Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Lamel grafitli (gri) dökme demirlerde dolum hızı, döküm sıcaklığı ve metalürji kalitesinin farklı kesit kalınlıklarında akıcılık özelliklerine etkisinin incelenmesi

    Sami Köse

    Bu çalışmada, lamel grafitli dökme demir malzemelerin farklı döküm sıcaklıkları, farklı kesit kalınlıkları ve değişen döküm parametrelerinde alaşımın akıcılık özellikleri araştırılmıştır. Bunun için döküm sıcaklığı, metalürji kalitesi, farklı malzemeler, özel olarak tasarlanmış kesit kalınlıkları bulunan akıcılık testi modeli ile hazırlanmış kum kalıplarına dökümü gerçekleştirilmiştir. Böylece değişen döküm koşullarında akıcılık özelliklerinin etkisi ve belirlenen kesit kalınlıklarında sıvı metal ilerleme mesafeleri incelenmiştir. Değişen döküm koşullarında kum kalıbında yapılmış dökümlerde kesit kalınlıklarına bağlı sıvı metal ilerleme mesafesi belirlenerek, FlowCast Döküm simülasyon yazılımları ile modellemeler gerçekleştirilmiştir. Böylece çalışma kapsamında belirlenen parametrelerde değişen döküm şartlarında sıvı metalin akıcılığı ve ilerleme mesafesi deneysel ve modelleme teknikleri ile karşılaştırmalı olarak tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Limon kabuğu tozu içeren kurabiyelerin bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi

    Ayşe Güneruz

    Bu çalışmada limon kabuğu tozunun fonksiyonel kurabiye üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Kurabiye üretiminde limon kabukları kullanarak hem limon atıklarının geri dönüşümünü artırmak hem de içeriğindeki biyoaktif bileşenlerden yararlanmak amaçlanmıştır. Yıkanıp temizlenen limonlardan ayrılan kabuklar etüvde kurutulmuş ve öğütülmüştür. Kurabiye hamuruna % 0-2-4-6-8-10 oranlarında buğday unu yerine limon kabuğu tozu (LKT) eklenerek kurabiyeler hazırlanmıştır. Kurabiyelerde kimyasal (nem, kül, protein, yağ ve ham lif), fiziksel (çap, kalınlık, sertlik ve kırılganlık) ve duyusal (koku, tat ve genel beğeni vd.) analizler yapılmıştır. Kurabiyelerin toplam fenolik madde, C vitamini miktarı ve antioksidan kapasitesi (ABTS radikal temizleme aktivitesi ve demir iyonu indirgeyici antioksidan gücü (FRAP)) de belirlenmiştir. Kurabiyelere LKT ilavesi ile ham lif, toplam fenolik madde ve C vitamini miktarında ve antioksidan kapasitede artış gözlenmiştir. Kurabiye formülasyonuna % 2-% 10 oranında LKT ilavesiyle ham lif miktarında % 11.76-% 55.38, toplam fenolik madde miktarında % 10.29-% 30.04, demir iyonu indirgeyici antioksidan gücünde % 9.63-% 88.11, % 4-% 10 oranında LKT ilavesiyle ABTS radikal temizleme aktivitesinde % 19.60-% 20.07 artış olmuştur. Kurabiyelerde LKT oranı arttıkça kurabiyelerin yayılma katsayısının arttığı, sertlik ve kırılganlık değerlerinin ise azaldığı tespit edilmiştir. Duyusal analiz sonuçlarına göre ise kurabiyelerdeki limon kabuğu tozunun artmasıyla kurabiyelerde acılık, ekşilik, aroma ve koku puanlarının arttığı belirlenmiştir. Genel beğeni düzeyinin % 6 LKT seviyesine kadar arttığı sonra ise azaldığı tespit edilmiştir. Tüm analiz sonuçları değerlendirildiğinde LKT eklenen kurabiyelerin iyi bir ham lif, C vitamini ve antioksidan kaynağı olduğu ifade edilebilir ve kurabiye üretiminde % 4-% 8 oranında limon kabuğu tozu kullanımı önerilebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği Çerçevesinde Mevcut Bir Kamu Binasının İncelenmesi

    Hale Işık

    Ülkemizde geçmişten günümüze bina yangınlarıyla sıkça karşılaşılmış, bu yangınlarda çok ciddi kayıplar meydana gelmiş ve halen gelmeye devam etmektedir. Aslında, alınabilecek aktif ve pasif yangın güvenlik önlemleriyle birlikte meydana gelebilecek bu kayıpların önüne geçilebilmektedir. Bu önlemler arasında en etkili olan pasif yangın güvenlik önlemleriyle bina henüz yapım aşamasındayken gerekli önlemlerin planı yapılır ve bina projesine dahil edilir. Bu şekilde meydana gelebilecek yangınların önüne daha etkili bir şekilde geçilmiş olur. Bununla birlikte 2007 yılında bina yangınlarına karşı "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" çıkartılmıştır. Bu çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi binasını "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" te belirlenen 14 başlıkta incelenmiş ve binanın yönetmelikte belirlenen hükümlere uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda belirlenen riskler hem tablo şeklinde sunulmuş hem de Fine Kinney yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi binasının belirlenen 14 başlıktan 4'ünde tamamen eksik ve yönetmeliğe uygun olmadığı, 5 başlıkta birtakım eksiklikler olduğu, 5 başlıkta ise yönetmeliğe uygunluğu belirlenmiştir. Ayrıca, yapılan risk analizinde kazan dairesi, kaçış merdivenleri, aydınlatma, hidrant sistemi ve dış kaçış merdivenleri çok yüksek riskli olarak belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Borsa İstanbul (BIST)'da bilişim endeksinde yer alan şirketlerin finansal performansının MABAC yöntemi ile analizi

    Zühal Demir Palancı

    Ülke ekonomilerinin ve işletmelerin kalkınmasında ve rekabet gücü elde edebilmesinde bilişim sektörü önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle bilişim sektörünün performansının iyi analiz edilmesi, eksik ve zayıf yönlerinin iyi belirlenip sektörün finansal performansının yükseltilmesi aynı zamanda ülke ekonomisinin de performansının yükselmesinin anahtarı konumundadır. Bu çalışmada 2019-2021 yılları arasında Borsa İstanbul'a kayıtlı bilişim sektörü şirketlerinin finansal performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda BİST'e kayıtlı 22 bilişim işletmesinin verilerinden elde edilen 13 finansal oran kriter olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu kriterler Entropi yöntemiyle ağırlıklandırıldıktan sonra MABAC yöntemiyle şirketlerin performans analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda en yüksek finansal performansa sahip şirket Link Bilgisayar Sistemleri Yazılımı ve Donanımı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (LINK) olurken en kötü finansal performansa sahip şirket Smart Dönüşüm Teknoloji A.Ş. (SMART) olarak bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Dijital bankacılıkta hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti ve marka sadakatine etkisi

    Gizem Sağlam Bülbül

    Yaşadığımız yüzyılda meydana gelen teknolojik gelişmeler neticesinde hemen hemen her sektör hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir ve dijital yönünü her geçen gün kuvvetlendirmektedir. Bu gelişmelere en çok ayak uyduran sektörlerden biri olan bankacılık sektörü de dijitalleşmenin etkisiyle bambaşka bir boyut kazanmıştır. Artık tüm bankacılık işlemleri internet ve mobil bankacılık kanallarından yapılabilmekte bu da bankacılıkta dijital pazarlamanın önemini artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, dijital bankacılık faaliyetlerindeki hizmet kalitesi faktörlerinin, müşteri memnuniyeti ve marka sadakati üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu kapsamda araştırmada kullanılacak verileri elde etmek için kolayda örnekleme yoluyla ulaşılan 449 dijital bankacılık müşterisine anket uygulanmıştır. Araştırmaya katılan dijital bankacılık müşterilerine ulaşmak için online platformlar ve sosyal medya uygulamalarından faydalanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenirliliklerinin tespitinde Cronbach Alfa Katsayısı ve geçerliliklerinin tespitinde ise Faktör Analizi kullanılmıştır. Araştırmada yer alan hipotezlerin test edilmesinde fark testleri ve yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde, hizmet kalitesi faktörleri olan güvenlik güvenirliliği, işlem verimliliği, müşteri desteği, hizmet güvenliği, kullanım kolaylığı, verim ile servis içeriğinin müşteri memnuniyeti ve marka sadakati üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    Eosen yaşlı Kazıkbeli plütonu'nun (Kürtün-Gümüşhane) petrografisi,petrokimyası, U-Pb zirkon jeokronolojisi,tüm-kayaç Sr-Nd-Pb ve zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası ve petrolojisi

    Zikrullah Samet Güloğlu

    Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in kuzeyinde Kürtün (Gümüşhane) yöresinde yer alan Kazıkbeli Plütonu'nun petrografisi, mineral kimyası, zirkon U-Pb jeokronolojisi, tüm-kayaç ve Sr-Nd-Pb izotop jeokimyası ile zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası verileri kullanılarak petrolojisi irdelenmiştir. Kazıkbeli Plütonu KD-GB uzanımlı olup, yaklaşık 46 km2 lik bir alanda yayılım gösterir. Plütonu oluşturan kayaçların bileşimleri gabroyik diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An25-65), ortoklas (Or1-3), kuvars, amfibol (Mg#=0.63-0.73), biyotit (Mg#=0.52-0.58) ve Fe-Ti oksitler oluşturur. LA-ICP-MS U-Pb zirkon yaşlandırmasına göre plütonu oluşturan kayaçların kristalizasyon yaşları gabroyik diyoritler için 46.06 ± 0.24 My ve granodiyoritler için 45.55 ± 0.26 My olup, Lütesiyan (orta Eosen) dönemine karşılık gelmektedir. Kazıkbeli Plütonu I-tipi, yüksek K'lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidir. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Kayaçların εNd(i) değerleri 1.85-2.24, 87Sr/86Sr(i) değerleri ise 0.70458-0.70484 arasındadır. Kayaçların 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.50-18.57, 15.60-15.61 ve 38.56-38.59 arasındadır. Kayaçların εHf(i) değerleri 5.75-8.03 arasında değişmektedir. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nispeten az olduğunu göstermektedir. İncelenen kayaçların kristallenmeleri esnasındaki katılaşma sıcaklıkları (706-828 °C), basınçları (0.6–0.9 kbar) ve oksijen fugasitesi (ƒO2) değerleri (-12.5 ile -13.8) birbirine oldukça yakındır. Tüm bu veriler Kazıkbeli Plütonunu oluşturan kayaçların nispeten sığ derinliklere yerleşmiş olduklarını ifade eder.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Eritme-toz-eritme-büyütme (MPMG) yöntemi kullanılarak üretilen Y358 süperiletkeninde Y2O3 tabakasının aktivasyon enerjisine etkisi

    Beyza Akyün Akdere

    Eritme-Toz-Eritme-Büyütme (MPMG) Yöntemi Kullanılarak Üretilen Y358 Süperiletkeninde Y2O3 Tabakasının Aktivasyon Enerjisine Etkisi" başlıklı bu tez çalışmasında YBCO ailesinin en yeni üyesi olan "Y3Ba5Cu8O18 (Y358)" süperiletkeni MPMG yöntemi kullanılarak üretildi. Öncelikle tane büyütme işlemi için uygun ısıl işlem şeması tespit edildi. Bunun için eritilen başlangıç tozlarının erime sıcaklığı bulundu. Maksimum tane büyütme sıcaklığı erime sıcaklığı, erime sıcaklığının 10°C altında ve üstünde olmak üzere üç tane örnek üretildi. Üretilen örneklerin yapısal ve manyetik özellikleri incelendikten sonra en iyi üretim sıcaklığı belirlendi. Daha sonra tezin başlıca amacı Y2O3 bileşiği üretilen örneklerin altına koyularak yapısal ve manyetik özellikler üzerine etkisi incelendi. Bu şekilde üç tane daha örnek üretildi. Bunların bir tanesinin altına bir şey koyulmazken, birinin altına toz halinde diğerinin altına ise tablet halinde Y2O3 bileşiği koyuldu. Yapılan analizler sonucunda Y2O3 bileşiği manyetik ve fiziksel özellikleri iyileştirdiği bulundu. Bu iyileşmenin toz halinde koyulan Y2O3'te daha fazla olduğu görüldü.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtlarına göre Üsküdar'da iktisadi ve sosyal yaşam (1513-1793)

    Şeyma Sümeyra Karakaya

    Şer'iyye sicilleri, Osmanlı Devleti'nin sosyal ve kültürel tarihinin en önemli kaynaklarındandır. Tereke defterleri genellikle bu sicillerin içerisinde yer alır. Vefat eden kişilerin miraslarının kaydedildiği tereke defterlerinde kişilerin unvanları, meslekleri, ikamet yerleri, giyim kuşam zevkleri, ev eşyaları, mutfak eşyaları, hayvanları, menkul ve gayri-menkul varlıkları gibi hayat tarzlarını ve maddi durumlarını yansıtacak pek çok bilgiler yer almaktadır. Bu bağlamda vefat eden kişilerin sahip olduğu tüm mal varlığını gösteren tereke kayıtları, dönemin sosyo-kültürel ve ekonomik tarihinin aydınlatılmasında önemli bir yere sahiptir. Tezde 1513-1793 yılları arasında Üsküdar şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtları taranarak elli dokuz Müslüman kadın, yüz seksen sekiz Müslüman erkek, on iki gayri-Müslim kadın, elli üç gayri-Müslim erkek olmak üzere toplam üç yüz on iki tereke kaydı tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir. Bu bilgiler ışığında ortaya çıkan bulgular şekil ve tablolar haline getirilip dönemin çoğunluğunu Müslüman ve erkeklerin oluşturduğu anlaşılan, Müslüman, gayri-Müslim ve kadın-erkek arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik yapı ile gruplar arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Üsküdar'da sosyo-ekonomik hayat üzerine tespitler yapmak bu çalışmanın amaçlarından biri olmakla birlikte, farklı gelir grubundan olan kişilerin servetlerini analiz etmek de çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu kapsam dahilinde Üsküdar şer'iyye sicillerindeki tereke kayıtları incelenmiş ve Üsküdar'da kişilerin günlük hayatlarına, servet yapılarına ve refah seviyelerine dair incelemeler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Genel bir kuantum durumunun ışınlama protokolünün gerçekleştirilmesi

    Nüket Ünal

    Bu tezde, keyfi N kübitlik bir durum için pratik bir kuantum ışınlanma protokolü önerilmiştir. Önerilen protokolde gönderici ve alıcı önceden dolanık bir durumun kübitlerini paylaşırlar. Gönderici ışınlamak istediği durumla, dolanık durumdaki payının kübitlerini etkileştirdikten sonra, ortak bir durum ediyorlar. Bu ortak durum, göndericinin' in ve alıcının sahip olduğu kübitlerin ayrılacağı ve bu durumların tek kübit kapıları kullanılarak (X ve Z) 4N kez yeniden düzenleneceği şekilde yazılmıştır. Birleşik durumdaki durumların yeniden düzenlenmesinde kullanılacak bu tekli kübit kapılarının serilerini belirlemek için küme teorisi kullanılarak bir yöntem geliştirilmiştir. Önerdiğimiz protokolle, rastgele bir N kübit durumu bir konumdan diğerine güvenilir bir şekilde ışınlanabilir. Örnek olarak, rastgele iki ve üç kübitlik durumlar için ışınlama protokollerini inceledik.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Doğu Karadeniz Bölgesinde çay üreticilerinin gıda güvenliği yönetim sistemi uygulamalarının incelenmesi

    Zülal Aslan

    Günümüz yaşantısında insanoğlunun yaşam kalitesini artırması ve yaşamını sürdürebilmesi için gıda ihtiyacını karşılaması gerekir ve bu ihtiyacını karşılarken de güvenli gıda üretimine önem verilmektedir. Gıda ürünü üretilirken tüm gıda güvenliği standartları göz önünde bulundurularak üretilmiş ve insan sağlığı açısından tehlike teşkil etmiyor ise üretilen gıda ürünü güvenilir olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda dünya genelinde kabul görmüş bazı standart ve uygulamalar bulunmaktadır. Satış ve üretim sırasında ISO 22000 standartları ve gıda güvenliği ilkeleri süreç içerisinde gıda güvenliğini sağlamak için kullanılan dünya çapında kabul edilmiş araçlar olarak bilinmektedir. Dünya genelinde en çok tüketilen ikinci sıvı gıda olarak bilinen çay nemli iklimlerde yetişmektedir. Çay işçiliğinin ortaya çıkışı I. Dünya savaşı sonrası insanların işsiz kalması ve aşırı göç yaşanması bölgede kalan halkın yaşamlarını devam ettirebilmesi, onları bir gelir kaynağı bulmaya itmiştir. Günümüzde çay bitkisinin yetiştirilmesinde en elverişli bölge Doğu Karadeniz Bölgesi olarak bilinmektedir. Ülke ekonomisine sağladığı katkının yanında önemli bir yere sahip olmuş birinci sınıf çay bölgesi olarak kayıtlara geçmiştir. Çay bitkisi işlenme şekillerine göre değişik tipleri ortaya çıkmakta olup bunlar yeşil çay, siyah çay, oolong çayı vb. türleri işleme şekillerine göre çoğalmaktadır. İnsanların sudan sonra tükettikleri ikinci sıvı olması nedeniyle üretilirken ve yetiştirilirken gıda güvenliği ve standartları bakımından büyük önem arzetmektedir. Üretimde uygulanan gıda güvenliği ve standartlar hem üretimi aksatmadan ürünün güvenli bir şekilde çıkmasını sağlar hem de tüketicinin ürünü endişe etmeden güvenli bir şekilde tüketmesini sağlar. Anahtar Kelimeler: Çay üretimi, Gıda güvenliği, Gıda güvenliği yönetim sistemi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Geometrik Cesàro dizi uzayları ve bazı özellikleri

    Melisa Tiftikçier

    Bu tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; konunun tarihi geçmişi hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde; tez konusu ile ilgili ihtiyaç duyulacak temel tanımlar ve teoremler ele alındı. Tez konusunun işlendiği üçüncü bölüm ise iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda Cesàro dizi uzaylarının 1≤p<∞ ve p=∞ olmak üzere tanımları, Newton ve Leibnitz'in üretmiş olduğu klasik analizden farklı olan geometrik kalkülüse aktarıldı ve bu tanımlanan CespG geometrik Cesàro dizi uzaylarının geometrik kalkülüse göre vektör uzayı, normlu uzay, Banach uzayı oldukları gösterildi. Bununla birlikte Cesàro dizi uzaylarının geometrik lpG dizi uzayı ile aralarındaki kapsama ilişkileri irdelendi ve bazı gerekli örneklendirmelere yer verildi. İkinci kısımda CesG(p) genelleştirilmiş geometrik Cesàro dizi uzayları tanımlandı ve bu tanımlanan genelleştirilmiş geometrik Cesàro dizi uzaylarının temel özelliklerinin yanı sıra G-modüler, G-modülerin özellikleri ve Luxemburg G-norm ile ilişkisi irdelendi. Son bölümde tez konusu ile ilgili sonuç ve değerlendirmelere yer verildi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Karanlık üçlü kişilik özelliklerinin yaşam tatminine etkisinde istismarcı yönetimin aracı rolü: Emniyet teşkilatı ve özel güvenlik ve koruma çalışanları üzerine bir araştırma

    Ertan Aktürk

    Bu araştırmada, karanlık üçlü kişilik özelliklerinin yaşam tatminine etkisinde istismarcı yönetimin aracı rolü araştırılmıştır. Dayanağını Kaynakların Korunması Teorisinin oluşturduğu araştırmamız da, ast ve üst arasındaki güç mesafesinin yüksek olduğu Türkiye'nin 66 ilinde çalışan 300 emniyet teşkilatı personeli ile 300 özel güvenlik ve koruma çalışanına ait veriler internet ortamında anket yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmamızın bulgularında, karanlık üçlü kişilik özellikleri ile yaşam tatmini arasında negatif yönlü ilişki bulunurken benzer şekilde istismarcı yönetim ile yaşam tatmini arasında da negatif yönlü ilişki bulunmuştur. Bunun yanında karanlık üçlü özellikleri ile istismarcı yönetim arasında ise pozitif yönlü ilişki bulunmuştur. Elde edilen bu bulgular doğrultusunda ortaya konulan araştırmanın tüm hipotezleri (H1, H2 ve H3) desteklenmiştir. Bu anlamda ortaya koymuş olduğumuz çalışma karanlık liderlik davranışlarına sürekli maruz kalmanın çalışanlarda yarattığı olumsuz durumların tespit edilmesine yönelik literatüre katkıda sağlamasının yanında özellikle hiyerarşik yapının yoğun olarak görüldüğü kolluk kuvvetlerinde meydana gelen sorunların tespit edilerek gerekli yönetsel düzenleme ve rehabilite çalışmalarının yapılması noktasında önemli bir görev üstlenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Olasılıksal neutrosophic zaman serisi tahmin model

    Abdullah Kolotoğlu

    Zaman serileri belirli zaman aralıklarında ölçülen bir gözlemin sonucudur. Zaman serisi analizi ise zamanla gözlemlenen bu verilerin geçmiş değerlerini kullanarak gelecek değerlerini tahmin etme sürecidir. Zaman serileri genellikle belirsizlik içerir. Bu belirsizlik istatiksel belirsizlik ve istatiksel olmayan belirsizlik olarak ikiye ayrılır. İstatiksel olmayan belirsizlik bulanık küme teorisi kullanılarak, istatiksel belirsizlik ise olasılık teorisi kullanılarak modellenir. Zaman serilerinin hem istatiksel hem de istatiksel olmayan belirsizliklerini temsil etmek için olasılık ve neutrosophic küme kavramlarının aynı anda kullanılması tahmin modelinin doğruluğu artırmaktadır. Bu tezde zaman serisi verilerindeki hem istatiksel belirsizliği hem de istatiksel olmayan belirsizliği ele almak için yeni bir olasılıksal neutrosophic zaman serisi tahmin modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen bu model üç farklı örnek üzerinde uygulanmış ve literatürdeki mevcut modellerin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Önerilen model ile elde edilen değerlerin diğer modellere göre gerçek değerlere daha yakın olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yapı zemin etkileşimi dikkate alınarak sismik etkiler altındaki bir yapı için seri bağlı ayarlı kütle sönümleyicilerin optimizasyonu

