was used in the study which analyzed the period between 2009-2017. As a result of the analysis, it was observed that agricultural energy consumption had a positive effect on agricultural value added.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kadın Tekstil İşçilerinin Ustabaşılarıyla Yaşadıkları Çatışmanın, İş TatminlerineEtkisinde Ustabaşılarının Politik Yetisinin Düzenleyici Rolü

    Demirbağ, Orkun; Top, Nuket

    Amaç – Sosyal/politik etki kuramını göz önünde bulundurarak, tekstil sektöründeki çalışan kadınların ustabaşlarıyla yaşadıkları çatışmanın kadın çalışanların iş tatminine etkisinde ustabaşının politik yetisinin düzenleyici rolünün ortaya koyulması amaçlanmaktadır.Yöntem – Araştırma kapsamında 478 çalışan kadın ve 125 ustabaşına ait veriler yüzyüze anketyöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmada yer alan hipotezler toplanan verilerin hiyerarşik ve çift taraflıbir yapıya sahip olması nedeniyle Process ve HLM (Hiyerarşik Lineer Modelleme) uygulamaları ile test edilmiştir.Bulgular: Analiz sonucunda, Bursa ilinde faaliyet gösteren tekstil firmalarında görev alan kadınişçilerin ustabaşlarıyla yaşadıkları kişilerarası çatışmanın kadın işçilerin iş tatmini üzerinde negatifyönlü etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, ustabaşının kadın işçiler tarafından algılananpolitik yetisinin kadın işçilerin iş tatmini üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif bir etkisiolduğu tespit edilirken ustabaşlarının kendisi tarafından algılanan politik yetisinin kadın işçilerin iştatmini üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Dahası, kadın emekçiler veustabaşının kendisi tarafından değerlendirilen ustabaşının politik yetisinin bu ilişkide düzenleyicirolü olduğu bulunmuştur.Tartışma – Örgütler içerisinde ast-üst arasında yaşanan kişilerarası çatışmalar sonucunda ortayaçıkan negatif yönlü iş tatmini üzerinde politik yeti faktörünün tamponlayıcı bir görev üstlendiğiortaya çıkmıştır. Bu nedenle iş yaşamında politik yeti faktörünün göz önünde bulundurulmasıgerekmektedir.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2020
    The Mediating Role of Job Satisfaction in the Effect of Employer Brand on Organizational Commitment

    Sökmen, Alptekin; Kenek, Gökhan; Aksu, Kubra

    Purpose – The main purpose of this study is to examine the effect of employer brand on job satisfaction and organizational commitment, as well as the mediating role of job satisfaction between employer brand and organizational commitment. Design/methodology/approach – The study was carried out with the participation of 141 employees of a firm operating in the construction sector, which can be reached convenience sampling method in November-December 2019. Correlation and regression analyzes were made with the SPSS 26 program in line with the data obtained by the survey. Findings – According to the results of the analysis, it was determined that the employer brand positively affected the job satisfaction and organizational commitment and there were strong positive relations between all variables. In addition, job satisfaction has been found to have a partial mediating effect between employer brand and organizational commitment. Discussion – The “employer brand”, which is one of the most important issues in terms of labor competition in recent years, can provide an advantage to organizations with increase the loyalty of existing employees to their organizations, and create a perception on potential workforce as suitable place to work and attracting them. According to the results of this study, employer brand plays a role as an effective variable in increasing employees' level of satisfaction with their job and their commitment to their organizations.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sosyal Koruma Sistemi Aracı Olarak "Monotax" ve İktisadi Kalkınma

    Beken, Hıkmet Gülçın

    Sosyal koruma programları; ülkelerin yoksulluk ve eşitsizlikle mücadelesinde, hedeflenen iktisadikalkınma düzeyine ulaşmada kullandıkları önemli araçlar arasında yer almaktadır. Sosyal korumanın kapsamıve finansmanı, sosyal koruma sisteminin sürdürülebilirliği üzerinde etkili olmaktadır. Sosyal korumasistemlerinin kapsamının genişletilebilmesi noktasında başvurulan inovatif yöntemler arasında "Monotax(Monotributo)" tek vergi uygulaması ile karşılaşılmaktadır. Latin Amerika bölgesinde örneklerine rastlanan"Monotax" rejimi, kendi işinin sahibi olan düşük gelirli hanehalkları ve küçük ölçekli işletmelere yönelikolarak uygulanan tek bir vergiyi ifade etmektedir. Latin Amerika ülkelerinde Monotax gibi basitleştirilmiş tekvergi sistemlerinin uygulanmasının arka planında, işgücü piyasalarındaki yüksek enformel yapı ve küçük veorta ölçekli işletmelerin yaygınlığı yer almaktadır. Enformel yapının ortaya çıkmasında değişen kalkınmastratejileri, vergi yükü ve ücret düzeyi gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bölgede önemli birer istihdamkaynağı olarak varlık sürdüren küçük ve orta ölçekli işletmelerin verimlilik düzeyinin düşük olması, devletinvergi gelirini azaltmaktadır. Bu nedenle, bölgenin koşullarına özgü olarak formelleştirmeyi ve sosyal güvenlikkapsamına dahil olanları arttırabilmek adına Monotax gibi basit tek vergi sistemlerinin uygulanması tercihedilmektedir. Bölge içerisindeki ülke örneklerinin uygulama biçimlerinde farklılıklar görülse de; bunun arkaplanında ülkelerde geçerli olan sosyal politika uygulamaları, bunların nasıl finanse edildiği ve vergipolitikalarının yapısının etkili olduğu unutulmamalıdır. "Monotax" rejiminden beklenen fayda genellikleekonomik büyümenin sağlanması, gelir dağılımının düzeltilmesi ve yoksullukla mücadelede başarıkazanmaktır. Sosyal koruma sistemleri evrensellik ve gelirin yeniden dağılımı amacıyla uygulanıyorsa;"Monotax" rejiminin bu amacın daha sağlam bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayıp-sağlamadığı konusu önemlidir. Çalışmada, genel olarak Latin Amerika bölgesi ile birlikte Brezilya ve Uruguay üzerindenbasitleştirilmiş tek vergi sisteminin uygulanma şekilleri incelenecektir.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2020
    A focus group study on the importance of occupational safety culture in terms of occupational health and safety

    Gökçe, Ahmet

    Ergonomic design of the working environment in terms of health and safety, minimizing the risks by determining the risk factors, the existence of legal and institutional regulations are the basic elements to ensure occupational health and safety. However, these measures to be taken are not sufficient to prevent work accidents. At this point, the safety culture, which emphasizes the importance of the "human" factor in preventing work accidents and ensuring health and safety in the working environment, has a very critical role. Having all the employees at a work place to adopt this safety culture and expanding it to all levels will bring along a safer working environment. Accordingly, this study aims to determine the safety culture levels by revealing the opinions of the people working in the carpentry profession which is categorized in the dangerous work class on the job safety culture. In this context, focus group interview and observation method which are the qualitative research methods were used. The interviews were held with 24 carpenters working in Erzincan and content analysis method was used as data analysis method. According to the findings, the participants were generally found to have low levels of safety culture and only the fatalism perception, one of the security culture determinants, had a positive effect on the level of safety culture. In addition, it was observed that there weren’t any conscious practices to identify and prevent the risk factors (especially physical and ergonomic risk factors).

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    İş güvencesizliği algısı ile iş üretkenliği ilişkileri: mevsimlik ve mevsimlik olmayan konaklama işletmelerinde karşılaştırmalı bir araştırma

    Polat, Eray; Gürbüz, Ali Kemal

    Bu çalışmanın temel amacı, konaklama işletmeleri çalışanlarının iş güvencesizliği (İG)algıları ile iş üretkenliği (İÜ) düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve bu ilişkinin varlığını tüm yıl ya da mevsimlik çalışma açısından karşılaştırmalı bir şekilde sorgulamaktır. Buyapılırken, mevsimlik işletme çalışanlarının sezon sonunda işin zaten biteceğini bilmeleriolgusu, İG algısına dahil edilmemiş, İG algısı sadece sezon içerisindeki algıyla sınırlandırılmıştır. Ayrıca İG algısının ve İÜ düzeyinin hangi çalışan grubunda daha yüksek olduğuda araştırılmıştır. Araştırmada İstanbul ve Marmaris’te bulunan konaklama işletmeleri çalışanları ile yüz yüze görüşülerek anket uygulaması yapılmıştır. Bulgular, şu sonuçlara işaretetmektedir. Tüm yıl çalışanların İG algılarının genel düzeyi, mevsimlik çalışanlara nazarandaha düşüktür. İÜ’nün genel düzeyi ise tüm yıl çalışanlarda daha yüksektir. Her iki gruptada İG’nin, İÜ üzerinde negatif bir etkisi bulunmaktadır. Her iki grupta İG ile İÜ’nün ilişkisi,derece olarak aynıdır. Çalışmada elde edilen bulgular ışığında konaklama işletmesi yöneticilerine çeşitli öneriler sunulmuştur.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    Çalışanların risk alma davranışları, yaşam tarzı değişkenleri ve işyerinin sosyal performansının sosyal mübadele kuramı kapsamında incelenmesi

    Durmuş, İbrahim

    Günümüz çalışma ortamında çalışanlar iş yerlerinde çeşitli riskler ile karşı karşıyakalabilmektedir. Onların risk alma davranışları, iş yerlerindeki yaşam tarzı değişkenlerinişekillendirebilirken, aynı zamanda yaşam tarzı değişkenleri de iş yerinin sosyal performansı üzerinde çeşitli etkiler yaratabilir. Bu açıdan araştırmada çalışanların risk alma davranışları, iş yerindeki endişeli, sosyallik odaklı ve yenilik odaklı yaşam tarzı değişkenleri veiş yerlerinin sosyal performansı arasındaki ilişkiler sosyal mübadele kuramı kapsamındaaraştırılmıştır. Alan yazında daha önce yapılan çalışmalar incelendiğinde; çalışanların riskalma davranışları, yaşam tarzı değişkenleri ve iş yerinin sosyal performansı arasındaki ilişkileri ortaya koyan herhangi bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Araştırma ile bu eksikliğintamamlanması amaçlanmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre; çalışanların iş yerlerinde riskalma davranışları endişeli yaşam tarzlarını pozitif ve anlamlı olarak; sosyallik odaklı yaşamtarzlarını pozitif ve anlamsız olarak; yenilik odaklı yaşam tarzlarını ise negatif ve anlamsızolarak etkilemiştir. Çalışanların endişeli yaşam tarzları iş yerlerinin sosyal performansınınegatif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Çalışanların sosyallik odaklı yaşam tarzları ise iş yerinin sosyal performansını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Son olarak çalışanlarınyenilik odaklı yaşam tarzları da iş yerlerinin sosyal performansını pozitif ve anlamlı birşekilde etkilemiştir. Bu sonuçlar sosyal mübadele kuramına çalışan ve organizasyon açısından önemli ve farklı katkılar sağlamıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    Maslow’s Hierarchy of Needs in terms of Lifestyle and Entrepreneurial Intentions of Young Individuals

    Durmuş, İbrahim

    Nowadays, individuals can perform various entrepreneurial activities in line with their needs due to their lifestyles. Entrepreneurship intentions may vary, especially in the economic and socio-cultural environment, which is constantly changing due to technological developments. In this respect, the effects of lifestyles on entrepreneurial intentions and the effects of entrepreneurial intentions on Maslow's needs hierarchy were studied. In previous studies, Maslow's hierarchy of needs was generally examined by variables within itself or by rating levels. In addition, in many studies, hierarchy has been evaluated as an independent variable. Unlike previous studies, the hierarchical structure was evaluated as a whole and as a dependent variable. In other words, the effect of lifestyle of young individuals on entrepreneurial intention and the effects of entrepreneurial intention on needs hierarchy were investigated. While creating the research method, previous studies were utilized and structural equation modeling was applied within the framework of quantitative data by electronic survey method. In the study, not only a significant relationship was found in the diversity searches of individuals, but significant relationships were reached between all other variables. In the results of the application, it is seen that the young individuals' being unique and leading the ideas positively affect their entrepreneurial intentions. In addition, it has been concluded that the entrepreneurship intention of young individuals positively affects their physiological needs, security needs, belonging needs, respect needs and self-realization needs.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    COVID-19 ile Mücadelede Sosyal Koruma Sistemleri ve İşgücü Piyasaları

    Beken, Hıkmet Gülçın

    Küresel çapta bir salgına dönüşen COVID-19 ile ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliği temelindeuygulanan politikalar üzerinden mücadele edilmeye çalışılmaktadır. Başta işgücü piyasaları olmak üzere,üretim, tüketim, ticaret ve küresel tedarik zincirleri gibi pek çok alan COVID-19’dan etkilenmektedir. Kamusağlığının korunması amacı ile başlayan politikalar COVID-19 kriziyle mücadele sürecinde çeşitlenmiş;ekonomik, sosyal ve politik düzleme de taşınmıştır. COVID-19 öncesinde dünya ekonomilerinin çoğu için bazıtemel ekonomik göstergeler (borç, istihdam düzeyi) kötü bir performans göstermekte olduğundan COVID-19ile mücadeleye yönelik politika ve stratejiler bu mevcut koşullardan etkilenmiştir. Bazı bölgelerde veekonomilerde enformel istihdamın payının yüksek olduğu görülmektedir. Son dönemlerde UluslararasıÇalışma Örgütü (ILO)’nün de desteğiyle, enformel ekonomiden formel ekonomiye geçiş sürecine ilişkin bazıdüzenlemeler, stratejiler ve kurallar ön plana çıkmaktadır. Bu tavsiyeler içerisinde en önemlisi, ülkelerin sosyalkoruma planlarına ilişkin olmaktadır. Mevcut ulusal düzenlemelerle, sosyal yardım ve desteklerin dışında kalanenformel ve ev-temelli çalışanların kapsanması; genişletilecek sosyal koruma sistemi kapsamı ile mümkünolacaktır. Bu kapsamın genişletilmesinin önemi gelir ve iş kayıplarının yaşandığı COVID-19 ile daha çokanlaşılmıştır. Bu noktada, devletlerin müdahalesi ve bu alanda gerekli düzenlemeleri yapması yönündevatandaşlarından gelen talebe ne ölçüde cevap verebildikleri de ayrıca politik ekonomi açısından bakıldığındayeni bir yapılanma sürecinin de işareti olmaktadır. Bu çalışma, enformellik ve sosyal koruma kavramlarıüzerinden COVID-19 ile mücadele politikalarına yer vermeye çalışacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Mediating Role of Employee Sacrifice in the Effect of Managerial Morality on Employees' Perspectives on Their Colleagues

    Durmus, Ibrahim

    -

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2020
    A study on noise levels of machinery used in lumber industry enterprises

    Fidan, Muhammed Said; Yasar, Sekip Sadiye; Komut, Osman; Yasar, Mehmet

    The aim of this study is to help to create a healthier environment by measuring the noise levels in the furniture and lumber sectors of forest products industry. In this study, noise measurement for approximately 3 min has been conducted in 4 measurement spots in the side of the machinery, in the factory entrance and in full and empty state for each machinery; from 3 different chosen spots in enterprises producing lumber. Measurements have been recorded as 720, from each machine as 36 measurements, with the condition to be recorded every 5 sec for 3 min. For this purpose, noise measurements have been carried out in 17 workplaces producing lumber and results have been compared statistically. As a result of the obtained findings, it is understood that the noise levels of thickness machinery don't exceed the value for the upper limit stated in the regulations. However, vertical wood band sawmill and band saw machines have been observed to go over this limit. Besides, some factors of planning and multi slitting machine don't exceed this limit, some of them exceed. As a result, it has been conducted that when noise levels of machinery used in the lumber industry enterprises exceed the upper limit stated in the regulations, they can pose a serious threat to human health.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme