Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Ayaydin, Hasan(18)
- Doğru, Bülent(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(15)
- Akyol, Hikmet(14)
- Pala, Fahrettin(12)
- Yıldız, Barış(12)
- Artan, Seyfettin(11)
- Yildiz, Salih(11)
- Şahin, Muhammet(11)
- Merddan, Kurtuluş(10)
- Recepoğlu, Mürşit(10)
- Sancar Özkök, Canan(10)
- Çam, Alper Veli(10)
- İpek, Egemen(10)
- Barut, Abdulkadir(9)
- Karaaslan, İbrahim(9)
- Şentürk, Suat Hayri(9)
- Avcı, İbrahim(8)
- Beken, Hıkmet Gülçın(8)
- Günay, Hamdi Furkan(8)
- Polat, Melike Atay(8)
- Akyol, Mehmet(7)
- Koç, Pinar(7)
- Yildiz, Gizem(7)
- Bölükbaş, Mehmet(6)
- Damlıbağ, Fatih(6)
- Topal, Mehmet Hanefi(6)
- Yildiz, Emel(6)
- Akbas, Yusuf Ekrem(5)
- Baltaci, Nuri(5)
- Merdan, Kurtuluş(5)
- Tosunoğlu, Büşra(5)
- Yesilelebi, Gl(5)
- Çelik, Orkun(5)
- Özbek, Adem(5)
- Özkök, Canan Sancar(5)
- Ünver, Mustafa(5)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Değer, Mustafa Kemal(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Endüstriyel Dijitalleşme ve İşsizlik İlişkisini Belirlemede Mekânsal Faktörlerin Rolü\r
Koç, Pinar
Endüstriyel devrimler, ürün ve süreç yenilikleri kanalıyla işgücü piyasalarını ve iş gücü talebini \retkilemektedir. Dolayısıyla endüstriyel dijitalleşme sürecinin de ürün ve süreç yenilikleri kanalıyla işsizlik \roranlarını etkilemesi beklenmektedir. Bu bağlamda, 2013-2017 dönemini kapsayan bu çalışmanın amacı \rendüstriyel dijitalleşmenin işsizlik oranı üzerindeki etkisini belirlemede mekânsal faktörlerin etkili olup \rolmadığını analiz etmektir. Çalışma endüstriyel dijitalleşme endeksi verilerine ulaşılabilen 31 OECD ülkesini \rkapsamaktadır. Çalışmada rassal etkilere dayalı dinamik mekânsal panel veri analizi kullanılmıştır. Modelin \rbağımlı değişkeni işsizlik oranı iken modelin bağımsız değişkenleri bir önceki dönemin işsizlik oranı, \rendüstriyel dijitalleşme düzeyi ve mekânsal etki faktörüdür. Modele dâhil edilen bütün değişkenler istatistiksel \rolarak anlamlıdır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre bir önceki dönemin işsizlik oranı cari dönem işsizlik \roranını pozitif etkilerken, endüstriyel dijitalleşme düzeyi ile cari işsizlik oranı arasında negatif ilişki \rbulunmaktadır. Bununla birlikte negatif mekânsal bağımlılık söz konusudur. Bir önceki dönemin işsizlik \roranında meydana gelen bir birimlik artış, cari işsizlik oranını 2,16 birim artırırken, endüstriyel dijitalleşme \rdüzeyindeki 1 birimlik artış, işsizlik oranını 6,54 birim azaltmaktadır. Mekânsal etki katsayısı -2,31’dir. \rMekânsal etki faktörünün negatif ve istatistiksel olarak anlamlı olması coğrafi yakınlığın işsizliği azaltıcı bir \retkiye yarattığı anlamına gelmektedir. Bu durumda komşu ülkede gerçekleşecek beklenmedik bir endüstriyel \rdijitalleşme şoku ilgili ülkede işsizlik oranını 2,31 birim azaltmaktadır.
- MakaleYalnız künye2021The Analysis of The Effect of GDP Per Capita and Household Size on Energy Consumption: A Regional Approach
Koç, Pinar
The aim of this study is to analyze the effect of GDP per capita and household size on electricity consumption in\rthe 81 sub regions of NUTS level 3 for the period 2008-2018. The Panel quantile regression model was used in\rthe study. According to the results of the study, house hold size affects electricity demand negatively while GDP\rper capita affects electricity consumption positively. An increase 1 % in per capita income rises electricity demand\rby 0.14 % while increase one unit in house hold size decreases electricity demand by 0.32 % in the provinces\rwhere electricity consumption is lower than average electricity consumption. An increase 1 % in GDP per capita\rrises electricity demand by 0.06 % unit while increase one unit in house hold size decreases electricity demand by\r0.34 % in the provinces where electricity consumption is higher than average electricity consumption.
- MakaleYalnız künye2021Yönetişim Kalitesi Sahra Altı Afrika Ülkelerinde Vergi Gayretini Etkiliyor mu?
Günay, Hamdi Furkan; Topal, Mehmet Hanefi
Bu çalışmanın amacı, Sahra Altı Afrika (SAA) ülkelerinde yönetişim kalitesinin vergi gayreti üzerindeki etkisini ampirik olarak incelemektir. Bu doğrultuda 37 SAA ülkesinin 2002-2015 dönemini kapsayan verileri geleneksel panel veri modelleri ve Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (Sys-GMM) tahmincisi ile araştırılmıştır. Daha önceki çalışmalardan farklı olarak bu çalışmada hem Dünya Bankası’nın altı yönetişim göstergesinin hem de bütünleştirilmiş yönetişim endeksinin vergi gayreti üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Ampirik bulgular SAA ülkelerinde bütünleşik yönetişimin ve her bir yönetişim göstergesinin vergi gayretini pozitif etkilediğini göstermektedir. Ayrıca güçlendirilmiş ampirik bulgular SAA ülkelerinde ifade özgürlüğü ve hesap verebilirlik ile hukukun üstünlüğü gibi demokrasi temsillerinin vergi gayretini daha önemli belirleyicileri olduğunu da ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2021Beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisinin zen pırlanta üzerinden incelenmesi
Taşdelen, Birgül; Akduman, Bensu
Tüketim kavramı günümüzde, bireylerin yalnızca ihtiyaçları doğrultusunda tüketmek yerine kişisel ve sosyal değer yüklü hedeflere ulaşmalarına yardımcı olan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Artık tüketimde, haz alma (hedonizm) kavramı ön plana çıkmaya başlamıştır. İnsanlar ihtiyaç dışı alışverişe haz almak için yönelmeye başlamışlar ve markalara yükledikleri sembolik anlamlarla kendilerini tüketim alanında farklılaştırma yoluna gitmişlerdir. Bu doğrultuda tüketim davranışında yeni bir boyut olan marka bağımlılığı kavramı ortaya çıkmıştır. İşletmeler için de oldukça önemli olan bağımlılık kavramı günümüz tüketiminin vazgeçilmez bir unsuru halini almıştır. Dolayısıyla artık işletmelerin de temel gayelerinden birisi, tüketicilerde marka bağımlılığı yaratmak ve işletme ya da markaları için sadık müşteri portföyünü oluşturmaktır. Hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisini Beklenti Teorisi ile incelemeyi amaçlayan bu araştırma, Trabzon, Mersin, Eskişehir, Diyarbakır ve İstanbul illerinde yaşamakta olan 18-65 yaş arası çalışan ve lüks tüketim yapan/yapma arzusu duyan tahmini 500 kişiye uygulanmış olan anket yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hipotezleri test etmek amacıyla faktör analizi, t testi, anova analizi, ve regrasyon analizi uygulanmış ve veriler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda özellikle kadın, evli, eğitim düzeyi ve gelir düzeyi yüksek olan katılımcılarda hedonizm etkilerinin ve marka bağımlılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, değerlendirmeye alınan beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2021Doğrudan Yabancı Yatırımlar, İhracat ve Ekonomik\rBüyüme Arası İlişkiler: BRICS-T Ülkeleri Üzerine\rBootstrap Panel Nedensellik Analizi (1992-2018)
Recepoğlu, Mürşit; Doğanay, Muharrem Akın; Değer, Mustafa Kemal
II. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan ticari küreselleşme ve bölgesel\rekonomik anlaşmalar ile ülkeler arası ticaret ilişkilerinin artması, dış\rticaretin özellikle de ihracatın ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini\rele alan çalışmalarda büyük bir artışa yol açmıştır. Aynı şekilde\rÇok Uluslu Şirketler (ÇUŞ) aracılığıyla üretimin küreselleşmesi ise\rDoğrudan Yabancı Yatırımları (DYY) iktisatçılar açısından popüler\rhale getirmiştir. Bu kapsamda literatürde DYY’ların kısa ve orta\rvadeli portföy yatırımlarına göre tasarruf ve döviz açığı bulunan\rgelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyüme üzerinde daha anlamlı\retkileri olacağı beklentisi vardır. Bu çalışmanın amacı, yükselen\rpiyasa ekonomilerini özel bir grubunu oluşturan BRICS-T ülkelerinde\rdoğrudan yabancı yatırımlar, ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki\rilişkiyi 1992-2018 dönemi için araştırmaktır. Çalışmada yatay kesit\rbağımlılığı, homojenite ve Kónya (2006) bootstrap panel Granger\rnedensellik testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular çalışmada\rkullanılan modellerde yatay kesit bağımlılığı ve heterojenitenin\rsöz konusu olduğunu göstermektedir. Öte yandan bootstrap panel\rnedensellik test sonuçlarına göre doğrudan yabancı yatırımlar, ihracat\rve ekonomik büyüme arasındaki nedensel ilişkilerin ülkeden ülkeye\rfarklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2021İç Denetim Süreçlerini İyileştirme ve Risk Yönetimi Araçları: \rYalın Altı Sigma ve FMEA
Yeşilçelebi, Gül; Altunel, Mehtap; Selimoglu, Seval
İşletmelerin yapısında var olan karmaşıklık, 2019 yılı itibariyle dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını ile daha \rda karmaşık hale gelmiştir. İşletmelerin iş yapış şekillerini değiştirmesi ve salgından korunmak adına alınan önlemler \rkapsamında, faaliyetlerin uzaktan yürütülmesi birçok riski de beraberinde getirmiştir. Her geçen gün artan risklerle birlikte, \riç denetimin etkin şekilde yürütülmesinin önemi artmış ve yeni yaklaşımların kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu \rçalışmada, iç denetimde süreçlerin iyileştirilmesi ve risklerin belirlenmesi aşamalarında kullanılmak üzere, risk yönetim \raracı olarak Yalın Altı Sigma kapsamında sunulan Tanımla-Ölçme-Analiz Etme-İyileştirme-Kontrol (Define-MeasureAnalyze-Improvement-Control/DMAIC ) modeli ve bu model içerisine gömülü olan Hata Türü ve Etkileri Analizi (Failure \rMode and Effects Analysis-FMEA) aracı olmak üzere iki yaklaşım önerilmiştir. Çalışmada, iç denetimin Yalın Altı SigmaDMAIC modeli ve Hata Türü ve Etkileri Analizi ile olan ilişkisi incelenmiştir. Süreçlerin iyileştirilmesinde kullanılan birçok \ryaklaşım olmakla birlikte, çalışma kapsamında önerilen bu iki yaklaşım, özellikle iş süreçlerinin verimliliğine, etkililiğine ve \rtutumluluğuna odaklanan iç denetimin, riskleri değerlendirmesi, süreçteki zayıflıkları belirlemesi ve iyileştirilmesi için \rtavsiyelerde bulunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2021Türkiye’nin yerel ve bölgesel otoriteleri ihracatadayalı kentsel rekabeti önemsiyor mu?
Özdemir, Muhlis; Demirbag, Kubra Simsek; Demirbağ, Orkun
Ekonomik globalleşme, yerel dinamikleri doğrudan etkilemiş ve rekabetin yeni bir formu olan kent rekabetçiliğinin literatürde kendisine yer bulmasını sağlamıştır. Kent rekabetçiliğine yönelik çalışmalar yapılmış olmasına rağmen, yerel ve bölgesel otoritelerin kent rekabetçiliğine olan katkıları hâlâ önemli bir araştırma boşluğudur. Bu çalışmada, rekabetçilik göstergesi olarak “ihracat” kavramına odaklanılmış ve Türkiye’deki kentler 2015-2017 yılları arasındaki ihracat değerlerine göre TOPSIS yöntemi ile analize tabi tutulmuştur. İlk on sırayı İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep, Kocaeli, Trabzon, Mersin, Ankara, Manisa ve Hatay illeri paylaşmaktadır. Bu illerin belediye, ticaret-sanayi odası ve bölgesel kalkınma ajansı gibi otoriteleri tarafından hazırlanan Stratejik/Bölge Planlarında rekabetçiliğe ilişkin vurgular içerik analizi ile irdelenmiştir.
- MakaleYalnız künye2021Cari Dengesizlikler ve Ticari Serbestleşmenin Bankacılık Sektöründeki Sistemik Riskleri Tetikleyebilme İhtimali
Akyol, Hikmet
Uluslararası ticaretin ve serbestleşmenin artmasıyla birlikte ülkeler arasındaki finansal ve reel işlemler önemli bir ivme kazanmıştır. Artan reel akımlar ve uluslararası bağlantılar, mal ve hizmet üretim hacmini arttırmış, yatırımcıların risklerini azaltmış, çeşitlendirme ve ihtiyaç duyulan fonlara kolay erişim gibi birçok fayda sağlamıştır. Bununla birlikte, bu durum Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede cari açıkları yapısal bir sorun haline getirmiştir. Bu araştırmada artan uluslararası bağlantıların ve cari açıkların bankaların sistemik risklerini ne yönde ve ölçüde etkilediği incelenmiştir. Bu amaçla Türkiye’de faaliyet gösteren dokuz bankanın 2006-2019 dönemi Pesaran vd. (1999) tarafından geliştirilen PMG-ARDL yöntemi uygulanarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre cari açıkların artması bankaların sistemik risk düzeylerini arttırarak, finansal sistemin olası istikrarsızlığını yükseltmektedir. Bu bulgu cari açığın yalnız bir makroekonomik sorun olmadığını, aynı zamanda Türk Banacılık Sektörü ve finansal kesim için de ciddi bir problem olduğunu göstermiştir. Cari dengesizliklerin artması bankaların sistemik risklerini tetiklemektedir. Artan cari açıkların çok yüksek boyutlara ulaşması, Türk Finansal Sisteminin istikrarsızlığa girme potansiyelini arttırmaktadır. Bu, aynı zamanda cari açıkların sistemik riskler üzerinden finansal krizlere neden olabilecek bir iletim mekanizması ürettiğini göstermektedir. Benzer şekilde, uluslararası ticaretin ve bağlantıların artmasının göstergesi olan ticari serbestliğin sistemik riskler üzerindeki etkisi pozitif yönlü ve anlamlıdır.
- MakaleYalnız künye2021The effect of high-tech exports on economic growth: panel data analysis for upper-middle income countries
Yildiz, Gizem; Adıyaman, Gülçin
Purpose: In the globalizing world, one of the most important factors for countries to reach higher income\rlevels is to have an export pattern based on high technology. It is a very important issue, especially\rif the countries in the upper- middle income level support the economic growth of their exports with\rthe technology they have. The aim of the study is to investigate the effect of high technology product\rexports on economic growth in 29 upper-middle income countries.\rMethodology: In this study, the Augmented Mean Group (AMG) estimator developed by Eberhardt and\rTeal (2010) using panel data for the period 1996-2017 was used.\rFindings: According to the results of the analysis using the Augmented Mean Group (AMG) estimator,\rthere was no statistically significant effect of high-tech product exports on economic growth. Gross fixed\rcapital formation and public expenditures included in the model as control variable had a statistically\rsignificant and positive effect on economic growth, but there was no found statistically significant\rrelationship regarding the total labor variable.\rOriginality: It is thought that the study will contribute to the economics literature in terms of drawing\rattention to the importance of high technology product exports in reaching a higher income level in\rupper-middle income countries.
- MakaleYalnız künye2021Türk Bankacilik Sektöründeki Getiri ve Risk Oranları ile Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları İlişkisi
Akyol, Hikmet
Bu araştırmada Türk bankacılık sektörü hisse senedi getirileri ve sistematik risklerinin doğrudan yabancı sermaye yatırımları (DYSY) ile olan ilişkisi incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda 2006-2009 arasındaki dönem Kao (1999) ve Pedroni (1999, 2004) eşbütünleşme testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Uzun dönem katsayıları ise Havuzlanmış Ortalama Grup (PMG) ve Dinamik En Küçük Kareler (DFE) tahmincileri kullanılarak incelenmiştir. Sonuçlar, DYSY’lerin hisse senedi getirileri ve banka betaları üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Buna göre, Türkiye’ye yapılan yabancı sabit sermaye yatırımları arttıkça banka getirileri ve sistematik riskler düşmektedir. Bu bulgu, Türk bankacılık sektörü özelinde Türk finans sisteminin uluslararası sermaye akımlarına karşı son derece duyarlı olduğunu göstermektedir. Özellikle DYSY’leri teşvik edecek politikaların uygulanması, bankaların portföy çeşitlendirmesi yaparak ortadan kaldıramadığı piyasa risklerinin düşürülmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu politikalar aynı zamanda bankacılık sektörünün istikrarına ve kurumsal sağlamlığına olumlu etki edecektir. Araştırmada değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) nedensellik analizi kullanılarak incelenmiştir. Uygulanan nedensellik test sonuçları, DYSY’den sadece Garanti Bankasının hisse senedi getirilerine doğru nedensellik ilişkisi bulunduğunu göstermiştir. Benzer şekilde sadece Vakıfbank’tan DYSY’ye doğru nedenselliğin olduğu tespit edilmiştir. DYSY ve banka betaları arasındaki nedensellik incelendiğinde sadece DYSY’den Denizbank’a doğru olduğu, aynı zamanda Halkbank betalarından DYSY’ye doğru nedensellik ilişkisi olduğu gözlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2021Bireysel Yatırım Kararlarında Davranışsal Eğilimlerin Ölçülmesi: Gümüşhane İlinde Bir Araştırma
Çam, Alper Veli; Hırka, Emre
Geleneksel finans modelleri, bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını verirken rasyonel olduklarını, yüksek getiriyi hedeflediklerini, piyasaların etkin olduğunu, tüm yatırımcıların aynı beklentilere sahip olduğunu ve menkul kıymet fiyatlarının tesadüfi oluştuğunu varsaymaktadır. Ancak, bu ve benzeri teoriler piyasada meydana gelen birçok olayı açıklamakta yetersiz kaldığı yönünde eleştirilmiştir. Bu durum davranışsal finans denilen yeni bir yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Davranışsal finans teorisi, duyguların bireylerin davranışlarını etkilediğini ve bu nedenle bireylerin rasyonel karar veremediğini varsaymaktadır. Literatürde, davranışsal finans konusunun çoğunlukla bireysel menkul kıymet yatırımcıları üzerinde durduğu gözlemlenmiştir. Altın yatırımcıları finansal piyasaların önemli oyuncularından biridir. Yapılan literatür taramasında finansal piyasaların önemli oyuncularından olan altın yatırımcıları ile ilgili davranışsal finans çalışmalarına çok nadir rastlanmıştır. Bu doğrultuda çalışma, altın yatırımcılarının davranışlarını araştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma kapsamına Gümüşhane’de yaşayan ve altın yatırımda bulunan bireysel altın yatırımcıları alınmıştır. Çalışmada, altın yatırımcılarına yönelik anket uygulanmıştır. Uygulamada 405 yatırımcının verileri SPSS 24 programında analiz edilmiştir. Analiz yöntemleri olarak frekans analizi, geçerlilik analizi ve varyans analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda test edilen tüm hipotezler kabul edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2020Political Polarization, Income Inequality and Government
Keyifli, Nazlı; Akdede, Sacit Hadi
This paper empirically investigates the determinants of political polarization. Size of government and income distribution are the main independent variables along with other controlling variables. The statistical analysis uses OLS and 2SLS methodogies. The sample of countries includes 61 countries and time period spans between 1990 and 2015. Results of regressions analysis indicate that increased income inequality increases political polarization. Political polarization is derived from World Values Survey ( WVS). It is measured as standard deviation of responses to the question “what is role for government”. In addition, results of our empirical analysis indicates that increased governemt size reduces the political polarization. The paper explains the links for these findings.
- MakaleAçık Erişim2020Kadınların işgücüne katılım oranlarını belirleyen faktörlerin tespitine yönelik bölgesel bir araştırma
Koç, Pinar; İzgi Şahpaz, Kadriye
Bu çalışmanın amacı İBBS Düzey 2 kapsamında yer alan 26 bölgede kaba boşanma oranları, eğitim düzeyi, erkek işsizlik oranları ve kişi başına düşen gelirin kadınların işgücüne katılım oranları üzerindeki etkisini analiz etmektir. 2004- 2017 dönemini kapsayan çalışmada dinamik panel veri analizi kullanılmıştır. Analizden elde edilen sonuçlara göre kişi başına düşen GSYİH, eğitim düzeyi ve boşanma oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Kişi başına düşen gelir düzeyindeki %1’lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.29 artırırken, üniversite mezunu kadın sayısındaki artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.44 artırmaktadır. Boşanma oranlarındaki %1’lik artışın ise kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.40 arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca erkeklerin işsizlik oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre erkeklerin işsizlik oranlarındaki yüzde 1'lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını yüzde 0,39 oranında azalmaktadır.
- MakaleYalnız künye2020Bilgi ve İletişim Teknolojileri Malları İhracatı ve Beşeri Sermaye Arasındaki İlişki: G-7 Ülkeleri İçin Panel Hata Düzeltme Modeli Analizi
Akyol, Mehmet
Bilgi çağının yaşandığı günümüzde teknolojik ilerlemelerin hız kazanması bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemini arttırmaktadır. Birçok ülke bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe üretim gücü ve ihracat artışı sağlamak adına sektöre yönelik fiziksel ve beşeri sermaye yatırımlarını arttırmaktadır. Bu çalışmada bilgi ve iletişim teknolojileri ürünleri ihracatı ile yüksek öğretim mezunu istihdam arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkiler havuzlanmış ortalama grup tahmincisi, dinamik sabit etkiler tahmincisi ve ortalama grup tahmincisi aracılığı ile analiz edilmektedir. Çalışma G-7 ülkelerini (Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Japonya ve ABD) kapsamakta ve veri eksikliğinden dolayı Japonya analize dahil edilmemektedir. 2003-2018 yılları arası dönemin değerlendirildiği çalışmada Hausman testi ile havuzlanmış ortalama grup tahmincisinin sonuçlarının geçerli olduğuna kanaat getirilmiştir. Havuzlanmış ortalama grup tahmincisi sonuçlarına göre bilgi ve iletişim teknolojisi ürünleri ihracatı ve yüksek öğretim mezunu istihdamı arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı doğrulanmıştır.
- MakaleYalnız künye2020The Impact of Smoking Bans on Smoking Behaviour in Turkey
İpek, Egemen; Ipek, Ozlem
The purpose of this study is to determine the potential impact on individual cigarette consumption of 100% smoke-free law which entered into force in Turkey in 2009. This effect is investigated using the difference in differences method through the 2008 and 2012 Global Adult Tobacco Survey data provided by the Turkey Statistical Institute. In the study, using the diff-in-diff method enables to measure the change in individual cigarette consumption emerging by only the law eliminating the time-related effects in the pre and post law period. The most important analysis result obtained from the study is that the effect of smoke-free law which entered into force in Turkey in 2009 on daily cigarette consumption is statistically significant and negative. In addition, according to the results obtained from the diff-in-diff method, it is found that smokers tend to consume an average of 1.506 less cigarettes per day due to the law. This reducing effect leads to decrease of average daily cigarette consumption of smokers by approximately 8%.
- MakaleYalnız künye2020Twenty Years of Winter Tourism Literature: Bibliometric Analysis of SSCI-Indexed Tourism Journals
Evren, Savaş
The purpose of this study is to determine the development of winter tourism literature during thelast 20 years. The articles (n=292) published in SSCI-indexed tourism journals between 1997 and2016 were reviewed with bibliometric techniques. Findings demonstrated that the mostinvestigated main themes were destination marketing and sustainability, most studies wereconducted with primary data, and secondary data usage increased in recent years. Countries suchas the USA and Canada, institutions such as the University of Innsbruck and Mid-SwedenUniversity, journals such as Scandinavian Journal of Hospitality and Tourism and TourismManagement, and authors such as Martin Falk and Peter Fredman were prominent.
- MakaleYalnız künye2020Relationships between Energy Consumption and Economic Growth: Panel Data Analysis on Provinces in Turkey (2004-2014)
Recepoğlu, Murşit; Değer, Mustafa Kemal; Doğanay, Muharrem Akın
The aim of this study is to investigate the relationship between Turkey's economic growth and energy consumption in the province. The Westerlund panel cointegration test and the Granger panel causality test were used to analyse long and short-term relationships between variables in the study. According to results the study, there is a strong cointegration relationship between energy consumption and economic growth at the county level in Turkey. There is also a bi-directional and regenerative relationship between energy consumption and economic growth, according to Granger panel causality results. Therefore, these findings obtained from the study reveals the importance of electricity consumption in the solution of regional growth and development issues in Turkey.
- MakaleAçık Erişim2020Türkiye’de Fisher Hipotezinin Fourier Fonksiyonlarla Analizi
Koç, Pinar
1985-2017 dönemini kapsayan bu çalışmanın amacı Türkiye’de Fisher hipotezinin geçerliliğinianaliz etmektir. Zaman serilerinde yapısal kırılmaların varlığı analiz sonuçlarını önemli ölçüdeetkilemektedir. Bununla birlikte yapısal kırılmaların sayısı ve şekli de önemlidir. Bu nedenle buçalışmada Türkiye’de Fisher hipotezinin geçerliliği Fourier eşbütünleşme testi kullanılarak analizedilmiştir. Çalışmada faiz oranı ile enflasyon oranı arasında pozitif bir eşbütünleşme ilişkisinin varolduğu tespit edilmiştir. Enflasyon oranındaki %1’lik artış, faiz oranını %0.38 artırmaktadır. Bubağlamda Türkiye’de Fisher hipotezi geçerlidir, ancak faiz oranlarındaki artış, Fisher hipotezininöngördüğünden daha azdır.
- MakaleYalnız künye2020İnovasyonun Yüksek Teknoloji Ürün İhracati Üzerindeki Etkisi: Yeni Endüstrileşen Ülkeler İçin Panel Veri Analizi
Akyol, Mehmet; Demez, Selim
Yeni ürün ve üretim yöntemleri geliştirmek olarak tanımlanan inovasyon ile ülkeler yapısal değişim gerçekleştirmekte ve kalkınma hamlelerinihızlandırmaktadır. İnovatif faaliyetler sonucunda elde edilen yeni ürün ve üretim yöntemleri genellikle yüksek teknoloji barındırmaktadır. Yüksekteknoloji ürünler ise dış pazarlarda ülkelere rekabet gücü elde etme avantajı sağlamaktadır. Yüksek teknoloji ürün ihracatı yapan ülkeler ise dövizgeliri sağlayarak ekonomik refah düzeylerini arttırmakta, neticede büyüme ve kalkınma hız kazanmaktadır. Bunun neticesinde inovasyon, özellikleekonomik durgunluk ve daralma dönemlerinde iş dünyasına ve hükümetlere çıkış kapısı olma görevi üstlenmektedir. Bu çalışmada inovasyonun yüksekteknoloji ürün ihracatı üzerindeki etkisi yeni endüstrileşen ülkeler grubu özelinde analiz edilmiştir. 1996-2015 yılları arası dönemi kapsayan ve sözkonusu gruba dahil 8 ülkeyi içine alan çalışma sonucunda inovasyon faaliyetlerinin yüksek teknoloji ürün ihracatı üzerinde olumlu bir etki oluşturduğugözlemlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2020Arap Turistlerin Doğu Karadeniz Bölgesi’ne Ekonomik Katkılarını Belirlemeye Yönelik Bir Araştırma
Düzgün, Ertuğrul; Odemis, Murat
AraĢtırmanın amacı, Doğu Karadeniz Bölgesi için önemli bir değer olan Arap turistlerin bölge turizmine olanekonomik katkılarını belirlemektir. Bu kapsamda Doğu Karadeniz Bölgesi‟ne ağırlıklı olarak hangi Arapülkelerinden turistlerin geldiği, bu turistlerin bölgeye yapmıĢ oldukları seyahatlerin amaçları ve ortalama seyahatharcamaları belirlenmeye çalıĢılmıĢtır. Betimsel bir çalıĢma niteliğinde olan araĢtırmada ikincil verilerdenfaydalanılmıĢtır. AraĢtırma kapsamında temel olarak daha önce yayınlanan TÜĠK, Kültür ve Turizm Bakanlığı,Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), Dünya Bankası, UNWTO ve diğer yazılı kaynaklardan elde edilenverilerden faydalanılmıĢtır. ÇalıĢma, Doğu Karadeniz Bölgesi‟nde yıllar itibariyle artan bir değer olan Arapturistlerin hangi alanlara yönelik harcamalarda bulunduğunun belirlenmesi ve bölgedeki paydaĢlar için yolharitası çizilmesi açısından özgün olarak değerlendirilebilir. AraĢtırma sonucunda Körfez ülkelerinin uluslararasıturizm harcamaları, popüler seyahat noktaları, ortalama seyahat harcamaları ve en çok tercih ettikleridestinasyonlar da belirlenmeye çalıĢılmıĢtır.















