Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’de COVID-19 Aşı Kararlarını Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi

    Çıçen, Yıldırım Beyazıt

    Bu çalışmada, Türkiye'de COVID-19 pandemisinde bireylerin aşı yaptırma kararını etkileyen faktörler araştırılmıştır. Pandemide toplumun aşıya karşı tutumu enfeksiyonun yayılmasında temel etkendir. Bu nedenle, hangi demografik faktörlerin aşı tercihinde etkili olduğunun bilinmesi önemlidir. Diğer yandan pandeminin ekonomik büyüme, işsizlik ve enflasyon gibi iktisadi göstergeler üzerinde olumsuz etkileri olmuştur. 2023 yılı itibariyle iktisadi alandaki olumsuz etkilerin tam anlamıyla düzelmemiş olduğu gözlenmektedir. Bu araştırma, anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Anket, pandeminin devam ettiği 2022 yılının Mayıs ayında yapılmıştır. Çevrimiçi platform ortamında sunulan anket çalışmasına 327 kişi katılım sağlamıştır. Anket sonuçlarına göre aşı olmayanlar, temel olarak aşının hızlı geliştirilmesi ve etkinliğinin şüpheli olması sebebiyle aşı olmamıştır. Aşı olmayan bireylere aşı olmaları karşılığında ücret teklif edildiğinde %95’i bu teklifi reddetmektedir. Aşı olanlar, başta kendi ve aile sağlığını korumak için aşı yaptırmıştır ve ağırlıklı olarak Biontech aşısını tercih etmiştir. Aşının ücretli olması durumunda katılımcıların %33’ü aşı olmamayı tercih etmektedir. Yapılan istatistiksel analize göre yaş gruplarında ve İBBS1 bölgesi ikametgahında anlamlı farklılık bulunmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    AB’de Döngüsel Ekonomi Üretim ve Tüketim Göstergelerinin Değerlendirilmesi: MEREC Temelli MARCOS Uygulaması

    Seyhan, Nazlı

    Bu çalışmada, MEREC (Method based on the removel effects of criteria) temelli MARCOS (Measurement of alternatives and ranking according to compromise solution) yöntemi kullanılarak 2020 yılı için AB üyesi 27 ülkenin döngüsel ekonomideki üretim ve tüketim performansları değerlendirilmiştir. Çalışmada; malzeme ayak izi, kaynak üretkenliği, tüketim ayak izi, malzeme ithalat bağımlılığı, geri dönüştürülebilir hammadde ticareti, üretim faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonu gibi birçok üretim ve tüketim göstergeleri ele alınmıştır. MEREC yöntemiyle elde edilen bulgularda en önemli kriterin geri dönüştürülebilir hammadde ticareti olduğu ve bu kriteri sırasıyla döngüsel ekonomi sektörleriyle ilgili özel yatırım ve brüt katma değer ve döngüsel malzeme kullanım oranı kriterlerinin takip ettiği görülmektedir. MEREC yöntemiyle belirlenen kriter ağırlıklarının kullanıldığı MARCOS yöntemi uygulaması sonuçlarına göre, döngüsel ekonomide üretim ve tüketim göstergelerine göre performansı yüksek olan ülkelerin sırası ile Hollanda, Almanya, Fransa ve İspanya; performansı düşük olan ülkelerin ise, Lüksemburg, Finlandiya, Malta, Kıbrıs ve Estonya olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgularda döngüsel ekonomiye geçişte bazı ülkelerin çok hızlı dönüşüm gerçekleştirirken bazı ülkelerde bu geçişin daha yavaş olduğu tespit edilmiştir. Ülkelerin alabileceği bazı tedbirler (geri kazanımı olmayan atıklarda yüksek vergilendirme vb., değişim sürecinde olan işletmelere net süre belirtilmesi) ve desteklerle (özellikle sera gazı emisyonu için yenilikçi iş modelleri, geri kazanım projeleri vb.) geçiş sürecinin daha kontrollü yapılabilmesi mümkün olabilir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Nurse Entrepreneurship in the Emerging Healthcare Industry: A Systematic Review

    Bekar, Fevziye; Tekin, Perihan Senel

    Entrepreneurship is encouraged in every sector in the twenty-first century. In the field of health, nurse entrepreneurship emerges as an important issue in providing health services and improving public health. In this research, the development of entrepreneurial behavior in nursing in the world and a systematic examination of this development within the framework of academic knowledge are aimed. For this purpose, the types of entrepreneurship discussed in the last 10 years of research in the field of entrepreneurship in nursing and the methods, findings and results of these studies were examined. As a result of the search made in databases with high international recognition, 78.761 publications on nurse entrepreneurship were reached in the last ten years, and 30 articles were included in the final review. Classical, social, collective and intrapreneurship were discussed in these studies, which were examined in terms of entrepreneurship typology. As a result of the review, it was seen that the studies in the literature mostly focused on the opportunities and obstacles in front of entrepreneurial nurses. While collective entrepreneurship was included for the first time in the literature, it was found that eco-entrepreneurship and digital entrepreneurship have not yet been the subject of research on nurse entrepreneurship. However, it has been found that more research is needed on the relations between entrepreneurial nurses and non-governmental organizations, the incentives for increasing entrepreneurship and role modeling in entrepreneurship.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Dönüştürücü Liderlik ve Örgüt Kültürü İlişkisi: Sağlık Kurumları Üzerine Bir Uygulama

    Özcan, Koç

    Bu çalışmada genel olarak sağlık kurumlarında dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışma, Gümüşhane ilinde yer alan sağlık kurumlarında 451 sağlık çalışanının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar bağlı oldukları en yakın yöneticilerinin liderlik özelliklerini ve kurum kültürlerini değerlendirmiştir. Çalışma neticesinde, dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü arasında ilişkinin var olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, eğitim seviyeleri, yaşları ve çalışma süreleri farklı olan sağlık çalışanlarının dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü algılarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın, kadın çalışanların kurum kültürü algılarının erkeklere göre daha olumlu olduğu bulunmuştur. Yöneticilerin ise hem liderlik hem de kurum kültürü hakkındaki algılarının yönetici olmayan çalışanlardan daha olumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kadın istihdamı ve sektörel büyüme arasındaki ilişki: E-7 ülkelerinde erkek istihdamı ile karşılaştırmalı bir analiz

    Zuhal, Mustafa

    Kadın istihdamı, ekonomik kalkınmaya ve büyümeye önemli katkılar sunmaktadır. Ancak küreselleşme süreci başta olmak üzere ülkelere özgü sosyo-ekonomik faktörler gibi birçok etken kadınların işgücüne katılımını ve istihdamını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu etkiler özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha belirgin hale gelmektedir. Bu açıdan bu ülkelerde kadın istihdamı ve sektörel büyüme arasındaki ilişkinin incelenmesi, kadın istihdamının ekonomik katkılarının vurgulanması açısından özel önem taşımaktadır. Bu çalışmada E-7 ülkelerinde kadın istihdamının sektörel büyümeye olan etkilerinin erkek istihdamı ile karşılaştırmalı olarak ele alınması amaçlanmaktadır. Çalışmada E-7 ülkelerine ait 1991-2019 yıllarına ait yıllık veri seti kullanılarak, erkek istihdamı ile karşılaştırmalı olarak eşbütünleşme ve nedensellik analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda, tarım, sanayi ve hizmetler sektörü ve kadın istihdamı arasında eşbütünleşmenin olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda ülkelere özgü katsayılara bakıldığında, ilişkinin yönünün ve boyutunun farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca nedensellik analizinde, kadın istihdamı ile tarım ve hizmetler sektöründe çift yönlü nedensellik bulunurken, sanayi sektöründe herhangi bir nedensellik bulunamamıştır. Kadın istihdamı ve sektörel katma değerler arasındaki ilişkinin kısa ve uzun dönemde farklılaştığı görülmekte ve uygulanacak istihdam politikalarının bu durumu göz önünde bulundurması gerekmektedir.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kariyer Yönelimlerine Yenilikçi Yaklaşımlar: Twitch Kreatörlüğü

    Denizli, Umut; Demirbag, Kubra Simsek

    İletişim medyasının büyümesi ve ucuzlaması, dijital içerik üreticilerin her zamankinden daha fazla küresel üne sahip olmasını sağlamıştır. COVID-19 pandemisinin başlangıcından bu yana dünya çapında yaşanan ekonomik daralmanın neden olduğu işten çıkarmalar, işsizlik ve iş güvencesizliği de bireyleri alternatif kariyer yolları aramaya itmiş ve canlı yayın platformlarında dijital içerik üretimini daha da cazip hale getirmiştir. Biz de bu çalışmada, çevrim içi dijital içerik üreticileri olan kreatörlere (yayıncılara) odaklanıyoruz ve dünyanın en popüler ve başarılı çevrim içi canlı yayın platformları arasında bulunan Twitch’i tam zamanlı bir gelir kaynağı haline dönüştürmüş olan ve önde gelen üç Türk kreatörün bireysel markalaşma stratejilerini, duygusal emek performanslarını ve birer girişimci olarak inovatif katkılarını ortaya koyuyoruz. Twitch kreatörlüğünü, kariyer yönelimlerine yeni bir yaklaşım olarak sunduğumuz bu makalede, kreatörlerin kanallarının tematik doküman analizine, kendi içlerinde ve karşılaştırmalı durum analizlerine yer veriyoruz. Çalışma, kariyerlerini bu yönde geliştiren yayıncıların profesyonel bir çalışma hayatına ve azımsanmayacak miktarda gelire sahip olduklarını göstermiştir. Bu durum, yeni kariyer yolu arayışındaki bireyler için oldukça cezbedici görünmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bütünleştirilmiş DEMATEL-MAUT Yöntemiyle Tedarikçi Bağlılığının Sektörel Açıdan Değerlendirilmesi

    Gergin, Ramazan Eyüp

    Sektörlerin bünyesinde bulunan tedarikçi bağlılığı maddi unsurların yanı sıra işletmelerin rekabet güçlerini de etkilemektedir. Bu araştırmanın temel amacı, farklı sektörlerin bünyesinde var olan tedarikçi bağlılığının değerlendirilmesidir. Bu araştırmada sektörlerin bünyesinde yer alan tedarikçi bağlılığının değerlendirilmesi için DEMATEL ve MAUT yöntemleri kullanılmıştır. Bu amaçla ilk olarak uzman görüşleri ve ilgili literatür araştırması doğrultusunda tedarikçi bağlılığını etkileyen faktörler belirlenmiştir. Faktörlerin belirlenmesinin ardından tedarikçi bağlılığını etkileyen faktörler DEMATEL yöntemiyle önceliklendirilmiştir. Faktör önceliklerinin belirlenmesinin ardından MAUT yöntemiyle sektörlerin tedarikçi bağlılığı değerlendirilmiştir. Son olarak senaryo analizi gerçekleştirilerek araştırmanın sonuçlarında meydana gelebilecek değişimler incelenmiştir. Gerçekleştirilen analizin sonuçları, “Maliyetler”in tedarikçi bağlılığında en önemli faktör olduğunu göstermiştir. Ayrıca, tekstil sektörü araştırmadaki sektörler içerisinde tedarikçi bağlılığı açısından en yüksek sektör olarak belirlenmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    İş sağlığı ve güvenliği risk faktörlerinin analitik hiyerarşi prosesi (ahp) yöntemi ile değerlendirilmesi: sağlık bilimleri fakültesi’nde bir uygulama

    İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Bolayır, Banu

    Dünyada sanayileşme ve teknolojinin gelişmesiyle iş ortamlarında yaşanan kazalarının ve meslek hastalıklarının arttığı görülmektedir. Kaza riskinin yüksek olduğu çeşitli laboratuvarları bünyesinde bulunduran üniversitelerin Sağlık Bilimleri Fakülteleri de iş sağlığı ve güvenliği (İSG) açısından üzerinde durulması gereken önemli iş ortamlarıdır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, yoğun öğrenci kapasitesi ile eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirildiği aynı zamanda çok tehlikeli sınıf olarak kabul edilen kimya, beslenme, hemşirelik gibi laboratuvarları bünyesinde bulunduran Sağlık Bilimleri Fakültesi’ndeki İSG risk faktörlerini tespit ederek önem sırasını belirlemektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda İSG alanında uzman 7 akademisyenden anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Bu veriler, Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yönteminin adımları takip edilerek analiz edilmiştir. Analizdeki hesaplamalarda Microsoft Excel programından yararlanılmıştır. Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde İSG açısından en fazla risk laboratuvarlarda bulunmaktadır. Bunu sırasıyla; kazan dairesi, kantin, ortak kullanım alanları, arşiv/depo ve sığınaklar, ofis ve sınıflar takip etmektedir. Laboratuvarlarda kimyasal güvenlik sorunları, kazan dairesinde elektrik kablolarının açıkta durması, kantinde yangın, deprem ve elektrik kaçağı gibi acil durum tedbirlerinin alınmaması en önemli risk faktörü olarak tespit edilirken ortak kullanım alanlarında elektrik panosunun kapaklarının kapalı tutulmaması ve yalıtkan paspasların bulunmaması, sığınağın depo olarak kullanılması, ofis içerisinde dış ortam kaynaklı gürültünün rahatsız edici düzeyde olması, sınıflarda da termal konfor şartlarının sağlanamaması tespit edilen diğer önemli risk faktörleridir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ağaç işleri ve mobilya sektörlerinde iş güvenliği kültürüne yönelik bir değerlendirme: Gümüşhane ilinde bir durum çalışması

    Yaşar, Mehmet; Yasar, Sekip Sadiye; Fidan, Muhammed Said; Komut, Osman

    Türkiye’de mobilya endüstrisi sektörü küçük ve orta ölçekli işletme yapısıyla ülke genelinde önemli bir istihdam alanı sağlamaktadır. Diğer yandan sektör, iş sağlığı ve güvenliği hususunda olumsuzlukların fazlasıyla yaşandığı faaliyet alanları arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, sanayi bölgelerinden uzak küçük ve orta ölçekli ağaç işleri ve mobilya endüstrisi işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği koşullarının değerlendirilmesidir. Bu kapsamda toplam 54 çalışan ile yüz yüze görüşme esasına dayalı anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 5’li likert ölçeğinde hazırlanmış önermeler ile işyerlerinin durumu ve çalışanların konuya ilişkin görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada, elde edilen veriler üzerinde oransal karşılaştırmaların yanı sıra, iş kazasına maruz kalma değişkenine göre iş güvenliği faktörlerinin analizinde Mann Witney U testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, katılımcı işletmelerin %67 oranında faaliyet süresinin 5 yılın altında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kişisel koruyucu donanım kullanımı ve periyodik sağlık muayenelerde eksikliklerin olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların iş kazası maruziyeti %72 olarak belirlenirken, el ve parmakların ağırlıklı yaralanan uzuvlar olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan iş kazası maruziyetinin iş güvenliği faktörlerine yönelik görüşlere ilişkin istatistiksel düzeyde anlamlı farklılıklar (p<0,05) oluşturduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, küçük ve orta ölçekli ağaç işleri ve mobilya işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yeterince gelişmediği söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ekonomik Büyüme, İşsizlik ve İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği

    Merddan, Kurtuluş

    İktisadi büyüme, bir ülkenin ekonomik alandaki gelişmişlik düzeyini ortaya koyan temel göstergelerin başında gelmektedir. Literatürde iktisadi büyümenin gerçekleşmesi durumunda istihdamın da artacağı yönünde genel bir kanaat hakimdir. Fakat son yıllarda uygulamada bu düşüncenin tersi sonuçlar elde edildiği de gözlenmektedir. İktisatçılar arasında yoğun bir tartışma alanı bulan bu süreç, istihdam yaratmayan bir büyüme olarak adlandırılmaktadır. Ekonomik büyümenin istihdam artışı yaratmadığı bu süreçte genel olarak işsizlik oranları da artış göstermektedir. Bu çalışmada; istihdam, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi ortaya koyan modeller açıklanmıştır. Bu amaçla Türkiye’de 1990-2022 dönemi için ekonomik büyüme, istihdam ve işsizlik arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla “Johansen Eş Bütünleşme Testi”ne ve “Granger nedensellik Analizi”ne başvurulmuştur. Yapılan analiz neticesinde kısa dönemde ekonomik büyüme ile istihdam arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, uzun dönemde ise iki değişken arasında herhangi bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Analize dahil edilen diğer değişkenler arasında ise bir nedensellik bulgusuna ulaşılamamıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Afet Sahası Çalışanlarının Stres Düzeyi ve Motivasyon Verimliliği ile İlişkili Bir Araştırma: Ankara İli İtfaiyesi Örneği

    Görgen, Merve Vuslat Semanur; Kent, Nurçin Küçük

    Travmatik etkilenimlere çalışma sürecinde daha sık maruz kalınabilecek olağanüstü ve afet sahası gibi meslek gruplarında strese bağlı sıkıntı koşullarının etkilerinin araştırılması önemlidir. Bu çalışmanın amacı; acil durumlar, kazalar veya afet gibi yüksek stresli çalışma koşullarında çalışabilen İtfaiye Teşkilatı çalışanlarının; algılanan stres, motivasyon verimlik düzeyleri ve ilişkilerini değerlendirmekti. Çalışma yönteminde 10 sorudan oluşan algılanan stres ve 25 sorudan oluşan motivasyon verimlilik ile ilişkili 5’li Likert tipi anket soruları Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı’nda çalışan 292 gönüllü katılımcıya uygulandı. Elde edilen veri sonuçlarına ait ortalama±standart sapma değerleri ve gruplar arasındaki karşılaştırmalar SPSS istatistik programı kullanılarak hesaplandı. Çalışanların stres, motivasyon verimlilik düzeyleri ve ilişkilerinin olup olmadığı gruplar arasında karşılaştırıldı. Algılanan stres ve motivasyon verimlilik ölçeklerinin Cronbach alfa güvenirlik katsayıları sırasıyla: 0,634 ve 0,669 idi. Çalışmada yer alan örneklemin algılanan stres (15,47±4,41) ve motivasyon verimlilik (76,29±7,74) düzeyleri orta seviyedeydi. Diğer yandan, çalışanların algılanan stres ile motivasyon verimlilik ortalamaları ve diğer değişkenler arası herhangi bir anlamlı farklılık gözlenmedi (p>0,05). Bu çalışma sonucunda, travmatik olaylara müdahale eden afet sahası çalışanlarının psikolojik yönden olumsuz etkilenme durumlarına karşı periyodik olarak stres düzeylerinin tespiti ve araştırılmasının süreç yönetiminin başarısı açısından yararlı olabileceği düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinin Alan Uygulamalarındaki İş Güvenliğinin Değerlendirilmesi (Gümüşhane İli Örneği)

    Ulutaşdemir, Nilgün; Demir, Ali İhsan

    Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2021 tarihlerinde Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri (n=318 kişi) oluşturmaktadır. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve izinli-reddedenler dışında 261 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, alan uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ve İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anket, öğrencilerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde pandemi dolayısıyla google form aracılığı ile uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Elektrik ve makina alanında öğrenim gören öğrencilerin diğer alandaki öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. İş kazası geçirmeyen öğrencilerin, iş kazası geçiren öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Alan uygulama sorumluları ile olan ilişkisi kötü ve çok kötü olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrencilerinin iş güvenliği orta düzeyde saptanmıştır. Alanı mobilya ve tesisat olan öğrencilerin iş güvenliğini artırmaya yönelik eğitimler artırılmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Radyasyona Maruz Kalan Sağlık Personellerinin Tükenmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi

    Sukuroglu, Ebru Emine; Sukuroglu, Suleyman; Günaydın, Mustafa; Demir, Hatice

    Kaliteli sağlık bakımı elde edebilmek için, sağlık çalışanlarının çalışma alanlarında sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları oluşturulmalıdır. Bunun sağlanabilmesi için çalışanın fiziksel, sosyal ve ruhsal olarak iyi olmasının yanı sıra kendilerini güçlü hissetmeleri de gerekmektedir. Çalışma ortamında stres ve psikososyal riskler ise tükenmişliğe neden olmaktadır. Tükenmişlik ise sağlık personellerinde sıklıkla karşılaşılan, çalışanların performansına olumsuz etki eden önemli bir durumdur. Bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık personellerinin tükenmişlik durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde demografik özelliklerden (25 adet) ve Maslach tükenmişlik envanterinden (22 adet) oluşan 47 soruluk anket uygulanmıştır. Maslach tükenmişlik envanteri, duygusallık yönünden tükenmişlik, kişisel başarı ve duyarsızlaşma şeklinde üç alt boyuttan oluşmaktadır. Anketin güvenirlilik analizi değeri Cronbach Alpha (α) ile hesaplanmış ve 0,84 olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda demografik özellikler ile tükenmişlik ölçeği arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Cinsiyet durumuna göre çalışanların duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı alt boyutlarında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Özellikle kadın çalışanların daha fazla tükenmişlik yaşadığı, yaş düzeyinin artmasının tükenmişlik ile ters orantılı olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında sağlık çalışanlarının eğitim durumları ile tükenmişlik ölçeği arasında da anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Özellikle hemşirelerin hekimlere göre daha fazla duygusal tükenme yaşadığı görülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    İklim Değişikliğinin Ekonomik Küreselleşme ve DYSY’ler İle Olan İlişkisinin İncelenmesi: NIC Ülkeleri Örneği

    Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra

    Uluslararası ticaretin küresel boyutta kaydetmiş olduğu olağanüstü büyüme, dünya genelinde insan aktivitelerini ve sermaye akımlarını arttırmıştır. Bu dönemde gelişmiş dünyadan gelişmekte olan ülkelere yapılan doğrudan yabancı sabit yatırımları (DYSY), beraberinde çevresel tartışmaları da getirmiştir. Bu bağlamda iklim değişikliği ve küreselleşme bağlantısına olan akademik ilgi son dönemde artmıştır. Bu araştırma 1990-2019 arasında Yeni Sanayileşen Ülkelerde (NIC) ekonomik küreselleşme, DYSY’ler ile iklim değişikliği ilişkisini Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) testi kullanarak incelemiştir. Sonuçlar, iklim değişikliğinin ekonomik küreselleşme ve DYSY’lerle belirgin bağlantıları olduğunu ortaya koymuştur. Bulgulara göre iklim değişikliğinden ev sahibi ülkelere yapılan DYSY’lere doğru tek yönlü nedensellik söz konusuyken, ekonomik küreselleşmeyle iklim değişikliği arasında karşılıklı bir nedensellik bulunmaktadır. Ülkeler bazında incelendiğinde, bulguların farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları bir takım çıkarımlar içermektedir. İklim değişikliğinin araştırma ülkelerine yapılan yatırımlarda önemli bir rolü olduğu ortaya konulmuştur. Aksine DYSY’lere bağlı ev sahibi ülkelerde yaşanan teknik gelişme ve uzmanlaşmanın, iklim değişikliğiyle arasında herhangi bir İlişkisi olmadığı gözlemlenmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kur Korumalı Mevduat Hesabı Uygulamasının Döviz Kurları Üzerindeki Etkisi: Birim Kök Testleriyle Bir İnceleme

    Göcen, Serdar; Zuhal, Mustafa

    Sürdürülebilir ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesinde finansal istikrarın sağlanması önem taşımaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde piyasaların yeterli düzeyde gelişmemiş olması ve gerekli mali ve finansal derinliğin oluşmamış olmasında dolayı sıklıkla finansal istikrarsızlıklar yaşanmaktadır. Gelişmekte olan ülke kategorisinde yer alan Türkiye’de ise, 2018 yılının ortalarından itibaren döviz kurlarında önemli dalgalanmalar yaşanmaktadır. Döviz kurlarında yaşanan istikrarsızlıkların ortadan kaldırabilmesi açısından 21 Aralık 2021 tarihinde Kur Korumalı Mevduat Hesabı uygulamasına geçilmiştir. Bu çalışmada Türkiye’nin özellikle 2018 yılından itibaren yaşamış olduğu döviz kurlarındaki hareketliliğine bağlı olarak döviz kurlarında istikrarın sağlanmasına yönelik uygulanan Kur korumalı mevduat hesabının kurlar üzerindeki etkinliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Birim kök testleri ile yapılan analizler sonucunda kur korumalı mevduat hesabı uygulamasının Avro ve ABD doları üzerinde uygulamanın yürürlüğü girdiği tarih itibariyle önemli bir kırılmaya yol açtığı anlaşılmaktadır. Aynı zamanda bu uygulamasının döviz kurlarının volalitesinin azaltılmasında etkili olduğu anlaşılmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kariyer Başarısına Politik Beceri ve Lider-Üye Etkileşiminin Etkisi: Otel İşletmelerine Yönelik Bir Araştırma

    Ödemiş, Murat; Polat, Eray

    İşgörenlerin politik beceri (PB) düzeylerinin tespiti, bu becerilerden azami düzeyde nasıl yararlanılabileceği ve işgörenlerin kariyer başarısındaki (KB) rolü, turizm işletmeleri açısından önemli konular arasındadır. Ayrıca otel yöneticilerinin işgörenlerle olan ilişkilerinin işgörenlerin motive edilmesindeki ve KB’deki rolü de otel işletmelerinin etkinliği ve verimliliği açısından değerlendirilmesi gereken konulardır. Bu doğrultuda araştırmada, işgörenlerin PB’leri ile KB’leri arasındaki ilişkiye lider-üye etkileşiminin (LÜE) aracılık edip etmediğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma, İstanbul’daki otel işletmelerinde yürütülmüş ve veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırma modeli, Process makro yazılımı ile test edilmiş, aracı değişkenin etkisi ön yükleme metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar, PB ile KB arasındaki ilişkiye LÜE’nin aracılık ettiğini göstermiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda, KB üzerinde PB’nin, LÜE’ye kıyasla daha büyük bir etkiye sahip olması nedeniyle çalışanların kişisel yeteneklerini geliştirmeleri daha önemli görülmüştür. Bu nedenle çalışanların; iletişim, sosyal zekâ, insanları etkileme gibi doğrudan PB ile ilgili veya müzakere, sorumluluk alabilme, kriz anında sorun çözebilme gibi diğer yeteneklerini geliştirmeleri, yüksek KB elde edebilmelerinin önünü açacaktır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    İşyeri Zorbalığı ve İş Tatmininin İş Stresi Üzerindeki Etkisi: Otel İşletmelerinde Bir Araştırma

    Polat, Eray; Oflaz, Musa

    Günümüz iş yerleri, iş stresine ve iş yerinde zorba davranışlara sıklıkla konu olmaktadır. Nitekim insani ilişkilerin yoğun olduğu otel işletmelerinde de bu tür sorunlar görülmektedir. Dolayısıyla bu sorunların giderilmesi için gerçekleştirilen çalışmalar önem arz etmektedir. Bu araştırmada, iş yeri zorbalığının iş stresi üzerindeki etkisi ve iş tatminin bu etkideki aracılık rolü belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırma, İstanbul’daki otel işletmelerinde yürütülmüş ve anket tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırma modeli Process makro yazılımı ile test edilerek aracı değişkenin etkisi ön yükleme metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar, iş yeri zorbalığının iş stresini artırdığını ve iş tatminin buna aracılık ettiğini göstermektedir. İş tatmini iş yeri zorbalığının, iş stresi üzerindeki olumsuz etkisini azaltmaktadır. Araştırma, iş yerindeki zorba davranışların olumsuz etkisini çalışanlar açısından vurgulamaktadır ve çalışanların tatmin ve stres düzeylerinin olumsuz bir yordayıcısı olduğunu göstermektedir. Yönetsel açıdan bakıldığında, bu makalenin sonuçları işletmeleri ve yöneticilerini zorba davranışları en aza indirmeye, hatta durdurmaya teşvik etmektedir. Bu araştırma, bu konu ile ilgili literatürün oldukça kısıtlı olması nedeniyle literatüre de katkı sağlamaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye Otomotiv Sanayiinin Yenilikçilik Potansiyeli: Uluslararası Yatırımlar, Coğrafi Kümelenme ve Alıcı-Tedarikçi İlişkileri Açılarından Bir Değerlendirme

    Şahin, Fatih

    Bu çalışmanın amacı Türk otomotiv sanayiinin yenilikçilik potansiyelini etkilediği düşünülen uluslararası yatırım faaliyetleri, coğrafi kümelenmesi ve Ar-Ge ve yenilikçilik faaliyetleri ilgili temel normları bakımından incelenerek araştırmacılara bilgi sunmaktır. Çalışma kapsamında yapılan değerlendirmeler araştırmacının yürüttüğü geniş ölçekli saha çalışmalarının ürünü olarak ortaya çıkan gözlemlerine ve ikincil veri kaynaklarına dayanmaktadır. Bu değerlendirmeler neticesinde, tarihsel olarak geç sanayileşmenin izlerini taşıyan sektörün gelişiminin, Türk İş Sisteminin gelişimi ile paralel özellikler gösterdiği ve Türk otomotiv Sanayiinin tarihsel gelişiminde yabancı sermayeli örgütlerin mutlak bir rolünün olduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte yenilikçiliğin sacayaklarından birisini oluşturan ihracat ve dışa doğru doğrudan yabancı sermaye yatırımı faaliyetleri de sektörde etkin bir şekilde yürütüldüğü görülmektedir. Sektörün kendine özgü dinamikleri içerisinde şekillenen hiyerarşik tedarik zinciri yapılanması ise yenilikçilik potansiyeli açısından dikkate değer bir inceleme alanı oluşturduğu değerlendirilmektedir. Son olarak yenilikçiliğin örgütler arasında yayılarak kurumsallaşması açısından sektörün coğrafi olarak kümelenme özelliği göstermesi de önemli bir teşvik edici unsur oluşturmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2023
    Foreign Aid, Institutions, and Economic Performance in Developing Countries

    Hayaloglu, Pinar

    Although official development assistance presents a solution for developing countries to overcome the lack of capital, there is no consensus in the literature on the effectiveness of foreign aid. Moreover, opinions claiming that aid can only affect growth positively under certain conditions see institutional quality as an essential aspect that boosts the positive impact of aid. This study examines the relationships between foreign aid, institutional structure, and economic performance for 80 countries in Europe, America, Africa, and Asia. It is found that official development assistance and the quality of institutional structure in the sample countries affect economic growth positively. It also provides some suggestive evidence showing that foreign aid has a positive effect on the institutional structure.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 17 · Amaçlar için Ortaklıklar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Technological Convergence in Emerging Economies: An Investigation with Unit Root Tests

    Zuhal, Mustafa

    Technological developments play an important role in economic growth and development and form the basis in the convergence of socioeconomic factors between developed and developing countries, especially income. At the same time, developing countries aim to catch up with the leading countries by improving their technological capabilities, and examining the technological convergence between countries, especially developing countries, is essential at this stage. This study aims to examine whether technological convergence occurs in 10 emerging economies. For this purpose, the study analyzes technological convergence over the variables of number of patents, labor productivity, and total factor productivity using Pesaran's (2007) cross-sectionally augmented Dickey-Fuller (CADF) and seemingly unrelated regression augmented Dickey-Fuller (SURADF) unit root tests. According to the results of the analysis, although there is convergence in some countries, it does not confirm in general technological convergence among the countries.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı