Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    Gebelerde Sağlıklı Yaşam Davranışlarının ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

    Özcan, Handan; Polat, Tuğçe; Yılmaz, Muhammed Mücahid; Öztürk, Mehmet Arif; Aydoğan, Tolga

    Amaç: Araştırma, gebelerde sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve kesitsel türde olan araştırmanın evrenini bir kamu hastanesinde, doğum polikliniklerine 30.02.2018-15.06.2018 tarihleri arasında başvuru yapan gebeler oluşturdu. Çalışmanın örneklemde çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan toplam 207 sağlıklı gebe ele alındı. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği kullanıldı.Bulgular: Gebelerin yaş ortalaması 27,68±4,18 (min:18, max:41)’dir. Gebelerin sağlık davranışları ölçeğinden almış oldukları en yüksek puan; manevi gelişim (26,84±4,88), kişilerarası ilişkiler (25,18±4,82) ve sağlık sorumluluğu (24,49±4,40) olup, en düşük puan ise fiziksel aktiviteye (14,99±4,71) aittir. Ev hanımı olan, düzenli egzersiz yapan, gündüzleri dinlenen, cinsel yaşamı değişmeyen, gebeliği planlı olan, bebeğinin doğum ağırlığı normal sınırlarında olan, son doğumunu vajinal yolla yapan kadınların sağlık davranışları puan ortalamaları daha yüksektir. Sonuç: Gebelikte maternal ve fetal iyilik durumu için sağlıklı yaşam davranışları kaçınılmazdır. Multidisipliner bir ekiple gebeler için sağlıklı yaşam davranışlarına yönelik rehberlerin oluşturulması, farkındalıkların sağlanması önemlidir. Tespit edilen olumsuz sağlık davranışlarının gebe ile birlikte değerlendirilmesi ve değiştirilmesi yönünde destek sağlanması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex9TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Tıbbi Atık Yönetiminde Sağlık Çalışanlarının Rolü: Bir Devlet Hastanesi Örneği

    Ulutaşdemir, Nilgün; Elevli, Semra Sisman; Arman, Özgün

    Bu araştırma; Trabzon İli Ortahisar ilçesindeki Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon hastanesindeki sağlık çalışanlarının tıbbiatık yönetimindeki bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Aralık 2016-Ocak2017’de Trabzon Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon Hastanesinde çalışan sağlık çalışanları (n=248 kişi) oluşmaktadır.Araştırmanın yapıldığı tarihlerde aktif çalışan, raporlu-izinli-red edenler dışında 196 personele ulaşılmıştır. Sağlık çalışanların %74.0’ıkadın (145 kişi), %26.0’ı erkek (51 kişi) olup yaş ortalamaları 39.31±5.67 (min:22, max:56)’dir. Sağlık çalışanların %93.3’ü atıklarkonusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu, %98.4’ü atıkların kaynağında ayrıştırılmasını önemsediğini ifade etmiştir. Bu araştırmada kadınsağlık çalışanlar “atık yönetim ilkeleri, evsel atıkların hangi renk torbalara atıldığı, belirli aralıklarla atıklar konusunda hizmet içi eğitimverilmesinin önemine inandığı” konularında erkek sağlık çalışanlarına göre bilgi düzeyleri daha yüksektir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    The Level of Perception of Hospital Personnel on Waste Management and Waste Management in disasters: Case of Gümüşhane Province

    Kaya, Afşin Ahmet; Küçük, Ümran Aysen

    The main objectives of disaster management are; to analyze the dangers faced by the society, to predict the situations that may be damaged by the event that may arise, to develop and implement strategies that will not allow secondary disasters. After disasters occur, different types of waste are generated depending on the type of disaster. If disaster waste is unmanageable, it can cause a secondary disaster. Hospitals, on the other hand, are health institutions that provide active service during disasters. Naturally, it is inevitable for hospitals to generate more waste in case of disasters. For this reason, hospitals should also have a waste management strategy for a possible disaster situation. Waste management, on the other hand, can be efficient with the employees' attitude, awareness and perception of waste. Within the scope of the research, a questionnaire was applied to the hospital staff. The questionnaire consists of three parts. The first part includes sociodemographic questions. The second part consists of Waste Management Awareness questions and Waste Management Awareness in Disasters questions. In the third part, there are Waste Management Attitude questions. The data of the study were analyzed with the SPSS 21 package program. It was determined that the awareness level of the participants was high, and their attitude level was medium. There is no significant difference in the mean score of the awareness level of the participants in terms of gender and age factors. Significant results were found in factors such as working time and education level.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Impact of Risk Factors in Practice on Anxiety Level of Nursing Students

    Ulutaşdemir, Nilgün; Tuna, Hasan; Şahan, Ozan

    Aim: This descriptive study was realized to determine the hazards and risk encountered by the nursing students during clinical practise and to identify their effects on anxiety levels. Method: The population of this cross-section, descriptive study consisted of nursing students (N:353 persons) in the second, third and fourth years at university in October-November 2017. The whole population was included in the study, and except for the students who dint participate during the lessons and who refused taking part in the survey 288 participants were included in the study. The data of study were collected using a questionnaire including socio-demographic characteristics, risks and hazards arising from environment, Health Worker Safety Scale and Beck Anxiety Scale in the classroom situation. The data were analyzed by using frequency, t test, ANOVA and correlation. Results: The Beck Anxiety Scale mean scores of those satisfied with the hospital were found to be higher than that of those unsatisfied. The Health Workers’ Safety Scale mean scores of those who worked and were satisfied with the hospital were found to be higher than that of those unsatisfied. Conclusion: This study was found that the students had occupational safety but experienced moderate anxiety.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu öğrencilerinin genital hijyen davranışlarının incelenmesi

    Hindistan, Sevilay; Tuncay, Birgül; Demirağ, Hatice; Cin, Aynur

    Amaç: Bu çalışma, sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu öğrencilerinin genital hijyen davranışlarının ince-lenmesi amacıyla planlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini, Gümüşhane Üniversitesi Kelkit Sağlık Hizmetleri Meslek Yükse-kokulu paramedik kız öğrencileri (n=100) oluşturdu. Çalışma anketini doldurmayı kabul eden öğrencilere(n=97) “katılımcıların sosyo-demografik özellikler” ve “genital hijyen davranışları ölçeği”nin bulunduğu anketformu (Mayıs-Haziran 2018) dolduruldu. Verilerin değerlendirilmesinde (SPSS 18.00 paket programında) sa-yı-yüzdelik dağılımı, ortalama ve bağımsız t-testi kullanıldı.Bulgular: Katılımcıların yaş ortalamasının 20,01±1,12 (min:18, max:23) olduğu, %55,7’sinin birinci sınıf ol-duğu, %27’sinin Akdeniz bölgesinden geldiği tespit edilmiştir. Genital hijyen davranışları ölçeği puan orta-lamasının 86,89±7,124 (min:68, max:108) bulundu. Katılımcıların %70,1’inin haftada en az bir kez banyoyaptığı, %90,7’sinin iç çamaşırlarını sadece kendinin kullandığını fakat %2,1’inin başkalarıyla ortak kullandığı,%20,6’sının iç çamaşırlarını 3-4 günde bir değiştirdiği, %41,2’sinin tuvalete girmeden önce ellerini yıkadığı-nı, %2,1’inin tuvalleten sonra ellerinin yıkayıp yıkamadığı konusunda karasız olduğu, 63,9’unun tuvalettensonra temizliğini her zaman önden arkaya doğru yaptığı, %92,8’inin adet dönemlerimde sadece hazır pedkullandığı fakat %2,1’inin adet dönemlerinde bez kullandığı, %3,1’inin ped değiştirmeden önce ellerimi yıka-madığı fakat %92,8’inin ped değiştirdikten sonra ellerimi yıkadığı, %3,1’inin adetli iken pedini yalnızca iyicedolduğu zaman değiştirdiği belirlenmiştir.Sonuç: Sonuç olarak; kız öğrencilerin genital hijyen alışkanlıkları ve adet hijyeni alışkanlıklarında yetersizoldukları saptanmıştır. Öğrencilerin ped değişimi sırasında, tuvalete öncesi ve sonrasında el hijyenin önemi,genital enfeksiyonlar ve üreme sağlığı konusunda eğitim verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex14TR Dizin12
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Hemşirelik Mesleğinin Geliştirilmesinde Hemşirelik Öğrencilerinin Görüşleri

    Özcan, Handan; Elkoca, Ayşe

    Bu çalışma Gümüşhane Üniversitesi’ndehemşirelik bölümünde okuyan öğrencilerin, hemşirelikmesleğinin gelişimi için önerilerini değerlendirmekamacı ile tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Gerekli kurum izinleri alındıktan sonra çalışmayagönüllü olarak katılmayı kabul eden, 242 hemşireliköğrencisi ile görüşüldü. Veriler SPSS paketprogramında, frekans ve ki kare testleri ile analiz edildi.Öğrencilerin yaş ortalaması 20,91±1,82 (min:17,max:26) dir. Öğrencilerin %64’ü kadın, %94,6’sıçalışmıyor, %37,2’si 1. sınıftır. Öğrencilerin %71,1’ibölümü isteyerek seçmiş, %95’i mesleğiniönemsemekte, %47,5’i güncel hemşirelikuygulamalarını ve girişimlerini takip ettiklerinibelirtmişlerdir. Öğrencilerin bölümü isteyerek seçmeve mesleklerini önemseme durumlarına göre güncelhemşirelik uygulama ve girişimlerini takip etme,hemşirelik yönetmeliğini bilme durumları arasındaistatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlendi.Katılımcıların %33,6’sı meslek motivasyonu içinödüllendirmenin gerekli olduğunu savunurken, %31’imesleğin gelişimi için alana özgü eğitimlerin verilmesigerektiğini ifade etmiştir.Öğrenciler hemşirelik bölümünü isteyerekseçmekte ve mesleklerini önemsemektedirler. Ekipbilinci ile hemşirelik alanında branşlaşmanın veörgütlenmenin sağlanması, kanıt temelli uygulamalarıiçeren hizmet içi eğitimlerin verilmesi mesleğingelişmesi için önemli faktörlerdir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    The Approach of Intensive Care Nurses Toward Non-Communicative Patients

    Turan, Demet; Kara, Gizem

    Communication is the basis of all the processes used in the nursing profession in order to provide an equilibration in damaged balance system. Effective and accurate communication will ensure maintenance of patient's psychosocial integrity and successful nursing care. The study was designed as a descriptive study to determine the approach of intensive care nurses to non-communicable patients. The data were collected by using data collection form which was consisting of two parts prepared by the researchers. When the sociodemographic data of nurses were examined, it was determined that 53% of the nurses (n=53) were between the ages of 18-27, 78% were women, 59% were graduated from bachelor degree and 71% of the nurses have been working in the same intensive care unit for 1-5 years. 60% of the nurses did not receive any education about communication with intensive care patients. While 93% of the trainers stated that they received education from the communication certificate courses the content. Participants which have difficulties in communicating with unconscious patients indicate the reasons as they have to work and cope with employee inadequacy (%58), the deterioration of motivation due to intense and tiring shifts (%57), %50 of them concerned shortage of time and maintaing only treatments and care of patients. Nurses offered suggestions to prevent difficulties in communication by increasing employee satisfaction (%88) and receiving education about communication with patients (%72). Nurses stated that communication was an important and indispensable element in a conscious open intensive care patient (62%) and this situation have made it possible for the patient to feel safe and comfortable (61%). Nurses which were working in neurology / neurosurgery intensive care units attach more importance to communication (p <0,05). As a result; Nurses were found to be inadequate in communication. In this respect, it is suggested that education programs has to be planed and implemented. Also, it is suggested that the number of nurses working in the intensive care units should be appropriately planned within the scope of standards because of employee inadequacy due to the difficulties

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Yoğun Bakım Hemşirelerinin Müzik Terapi Konusundaki Düşüncelerinin Belirlenmesi

    Turan, Demet; Yetimoğlu, Merve

    Tamamlayıcı tedavi içerisinde yer alan müzikinsan yaşamının her döneminde var olan bir kavramdırve son zamanlarda tedavi yöntemi olarak da sıkçakullanılmaktadır. Bu çalışma, yoğun bakımhemşirelerinin müzik terapi konusundaki bilgi vedüşüncelerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, Karadeniz Teknik üniversitesiFarabi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde(Yenidoğan YBÜ ve Pediatri YBÜ hariç) çalışan 116hemşire oluşturmuştur.Literatür doğrultusunda hazırlanan veri toplamaformu, çalışmaya katılmayı kabul eden ve örneklemitemsil eden 100 hemşireye yüz yüze görüşme tekniğiile uygulanmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin%39'unu 19-25 yaş arası, %34'ünü 33-40yaş arasıoluşturmakta olup katılımcıların %66 önlisans - lisansmezunu olduğu, %87'si ise yaşamını hastaneninbulunduğu şehirde geçirmektedir.Çalışmaya katılan katılımcıların %95'i yoğunbakımda tedavi gören hastaların ajitasyon,huzursuzluk, depresyon, uyum güçlüğü, duygusalyoksunluk, uyku bozukluğu gibi problemleryaşadıklarını, %97'sinin müzik terapinin hastalarüzerinde rahatlatıcı etkisinin olduğunu, %93'ündemüzik terapinin yoğun bakım hastalarında etkili biryöntem olduğunu belirtmişlerdir. Sonuç olarak,çalışmaya katılan hemşirelerin müzik terapininhastalar üzerindeki etkilerini genel hatlarıylabilmektedir ancak fizyolojik etkisi konusundatereddütler yaşadıkları, müzikle terapi konusundaeğitimlerin arttırılması ve uygulaması kolay pahalıolmayan bu yöntemin birimlerde uygulanmasıhastaların prognozu açısından olumlu etkileryaratacağı belirlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2019
    Hemşirelik Öğrencilerine Verilen Tıbbi Atık Yönetimi Eğitiminin Değerlendirilmesi

    Çolak, Ayşe; Kent, Nurçin Küçük; Uzun, Sevda; Semerci, Murat; Sahinoz, Turgut

    Bu çalışma Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünde öğrenim gören Hemşirelik Bölümü öğrencilerine verilen tıbbi atık yönetimi eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırma kapsamına 309 öğrenci alınmıştır. Öğrencilere tek gruplu ön test son test uygulaması yapıldı. Öğrencilerin tıbbi atıklar ile ilgili bilgi düzeylerini ölçmek ve eğitim sonrası eğitimin etkinliğini belirleyebilmek için sınıflara eğitimden 1-3 gün önce 20 soruluk tıbbi atıklar ile ilgili ön test uygulandı. Öğrencilere öğretim üyeleri ve öğretim elemanları tarafından hastane atıklarının tanımlanması ve sınıflandırılması, tıbbi atıklar ve tehlikeli atıklar kavramı, yönetimi, önemi, hastane atıklarının ayrıştırılması, bertarafı, geri dönüşümü, tıbbi atıkların ve tehlikeli atıkların çalışan ve halk sağlığı açısından oluşabileceği potansiyel riskleri, hemşirelerin hastane atık yönetimi konusunda dikkat etmesi gereken unsurlar ve uygulama sırasında almaları gereken tedbirler hakkında 3 saatlik eğitim verildi. Eğitim sonunda öğrencilere son test uygulandı. Öğrenciler 100 puan üzerinden değerlendirildi. Sonuçta verilen tıbbi atıklar ve yönetimi eğitimi sonucunda ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu (p<0,001), eğitimle birlikte öğrencilerin aldığı puanların önemli derecede arttığı bulunmuştur (58,8±11,1-77,5±10,9). Ayrıca bu çalışmada sınıf ile ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark olduğu en düşük ön test ve son test puanlarına 1. sınıf öğrencilerinin sahip olduğu bulunmuştur.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    A Research for Determination of Administrative Problems in Inpatient Health Institution

    Bostan, Sedat; Aslan, Sevil

    Objective: The purpose of this study is determination of managerial problems encountered in inpatient health institutions with the views of the administrators which are work at various levels in public and private hospitals. Material and Methods: In this study, a 42-item likert-type questionnaire, which was formed by adapting from Yıldız's master's thesis study, was used. The data of the study were collected from the hospital administrators in İstanbul, Aksaray and Kahramanmaraş in 2016 by face-to-face survey method. The study was carried out in 350 hospitals in upper, middle and lower levels in 1 private hospital and 1 public hospital in each province. The validity of collected data were tested by Bartlett’s test and Cronbach’s alpha method was used for reliability of data. Results: As a result of factor analysis, the questions were collected under six factors. According to these results, the administrators were listed the managerial problems of the inpatient health institutions as follows; hospital settlement problems (3.13), management problems of human resources (2.82), general administrative problems (2.79) and communication problems (2.79). When the factors evaluated according to the demographic data, it was detected that significant differences in terms of age, gender and occupation. Conclusion: These results showed that female managers are more encountered with the problem of hospital settlement than other problems, while managers over age 50 and aged 20-29 are encountered with management problems of personnel incompleteness, general administrative, technological and communication problems. Moreover, it was found that administrative and nurse managers are more encountered with general administrative and technological problems than other problems, while administrative managers are encountered with problems of personnel incompleteness and management human resources. As a generalresult, it is thought that the hospitals which were not appropriately planned for health services causes administrative problems.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Paramedik Öğrencilerinin Biyoterörizm İle Biyolojik Ajanlara İlişkin Bilgi ve Görüşlerinin İncelenmesi

    Tuncay, Birgül; Sevgi Doğan, Esin; Hintistan, Sevilay; Demirağ, Hatice; Cin, Aynur

    Amaç: Bu araştırmanın amacı, paramedik öğrencilerinin biyoterörizm ve biyolojik ajanlar konusundaki bilgi vegörüşlerini incelemektir.Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı olarak yapılan bu araştırma Mayıs-Haziran 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi.Araştırmanın evrenini, Gümüşhane Üniversitesi Kelkit Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil YardımProgramı öğrencileri (n=200) oluşturdu. Çalışma anketini doldurmayı kabul eden 164 öğrenci ile çalışma yürütüldü.Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan “katılımcıların tanıtıcı bilgileri” ve “katılımcıların biyoterörizm vebiyolojik ajanlara ilişkin bilgi ve görüşleri” anket formu ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcıistatistikler (ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum, yüzdelik dağılımlar) ve Pearson Chi-square testikullanıldı.Bulgular: Araştırmaya katılan paramedik adayların %51.8’inin kadın, yaş ortalamasının 19.99 ± 1.12 (Min:18-Maks:24), %56.1’inin birinci sınıf öğrencisi, %50.6’sının sağlık meslek lisesi mezunu, %47’sinin şehirde yaşadığı,%48.2’sinin gelirinin giderine denk olduğu belirlendi. Öğrencilerin, yaklaşık yarısının (%55.5) biyoterörizme ilişkineğitim almak istedikleri, büyük bir çoğunluğunun (%69.5) biyoterörizme karşı paramediklerin rol ve sorumluluklarıbildikleri tespit edildi. Ayrıca, öğrencilerin sadece %37.8’inin biyolojik ajanların saptanmasının güç olduğunu veduyularla anlaşılamayacağını bildikleri belirlendi.Sonuç: Öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun (%69.5) biyoterörizme karşı paramediklerin rol ve sorumluluklarıbilmelerine karşı, biyoterörizm ile biyolojik ajanlara ilişkin bilgi düzeyleri istenen düzeyde değildi. Elde edilen bulgulardoğrultusunda, paramedik adaylarına eğitim-öğretim süreçlerinde belli periyotlarda biyoterörizm ve biyolojik ajanlarailişkin eğitim ve tatbikat planlaması yapıldı.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Üniversite öğrencilerinin probiyotik bilgi düzeyi ve tüketim durumlarının belirlenmesi

    Arpa Zemzemoğlu, Tuba Eda; Uludağ, Elanur; Uzun, Sevda

    Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin probiyotik bilgi düzeyi ve tüketim durumlarını belirlemek amacıylaGümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma Şubat-Mayıs 2018 tarihleriarasında 1287 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma verileri anket yöntemiyle ve yüz yüze görüşülerek toplanmıştır.SPSS paket programı ile sayı-yüzdelik dağılımı hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t-testiuygulanmıştır. Öğrencilerin 896’sı (%69.6) kız, 391’i (%30.4) erkek ve yaş ortalamaları 20.76±2.35 yıldır.Probiyotik terimini bildiği ifade eden öğrenci yüzdesi %55.6 olarak ve probiyotik tüketen öğrenci yüzdesi ise %46.1olarak bulunmuştur. Kız öğrencilerin probiyotik bilgi düzeyinin daha yüksek olduğu ve erkek öğrencilerin iseprobiyotik tüketme durumumun daha yüksek olduğu bulunmuştur (P <0.05). Probiyotik bilgi düzeyi en yüksekbölümün Beslenme ve Diyetetik Bölümü olduğu ve probiyotik tüketim durumu en yüksek olan bölümün iseHemşirelik Bölümü olduğu belirlenmiştir (P <0.05). Geleceğin sağlık personeli olacak bu öğrencilere probiyotiklerhakkında yeterli bilgi verilmeli, probiyotik tüketimin önemi vurgulanmalı ve öğrencilerin farkındalığıgeliştirilmelidir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex19TR Dizin16
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Türkiye’de Yapılan Lisansüstü Tez Çalışmalarının İncelenmesi

    Ulutaşdemir, Nilgün; Tuna, Hasan; Ertürk, Israfıl

    Bu çalışma; Türkiye’de 1978–2017 yılları arasında İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) alanında çalışılan lisansüstü tezlerin betimsel biranalizi yapılarak, çalışmaların farklı kriterlere göre nasıl bir dağılım gösterdiğini belirleme amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın evrenini,Türkiye’deki üniversitelerde yapılmış olan lisansüstü tezleri, örneklemini ise İSG alanındaki yükseköğretim kurulu tez veri merkezindebulunan, 2017 yılına kadar tamamlanmış tezler oluşturmaktadır. Araştırmamız retrospektif tipte, tanımlayıcı kayıt taramasıçalışmasıdır. Tezler; ait oldukları anabilim dalı, üniversite, enstitü, yayınladıkları yıl, türü ve konu alanı açısından analiz edilerekaraştırma eğilimleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda İSG ile ilgili 1022 adet Yüksek Lisans, 124 adet Doktora ve 23 adet TıptaUzmanlık olmak üzere toplam 1169 adet lisansüstü teze ulaşılmıştır. Araştırma, benzer çalışmalar ile oluşacak yığılmalarınönlenebilmesi ve insan kaynaklarının daha etkili ve verimli bir şekilde yönlendirilebilmesi açısından önemlidir.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Zihinsel Engelli Çocukların Sağlıklı Kardeşlerinin Benlik Saygısı ve Okul Başarısının Belirlenmesi

    Tuncay, Birgül; Polat, Sevinç

    Amaç: Bu araştırma zihinsel engelli çocukların sağlıklıkardeşlerinin benlik saygısı ve okul başarılarını belirlemekamacıyla yapılmıştır.Materyal-Metot: Araştırma tanımlayıcı nitelikte bir çalışmadır.Araştırma kapsamına, İç Anadolu’da bir İl merkezinde bulunan,Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı özel eğitim veren iki okulakayıtlı zihinsel engelli kardeşi olan, 9-17 yaş arası 91 sağlıklıçocuk alınmıştır. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu,Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri Kısa Formu ve sağlıklıkardeşlerin yılsonu okul başarı puanlarını öğrenmek için e-okulsistemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzdelik dağılım,Mann-Whitney U testi, Kruskall-Wallis test ve SpearmanKorelasyon analizleri kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kapsamına alınan zihinsel engelliçocukların sağlıklı kardeşlerinin %42,8’inin 12-14 yaş grubundave %57,1’inin kız olduğu, %42,8’inin ikinci düzey ilköğretimsınıflarına devam ettiği belirlenmiştir. Zihinsel engelli çocuklarınsağlıklı kardeşlerinin benlik saygısı puan ortalaması 59,2±14,9,%60,4’ünün yılsonu okul başarı derecesinin “iyi”, %27,5’nin ise“orta” olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı kardeşlerin %33’ü engellikardeşinden utandığını, %15,4’ü engelli kardeşinden dolayısuçluluk hissettiğini, %48,4’ü ise ailesinin kendisinden daha çokengelli kardeşiyle ilgilendiğini belirtmiştir.Sonuç: Araştırmada sağlıklı kardeşlerin %69,2’sinin ortadüzeyde, %27,5’nin ise yüksek düzeyde benlik saygısına sahipolduğu bulunmuştur. Sağlıklı kardeşlerin cinsiyeti, yaşı vedevam ettiği sınıfın benlik saygısı toplam puan ortalamalarınıetkilemediği belirlenmiştir (p>0,05). Araştırmada sağlıklıkardeşlerin benlik saygısı ile okul başarı dereceleri arasındailişki saptanmamıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Evaluation of Cultural Intelligence of Nursing Students

    Deveci, Gizem; Uludağ, Elanur

    In this study, the aim was to introduce the concept of cultural intellişence which is a strateşy used in manaşement of cross-cultural differences and evaluate the cultural intellişence levels of candidates for nursinş. Descriptive research was occurred between February and March in 2017. The research area for this study included 350 students from şumushane University Health Science Faculty Nursinş Department and it was carried out with 250 students who accepted to participate in our survey. Data was obtained by the researchers throuşh the survey which included socio-demoşraphic characteristics and cultural intellişence questions. The obtained data was analyzed in SPSS 23.0 proşram depended on sişnificance level, p<0.05. For data evaluation, number-percentaşe distribution and independent samples t-test were used. Accordinş to the result of survey, 67,5 % of the candidates for nursinş participated in the survey were women, 50,7 % of them were between 15 and 20 years old and 49,3 % were between 21 and 30 years old. Also, 78,5 % of them have a nuclear family, 97,1 % are unmarried, 22,6 % of the students remarked that they are from Southeast Anatolia and 21,5 % are from Blacksea Reşion. When socio-demoşraphic and cultural intellişence questions were compared, p value was equal to 0.009 (p<0.05) in terms of şender, which is statistically meaninşful and it was understood that men‟s cultural intellişence are hişher than women. With reşard to the results, new courses should be opened to introduce the concept of cultural intellişence and various studies similar to this can be done in bişşer areas.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Investigation of Creative Thinking Skills of Students in Nursing Education (Sample of Gümüşhane)

    Uzun, Sevda; Uludağ, Elanur

    This study was conducted to determine the creative thinking skills of the nursing students of a university. Creativity is not creating something that is not in reality, but revealing what exists. It is stated that problem solving is also related to creative intelligence, which is not only related to human intelligence. Nursing is a problem-solving skill. The nursing process is a method by which the nurse combines problem solving and creative thinking skills and finds an effective solution. For this reason, a system that improves the creativity and problem solving skills of students should be used instead of a memorization system in nursing education curriculum. A descriptive study was conducted between April-May 2017. The universe of the research was composed of students (n = 400) from the Faculty of Health Sciences, Nursing Department of Gümüşhane University. 67,1% of the students who participated in the survey stated that they are female and 59,2% are in the 21-24 age group, 60% are equal to the income and the most frequent is the 20.4% of the Mediterranean, 20.4% of the Blacksea. In addition, when the results of the scale were considered in terms of 5 categories of individual innovation, it was determined that 158 students who were under 46 points in our study were in the fifth category (traditionists) with 62.4. It has been determined that the students who participated in the study entered into the group of traditionists in a big way and this result suggests that the training programs related to creativity are needed. When we examined the individual innovation levels of students in our study, it was seen that the level of innovation of the students was low. From the point of view of these results, nursing curriculum should provide students with opportunities to improve problem-solving skills and develop creative thinking skills.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    A Comparative Study on Health Literacy Levels of University Senior Students

    Sahinoz, Turgut; Şahinöz, Saime; Kıvanç, Aydın

    Health literacy; is to protect and improve the health of the people and to improve their health; interpreting and understanding health information and services. The aim of this study is to determine the level of health literacy of senior university students. The research is a descriptive study. The study's universe consisted of 393 students in the 4th grade of the health related departments of the Faculty of Health Sciences of Gümüşhane University. Sampling method has not been used. Turkey Health Literacy Scale-32 and Turkey Health Literacy Scenario Scale were applied to 344 students who accepted to participate in the survey in classes under observation by researchers. The obtained data were analyzed with the SPSS 16.0 statistical package program on the computer. Chi-square test, Student's t test and variance analysis were used for statistical analysis. The student’s Turkey Health Literacy Scale-32 average was determined as 66.19 ± 16.05 in the research group. Of the students in the study group, 28.5% have inadequate, 29.3% have problem-limited, 38.4% have adequate, and 3.8% have a perfect level of health literacy. When the Turkey Health Literacy Scale-32 index evaluation and Turkey Health Literacy Scenario Scale evaluation of the students in the study group was compared according to their department statistically significant difference was found (p≤0.05). Nursing and Nutrition and Dietetics students were found to have a higher level of health literacy than the others and when their curriculum was examined, it has been found out that they had taken "health literacy course" and that this course did not exist in the curriculum of Health Management and Occupational Health and Safety departments. In order to increase the level of health literacy of the community heal

    AtıfTR Dizin19
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Evaluation of Professional Skills of Paramedic Students By Using Objective Structured Clinical Exam (OSCE)

    Yildirim, Emin; Tamgül, Mustafa; Gökçe, Mert; Akkaya, Taner; Göktaş, Şeyma; Demirağ, Hatice

    This study was conducted to evaluate the professional skills of paramedic students using the objective structured clinical examination (OSCE). The data of this study, which is planned as a descriptive type, are collected between April and May 2018. The study was conducted with 90 paramedic students. The data of the study were collected by the "Objectively Structured Clinical Examination (OYKS)". The data were evaluated using descriptive statistics in the SPSS 18.0 program. Ethics committee and institutional permission were obtained in the study. The mean scores of the students receive from OSCE who participated in the survey as were found 41,67 ± 9,81 (30-60) for "MI" case, 30,67 ± 11,39 (19-55) for "asthma" case, 38.56 ± 8.67 (25-51) for "GİS bleeding" case, and 50.11 ± 12.24 (24-64) for “pancreatitis” case. As a result as; Students 'professional clinical skills were insufficient, but OSCE was found to be beneficial in students' learning processes.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2018
    Türkiye’deki Suriyeli Misafirler ve İlişkilendirilen Bulaşıcı Hastalıklar

    Turan, Melikşah; Sezen, İrem; Kaya, Afşin Ahmet

    Türkiye son 7 yılda Suriye’den gelen yoğun bir göç dalgasına maruz kalmakta, insani amaçla sınırlarını açarak barınma, sağlık, güvenlik, beslenme, eğitim, sosyal alanlarda hizmet sağlamaktadır. Sınır dışı edilme korkusuyla yasa dışı yollarla ülkeye girerek varlıklarını bildirmeyen bireylerin, sağlık durumlarının belirsizliği ve hayat standartlarının düşük olması büyük tehlike oluşturmaktadır. Sağlık problemleri göçün oluşturduğu olumsuz yaşam koşulları ile birlikte yoğun bir tehdit oluşturmaktadır. Çalışmamızda Türkiye’deki Suriyeli misafirler ve ilişkilendirilen bulaşıcı hastalıklar ile ilgili bilgi vermek ve önerilerde bulunmak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Suriyeli misafirler ve bulaşıcı hastalıklara yönelik raporlar ve yayınlar incelenmiştir. Rapor ve yayın sonuçları çalışmamız çerçevesinde derlenerek öneriler oluşturulmuştur. 2012-2017 yılları arasında yapılan raporlamalara göre çocuk felci (polio), kızamık, tüberküloz, şark çıbanı (leishmania) gibi hastalıkların ortaya çıkma sıklığı düzensiz olarak değişmiştir. Çalışma sonucunda giriş noktalarında ve yaşam alanlarında sağlık ve diğer hizmetlerin cevap verebilirliğini artırmak için ‘Göç öncesinde; Kendi ülkesindeki bulaşıcı hastalıklar, Göç sırasında; Kendi ülkesi, Geçilen ülkelerdeki bulaşıcı hastalıklar, Göç Sonrasında; Kendi ülkesi, Geçilen ülkelerdeki, konuk ülkedeki bulaşıcı hastalıklar’ stratejik ve eylem planlarının hazırlanmasının sağlanması, tarama, aşılama, eğitim (hijyen-bulaş), vektörlerle mücadele ve erken müdahale enfeksiyonlarla mücadele paketinde yer alması, bulaşıcı hastalık açısından risk oluşturabilecek kesimin belirlenerek takip ve tedavi altına alınması, sınıra yakın bölgelerde bağışıklama ile ilgili kampanyaların oluşturulması önerilmektedir.

    AtıfTR Dizin12
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Turizm Eğitimi Alan Orta öğretim Düzeyindeki Öğrencilerin Mutfak Departmanına Yönelik Tutumlarını Belirlemeye Yönelik Bir Araştırma

    Kutukiz, Dogan; Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan

    Yiyecek içecek sektörü günümüzde büyük bir istihdam kaynağı oluşturmaktadır. Özellikle turizmde gelir yönünden, istihdam yönünden ve müşteri memnuniyeti yönünden yeme –içmenin payı düşünüldüğünde bu alanda eğitimli iş gücüne ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Otel işletmelerinin kalbi olarak görülen mutfağın rolü düşünüldüğünde, bu alanda çalışacak personelin eğitimli ve bu alana yatkın olması oldukça önemlidir. Bu bağlamda, turizm alanında eğitim alan orta öğretim düzeyindeki öğrencilerin mutfak departmanına yönelik tutumlarının ölçülmesi bu çalışmanın ana amacını oluşturmuştur. Diğer yandan öğrencilerin birtakım demografik özelliklerine göre mutfak departmanına yönelik tutumlarında farklılık olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada veri toplamak için anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Muğla ilindeki orta öğretim düzeyinde turizm eğitimi veren Fethiye Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, Muğla Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve Köyceğiz Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, yukarıda sayılan orta öğretim düzeyinde turizm eğitimi veren liselerin 2016-2017 eğitim-öğretim yılındaki 250 öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, orta öğretim düzeyinde turizm eğitimi alan öğrencilerin mutfak departmanına yönelik tutumlarının olumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin9
    TR Dizinİncele