Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kulakaç, Nurşen(10)
- Uzun, Sevda(8)
- Yesilelebi, Gl(8)
- Durmuş, İbrahim(7)
- Araz, Onur(6)
- Aksoy, Bahar(5)
- Aydin, Aydanur(5)
- Baltaci, Cemalettin(5)
- Gücer, Mehmet Ali(5)
- Merdan, Mehmet(5)
- Odaci, Hatice(5)
- Peker, Iskender(5)
- Vural, Alaaddin(5)
- Acet, Tuba(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Dokuz, Abdurrahman(4)
- Karabulut, Besim(4)
- Karsli, Orhan(4)
- Kaygusuz, Abdullah(4)
- Ozcan, Handan(4)
- Sımsek, Tugçe(4)
- Türkkan, Tuğba(4)
- Yücel, Cem(4)
- Çam, Handan(4)
- Öz, Mehmet(4)
- Ünker, Faruk(4)
- Ürkek, Bayram(4)
- Şenel, Ebru(4)
- Arslan, Adem(3)
- Arslan, Mehmet(3)
- Aydin, Faruk(3)
- Baltacı, Cemalettin(3)
- Batan, Nevzat(3)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(3)
- Cakir, Tufan(3)
- Cengiz, Sevil(3)
- Demir, Sertac Timur(3)
- Demirbağ, Orkun(3)
- Duran, Celal(3)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Üniversite idari personelin çalışma ortam riskleri açısından iş güvenliğini etkileyen faktörler (Gümüşhane ili örneği)
Ramazan Kırma
Bu çalışmanın amacı Gümüşhane Üniversitesi idari personelin çalışma ortam riskleri açısından iş güvenliğini etkileyen faktörleri belirlemek ve çözüm önerileri sunmaktır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Kasım 2020 tarihleri arasında Gümüşhane Üniversitesi'nde görev yapan idari personeller (258 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden tüm idari personele ulaşılması planlanmıştır. Araştırmanın yapıldığı tarihlerde raporlu-izinli ve red edenler dışında aktif çalışan 152 idari personele ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacı ve danışman tarafından literatür incelenerek oluşturulan personellerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ile İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anketin personelin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan idari personelin İş Güvenliği Ölçeği puan ortalaması 107.97±11.39 olarak bulunmuştur. Çalışma verim düzeyini yeterli olarak algılayan, düzenli egzersiz yapan ve herhangi bir ruhsal hastalığı olan idari personelin iş güvenliği yüksek bulunmuştur. Bu çalışmada araştırma kapsamına alınan idari personelin, araştırma yapılan kurumda iş güvenliğini sağladığı bulunmuştur. Kurum yöneticileri tarafından idari personelin verim düzeyini artırmaya yönelik motivasyon çalışmaları düzenlenmelidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Cumhuriyet Döneminde Trabzon'da güvenlik ve emniyet teşkilatı (1923-1945)
Aleyna Tağıl
Güvenlik ve emniyet teşkilatları devletlerin var olmalarını sağlayan en büyük kurumlardır. Osmanlı Devleti bu amaçla bünyesinde birçok görevli barındırmıştır ancak I. Dünya Savaşı ile iç düzen bozulmuştur. Milli Mücadele yıllarının ardından Türkiye Cumhuriyeti Anadoluda yeniden bozulan düzeni tesis etmek için çalışmıştır. Bu süreçte emniyet teşkilatlanması ise varlığını devam ettirmeyi başarmıştır. Polis, jandarma ve zabıta kurumları Osmanlı döneminde kurulup Türkiye Cumhuriyeti'ne intikal eden teşkilatlar olmuşlardır. Bu tez çalışmasında ilk olarak Osmanlı döneminde var olan emniyet yapılanmaları geniş bir şekilde ele alınarak anlatılmıştır. Ardından 1923-1945 yılları arasındaki Trabzon'daki emniyet teşkilatının işlevi, 1923 yılından öncesi ile mukayese edilerek açıklanmıştır. Bilhassa karakolların şehir içerisindeki varlıkları ve üstlendikleri rollerin yanında bölgedeki siyasi yapılanmaların emniyete katkısı, polis eğitimi noktasında yapılan emniyet çalışmaları ve toplumsal düzendeki asayiş meseleleri ele alınmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İterasyon yöntemleri ile integral denklemlerin çözümleri
Kadir Şengül
Bu tez çalışmasında, yeni üç adımlı iterasyon yöntemi kullanılarak ikinci tip lineer ve lineer olmayan Fredholm integral denklemlerin çözümlerinin güçlü yakınsaklığı ve bu denklemler için veri bağlılığı araştırılmıştır. Bu tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konu hakkında literatür özeti verilmiştir. İkinci bölümde tez boyunca kullanılan bazı temel kavramlar ifade edilmiştir. Ayrıca, bu bölümde literatürde yer alan bazı daralma dönüşümleri, iterasyon yöntemleri ve sabit nokta teoremleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde hipotez doğrultusunda bulgulara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise bu tez çalışmasından elde edilen sonuçlar özetlenerek, daha sonra yapılabilecek olası çalışmalar için fikirler sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022KOBİ'lerde pazarlama aracı olarak sosyal medya kullanımı: Instagram örneği
İbrahim Muslu
İnternet teknolojisinin gelişmesiyle ortaya çıkan sosyal medya platformları, kullanıcılara bulundukları yer fark etmeksizin bireyleri veya büyük ölçekli toplulukları etkileme fırsatı sunmuştur. Kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin metin, video ve görüntü formatlarında özgürce paylaşılması, diğer kullanıcılarla kolaylıkla iletişime geçilmesi ve coğrafi kısıtlama olmaksızın her türlü alışveriş işleminin rahatlıkla gerçekleştirilmesi gibi çeşitli avantajlı yönler bu platformların kullanım oranlarının her geçen gün katlanarak artmasına katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda sosyal medya bileşenlerinden biri olan Instagram'ın ürün ve hizmetlerin tanıtımı için uygun bir ortam sunması, reklamlar aracılığıyla doğrudan hedef kitleye odaklanabilme özelliği ve müşterilerle etkileşim ortamı yaratması gibi güçlü yönleri bulunmaktadır. Diğer yandan geleneksel medyaya kıyasen bu uygulamadaki tüm hâkimiyet işletmenin kontrolü altındadır ve bu bakımdan hiçbir aracıya ihtiyaç duyulmamaktadır. Tüm bu avantajlı yönler bu uygulamayı KOBİ'ler için önemli bir pazarlama aracı olarak ön plana çıkarmaktadır. Bu çalışmada KOBİ'lerde pazarlama aracı olarak Instagram kullanımının işletmeler üzerindeki rolü ve önemi araştırılmıştır. Ayrıca Instagram'da pazarlama faaliyetinde bulunan işletmelerin karşılaştığı sorunlar belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini Türkiye'de faaliyet gösteren pazarlama çalışmalarında Instagram'da aktif olan KOBİ'ler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise Gümüşhane merkez ve ilçelerinde faaliyet gösteren Instagram'ı aktif olarak kullanan 20 farklı KOBİ oluşturmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Mekkî sûrelerde müşriklerin çeşitli itirazları ve Kur'ân'ın bunlara cevapları (Mukâtil b. Süleyman örneği)
İlknur Tekin
Bu tezde müşriklerin mekkî sûrelerdeki birtakım itirazları ve Allah'ın bu itirazlara Kur'ân'da verdiği cevapları Mukâtil b. Süleyman'ın ilk tam tefsir olan Tefsîr-i Kebîr'i bağlamında ele alınmıştır. Bu çalışma iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde Mukâtil b. Süleyman'ın hayatı, eserleri, çalışmaları incelenmiştir. İkinci kısımda ise Hz. Muhammed'in (sav) İslam'a davetini kabul etmeyen müşriklerin itirazları mekkî sûreler bağlamında tahlil edilmiştir. Yapılan tespitler neticesinde itirazların genel manada Yüce Allah'a, gönderilen vahye, Allah'ın elçisi olan Hz. Muhammed'e, müslümanlara ve ahiretin varlığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Kur'ân'da müşriklerin itirazlarına ve itiraz sebeplerine birçok ayette değinilmiştir. Allah'a karşı yapılan itirazlar, daha çok Mekke toplumunda kökleşmiş olan putperestlik inancından neşet etmiştir. Kur'an ile ilgili olanlar da çoğunlukla vahyin kaynağıyla alakalıdır. Hz. Nebi hakkındaki itirazlar ise genel olarak beşer üstü elçi beklentisinden ve mucizelere şahit olma arzusundan ileri gelmiştir. Müminleri imanlarından çevirmek için çeşitli vaatlerde bulunan müşriklerin, yeniden dirilme ve ahiret hayatının varlığı konusunda da inkârı tercih ettikleri görülmüştür. Sonuç olarak Kur'ân'ın inzali ve tebliği esnasında müşriklerin İslam'a yönelik itirazlar ile bu itirazlara verilen cevaplar, Mukatil b. Süleyman'ın mekkî sûrelerle ilgili açıklamaları özelinde incelenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVID-19 pandemi sürecinin iç denetim uygulamalarına etkileri: Üniversiteler üzerine bir araştırma
Sadık Türkoğlu
Pandemi döneminde hem kamu kurumlarında hem de özel sektör işletmelerinde iş modellerinde değişime gidilmiştir. Bu dönemde üniversitelerde eğitim-öğretim faaliyetlerinde ve idari birimlerin işleyiş biçimlerinde farklı önlemler ile süreç yönetilmeye çalışılmıştır. Üniversitelerde önemli bir mekanizma olan iç denetim birimleri de bu çalışma şekillerinden etkilenmiş ve farklı iç denetim uygulamaları yapılmıştır. Bu çalışmada, pandeminin üniversitelerde iç denetime etkisinin araştırılması amaçlanmış olup nitel araştırma yönteminde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler yapılmış ve olgu bilim çalışması ile veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma kapsamında kartopu örnekleme ve amaçlı örnekleme yöntemi ile katılımcılara ulaşılmış ve 11 farklı üniversiteden iç denetçi ile yüz yüze ve sanal ortamda görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin kategorizasyonu yapılarak veriler çözümlenmiş olup ana tema ve alt temalar oluşturulmuştur. Pandemi döneminde üniversitelerde iç denetimde "iletişim", "süreç yönetimi", "teknoloji kullanımı", "bürokratik durum" ve "psiko-sosyal durum" olmak üzere beş ana tema ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak pandemi döneminde alınan önlemler kapsamında üniversitelerde iç denetim süreçlerindeki farklı uygulamaların, iletişim engeli, alternatif süreç yönetimi, teknoloji kullanımı, alternatif bürokratik işleyiş ve psiko-sosyal etkilere neden olduğu görülmüştür. Bilgi teknolojilerinin çalışma biçimlerinde yoğun bir biçimde kullanılmaya başlandığı ancak pandemi gibi toplum sağlığını tehdit eden kriz dönemleri hariç uzaktan denetim mekanizmasının geleneksel denetimin tamamlayıcısı olarak kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Afet bilinci ve maske kullanımı ilişkisi ile ilgili bir araştırma – Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi örneği
Muhammed Ali Tatlı
Solunum yollarıyla bulaşabilen biyolojik tehlikelerin temas miktarını ve yayılımını azaltmada kişisel koruyucu ekipmanlardan (KKE) tıbbi maskeler kullanılır. Tıbbi maske kullanımı alışkanlığının oluşması ve doğru kullanımının bilinmesi hava yoluyla bulaşabilecek biyolojik risklerin olumsuz etkilerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Araştırmanın amacı, sağlık alanında eğitim alan öğrencilerin tıbbi maske bilgi düzeylerinin belirlenmek ve afet bilinciyle ilişkisinin olup olmadığını değerlendirmekti. Çalışma yönteminde, 491 öğrenciye 5'li likert tip tıbbi maske ve afet bilinci algısı konulu anketler uygulandı. Sonuçlar ortalama±standart sapma değerleri olarak hesaplandı ve SPSS analiz yöntemleri kullanılarak sosyodemografik değişkenlerle karşılaştırıldı. Çalışma sonucunda; katılımcıların tıbbi maske bilgi düzeyleri (4.60±0.51) ve afet bilinci algı (4.25±0.57) ortalamaları yüksekti. Tıbbi maske kullanım bilgi düzeyleri; yaş, cinsiyet, bölüm ve kentte ikamet etmeye bağlı olarak yükselmekteydi (p<0.05). Ayrıca afet bilinci algısı ve tıbbi maske kullanım bilgi düzeyi arasında ise pozitif korelasyon olduğu saptandı (p<0.01). Bu çalışma neticesinde, tıbbi maske kullanımında afet bilinci kavramının önemli olduğu ve daha ileri düzeyde KKE, eğitim, cinsiyet ve bilgi kaynaklarına erişim ile ilgili afet bilinci araştırmalarının yapılmasının afet yönetimi süreçlerine olumlu katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Yöneticilerin iş güvenliği kültürü ve iş güvenliği performanslarının değerlendirilmesi
Hakan Gürbüz
İş kazaları gerek dünya çapında gerekse Türkiye'de çalışma hayatının en ciddi problem alanını oluşturmaktadır. Bu durum beraberinde bazı yasal düzenlemeler ve teknik çözüm odaklı çalışmaları getirmiştir. Ancak bu düzenlemelerden istenen sonuç alınamamıştır. Sorunlara yalnızca teknik bir mesele olarak bakmak çözüme ulaşmak adına doğru bir adım olmayacaktır. Yaşanan kazaların yaklaşık %88'inin çalışanların güvensiz davranışlarından %10'unun ise güvensiz durumlardan kaynaklı olması, değerlendirmeye insan faktörünün de dahil edilmesi gerektiği sonucunu doğurmuştur. Yapılan araştırmalar, güvenlik performansınının örgütlerdeki güvenlik kültüründen etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu araştırmada yöneticilerin iş güvenliği kültürü düzeylerini tespit etmek ve güvenlik kültürünün yöneticilerin güvenlik performansı üzerindeki etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesinde görev yapan yönetici idari personel ve yönetici akademik personel oluşturmaktadır. Araştırmada demografik bilgi formu ve iş sağlığı ve güvenliği kültürü ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesi için SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin belirlenmesinde frekans (sıklık) ve yüzde analizlerinden faydalanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda yöneticilerin iş güvenliği bilincine sahip oldukları, güvenlik kültürü boyutlarının güvenlik performansı üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Otomotiv sektöründe iş sağlığı ve güvenliği farkındalığının incelenmesi: Samsun örneği
Emine Kaplan
Dünyada ve ülkemizde sanayileşme ve teknolojik gelişmeye paralel olarak işyerlerinde üretimin faktörü olan işçilerin sağlık ve güvenlikleri ile ilgili bazı sorunlar yaşanmaktadır. Başlangıçta çok da önemli olmayan bu problemler, işlerin ve çalışmaların verimliliğini tehlikeye attıkları için giderek daha önemli hale gelmekte ve üzerinde düşünmek gerekmektedir. 20. yüzyıldan itibaren sanayileşmiş ülkeler, iş sağlığı ve güvenliği konularına odaklanmak zorunda kalmışlardır. Ülkemizde işgücünün korunması ve güvenliği konusunda ayrıntılı ve sistematik bir düzenleme yapılmaktadır. En kapsamlı çalışma olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş ve yönetmeliklerle desteklenmiştir. Bu yönetmelikler birçok sektörde mevzuat çerçevesinde uygulanmaktadır. Ancak iş sağlığı ve güvenliği farkındalığının eksikliğine de bağlı olarak uygulamada bazı sıkıntılar yaşanmaktadır. Özellikle Otomotiv sanayisinde, çalışanların yüksek iş yükü ve uygun olmayan çalışma koşulları nedeniyle birçok iş kazası meydana gelebilmektedir. Bu endüstriyel kazalara neden olan riskler bilinerek, bu risklerin nelere yol açabileceği belirlenerek, risk maruziyetinin azaltılması ve uygun önlemler alınarak otomotiv sektörünün iş sağlığı ve güvenliği, iş performansı açısından yeniden düzenlenmesi sağlanacaktır. İşletmede iş sağlığı ve güvenliğine riayet edilmesi işletmedeki bu alandaki farkındalığını da arttıracaktır. Bu sayede bir işletmeden başlayan farkındalık artışı giderek yayılarak bütün işletmelerde sağlanacaktır. Çalışanların kendini güvende hissetmesi, iş performanslarının artmasıyla birlikte iş sağlığı güvenliği farkındalığını da artıracağı düşünülmektedir. Bu tez çalışmasında otomotiv sektöründeki iş sağlığı ve güvenliği farkındalığına yapılacak olan anket çalışmasıyla dikkat çekilecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çalışanların güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti ilişkisine yönelik bir araştırma
Selçuk Sarı
Bu çalışmanın amacı, çalışanların güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişkinin var olup olmadığını araştırmaktır. Ayrıca demografik faktörler ile güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini Gümüşhane ilinde madencilik sektöründe çalışan 257 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada verilerin değerlendirilmesinde Güvenilirlik analizi, Frekans dağılımı, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve Korelasyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre güvenlik iklimi algısı ile işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcılara ait demografik faktörlerden; yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve çalışılan birim gibi değişkenler ile güvenlik iklimi ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Ancak katılımcıların mevcut iş yerinde çalışma süresi ile işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur. Sonuç olarak, güvenlik iklimi ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi inceleyen bu çalışmada, iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle çalışanların işten ayrılma davranışını azaltmak için, güvenlik ikliminin oluşmasını ve gelişmesini sağlamak, iş yerinde güvenli bir çalışma ortamı yaratmak önemli düzeyde rol oynamaktadır. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane maden sektörü, Güvenlik iklimi, İşten ayrılma niyeti
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVID 19 salgınında sağlık çalışmalarına katılımda halkın gönüllülük düzeyini belirleme: Gümüşhane ili örneği
Selvi Yolalan
Covid 19 salgını bütün dünyayı etkisi alına alarak insanları, toplumu, ekonomiyi ve sosyal hayatı olumsuz etkilemiştir. Özellikle Covid 19 salgınında görev alan birçok meslek grubu salgından diğer insanlara ve meslek çalışanlarına daha fazla etkilenmiştir. Yüksek vaka ve ölüm sayıları nedeniyle artan iş yükünden salgın ile mücadelede en büyük rolü olan sağlık çalışanları daha fazla etkilenmektedir. Bu nedenle sağlık sisteminin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane'de yaşayan insanların pandemi sürecinde insan gücüne ihtiyaç durumunda gönüllülük düzeylerini ve gönüllülüklerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmada veriler anket yöntemiyle toplanacaktır ve SPSS programı ile analiz edilecektir. Analizlerin sonuçları frekans, ortalama, standart sapma ile sunulacaktır. Ayrıca ikili gruplar arasında karşılaştırma yaparken T-testi veya Mann-Whitney U testi kullanılacaktır ve ikiden fazla gruplar arasında karşılaştırma yapılırken ANOVA veya Kruskal_Wallis H testi kullanılacaktır. Bu çalışma salgın hastalıklar ile mücadele etmek için halkın hazırlık ve müdahale çalışmalarına daha fazla katılımını sağlayacak politikaların oluşturulması için yöneticilere fikir verecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Covid-19 döneminde kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi: Sağlık çalışanları üzerine uygulama
Cemile Yavuz
Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkileyen bir sağlık sorunu olmuştur. Bu sağlık sorunu ile mücadele sürecinde sağlık çalışanları ön saflarda mücadele etmiştir. Bu durum sağlık çalışanlarının psikolojik sağlıkları, iş yeri koşulları ve çalışma sistemleri üzerinde birtakım olumsuzluklara da neden olmuştur. Yapılan çalışmada Covid-19 döneminde sağlık çalışanlarının kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi incelenmiştir. Bu amaçla ile yürütülen çalışmaya 271 kadın ve 83 erkek olmak üzere toplam 354 sağlık çalışanı katılmıştır. Katılımcılara içerisinde demografik veri formu, Covid-19 Kaygısı Ölçeği, İş Yükü Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeği olan anket formu uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda kullanılan ölçme araçlarının veri seti için güvenilir ve geçerli oldukları görülmüştür. Covid-19 kaygısı ile iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Performans ile Covid-19 kaygısı ve iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Regresyon analizleri sonucunda iş yükünün Covid-19 kaygısına etkisi diğer sağlık kuruluşunda çalışan sağlık çalışanların hastanede çalışanlara oranla daha yüksek bulunmuştur. Elde edilen bulguların Covid-19 pandemisinin son zamanlarına rastlaması kavramlar arasındaki ilişkilerin farklı yönlerine dikkat çekmiştir. Yine de Covid-19 pandemisinin getirdiği kaygı ve işyükünün sağlık çalışanlarının performansları üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İş stresinin iş-aile çatışması ve işten ayrılma niyeti ile ilişkisi : Sağlık çalışanları üzerinde bir uygulama
Alev Terzi
Bu araştırmanın temel amacı, Covid-19 salgın döneminde sağlık çalışanlarının algıladıkları iş stresi, iş-aile çatışması ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili konuda literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma evreni olarak Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren Devlet Hastanesi uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma 273 sağlık çalışanının (doktor, hemşire, ebe, sağlık teknisyeni vb.). katılımıyla gerçekleşmiştir. Anket yöntemiyle toplanan verilerin analizin de SPSS 23.0 paket programları kullanılmıştır. Araştırma neticesinde sağlık çalışanlarının iş stresi ile iş-aile çatışması arasında, iş-aile çatışması ile işten ayrılma niyeti arasında ve iş stresi ile işten ayrılma niyeti değişkeni arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, iş stresi ile cinsiyet, medeni durum, eğitim ve görev durumu, mesleki toplam hizmet süresi ve hastanede çalışma süresi demografik değişkenleri arasında farklılıklar bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla analizler yapılmıştır. Yapılan bu analizler sonucunda iş stresi ile çalışanların görev durumu dışındaki diğer değişkenler arasında anlamlı farklılıklar bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Türkiye'de postmodern kamu yönetiminin yansıması olarak kent konseyi analizi
Muhammet Sever
20.yüzyılın sonlarına doğru benimsenen piyasa odaklı işletmeci bir mantıkla yönetsel sürecin etkileşimini savunan Postmodern Kamu Yönetimi, yerel düzeyde katılımcılık ve demokrasi ilkeleri etrafında şekillenmiştir. Bu kapsamda gelişen yerelleşme adımları ise; yönetişim yaklaşımının benimsenmesini sağlamıştır. Bu yaklaşım yerel düzeyde kent konseylerinin oluşmasında temel dayanak olmuştur. Yerelde; demokrasinin ve katılımcı yaklaşımın geliştirilmesinin yansıması olarak beliren kent konseyleri, hemşehri bilincinin artırılması, sorunlara karşı bütünleşik bir fikrin oluşturulması, belirlenen sorun ve ihtiyaçlara yönelik ortak temel bir politika oluşturulması adına ortaya konulan yerel katılımcı bir uygulama örneğidir. Çalışmada ortaya konulması hedeflenen içerik; post-modern kamu yönetimi kapsamında kent konseylerinin yerel katılım ve demokrasi kültürü üzerinden İzmir, Antalya, Balıkesir, Eskişehir, Şanlıurfa, Erzurum ve Trabzon büyükşehirleri üzerinden değerlendirilmesi yoluyla analizidir. Kent konseylerinin, Post Modern Kamu Yönetimi ilkeleri çerçevesinde yapısal ve işlevsel yönleri bölgesel farklılıklar esas alınarak değerlendirilmiştir. Yerel düzeyde, farklı yapı ve alanlarda faaliyetler yürüten bu yapının; yoğunlaştıkları alanlar, kent profili çerçevesinde belirlediği ya da kabul ettiği faaliyetler, kurum dışı ilişkileri vb. değerlendirmeler; belirli ilke ve argümanlar üzerinden analiz edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Türk bankacılık sektöründe takipteki kredi oranının belirleyicileri
Muhammet Emin Kürüm
Bu tezin amacı, Türk bankacılık sektöründe takipteki kredi oranının belirleyicilerinin tespit edilmesidir. 1997 yılında Thomas Wilson tarafından geliştirilen makroekonomik kredi riski modeli olan Credit Portfolio View yaklaşımına dayalı olarak gerçekleştirilen çalışmada, bağımlı değişken olarak takibe dönüşüm oranı, bağımsız değişkenler olarak ise işsizlik, gayri safi yurt içi hasıla ve faiz kullanılmıştır. Gerçekleştirilen ARDL sınır testi sonucunda eş bütünleşme ilişkisi tespit edilmiş ve uzun dönem ARDL modeli sonuçlarına göre, işsizlik (ISSIZLIK) değişkeni ile takibe dönüşüm oranı (TDO) değişkeni arasında %5 düzeyinde istatistiki olarak anlamlı pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) ile takibe dönüşüm oranı (TDO) değişkeni arasında %5 düzeyinde istatistiki olarak anlamlı negatif bir ilişki bulunmuştur. Faiz (FAIZ) değişkeni ile takibe dönüşüm oranı (TDO) değişkeni arasında ise %1 düzeyinde istatistiki olarak anlamlı pozitif bir ilişki saptanmıştır. Toda Yamamoto nedensellik testi sonucuna göre ise faiz değişkeninden takibe dönüşüm oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: ARDL sınır testi, Bankacılık sektörü, Kredi riski, Takipteki krediler
- Doktora TeziAçık Erişim2022Afet risk algısının afetlerde hazırlık sürecindeki rolü
İbrahim Kıymış
Afet riski altında yaşayan insanların afetlere tepkilerini, davranışlarını ve risk kültürlerinin özelliklerini belirlemede ve değerlendirmede kullanılabilecek afet risk algısı ölçeğinin geliştirilmesi, afet risk yönetiminde önemli bir adımdır. Bu çalışmanın amacı, bir afet risk algısı ölçeği geliştirmek ve afete hazırlıklı olma üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Bu nedenle pilot uygulama ve ardından ana uygulama, sırasıyla 359 ve 786 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm katılımcılar 18 yaş ve üstü, Giresun ve Elazığ illerinde ikamet eden ve yakın zamanda deprem, sel ve heyelan yaşamıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistikler, faktör analizi, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA ve yapısal eşitlik modelleme teknikleri kullanılmıştır. Maruziyet/Etki, Olasılık, Yönetilemezlik, Endişe/Korku, Savunmasızlık olmak üzere 5 boyutta kategorize edilen 25 maddeden oluşan güvenilir ve geçerli bir afet risk algısı ölçeği geliştirilmiştir. Katılımcıların afet risk algıları; eğitim düzeylerine, gelir düzeylerine, yaşadıkları illere ve afet eğitimlerine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Afet riski algısı ile afete hazırlıklı olma arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0.29; p<0.05). Yapısal eşitlik modeline göre, Maruziyet/Etki (β=0.40; t=5.48; p<0.05) ve Endişe/Korku (β=0.23; t=3.37; p<0.05) değişkenlerinin afete hazırlık üzerinde olumlu ve anlamlı etkileri olmuştur. Gelecekteki çalışmalar için afet risk algısı ölçeğinin farklı afet türlerine göre uygulanması, sonuçlarının değerlendirilmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Mağaza atmosferinin yeniden satın alma niyeti üzerindeki etkileri ve akış deneyiminin aracılık rolü: Mobilya sektöründe bir uygulama
Abdulkadir Meydan
Bu çalışmanın amacı; mağaza atmosferinin, yeniden satın alma niyeti üzerinde akış deneyiminin aracılık rolünün incelenmesidir. Amaçtan yola çıkarak tüketicilerin yeniden satın alma kararlarında mağaza atmosferinin etkileri ve akış deneyiminin yeniden satın alma niyetine etkisinin ne düzeyde olduğu incelenmiştir. Oluşturulan model ve hipotezlerin testinde örneklem için 428 mobilya mağazası müşterilerinden veriler toplanmıştır. Veriler SSPS ve AMOS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda mağaza atmosferinin yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu ve akış deneyimi ile yeniden satın alma niyeti arasında aracılık etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Hidroelektrik santrallerin çevresel akış miktarlarının değerlendirilmesi: Trabzon ili örneği
Ömer Karaş
Etkili ve güvenli şekilde kullanımı ile insan yaşamının ve ekosistemin vazgeçilmez bir parçası olan su, aynı zamanda ekonomik ve teknolojik gelişmelerinde önemli bir yapı taşı durumundadır. Özellikle yenilebilir enerji kaynaklarından hidroelektrik enerjinin dönüşümünde kullanılan su miktarlarına bağlı olarak bir akarsu ekosisteminin sağlıklı kalabilmesi ve ekolojik işlevlerini sürdürebilmesi için doğal akış rejiminin ne kadarının akarsuyun mansabına bırakılması gerektiğinin belirlenmesi hem sürdürülebilir ekosistem bütünlüğü hem de sürekli artan enerji ihtiyaçlarının karşılanması gerekliliği açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada; Çevresel akış yöntemleri ile ayrıntılı teorik bilgilendirmeler yapıldıktan sonra Trabzon ilindeki Hidroelektrik Santrallerin projelendirme ve işletme aşamalarındaki çevresel akış miktarları karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda; çalışma özelinde Trabzon ilinde belirlenmiş olan Hidroelektrik Santrallerin can suyu miktarlarının yıllara göre Devlet Su İşleri (DSİ) 22. Bölge Müdürlüğünden elde edilen debilerine bağlı olarak Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü (DKMPM) tarafından belirlenmiş olan Debi Süreklilik Eğrisi Yöntemi, Düşük Akış İndisleri Yöntemi (7Q10) ve Islak Çevre Yöntemi ile hesaplamaları yapılmıştır. Bulunan debi değerleri Doğa Koruma Milli Park Müdürlüğünden elde edilen Çevresel Akış Miktarları (Can Suyu) ile karşılaştırılmıştır. Böylece uygulamada ölçülen debi değerleri ile teorikte bulunan debi değerlerinin karşılaştırmalı olarak su canlılarının sürdürülebilir ekosistem bütünlüğü açısından yeterlilikleri belirlenmiştir ve irdelenmiştir. Bu tür çalışmaların sayısının arttırılması ile Trabzon ili özelinde, ardından Doğu Karadeniz Bölgesi ve ülkemiz özelinde yüzeysel su kaynaklarında su yapılarının çevresel etkilerinin daha doğru bir şekilde incelenmesinin ve Çevresel Akış Miktarının sürdürülebilir ve doğru bir şekilde belirlenmesinin sağlanabileceği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Covıd-19 pandemi sürecinde Türkiye'nin sağlık sistemi ve sağlık harcamalarının seçili ülkeler ile karşılaştırılması
Burçin Buket Palancı
İnsanların hayatlarını daha iyi şekilde sürdürebilmesi için öncelikle sahip olması gereken en önemli unsur sağlıktır. İnsanların sağlıklı olması ülkelerin gelişmesine de yardımcı olmaktadır. Sağlığın olmadığı bir toplumda birçok sektörün olumsuz etkilendiği bundan dolayı da ülkelerin ekonomik yapılarının zarar gördüğü bilinmektedir. Bunun en güzel örneği yakın zamanda ortaya çıkan Covid-19 küresel salgınıdır. Sağlık krizi olarak kabul edilen Covid-19 salgını ülkelerin ekonomilerini olumsuz etkilerken aynı zamanda sağlık imkânlarını da oldukça zorlamıştır. Bu nedenle salgın sürecinde ülkelerin sağlık sistemleri, sağlık finansmanı ve sağlık harcamaları daha da önem arz eder hale gelmiştir. Bu doğrultuda, çalışmada Türkiye'nin ve salgında en fazla vaka sayısına sahip olma özelliği gösteren ülkelerin (ABD, Brezilya, Hindistan) var olan sağlık sistem yapıları ve sağlık harcamaları incelenerek pandemi sürecinin etkisi analiz edilmektedir. Değerlendirmeler sonucunda salgın ile mücadelede başarının ülkelerin sağlık personel sayısı, yatak sayısı gibi sağlık göstergeleri ile yakından ilişkili olduğu, bu süreçte toplumun sağlık düzeyini koruyabilmek amacıyla sağlık harcamalarında artışın yaşandığı ve devletin hizmet sunumunda önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Arap dili'nde şart ve cezm edatları ve Kur'an-ı Kerim'de kullanımları
Havva Aslan
Kur'an-ı Kerim'i anlayabilmek için Arap Dili'nin derinliklerine inmemiz gerekir. Tezimizde Arap dilinde kullanılan şart ve cezm edatlarının neler olduklarından başlayarak cümleye ne tür anlamlar kattıkları ele alınacaktır. Kur'an-ı Kerim'de örnekleri olan şart ve cezm edatları kullanıldıkları ayetlerde çeşitli anlamlar vermekle beraber çeşitli görevlerde de kullanılmaktadır. Çalışmamızda Arap dilinde şart ve cezm edatları ve görevlerini ele almakla birlikte bu edatların birbirlerinden benzer ve farklı yönleri üzerinde duracağız. Edatların Kur'ân-ı Kerim'den örneklerini vererek nasıl kullanıldıklarını inceleyeceğiz. Böylece Kur'ân-ı Kerim'i anlamamızda ne tür katkıları olduğunu görmeye çalışacağız. Tezimiz giriş ve üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde şart ve cezm edatlarının hangi eserlerde yer aldığına dair bilgiler verdikten sonra bu edatlar için özel olarak hangi kitaplar yazılmıştır ve bu konu hakkında yazılan tezler nelerdir bunlar hakkında bilgiler vermekteyiz. Birinci bölümde konumuza giriş yaparak şart kelimesinin ne anlama geldiği üzerinde durduktan sonra şart edatlarının hangileri olduğu hakkında bilgi verdik. Devamında şart ve cevap cümlesinden bahsederek şart edatlarının anlamlarını ve cümledeki görevlerini ele aldık. Bu bölümün son kısmında ise cezm kelimesinin ne anlama geldiği Arap Dili'nde hangi manada kullanıldığına dir bilgiler verdikten sonra cezm edatlarını vererek özelliklerini açıklamaya gayret gösterdik. İkinci bölümümüzde cezm edatları ve şart edatlarının birbirlerinden farklılıklarını ve benzerliklerini ele aldık. Bu bölümde şart edatlarının kendi içerisinde benzer ve farklı yönlerine baktığımız gibi cezm edatlarıyla olan benzer ve farklı yönlerinide incelemeye çalıştık. Ve son olarak üçüncü bölümde Kur'an-ı Kerim'de şart ve cezm edatlarının kullanıldığı ayetleri ele alarak i'rab yönünden incelemeye çalıştık.















