Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Development of Chitosan-Stabilized Pickering Emulsions Loaded with Supercritical Fluid Extraction of Honey Bee Pollen for Functional Food Applications

    Ayna, Adnan; Mesci, Esra; Arserim-Uçar, Dılhun Keriman

    Honey bee pollen (HBP) is a nutritionally rich natural product containing phenolics and antioxidants; however, its rigid outer wall limits the bioavailability of these bioactive compounds. Therefore advanced extraction and delivery systems are required to enhance stability and functional performance for food applications. This study aimed to encapsulate a supercritical fluid extract (SFE) of honey bee pollen within chitosan-stabilized Pickering emulsions in order to improve encapsulation efficiency and antioxidant activity. Honey bee pollen obtained from Bingöl, Türkiye, was extracted with supercritical CO₂. Pickering emulsions were prepared via ultrasound-assisted emulsification in the presence of chitosan as a stabilizer, with SFE-HBP at 5%, 10%, and 15% (w/v). The prepared emulsions were characterized for their microstructure, particle size, zeta potential, and encapsulation efficiency. Total phenolic content (TPC) and antioxidant activities were assessed using the Folin–Ciocalteu and CUPRAC assays, respectively. All formulations yielded stable, uniformly distributed Pickering emulsions with spherical droplets and no visible phase separation. Indeed, encapsulation efficiency increased with increasing SFE-HBP concentration, from 73.96% to 87.06%. The particle size ranges (7.22–12.44 µm) and zeta potential values (+21.73 to +28.24 mV) indicate good colloidal stability. For both TPC and CUPRAC antioxidant activities, a concentration-dependent increase was observed, with the highest values in the 15% SFE-HBP-containing emulsions. Collectively, these findings indicate that a chitosan-based Pickering emulsion is an effective delivery system for SFE-derived bioactive compounds from honey bee pollen. The method provides enhanced encapsulation efficiency, antioxidant capacity, and physicochemical stability, hence exhibiting great potential for functional food and nutraceutical applications.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2026
    Effects of drying methods on physicochemical properties and bioactive compounds of wild fruits native to the Gümüşhane flora of NE Türkiye

    Bulut, Volkan Numan; Baltaci, Cemalettin; Gundogdu, Ali; Barlak, Esra

    Wild fruits are valuable natural sources of bioactive compounds with significant nutritional and functional properties. This study comparatively evaluated the effects of freeze-drying (FD), oven drying (OD), and open-air drying (AD) on the physicochemical properties, total phenolic content (TPC), vitamin C content, and antioxidant properties of five wild fruit species naturally growing in the Gümüşhane region of Türkiye: wild pear (Pyrus elaegrifolia Pall.), hawthorn (Crataegus orientalis), rosehip (Rosa canina L.), cornelian cherry (Cornus mas L.), and barberry (Berberis vulgaris). Drying method markedly affected both physicochemical characteristics and bioactive compounds. Oven drying produced the lowest water activity values (0.10–0.34), indicating enhanced microbiological stability, whereas freeze-dried samples generally showed superior preservation of phenolic compounds and antioxidant activity. The highest TPC was observed in air-dried cornelian cherry (935.59 mg GAE/kg), while freeze- dried rosehip exhibited the highest TPC among freeze-dried samples (907.63 mg GAE/kg). Vitamin C was highly sensitive to thermal processing, and most oven-dried samples showed values below the detection limit (<0.30 mg/kg). In contrast, freeze-dried rosehip retained the highest vitamin C content (1594 mg/kg). Freeze-dried cornelian cherry exhibited the highest DPPH radical scavenging activity (93.45%), whereas oven-dried rosehip showed the highest total antioxidant content (33.38 mg/g). The relatively high antioxidant values observed in some oven-dried samples may also be partially associated with the formation of Maillard reaction products exhibiting antioxidant properties under thermal processing conditions. Correlation and hierarchical cluster analyses revealed statistically significant (p < 0.05) fruit-specific differences in antioxidant behavior and clustering patterns, indicating that the responses to drying treatments were more strongly influenced by fruit matrix composition than by drying method alone. The findings demonstrate that the effects of drying treatments are strongly fruit matrix-dependent and that no single drying method is universally optimal for preserving all quality attributes of wild fruits.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2025
    Sensory and physicochemical characteristics of mulberry leathers enriched with sesame, almond, sunflower seeds, coconut, and peanut

    Küçük, Murat; Baltaci, Cemalettin; İlyasoğlu, Huri; Karpuz, Omer; Yilmaz, Firat; Kılınç, Kagan; Güler, Burak; Topkaya, Gamze

    This study aimed to investigate the utilization of sesame, sunflower seed, almond, peanut, and coconut as condiments for the enrichment of mulberry leather, known locally as mulberry pestil. The investigation involved a comprehensive analysis encompassing proximate composition, mineral content, color, physicochemical, and sensory properties. The studied parameters of enriched samples were compared with those of the plain sample. Employing multivariate statistical techniques enabled the differentiation of the enriched leather samples. Consequently, the leather samples were categorized into three groups by the principal component analysis according to their physicochemical and chemical attributes. Strong positive correlations were observed among the studied parameters, as indicated by Spearman's rank correlation coefficients. The physicochemical and chemical properties of enriched samples exhibited substantial variability. The enriched products had abundant calcium, potassium, magnesium, iron, and zinc levels. These findings revealed that incorporating these condiments enhanced the nutritional values of leather samples, especially in terms of minerals. 100 g of the enriched mulberry leathers had 68.0-70.7 g of carbohydrate, 4.6-5.7 g of protein, 3.6-5.9 g of fat, and 336-359 kcal of energy value. The enriched products might be proposed to provide nutrients and energy in emergencies, especially for adolescents and people affected by disasters.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • Derleme MakaleAçık Erişim2025
    Hayvan yemlerine yeşil sentez metalik nanopartikül ilavelerinin etkileri

    Kaya, Hacer

    Hayvancılık işletmelerinde “mümkün olan en yüksek kalitede, en fazla ürünü, en kısa zamanda ve en ucuza üretme” amacına ulaşabilmeleri için yemde uygun mineral dengesini sağlayabilmek önemlidir. Mineraller, tüm çiftlik hayvanlarının optimum bir düzeyde büyüme ve gelişmeleri, hastalıklardan korunmaları, üremeleri ve üretmeyi sürdürebilmeleri için temel besinsel elemanlardır. Geçtiğimiz yıllarda fiziksel ve kimyasal yöntemlerle sentezlenen nano minerallerin çiftlik hayvanları üzerine etkilerini inceleyen çok sayıda çalışma yapılmıştır. Ancak bu yöntemlere alternatif olan “yeşil sentez” veya “biyosentez” adı verilen yöntemle üretilen nano minerallerin yem katkı maddesi olarak kullanımına yönelik çalışmalar da son zamanlarda dikkat çekmektedir. Yeşil sentez teknolojisi temiz, ucuz, tek adımlı ve basit, hızlı ve güvenilir olmasının yanısıra sağlık ve çevre dostu bir yöntemdir. Yeşil sentez yöntemi, bitki, bakteri, mantar, alg ve maya gibi biyolojik ajanlarda bulunan proteinler, enzimler, vitaminler, fenolik maddeler, organik asitler vb. metabolitlerin indirgeme fonksiyonu ile metal tuzları nanopartikül (NP) seviyesine dönüştürebilmesidir. En az bir boyutu 100 nm’den daha küçük olan parçacıklar NP’ler olarak adlandırılmaktadır. Nano mineraller/metal nanopartikül (MNP)’ler çok küçük boyut ve yüksek yüzey/hacim oranlarına sahip olmaları nedeniyle üstün mekanik, termal, optik ve manyetik özellikler kazanmış ve tarım, eczacılık, tıp, biyomedikal, biyoteknoloji, optik, enerji gibi farklı uygulama alanlarında yenilik için önemli bir araç haline gelmişlerdir. Bu derleme, gelişen küresel problemlere çözüm olarak, sürdürülebilir ve sıfır atık ilkelerini temel almış yeşil sentez metoduyla üretilen metal nanopartiküllerin hayvan yemlerinde kullanılma potansiyellerine ilişkin literatür verilerini özetlemektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • Derleme MakaleAçık Erişim2025
    Hayvansal Gıda Üretiminde Su Ayak İzinin Değerlendirilmesi

    Kaya, Hacer; Mazlum, Halit

    Su, insan sağlığının, çevresel sürdürülebilirliğin, endüstriyel üretimin ve gıda güvenliğinin en temel unsurudur. Yerkürede kullanılabilir tatlı su kaynakları toplam su kütlesinin sadece % 2,5’ini oluşturmaktadır. Dünya nüfusundaki hızlı artış, küresel ısınma, endüstriyel üretimdeki ilerlemeler ve bilinçsiz kullanım etkileriyle sınırlı olan tatlı su kaynakları azalmaktadır. Bu anlamda su kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayan “su ayak izi” kavramı ön plana çıkmaktadır. Su ayak izi, genel anlamıyla bir ürünün üretiminden tüketimine kadarki tüm aşamalarda gerekli olan tatlı su miktarını ifade eder. Literatürdeki ilgili çalışmalarda, Dünya genelindeki tarımsal üretim içerisinde hayvansal ürünlerin üretimi su ayak izinin çok önemli bir kısmını (yaklaşık üçte birini) oluşturduğu bildirilmektedir. Bu çalışmalarda, et üretiminin su ayak izinin süt ve yumurta üretiminden fazla olduğu, et üretimi içerisinde de sığır etinin en yüksek paya sahip olduğu bildirilmiştir. Türkiye’de su ayak izinin sektörel dağılımında tarımsal faaliyetlerin % 89 ile ilk sırada yer alması hayvansal gıda üretiminde su yönetiminin doğru yapılmasının ülkemiz açısından önemini ortaya koymaktadır. Gelecekte, küresel nüfus artışıyla birlikte hayvansal gıda üretiminin artışı ve üretim sistemlerinin gelişmesi muhtemeldir. Bu durumun mevcut tatlı su kaynakları üzerinde ek bir baskı oluşturacağı öngörülmektedir. Bu nedenle hayvansal gıda üretiminin tüm aşamalarında gerekli olan su miktarının ürün bazında bilinmesi suyun doğru yönetimi ve verimli kullanımı açısından oldukça önemlidir. Ayrıca düşük su ayak izine sahip yemlerin kullanılması, meraya dayalı hayvancılığın teşvik edilmesi, gıda israfının önlenmesi ve üretim zincirindeki tüm paydaşların bilinçlendirilmesi hayvansal üretimde su ayak izini azaltan ilave önlemler olarak sıralanabilir. Bu çalışmada su kullanımının yüksek olduğu hayvansal gıda üretiminde su ayak izinin önemi küresel ölçekte ve Türkiye özelinde değerlendirilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2025
    Enrichment of Tarhana with Olive Leaf Powder: Evaluation of Physical, Functional, Powder, and Sensory Properties

    Koc, Gulsah Caliskan; Altay, Kadriye; Erdoğan, Lubabe; Akdoğan, Arda; Gülden, Emin

    Olive leaves are a by-product of olive cultivation and remain underutilized despite their significant potential as a rich source of health-promoting and functional components. Similarly, tarhana, a fermented food product, is known for its valuable nutritional properties. This study aimed to combine these two beneficial products by examining the effect of different concentrations of dried olive leaf powder (0, 2.5, 5, 7.5, and 10% by weight) on the physical, functional, powder, and sensory properties of tarhana samples. Results showed that moisture content of the tarhana samples were below 10% (wet basis, wb). The ash content (2.17-2.71%, wb) and water holding capacity (32.50-59.00%) of samples increased significantly with the addition of olive leaf powder (p<0.05). The pH value of the doughs was found to be around 5.5 and decreased during the fermentation. The wettability and solubility times of all samples were found to be less than 25 seconds and 16 seconds, respectively. All tarhana samples exhibited high flowability and low stickiness properties. Formulations containing up to 7.5% olive leaf powder were well-received by consumers.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Investigation of Microbial and Physicochemical Quality of Hamsiköy Rice Pudding: A Comparative Study on Baked and Non-Baked Samples

    Yilmaz, Firat; Ordu, Gülsüm

    The study examines the microbial and physicochemical properties of Hamsiköy rice pudding, comparing non-baked and baked samples. Microbiological analyses revealed notably higher counts of total aerobic mesophilic bacteria (TAMB), psychrophilic bacteria, and lactic acid bacteria (LAB) in non-baked samples, with TAMB and LAB reaching 5.69 log cfu/g and 6.06 log cfu/g, respectively. Conversely, the baking process led to a decline in microbial load, as evidenced by the lower counts observed in the baked samples. additionally, chemical analyses revealed that the baked samples exhibited higher dry matter, fat, and protein content compared to the non-baked samples. Additionally, the cooked rice pudding samples had lower L* values, indicating a* darker colour. Despite some variations, the chemical properties observed in this study are generally consistent with those reported in previous studies. The study concludes that the baking process enhances the microbiological and physicochemical quality of Hamsiköy rice pudding, thus making it a a product with enhanced safety and quality. Hydroxymethylfurfural (HMF), an indicator of heat treatment, was analyzed as well and was found to be higher in baked samples. Colour parameters (L*, a*, b*) revealed darker appearance in baked samples, aligning with consumer expectations for traditional Hamsiköy rice pudding.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • Derleme MakaleYalnız künye2025
    Pisilyumun Glutensiz Ekmek Formülasyonlarında Diyet Lifi Kaynağı Olarak Sağlık Etkileri ve Fonksiyonel Kullanımı

    Aykut, Memnune Kabakuş; Özbey, Fatih; Turksoy, Secil

    Bu derlemenin amacı glutensiz ekmeğin diyet lifi içeriğini artırmak için fonksiyonel bir bileşen olarak pisilyumun (Plantago ovata) potansiyelini araştırmaktır. Son yıllarda glutenle ilişkili hastalıkların yaygınlığı, artan sağlık bilinciyle oluşan farkındalığın artması ve gelişmiş tanı yöntemleri sayesinde önemli ölçüde artmıştır. Bu durum, glutensiz ürünlere olan talebin artmasına yol açmıştır. Bununla birlikte en yaygın tüketilen glutensiz ürünlerden biri olan glutensiz ekmek, temel olarak glutenin yokluğu nedeniyle genellikle düşük somun hacmi, zayıf tat ve doku, düşük besin değeri ve yüksek üretim maliyetlerinden mustariptir. Bu zorluklar hem gıda endüstrisi hem de glutensiz diyet uygulayan bireyler için sıkıntı oluşturmaktadır. Bu derleme, pisilyumun sağlığa faydaları ve gıdalardaki potansiyel uygulamaları hakkında kapsamlı bir literatür analizi sunmaktadır. Pisilyum, yüksek diyet lifi içeriği ve glutenin yapısal ve bağlayıcı özelliklerini taklit etme kabiliyeti nedeniyle umut verici bir bileşen olarak öne çıkmaktadır. Bir diğer önemli avantajı, lezzet profilini değiştirmeden gıda ürünlerine kolaylıkla dahil edilebilmesidir. Pisilyum tüketicilerin kalori alımını artırmadan yeterli miktarda diyet lifi alım ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olabilirken, aynı zamanda kolesterol seviyelerinde iyileşme, daha iyi glisemik kontrol ve tokluk hissi gibi ek sağlık yararları da sunar. Bu nedenle, pisilyum daha sağlıklı glutensiz ekmek üretiminde ve bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların önlenmesinde değerli bir rol oynayabilir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Sumak ekşisi üretiminde ohmik ısıtma destekli evaporasyonun kullanımı: Kalite parametreleri ve proses koşulları üzerindeki etkileri

    Baltaci, Cemalettin; Odabaş, Halil İbrahim; Tunç, Merve Tuğçe

    Bu çalışma ile ohmik ısıtma destekli evaporasyonun sumak şurubu üretimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hem geleneksel evaporasyon hem de ohmik ısıtma destekli evaporasyon yöntemleri kullanılmıştır. Ohmik ısıtma destekli evaporasyon işleminde 20 V/cm (188 V) ve 25 V/cm (235 V) olmak üzere iki farklı voltaj gradyanı uygulanmıştır. Çalışmada, örneklerin fizikokimyasal parametreleri, HMF (5-hidroksimetilfurfural) miktarları, antioksidan özellikleri, reolojik karakteristikleri ve uygulanan metotların enerji tüketimi ile diğer proses parametreleri incelenmiştir. Ohmik ısıtma destekli ve geleneksel evaporasyon yöntemleriyle üretilen sumak şurupları arasında antioksidan özellikleri veya HMF miktarları açısından önemli bir farklılık bulunmamıştır. Ancak enerji verimliliği açısından incelendiğinde, ohmik ısıtma destekli evaporasyon işlemi sırasında enerji tüketiminin (20 ve 25 V/cm için sırasıyla 121,93±5,98 ve 95,00±3,08 kj), geleneksel yönteme göre (1331,00±101,82 kj) yaklaşık on bir kat daha düşük olduğu hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde, ohmik ısıtma destekli evaporasyon ile üretilen sumak ekşilerinin kalite özelliklerini korunurken, enerji tüketimini, CO₂ emisyonlarını ve proses parametrelerinin önemli ölçüde azaldığını göstermiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Toplu Beslenme Yerlerinde Optimal Menü Planlaması: Matematiksel Model Yaklaşımı

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Altın, Gökhan

    Bu çalışma, toplu beslenme ortamlarında (örneğin, eğitim kurumları ve sağlık tesisleri) menü planlamasını iyileştirmeyi amaçlayan bir matematiksel model geliştirmeyi hedeflemektedir. Çalışma, bir yükseköğretim kurumunun öğrencileri ve personeli için öğle yemeği menülerini ele almaktadır. Geliştirilen model, maliyet odaklı, beğeni odaklı veya bu iki faktörü dengeleyen politikalara uygun menüler oluşturabilme yeteneği sunar. Ayrıca, menü çeşitliliğini artırmak ve mevsimsel kısıtlamaları dikkate almak için hafıza özelliklerini içerir. Bu çalışmanın katkıları, çok sayıda kuruma uyarlanabilen bir model sunma, menü planlama literatürüne yeni kısıtlar ekleyerek teorik bilgiyi pratik uygulamaya dönüştürme, maliyet ve lezzet odaklı politikaları bir araya getirebilen bir matematiksel model sunma, ve öznel değerlendirmenin objektif bir şekilde yapılabileceği bir araç sunma yönündedir. Bu çalışma toplu beslenme alanında karar vericilere yardımcı olacak bir menü planlama modeli sunarak daha sağlıklı ve dengeli beslenmeyi teşvik etmeyi ve toplum sağlığını iyileştirmeyi amaçlamaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2024
    Tarhana Hamurundan Farklı Formülasyonlarda Hazırlanan Ekmeklerin Duyusal Analizi ve Satın Alma Niyetinin Belirlenmesi

    Akcan, Tolga; Gün, Aleyna

    Bu çalışmada, standart ekmek reçetesine uygun olarak hazırlanan bir adet kontrol grubu ekmek (KGE) ile fermente edilmiş yaş tarhana hamurundan üç farklı ekmek üretimi gerçekleştirildi. Ekmeklerin reçeteleri, tarhana yapımı sıra- sında kullanılan un miktarı ve türünde değişiklik yapılarak hazırlandı. Tarhana ekmeklerinden ikisi farklı miktarlarda buğday unu kullanılarak hazırlanırken diğer örnek glütensiz un kullanılarak hazırlandı (TE1: 350 g buğday unu, TE2: 500 g buğday unu, TE3: 350 g glütensiz un). Ekmeklerin duyusal özelliklerinin belir- lenmesi amacıyla 71 katılımcı tarafından duyusal analiz testi yapıldı ve ardından katılımcılardan satın alma niyetini belirleme formunun doldurulması istendi. Elde edilen veriler istatistiki açıdan değerlendirildi. Ekmeklerin duyusal analiz sonuçlarına göre; KGE en yüksek duyusal özelliklere sahip ekmek olurken en düşük duyusal değerleri TE3 örneği gösterdi. Tarhana ekmekleri arasında en yüksek duyusal özelliği TE1 örneği gösterirken onu sırasıyla TE2 ve TE3 örneği izledi. Genel kabul edilebilirlik değerlerinde TE3 örneğinin ortalamanın altında puan alması duyusal özelliklerinin geliştirilmesi gerektiği sonucunu ortaya koydu. Tüketici satın alma niyeti formunun sonuçların da ise; KGE ve TE1 örneklerini satın alma niyeti yüksek bulunurken TE2 ve TE3 örnekleri ortalamanın altında sonuçlar vererek satın alma niyeti düşük bulundu. Tüm sonuçlar ışığında TE2 ve TE3 ekmeğinin bazı duyusal özelliklerinde iyileş- tirmeler yapılması gerektiğine karar verildi.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2024
    Gastronomic image of Turkish baklava: analyzing user reviews on TripAdvisor

    Ödemiş, Murat

    This study aims to determine the gastronomic image of Turkish baklava based on user reviews on the TripAdvisor review website. In this context, the adequacy and quality of the products and services offered by the restaurants producing and selling baklava in Türkiye, as well as the salient positive and negative aspects, were evaluated using the content analysis method. The data are based on the reviews made by users on the TripAdvisor user review website about restaurants in 2022 and 2023. The results of the research are presented by visualizing them with the word cloud method. As a result of the research, it was found that domestic visitors rate Turkish baklava as excellent, delicious, and expensive. Foreign visitors mainly evaluated Turkish baklava as the best, most delicious, and most expensive compared to its counterparts. The study suggests that restaurants, especially those operating in Gaziantep, should increase their promotional activities for Turkish baklava at national and international levels show more sensitivity to service quality, and production standards, and maintain the balance between price and quality.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Gastronomi Turizmi Gelişmişlik Düzeyi: Trabzon'a Yönelik Bir Araştırma

    Ödemiş, Murat

    Araştırmanın temel amacı, Trabzon’da yaşayan yerel halkın görüşlerine dayanılarak ilin gastronomi turizmi açısından gelişmişlik düzeyini ortaya koymaktır. Araştırmanın verileri anketle toplanmış olup, araştırmanın örneklem grubunu Trabzon yerel halkı oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde elde edilen verilerin geçerliliği ve güvenilirliği değerlendirildikten sonra, hipotezleri test etmek amacıyla mevcut veriler üzerinde ANOVA Testi, T-Testi, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, verilerin ortalamasının genel olarak üçe yakın olması nedeniyle, Trabzon’un gastronomi turizmi gelişmişlik düzeyinin katılımcılar tarafından vasat yani ortalama düzeyde değerlendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, test edilen bazı hipotezler de (H1a, H2a, H2c, H6a, H2f, H3b, H3e, H4b, H7, H8, H9 ve H10) kabul görmüştür. Sonuç olarak araştırmada, Trabzon’un gastronomi turizminde henüz tam olarak gelişim gösteremediği, ancak ilin gelişim potansiyelinin yüksek olduğu belirlenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Determination of total phenolic, flavonoid and monomeric anthocyanin contents and antioxidant properties of 15 different fruit vinegars produced by traditional method

    Güzel, Melıh

    In this study, vinegars were produced using traditional method from 15 different fruits (rosehip, pear, fig, wild pear, apple, plum, hawthorn (yellow and red), pomegranate, grape (cimin, cardinal), peach, cranberry, quince and medlar). It was aimed to determine the total phenolic, total flavonoid and total monomeric anthocyanin contents and antioxidant capacities of vinegars. As a result, it was concluded that the phenolic, flavonoid contents and the antioxidant capacity in all 3 methods (TEAC, FRAP and DPPH) of rosehip vinegar was significantly higher than other vinegars. In addition, wild pear and hawthorn vinegars were very rich in phenolic and flavonoid compounds and these vinegars had very high antioxidant capacity. The results of the study suggest that an alternative consumption method can be provided by producing vinegar, which is a healthy, aromatic and alternative product with high added value, from fruits such as rosehip, wild pear, hawthorn, cranberry, quince and medlar, whose usage and consumption are limited due to their natural structure.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2024
    Isothermal inactivation kinetics of Salmonella and Enterococcus faecium NRRL B-2354 in oat flour

    Ozturk, Samet

    Bu çalışma, Salmonella'nın ısıl işlemin sırasında yulaf ununda hayatta kalma ve ısıl toleransını (D- ve z-değerleri) patojenik etki göstermeyen potansiyel müdavini olan Enterococcus faecium NRRL B-2354 (E. faecium) ile birlikte belirlemeyi amaçlamıştır. Yulaf ununun su aktivite (aw) değeri , nem kontrollü bir ortamda 0.40 olarak ayarlanarak S. Enteritidis PT30 ve E. faecium ile eşit şekilde inoküle (108-9 CFU/g) edilmiştir. Yulaf unu örnekleri (1 ± 0.1 g) daha sonra plastik torbalarda vakumlanarak paketlenmiş ve bakteriyel hayatta kalmayı değerlendirmek için 75, 80 ve 85°C’de sıcak su banyosunda ısıl işleme tabi tutulmuştur. S. Enteritidis PT30 ve E. faecium'un hayatta kalma eğrileri, iki ana model (Log-lineer ve Weibull modeli) kullanılarak analiz edilmiştir ve mikroorganizmaların hayatta kalma eğrilerinin birinci dereceden kinetik izlediği ortaya çıkmıştır. S. Enteritidis PT30 ve E. faecium'un yulaf unundaki D75C, D80C ve D85C değerleri sırasıyla 16.08 ± 1.36°C'den 2.27 ± 0.35 dakikaya ve 23.61 ± 1.39'dan 3.87 ± 0.42 dakikaya düşmüştür ve karşılık gelen z-değerleri sırasıyla 13.4 ± 0.37 ve 12.1 ± 0.41°C olarak bulunmuştur. Bu araştırmadan elde edilen D- ve z-değerleri, yulaf ununun mikrobiyel güvenliğini sağlamak için ısıl işlemin doğrulanmasında kullanılabilir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2024
    Physicochemical, Nutritional, and Antioxidant Properties of Ice Cream Enriched with Red Beetroot (Beta vulgaris L.) at Varying Sucrose Levels

    Gündoğdu, Engin; Hacıbektaşoğlu, Firdevs

    This study aims to produce a low-calorie ice cream with a higher nutritional value using red beetroot (Beta vulgaris L.). Four kinds of ice cream containing 5%, 10 % and 15% sucrose and single red beetroot (RB) ratio 15% and control (15% sucrose+ RB free) encoded as RB5, RB10, RB15 and C were produced respectively. The addition of RB increased pH and decreased the acidity (LA) and dry matter contents compared to control. Ash content was decreased depending on the sucrose ratio. While the lowest overrun value was determined in the RB10 sample (23.08%), the highest was in sample C (39.18%). The increasing of sucrose ratio generally increased the first dropping time and decreased the total melting time. The addition of sucrose reduced the viscosity and the highest viscosity values were observed in the sample RB5. While the lowest total phenolic content (TPC) was observed in the control sample (329.69 GAE mg/kg), the highest TPC was found in the RB5 sample (558.55 GAE mg/kg). Also, the lowest DPPH value was determined in the control sample (13.66% inhibition), the highest DPPH value was determined in the RB10 sample (27.98% inhibition). While fructose and glucose values decreased, sucrose values increased in the ice cream samples depending on the increasing of sucrose ratio.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2024
    Assessment of Traditional and Commercial Rosehip Marmalade Samples: Physicochemical, Antioxidant, and Antibacterial Properties in Gümüşhane Province

    Yilmaz, Firat

    In this study, the specific physicochemical, antioxidant, and antibacterial properties of 20 different rosehip marmalade samples, produced using traditional and commercial methods in the Gümüşhane province and its districts, were comprehensively analyzed. To detect the chemical composition of the rosehip marmalade samples, analyses were conducted for total dry matter, pH, ash, titratable acidity (malic acid %), soluble solids, water activity, and color (L*, a*, b*). Additionally, alongside the physicochemical analyses, the contents of hydroxymethylfurfural (HMF) and sugars (fructose, glucose, sucrose, and total sugar) were also determined. To assess the antioxidant properties, analyses for total flavonoid content, total phenolic content, DPPH (% inhibition), and ABTS (% inhibition) were performed. Furthermore, the antibacterial activities of the rosehip marmalade samples against pathogenic bacterial strains such as Proteus vulgaris ATCC 29212, Enterococcus faecalis ATCC 29212, Klebsiella pneumoniae ATCC 13883, Staphylococcus aureus ATCC 25923, Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853, Salmonella typhimurium ATCC 23566, and Escherichia coli O157:H7 35150 were investigated.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2023
    Öğrenci Yemekhanesinde Tabak İsrafının Nedenlerinin Araştırılması: Gümüşhane Üniversitesi Örneği

    İlyasoğlu, Huri; Koçak, Elif; Arli, Hatice; Zengin, Dilan; Doğan, Nilüfer

    Bu çalışmanın amacı Gümüşhane Üniversitesi Öğrenci Yemekhanesinde tabak israfının nedenlerinin araştırılmasıdır. Çalışmaya toplam 330 öğrenci katılmıştır. Yüz-yüze anket tekniği uygulanarak araştırma verileri toplanmıştır. Demografik bilgileri, öğrencilerin yemekhaneyle ilgili görüşlerini ve tabakta artık bırakma nedenlerini belirlemeye yönelik toplam 13 soruyu içeren anket uygulanmıştır. Öğrencilerin çoğunluğu (%69,1) ucuz olması nedeniyle yemekhaneyi tercih ettiğini belirtmiştir. Öğrencilerin %33,9’unun yemeklerden memnun olduğu, %23,3’ünün ise memnun olmadığı, %19,7’sinin artık bırakmadığı ve %80,3’ünün ise artık bıraktığı belirlenmiştir. Öğrencilerin en çok artık bıraktığı 3 yemeğin çorba, makarna ve pilav olduğu tespit edilmiştir. Sık tekrarlanması, uygun sıcaklıkta servis edilmemesi, soğuk olması, tadının ve görünümünün beğenilmemesi gibi nedenlerden dolayı öğrencilerin tabaklarında artık bıraktığı belirlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Zeytin pirinasının mikrodalga kurutulmasında ultrases ön işleminin ürünün bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerine etkisi

    Koc, Gulsah Caliskan; Altay, Kadriye; Akdoğan, Arda

    Bu çalışmada, mikrodalga kurutma öncesi zeytin pirinasına uygulanan ultrases ön işleminin kurutulmuş pirinanın fizikokimyasal kompozisyonu (nem, su aktivitesi ve renk), toz ürün özellikleri üzerine biyoaktif bileşenleri (toplam flavonoid, fenolik madde içeriği), antioksidan aktivitesi ve mineral madde içeriği özelliklerine etkisinin araştırılması hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, pirina örneklerine 10 dakika ultrases ön işlemi uygulanmış ve örnekler 460W güçte 8 dakika süre ile mikrodalga fırında kurutulmuştur. Kurutma sonrası örneklerin nem içerikleri %5 (yaş bazda)’in altına düşmüştür. Ultrases ön işleminin kurutulmuş pirinanın b*, kroma ve esmerleşme indeksi değerlerini azalttığı gözlenmiştir. Toz formdaki kurutulmuş pirina örneklerinin iyi akabilirlik ve düşük yapışkanlık özelliğinde olduğu belirlenmiştir. Ultrases ön işleminin pirinaların flavonoid ve fenolik madde miktarı ve antioksidan aktivite özelliklerini azalttığı tespit edilmiştir. Ultrases ön işleminin örneklerin demir, nikel, alüminyum, mangan, kurşun ve potasyum içeriklerinde artış meydana getirdiği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2023
    Piyasada satılan yoğurtların fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve ade-inhibitör aktivitelerinin belirlenmesi

    Gürbüz, Zeynep; Şengül, Mustafa; Erkaya, Tuba; Gürmeriç, Hüseyin Ender

    Bu çalışmada, Erzurum piyasasında satılan 12 adet farklı ticari yoğurt örneğinin fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve reolojik özellikleri ile Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ADE)-inhibitör aktiviteleri belirlenmiştir. Yoğurtların kurumadde, yağ, protein, serum ayrılması, pH ve viskozite değerleri %11.11-18.05, %1.25-4.70, %3.28-4.66, 0.95-9.00 ml/25g, 3.79-4.61, 7913.0-30425.0 cP aralığında değişmiştir. Mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre yoğurtların L. bulgaricus ve S. thermophilus sayıları ise sırasıyla 5.67-8.32 ve 6.12-8.5 log kob/g aralığında bulunmuştur. Yoğurtların ADE-inhibitör aktivite % ve IC50 analiz sonuçları sırasıyla %55.57-77.90 ve 0.91-1.80 mg/ml arasında değişim göstermiştir. Yoğurt örneklerinin hepsi ADE-inhibitör aktivite göstermiş ve sonuçlar arasında önemli farklar (P &lt;0.05) olduğu ortaya konulmuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son