Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Türkkan, Tuğba(9)
- Kulakaç, Nurşen(8)
- Durmuş, İbrahim(7)
- Odaci, Hatice(7)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Kenek, Gökhan(4)
- Maraşlıoğlu, Şerife Ericek(4)
- Polat, Eray(4)
- Ulutaşdemir, Nilgün(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Bayrakdaroğlu, Yeşim(3)
- Benk, Osman(3)
- Demirbağ, Orkun(3)
- Güngör, Sunay(3)
- Kartopu, Saffet(3)
- Sımsek, Tugçe(3)
- Temel, Ahmet(3)
- Aksoy, Bahar(2)
- Aktaş, Hamza(2)
- Aydin Sayilan, Aylin(2)
- Bekar, Fevziye(2)
- Birinci, Ali(2)
- Bostan, Sedat(2)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Cilingir, Dilek(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Dağcı, Abdullah(2)
- Demir, Sertaç Timur(2)
- Demirtaş, Haşim(2)
- Eren, Kübra(2)
- Gökçe, Ahmet(2)
- Hacıkeleşoğlu, Hızır(2)
- Kavakli, Mehmet(2)
- Korkmaz, Fatma(2)
- Kılıç, Taşkın(2)
- Oğuzhan, Hatice(2)
- Pehlivan, Erkan(2)
- Sökmen, Alev(2)
- Sökmen, Alptekin(2)
Yayınlar
- Derleme MakaleAçık Erişim2022Söylemek Mi Gizlemek Mi? Çocuk Mağdurların Cinsel İstismarı Açıklamalarını Etkileyen Faktörler
Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice
Çocuklukta cinsel istismar, büyük bir topluluk endişesi konusu olan ve birçok yasal ve profesyonel girişimin odağı haline gelen karmaşık bir yaşam deneyimidir. Küresel bir halk sağlığı sorunu olan çocuk cinsel istismarının, ruh sağlığı ve psikososyal işleyiş üzerinde olumsuz ve uzun süreli etkileri olduğu ve bu istismar türüne maruz kalanların yaşamları için travmatik sonuçları bulunduğu literatürde çeşitli çalışmalarda vurgulanmaktadır. Bu nedenle çocuğun maruz kaldığı istismarı açıklaması; koruma ve adalet sisteminin çocuk koruma prosedürlerini uygulamasını sağlamak ve terapötik müdahaleyi başlatmak üzere kritik bir rol oynamaktadır. Ancak çocuklar ve gençler maruz kaldıkları cinsel istismarı çoğunlukla gizlemeyi tercih eder, bu da istismarın devam etmesine neden olur ve çocuğun destek sistemlerine erişimini engeller. Bu sebeple açıklamanın önündeki engellerin ve kolaylaştırıcıların ayrıntılı bir şekilde anlaşılması, alanda çalışan profesyoneller ve araştırmacılar için büyük önem taşımaktadır. Bu literatür incelemesi çocukların cinsel istismarı ifşa etmesine yönelik bilgilere, kuramsal yaklaşımlara ve araştırma bulgularına odaklanmaktadır. Ayrıca çalışmada alanda çalışan uzmanlar ve araştırmacılar için pratik çıkarımlar ve öneriler sunulmaktadır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022Annelerin Erken Postpartum Dönemdeki Eş Desteği Algısının Postpartum Stres Üzerine Etkisi
Aydin, Ruveyde; Aktas, Songul; Ay, Ozge Palanci; Topçu, Tuğba Yazıcı
Amaç: Bu çalışmada; annelerin erken postpartum dönemdeki eş desteği algısının postpartum stres üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma kesitsel ve analitik tiptedir. Çalışmanın verileri postpartum erken dönemde olan 389 anneden online olarak toplanılmıştır. Veriler; tanıtıcı bilgi formu, Erken Lohusalık Sürecinde Kadınların Algıladığı Eş Desteği Ölçeği ve Doğum Sonu Stres Etkenleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, toplam puan) ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Annelerin algıladığı eş desteği puanının artmasının, postpartum stres düzeyini azaltmada etkisinin olduğu saptanmıştır (β=-0.093, p=0.049). Annenin gelir getiren bir işte çalışma durumunun (β=-2.330, p=0.000), gelirini gidere denk (β=-1.975, p=0.014) ve gelirini giderden fazla algılamasının (β=-1.998, p=0.030) postpartum stres üzerinde azaltıcı etkisinin olduğu belirlenmiştir. Annelerin; eşlerinin eğitim düzeyinin lisans ve üstü olması (β=2.611, p=0.036), üç ve daha fazla sayıda çocuğunun olması (β=0.092, p=0.046) ve il merkezinde yaşamaları (β=2.653, p=0.033) postpartum stresi artırdığı bulunmuştur. Sonuç: Annelerin erken postpartum dönemde eş desteği algısı arttıkça postpartum stresi azalmaktadır. Bazı sosyo-demografik ve obstetrik faktörler, annenin postpartum stresini artırmaktadır.
AtıfOpenAlex13TR Dizin10
İncele - MakaleAçık Erişim2022Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği: Türkçe Versiyonuna İlişkin İlk Psikometrik Bulgular
Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice
Bu çalışmanın amacı Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği’nin (PSDÖ) Türkçe formunun psikometrik özelliklerinin değerlendirilerek, uyarlama çalışmasının yapılmasıdır. Araştırma grubunu Trabzon Üniversitesi’nde öğrenimlerine devam etmekte olan 377 kadın ve 181 erkek olmak üzere toplam 558 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların yaşları 18 ile 38 arasında değişmekte olup, yaşları ortalaması 19.94’tür (Ss= 1.98). Çalışma kapsamında yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda modelin kabul edilebilir uyum indekslerine sahip olduğu belirlenmiş ve iki boyutlu yapısına yönelik hipotez modelinin evrende doğrulandığı sonucuna varılmıştır. Ölçüt bağıntılı geçerliği sonuçlarına göre PSDÖ ile Kısa Psikolojik Sağlamlık, Yaşam Doyumu ve Oxford Mutluluk Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Ölçeğin, Cronbach alfa değeri .85, öz yeterlik olarak adlandırılan Faktör 1’in .78 ve özgüven olarak adlandırılan Faktör 2’nin .79, olarak hesaplanmıştır. Eş değer yarılar arasındaki güvenirlik katsayısının ise .72 ile yüksek güvenirliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği’nin üniversite öğrencileri örnekleminde psikolojik sağlamlığı ölçmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex6TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Akademisyenin Mutluluk Düzeyine Etki Eden Faktörlerin Belirlenmesi: Ölçek Geliştirme Araştırması
Durmuş, İbrahim
Araştırmanın amacı, para sevgisi, mesleki gelişim ve kariyer kaygısının Türk akademisyenlerin mutluluk düzeyleri üzerindeki ortak etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla varsayılan ilişkileri incelemek için iki farklı ölçüm modeli oluşturulmuştur. Model 1’in bulgularına göre, a) mesleki gelişim, para sevgisi ve mutluluk düzeylerinin artmasına katkıda bulunur, b) para sevgisi mutluluk düzeylerinin artmasına katkıda bulunur ve c) mesleki gelişim ve mutluluk arasındaki ilişkide para sevgisinin aracılık rolü vardır. Kontrol değişkenlerinden sadece yaşın, yukarıda ifade edilen aracılık modeli üzerinde düzenleyici bir etkisi vardır. Model 2’nin bulgularına göre, d) kariyer kaygısı, para sevgisini artmasına mutluluk düzeyinin azalmasına neden olur, e) para sevgisi mutluluk düzeyi üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur ve f) kariyer kaygısı ve mutluluk düzeyi arasındaki ilişkide para sevgisinin aracılık rolü yoktur. Kariyer kaygısının mutluluk düzeyi ilişkisinde yaş değişkeni düzenleyici etkiye sahiptir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Hemşirelik Öğrencilerinin Bağımsız Kelime İlişkilendirme Testi ve Yazma Çizme Tekniğiyle Psikolojik Şiddet Algısının Belirlenmesi
Uzun, Sevda; Gürhan, Nermin; Karakas, Didar; Kulakaç, Nurşen; Özmaya, Esma; Altun, Elif
Amaç: Bu çalışmada hemşirelik son sınıf öğrencilerinin sahip olduğu psikolojik şiddet algısının, boyutunun, nedenlerinin ve sonuçlarının bağımsız kelime ilişkilendirme testi ve yazma çizme tekniğiyle detaylı incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada öğrencilerin psikolojik şiddete ilişkin görüşlerini derinden incelemek için nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Çalışma grubunu çalışmaya katılmayı kabul eden gönüllü 26 hemşirelik son sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak; bağımsız kelime ilişkilendirme testi ve yazdırma–çizdirme tekniği kullanılarak, katılımcıların “psikolojik şiddet” kavramıyla ilgili bilişsel yapılarında ayrıntılı veri toplanması hedeflenmiştir. Çizimler ise öğrencilerin mevcut bilgilerini, inançlarını kelimelere bağlı kalmaksızın ifade etmesini sağlar. Elde edilen veriler içerik analizine göre değerlendirilerek kategoriler belirlenmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre hemşirelik adaylarının psikolojik şiddet ile ilgili zihinlerindeki kavramlardan bağımsız kelime ilişkilendirme testiyle ve yazma çizme tekniğiyle toplam altı kategori oluşturulmuştur.. Bu kategoriler psikolojik şiddetin özellikleri, psikolojik şiddetin etkileri, psikolojik şiddetin nedenleri, psikolojik şiddeti gösterme biçimleri ve psikolojik şiddeti uygulayanlardır. Sonuç: Çalışmamızda hemşirelik öğrencilerinin psikolojik şiddeti sözel şiddetle aynı kavram olarak algıladığı, psikolojik şiddetin nedenleri arasında ilk sırada öfkeyi gördüğü ve psikolojik şiddetin etkilerini ise değersiz hissetme, depresif duygudurum ve korku olarak değerlendirdiği bulunmuştur.
AtıfOpenAlex4
İncele - MakaleAçık Erişim2022Akademisyenlerin akademik başarı çabalarında kuruma sadakat, kıskançlık ve imrenme davranışlarının etkisi: pls-sem ile ölçek geliştirme
Durmuş, İbrahim; Akyüz, Ahmet Mutlu
Üniversitelerde faaliyette bulunan akademisyenlerin akademik faaliyetlerine ilişkin başarı çabalarına etki edebilecek faktörlerin belirlenmesi önemli olabilir. Bu araştırmada akademisyenlerin kuruma sadakati ile çalışma arkadaşlarını kıskanma ve imrenme davranışlarının akademik başarı çabaları üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Literatürde genel olarak başarı ve çaba kavramlarının ayrı ayrı değerlendirildiği görülmektedir. Ayrıca ilgili çalışmaların genelinde imrenmenin olumsuz yönlerine vurgu yapılmıştır. Araştırmada literatürden farklı olarak akademisyenlerin akademik başarı çabası bir bütün olarak incelenmiştir. Ayrıca akademisyenin imrenme davranışının (kültürel açıdan) olumlu yönlerine vurgu yapılarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarında, akademisyenin kurumuna olan sadakati akademik başarı çabasının artmasına yol açmıştır. Akademisyenin kurumuna olan sadakati çalışma arkadaşını kıskanma davranışının azalmasına yol açmıştır. Akademisyenin çalışma arkadaşını kıskanma davranışı akademik başarı çabasının azalmasına yol açmıştır. Akademisyenin çalışma arkadaşına imrenme davranışı akademik başarı çabasının artmasına yol açmıştır. Son olarak akademisyenin kurumuna olan sadakati ile akademik başarı çabası ilişkisinde çalışma arkadaşını kıskanması ara değişken olarak rol oynamıştır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2022Kanser Hastalarında Görülen İnsomnia Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Grup Terapilerin Etkililiğinin Değerlendirilmesi: Bir Meta-Analiz Çalışması
Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice
İnsomnia (uykusuzluk), uyku bozuklukları içerisinde en yaygın görülen durumlardan birisi olup, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sağlık sorunudur. İnsomnia, kanser hastalığının her döneminde görülmekle birlikte özellikle ileri evre hastalarda daha sık görülmektedir. Bu çalışmanın amacı kanser hastalarında görülen insomnia tedavisinde bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı grup terapilerinin etkinliğini değerlendirmek üzere mevcut literatürde yer alan kontrollü denemeleri sistematik olarak analiz etmektir. Bu kapsamda “bilişsel davranışçı grup terapisi” bağımsız değişken olarak; “insomnia” ise bağımlı değişken olarak belirlenmiştir. Alan yazın taraması “bilişsel davranışçı terapi”, “bilişsel davranışçı grup terapi”, “kanser”, “insomnia”, “uykusuzluk”, “kognitif müdahale”, ‘kognitif terapi”, “grup terapi”kelimeleri ve bu kelimelerin İngilizce karşılıkları kullanılarak yapılmıştır. Belirlenen ölçütlere dayalı olarak 12 adet deneysel araştırmanın meta-analize dâhil edilmesine karar verilmiştir. Çalışmaların etki büyüklüklerinin hesaplanmasında Comprehensive Meta Analysis istatistik programı kullanılmıştır. Yürütülen meta-analiz sonucunda etki büyüklükleri hesaplanan çalışmaların tamamının negatif etkiye sahip olduğu bulgulanmıştır. Ayrıca araştırma sonuçları Bilişsel Davranışçı grup terapilerinin kanser hastalarında görülen uykusuzluk probleminin tedavisinde geniş bir etki büyüklüğü (Hedge g=-1,405) bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmaların sonuçları bilişsel-davranışçı yaklaşıma dayalı grup terapilerin kanser hastalarında görülen insomnia düzeylerinin azalmasına katkı sağladığını göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2022Yoğun Bakım Ünitesinden Transfer Edilen Hastaların Yoğun Bakım Deneyimlerinin, Anksiyete ve Depresyon Düzeylerinin Belirlenmesi: Tanımlayıcı Çalışma
Tel Aydin, Hatice; Palaz, İlknur
Maç: Araştırma, dahili yo ğun bakım ünitesinden servislere transfer edilen hastalar ın yoğun bakım deneyimlerinin, anksiyete ve depresyon düzeylerinin belirlenmesi amac ıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma bir şehir hastanesinin dahili yo ğun bakım ünitelerinden servise alınan 187 hastayla gerçekleştirildi. Hasta tanıtım formu, Yoğun Bakım Deneyim Ölçeği ve Hastane Anksiyete Depres- yon Ölçeği kullanıldı. Araştırmanın, etik kurul onayı ve kurum izinleri alındı. Veriler, SPSS 23.0 program ında tanımlayıcı istatistik testleri, bağımsız gruplar t-testi, ANOVA, Mann-Whitney U testi, Kruskal- Wallis H testi, Pearson korelasyon ve lineer regresyon analizi ile de- ğerlendirildi. Verilerin de ğerlendirilmesinde p<0,05 de ğeri anlaml ı kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların çoğunluğunu; erkek, 50-64 yaş grubunda, yoğun bakım ünitesine yatışları planlı olmayan, kardiyovas- küler hastalıklar nedeniyle tedavi görmekte olan bireylerin oluşturduğu belirlendi. Hastaların Yoğun Bakım Deneyim Ölçe ği puan ortalama- ları 61,41±5,16; Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçe ği’nin Anksi- yete Alt Ölçeği’nden 11,95±2,43 puan ve Depresyon Alt Ölçeği’nden 11,05±2,60 puan aldığı, anksiyete ve depresyon aç ıdan risk grubunda oldukları belirlendi. Çalışmaya katılan hastalarda yoğun bakım dene- yiminin depresyon puanları üzerine %5,2 oranında anlamlı etkisinin ol- duğu saptand ı. Sonuç: Yoğun bak ım ünitesinden servise transferi yapılan hastaların yoğun bakım deneyimlerinin olumlu olduğu, ancak anksiyete ve depresyon açısından riskli oldukları belirlendi. Hastalara uygulanan hemşirelik bakımının hastaların yoğun bakım ünitesindeki negatif deneyimleri, anksiyete ve depresyon düzeyleri ve etkili olan faktörler göz önünde bulundurularak planlanması hastalarının iyileşme düzeylerine katkı sağlayacaktır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Üniversite Mezunu Gençlerde Uzun Süreli İşsizliğin Psikolojik Yansımaları: Nitel Bir Araştırma
Gökçe, Ahmet
Günümüz dünyasında gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin pek çok ülke işsizlik sorunuyla karşı karşıyadır. Sosyo-ekonomik yansımaları olan bu sorun ise özellikle son yıllarda Covid-19 salgını sebebiyle daha da çözülmesi zor bir hale gelmiştir. Uzayan işsizlik süreleri dezavantajlı konumda olan gençler üzerinde kendisini ciddi bir şekilde hissettirirken, diploma sahibi gençlerin de bu durumdan fark edilir bir şekilde etkilenerek istihdam dışında kaldığı gözlemlenmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmada, üniversite mezunu genç işsizlerde uzun süreli işsizliğin yarattığı psikolojik yansımaların incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak diplomalı 10 genç işsiz ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler doğrultusunda psikolojik yansımaların stres, depresyon ve kaygı düzeyi, öğrenilmiş çaresizlik, özsaygı ve kendine güven duygusu ve de psikosomatik etkiler başlıkları şeklinde bir gruplandırmayla tasnif edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların stres ve kaygı düzeylerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiş olup, yaşanılan olumsuz deneyimlerin çaresizliği öğrenmelerine yol açtığı belirlenmiştir. Ayrıca katılımcılarda işsiz kalmanın yarattığı kaotik ortam sonrası psikosomatik rahatsızlıkların da kendini gösterdiği gözlemlenmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022The Scale of Sacrifice for Patients During the COVID-19 Epidemic: A Scale Development Study
Ulutaşdemir, Nilgün; Aksoy, Şeyhmus; Demirbilek, Ömer
Disasters, by their very nature, cause great destruction and it takes great effort and effort to eliminate these destructions. The destructions experienced are not always equally distributed to the whole society and sectors. In addition to affecting the whole world after the COVID-19 pandemic emerged, its effects were felt most intensely on the health sector and its employees, and the health workers showed the greatest dedication and sacrifice to cope with this disaster. In this study, it is aimed to develop a valid and reliable scale in order to measure the sacrifices of healthcare workers who serve under severe conditions such as high-risk work, overtime hours, and compulsory service during the COVID-19 period. With the help of open-ended questions prepared for this purpose, online interviews were conducted with 9 healthcare professionals. The obtained qualitative data were transformed into measurable scale items and their internal reliability, criterion validity and factor structure were examined on a sample of 138 people. Participants were reached by convenience sampling method. According to the results of the factor analysis, it was found that the scale had a one-dimensional structure. As a result of factor analysis, two items were excluded because their factor loads were below 0.30. The nine-item scale explains 67% of the total variance. The Cronbach's Alpha value of the total scale was found to be 0.929. In conclusion, the findings obtained in this study show that the Patient Sacrifice Scale during the COVID-19 Epidemic is a valid and reliable scale whose psychometric properties have been empirically tested in a Turkish sample.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Temel Okçuluk Eğitiminin Dikkat ve Konsantrasyon Yetisine Etkisi
Türker, Üstün
Bu araştırmada, temel okçuluk eğitiminin dikkat ve konsantrasyon yetisine etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Araştırmada deneysel çift gruplu (Deney – Kontrol) ön test - son test tekniği kullanıldı ve çalışmaya spor bilimleri alanında öğrenimlerine devam eden toplam 46 gönüllü öğrenci dahil edildi. Öğrencilerin dikkat ve konsantrasyon düzeylerini ölçmek için Brickenkamp (1998) tarafından geliştirilen d2 Dikkat Testi (DDT) kullanıldı. DDT öğrencilerin tamamına ön test olarak uygulandı ve deney grubuna 8 hafta süreli temel okçuluk eğitiminin ardından son test ölçümleri gerçekleştirildi. Verilerin analizinde SPSS (26.0) istatistiksel paket programı kullanılmış olup, analizlerde Bağımsız Örneklem T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Paired-Samples t-Testi yöntemleri uygulandı. Deney grubunun ön test – son test grup içi karşılaştırması ile deney – kontrol gruplarının gruplar arası karşılaştırmalarında öğrencilerin psiko-motor hız, kavrama hızı ve dikkat yetisi ile konsantrasyon performansında artış, özel öğrenme güçlüğü, seçici dikkat ve dikkatin dalgalanma oranında düşüş olduğu, anlamlı farklılığın son test ölçümleri ve deney grubu lehine sonuçlandığı tespit edildi (p<,000). Deney grubundaki erkek öğrencilerin dikkat ve konsantrasyon yetilerinin daha yüksek olduğu (p>,05), yaşlara göre anlamlı bir farklılık oluşmadığı (p>,05), ancak özel öğrenme güçlüğü ve toplam hata yüzdesinde dominant gözü sol olan öğrenciler aleyhine farklılık olduğu görüldü (p<,05). Sonuç olarak; okçuluk eğitimi öğrencilerin psiko-motor hızını, seçici dikkat yetisini, özel öğrenme güçlüğünü, kavrama hızı ve dikkat yetisini, konsantrasyon performansını ve dikkat sürekliliğini pozitif yönde bir bütün olarak geliştirmekte olup, ayrıca literatürdeki golf, oryantiring, dart ve masa tenisi egzersizleri uygulanarak raporlanan benzer çalışmalarla karşılaştırıldığında okçuluk sporunun bireylerde dikkati %40,8 ve konsantrasyonu ise %289,2 oranında ve daha yüksek seviyede geliştirdiği sonucuna ulaşıldı.
AtıfOpenAlex9TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Farklı Branşlardaki Sporcuların Pandemi Döneminde Nomofobi Düzeylerinin İçsel Motivasyona Etkisinin İncelenmesi
Bayrakdaroğlu, Yeşim; Eren, Kübra; Şenel, Ebru; Gur, Kubra; Elaman, Serdar
Bu çalışmanın amacı farklı branşlardaki sporcuların pandemi döneminde nomofobi düzeylerinin içsel motivasyona etkisini çeşitli değişkenleri de baz alarak incelemektir. Çalışmaya gönüllü olarak katılım gösteren 100 kadın ve 106 erkek olmak üzere toplam 206 sporcu katılmıştır. Araştırmada Nomophobia Questionnaire (NM-Q) Yıldırım ve Correia (2015) tarafından geliştirilen, Yıldırım ve arkadaşları (2015) tarafından Türkçe’ye uyarlanan ve Erdem ve arkadaşları (2017) tarafından 5’li likert tipine güncellenerek kullanılan nomofobi ölçeği ve Deci, Ryan (1985), Kobasa (1979) ve arkadaşlarının araştırmalarına dayanarak Weissinger ve Bandalos’un (1995) tarafından geliştirilen içsel motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılanların nomofobi düzeyleri ve içsel boş zaman motivasyonuna ilişkin alt boyut değerlerinin orta ve orta seviyenin üzerinde olduğu sonucu elde edilmiştir. Çalışma sonuçları çeşitli değişkenler açısından da yorumlanarak öneriler sunulmuştur.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2022The Effect of COVID-19 Pandemic Knowledge Levels of Students Studying in Health-Related Departments on Their Resilience and Mental Well-Being
Özkan, Esra; Cilingir, Dilek; Kulakaç, Nurşen
Objective: The aim of the study is to determine the effect of the COVID-19 pandemic knowledge level of students studying in health-related departments on their resilience and mental well-being state. Materials and Methods: The population of this descriptive-cross-sectional design study consisted of students studying in health-related departments of two universities in Turkey. The students were under quarantine, so the data were collected between 15-25 March 2020 using an online questionnaire form created by the researchers, the Brief Resilience Scale, and the Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale. Percentage, mean, standard deviation, Mann Whitney U Test, Kruskal-Wallis Test, and Spearman correlation analysis were used to evaluate the data. Results: According to the results, the mean age of the students was 20.0±1.87, 71.9% were female, and 62.8% were studying in an associate degree program. The mean scores of the brief resilience scale and the mental well-being scale were 19.0±4.4 and 42.0±7.0, respectively. The students’ mean knowledge level of COVID-19 disease was 26.5±3.5. There was a moderate positive correlation between the brief resilience scale and mental well-being scale (p<0.05), and a positive correlation between the knowledge level score of COVID-19 disease and the mean scores of resilience and mental well-being (p<0.05). Conclusion: It is thought that there is a significant relationship between the resilience scale and mental well-being scale of students in the quarantine due to the COVID-19 pandemic.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022The Covid 19 Pandemic and Academics: Psychological Reflections and Its Impact on Social Life
Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice
The aim of this study is to investigate the psychological effects of the covid-19 pandemic on academics, which is facing all countries of the world and has become a global health emergency. The current research was carried out with the phenomenological research method, one of the qualitative research designs. The working group was formed by 10 academicians who are working in different positions at a state university in Trabzon in 2020. The research data were obtained by semi-structured interview technique, and content analysis was used to analyze the data. As a result of the research, during the Covid-19 pandemic, it was found that academics experienced various negative emotions, especially anxiety and fear; also they experienced various physical, psychological and social problems, and it was determined that they used problemfocused, emotion-focused and religious coping methods to cope with the problems experienced in this process. However, academics stated that despite the difficulties experienced during the pandemic, they also had the opportunity to grow and develop, re-evaluate the meaning of life, and strengthen family ties. The findings obtained as a result of the study were discussed in the light of the relevant literature. It is thought that the current study findings can help to develop effective interventions by contributing to a better understanding of the psychological reflections and effects of the Covid-19 pandemic crisis which is an unexpected and unknown phenomenon, and its effects on individuals and how to prevent psychological trauma.
AtıfOpenAlex3TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2022The effect of psychological well-being on work engagement in healthcare personnel
Sımsek, Tugçe
It is observed that all organizational employees in the service sector are worn out both physically and mentally while performing their jobs. It is known that especially the personnel working in the health sector are constantly intertwined with people due to their jobs. In this context, this study aims to reveal the relationship between the psychological well-being of health and work engagement of health workers. At the same time, the effect of psychological well-being on employees' work engagement has also been the subject of research. 166 of the 190 health workers reached by snowball sampling from the health personnel working in the provinces in the Eastern Black Sea region were included in the study. Research data were obtained through an online-survey. For the analysis of the data, descriptive, correlation and regression analyzes were performed using the SPSS Statistics 22 program. The results suggest that there is a positive moderately significant relationship between psychological well-being of health workers and work engagement, and that psychological well-being of health workers have a positive effect on the work engagement.
AtıfOpenAlex1TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2022Siberkondri ve E-Sağlık Okuryazarlığı Arasındaki İlişki
Mansur, Fatma; Ciğerci, Kübra
İnternet ile her bilgiye hızlıca ulaşabiliyor olmak sağlık bilgisi konularında çevrimiçi aramaları daha cazip kılmaktadır. Ulaşılan bilginin fazlaca olması doğruluğu hakkında kararsızlığa sebep olmakta ve bireyde kaygı düzeyini artırmaktadır. Doğru ve faydalı bilgiye ulaşabilme durumu çevrimiçi aramalarda e- sağlık okuryazarlığına dikkat çekmekte diğer taraftan da aşırıya kaçan sağlık bilgisi arama davranışı ve anksiyetenin bir çeşidi olan siberkondri hakkında merak uyandırmaktadır. Buradan yola çıkarak araştırmanın amacı, 18 yaş ve üzeri bireylerin siberkondri düzeyleri ile e-sağlık okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve değişkenlerin birbirine olan etkilerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada “Siberkondri Ciddiyet Ölçeği” ile “E-Sağlık Okuryazarlık Ölçeği” kullanılmış olup 763 kişiye ulaşılarak araştırma tamamlanmıştır. Araştırma sonucuna göre katılımcıların Siberkondri Ciddiyet Ölçeği puanları ve E-sağlık Okuryazarlığı Ölçek puanlarının pozitif yönlü bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. E-sağlık Okuryazarlığı düzeyinin siberkondri düzeyini etkilediği, Siberkondri Ciddiyet Ölçeği alt boyutlarınında (zorlantı, aşırı kaygı, aşırılık, içini rahatlatma, doktora güvensizlik) katılımcıların E- sağlık Okuryazarlığı Ölçeğine verdikleri puanlar ile açıklanabildiği sonucuna varılmıştır. Sosyo- demografik özellikler ile ölçek puan sonuçlarına bakıldığında siberkondri düzeyini cinsiyet, yaş ve medeni durum, e-sağlık okuryazarlığı düzeyini ise yaş ve eğitim durumunun etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin22
İncele - MakaleYalnız künye2022Psychosocial Dimension of Healthcare Professionals Vaccine Resistance: A Qualitative Study the Case of Turkey
Ulutaşdemir, Nilgün; Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen
The purpose of the present study was to examine the reasons for the vaccine resistance of healthcare employees, which may affect public health adversely during the COVID-19 pandemic, and to contribute to the solutions which can be developed. The phenomenological research design, which is a qualitative research design, was used in the study. This qualitative study was conducted with 35 healthcare professionals. Interviews were conducted with the WhatsApp. The data were analyzed by using Colaizzi’s Phenomenological Analysis Method. Two categories, five main themes, and eighteen sub-themes were created in the analysis of the data. There was the theme of psychological effects, physical effects, and social effects in the impact of COVID-19 on the healthcare employee category. There were the themes of lack of trust and risk in the category of reasons for not vaccinating healthcare employees. It was found in the present study that healthcare employees were adversely affected psychologically, physically, and socially during the COVID-19 pandemic. A total of 26 healthcare Employees declared that they did not trust the vaccine and did not have it because of the risks, and 9 healthcare employees declared that they had the vaccine because they trusted it. Although the healthcare professionals working in the Southeastern Anatolia and Eastern Anatolia Regions had vaccine rejection in Turkey, healthcare professionals working in the Aegean Region and the Mediterranean Region were those who had the least vaccine rejection.
- MakaleYalnız künye2022Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (GYEB): Bir Ölçek Uyarlama Çalışması
Yildiz, Yasin; Tezcan, Efecan; Çevik, Ali; Ozmaden, Murat; Dokuzoğlu, Gökhan
Bu araştırmada, Lichtenstein ve ark. (2018) tarafından geliştirilen Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin İngilizceden Türkçe ‘ye uyarlaması yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde araştırma grubunu 253 aktif sporcu oluşturmuştur. Ölçeğin dil geçerliliğinin sağlanmasında, ölçek öncelikle ölçeğin orijinal diline ve Türkçe ’ye hâkim en az iki dil ve çeviri uzmanı tarafından Türkçeye çevrilmiştir. İkinci aşamada ölçekler arası karşılaştırma yapılmış olup en uygun çeviri ve ortak noktalar göz önüne alınmıştır. Üçüncü aşamada ise oluşan form ile ölçme aracının orijinal formu karşılaştırılmıştır. Yabancı dil alanında deneyim sahibi olan iki uzman görüşü alınmıştır. Son olarak dördüncü aşamada ise ölçeğin özgün Türkçe formu bir spor psikolojisi, psikolojik rehberlik alanında uzman öğretim elemanları tarafından değerlendirilmiş ve ölçeğin dil geçerliliğinin sağlandığına karar verilmiştir. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında uzman görüşleri, yapı geçerliğinde ise hem açıklayıcı hem de doğrulayıcı faktör analizi aracılığıyla sağlanmıştır. Yapılan geçerlik çalışmaları neticesinde ölçeğin tek faktörlü toplam 5 maddeden oluştuğu ve açıklanan varyansın %61,048’ini açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeğin güvenirlik çalışmaları ölçeğin tamamı ve alt faktörleri için hesaplanan iç tutarlık katsayıları ile belirlenmiştir. Ölçeğe ait Cronbach alfa (α) değeri 0,71 olarak bulunmuştur. Bu sonuç ölçme aracının güvenilir olduğunu göstermektedir. Daha sonra ölçeğin zaman geçerliliğinin sağlanması amacıyla tekrar test yöntemi uygulanmış ve zaman geçerliliğinin sağlandığı görülmüştür (r= ,702 p<0.001). Elde edilen bulgular neticesinde; Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçen bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2022Covid-19 Korkusu ile Akış (Flow) Yaşantı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Bayrakdaroğlu, Yeşim; Şenel, Ebru; Demir, Gokalp
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde Covid-19 korkusu ile rekreasyonel akış (flow) yaşantı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, betimsel nitelikte yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda eğitim gören 337 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında; ‘‘Flow Yaşantı Ölçeği’’, ‘‘Covid-19 Korkusu Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında, verilerin normal dağılım kriterlerine uygun olduğu tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Independent Samples T-Test uygulanırken; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında One Way ANOVA testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinde Flow Yaşantı Ölçeği ile Covid-19 Korkusu Ölçeği arasındaki ilişki Pearson Korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda bölüm ve aktif spor durumu değişkenine göre flow yaşantı ölçeği ve Covid-19 korkusu ölçeği puanları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Haftalık katıldıkları etkinlik gün sayısı değişkenine göre Covid-19 korkusu ölçeği ve flow yaşantı ölçek puanları arasında anlamlı farklılık belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda, öğrencilerin Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı akış düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmadığı, Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu, flow yaşantısı akış düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu hususta üniversite öğrencilerinin farklı tür ve alanlardaki rekreasyonel etkinliklere yönelmeleri ve mental destek almalarının faydalı olabileceği öngörülmektedir.
- MakaleYalnız künye2021İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı Arasındaki İlişki: Gümüşhane Üniversitesi Örneği
Aktaş, Hamza
Son dönemlerde ilahiyat fakültesi öğrencilerinin, eğitim sürecinde gelecekle ilgili planlarını tasarlarken mevcut akademik etkinlik ve başarılarını göz önüne almadıkları için karar sürecinde olumsuz yönde etkilendikleri düşünülmektedir. Bundan dolayı araştırmanın amacı, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin gelecek zaman algısı ile akademik erteleme davranışı arasındaki bağı istatistiksel anlamda ortaya çıkarmaktır. Alan araştırması olan bu çalışmanın örneklemi, Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileridir (n=319). Araştırmada “Gelecek Zaman Algısı Ölçeği”, “Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği”, ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Buna bağlı olarak araştırmada t–testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, ve Bonferroni testleri uygulanmış, hesaplama olarak pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 16.0 programı ile değerlendirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı düzeyleri; cinsiyet, öğretim türü, anne-baba tutum, not ortalaması ve bir yılda kaç kitap okuma gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Sonuç olarak Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı arasında 0,345 oranında pozitif yönde anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca cinsiyet, anne-baba tutum, not ortalaması değişkenleri ile akademik erteleme davranışı; kitap okuma sayıları değişkeni ile gelecek zaman algısı arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Öğretim türü değişkenine göre her iki düzey açısından anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele









