Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kulakaç, Nurşen(10)
- Uzun, Sevda(8)
- Yesilelebi, Gl(8)
- Durmuş, İbrahim(7)
- Araz, Onur(6)
- Aksoy, Bahar(5)
- Aydin, Aydanur(5)
- Baltaci, Cemalettin(5)
- Gücer, Mehmet Ali(5)
- Merdan, Mehmet(5)
- Odaci, Hatice(5)
- Peker, Iskender(5)
- Vural, Alaaddin(5)
- Acet, Tuba(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Dokuz, Abdurrahman(4)
- Karabulut, Besim(4)
- Karsli, Orhan(4)
- Kaygusuz, Abdullah(4)
- Ozcan, Handan(4)
- Sımsek, Tugçe(4)
- Türkkan, Tuğba(4)
- Yücel, Cem(4)
- Çam, Handan(4)
- Öz, Mehmet(4)
- Ünker, Faruk(4)
- Ürkek, Bayram(4)
- Şenel, Ebru(4)
- Arslan, Adem(3)
- Arslan, Mehmet(3)
- Aydin, Faruk(3)
- Baltacı, Cemalettin(3)
- Batan, Nevzat(3)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(3)
- Cakir, Tufan(3)
- Cengiz, Sevil(3)
- Demir, Sertac Timur(3)
- Demirbağ, Orkun(3)
- Duran, Celal(3)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Farklı ekstraksiyon yöntemlerinin Dactylorhiza romana Subsp. georgica yumrularının bazı biyolojik aktiviteleri üzerine etkilerinin araştırılması
Buğra Bozkır
Orkide (Dactylorhiza romana subsp. georgica: Drg) Anadolu'da yayılış göstermektedir. Bu bitki bölge halkı tarafından çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Daha önceki çalışmalarda söz konusu bitkinin çeşitli biyolojik aktiviteleri kısmen araştırılmış olsa da bilimsel veriler ışığında biyolojik özellikleri ayrıntılarıyla ortaya konulmamıştır. Bu araştırmada, orkide yumrularından farklı ekstraksiyon metodları kullanılarak elde edilen ekstraktlarının antioksidan, antimikrobiyal, enzim inhibisyon ve DNA koruyucu aktivitesiyle, fenolik içeriğinin aydınlatılması amaçlanmıştır. Bitki yumrularının antioksidan özelliklerinin belirlenmesi için FRAP, DPPH, ABTS metodları kullanılmıştır ve toplam antioksidan kapasitenin belirlenmesi için fosfomolibdat yöntemi tercih edilmiştir. Enzim inhibisyon aktivitesi spektrofotometrik olarak tespit edilmiştir. Drg ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitesi mikrodilüsyon yöntemi ile araştırılmıştır. Bununla birlikte, bitkinin fenolik içeriği HPLC ile analiz edilmiştir. Ekstrelerin DNA koruyucu aktivitesi pUC19 plazmit DNA kullanılarak agaroz jel elektroforezi ile ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular, her ekstrenin çeşitli biyolojik aktiviteler sergilediği ortaya koyduğunu göstermiştir. Buna göre en etkili biyoaktivitenin, kuru yumrulara ait 24 saat çalkalayıcı ve 24 saat çalkalayıcı ardından 60 dakika ultrasonik banyoda hazırlanan ekstrelerde olduğu görülmüştür. HPLC sonuçlarına göre Drg esktrelerinde en yüksek fenolik bileşen p-hidroksibenzoik asit olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, orkide yumrularının farklı ekstraksiyon yömtemlerine göre biyolojik aktivitelerinin değiştiği saptanmıştır. Buna göre, Drg yumrularının sergilediği biyolojik aktiviteler göz önünde bulundurulduğunda, gıda ve ilaç endüstrilerinde kullanılma potansiyelinin yüksek olduğu söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Robinia pseudoacacia ve Robinia hispida bitki özütlerinin biyolojik aktivitelerinin, fenolik ve mineral bileşimlerinin araştırılması
Betül Kara
Diyabet hastalığı dünyada en sık rastlanılan hastalıklar arasındadır. Organizmada oksidan ve anti-oksidan sistemler arasındaki dengenin oksidanlar lehine bozulmasıyla oluşan oksidatif stres diyabet hastalığının nedenleri arasındadır. Bununla birlikte, karbonhidrat yıkım mekanizmasında görevli olan α-amilaz ve α-glukozidaz enzimlerinde oluşan değişiklikler de diyabete yol açar. Bu çalışmada, halk arasında beyaz akasya ve pembe akasya olarak bilinen Robinia pseudoacacia ve Robinia hispida bitkilerinin farklı çözücü ve konsantrasyonlarda hazırlanan toprak üstü kısımlarına ait özütleri kullanılmıştır. Bu özütlerde TPC, TFC, DPPH ve ABTS, FRAP, CUPRAC metotları ile antioksidan aktiviteleri ve α-glukozidaz inhibisyonu metodu ile antidiyabetik aktiviteleri belirlenmiştir. Kromatografik LC-MS/MS analizi ile bitkilerdeki fenolik bileşikler ve miktarları karşılaştırılmıştır. ICP-MS analizi ile mineral içeriği belirlenmiştir. Ayrıca bitki özütlerinin renk analizi yapılmıştır. Bitki özütlerinin içeriği fenolik ve flavonoid madde açısından farklılık göstermekle birlikte, çözücü tipi ve konsantrasyonunun içeriğin belirlenmesinde önemli bir etken olduğu görülmüştür. İki bitki türü karşılaştırıldığında ise pembe akasya çiçek ve yapraklarına ait özütler TPC, TFC, FRAP, CUPRAC, ABTS ve DPPH açısından daha iyi aktivite sergilemiştir. Enzim inhibisyonu çalışmasında en yüksek aktiviteyi pembe akasya çiçek özütleri göstermiştir. Mineral analizi sonuçlarında özütlerde en yüksek miktarda bulunan element potasyum olarak bulunmuştur. Biyolojik olarak aktif özütlerin tanımlanması, temel biyolojik bilimler, farmasötik uygulamalar ve gelecekteki araştırmalar için çok önemlidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bağımsız denetçi raporlarında yer alan kilit denetim konuları: BİST-spor endeksinde işlem gören şirketler üzerine bir uygulama
Elvin Rzazade
Şirketler, geçmişten günümüze kadar yaşanan ve olası ekonomik krizlere karşı, sistematik ve kapsamlı planlar yapmaya yönelmiştir. Ulusal ve uluslararası alanda ortaya çıkan ekonomik buhranların getireceği olumsuz sonuçlardan kaçınmak ve sorunların tekrarlanmasını engellemek adına denetim alanında birtakım yenilikler ortaya atılmıştır. Bağımsız denetçi raporlarından elde edilen bilgilerin mevcut standartlar kapsamında ve anlaşılabilir nitelikte olması, kilit denetim konularının önemini artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, bağımsız denetçi raporlarında yer alan kilit denetim konularının BİSTSpor endeksinde işlem gören şirketler açısından ele alınmasını içermektedir. Bu doğrultuda BİST-Spor endeksinde işlem gören şirketlerin (Beşiktaş A.Ş, Fenerbahçe A.Ş., Galatasaray A.Ş., Trabzonspor A.Ş.) 2017-2021 yıllarına ilişkin bağımsız denetçi raporlarında yer alan kilit denetim konuları içerik analiz yöntemi ile ele alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre, bağımsız denetçi raporlarında kilit denetim konularına en fazla yer veren spor kulübünün Galatasaray A.Ş. (12) olduğu, bu spor kulübünü sırasıyla, Fenerbahçe A.Ş. (10), Beşiktaş A.Ş. (9) ve Trabzonspor A.Ş. (7)'nin izlediği tespit edilmiştir. Ayrıca, hasılatın muhasebeleştirilmesi konusu, dört spor kulübü için de bağımsız denetçi raporlarında en fazla yer alan kilit denetim konusu olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, dava karşılıklarının muhasebeleştirilmesi, maddi olmayan duran varlıkların değer düşüklüğü, stoklardaki değer düşüklüğü ve denetçi geçişi ve açılış bakiyelerinin denetlenmesi konularının da söz konusu spor kulüplerinin bağımsız denetçi raporlarında yer alan diğer kilit denetim konularını oluşturmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Afet yönetiminde zarar görebilirliği önleyici yapılar: Bina yapısal elemanlarında esnek poliüre sprey malzeme kaplama
Öznur Akduman
Türkiye'de doğal, teknolojik ve insan kaynaklı tehlikelerle ortaya çıkabilecek risklerin yönetilmemesi sonucunda birçok afet meydana gelmektedir. Yaşanan bu afetler sonucunda; oluşan zararların büyük boyutlara ulaşması, afet yönetiminin bir basamağı olan risk yönetimi kavramını hayati kılmaktadır. Bu nedenle başta depremler ve diğer afetlerin olumsuz etkilerini önlemeye yönelik çalışmalara duyulan ihtiyaçlar her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşanan depremler başta olmak üzere tüm afetlerin yapılara verdiği zararları azaltmak ve mümkünse ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalara katkıda bulunmaktır. Bu tez çalışmasında, bina yapısal elemanların kaplanması ile elde edilen blokların darbe etkisi altındaki performansı değerlendirilmiştir. Bu amaçla donatısız beton bloklar, yeni nesil bir kaplama malzemesi olan ve birçok sektörde sıkça kullanılan esnek poliüre kaplama ile belirli katlarda kaplanmıştır. Kaplanmış olan numuneler, daha sonra 3 Nokta Eğme testlerine maruz bırakılmıştır. Bu testlerde elde edilen sonuçlar analizlenmiştir. Poliüre ile kaplı numunelerin, poliüre ile kaplanmamış numunelere göre mukavemetinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Böylelikle yapıların yapısal elemanlarında poliüre esnek sprey poliüre kompozit maddesinin kullanılması ile depremler başta olmak üzere diğer tüm afetlere karşı yapıların zarar görebilirliğini azaltıcı sistemlere bir alternatif sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Afet yönetimi, Depremler, Poliüre kompozitler, Sismik risk değerlendirme, Yapı güvenliği
