Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2018
    Determination of physicochemical, sensory, cooking properties and fatty acid composition of noodles enriched with flaxseed

    Çağlar, Sümeyye; Akdoğan, Havva Buse; Yüksel, Ferhat

    The aim of this study was to investigate some physicochemical, cooking and sensory characteristics as well as fatty acid composition of traditional homemade noodles enriched with flaxseed at three different concentrations (0, 10, 15 and 20 % w/w). Following shaping of the enriched noodle doughs, the samples were dried and analyses were conducted. Moisture contents of the samples were in the range of 8.81-12.93 % and decreased significantly (P< 0.05) with the addition of flaxseed. Minimum and maximum α- linolenic acid levels were 53 % and 2.3 %, as determined in the control sample and the noodle enriched with 20% flaxseed, respectively. No significant difference was determined for the smell/taste and overall acceptability scores of the noodle samples containing flaxseed (P> 0.05) while there was significant difference between control sample and others (including flaxseed) (P< 0.05). Cooking times of the samples decreased significantly (P< 0.05) by flaxseed incorporation while the cooking loss of samples did not significantly change (P> 0.05). In this study, healthier noddle was produced using flaxseed.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2018
    Tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanımı ile ekmeğin fenolik madde içeriğinin zenginleştirilmesi

    Hendek, Muge; Arslan Burnaz, Nesibe; Karataş, Şeyda Merve

    Son yıllarda, tüketicilerin fonksiyonel gıdalara ilgisi artmaktadır. Bunun temel nedeni, fonksiyonel gıdalarıniçerdikleri fenolik bileşikler ve doğal antioksidanlarla insan sağlığı üzerine olumlu etkilerinin bulunmasıdır.Bu amaçla pek çok zenginleştirilmiş ürün formülasyonu geliştirilmektedir. Özellikle günlük diyette heröğünde sofralarda yerini alan ekmeğin, zenginleştirilerek besin değerinin arttırılmasına yönelik çalışmalar güngeçtikçe önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, geleneksel ekmeğe, tıbbi ve aromatik bitki ya da bitki tohumlarıeklenerek, ekmeğin fenolik madde içeriğinin zenginleştirilmesi ve antioksidan bakımından işlevselliğininarttırılması amaçlanmıştır. Farklı formülasyonlarla yapılan ekmek numunelerinin toplam fenolik maddeiçerikleri Folin-Ciocalteu yöntemine göre bulunmuştur. Sonuçlar kontrol beyaz ekmekle karşılaştırıldığında,ekmek yapımında özellikle tarçının toplam fenolik madde içeriğine katkısı oldukça fazla bulunmuş olup,fonksiyonel ekmek üretiminde kullanılması önerilebilir.

  • MakaleAçık Erişim2018
    THE EFFECTS OF CHIA (Salvia hispanica L.) AND QUINOA FLOURS ON THE QUALITY OF RICE FLOUR AND STARCH BASED-CAKES

    Aktaş, Ayşegül Kübra; Levent, Hacer

    The rice flour and corn starch mixture used in the gluten-free cake formulation was replaced with chia flour(CF) and quinoa flour (QF) up to 25% CF and 25% QF level. The effects of CF and QF on the physical,chemical and sensory properties of gluten-free cakes were investigated. CF and QF replacement increasedthe ash, protein, fat, total phenolic content and antioxidant capacity of gluten-free cakes by 1.5, 1.8, 1.3, 3.5and 2.9 times, respectively, when compared to the control samples. Statistically significant increases werefound in Ca, P, K, Mg, Fe and Zn contents of cake samples (P <0.05). The cakes containing CF and QF,received higher texture and taste-odour scores than control. According to the sensory analyses results it canbe concluded that QF and CF can be used in gluten-free cakes up to 20% and 20% levels, respectively.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ4
    Turunçgil Kabuklarından Elde Edilen Pektinlerin Karakterizasyonu ve Karşılaştırılması

    Akpinar, Ozlem; Güzel, Melıh

    Pektin, gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılan bir polisakkarittir. Farklı metilasyon derecelerine sahip Dgalakturonik asit moleküllerinin ?(1,4) glikozidik bağlarla birbirlerine bağlanmasıyla oluşan lineer bir polimerdir. Bu çalışmada limon, mandalina, portakal ve greyfurt turunçgil kabuklarından elde edilen pektinlerin fizikokimyasal, yapısal ve termal özellikleri incelenmiştir. Pektin üretimi için, turunçgil kabukları sitrik asit çözeltisinde (pH 1) ekstrakte edilmiş ve ekstrakte edilen pektin etanol ile çökeltilmiştir. Tüm pektin örneklerinin yüksek metoksilli pektin olduğu, limon ve portakal kabuklarından elde edilen pektinlerin diğer pektin örneklerinden daha iyi jel gücü ve sıvı tutma kapasitesine sahip olduğu bulunmuştur. Portakal kabuğundan elde edilen pektinin termal stabilitesi daha yüksek iken limon ve greyfurt kabuğundan elde edilen pektinlerin diğer pektinlere kıyasla daha organize bir yapıya sahip olduğu görülmüştür.

  • MakaleYalnız künye2017
    The Effects of Different Applications with Deinking Treatment on Optical Properties of Paper

    Karahan, Selim

    In this study, on office papers firstly black laser printing was applied and the deinking treatments were carried out on these papers. In the second step, printed papers were repulped using Hobart mixer under different conditions and the suspensions were prepared. In the stages pulping and the suspension preparation, different level of chemicals and enzymes were added and their effects were analysed. The effect of ultrasound was also studied . In the final stage, the waste paper pulp treated were completely tried to purify from the deinks taking the flotation deinking method. In the last of process, optical analyses on the test papers obtained were made. At the end of the study. It was seen that ın generally enzymes and pulp have a positive effect on whiteness and brightness

  • MakaleYalnız künye2017
    Hayvan Gübresinden Elde edilen Sıvı Solucan Gübresinin İz ve Besin Elementleri Açısından İncelenmesi

    Yuksek, Turan; Verep, Bülent; Baltaci, Cemalettin

    Sürdürülebilir tarımın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri kaliteli gübre teminin ve gübrelemenin uygulamasında karşılaşılan sorundur. Son yıllarda bir yandan doğal yöntemlerle elde edilen gübrenin miktarı artırılmaya çalışılırken; diğer yandan farklı tip gübre (katı doğal, sıvı doğal, biyo-doğal vb..) çeşitlerinin elde edilmesine yönelik çalışmaların artarak devam ettiği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, fermente olmuş doğal hayvan gübresi ile beslenen solucanlardan (Eisenia fetida) elde edilen sıvı gübredeki (vermiwash) bazı besin elementleri ve metallerin zamana (30 gün, 31-6 gün) bağlı değişimlerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, doğal meralarda otlayan ineklerden elde edilmiş ve en az 12 ay süreyle fermente olmuş hayvan gübresi ile Eisenia fetida solucanı beslenmiş ve besleme sırasında elde edilen sıvı solucan gübresindeki bazı makro ve mikro besin elementleri analiz edilmiştir. Sağım süresi arttıkça sıvı solucan gübresindeki N, K, Ca, Mg, Na, Fe, Ni, Cu, Zn, Hg, Sb değerleri istatistiksel olarak önemli seviyede azalırken; Co, As, Ag, Cd, Pb, Al, Se, Mo, Li ve Be değerleri istatistiksel olarak önemli seviyede artmıştır.

  • MakaleYalnız künye2017
    Türkiye’ de marketlerde satılan alkolsüz içeceklerin etanol seviyeleri

    Burnaz, Nesibe Arslan; Küçük, Murat; Doğan, Hacer; Alkan Türkuçar, Semra; Dolu, Ömer Faruk; Alevci, Aylin; Aktaş Karaçelık, Ayça; Polat, Damla

    Etanol, birçok farklı alanda kullanılan temel kimyasallardan biri olmasına rağmen, diyetle alındığında sarhoş edici ve zararlı etkileri yüzünden tıbbi, sosyal ve dini konular bakımından önemli tartışma konularından biri olmuştur. Gıdalardaki ve içeceklerdeki etanolün varlığı, miktarı ve etkilerinin kontrolü önemli araştırma alanlarındandır. Alkolsüz içeceklerle ilgili düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Türkiye’de Türk Gıda Kodeksi Alkolsüz İçecekler Tebliği’ne (2007/26) göre izin verilen en yüksek etanol miktarı 3,0 g/L’dir. Kodekse göre, hacimce % 0,3’ den daha az etanol içeren içecekler, alkolsüz içecekler olarak tanımlanır. Bu çalışmada; kolalar, portakallı sodalar, %100 meyve suları, meyve nektarları, meyve aromalı sodalar, enerji içecekleri, ayran ve kefirin bilinen markaları alkolsüz içecek test numunesi olarak kullanıldı. Bu amaçla, Türk Standartları Enstitüsü’nün TS 1594 Meyve ve Sebze Ürünleri Etanol Muhtevası Tayininin Titrimetrik Yöntemi bir değişiklik yapılarak kullanıldı. Numunelerdeki etanol Clevenger tipi destilasyon aparatıyla hidrodestilasyonla destillendi, ki bu uygulama yöntemi daha uygulanabilir hale getirmiştir. Numunelerde bulunan en yüksek binde etanol konsantrasyonları sırayla kolalarda 0,14, portakallı kolalarda 0,53, meyve aromalı sodalarda 0,88, enerji içeceklerinde 0,47, meyve sularında 1,46 ve süt ürünlerinde 0,25 olarak bulundu. Bütün numunelerin etanol seviyesi kodekste izin verilen sınırın altında bulundu.

  • MakaleYalnız künye2017
    Organik Olarak Üretilen Yumurtaların Bazı Besinsel ve Duyusal Özelliklerinin İyileştirilme Olanakları

    Kaya, Hacer; Aksakal, Vecihi; Karaalp, Musa

    Organik olarak üretilen tavuk yumurtasının daha fazla besleyicilik ve duyusal özelliklere sahip olmasının yanı sıra sağlığa zararlı herhangi bir madde içermemesi, tüketicinin öncelikli beklentilerindendir. Araştırmalar, beklenenin aksine; kafes yumurtaları ile organik yumurtaların kuru madde, lipit ve yağ asitleri arasında önemli bir farklılık bulunmadığını göstermektedir. Organik yumurtanın kafes yumurtasına göre yaklaşık iki kat fiyata satılmasının sadece psikolojik ve etik motivasyon taşıdığı bildirilmektedir. Avrupa Birliği Konseyi organik yumurta üretiminde tavukların bazal rasyonun yanı sıra yeşil kaba yem materyallerine erişimini de gerekli görmektedir. Ancak bu erişimin sağlanması durumunda, organik olarak üretilen yumurta tüketici beklentilerine karşılık verebilir. Araştırmalar ülkemiz Organik Tarım Kanuna göre tavuk başına ayrılan 4 m2 'lik gezinti alanının bu talepleri karşılamada yeterli olmadığını göstermektedir. Bu durum tavuklara ayrılan gezinti alanının çeşitli yem bitkileri ile rotasyona uygun olarak ekili olmasını sağlayacak şekilde artırılmasını veya gezinti alanına dışarıdan ilave yeşil kaba yem materyallerinin getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Böylece fonksiyonel gıda özelliği olan bir ürün elde etmenin yanı sıra gagalama ve kanibalizmin azalarak hayvan refahının arttığı bir üretim tarzına ulaşılmış olacaktır. Bu derlemede organik yumurta üretiminde başta karotenoidler olmak üzere yağ asitleri gibi kimyasal içeriklerin artırılması ile renk, koku ve tat gibi duyusal özelliklerin iyileştirilme olanaklarına yönelik uygulamalara yer verilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2016
    Changes in fatty acid composition of hazelnut during fruit development

    İlyasoğlu, Huri

    Fındık oleik asit gibi tekli doymamış yağ asitleri bakımından zengindir. Fındığın yağ asidi kompozisyonusağlık yararları nedeniyle önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, meyve gelişimi sırasında Türk fındıkçeşitlerinde yağ asidi kompozisyonundaki (Tombul, Palaz ve Sivri) değişimleri değerlendirmektir. Tümfındık çeşitlerinde tüm gelişim dönemlerinde, dört makro yağ asidi (oleik, linoleik, palmitik ve stearikasit) ve üç minör yağ asidi (palmitoleik, linolenik ve araşidik asit) tespit edilmiştir. Meyve gelişimisırasında Türk fındık çeşitlerinde tekli doymamış yağ asitleri içeriği artarken, çoklu doymamış yağ asidiiçeriği azalmaktadır. Bu sonuçlar, meyve gelişimi sırasında fındık yağının oksidatif stabilitesininartabileceğini göstermiştir

  • MakaleYalnız künye2016
    Ekşi hamur fermantasyonunun ekmeğin biyoaktif bileşenleri ve biyoyararlanımı üzerindeki etkileri

    Hendek, Muge; Hayta, Mehmet

    Ekşi hamur çok uzun yıllardır ekmek üretiminde kullanılmakta olup, ekmeğin kalitesini ve raf ömrünüolumlu yönde etkileyen geleneksel bir üründür. Un, su ve ortamdan gelen mikroorganizmaların etkisiylehamurun doğal fermantasyona uğraması veya starter olarak laktik asit bakterilerinin (LAB) un, su karışımınailave edilmesi sonucunda oluşmaktadır. Her iki yöntemde de, ekşi hamur LAB mikroflorasının niteliklerinegöre meydana gelen metabolitler, ekmeğin besinsel, lezzet, tekstürel ve diğer fizikokimyasal niteliklerinietkilemektedir. Ekşi hamur fermantasyonu sonucu meydana gelen biyokimyasal değişiklikler vemetabolitler sayesinde, ekmeğin biyoaktif bileşenleri ve bunların biyoyararlanımında da değişimmeydana gelmektedir. Bunlar, protein ve mineral biyoyararlanımında artış, biyoaktif bileşen içeriğindezenginleşme ve değişim, dirençli nişasta içeriğinde yükselme, eksopolisakkaritlerin oluşumu, gliadin(çölyak hastaları için toksik protein) degradasyonu, nişastanın mikrobiyel hidrolizi ile ekmeğin sertleşmesininve bayatlamasının önlenmesi, diyet lif içeriğinde yükselme, fitaz aktivitesinde ve safra bağlama kapasitesindeartış, fenolik bileşiklerin etkisiyle ortaya çıkan antioksidan aktivite gibi çoğu besinsel açıdan olumluetkilerdir

  • MakaleYalnız künye2016
    Activated Carbon Production From Hazelnut Shells

    Kumaş, Cavit; Ergül, Burcu; Sayin, Zehra Ebru

    Activated&nbsp;carbon&nbsp;was&nbsp;prepared&nbsp;from&nbsp;hazelnut&nbsp;shell&nbsp;by&nbsp;chemical&nbsp;activation.&nbsp;In&nbsp;practice,&nbsp;activation&nbsp;was&nbsp;provided&nbsp; K2CO3&nbsp; and&nbsp; K2CO3&nbsp; +&nbsp; H3BO3&nbsp; treatment&nbsp; with&nbsp; hazelnut&nbsp; shell.&nbsp; In&nbsp; order&nbsp; to&nbsp; find&nbsp; the&nbsp; optimum&nbsp;activated&nbsp;carbon,&nbsp;different&nbsp;K2CO3&nbsp;(15&nbsp;%,&nbsp;30&nbsp;%&nbsp;and&nbsp;45&nbsp;%)&nbsp;and&nbsp;H3BO3&nbsp;(3%,&nbsp;5%&nbsp;and&nbsp;10%)&nbsp;concentration,&nbsp;activation&nbsp; temperature&nbsp; (500,&nbsp; 600,&nbsp; 750,&nbsp; 900&deg;C)&nbsp; and&nbsp; carbonization&nbsp; time&nbsp; (30,&nbsp; 60&nbsp; and&nbsp; 120&nbsp; minute)&nbsp; was&nbsp;employed.&nbsp;The&nbsp;produced&nbsp;activated&nbsp;carbon&nbsp;samples,&nbsp;moisture&nbsp;content,&nbsp;ash&nbsp;content,&nbsp;carbonization&nbsp;yield,&nbsp;iodine&nbsp; number,&nbsp; hardness,&nbsp; surface&nbsp; area,&nbsp; mercury&nbsp; porosimetry,&nbsp; SEM&nbsp; and&nbsp; adsorption&nbsp; capacity&nbsp; were&nbsp;studied&nbsp; to&nbsp; determine&nbsp; the&nbsp; optimum&nbsp; sample.&nbsp; As&nbsp; a&nbsp; result&nbsp; of&nbsp; studies,&nbsp; optimum&nbsp; activated&nbsp; carbon&nbsp; was&nbsp;obtained&nbsp; at&nbsp; 5%&nbsp; boric&nbsp; acid&nbsp; and&nbsp; 30&nbsp; %&nbsp; potassium&nbsp; carbonate&nbsp; acid&nbsp; concentration,&nbsp; 900&deg;C&nbsp; carbonization&nbsp;temperature&nbsp; and&nbsp; 60&nbsp; minute&nbsp; carbonization&nbsp; time.&nbsp; The&nbsp; obtained&nbsp; iodine&nbsp; number&nbsp; of&nbsp; activated&nbsp; carbon&nbsp;1009.71&nbsp; mg/I2,&nbsp; surface&nbsp; area&nbsp; 780.31&nbsp; m2/g&nbsp; was&nbsp; determined.&nbsp; Also&nbsp; made&nbsp; hardness&nbsp; and&nbsp; adsorption&nbsp; tests&nbsp;produced&nbsp;results&nbsp;of&nbsp;high&nbsp;hardness&nbsp;of&nbsp;the&nbsp;active&nbsp;carbon&nbsp;(93.33&nbsp;%)&nbsp;and&nbsp;was&nbsp;found&nbsp;to&nbsp;have&nbsp;high&nbsp;adsorption&nbsp;capacity.&nbsp; Due&nbsp; to&nbsp; having&nbsp; low&nbsp; moisture&nbsp; and&nbsp; ash&nbsp; content&nbsp; with&nbsp; high&nbsp; surface&nbsp; area,&nbsp; hardness,&nbsp; of&nbsp; hazelnut&nbsp;shell&nbsp;is&nbsp;considered&nbsp;to&nbsp;be&nbsp;a&nbsp;potential&nbsp;raw&nbsp;material&nbsp;for&nbsp;producing&nbsp;activated&nbsp;carbon.

  • MakaleYalnız künye2016
    Validation of HPLC Method for the Determination of 5-hydroxymethylfurfural in Pestil, Köme, Jam, Marmalade And Pekmez

    Akşit, Zeynep; Baltaci, Cemalettin

    T his study represents a high performance liquid chromatography (HPLC) method for the detection of 5-hydroxymethylfurfural in pestil, köme, jam and pekmez samples. The linearity, selectivity, decision limit, detection capability, detection limit, quantification limit, precision, recovery, ruggedness and measurement uncertainty of the method were determined. The developed method, simple and accurate, showed good recovery values (97-108%). The accuracy of the method expressed with the relative standard deviation was below 6%. The detection limit and quantification limit were 0.03 mg/kg and 0.10 mg/kg, respectively. HMF levels in pestil, köme, jam, marmalade and pekmez samples were determined using the validated method

  • MakaleYalnız künye2016Scopus SJRQ4
    Gıda Endüstrisi Yan Ürünleri Kullanımıyla Cips Üretimine Yeni Bir Yaklaşım: Zenginleştirilmiş Gluten Cipsi

    Hendek, Muge; Kutluk, Kevser; Çoşkun, Kübra; Canlı, Sümeyye

    Değişen yaşam koşullarıyla birlikte kişilerin hızlı ve hazır yemek tüketimi çerez tip gıdalara yönelimi de beraberinde getirmiştir. Cips türü ürünler, çerez tip gıdalar içerisinde en büyük paya sahip olup, sektörün en önemli itici güçlerinden bir tanesi yeni çeşitlere yönelik ar-ge çalışmalarıdır. Tüketici tercihleri ise son yıllarda çeşitlilik yanı sıra fonksiyonel, doğal ve sağlıklı ürünler yönünde değişmektedir. Bu çalışmanın amacı buğday proteini glüten ile peynir altı suyu tozu, buğday kepeği ve ruşeymden cips üreterek, tüketiciler özellikle sporcular gibi spesifik gıda tercihleri olan kişilerce tercih edilebilecek yeni bir çerezin geliştirilmesidir. Böylelikle, gıda endüstrisinin bu yan ürünleri için yeni bir kullanım alanı oluşturulacaktır. Cips üretiminde genel olarak kızartma ve ekstrüzyon gibi teknikler kullanılırken bu çalışmada gofret üretiminde kullanılan sıcak tost plakları arasında pişirme yöntemi kullanılmıştır. Endüstriyel olarak üretilen cipsler yaklaşık olarak ağırlığının üçte biri oranda yağ içerirken, bu çalışma sonucu elde edilen cipslerin en fazla %2.50 oranında yağ içerdiği tespit edilmiştir. Cips örneklerinde, renk (CIE L*, a*, b*), gözenek, nem, mineral, kül, protein, yağ içeriği ve yağ asidi kompozisyonu, pişirme verimi, yayılma oranı, su tutma kapasitesi ve yağ tutma kapasitesi analizleri yapılmıştır. Bu çalışma ile cips üretim ve tekniklerine yeni bir yaklaşım sağlanması hedeflenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2016Scopus SJRQ4
    Usege of Essential Fatty Acids in Broiler Feeds Area

    Tekce, Emre; Gül, Mehmet

    Antibiotics were used in animal feeding in order to keep under control the broiler growth factor and pathogen microorganisms in gastrointestinal system. However, alternative products that can show the same effect have been sought after the prohibition of antibiotics in 2006. As one of such primary alternative products, people started to use herbal extracts which do not have any side effect on human health, leave no residue on animal products and are preferred to prevent bacteria from developing resistance to antibiotics. This review focuses on general characteristics of herbal extracts and their areas of use in broiler feeding

  • MakaleYalnız künye2015
    (Culinary Culture from Mesopotamia to the Present)

    Özkaya Durlu, Fügen; Duzgun, Ertugrul

    Today, in many parts of the world, there are many societies as a social, cultural, economic, and religion belief. Due to the differences mentioned in this community, different culinary cultures from one another in the process formed. Lived in different geographies and climates, many cultural civilization to examine the interaction of these communities who have been in the cultural interaction has been the aim of the research. For this purpose, where the first settlement was described chronology seen starting from Mesopotamia to the present day. Then information provides relating to the development of international cuisine still maintaining the assets. However, development of adventure in Anatolia Turkish cuisine is also described. The final section of the study was cultural heritage of the countries of the culinary culture of the not for lack of suggestions for the tourism sector.

  • MakaleYalnız künye2014Scopus SJRQ2
    Tereyağı stabilitesi üzerine çörekotu (Nigella sativa L.) uçucu yağı kullanılabilirliğinin araştırılması

    Erdogan, Ummugulsum; Dağdemir, Elif; Cakmakci, Songul; Gündoğdu, Engin

    The aim of this study was to investigate the effect of black cumin (Nigella sativa L.) essential oil on butter stability. For this aim, 0.05, 0.1 and 0.2 wt-% essential oil was added to the butter. Antioxidant activity of the essential oil was compared to that of synthetic antioxidant BHT (100 ppm). All samples were stored at 4&plusmn;1oC for 90 days. Thiobarbituric acid and peroxide values of all samples containing essential oil were decreased depending on concentrations. The amount of 0.2% of essential oil had showed strong antioxidant activity, which was almost equal to that of BHT. The addition of essential oil reduced total aerobic mesophilic bacteria, lactic acid bacteria and coliform bacteria count during storage period but did not show remarkable antifungal activity. Samples containing essential oil were preferred by the panellists compared to Control sample. Present results indicate that black cumin essential oil may be considered as a new source of natural antioxidant.

  • Derleme MakaleYalnız künye2014Scopus SJRQ4
    Saccharomyces boulardii'nin Fermente Süt Ürünlerinde Kullanımı

    Erkaya, Tuba; Ürkek, Bayram; Şengül, Mustafa

    İçerdikleri yararlı mikroorganizmalar sayesinde fermente süt ürünleri fonksiyonel gıdalar arasında önemli bir yere sahiptirler. Ticari amaçla kullanılabilen probiyotik bir maya olan Saccharomyces boulardii'nin probiyotik mikroorganizmalar içeren biyoyoğurt mikroflorası ile birlikte kullanıldığı zaman probiyotik mikroorganizmaların gelişmesini teşvik ettiği ve probiyotik bakterilerin canlılığını sürdürmesine katkıda bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca, S. boulardii diğer bakteri türlerinden farklı olarak antibiyotiklere karşı daha dirençli olup mide asidi ve safra salgısından da etkilenmezler. Bu özelliklerinin yanı sıra S. boulardii terapötik etkisi olan bir biyo ajandır. Terapötik olarak antibiyotik kaynaklı ishallerde, akut ishal, tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonlarında, bebeklerde rotavirüsün neden olduğu ishallerde, iltihaplı bağırsak enfeksiyonlarında ve laktoz malabsorbsiyonunun engellenmesi gibi amaçlar için de kullanılmaktadır. S.boulardii'nin birçok terapötik özelliği olmasına rağmen S.boulardii içeren bir fermente süt ürünü bulunmamaktadır. Bu derlemede biyoterapötik olarak kullanılan S. boulardii'nin fermente süt ürünlerinde kullanımı ve terapötik etkileri hakkında bilgi verilerek ve fermente süt ürünlerinde kullanımına dikkat çekilmeye çalışılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2013Scopus SJRQ2
    The effects of different breeding methods on fattening performance and parameters related to slaughter, carcass and some meat quality in broiler chickens

    Das, Huseyin; Aksu, Muhammet İrfan; Sabuncuoğlu, Nilüfer; Lacin, Ekrem; Coban, Omer

    Bu araştırma altlıklı yer sistemi (FBG) ve kafeste (CBG) yapılan etlik piliç yetiştiriciliğinin besi performansı, kesim, karkas ve bazı karkas kalite parametrelerinin karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Hayvan materyali olarak 90 adet bir günlük Ross-308 erkek broyler civciv kullanılmıştır. FBG ve CBG gruplarında canlı ağırlık ve kümülatif canlı ağırlık değerleri arasındaki farklılığın istatistiksel olarak çok önemli (P<0.01) olduğu saptanmıştır. Deneme sonu canlı ağırlık değerleri ile ortalama canlı ağırlık artışları FBG ve CBG gruplarında sarasıyla 2530 ve 2046 g ile 2389.16 ve 1904.77 g olarak tespit edilmiştir. Deneme sonu kümülatif yemden yararlanma değerleri FBG ve CBG gruplarında sırayla 1.82 ve 1.88 olarak bulunmuş ve aralarındaki farklılığın istatistiksel olarak önemsiz (P>0.05) olduğu tespit edilmiştir. FBG ve CBG gruplarında sıcak ve soğuk karkas randımanı ile boyun, kanat, but ve kuyruk oranlarına ait değerler arasında istatistiksel olarak farklılığın olmadığı (P>0.05), göğüs oranına ait değerler bakımından ise önemli (P<0.05) farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Göğüs etinden elde edilen L*, b* ve C* değerlerinin ve but etinden elde edilen L*, a*, b* ve C* değerleri bakımından deneme grupları arasında önemli farklılıkların olduğu (P<0.05, P<0.01) tespit edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2013
    Farklı Yerleşim Sıklığı ve Aydınlatma Programlarının Broyler Etlerinde Renk, pH ve TBARS Değerleri Üzerine Etkisi

    Aksu, Muhammet İrfan; Das, Huseyin; Sabuncuoğlu, Nilüfer; Lacin, Ekrem; Coban, Omer

    Farklı aydınlatma programı ve yerleşim yoğunluğunun broyler etlerinde renk, pH ve TBARS parametreleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülen denemede, 320 adet bir günlük erkek civciv (Ross 308) kullanılmıştır. Civcivler, iki aydınlatma programının [Sabit Aydınlatma (SB): 16 saat aydınlık, 8 saat karanlık; Kesikli Aydınlatma (KS): 4 saat aydınlık, 2 saat karanlık] uygulandığı farklı odalara yerleştirilmiştir. Her bir aydınlatma grubu iki ayrı yerleşim yoğunluğunda [Normal Yerleşim Yoğunluğu (NY): 12 broyler/m2, Yüksek Yerleşim Yoğunluğu (YY): 20 broyler/m2] beşer tekrar olacak şekilde deneme düzeni oluşturulmuştur. Deneme 42. günde sonlandırılmıştır. Piliç göğüs eti pH'sı üzerine yerleşim sıklığının etkisi önemli (P0.05). But eti a* renk kriteri bakımından ise aydınlatma programlarının etkisinin önemli (P

  • MakaleYalnız künye2013
    Yumurta tavuğu rasyonlarına katılan kanola yağı ve vitamin c'nin performans, yumurta kalitesi ve lipid peroksidasyonu üzerine etkisi

    Kılınç, Gözde; Karaoğlu, Mevlüt

    Bu çal ışma Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ara ştırma ve Uygulama Çiftliğ inde yumurta tavu ğu rasyonlarına kanolayağı ve vitamin C ilavesinin performans, yumurta kalitesi ve yumurta sarısı TBARS de ğerleri üzerine etkilerini belirlemekamac ıyla yürütülmü ştür. Araştırmada, 40 haftalık ya şta toplam 72 adet Lohmann ırkı beyaz yumurtacı tavuk, her grupta 18 adetolacak şekilde biri kontrol, üçü deneme grubu olmak üzere toplam 4 gruba şansa ba ğlı olarak da ğıtılmıştır. Gruplar, her birinde 3hayvanın bulunduğ u 6 alt gruptan oluşturulmuştur. Kontrol grubu (I) bazal yemle, diğer gruplar ise bazal yeme %4 düzeyindekanola ya ğı (II), 200 mg\\kg vitamin C (III) ve %4 kanola ya ğı+200 mg\\kg vitamin C (IV) ilave edilen rasyonlarla 12 hafta boyuncabeslenmişlerdir. Deneme süresince yem ve su ad-libitum olarak verilmiştir. Rasyona vitamin C (III) ilavesinin yumurta veriminiartırmasının yanı sıra (P<0.05) yemden yararlanmay ı iyile ştirdiği (P<0.01); kanola ya ğının (II) yumurta a ğırlığını artırdığı(P<0.01); kanola ya ğı ve vitamin C kombinasyonunun (IV) ise günlük yem tüketimini önemli (P<0.01) düzeyde düşürdüğü tespitedilmi ştir. Ayrı ca kontrol grubuyla k ıyaslandığında, deneme gruplarında hasarlı yumurta oranını n azald ığı (P<0.01) belirlenmiştir.Kalite kriterlerinden sarı rengi ve sarı indeksi hariç yumurta a ğırl ığı, k ırılma mukavemeti (kg/cm2), şekil indeksi (%), kabukkalınlığı (mm), ak indeksi (%) ve Haugh birimi de ğerleri bakımından gruplar arasında herhangi bir farklılık meydana gelmemiştir.Rasyonda vitamin Cnin kullanı lması sarı rengi diğer gruplara göre önemli düzeyde (P<0.01) artırırken; kanola ya ğının tek ba şına(II) veya vitamin C ile kombine edildiğ i grupta (IV) ise sarı indeksinde artış (P<0.05) gözlenmi ştir. Vitamin C ilavesinin (III) 21gün süreyle depolanan yumurtalarda tiyobarbiturik asit reaktif madde (TBARS) de ğerini azalttığı (P<0.05); kezâ 42 gün süreyledepolanan yumurtalarda ise kanola ya ğı ilaveli gruba (II) göre TBARS de ğerini önemli (P<0.05) derecede dü şürdü ğü belirlenmiştir.Sonuç olarak, vitamin C ve kanola ya ğını n bazı performans ve kalite parametreleri üzerine olumlu etkide bulunduğu; doymamışya ğ asidi içeri ği fazla olan kanola ya ğı ile beraber vitamin Cnin rasyona katılmasıyla yumurtada lipid oksidasyonunun azaldığı veböylece raf ömrünü uzattığı tespit edilmiştir.