    Feyza Kablan

    Bu tez çalışmasında, sismik yükler altındaki bir yapıdaki dinamik tepkilerin azaltılmasında seri bağlı ayarlı kütle sönümleyicinin kontrol performansı araştırılmıştır. Sayısal sonuçların elde edilmesinde 12 farklı deprem kaydı ve 3 farklı zemin sınıfı dikkate alınmıştır. Seri bağlı ayarlı külte sönümleyiciye ait optimum parametrelerin elde edilmesinde genetik algoritma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, depremin frekans içeriğinin ve yapı zemin etkileşiminin seri bağlı ayarlı kütle sönümleyicilerin kontrol performansı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca, seri bağlı ayarlı kütle sönümleyici için elde edilen sonuçlar klasik ayarlı kütle sönümleyiciyle karşılaştırılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yangın ekipmanları üretiminde fine-kinney yöntemi kullanılarak risklerin değerlendirilmesi

    Ahmet Alperen Zeybek

    Proaktif yaklaşımı esas alan iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında işyerlerinde mevcut tehlikelerin ve bu tehlikelerden kaynaklı risklerin belirlenmesi ve derecelendirilmesi son derece önemlidir. Ayrıca gerekli önleyici tedbirlerin kararlaştırılması amacıyla gerçekleştirilen risk değerlendirme çalışmaları, iş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı olan çalışanları korumak, üretim güvenliğini sağlamak ve işletme güvenliğini sağlamak açısından son derece önemlidir. İşyerleri için risk teşkil eden yangınlar hem maddi hem de manevi büyük zararlara yol açabilen afetler arasındadır. Yangınlar hızla yayılabileceği ve doğru şekilde müdahale edilmediği takdirde ciddi sonuçlara yol açabileceğinden, yangınla mücadele hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle yangın ekipmanları üretimi son derece önemlidir. Bu çalışmada yangın ekipmanları üretimi yapan bir işyerinde kullanılan makineler ve çalışma ortam koşullarından kaynaklı tehlike ve riskler belirlenmiştir. Elde edilen risk analiz çalışmasında 8 tane "Tolerans Gösterilemez Risk", 18 tane "Esaslı Risk", 24 tane "Önemli Risk", 13 tane "Olası Risk", 2 tane "Önemsiz Risk" olarak toplamda 65 tane risk tespit edilmiştir. Belirlenen risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için düzeltici önleyici faaliyetler belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Klinik gram negatif bakterilerde virulans faktör genleri ile biyofilm oluşumlarının belirlenmesi ve rumex gümüş nanopartikülünün antibiyofilm aktivitesinin araştırılması

    Gamze Yüksel

    Çeşitli örneklerden 188 Gram negatif bakteri izole edilmiş ve antibiyotik duyarlılık testleri yapılmıştır.188 suşta, sınıf 1 integron, virülans ve antibiyotik direnç genlerinin varlığı PCR ile araştırıldı. blaOXA-23 ve blaOXA-51 genleri pozitif olan örnekler, pGEM-T vektörüne klonlandı ve plazmitler, DNA dizi analizine gönderildi. Suşların biyofilm oluşturma kapasiteleri ve Rumex gümüş nanopartikülün antibiyofilm etkisi kantitatif olarak belirlendi. İzolatlarda sırasıyla aer (%29.78), sfa (%28.19), afa (%27.12), cnf (%21.27), pap (%12.76) ve hly (%12.76) virulans faktör genleri bulundu. Sınıf 1 integronlar suşlar arasında yüksek oranda (%88.82) tespit edildi. İzolatların %46.27'sinin biyofilm oluşturma yeteneğine sahip olduğu belirlendi. PMQR genleri, 15 izolatta tespit edildi. 16 suşta blaOXA-23 geni, 19 izolatta ise blaOXA-51 geni tespit edildi. Bu çalışmada Türkiye'den ilk kez hem blaOXA-23 hem de blaOXA-51 genlerini taşıyan klinik K. oxytoca izolatı tanımlandı. Rumex gümüş nanoparçacıklarının (NP'ler), orta ve güçlü biyofilm oluşturma kabiliyetine sahip farklı izolatlara karşı antibiyofilm aktivitesi gösterdiği ortaya çıktı. NP'ler, 2.66 kat A. baumannii'nin, 3.25 kat K. pneumonaie'nin ve 1.25 kat E.coli'nin biyofilm oluşturma kapasitesini azalttığı gözlemlendi. Mikrobiyal biyofilmin araştırılması, tedavi seçenekleri için yeni stratejiler geliştirmede önemli bir rol oynayabilir. Sonuç olarak, ciddi enfeksiyonlara neden olan antibiyotiğe dirençli Gram negatif patojenlerin tedavi seçeneklerinin sınırlı olması halk sağlığı açısından önemli bir sorun olduğundan, bu patojenlerde antibiyotik direnci, virülans faktör genleri ve biyofilm oluşumunun araştırılması önemlidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bazı uyumlu kesirli kısmi diferansiyel denklemlerin nümerik çözümleri

    Özkan Avit

    Bu tez,beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kesirli türevin ve uyumlu kesirli türevin oluşumu ve gelişimi hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde gerekli tanım ve teoremler yazılmıştır. Üçüncü bölümde kullanılan yöntemlerden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ise uyumlu kesirli mertebeden Kuramoto-Sivashinsky (UKMKS) denklemleri, uyumlu kesirli mertebeden Whitham-Broer-Kaup (UKMWBK) denklemleri, uyumlu zaman-kesirli mertebeden Jaulent Miodek (UZKMJM) sistemi, uyumlu kesirli mertebeden Cahn-Allen (UKMCA) denklemi için uyumlu q-homotopi analiz dönüşüm yöntemi (Uq-HADY), uyumlu kesirli Elzaki ayrıştırma yöntemi (UKEAY), uyumlu homotopi pertürbasyon Elzaki dönüşüm yöntemi (UHPEDM) olarak adlandırılan üç farklı yöntem kullanılarak yeni sayısal çözümler araştırılmıştır. Bu yöntemlerin etkili ve güvenilir olduğunu doğrulamak için sayısal simülasyonlar yapılmıştır. Elde edilen çözümler ile analitik çözümler arasındaki karşılaştırmalar yapılmıştır. Son bölümde ise yeni önerilen her üç yeni tekniğin de doğrusal olmayan uyumlu kesirli problemleri çözmek için basit, güçlü ve etkili olduğu vurgulanmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sağlık bilgi sistemleri kapsamında bulunan E-nabız bilgi sisteminin kullanıcılar açısından değerlendirilmesi

    Esra Çağlayan

    Teknolojinin gelişmesi birçok alanda gelişmeleri sağlamıştır. Teknolojiden en çok faydalanan alanlardan biride sağlık alanıdır. Böylelikle sağlık bilgi sistemlerinin de gelişmesine olanaklar sağlanmıştır. Sağlık alanında gelişmeler oldukça mobil sağlık uygulamaları da artmaya başlamıştır. Bu çalışmada mobil sağlık uygulamalarında biri olan e-nabız uygulamasının vatandaşlar açısından değerlendirmelerin yapılıp, yapısal eşitlik modellemesi ile istatistiksel olarak incelemeler yapılması hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ilindeki 501 kişi oluşturmaktadır. Analiz sonuçlarına göre Teknoloji Kabul Modelinde kolaylaştırıcı koşullar, uyum ve güven algıda kullanım kolaylığını pozitif yönde etkilerken, endişe ve zaman algıda kullanım kolaylığını negatif yönde etkilemektedir. E-nabız Bilgi Sistemlerindeki kolaylaştırıcı koşullar, uyum, zaman ve algıda kullanım kolaylığı algılanan faydayı pozitif yönde etkilerken, endişe ve güven algıda faydayı negatif yönde etkilemektedir. Devamındaysa algılanan fayda ve algıda kullanım kolaylığı tutumu negatif yönde, tutum niyeti pozitif yönde, niyet davranışı negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar ışığında e-nabız uygulamasıyla ilgili kullanıcıların olumlu veya olumsuz değerlendirmeleri görülmektedir. Anahtar Kelimeler: E-nabız bilgi sistemleri, Sağlık bilgi sistemleri, Teknoloji Kabul Modeli, Yapısal eşitlik modeli (YEM).

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Göçün Kayseri örneğinde güvenlikleştirilmesi

    Sedanur Ocak

    Göç, güvenlikle sıkı sıkıya ilişkilendirilebilen bir olgudur. Gerçekleştirildiği yerde meydana getirebileceği kimi olumsuz etkiler ile güvenliğe tehdit olarak görülebilen göç, güvenlik söylemleri içerisinde yer alarak, güvenliğe tehdit şeklinde nitelendirilip güvenlikleştirilebilmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada Kayseri'de göçün güvenliğe tehdit teşkil edip etmediği, eğer güvenliğe bir tehdit teşkil ediyor ise bu tehdidin hangi alanlarda ne gibi bir güvenlik tehdidi meydana getirdiğinin araştırılarak ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Kayseri ilinde güvenlikleştirici aktörler olarak belirlenmiş; Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti, Halkların Demokratik Partisi, Yeniden Refah Partisi, Zafer Partisi, Saadet Partisi Kayseri İl Başkanlığı'ndan ve Göç İdaresi İl Genel Müdürlüğü'nden yetkili kişiler ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek, konu dâhilinde hazırlanmış yarı yapılandırılmış sorulara başvurulmuş ve elde edilen bilgiler betimsel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda bağlam olarak ele alınan Kayseri ilinde göç konusu, yoğun olarak güvenlik meselesi olarak değerlendirilmiştir. Kayseri ilinde yaşayan göçmenler; kente olan etkilerinden kaynaklı ekonomiye, topluma ve çevreye güvenlik tehdidi olarak belirtilmişlerdir. Ayrıca göçün, ekonomik, toplumsal ve çevre alanı ilişkili olarak aktörler tarafından güvenlikleştirme perspektifinden ele alınabilen bir konu olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Güneydere (Bayburt) Plütonu'nun petrografik ve jeokimyasal özellikleri

    Zeynep Delimehmet

    Doğu Pontid Orojenik Kuşağı (Doğu Sakarya Zonu), Anadolu Levhasının şekillenmesinde jeolojik olarak önemli bir rol oynayan Alp-Himalaya orojenezinin etkisi ile oluşmuş olup farklı türde magmatik kayaları içermesi bakımından önemli bir alan konumundadır. Özellikle Karbonifer yaşlı plütonlar, doğu Pontidlerin güney kesiminde, daha geniş mostralar halinde ve daha yaygın olarak gözlenmektedir. Bu çalışma, Bayburt'un (KD Türkiye) Güneydere Köyü ve çevresinde yer alan granitik kayaçlar üzerinde yeni petrografik ve tüm-kayaç jeokimyasal veriler sunmaktadır. Bununla birlikte, bu kayaçların oluşumunda önemli rol oynayan kaynak bölge, petrolojik süreçler ve jeodinamik ortam da tartışılmıştır. Yaklaşık 5 km2'lik bir alanı kapsayan Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu, çalışma alanında Jura öncesi temeli temsil etmekte ve uyumsuz olarak Erken-Orta Jura volkanoklastik ve volkanik kayaçlar ile Geç Jura-Erken Kretase kireçtaşları tarafından örtülmektedir. Güneydere Plütonu esas olarak granit/granit porfir ve aplit, daha az oranda ise granodiyorit ve kuvarslı monzonit türü kayaçlardan meydana gelmektedir. Kayaçlar yüksek SiO2 içeriklerine (%60.43-75.51) ve yüksek K'lu kalk-alkaliden şoşonitiğe kadar uzanan bir afiniteye sahip olup I-tipi bir kaynaktan itibaren türemiştir. Granitik kayaçlar matalümin-peralümün karakterli olup çarpışma sonrası volkanik yay granitoyidleri ile benzerlik göstermektedir. Ana ve iz element trendleri, kayaçların oluşumunda plajiyoklas, hornblend, biyotit, apatit ve Fe-Ti oksit mineral fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Kayaçların gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, az oranda ise asimilasyon±magma karışımının rol oynadığı ortaya konmuştur. Zirkon doygunluk sıcaklıkları düşük ilksel magma sıcaklıklarını yansıtmaktadır. Elde edilen tüm veriler Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu'nun ana magmasının alt/orta kıtasal kabuk kayaçlarının kısmi ergime sonucu türediğini ve kıtasal magma odasında farklılaşarak yerleştiğini göstermektedir.