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Karadeniz Bölgesi'ndeki kuraklık koşullarının SPI ve yapay zeka tabanlı incelenmesi
Yasemin Deniz Öztürk
Türkiye'de 1940'lı yıllardan beri birçok kuraklık analiz çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda Türkiye'de en az incelenen bölgelerden bir tanesi Karadeniz Bölgesi'dir. Karadeniz Bölgesi Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi olmakla birlikte yağış değerlerinde hem yıllara göre salınımlar yaşanmakta hem de kıyı alanlar ile iç kesimde yer alan alanlar arasında ciddi yağış farklılıkları oluşmaktadır. Bu çalışmada Karadeniz bölgesinde yer alan 26 meteoroloji istasyonu verilerine göre 1960-2020 arasında gerçekleşen kurak dönemler SPI ve yapay zeka yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. SPI değerlerinin değişimi dikkate alındığında, bölge genelinde daha nemli koşullara doğru bir geçiş yaşanmaktadır. Bu durum hem istasyon bazlı hesaplanan SPI ısı haritalarında hem de tüm bölge için hesaplanan ortalama SPI değerlerinde görülmektedir. Bölge genelinde nemliliğe doğru bir eğilim olmakla birlikte tüm bölge için oluşturulan yıllık SPI değerlerine göre son 60 yıl içerisinde 1972-1987 döneminin en kurak dönem, 1996, 1969, 1974, 1984, 1986, 1993 ve 2020 yıllarının orta ve şiddetli kurak şeklinde geçtiği görülmektedir. Türkiye'de oldukça kurak geçen 2020 yılında özellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde kuraklık daha belirgin yaşanmıştır. 6 farklı değişken kullanarak yapılan 14 farklı yapay zeka tahminlerine göre Karadeniz bölgesinde en iyi kuraklık tahminlerini Random Forest, IBK ve Kstar modelleri vermiştir. En düşük doğruluk oranı ise Naive Bayes yöntemine aittir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Türkiye'de Kürtçülük hareketi ve Kırk Dokuzlar davası
Onur Eci
Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren Türkiye, zaman içerisinde artan bir şekilde birtakım fikri ve siyasi hareketlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu hareketlerden bir tanesi de Kürtçülüktür. Kürtçülük ilk olarak aşiretler ve şeyhler öncülüğünde ortaya çıkmıştır. Daha sonraki süreçte aydın kimseler de Kürtçülüğe dâhil olmuşlardır. Bunun miladını Kırk Dokuzlar Davası teşkil etmektedir. Kırk Dokuzlar Davası Kürtçü hareketler içerisinde aşiret ve dini yapıların egemen olmadığı ilk hareket olma özelliği taşımaktadır. Kırk Dokuzlar Davasında yer alan kimseler aydın kişilerden oluşmaktadır. Bu aydın kimselerin çabaları Kürtçülük düşüncesinin geniş halk kitlelerine ulaşmasına neden olmuş ve ilerleyen süreçte siyasal Kürtçülüğün kaynağını teşkil etmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Gürcistan'da etnik çatışmalar: Abhazya ve Osetya örneği
Barış Komar
Etnik çatışmalar, etnisitenin siyasal kalıplar içine girmesi ile ortaya çıkan ürünlerdir. Bu açıdan etnik çatışmalar, etnik katmanlar arasında ve genelinde kurumsallaşmış eşitsizlik sistemlerini değiştirme ya da geliştirme amacıyla etnisiteyi psikolojik ya da kültürel veya toplumsal veri olmaktan çıkarıp siyasî bir manivela gücü haline getirme olarak da ifade edilebilir. Etnik çatışmalar etnik gruplar arasında silahlı çatışmalar şeklinde ortaya çıkabileceği gibi etnik bir unsur ile devlet arasında da yaşanabilir. Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından ve Soğuk Savaş döneminin sonlanması ile birlik üyesi ülkeler bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamıştır. Bu süreçte Güney Kafkasya bölgesinde bulunan Gürcistan da bağımsızlığını da ilan ederek uluslararası sisteme bağımsız bir aktör olarak girmiştir. Bu devletlerin bağımsızlıklarını ilan etmesi sonucu SSCB döneminde dondurulmuş sorunlar olarak adlandırılan, bazı ülkelerin sınırları içinde baş gösteren etnik anlaşmazlıklar otorite-güç boşluğu sonucu ile birlikte çatışma alanlarına dönüşmüştür. Gürcistan coğrafyasında yaşayan Abhaz ve Oset halklarının Gürcistan'dan ayrılma talepleri de Gürcistan-Abhazya ve Gürcistan-Osetya çatışmasına kaynak olmuştur. Rusya Federasyonu, Türkiye ve İran gibi bölgesel güçler Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında ortaya çıkan güç boşluğunu doldurabilmek amacıyla bölgesel bir rekabete konu olmuşlardır. Bu kapsamda Bölgesel güçlerin Güney Kafkasya devletleriyle kurdukları karşılıklı diyaloglar ve iş birlikleri etnik temelli çatışmaların yönünü belirlemede etkili olmuştur. Rusya dış politikasında uygulamış olduğu yakın çevre doktrini kapsamında, donmuş sorunlar olarak adlandırılan etnik ayrılıkçı bölgeleri coğrafyasında bulunduran ülkelerin uluslararası izledikleri politikaları, kendi çıkarları doğrultusunda manipüle edebilmek için bahse konu bölgeleri kullandığı görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi
Seyfullah Özata
Acil sağlık hizmetleri istasyonlarında çalışan personel meydana gelen acil durumlar ve afetlerde sağlık hizmeti sunmaktadır. Bu personel genellikle ilk ihbarı alan ve bölgeye ilk ulaşan ekiplerdir. Personelin karmaşık olaylara doğru, güvenli ve hızlı olarak müdahale etmeleri için acil durum ve afetlere karşı afet okuryazarlık (bilgi, beceri ve tutum) düzeylerinin iyi durumda olması önemlidir. Bu çalışmanın amacı, afetlerde sağlık hizmetini yürüten İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerini ve afet okuryazarlığının alt faktörleri (zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme) arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada 412 kişiye ulaşılmış ve yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Katılımcıların afet okuryazarlığı ölçeği puan ortalamaları 3.64±0.606 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada başhekimlik biriminde çalışan katılımcıların, afet okuryazarlığı ölçeği ve alt boyutlarının puan ortalamalarının diğer birimlerde çalışanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afetlerde görev alan katılımcıların, hazırlık alt boyutu puan ortalamalarının afetlerde görev almayan katılımcılara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afet okuryazarlığı çalışmalarının acil durum ve afetlerde görev alan diğer meslek grupları, STK çalışanları ve afetlerde görev alacak gönüllüler üzerinde de yapılması ve sonuçların değerlendirilmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Ruhsal Engelli Bakım Merkezi çalışanlarının madde bağımlılığı farkındalığının incelenmesi Adana ili örneği
Ezgi Nur Söğüt
Ruhsal Engelli Bakım Merkezi Çalışanlarının Madde Bağımlılığı Farkındalığının sosyal hizmet bakış açısı ile incelendiği bu araştırma nicel tasarıma göre dizayn edilmiştir. Bu araştırma Adana il merkezinde bulunan ruhsal engelli bireylere hizmet veren dört farklı bakım merkezinde görev yapan toplamda 99 personel ile yürütülmüştür. Araştırmada katılımcı soru formu ve Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği kullanılmış olup araştırma verileri IBM SPSS Statistics Subscription paket programında çözümlenmiştir. Katılımcı soru formundaki değişkenlere göre madde bağımlılığı farkındalığının ilişkisi incelenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen veri ve sonuçlarının sosyal hizmet alanyazına, sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarına ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencilerinin sosyal hizmet bölümünü tercih nedenleri
Hatice Altındal
Eğitim, bireyin doğduğu andan itibaren hayatına giren ve ölene kadar hayatında yer alan bir süreçtir. Önce ailede başlayan eğitim, daha sonra düzenli (formel) eğitim olarak okullarda verilmektedir. Gerek Dünya'da gerekse ülkemizde her bireyin eğitim serüveni bu şekilde gerçekleşmektedir. Türkiye'de eğitim sistemine bakıldığında, okul öncesi eğitim ile başlayan bu süreç, lisansüstü eğitim olarak ifade edilen yüksek lisans ve doktora eğitimleri aşamasına kadar sürmektedir. Sırasıyla ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarını başarıyla tamamlayan her öğrenci, istediği takdirde yükseköğretim aşamasında üniversite eğitimi alabilmektedir. Bunun için Yükseköğretim Kurumları Sınavına girerek gerekli olan başarı sıralaması ya da puanı elde eden öğrenci, tercihleri doğrultusunda yerleşecekleri bölümlerde üniversite eğitimlerini almaya hak kazanacaklardır. Üniversite ve bölüm tercihlerini başarı sıralaması ya da sınav puanlarına göre yapacak olan öğrenciler için bu tercihleri etkileyen ve belirleyen birçok faktörden bahsedilebilir. Bu tez, üniversite tercihi yapacak öğrencilerin tercih nedenlerini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın konusunu, Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümünü tercih eden öğrencilerin tercih nedenleri ile tercih öncesi ve tercih sonrası karşılaştıkları durumlar oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, öğrencilerin üniversite ve bölüm tercihlerinin nedenlerini analiz etmek üzere hazırlanmış anket sorularında üç başlık üzerinde durulmuştur. Öğrencilerin üniversite ve bölüm tercih nedenleri, tercihi etkileyen faktörler, tercih nedenleri ve tercih sonrası yerleşilen bölüm hakkında düşünceler başlıkları altında incelenmiştir. Üç başlık üzerinden öğrencilere yöneltilen anket sorularından elde edilen veriler bağlamında değerlendirmeler yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Engelli bireylerin eğitim hayatında (İlköğretim 1. kademe) karşılaştığı zorluklara ilişkin aile görüşlerinin incelenmesi: Ağrı il merkezi örneği
Muharrem Özdemir
Bu araştırmanın amacı ilköğretim çağındaki engelli çocukların eğitim hayatında yaşadıkları sorunların ortaya konulmasıdır. Araştırma nitel araştırma deseninde tasarlanmış olup, araştırmacı tarafından 11 sorudan oluşan açık uçlu görüşme formları oluşturularak gerçekleştirilmiştir. Ağrı il merkezinde ikamet etmekte olan katılımcı bireyler seçilirken mümkün olduğu kadar farklı toplumsal kesimlerden ve farklı ekonomik gelir seviyesine sahip kişilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Böylelikle aynı soruna sahip ailelerin mevcut durum karşısında nasıl tepkiler verdiği tespit edilmeye çalışılmıştır.Mülakatlar 2021 yılı Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler belirlenen tema ile birlikte alt temalar ve kodlamalar yapılarak içerik analizi yöntemi uygulanarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarında engelli çocukların eğitim hayatında gerek fiziksel olarak gerekse de psikolojik açıdan birçok zorluk yaşadığı görülmektedir. Bununla birlikte engelli bireylerin sosyal, ekonomik ve eğitim bağlamında da zorluklarla karşılaştıkları görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Avrupalı seyyahların gözünde 19. yüzyılda Osmanlı toplumunun aynası: Kadın
Ebru Kuku
Kadın kelimesi, dişi birey ifadesiyle örtüştürülmesine rağmen tüm toplumlar tarafından farklı anlamlarda kullanılmıştır. Tarihsel süreç içerisinde kadının rolü ve anlamı sürekli değişmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nu çeşitli sebeplerle ziyaret eden seyyahlar, toplumda saklı kalması gerektiğine inanılan kadının dünyasını merak etmiştir. Bu çalışma, 19. yüzyıl Osmanlı kadınının hayatına ilişkin kaynakların ve kayıtların yetersiz olması nedeniyle Avrupalı seyyahların gözüyle kadının dünyası ele alınarak hazırlanmıştır. Bu çerçevede hem Müslüman hem de gayrimüslim kadının fiziksel özellikleri, kılık ve kıyafeti, takıları, günlük hayatı ve aile hayatı ana başlıklar altında değerlendirilmiştir. Tez çalışması için literatür taraması yapılarak 19. yüzyılda Osmanlı topraklarına gelen Avrupalı seyyahlar belirlenmiştir. Bazı seyyahların kitapları "kadın" kavramını içermediği için değerlendirme dışı tutulmuştur. İncelemeler neticesinde "Osmanlı'da kadın" temasını barındıran 74 seyyaha ulaşılmıştır. Kaynaklardan elde edilen bilgiler belirlenen başlıklar altında değerlendirilmiştir. Özellikle kadın seyyahların notları kadınlarla bire bir görüşme imkanı buldukları için güvenilir bulunmuştur. Son bölümde, seyyahların belirlenen konulardaki gözlemlerinden genel yargılara ulaşılmıştır. Bu çalışmayla Avrupalı seyyahların gözüyle 19. yüzyıldaki Osmanlı kadınlarının hayatına ışık tutulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kesirli mertebeden rastgele HIV/AIDS modelinin davranışları
Selami Öktem
AIDS hastalığı ilk olarak 1981 yılında ABD'de keşfedilmiştir. HIV virüsünün sebep olduğu bu hastalık sonuçları ölümcül olan ciddi bir rahatsızlıktır. Dünya genelinde her yıl yaklaşık olarak 25 milyon insan bu hastalıktan dolayı hayatını kaybetmektedir. Henüz herhangi bir çare bulunamadığı için AIDS hastalığı hayatımızı tehdit etmeye devam etmektedir. Çalışmamızda bir HIV/AIDS modeli incelenmiştir. Bir matematiksel modelleme yöntemi olan diferansiyel denklemler, mühendislikten finans ve ekonomiye, nüfus dinamiklerinden tıp bilimine kadar birçok alanda kendine uygulama alanı elde ederek günlük hayatımızda büyük ilgi görmektedirler. Çalışmamız kapsamında rastgele HIV/AIDS modeli ve rastgele kesirli mertebeden HIV/AIDS modeli farklı nümerik ve yarı analitik yöntemler yardımıyla çözümleri araştırılmıştır. Elde edilen çözümlerin olasılık karakteristikleri hesaplanarak elde edilen çözümlerin grafikleri MATLAB veya MAPLE paket programları yardımıyla çizdirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kompleks neutrosophic kümelerde genişletilmiş VIKOR metodu
Fatma Akın
Kompleks bulanık kümeler, geleneksel bir bulanık kümeye üye olma durumunun aksine bir kümeye üye olma durumunu, kompleks düzlemdeki birim çembere genişletir. Bu durum üyelik ifadesine ikinci bir boyut sağlar ancak, bulanıklığın temel kavramını değiştirmez. Kompleks bulanık küme aynı periyotta gerçekleşen farklı iki durumun aynı anda değerlendirilmesine olanak sağlarken, belirsiz üye olma durumu içeren olgu ve durumlarda karar vermek zorlaşır. Bu çalışmada, belirsiz üye olma durumunu içeren karar verme problemlerinin çözümüne katkı sağlamak için kompleks neutrosophic kümelerde yeni kompleks neutrosophic mesafe ölçüleri tanıtılarak, kompleks neutrosophic VIKOR metodu geliştirilmiştir. Daha sonra önerilen metodun üstünlüğünü göstermek için sayısal örnek verilmiş ve literatürdeki farklı mesafe ölçüleri ile bir tartışma analizi ve karşılaştırma analizi yapılmıştır. Son olarak bütün sonuçlar yorumlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Fotovoltaik güç sistemlerinde performansı etkileyen parametrelerin incelenmesi: Bayburt güneş enerji santrali örneği
Badel Kocagöz Demir
Günümüzde sanayileşme faaliyetlerine ve artan insan nüfusuna bağlı olarak enerjiye olan ihtiyaç artmıştır. Hızla gelişen sanayileşme ve artan enerji ihtiyaçları, fosil kökenli ham maddeleri sürekli azaltmaktadır. Elektrik enerjisinin genellikle fosil kökenli kaynaklar kullanılarak elde edilmesi, çevre kirliliği ve küresel ısınma başta olmak üzere doğada önemli tahribatlara yol açmıştır. Bu tahribatı azaltmak ve ortadan kaldırmak için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı önemli bir alternatif haline gelmiştir. Bu doğrultuda en önemli yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi; yakıt maliyeti olmayan, çevreye zararı yok denecek kadar az olan, güneş ışınlarından yararlanmak için geniş alanlara kurulan, güneş panelleri yardımıyla enerji elde edilen sistemlerdir. Bu tezde Bayburt'ta bulunan Güneş Enerji Santrali'nin 2020 yılında ürettiği elektrik enerjisi verisine bağlı olarak bir güneş enerjisi sisteminin (GES) performans parametrelerinin incelenmesine dair rehber niteliğinde bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bayburt GES'in 2020 yılında ürettiği enerji miktarı 12.1 GWh'dir. Aylık üretilen enerji ve aylık ortalama güneş ışınım değerinden yıllık ortalama performans oranı %89.04, kapasite faktörü %18.3, panel verimliliği ise %16.88 hesaplanmıştır. Faaliyette olan Bayburt GES'in HelioScope programında tasarımı yapılmıştır. HelioScope'da yapılan tasarım sonucunda santralin ürettiği yıllık enerji miktarı 11.03 GWh ve performans oranı %86.3 hesaplanmıştır. Tasarım tipi, güneş paneli eğim açısı, azimut açısı sistemin verimini önemli ölçüde etkilediğinden HelioScope programında farklı tasarımlar yapılarak bir GES'in performansını etkileyen parametrelerin etkileri incelenmiştir. Güneş panelinin üzerine düşen gölge etkisinin ve güneş panellerinin kirlenmesinin sistemin verimini düşürdüğü sonuçlardan görülmüştür. Gölge etkisi olan sistemin performans oranı değeri %62.7 iken optimizer kullanılarak iyileştirilen sistemin performans değeri %75.8 olmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Adomian ayrıştırma yönteminin eliptik sınır değer problemlerine uygulanması
Hamit Biçer
Bu tez çalışmasında Adomian ayrıştırma yöntemi kullanılarak eliptik kısmi diferansiyel denklemlerin sınır değer problemi ve eliptik ters problem incelenmiştir ve çözümleri elde edilmiştir. Bu tez çalışması beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Adomian ayrıştırma yöntemi üzerine yapılan çalışmalar , eliptik kısmi diferansiyel denklemler (Laplace, Poisson), iyi konumlandırılmış problemler ve Taylor serisi açıklanmıştır. İkinci bölümde Adomian ayrıştırma yöntemi tanıtılmıştır. Adomian ayrıştırma yönteminin kullanımı ve iki örnek Adomian seri çözümleri ile yaklaşık çözümleri verilmiştir. Üçüncü bölümde Adomian polinomları gösterilmiştir. Bu bölümde Adomian yöntemiyle Adomian polinomlarının hesabı, parametre kullanarak Adomian polinomların hesabı, genelleştirilmiş Taylor serisi ile Adomian polinomlarının hesabı ve homotopi pertürbasyon yöntemiyle Adomian polinomlarının hesabı verilmiştir. Dördüncü bölümde Adomian ayrıştırma yöntemi eliptik kısmi diferansiyel denklemler hakkında yapılan çalışmalar verilmiştir. Adomian ayrıştırma yöntemiyle eliptik kısmi diferansiyel denklemin çözümü ve doğrusal olmayan eliptik kısmi diferansiyel denklemin çözümü birer örnekle gösterilmiştir. Beşinci bölümde eliptik ters problemlerde Adomian ayrıştırma yöntemi verilmiştir. Bu başlık altında ters problem tanıtılmış, üçüncü mertebeden kısmi diferansiyel denklemler verilmiş ve eliptik ters problemin Adomian ayrıştırma yöntemiyle çözümü verilmiştir. Altıncı bölümde altında ise bu tez çalışmasının sonuçları verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kesir Mertebeden Diferansiyel Denklemler için Sabit Nokta Yaklaşımı
Esmahan Bal
Bu tez çalışmasında kesir mertebeden integraller içeren başlangıç değer problemleri için varlık ve teklik koşulları araştırıldı. Ayrıca, bu başlangıç değer problemlerinin çözümü için sabit nokta yaklaşımı yapıldı. Birinci bölümde, literatür taraması ile konunun tarihsel gelişimi ve önemi hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde, tez çalışmasında kullanılacak olan bazı temel tanım, teorem ve örnekler ifade edildi. Üçüncü bölümde ise kesir mertebeden diferansiyel denklemler için çözüm yöntemleri hakkında bilgi verilerek kuvvet serileri metodu ve Laplace dönüşüm metodu örneklerle açıklandı. Son bölümde ise kesir mertebeden bazı İntegro-diferansiyel denklemler içeren başlangıç değer problemlerinin varlık ve teklik koşulları araştırıldı. Bulunan sonuçlar örneklerle desteklendi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Binalarda ısıl enerji depolama için faz değişim malzemelerinin kullanımının enerji verimliliği açısından araştırılması
Gamze İlgar
Ülkemizde kullanılan enerji kaynaklarının kısıtlı ve bu konuda dışarıya bağlı olması sebebi ile "enerji verimliliği" önemli konular arasında yer almaktadır. Enerji tüketiminin en fazla olduğu yerlerden biri de konut sektörüdür. Konutlarda harcanan enerji oranını düşürmek için de günümüzde enerji etkin bina tasarımına önem verilmektedir. Binalarda enerji performansını artırmak için birçok çalışma yapılmış ve literatüre girmiştir. Bu çalışmalardan bir tanesi de binalarda ısıl enerji depolayan faz değiştiren malzemelerin (FDM) kullanılmasıdır. FDM'lerin kullanımı ülkemizde öncelikli araştırma alanları kapsamına girmektedir. Çalışma kapsamında binaların dış duvarında FDM'lerin kullanımının enerji verimliliği incelenmiştir. Bunun için, bina simülasyon programı "DesignBuilder" kullanılarak enerji senaryoları oluşturulmuştur. Bu senaryolara göre en etkin tasarım belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun yanında, enerji tüketim değerlerinin düşürülmesi sonucunda karbon emisyon oranlarının da azalmasıyla çevre dostu yaklaşımlar sunulmuştur. Tez çalışmasında, FDM'lerin binalarda ısıl enerjiyi depolamak için kullanılmasıyla güneş enerjisinden daha uzun süre faydalanmak da amaçlanmaktadır. Elde edilen analiz sonuçlarından, kullanılan FDM'lerin çeşidinin ve dış duvar yapı bileşenindeki yerinin, yıllık ısıtma ve soğutma enerjisi kazancında etkin bir role sahip olduğu görülmüştür. İnfiniteRPCM21C'nin yıllık soğutma enerjisi kazancının %18.99 oranında, BioPCM27/Q21'in yıllık ısıtma enerjisi kazancının %21.32 oranında olduğu ortaya çıkmıştır. Analizler sonucunda FDM'lerin binalarda kullanımının enerji verimliliğini arttırarak, tüketim maliyetlerinin düşürülmesinde önemli derecede katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Bu tez çalışmasının hem ulusal ve uluslararası literatüre hem de sektöre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki engellerin aşılmasında Blockchain etkilerinin çok kriterli karar verme teknikleriyle analiz edilmesi
Mehmet Zahit Hanzade
Bu çalışmada sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki engelleri belirlemek, ağırlıklandırmak ve engellerin aşılmasında Blockchain teknolojisinin faydalarının etkilerini analiz etmek amaçlanmıştır. Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki engeller literatürdeki çalışmalar ve uzmanlarla görüşmeler ile belirlenmiştir. Engellerin ağırlıkları ÇKKV yöntemlerinden Best-Worst Method (BWM) yöntemi ile tespit edilmiştir. Engellerin aşılmasında hangi blochchain faydasının ne kadar etkili olabileceği ise ÇKKV yöntemlerinden Evaluation Based on Distance from Average Solution (EDAS) yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki en önemli engeller "Yeni teknolojiye direnç gösterme ve mevcut teknolojiye bağlılık, Yeşil veya çevreci etiketli ürünlerin yetersizliği, Tedarikçiler ve paydaşlarda çevre ve sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi (STZY) bilinci eksikliği" olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu engellerin aşılmasında en etkili Blockchain faydalarının ise sırasıyla Merkeziyetsizlik, Denetlenebilirlik ve Şeffaflık olduğu görülmüştür. Ayrıca sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi engellerinin aşılmasında Blockchain teknolojisinin alışılmışın dışında çözümler sunduğu ve tedarik zinciri yönetimlerindeki boşlukları faydalı bir biçimde doldurarak sürdürülebilir hale getirdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Blockchain, ÇKKV, Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Yerli ve yabancı bazı kışlık ekmeklik buğday çeşitlerinin erken dönem kuraklık stresine katlanma bakımından değerlendirilmesi
Muharrem Ural
ÖZET Yapılan çalışmada, 10 yerli ve 10 yabancı olmak üzere, 20 kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşidinin, erken dönemde meydana gelebilecek kuraklık stresine karşı morfo-fizyolojik ve fito-kimyasal özellikleri incelenmiştir. Bu anlamda, %100 tarla kapasitesinde ve %25 tarla kapasitesinde tutularak, laboratuvar ortamında sera koşulları oluşturulmuştur. Çalışmalar, uygulamalar (su stressiz kontrol ve su stresli kurak koşullar) ana parsellere ve çeşitler alt parsellere yerleştirilmek suretiyle, üç tekrarlamalı olarak tesadüf parsellerinde bölünmüş parseller deneme desenine göre yürütülmüştür. Çalışma kapsamında, yaprak en, boy ve en/boy oranı, yaprak klorofil-a, klorofil-b, toplam klorofil ve klorofil-a/b, kök yaş ağırlığı, taç yaş ağırlığı, kök/taç yaş ağırlıklar oranı, ELWR (kesilen yaprak su tutma kapasitesi), MTS (membran kararlılığı), ortam-yaprak sıcaklığı farkı (OYSF), yaprak kül içeriği, yaprak potasyum (K+) içeriği, karotenoid içeriği, prolin ve toplam fonolik bileşik içeriği gibi morfo-fizyolojik ve fito-kimyasal özellikler incelenmiştir. Ayrıca, uygulamaların ve çeşitlerin, çoğu özellikler bakımından; yine uygulama×çeşit interaksiyonlarının bakımından çoğu özelliklerin istatistiksel anlamda değişim gösterdiği belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; kuraklık stresi ile birlikte yaprak eni ve boyunda, klorofil-b ve klorofil a/b, kök ve taç yaş ağırlığında, MTS, OYSF, yaprak kül içeriği ve yaprak K+ içeriğinde azalmalar gözlenmiştir. Yaprak en/boy, klorofil-a, toplam klorofil, kök/taç oranı, ELWR, karotenoid, prolin ve toplam fenolik içeriğinde ise artış olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, denemede incelenen özellikler, erken dönemde yaşanabilecek kuraklık veya diğer abiyotik stres çalışmalarında, verime giden yolda birer morfo-fizyolojik ve fitokimyasal ıslah kriteri olarak kullanılmasının yanısıra; gerek genotip sayısı ve gerekse uygulama sayısının arttırılarak tarla denemeleri ve buna benzer sera denemelerinin birlikte yürütülmesi çalışmaların kesinliği ve sağlığı açısından daha yerinde olacaktır. Ayrıca, çalışmada incelenen çeşitlerden Miranda'nın kuraklık stresinde, çoğu özellikler yönünden ıslah çalışmalarında ebeveyn olarak rahatlıkla kullanılabileceği anlaşılmaktadır.















