Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2020
    Determinants of National Innovation Capacity in Developing Countries: Panel Data Analysis Method

    Zuhal, Mustafa

    National innovation capacity is defined as the innovation potential of a country, both as an economic and political asset, and is seen as the main source of sustainable economic growth and increase in welfare. Empirical analyzes are conducted to obtain information about the dynamics of national innovation capacity in the economic field. However, it is seen that most of these studies focus on developed countries. In this study, it is aimed to make empirical analysis of determinants of national innovation capacity in developing countries in comparison with developed countries. In most of the studies in the literature, the disadvantages and shortcomings of representing the national innovation capacity only with the number of patents are mentioned and alternative methods are proposed. Based on the propositions in empirical studies and method trials, the national innovation capacity index is calculated as a new output variable representing the national innovation capacity in order to fill the relevant gap in the literature and this variable is used to represent it. In the study, data for the period 1996-2016 are analyzed by panel data method in 18 developing countries and 31 developed countries. It is seen that the effect of national technological ability and infrastructure factors, which are among the determinants of national innovation capacity in developing countries, is weak. In addition, foreign technologies have been found to have a significant impact on the development of technological capabilities in these countries.

  • MakaleYalnız künye2020
    Marka özgünlüğü: cep telefonu kullanıcıları üzerine bir araştırma

    Kırmızıbiber, Ahmet; Yildiz, Salih

    Özgünlük modern pazarlamanın temelini oluşturan yapı taşlarından bir tanesi olup, rekabet avantajı, pazar payı ve kârlılığıartırmanın önemli bir kaynağıdır. Birbirine benzeyen ürün ve hizmetlerin yer aldığı piyasalarda gerçek ile sahteyi ayırtedebilmek oldukça zorlaşmıştır. Bu çalışmanın amacı, marka özgünlüğünün tanımlanmasının yapılarak marka sadakati vemarka güveni üzerindeki etkilerinin ve bu iki değişkeninde satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Bu amaçdoğrultusunda Erzurum ili merkez Yakutiye ilçede yaşayan cep telefonu kullanıcısı tüketiciler araştırmanın ana kütlesinimeydana getirmektedir. Çalışmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılaraktoplanan 450 anketten eksik, yanlış ve hatalı olanların elenmesi sonucu 420 tanesi değerlemeye alınmıştır. Elde edilenaraştırma verileri, yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; marka özgünlüğünü oluşturan;süreklilik, orijinallik, güvenilirlik boyutları ile marka güveni ve marka sadakati arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler çıkmışkendoğallık boyutu ile bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca marka güveni ve marka sadakatinin de satın alma niyeti üzerinde pozitifetkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Universal basic income debate in the 21ST century

    Beken, Hıkmet Gülçın

    The roots of basic income can be easily found before the 21st century, but it is very common to see the implementation and evaluation of this concept in this century. Many countries try to implement pilot projects in specific regions and then to evaluate the results. The first question to reply is what are the basic motivations to have basic income programs. The modern welfare states can’t be described as successful for solving the problems of the 21st century, but by implementing basic income they use it as a way of maintaining their sustainability and legitimacy. In addition to that, it can be seen as a tool in order to cope with the crisis of the capitalist system. While an increasing demand has shown up to implement universal basic income for alleviating the effects of the global pandemic, this research tries to present the main features, advantages, and disadvantages of universal basic income.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Hastalıklar Verimlilik ve Ulusal Gelir Arasındaki Nedensellik İlişkilerinin Analizi: Türkiye’de Kanser Örneği

    Koç, Pinar

    Ölümcül hastalıklar beşeri emek stokunu azaltıcı etkiler yaratırken, emek verimliliği kanalıyla beşeri sermaye stokunu nitelik bakımından da negatif etkilemektedir. Ayrıca hastalıkların tedavisi için ayrılan kaynak miktarının artması, daha üretken alanlara yapılabilecek yatırım olanaklarını azaltarak etkin kaynak dağılımını bozucu etkiler yaratmaktadır. Bu bağlamda 1990-2017 dönemini kapsayan bu çalışmanın amacı; kanser örneği ele alınarak, hastalıklar, emek verimliliği ve ulusal gelir arasındaki nedensellik ilişkilerini analiz etmektir. Çalışmada simetrik ve zamanla değişen simetrik nedensellik testleri kullanılmıştır. Kanserli hasta sayısı, emek verimlilik endeksi ve kişi başına düşen gelir düzeyi çalışmada kullanılan değişkenlerdir. Simetrik nedensellik testi sonuçlarına göre kanserli hasta sayısı ile emek verimliliği ve kişi başına düşen gelir arasında nedensellik ilişkisi yoktur. Ancak zamanla değişen simetrik nedensellik testi sonuçlarına göre 1990-2006 ve 1998-2014 dönemlerinde kanserli hasta sayısı ile ulusal gelir arasında; 1992-2008 ve 2000-2016 yıllarında kanserli hasta sayısı ile verimlilik arasında nedensellik ilişkisi vardır. Kanserli hasta sayısı ile verimlilik ve ulusal gelir düzeyi arasında eş anlı nedenselliğin görüldüğü yıllar 2000-2014 yıllarıdır

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Reactions of Customers in Turkey Towards Load Shifting Based Demand Side Management in Smart Grids

    Cakmak, Recep; Altas, Ismail Hakki

    Technical studies on smart grids have been underway all over the world and in Turkey. One of the most important features that distinguishes the smart grids from conventional electrical grids the distributed generation structure of the smart grids. Therefore, demand side management (DSM) studies are one of the prominent research topics in today’s power distribution networks. In the smart grids, “consumption follows generation” paradigm is adopted by means of DSM instead of the “generation follows consumption” paradigm in conventional electrical grids. While progressing technical and academic studies on the smart grid and demand-side management, it is important to investigate the perspective of consumers, who are one of the important stakeholders in the implementation phase of the smart grids. In this study, reactions and attitudes of customers in Turkey towards load shifting based demand side management in the smart grids are presented using results of a public survey, which is implemented in Istanbul. The presented results are obtained through statistical frequency analysis of the public survey data. The findings would contribute to the development of the smart grid studies and demand-side management policies in Turkey.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2020
    COVID-19 ile Mücadelede Sosyal Koruma Sistemleri ve İşgücü Piyasaları

    Beken, Hıkmet Gülçın

    Küresel çapta bir salgına dönüşen COVID-19 ile ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliği temelindeuygulanan politikalar üzerinden mücadele edilmeye çalışılmaktadır. Başta işgücü piyasaları olmak üzere,üretim, tüketim, ticaret ve küresel tedarik zincirleri gibi pek çok alan COVID-19’dan etkilenmektedir. Kamusağlığının korunması amacı ile başlayan politikalar COVID-19 kriziyle mücadele sürecinde çeşitlenmiş;ekonomik, sosyal ve politik düzleme de taşınmıştır. COVID-19 öncesinde dünya ekonomilerinin çoğu için bazıtemel ekonomik göstergeler (borç, istihdam düzeyi) kötü bir performans göstermekte olduğundan COVID-19ile mücadeleye yönelik politika ve stratejiler bu mevcut koşullardan etkilenmiştir. Bazı bölgelerde veekonomilerde enformel istihdamın payının yüksek olduğu görülmektedir. Son dönemlerde UluslararasıÇalışma Örgütü (ILO)’nün de desteğiyle, enformel ekonomiden formel ekonomiye geçiş sürecine ilişkin bazıdüzenlemeler, stratejiler ve kurallar ön plana çıkmaktadır. Bu tavsiyeler içerisinde en önemlisi, ülkelerin sosyalkoruma planlarına ilişkin olmaktadır. Mevcut ulusal düzenlemelerle, sosyal yardım ve desteklerin dışında kalanenformel ve ev-temelli çalışanların kapsanması; genişletilecek sosyal koruma sistemi kapsamı ile mümkünolacaktır. Bu kapsamın genişletilmesinin önemi gelir ve iş kayıplarının yaşandığı COVID-19 ile daha çokanlaşılmıştır. Bu noktada, devletlerin müdahalesi ve bu alanda gerekli düzenlemeleri yapması yönündevatandaşlarından gelen talebe ne ölçüde cevap verebildikleri de ayrıca politik ekonomi açısından bakıldığındayeni bir yapılanma sürecinin de işareti olmaktadır. Bu çalışma, enformellik ve sosyal koruma kavramlarıüzerinden COVID-19 ile mücadele politikalarına yer vermeye çalışacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Analysis of the Relationship Between Defence Spending, Arms Import and External Debt in Turkey: ARDL Bound Testing Approach

    Şahingöz, Burak; Karakurt, Birol; Şentürk, Suat Hayri

    Debt and deficits are important for an economy, and deficit spending policy positively affects economic growth. However, if external debt increases too much, it may also lead to economic problems. In the literature that was given relatively little information to defence spending contributing substantially to government debt level in the studies focused on the determinants of debt. Turkey is a country allocating more funds to its defence spending and arms import in recent years. Therefore, to what extent its defence expenditures and arms import is effective in increased debt stock is a subject of debate. To conclude this issue, this study examines the relationship between defence spending, arms import, and external debts through ARDL bund test with annual data for the 1975- 2017 period. The findings show that there is a positive and statistically significant relationship between defence expenditures and arms import and foreign debt in the short and long term.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2020
    Gelişmekte Olan Ülkelerde İşçi\rDövizlerinin Finansal Gelişme \rÜzerindeki Etkisi: Dinamik Panel Veri \rAnalizi

    Yildiz, Gizem

    Çalúmann amac iúçi dövizlerinin finansal geliúme üzerindeki etkisini \rölçmektir. Çalúma 44 geliúmekte olan ülkeyi ve 1994-2017 dönemini \rkapsamaktadr. Analizde ba÷ml de÷iúken olarak finansal geliúmiúlik \rendeksi kullanlmútr. Ayrca endeksin alt kriterleri olan finansal kurumlar \rve finansal piyasalar endeksi verileri de ba÷ml de÷iúken olarak \rkullanlmútr. Ba÷msz de÷iúken olarak iúçi dövizi gelirleri, kiúi baú GSYH, \rticari açklk ve enflasyon verileri kullanlmútr. øki aúamal sistem \rgenelleútirilmiú momentler metodu kullanlarak yaplan analiz sonucuna \rgöre iúçi dövizi gelirleri, kiúi baú GSYH ve ticari açklk finansal geliúmeyi, \rfinansal kurumlar ve finansal piyasalar istatistiksel olarak anlaml ve \rpozitif etkilerken enflasyon negatif etkilemektedir.

  • MakaleYalnız künye2020
    Yeni toplumsal riskler üzerinden refah devleti analizi denemesi

    Akyüz, Müfıt; Beken, Hıkmet Gülçın

    Refah devletleri 1970’lerden beri varlığına ve sürdürülebilirliğine yönelik önemli meydan okumalar, krizler ve eleştirilerle karşı karşıyadır. Refah devletlerinin başarılı bir performans gösterip göstermediği öncelikle refah devletinin temel amaç ve işlevleri üzerinden değerlendirilmelidir. Bireyler yaşam boyunca pek çok risk ile karşılaşmaktadır. Bu riskler karşısında yaşamlarını düzgün ve insani koşullar altında devam ettirebilmeleri refah devletinin kapsayıcılığı ve bu alanda sağladığı desteklerle ilgilidir. Ortaya çıkan yeni toplumsal riskler; işgücü piyasası ve demografik yapı gibi sanayi sonrası döneme ait koşullarda yaşanan değişim üzerinden birey-devlet ve piyasa bağlamında dönüştürücü olmaktadır. Refah devletinin kendisi de ortaya çıkan bu yeni toplumsal riskler karşısında yeni politikalar ve araçlar uygulamak zorundadır. Yeni toplumsal riskler genellikle refah devletine yönelik meydan okumanın ulusal/içsel bir kaynağı olarak ele alınırken; küreselleşme süreci, çok uluslu şirketler ve uluslararası örgütlerin de dışsal bir faktör olarak ortaya çıkardığı etkiler unutulmamalıdır. Çalışma bu yeni toplumsal riskleri tanımlama amacıyla refah devleti-birey ilişkisinin ekonomik, sosyal ve politik alandaki değişimini incelemektedir.

  • MakaleYalnız künye2019
    Bireylerin Finansal Davranış Boyutlarını Etkileyen Sosyalizasyon Ajanlarının Tespiti: Gümüşhane Meslek Yüksekokulu Öğrencilerine Yönelik Bir Uygulama

    Özbek, Adem

    Bireysel anlamda verilen her ekonomik kararın hem bireyin bütçesine hem de içinde yaşanılan ekonomik sisteme olumlu ya da olumsuz etkileri vardır. Bir gerçek var ki birkaç yıl öncesine oranla ekonomik kararlar finansal piyasalardaki ürün çeşitliliğinin artmasına bağlı olarak şimdi daha zor verilmektedir. Ekonomik gücün çok önemli ve belirleyici olduğu bu dönemde bireysel sergilenen finansal davranışların önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Bu nedenle bireyin harcama, biriktirme, yatırım gibi finansal davranışları üzerinde etkili olan finansal sosyalizasyon ajanlarının tespit edilmesi ve gelecek nesiller adına bu ajanların farkındalıklarının artırılması ve desteklenmesi gereklidir. Bu çalışmada aile, okul eğitimi, iş ve para kazanımı, çevre gibi finansal sosyalizasyon ajanların meslek yüksekokulu öğrencilerinin finansal davranışları üzerindeki etkileri ölçülmeye çalışılmış, okulda alınan finansal eğitim ve zorunlu staj uygulamalarının, öğrencilerin finansal okuryazarlık seviyelerini olumlu etkiledikleri gözlemlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ3
    İşsizlik Histerisinin Geçerliliği: Gelişmekte Olan En Kırılgan Beşli

    Akkuş, Ömer; Topuz, Seher Gülsah

    Bu çalışmada 1980-2016 yılları arasında aralarında Türkiye’nin de yer aldığı gelişmekte olan en kırılgan beş ülke için işsizliğin seyri incelenmektedir. Bu amaç doğrultusunda teorik literatürden hareketle; doğal işsizlik oranı hipotezi, işsizlik histerisi veya yapısal işsizlik yaklaşımlarından hangisinin geçerli olduğu geleneksel ve kırılmalı birim kök testleri ile incelenmektedir. Hem geleneksel hem de kırılmalı birim kök test sonuçlarına göre gelişmekte olan en kırılgan beş ülkede işsizlik histerisinin geçerli olduğuna dair hipotez desteklenmektedir. Yani işsizliğin, denge işsizlik oranının etrafında bir salınım gerçekleştirmediği dolayısıyla da şokların işsizlik üzerinde geçici değil kalıcı etkiler yarattığı sonucuna ulaşılmaktadır. İşsizlik oranının doğal düzeyine dönme eğiliminde olmaması nedeniyle en kırılgan beş ülkedeki hükümetlerin işsizlik ile ilgili politikalara aktif şekilde müdahale etmeleri beklenmektedir.

  • MakaleYalnız künye2019
    Ortadoğu ülkelerinde askeri harcamalar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki: bootstrap panel granger nedensellik analizi

    Yıldız, Gizem Akbulut; Yıldız, Barış

    Çalışmanın amacı, 1990-2015 döneminde beş Orta Doğu ülkesine (İran, İsrail, Suudi Arabistan, Umman ve Türkiye) ilişkin askeri harcamalar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaya yöneliktir. Bu amaçla çalışmada, Panel Bootstrap Nedensellik Analizi yapılarak askeri harcamalar ile ekonomik büyüme arasında bir ilişkinin olup olmadığı test edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki Konya (2006) tarafından geliştirilen panel nedensellik analizi ile incelenmiştir. Analiz sonucuna göre ülke bazında sadece İran için çift yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Panel genelinde ise ekonomik büyümeden askeri harcamalara tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğu bulgusu elde edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Turkey's POST-1980 institutional structural change and economic consequences

    Çiçen, Yıldırım Beyazıt

    A country's institutional structure is closely related to its economic performance. In this study, how economic growth in Turkey is being influenced by the institutional structure is tried to be explained, and especially after the 1980 period is discussed within the framework of New Institutional Economics. Accordingly, the positive steps in institutional change bring about an increase in investments and economic growth. However, since institutional reforms in Turkey do not have a continuity, the sustainability of economic growth is becoming problematic. The 1990s are ruled by incompatible coalitions and in the early 2000s Turkey suffered from painful crises. Increasing inclusive institutionalism after these years are also positively reflected in the economy, but this could not be sustained.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2019
    The Effects of International Sanctions on External Debt

    Durmaz, Atakan; Akkuş, Ömer

    In this study, the effects of international sanctions imposed by the United States (US) and multinationalinstitutions (European Union (EU) and the United Nations (UN)) on the external debts of less developed or/anddeveloping countries are empirically assessed. Our sample includes 44 countries experienced internationalsanctions over the period 1976-2014. According to the results, the sanctions significantly increase the externaldebt of the target country. Moreover, if the targeted countries increase government expenditures against thesesanctions, it is seen that the tendency of these sanctions to increase external debt is lower in sanctioned periods.Adding to these, the effect of the type of regime in targeted countries on external debt varies according to thestate of government expenditures.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2019
    Impact of consumer ethnocentrism, perceived quality and brand loyalty on brand personality: an application on cream chocolate consumers

    Yildiz, Emel; Koçan, Mahmut

    The purpose of this study is to determine the effects of perceived quality and brand loyalty of consumer ethnocentrism on brand personality. The study also examines the effects of consumer ethnocentrism on perceived quality and brand loyalty. In the eastern Black Sea region (Artvin, Rize, Trabzon, Gumushane), which was determined as the main universe of the study, a face-to-face survey was applied to 806 people determined by convenience sampling method. After the elimination of incomplete and incorrect surveys, 560 questionnaires were obtained. The Cronbach Alpha method was used for the reliability of the data and factor analysis method was used for their validity. Multiple linear regression analysis was used for testing hypotheses. As a result of the analysis, it has been determined that consumer ethnocentrism, perceived quality and brand loyalty have a significant effect on brand personality. Another finding of the study is that consumer ethnocentrism has a significant influence on brand loyalty and perceived quality. In line with these findings, the use of promotional activities such as advertising, sales efforts and public relations of the national branded companies in the food sector can provide a significant benefit to both national branded businesses and consumers by ensuring that consumers feel their personality characteristics in the cream chocolate brand. Moreover, the increase in the ethnocentric trend in the sector may also affect perceived quality and brand loyalty.

  • MakaleYalnız künye2019
    Türkiye’de Tüketim ve Gelir Eşitsizliği

    İpek, Egemen

    Güncel eşitsizlik literatüründe hanehalklarının ekonomik refah düzeylerini temsil etmekte harcamaların gelirden daha tutarlı bir kaynak olduğu savı giderek artan bir önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’de yerleşik hanehalkları arasındaki gelir ve harcama eşitsizliği, TÜİK tarafından sağlanan 2003-2015 dönemi Hanehalkı Bütçe Anketi verileri yardımıyla, bilinen on iki farklı eşitsizlik ölçütü hesaplanarak analiz edilmiştir. Bu çalışma ile söz konusu argüman desteklenmekle birlikte çalışmadan bazı önemli sonuçlar da elde edilmiştir. (i) Türkiye’de yerleşik hanehalkları ekonomik kriz gibi önemli gelir dalgalanmalarının yaşandığı dönemlerde harcama düzleştirmesi davranışında bulunma eğilimindedirler (ii) harcama eşitsizliği ilgili dönem boyunca gelir eşitsizliğinden daha adil dağılmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Finansal gelişme ve enerji tüketimi arasında saklı eş bütünleşme ilişkisi var mıdır

    Pala, Fahrettin; Çam, Alper Veli; Ayaydin, Hasan; Barut, Abdulkadir

    Enerji, ekonominin vazgeçilmezidir veekonomik büyüme için önemlidir. İnsanoğlununhayatta kalması ve ekonomik büyümesi için enerjitemel bir gereksinimdir ve enerji moderntoplumların temelini oluşturmaktadır. Ekonomikgelişimin can damarı ve sırt kemiğidir. Ticaretinartırılmasında ve büyüme düzeyininyükseltilmesinde önemli rol oynamaktadır.Literatüre göre büyüme düzeyini artırır. Ekonomikliteratürde; ekonomik büyüme, ticaret, enerji vefinansal gelişmeyi içeren dinamik ilişkiler dikkatçekmektedir. Bu bağlamada çalışmanın amacı; E-7ülkelerinde (Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya,Meksika, Rusya ve Türkiye) finansal gelişme, enerjitüketimi ve ekonomik büyüme arasında saklı birilişkinin varlığının 2003-2016 dönemi içinincelenmesidir. Bu amaçla Hatemi- J (2011)tarafından geliştirilen saklı eş-bütünleşme analizi veHatemi- J (2012) Asimetrik nedensellik analizlerikullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre negatifbileşenler arasında saklı bir eş-bütünleşme ilişkisitespit edilmiştir. Diğer yandan ekonomik büyüme vefinansal gelişmeden enerji tüketimine doğru tekyönlü bir nedensellik tespit edilmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2019
    The effect of corporate quality on stock market performance at the differences of different development: an empirical analysis

    Pala, Fahrettin; Ayaydin, Hasan; Barut, Abdulkadir

    The importance of the corporate quality concept has been further heightened by the lack of public and private sector corporate governance policies among the important causes of international crises and corporate scandals. In the related literature it is stated that institutional quality is an integral part of the performance of the stock market in a country. The aim of this study is to investigate the impact of institutional quality on stock market performance, taking into account the economic development levels of countries. For this purpose, data from 26 developed countries and 34 emerging countries for 2002-2015 periods were analyzed by dynamic panel data analysis method. According to empirical analysis result; it can be said that the institutional quality plays an important role in the improvement of the stock market performance of the countries. Findings show that institutional quality and organizational quality components have more influence on stock market performance in developing countries in general. Findings of this study show that policy makers need to pursue a policy agenda to improve the quality of the official institutions and the labor market, especially for developing countries, along with innovation and investments for the development of the financial market.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2019
    Türkiye’de obezitenin sosyoekonomik belirleyicileri

    İpek, Egemen

    Bu çalışmada, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) yardımıyla belirlenen bireyin aşırı kilo veya obezete durumunuetkileyebilecek sosyoekonomik faktörlerin genelleştirilmiş sıralı logit (gologit) metodolojisi uygulanarakTürkiye için araştırılması amaçlanmıştır. Analizde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından oluşturulan 2014ve 2016 yıllarına ait Türkiye Sağlık Araştırması (TSA) veri setlerinden yararlanılmıştır. Gologit sonuçları,kadınların erkeklere, evlilerin ise bekarlara oranla obez olma risklerinin 2 kat daha fazla olduğunugöstermektedir. Aşırı kilo ve obeziteye yakalanma olasılıkları ile bireyin eğitim seviyesi ve fiziksel aktivitedurumu arasında güçlü negatif ilişki bulunmuştur. Özellikle haftalık en az 10 dakikalık yürüyüş yapılan günsayısı arttıkça bireylerin üçüncü sınıf obeziteye yakalanma ihtimali yarı yarıya azalmaktadır. Bireylere aitekonomik durum değişkenlerinden olan hane geliri arttıkça kişilerin aşırı kilolu veya obez olma ihtimalleri deartmaktadır. Gelişmiş ülke deneyimlerinin aksine gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye özelinde yapılançalışmalara paralel olarak, kişinin gelir seviyesi arttıkça toplam enerji ve toplam yağ alımının artacağı bunedenle aşırı kilo ve obezite riskinin artacağı tahmin edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2019
    The relationship between economic complexity and economic growth: panel bootstrap granger causality analysis

    Akbulut Yildiz, Gizem; Yıldız, Barış

    The aim of this study, 10 of the Newly Industrialized Countries (China, India, Thailand, Malaysia, the Philippines, Turkey, South Africa, Brazil, Mexico, Indonesia) is to analyzed the relationship between economic growth and economic complexity. The period 1960-2016 was considered in the study. The developed by Hidalgo and Hausmann (2009)The Economic Complexity Index and Real GDP data were used in the analysis to determine whether the countries have a qualified export structure. The causality relationship between the variables was analyzed by using Konya (2006) causality test. According to the results of Konya (2006) panel causality analysis is the only one way, from the economic complexity to economic growth for Mexico, Malaysia and South Africa and two way for only China. On the other hand, in panel was obtained only one-way causality relationship from economic complexity to economic growth.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme