Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kulakaç, Nurşen(18)
- Uzun, Sevda(14)
- Demirağ, Hatice(11)
- Ulutaşdemir, Nilgün(9)
- Hintistan, Sevilay(8)
- Bostan, Sedat(7)
- Cilingir, Dilek(5)
- Cin, Aynur(5)
- Sahin, Ceyda Uzun(5)
- Cırık, Vildan Apaydın(4)
- Oğuzhan, Hatice(4)
- Tuna, Hasan(4)
- Tuncay, Birgül(4)
- Aksoy, Bahar(3)
- Aydin Sayilan, Aylin(3)
- Aydin, Aydanur(3)
- Daştan, Buket(3)
- Kaya, Afşin Ahmet(3)
- Kılıç, Taşkın(3)
- Kıvanç, Aydın(3)
- Sahinoz, Turgut(3)
- Uludağ, Elanur(3)
- Özcan, Handan(3)
- Özcan, Koç(3)
- Özkan, Esra(3)
- Şahinöz, Saime(3)
- Arslan, Mesut(2)
- Aslan, Sevil(2)
- Aydin, Merve(2)
- Bolayır, Banu(2)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Cengiz, Sevil(2)
- Değer, Vasfiye Bayram(2)
- Doğan, Melike Demir(2)
- Efe, Emine(2)
- Gül, Uğur(2)
- Gürsoy, Ayla(2)
- Karakas, Sevda(2)
- Kazak, Aysun(2)
- Kenek, Gökhan(2)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2022Pandemic Process from the Window of Healthcare Professionals
Onan, Nevin; Dinç, Sevgi; Demir, Zeynep
Aim: In the study, it was aimed to determine how healthcare professionals perceive the pandemic and being health professional by using the metaphor analysis method. Material and Methods: The phenomenological qualitative study was conducted with 264 healthcare professionals working in a research hospital, between April and May 2021. The data were collected via Google forms with the online survey technique. Content analysis and descriptive analysis techniques were used in the evaluation of qualitative data. Results: It was determined that healthcare professionals created 219 metaphors for the pandemic, and the frequencies of 104 metaphors were n=1. It has been determined that the metaphors of earthquake, war, darkness, fire and storm are in the first five places for the pandemic. It was determined that the frequency of 70 of 99 metaphors related to being a health professional in the pandemic was n=1. It has been determined that the metaphors of soldier, slave, angel, star and light/sun/light for being a healthcare professional are in the first five places in the pandemic. When the metaphors created were evaluated, six categories were determined for perceiving the pandemic and five categories for the perception of being a healthcare professional in a pandemic. Considering the number of metaphors created, it can be said that healthcare professionals perceive the pandemic process very differently. Conclusion: According to the research findings; it can be said that the pandemic process affects health professionals in a multidimensional way in terms of physical, mental and social aspects, and this process is generally perceived negatively. It is thought that it will be important to plan and implement psychosocial intervention programs for healthcare professionals, considering the perceptions of healthcare professionals regarding the pandemic process and their profession. in this process.
AtıfOpenAlex8TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2022Theoretical Knowledge Difference Between Internet-Based and Digital Storytelling Education About Breast Cancer
Aydin, Aydanur
Aim: Previous research has identified the theoretical knowledge about breast cancer early diagnosis of nursing students and stated that new methods are needed in education. To evaluate the effect of education on the theoretical knowledge of students through internet-based or digital storytelling. Material and Method: Quasi-experimental study with comparison groups and pre- and post-measurements. In the internet-based education group 68 and digital storytelling videos 66 undergraduate nursing students have included in the study. Data for the study were gathered, before education and after eight weeks. The percentages were calculated for every measurement, the test was used for the data whose conformity to normal distribution, and was used to detect the statistical significance of changes between measurements. Results: The increase in knowledge scores was more often statistically significant in internet-based education than in the digital storytelling video. Conclusion: This research shows that it is possible to create changes in teaching breast cancer early diagnosis methods by using the developing technology.
- MakaleAçık Erişim2022Koroner Arter Hastalarında Tanrı Algısının Psikososyal Uyum Üzerine Etkisinin Değerlendirilmesi
Çakmak, Seher; Nural, Nesrin; Gürses, Songül
Amaç: Bu araştırma, koroner arter hastalarında Tanrı algısının psikososyal uyum üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişkisel olarak yapılan araştırma, bir devlet hastanesinin Kardiyoloji kliniklerinde yatarak tedavi gören 138 hasta ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında, ′′Tanıtıcı Özelikler Formu′′, ′′Tanrı Algısı Ölçeği′′ ve ′′Psikososyal Uyum Öz-Bildirim Ölçeği′′ kullanılmıştır. Veriler SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya alınan hastaların Tanrı algısı puan ortalamasının 100.2±6.7, hastalığa psikososyal uyum-öz bildirim puan ortalamasının 35.3±18.1 olduğu ve %52.2’sinin hastalığa “iyi” düzeyde psikososyal uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Hastalığa Psikososyal Uyum-Öz Bildirim Ölçeği’nin geniş aile ilişkileri, aile çevresi ve psikolojik distress alt boyut puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Tanrı Algısı Ölçeği puanının Psikososyal Uyum Öz- Bildirim Ölçeği puanı üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisinin bulunmadığı saptanmıştır (p>0.05). Sonuç: Bu çalışmada, koroner arter hastalarının seven ya da sevgi yönelimli Tanrı algısına sahip oldukları ve hastalığa orta düzeyde psikososyal uyum sağladıkları tespit edilmiştir. Hastalığa psikososyal uyum geniş aile ilişkileri, aile çevresi ve psikolojik distress alanlarında daha yüksek bulunmuştur. Hastaların Tanrı algısının hastalığa psikososyal uyumları üzerinde etkili olmadığı belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Hemşirelik Öğrencilerinin Bağımsız Kelime İlişkilendirme Testi ve Yazma Çizme Tekniğiyle Psikolojik Şiddet Algısının Belirlenmesi
Uzun, Sevda; Gürhan, Nermin; Karakas, Didar; Kulakaç, Nurşen; Özmaya, Esma; Altun, Elif
Amaç: Bu çalışmada hemşirelik son sınıf öğrencilerinin sahip olduğu psikolojik şiddet algısının, boyutunun, nedenlerinin ve sonuçlarının bağımsız kelime ilişkilendirme testi ve yazma çizme tekniğiyle detaylı incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada öğrencilerin psikolojik şiddete ilişkin görüşlerini derinden incelemek için nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Çalışma grubunu çalışmaya katılmayı kabul eden gönüllü 26 hemşirelik son sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak; bağımsız kelime ilişkilendirme testi ve yazdırma–çizdirme tekniği kullanılarak, katılımcıların “psikolojik şiddet” kavramıyla ilgili bilişsel yapılarında ayrıntılı veri toplanması hedeflenmiştir. Çizimler ise öğrencilerin mevcut bilgilerini, inançlarını kelimelere bağlı kalmaksızın ifade etmesini sağlar. Elde edilen veriler içerik analizine göre değerlendirilerek kategoriler belirlenmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre hemşirelik adaylarının psikolojik şiddet ile ilgili zihinlerindeki kavramlardan bağımsız kelime ilişkilendirme testiyle ve yazma çizme tekniğiyle toplam altı kategori oluşturulmuştur.. Bu kategoriler psikolojik şiddetin özellikleri, psikolojik şiddetin etkileri, psikolojik şiddetin nedenleri, psikolojik şiddeti gösterme biçimleri ve psikolojik şiddeti uygulayanlardır. Sonuç: Çalışmamızda hemşirelik öğrencilerinin psikolojik şiddeti sözel şiddetle aynı kavram olarak algıladığı, psikolojik şiddetin nedenleri arasında ilk sırada öfkeyi gördüğü ve psikolojik şiddetin etkilerini ise değersiz hissetme, depresif duygudurum ve korku olarak değerlendirdiği bulunmuştur.
AtıfOpenAlex4
İncele - MakaleAçık Erişim2022Hemşirelerin Çocuk ve Erişkin Kuşakları Hakkında Bilgi Düzeyleri: Tanımlayıcı Çalışma
Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar
Amaç: Hemşirelerin hem çocuk hem de eri şkin kuşaklarının özelliklerini bilmesi, hastalarla iletişim kurmalarını, hastalara verdikleri profesyonel bakım hizmetini ve hastalar ın memnuniyetlerini etkile- mektedir. Bu çalışmanın amacı, hemşirelerin, hem çocuk hem de eriş- kin ku şakların özellikleri ile ilgili bilgi düzeylerinin de ğerlendiril- mesidir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın evrenini bir devlet hasta- nesinde Şubat-Mart 2021 tarihleri aras ında çalışan 190 hem şire oluş- turmuştur. Ara ştırmanın örneklemini, örneklem seçim yöntemi kullanılmaksızın araştırmaya katılmayı kabul eden 181 hem şire oluş- turmuştur. Araştırmanın etik kurul ve kurum izni al ındıktan sonra ve- riler “Tanımlayıcı Bilgi Formu” ve “Çocuk ve Yeti şkin Kuşaklarına Yönelik Soru Formu” ile “online” olarak toplanmıştır. Veriler, SPSS 23 paket programında sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullan ıla- rak değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu araştırmada, hemşirelerin %94,5’i Y kuşağı, %73,5’i kadın, %79’u bekâr, %62,4’ü lisans ve üzeri eğitim düzeyine sahiptir. Ku şak kavram ını, hem şirelerin %24,3’ü nesil ve %21’i zaman farkı anlamına geldiğini ifade etmiştir. Y kuşağını oluş- turan bireyleri, hem şirelerin %91,7’si teknolojiye güven duyan, %90,6’sı kitle iletişim araçlarını yaygın kullanan ve %90,6’sı esnek ça- lışmayı seven olarak belirtmi ştirler. Ayrıca Alfa ku şağı çocuklarını, hemşirelerin %39,2’si teknoloji bağımlısı, %26’sı yüz yüze iletişim çok az kuran ve %21,5’i teknolojik cihazları kendi zevklerine göre çalıştı- ran bireyler olarak ifade etmi şlerdir. Sonuç: Hemşirelerin diğer ku- şaklara kıyasla Y kuşağı ile ilgili bilgilerinin en fazla, Alfa ku şağı ile ilgili bilgilerinin de en az olduğu saptanmıştır. Kuşaklar hakkında, özel- likle de gelecek nesli oluşturacak olan Alfa kuşağı çocukları hakkında hemşirelerin bilgi düzeyini art ırmaya yönelik e ğitim ve dan ışmanlık hizmetlerinin sağlanmasının faydalı olabileceği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2022Yoğun Bakım Ünitesinden Transfer Edilen Hastaların Yoğun Bakım Deneyimlerinin, Anksiyete ve Depresyon Düzeylerinin Belirlenmesi: Tanımlayıcı Çalışma
Tel Aydin, Hatice; Palaz, İlknur
Maç: Araştırma, dahili yo ğun bakım ünitesinden servislere transfer edilen hastalar ın yoğun bakım deneyimlerinin, anksiyete ve depresyon düzeylerinin belirlenmesi amac ıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma bir şehir hastanesinin dahili yo ğun bakım ünitelerinden servise alınan 187 hastayla gerçekleştirildi. Hasta tanıtım formu, Yoğun Bakım Deneyim Ölçeği ve Hastane Anksiyete Depres- yon Ölçeği kullanıldı. Araştırmanın, etik kurul onayı ve kurum izinleri alındı. Veriler, SPSS 23.0 program ında tanımlayıcı istatistik testleri, bağımsız gruplar t-testi, ANOVA, Mann-Whitney U testi, Kruskal- Wallis H testi, Pearson korelasyon ve lineer regresyon analizi ile de- ğerlendirildi. Verilerin de ğerlendirilmesinde p<0,05 de ğeri anlaml ı kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların çoğunluğunu; erkek, 50-64 yaş grubunda, yoğun bakım ünitesine yatışları planlı olmayan, kardiyovas- küler hastalıklar nedeniyle tedavi görmekte olan bireylerin oluşturduğu belirlendi. Hastaların Yoğun Bakım Deneyim Ölçe ği puan ortalama- ları 61,41±5,16; Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçe ği’nin Anksi- yete Alt Ölçeği’nden 11,95±2,43 puan ve Depresyon Alt Ölçeği’nden 11,05±2,60 puan aldığı, anksiyete ve depresyon aç ıdan risk grubunda oldukları belirlendi. Çalışmaya katılan hastalarda yoğun bakım dene- yiminin depresyon puanları üzerine %5,2 oranında anlamlı etkisinin ol- duğu saptand ı. Sonuç: Yoğun bak ım ünitesinden servise transferi yapılan hastaların yoğun bakım deneyimlerinin olumlu olduğu, ancak anksiyete ve depresyon açısından riskli oldukları belirlendi. Hastalara uygulanan hemşirelik bakımının hastaların yoğun bakım ünitesindeki negatif deneyimleri, anksiyete ve depresyon düzeyleri ve etkili olan faktörler göz önünde bulundurularak planlanması hastalarının iyileşme düzeylerine katkı sağlayacaktır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Sağlık Çalışanlarında Örgütsel Güven Düzeyi ve İlişkili Faktörler
Kulakaç, Nurşen; Aydin, Aykut; Sayilan, Samet
Amaç: Bu çalışma, sağlık çalışanlarının örgütsel güven düzeyleri ve ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla tasarlandı. Yöntem: Kesitsel tipteki araştırmanın örneklemini Mayıs-Temmuz 2021 tarihlerinde Türkiye’nin batısında bulunan bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları oluşturdu. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Örgütsel Güven Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde, sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Sağlık çalışanlarının Örgütsel Güven Ölçeği puan ortalamasının 3.19±0.70 olduğu ve en fazla yöneticilerine güvendikleri görüldü. Yaş ve çalışma yılı arttıkça, kuruma duyulan güvenin ve çalışma yılı arttıkça, çalışma arkadaşlarına duyulan güvenin arttığı görüldü. Cerrahi birimde çalışan, evli olan, haftada 45 saatten az görev yapan sağlık çalışanlarının ve hekimlerin Örgütsel Güven Ölçeği puan ortalamasının anlamlı olarak yüksek olduğu bulundu. Sonuç: Araştırma sonucunda sağlık çalışanlarının örgütsel güven düzeyinin orta seviyede olduğu ve bazı sosyodemografik özelliklerden etkilendiği belirlendi. Örgütsel güveni oluşturmak ve arttırmak adına girişimlerde bulunulması ve kurum kültürüne dönüşecek bir örgütsel güven ortamının oluşturulması hedeflenmelidir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Belediye Hizmetlerinden Memnuniyetin Ölçülmesine Yönelik Bir Araştırma: Gümüşhane Belediyesi Örneği
Çakır, Canan
Yerel yönetimler, halka en yakın yönetim birimleridir. Yerel yönetimler halkın yerel nitelikteki ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla birtakım hizmetler sunmaktadır. Günümüzde yerelleşme politikalarının ön plana çıkması ile birlikte kamu hizmetleri sunumunda belediyelerin önemi daha da artmıştır. Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane Belediyesi’nin sunduğu hizmetlerden, Gümüşhane’de yaşayan vatandaşların memnuniyet ve sadakat düzeylerini ölçmektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, nicel veri toplama yöntemlerinden anket formu uygulaması kullanılmıştır. Bu kapsamda web tabanlı anket ve kolayda örnekleme yöntemi ile Gümüşhane merkez ilçede 329 adet veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli türlerinden biri olan varyans tabanlı kısmi en küçük kareler yöntemi (PLS-SEM) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, afet hizmetleri, sosyal hizmetler, ticaret ve ekonomik hizmetler, ulaşım hizmetleri ve belediye çalışanlarının değerlendirilmesi ile ilgili memnuniyet arasında olumlu ve anlamlı ilişki bulunmamaktadır. Bununla birlikte, imar ve şehir hizmetleri, kültür ve turizm hizmetleri, çevre, temizlik sağlık hizmetleri, belediye değerlendirme, genel değerlendirme ile ilgili memnuniyet arasında olumlu ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda, bu çalışmanın literatüre ve uygulamaya katkısından bahsedilmiştir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleYalnız künye2022İş Sağlığı ve Güvenliği Dersinin Staj Yapan Öğrencilerin Güvenlik İklimi Algılarına Etkisi (Doğu Karadeniz Bölgesi Örneği)
Ulutaşdemir, Nilgün; Tuna, Hasan
Meslek yüksekokullarında eğitim alan öğrenciler derslerde teorik bilgilerle mesleki anlamda kendilerini geliştirmek için staj yapmaktadır. Staj yapan öğrencilerin çalıştıkları zaman sürecinde karşılaşmış oldukları tehlikeler değişiklik gösterebilir. Bu süreç içerisinde stajyerlerin güvenlik iklimine ilişkin algı düzeylerinin yüksek olması istenmeyen durumların oluşma ihtimalini azaltabilir. Kesitsel ve ilişki aracıyı tipte planlanan çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesinde staj yapan öğrencilerin demografik özellikleri ve okul hayatında aldığı iş sağlığı ve güvenliği derslerinin güvenlik iklimi algılarına etkisinin olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Giresun, Bayburt, Trabzon ve Gümüşhane illerinde basit örnekleme yöntemiyle belirlenen 320 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Choudhry ve arkadaşları (2009) tarafından geliştirilen Türen ve arkadaşları (2014) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “güvenlik iklimi ölçeği” veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği dersini alan öğrencilerin güvenlik iklimi algılarının, dersi almayanlardan anlamlı şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca cinsiyet, eğitim alanı ve okuduğu üniversitenin bulunduğu il gibi demografik özelliklerle güvenlik iklimi algıları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Covid-19 Pandemi Sürecinde Yoğun Bakım Hemşirelerinde Tükenmişlik
Aktaş, Yeşim Yaman; Çatal, Seda Nur; Oğuzhan, Hatice
Bu çalışma Covid-19 pandemi sürecinde yoğun bakım hemşirelerinin tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel özellikteki araştırma verileri Haziran - Temmuz 2021 tarihleri arasında elde edildi. Araştırmanın örneklemini, bir üniversite hastanesinin yoğun bakım ünitelerinde çalışan ve örneklem ölçütlerini karşılayan 112 hemşire oluşturdu. Verilerin toplanmasında; araştırmacılar tarafından geliştirilen “Tanıtıcı Bilgi Formu” ve “Covid-19 Tükenmişlik Ölçeği” kullanıldı. Yoğun bakım hemşirelerinin Covid-19 tükenmişlik ölçeğinden aldıkları puan ortalaması 35.26±11.08 ile ortalamanın üzerinde bulundu. Çalışmada kadın hemşirelerde, sağlık meslek lisesi mezunu olanlarda, çalıştığı birimden memnun olmayanlarda, kronik hastalığı olanlarda ve Covid-19 enfeksiyonu geçiren hemşirelerde tükenmişlik düzeyinin daha yüksek olduğu saptandı.
AtıfOpenAlex4
İncele - MakaleAçık Erişim2022Understanding Nursing Students’ Experience Through Digital Storytelling
Aydin, Aydanur; Gürsoy, Ayla; Tatli, Zeynep
Objective: The aim of this study was to explore both the student-created digital storytelling and the views of peer sharing of digital\rstorytelling that reflect the clinical experiences of nursing students. Methods: The study employed an explorative qualitative\rdesign. The data were collected with a questionnaire containing the findings related to the process of digital story formation and\rSWOT analysis. After peer sharing, the effect of the digital storytelling on the clinical process was determined with a semistructured interview form. The study follows the COREQ guidelines for qualitative studies. Results: The findings showed that that\rthe student-created digital storytelling was insufficient hardware, interactive and triggering way of communication. While the study\ralso revealed that they had a lack of deeper thinking and product creation had a positive effect on self-esteem. Conclusion: Studentcreated digital storytelling seems to be effective in conveying the clinical experiences. Considering the fact that the acquired\rhardware contributes to a desired level of learning, it can be said that digital stories are the right tools for transferring sharing\rsubjects. In addition, it can be said that an environment should be created for the students to become aware of their weaknesses and\rthreats. In this context, it can be stated that the information obtained from the peer sharing of students contributed to both\rprofessional life and individual equipment during the study. The sharing of different clinical settings with students with the help of\ra technological tool makes the students feel more comfortable in the clinic. The digital story is a method that can be used by young\rpeople of similar ages, both in terms of students preparing their own experiences and being a technological product.
AtıfOpenAlex2
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2022COVID-19 Pandemisinde Yaşlı Olmak
Hintistan, Sevilay; Cin, Aynur
Aniden ortaya çıkan, tsunamiye benzetilen, milyonlarca insanı enfekte eden/öldüren ve tüm dünyaya yayılan COVID-19, 11 Mart 2020’de DSÖ tarafından “pandemi” olarak kabul edilmiştir. Dünyayı durma noktasına getiren ve toplumları alt üst eden COVID-19’un etkileri halen devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı COVID-19 pandemisinin yaşlılar üzerindeki etkileri, pandemide yaşlıların bakımı ve korunması ile ilgili literatür bilgisinin derlenmesidir. COVID-19 özellikle yaşlılarda fiziksel, psikolojik ve sosyal değişikliklere yol açmıştır. Yaşlılar, COVID-19 nedeni ile bakım ve tedaviye ulaşmada güçlük yaşamış, ağır semptomlar deneyimlemiş, yoğun bakım ihtiyaçları artmış, yoğun bakım ünitelerinde daha uzun süre kalmış ve hatta yeterli beslenememişlerdir. Ayrıca, yaşlıların COVID-19’a bağlı fiziksel inaktivite, yaş ayrımcılığı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, kronik hastalıkların yönetiminde güçlük, dayanıklılıkta azalma ve kırılganlıkta artma nedenleri ile morbidite ve mortalite oranları da yükselmiştir. Yaşlılar için özellikle sağlık hizmetleri ve sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi, bakım ve desteğe erişimin iyileştirilmesi, uzun süreli bakımın sağlanması ve dijital erişim uçurumunun kapatılması gibi konular vurgulanmıştır. Sonuç olarak pandemi döneminde kırılgan ve dezavantajlı grup olan yaşlılar göz ardı edilmemeli tüm sorunları belirlenmeli, devlet ve sağlık profesyonelleri tarafından sorunlarına çözüm bulunmalı ve oluşturulan politikaların yaşama geçirilmesinde iş birliği sağlanmalıdır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Türkiye’de sağlık iletişimi: sağlık çalışanları üzerine yapılmış bir araştırma
Yilmaz, Dursun; Günay, Mehmet Akif
Sağlık hizmetlerinde hastaları tedavi etmek kadar etkili olan diğer bir unsurda onlarla doğru iletişim kurmak ve iyi ilişkiler geliştirmektir. Sağlık hizmetlerinde hastalarla ve yakınlarıyla kurulan doğru ve etkili bir iletişimin tedavi sürecine pozitif katkılar sağladığı sağlık hizmeti profesyonellerinin genel bir kanaatidir. Bu sebepten doğru ve nitelikli bir sağlık (hasta) iletişimi sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez bir unsuru kabul edilmektedir. İlk olarak 1970’li yıllarda ABD’de ortaya atılan sağlık iletişimi kavramı 1990’lı yıllarda Türkiye’de tıp fakülteleri müfredatına girmiş, 2000’li yıllardan sonra da müstakil bir alan olarak lisansüstü çalışmaların konusu olmuştur. Türkiye’de kamuya ait sağlık kurumlarında 500 bini hekim, hemşire, ebe gibi doğrudan sağlık çalışanı toplam bir milyondan fazla çalışan hizmet vermektedir. Çalışanlarının tümünün eğitim hayatında sağlık iletişimi konusunda ders almadığını varsayan Sağlık Bakanlığı gerek uzaktan eğitim yolu ile gerekse yüz yüze ve uygulamalı olarak bu konuda çalışanlarına sürekli eğitimler vermektedir. Bu kadar çok çıktıyı etkileyen bu süreç daha derinlemesine incelenerek sağlık çalışanlarının sağlık iletişimi hakkındaki tasavvurları/bilinçleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Odak grup çalışması yöntemiyle verilerin toplandığı bu çalışmaya hekim, hemşire, tıbbi sekreter, hasta yönlendirme ve laboratuvar çalışanı gibi muhtelif mesleklerde hizmet veren 18 kişi katılmıştır. Katılımcılara iletişimi nasıl anladıkları ve yorumladıklarına yönelik açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Alınan cevaplar içerik analizine tabi tutularak sağlık çalışanlarının ifadelerinden hareketle çalışanlar ile hastalar arasında ve çalışanların birbirileri arasındaki iletişim süreçlerinde yaşanan soruların neler olduğu, bu sorunların kaynağı, nedenleri ve çalışanların bu sorunlarla nasıl başa çıktıkları hakkında bilgiler toplanmıştır. Araştırmada çalışanların iletişimi daha çok bir süreç olarak algıladıkları ve bunu sonucunda etkin iletişim kuramadıkları ortaya çıkmıştır. Bununla beraber iki taraf arasında mevcut olan güvensizlik sorunu etkili iletişim kurmayı engelleyen önemli bir unsur olarak kendini göstermiştir.
AtıfOpenAlex7TR Dizin6
İncele - MakaleAçık Erişim2022The Relationship Between Metabolic Syndrome Risk, Physical Activity, Sleep Quality, and Fatigue in University Students
Arslan, Mesut; Aydın, Emine Büşra
Objective: Healthy life behaviors such as regular physical activity, healthy nutrition, regular\rsleep, and smoking cessation play an important role in protecting against metabolic syndrome.\rThis study was planned to investigate the relationship between metabolic syndrome risk, physical\ractivity, sleep quality, and fatigue among university students.\rMethods: This research was conducted in Health Services Vocational School studying in\rTurkey. The study sample consisted of 319 students who complied with the criteria of inclusion\rfor the study. The data were collected using the “Demographic Information Form,” “Metabolic\rSyndrome Research Form (MSAF),” “Pitsburg Sleep Quality Scale (PSQI),” “Fatigue Severity\rScale,” and “International Physical Activity Questionnaire (Short).” Statistical analyses were\rperformed with NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software (Utah,\rUSA) package program.\rResults: In total, 319 people, including 100 men (31.35%) and 219 women (68.65%), participated\rin the study. The mean age of the participants was 20.80 ± 2.24. A statistically significant positive\rcorrelation was observed between MMSAF values and PSQI values (r = 0.250, P = .0001). A\rstatistically significant negative correlation was observed between MSAF values and IPAQ values\r(r = −0.175, P = .002). A statistically significant positive correlation was observed between\rMSAF values and fatigue values (r = 0.485, P = .0001). No statistically significant correlation was\robserved between IPAQ values and PSQI values (r = −0.058, P = .303). A statistically significant\rnegative correlation was observed between IPAQ values and fatigue values (r = −0.137, P = .014). Conclusion: It is known that metabolic syndrome has become widespread due to the current lifestyle. With the support of the literature, it is stated\rthat physical activity, sleep quality, and fatigue to prevent metabolic syndrome are related and of great importance for public health. For this reason,\rwe think that physical activity, sleep quality, and fatigue awareness should be brought to the whole society to prevent metabolic syndrome.
AtıfOpenAlex6TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Pandemi döneminde sivil toplum kuruluşlarında iletişim ve halkla ilişkiler; ttb’nin twitter hesabına yönelik bir içerik analizi
Demirel, Çağatay
Günümüzün modern toplumsal yapısı içerisinde iletişim ve halkla ilişkiler, sivil toplum kuruluşları açısından oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle sivil toplum kuruluşlarının ortak hedef ve amaçlara ulaşabilmesi, var olan mevcut durumlarını koruyabilmesi, yaşanan problemlere bağlı olarak kamuoyu oluşturabilmesi ve kamuoyunun desteğini sağlayabilmesi, ancak iletişim ve halkla ilişkiler ile mümkün olmaktadır. Corona Virüsü (Covid-19) salgınından dolayı Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün tüm dünyada pandemi ilan etmesiyle sivil toplum kuruluşlarındaki iletişim ve halkla ilişkiler daha da önem kazanmıştır. Böylelikle sivil toplum kuruluşları hedef kitleleriyle çevrim içi ortamlar aracılığıyla daha verimli ve kesintisiz şekilde iletişim ve halkla ilişkiler faaliyetleri gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu düşünceden hareketle de bu çalışmanın konusu, pandemi döneminde sivil toplum kuruluşlarında iletişim ve halkla ilişkiler olarak belirlenmiştir. Araştırma, sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının Covid-19 salgınında oynadığı rolü belirlemeyi amaçlamaktadır. Nitel olarak gerçekleştirilen bu çalışmada sivil toplum kavramı etraflıca ele alınmış ve TTB’nin resmi Twitter hesabı içerik analizi yöntemi ile iletişim ve halkla ilişkiler açısından irdelenmiştir. Sonuç olarak iletişim teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı bu dönemde Türk Tabipler Birliği’nin kamularıyla verimli/etkin iletişim ve halkla ilişkiler faaliyetinde bulunabilmesi için “iki yönlü iletişim” anlayışını daha fazla benimsemesi gerektiğine ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022The effect of psychological well-being on work engagement in healthcare personnel
Sımsek, Tugçe
It is observed that all organizational employees in the service sector are worn out both physically and mentally while performing their jobs. It is known that especially the personnel working in the health sector are constantly intertwined with people due to their jobs. In this context, this study aims to reveal the relationship between the psychological well-being of health and work engagement of health workers. At the same time, the effect of psychological well-being on employees' work engagement has also been the subject of research. 166 of the 190 health workers reached by snowball sampling from the health personnel working in the provinces in the Eastern Black Sea region were included in the study. Research data were obtained through an online-survey. For the analysis of the data, descriptive, correlation and regression analyzes were performed using the SPSS Statistics 22 program. The results suggest that there is a positive moderately significant relationship between psychological well-being of health workers and work engagement, and that psychological well-being of health workers have a positive effect on the work engagement.
AtıfOpenAlex1TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2022COVID-19 Pandemisinin Hemşirelik Öğrencilerinin Yaşam Kalitesi ve Motivasyon Düzeylerine Etkisi: Nitel Bir Çalışma
Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen; Mumcu, Betül
ÖZET Amaç: Bu çalışma, koronavirüs hastalığı-2019 [coronavirus disease-2019 (COVID-19)] pandemisinin, hemşirelik bölümünde öğrenim gören öğrencilerin yaşam kalitesi ve motivasyon düzeylerine olan\retkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Nitel\raraştırma yöntemi kullanılan çalışmanın evrenini, Türkiye’de bir sağlık bilimleri fakültesinde öğrenim gören hemşirelik bölümü öğrencileri\roluşturdu. Katılımcı sayısı, veri doygunluğuna göre belirlendi ve araştırma toplam 24 hemşirelik öğrencisi ile sonlandırıldı. Veriler, araştırmacı tarafından çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen yarı\ryapılandırılmış görüşme formu ile toplandı. Bulgular: Hemşirelik öğrencileri, COVID-19 hastalığını “tehlikeli” olarak ifade etmişlerdir.\rCOVID-19’un insanlığa en önemli olumlu etkisi “hijyene verilen önemin artması” olarak belirtilirken “ekonomik zayıflama” en önemli\rolumsuz etki olarak belirlendi. Korku ve belirsizlik, öğrencilerin motivasyon ve yaşam kalitesini etkileyen en önemli başlıklar olarak belirlendi. Sonuç: Öğrencilerin büyük çoğunluğunun COVID-19 pandemi\rsürecinde olumsuz düşüncelere sahip olduğu belirlendi. Bu süreçte öğrencilerin yaşam kalitelerini ve motivasyonlarını yükseltmek için kişisel ve mesleki anlamda gelişmeye çalışarak süreci olumlu yönde\rdeğerlendirdikleri saptandı. Sonuç olarak pandemi sürecinin bireyler\riçin travmatik olduğu düşünülmektedir. Öğrencilerin uyum sağlayabilmesi, bireylerin güvenilir kaynaklarla bilgilendirilmesi, izolasyonun en\raza indirilmesi, kaliteli bir eğitim sağlanması ve ihtiyaçların belirlenmesi ile mümkün olabilir.
- MakaleAçık Erişim2022Nursing Students the Attitude Towards E-Learning Scale: A Methodological Study
Sahin, Ceyda Uzun; Aydin, Merve; Kulakaç, Nurşen
ABS TRACT Objective: Today, as a result of the constantly developing information and technologies affecting the field of education, the interest and need for e-learning (electronic learning) environment is\rincreasing day by day. Student attitudes in e-learning directly affect the\reffectiveness of learning. The aim of this study was to adapt the “Attitude Towards E-Learning Scale” into Turkish and perform its validity\rand reliability study for nursing students. Material and Methods: This\rstudy, which has a methodological design, was conducted with 200\rnursing students. The data were collected between 15-30 April 2021\rusing the data collection form prepared on Google Forms. The scale\rconsists of 9 items. In the evaluation of the data, content validity, explanatory and confirmatory factor analysis, and internal consistency\ranalysis were performed based on expert opinion. Results: The factor\rloadings of the Attitude Towards E-Learning Scale items for which validity and reliability studies were conducted vary between 0.621 and\r0.859. Cronbach alpha reliability coefficient was found to be 0.913, a\rKaiser-Meyer-Olkin value was 0.911, and Bartlett’s test for sphericity\rwas p<0.001. Factor analysis demonstrated that the scale consisted of\ra single factor and showed a good model fit. The scale explains 60.61%\rof students’ attitudes towards e-learning. In confirmatory factor analysis, fit indices were found to be root mean square error of approximation=0.073, χ2\r/df=2.047, and comparative fit index=0.970, showing that\rthe scale was at a good fit level. Conclusion: The study revealed that\rthe Attitude Towards E-Learning Scale can be used in studies evaluating the “e-learning attitudes” of nursing students. It is thought that repeating this study on e-learning with nursing students with different\rstudent groups will make important contributions to e-learning.
AtıfOpenAlex9TR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2022Hastane Afet ve Acil Durum Planı Eğitim, Hazırlık Düzeyi ve Çalışanların Bilgi Seviyelerinin Tespit Edilmesi: Antalya İli Örneği
Cengiz, Sevil; Sarik, Mustafa Enes
Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, acil durumlarda ve afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Hastane afet ve acil durum planı (HAP), afet öncesini, afet anını ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP eğitim ve hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi ve çalışanların bu konudaki bilgi düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evreni, Antalya il sınırları içindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinde çalışan (toplamda 49 hastane) ve HAP eğitimi almış personeldir. Araştırma örneklemini belirlemek için kullanılan yöntem tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodudur. Toplamda 222 deneğe anket bizzat araştırmacının kendisi tarafından uygulanmıştır. Ankette demografik değişkenlerle (10 soru) ve HAP’la (9 soru) ilgili genel sorular, HAP eğitim ve hazırlık durumu tespiti ile ilgili sorular (34 soru) ve HAP bilgi düzeyi ile ilgili sorular (25 soru) bulunmaktadır. Araştırma tanımlayıcı ve betimleyici nitelik arz etmekte olup, sonuçlar frekans ve yüzde tablolarıyla verilmiştir. Araştırma 01.11.2018 ve 01.03.2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda kapsam dahilindeki hastanelerin genel anlamda HAP eğitim ve hazırlık düzeylerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca çalışanların HAP bilgi seviyeleri testi sonucunda elde edilen bulgular, çalışanların orta-yüksek düzeyde HAP bilgisine sahip olduğunu göstermiştir.
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2022Determination of the Factors Affecting the COVID-19 Knowledge Levels and the Status of Being Diagnosed with COVID-19 in Healthcare Employees Struggling with Pandemic
Sahin, Ceyda Uzun; Kulakaç, Nurşen
The present study was conducted to determine of the factors affecting the COVID-19 knowledge levels and the status of being diagnosed with COVID-19 in healthcare employees struggling with the pandemic. This study, which was planned in cross-sectional and descriptive-correlational design. The healthcare employees working in hospitals in 6 city centers in the Black Sea Region, which has the highest number of COVID-19 cases in Turkey, were included in the study (n=385). It was determined in the present study that 33.85±9.11 (min.20, max.60), 57.9% of the participants were female, 43.4% were nurses, and 47% were infected with coronavirus. It was found that the factors that affected the coronavirus knowledge scores of health employees significantly were being diagnosed with COVID-19, presence of chronic diseases, receiving psychological support, female gender, and fighting COVID-19 in the front line. The risk factors for being infected with coronavirus disease were found to be the lack of personal protective equipment, unit worked at, and N95 mask replacement time (p<0.05). As a result of this study, ıt is recommended to provide evidence-based trainings to prevent transmission of future outbreaks and to support coping strengths since infection in healthcare employees is high.








