Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Türkkan, Tuğba(9)
- Kulakaç, Nurşen(8)
- Durmuş, İbrahim(7)
- Odaci, Hatice(7)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Kenek, Gökhan(4)
- Maraşlıoğlu, Şerife Ericek(4)
- Polat, Eray(4)
- Ulutaşdemir, Nilgün(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Bayrakdaroğlu, Yeşim(3)
- Benk, Osman(3)
- Demirbağ, Orkun(3)
- Güngör, Sunay(3)
- Kartopu, Saffet(3)
- Sımsek, Tugçe(3)
- Temel, Ahmet(3)
- Aksoy, Bahar(2)
- Aktaş, Hamza(2)
- Aydin Sayilan, Aylin(2)
- Bekar, Fevziye(2)
- Birinci, Ali(2)
- Bostan, Sedat(2)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Cilingir, Dilek(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Dağcı, Abdullah(2)
- Demir, Sertaç Timur(2)
- Demirtaş, Haşim(2)
- Eren, Kübra(2)
- Gökçe, Ahmet(2)
- Hacıkeleşoğlu, Hızır(2)
- Kavakli, Mehmet(2)
- Korkmaz, Fatma(2)
- Kılıç, Taşkın(2)
- Oğuzhan, Hatice(2)
- Pehlivan, Erkan(2)
- Sökmen, Alev(2)
- Sökmen, Alptekin(2)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2021Hizmet Verme Yatkınlığının İşten Ayrılma Niyeti Üzerindeki Etkisinde İş Tatmininin Aracılık Rolü*
Polat, Eray; Şahin, Bayram; Misir, İbrahim
Turizm endüstrisinde özellikle de konaklama işletmelerinde işgören devir oranlarının yüksekliği bilinen bir sorundur. Bu konu ile ilgili olarak, yazındaki çalışmalarda daha çok ekonomik özendiriciler üzerinde durulduğu, psikolojik temelli konuların yeterince irdelenmediği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, konaklama işletmeleri çalışanlarının hizmet verme yatkınlığı (HVY) düzeyinin işten ayrılma niyetine (İAN) etkisini ve iki değişken arasındaki ilişkide iş tatmininin (İŞT) aracılık rolünü incelemektir. Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada, İstanbul’daki konaklama işletmelerinde çalışan işgörenler ile yüz yüze görüşülmüş ve veriler anket tekniği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucunda, işgörenlerin HVY düzeyinin İAN üzerindeki doğrudan etkisinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca İŞT’nin bu ilişkide tam aracı olduğu da tespit edilmiştir. Ek olarak, araştırmada tespit edilen diğer bulgulara göre HVY düzeyinin İŞT’yi anlamlı ve pozitif şekilde etkilediği; İŞT’nin İAN’yi anlamlı ve negatif şekilde etkilediği söylenebilmektedir. Bulgular ışığında konaklama işletmesi yöneticilerine çeşitli öneriler sunulmuştur.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2021Kadınların Kişilik Özellikleri ile Psikolojik Sağlamlık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Çelebi, Gülin Yazıcı
Üzerinde uzlaşılmış bir tanımı olmamasına rağmen kişilik yüzyıllardır incelenen bir konudur. Farklı boyutlarda ele alınmakla beraber daha çok kişilik belirli özelliklerin gösterilip gösterilmemesi ile sınıflandırılmaya çalışılmaktadır. Hangi kişilik özelliğinin hangi davranışlara ya da yaşam becerilerine yatkınlık oluşturduğu da ayrıca incelenmeye açık bir konudur. Bu araştırmanın amacı da bireylerin kişilik özellikleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modeli kullanılan araştırmanın çalışma grubunu 18 yaş üstü 312 kadın oluşturmaktadır. Araştırmaya katılım gönüllülük esasına göre sağlanmış ve basit örnekleme yöntemi ile 2019 yılında toplanmıştır. Veri toplama araçları için gereken izinler alınmıştır. Veri toplama aracı olarak Türkçe uyarlama çalışmaları Bal ve Şahin (2011) tarafından yapılan Cervantes Kişilik Ölçeği ile Doğan (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile çalışma grubuna ilişkin demografik bilgiler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 programında analiz edilmiştir. Yapılan normallik analizlerinden sonra uygulanacak tekniklere karar verilmiş, değişkenler arasındaki ilişkilerin analizinde Pearson korelasyon tekniği, ikili değişkenlerin karşılaştırılmasında t-testi, üç ve daha fazla kategorili değişkenlerde ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Farkın kaynağını belirlemek için Bonferroni testinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda psikolojik sağlamlık ile kişilik özellikleri alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler olduğu, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, bir işte çalışıp çalışmama durumu açısından da anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Elde edilen veriler alanyazın ışığında tartışılmıştır.
AtıfOpenAlex9TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Relationships Between Depression, Stress, Fear of Missing out, and Compulsive Social Media Use in Covid-19 Process
Diker, Ersin; Çelik, Fatih
The novel Coronavirus (Covid-19), emerging in Wuhan, China, in December 2019, has rapidly spread to many parts of the world, causing thousands of people to die. In addition to its physical and biological effects, the virus has some psychological effects. Psychological disorders, such as depression, stress, and anxiety are some of these effects. In this process, people have started to use social media platforms to meet their information and social support needs more often. The current study aimed to analyze the mediator role of fear of missing out (FoMO) in the relationship between people's depression and stress level with compulsive social media use (CSMU) in Covid-19 process through a structural equation model (SEM). To this end, an online survey was conducted between 14-20 June 2020 in Turkey (N = 871, 60.7 % women, Mage = 28.70, SD = 9.99) and convenience sampling method used. The findings showed that while depression positively correlates with CSMU, there was no relationship between stress and CSMU. In addition, there was a positive relationship between depression and stress with FoMO, FoMO with CSMU, as well. Moreover, FoMO had a mediation role in the relationship between depression and stress with CSMU. The research’s findings are expected to contribute to the effective communication of the official institutions that manage the crisis related to Covid-19 with the public through social media.
AtıfOpenAlex16TR Dizin12
İncele - MakaleYalnız künye2021Sosyal Medya ve Hedonik Tüketimin Tüketici Tutumu ve Tatmin Üzerindeki Etkisi
Yildiz, Salih; Koroglu, Ali
Günümüzde internet hızla yaygınlaşmakta ve internet kullananların oranı da hızla artmaktadır. İnsanlar internet aracılığıyla mal ve hizmet satın almakta, ürünlerle ilgili bilgi sahibi olmakta ve ürünlerle ilgili fikirlerini internet üzerinden paylaşmaktadır. İnsanların bu faaliyetleri gerçekleştirdikleri internet araçlarından biri de sosyal medyadır. İnsanlar sosyal medyada karşılaştıkları içeriklerden etkilenmekte ve bu durum mal ve hizmetlere karşı tutumlarında belirleyici olmaktadır. Bu çalışmanın amacı sosyal medyanın hedonik tüketim üzerindeki etkisini ve hedonik tüketimin tutum ve tatmin üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaçla araştırmanın ana kütlesi olarak Sakarya ilinde ikamet eden tüketiciler belirlenmiştir. Evrenin büyük olması nedeniyle seçilecek örneğe ulaşmayı kolaylaştırmak için kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu doğrultuda Sakarya’da yaşayan 391 kişiye anket uygulanmıştır. Anketler katılımcılarla yüz yüze olarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin faktör analizi ve güvenilirlik analizleri SPSS 21 programında yapılmıştır. Modelin uygunluğu ve değişkenler arası ilişkiler ise AMOS 24 programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda sosyal medyanın hedonik tüketim üzerinde pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hedonik tüketimin de tutum ve tatmin üzerinde pozitif etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2021The Mediation Role of Organizational Trust in the Effect of Instrumental Leadership on Job Satisfaction and Turnover Intention: A Research about Food-Beverage Employees
Sökmen, Alev; Benk, Osman; Yazıcıoğlu, İrfan
The aim of this study is to examine the relationships between instrumental leadership,organizational trust, job satisfaction and turnover intention. The data were obtained from atotal of 304 individuals working in food and beverage department from hotels in Antalya.Correlation and regression analysis were performed to test the relationships betweenvariables and research hypotheses. The results reveal that instrumental leadership has asignificant and negative impact on employee’s turnover intention and has significant andpositive impacts on both job satisfaction and organizational trust. In addition,organizational trust; has a partial mediator role on the relationship between instrumentalleadership and job satisfaction and also has a full mediator role on the relationship betweeninstrumental leadership and turnover intention
AtıfTR Dizin5
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2021Küresel İklim Değişikliğinin Psikolojik Boyutu
Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet
İnsanoğlunun ihtiyaçları sınırsızdır. Sürekli bir tüketim ve üretim halindedir. İhtiyaçlarını karşılamak için sanayi devriminden bugüne kadar bilinçsiz bir şekilde hareket edilmiş ve doğa üzerinde telafisi imkansız hasarlara neden olunmuştur. Çevreye ve atmosfere zarar verici etkilerin giderek artmasıyla beraber ekosistemin dengesi bozulmuştur. Bir süre sonra bozulan denge insanlar için bir tehdit haline gelmiştir. Tehdidin adı ise küresel iklim değişikliğidir. Dünya üzerinde yaşayan her bireyi çeşitli şekillerde etkileyen bu felaket artık insanların sağlıkları üzerinde de olumsuz etkiler yaratmıştır. İklim krizinin sadece fiziksel değil psikolojik olarak da oluşturduğu olumsuz etki ciddi bir sorun haline gelmiştir. İklim değişikliğinin günümüzde sebep olduğu tek bir olumsuz olay şuan ki haliyle sadece o günü etkileyebilir. Ancak bireylerde bıraktığı travma uzun süre etkisi geçmeyecek bir durumdur. Ayrıca gerekli tedbirlerde geç kalınmasında yine psikolojik engeller etkilidir. Hızlı bir şekilde önlem alınmazsa iklim değişikliğinin negatif etkileri gelecek dönemlerde devam edeceği için sürekli maruziyet yaşamak toplumunda ruh sağlığını bozacaktır. Bu çalışma kapsamında küresel iklim değişikliğinin psikolojik boyutu incelenerek gerekli çıkarımlar yapılmıştır. İklim krizine karşı toplu ve hızlı şekilde tedbir almanın önemine dikkat çekilmiştir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2021Geleceğin Annesi Olan Kadınlarda Otizm Farkındalığının Belirlenmesi
Ulutaşdemir, Nilgün; Top, Fadime Ustuner; Uzun, Sevda; Demir, Sevgi; Kulakaç, Nurşen
Otizm Spektrum Bozuklukları (0SB), bireyin sosyal etkileşimler ve iletişiminde devam eden eksiklikler, kısıtlı ve tekrarlayan davranışlar ile karakterize nöro-gelişimsel bir bozukluktur. Otizmde kesin tanı koydurucu bir ölçüt bulunmamaktadır ancak erken tanıyı kolaylaştıracak önemli bazı göstergeler bulunmaktadır. Bu araştırma kadın öğrencilerin otizm konusundaki farkındalığının saptanması, kadınların otizm ile ilgili bilgi eksikliğinin belirlenmesi ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Gümüşhane, Trabzon, Rize, Artvin, Giresun olmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesini en iyi temsil edebileceği düşünülen 5 ilde üniversitede öğrenim gören araştırmaya katılmayı kabul eden 2604 kadın öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin yaş ortalaması 20,81±2,79’dur. Öğrencilerin %72,5’inin otizm hakkında bilgi sahibi olduğu, cevap verenlerin %28,9’unun internetten, %24’ünün yazılı kayaklardan, %23,3’ünün örgün eğitim sürecinde,%13.4’ünün televizyondan ‘otizm’ hakkında bilgi sahibi olduğu belirlenmiştir. Araştırmamızda öğrencilerin %67,5’i annenin hamilelikte radyasyon ve/veya toksik ajanlara maruz kalmasını, %66,3’ü genetik faktörleri, %57,8’ annenin hamilelikte ilaç kullanmasını otizm nedeni olarak belirttiği saptanmıştır. Otizm konusundan kitlesel farkındalığın artırılması için toplum temelli bilinçlendirme programlarının ve radyo, yazılı ve sosyal medya gibi diğer medya platformlarının teşvik edilmesi önerilmektedir. Otizm konusunda farkındalık kampanyaları sayısının artırılarak otizm araştırmalarının geniş örneklemlerde yapılması ve sonuçlar doğrultusunda otizm konusunda stratejik planlamalar yapılması önerilmektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Moderated-Mediatıon Role Of Work-Life Balance And Psychological Safety In The Effect Of Remote Working On Job Insecurity
Demirbağ, Orkun; Yozgat, Uğur; Demir, Hale Cide
Remote work, which was seen as a fashionable word in the pre-Covid-19 periods, has been the main focus of their lives as a flexible working arrangement, which has been introduced as the "new normal" that millions of employees had to pass overnight since March 2020, and employees must adapt quickly. People who work in the uncertain and chaotic environment created by the epidemic are faced with increasing levels of job insecurity, which indicates not only the loss of one's job but also the loss of various job characteristics that they want to protect with remote working arrangements. In this direction, event systems, boundary and conservation of resource theories constitute the theoretical background of the study. This study, based on the relevant theories, examines the moderating role of work-life balance and the mediating role of psychological security in the effect of remote work effectiveness on job insecurity. As a result of the survey conducted by 444 white-collar employees from the service and manufacturing sectors, the findings reveal that psychological security mediates the relationship between the effectiveness of working remotely and job insecurity, work-life balance increases the indirect positive effect of remote work effectiveness on the employees' psychological safety, and as work-life balance increases, this indirect effect also increases.
AtıfOpenAlex2TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2021An Investigation on the Links Between Prosociality, Empathic Tendency, and Religiousness
Korkmaz, Sezai; Hacıkeleşoğlu, Hızır
In this study, prosocial behaviors including helping, altruistic behaviors, giving, forgiveness, thinking and prioritizing someone else, and the relationship between empathic tendency and religiosity were discussed. Correlation, regression and mediation analysis between prosociality, empathic tendency and religiosity were investigated in the study in accordance with this purpose. In this quantitative study, the Prosociality Scale developed by Ayten and Korkmaz, the Empathic Tendency Scale developed by Dökmen and the Individual Religiosity Scale developed by Zagumny et al. were used. Relational survey and documentation methods were used in the research. The sample of the study consists of 267 volunteers. 83 (31.1%) of the respondents are male, 184 (68.9%) are women. Age range varies between 17 and 60, the average age in the study is 25.61. According to the findings of the study, positive significant relationships were found between individual religiosity with prosociality, empathic tendency and religious practices. There were positive and significant relationships between prosociality with religious practices and empathic tendency. Individual religiousness predicted both prosociality and empathic tendency, while religious practices only predicted prosociality. Individual religiosity partially mediated the relationship between empathic tendency and prosociality.
AtıfOpenAlex8TR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2021Akademisyenlerin akademik başarı çabası ile yöneticilerin etik liderlik davranışı, yöneticiye sadakat, kuruma sadakat ve akademik kıskançlık davranışı arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma
Durmuş, İbrahim; Akyüz, Ahmet Mutlu
Günümüz üniversite ortamında akademisyenlerin akademik başarı çabalarına etki edebilecek önemli faktörler söz konusudur. Araştırmada akademisyenlerin akademik başarı çabasına etki edebilecek bu faktörleri belirlenmek ve ilişkileri ortaya koymak amaçlanmıştır. Literatürde akademisyenin akademik başarı çabasını bir bütün olarak araştıran herhangi bir araştırmaya rastlanılmamıştır. Araştırma bu boşluğu gidermek adına akademik başarı çabası; yönetici etik liderlik davranışı, yöneticiye sadakat, kuruma sadakat ve akademik kıskançlık değişkenleri çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma kamuda belirli bir bölgede faaliyette bulunan 609 akademisyen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada oluşturulan hipotezlere bağlı olarak 6 hipotez doğrudan etkileri 11 hipotezin aracı etkileri ortaya koymuştur. Ayrıca modele bağlı olarak 10 tane de toplam etki ifade edilmiştir. Oluşturulan 17 hipotezden 13 tanesi kabul 4 tanesi red edilmiştir. Araştırma sonuçlarında yöneticinin etik liderlik davranışı, yöneticiye sadakat ve kuruma sadakat değişkenleri akademik başarı çabası artırmışken akademik kıskançlık davranışı azaltıcı bir etki göstermiştir. Yöneticinin etik liderlik davranışının akademisyenin hem yönetici sadakatine hem de kurum sadakatine önemli katkıları olmuştur. Yöneticiye sadakatin ve kuruma sadakatin kıskançlık davranışını azaltıcı etkisi gözlemlenmiştir. Araştırmada ayrıca akademisyenlerin yönetici sadakati ve kurum sadakatlerinin modele göre önemli aracı etkileri olduğu sonuçlarına erişilmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021Bireylerin Koronavirüs Anksiyete Düzeylerinin Psikolojik Sağlamlıklarına Etkisi
İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Korkmaz, Fatma
Bu çalışmanın amacı; COVID-19 salgını sürecinde\rTürkiye’de yaşayan bireylerin sosyo demografik\rözellikleri ile koronavirüs anksiyete düzeyleri ve\rpsikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişkinin\rincelenmesidir. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan\rçalışmanın evrenini, araştırmaya katılmayı kabul eden\r15 yaş üstü bireyler oluşturmaktadır. Araştırma\rkapsamında 425 bireye ulaşılmıştır. Araştırmanın\rverileri çevrimiçi anket yöntemi (Google Forms\raracılığıyla) ile toplanmıştır. Veri toplama aracı\rolarak; araştırmacıların hazırladığı “Kişisel Bilgi\rFormu” ile Lee (2020)’nin geliştirdiği ve Biçer ve\rdiğerlerinin (2020) Türkçe ’ye çevirdiği “Koronavirüs\rAnksiyete Ölçeği (KAÖ)” ve Smith ve diğerlerinin\r(2008) geliştirdiği ve Doğan (2015)’nın Türkçe ’ye\rçevirdiği “Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ)”\rkullanılmıştır. Verileri analiz etmek için ise SPSS 22\rve AMOS 24 istatistik paket programlarından\ryararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre,\röğrenciler, ev hanımları, kamu sektörü çalışanları,\rözel sektör çalışanları, serbest çalışanlar, emekliler ve\rişsizlerden oluşan gruplar içerisinde emeklilerin ve ev\rhanımlarının koronavirüs anksiyete düzeyleri anlamlı\rderecede daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca kadınların\rerkeklere göre koronavirüs anksiyete düzeylerinin\rdaha yüksek olduğu görülmüş ve kadınların psikolojik\rsağlamlık düzeylerinin daha düşük olduğu tespit\redilmiştir. Öte yandan; katılımcıların eğitim durumu\rve aylık gelirinin koronavirüs anksiyete ve psikolojik\rsağlamlık düzeylerini etkilemediği bulunmuştur. Son\rolarak, bu çalışma koronavirüs anksiyetesinin\rpsikolojik sağlamlık üzerinde istatistiksel açıdan\ranlamlı ve negatif yönde orta düzeyde etkisi olduğunu\rve psikolojik sağlamlıkta meydana gelebilecek bir\razalmanın %20’sinin koronavirüs anksiyetesi ile\raçıklanabileceğini ortaya koymaktadır.\rAnahtar Kelimeler: Koronavirüs, Anksiyete,\rPsikolojik sağlamlık.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2021Psychological Resilience Levels of Nursing Students and Coping Strategies in the COVID-19 Process: Descriptive Study
Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar; Gül, Uğur
T Objective: Coronavirus disease-2019 (COVID-19) is a serious public health problem that affects millions of people around the world physically, emotionally, psychological and economically. The purpose of this research is to evaluate the psychological resilience and coping strategies of nursing students during the COVID-19 outbreak. Material and Methods: This descriptive study was conducted between February-June 2020 with a total of 112 students studying in the third grade. “Descriptive Information Form”, “Question Form for COVID-19 Process” and “The Brief Resilience Scale” were used to collect data. Student’s t, Kruskal-Wallis and Mann-Whitney U-tests were used to evaluate the data. Results: The average score of the nursing students’ psychological resilience is 19.32±4.27 and is at the “medium” level. The difference between nursing students’ gender, sleep patterns, mental disorders, changes in their time and health and their psychological resilience scores were found to be statistically significant (p<0.05). 46.4% of the nursing students stated that “the measures are a little too flexible than they should be” regarding the measures taken by the Ministry of Health. In the COVID-19 outbreak, nursing students stated 67.3% of used behavioral, 18.8% mental, 9.2% physical, and 4.7% faith coping strategies. Nursing students of the coping strategies and socio-demographic variables between determined there was no statistically significant difference (p>0.05). Conclusion: The result of this research, it was found that the psychological resilience level of the nursing students was medium level and they used "behavioral, mental, physical and religious" coping strategies in the COVID-19 epidemic.
AtıfOpenAlex12TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Mediating Role of Presenteeism in The Effect of Employee Coronavirus Anxiety Levels on Productivity at Work
İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Korkmaz, Fatma
The purpose of this study is to analyze the mediating role of presenteeism in the impact of coronavirus\ranxiety levels of workers in the labor market during the COVID-19 outbreak on their productivity at\rwork. The target population of the study, which is a cross-sectional and descriptive type, consists of\remployees over the age of 18 who agree to participate in the study and are active in different sectors. The\rsample of the research consists of 463 employees. The data of the research were collected by the online\rsurvey method (via Google Form). The following were used as data collection tools: "Personal Information Form" developed by researchers and "Coronavirus Anxiety Scale (CAS)"developed by Lee\r(2020) and adapted into Turkish by Bicer et al. (2020), "Endicott Work Productivity Scale" developed\rby Endicott and Nee (1997) and adapted to Turkish by Uguz et al. (2004) "Standford Presenteeism\r(non- existence at work) Scale" developed by Koopman et al. (2002) and adapted to Turkish by Anık\rBaysal (2012). The findings obtained reveal that there are negatively significant relationships between\rcoronavirus anxiety and productivity at work. It has been determined that presenteeism (non- existence\rat work) has a statistically significant partial mediating role in the negative effect of coronavirus anxiety\ron productivity at work in the analysis of the structural equality model for the mediating effect. Finally,\rthe results of the research were discussed in the light of the literature. Suggestions have been made to\rresearchers working on the impact of the coronavirus epidemic on working life and to practice.
AtıfOpenAlex7TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021A Research on the Relationship Between Parental Attıtudes and Images of God
Karaca, Fkaraca; Hacıkeleşoğlu, Hızır
As a dynamic structure, the image of God contains a process that is constantly\rrenewed, changing and progressing cumulatively. The image of God comprise a\rwide area with many cognitive and emotional aspects, as well as individual and\rsocial factors. Perhaps one of the most critical stages of this process is the\rattitudes of parents towards their children. In this sense, the main problem of\rcurrent research is to examine whether there is a differentiation between\rparental attitudes and the images of God.\rThis research has utilized the relational survey model which is one of the\rquantitative research methods. The data set was collected from random\rprobability sampling participants. Research findings demonstrated that there\rwas a statistically significant association between parental attitudes and God\rimage. Accordingly, emotional warmth-oriented parental attitudes were\rpositively associated with balanced and love oriented God images; rejectionist\rparental attitudes were positively associated with fear/punishment-oriented and\rdismissive God images. Also, parental attitudes were a significant predictor of\rthe image of God
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2021The Role of Organizational Silence in the Effect of Job Satisfaction on the Level of Burnout: The Case of TRC1 AFAD Employees
Topal, Mehmet Hanefi; Demirbağ, Orkun; Pala, Ismail Turgut
Republic of Turkey, Ministry of Interior, Disaster and Emergency Management Presidency (AFAD) personnel are exposed to high stress due to high working tempo, long working hours, and heavy workload. Considering these conditions, it is thought that working conditions tire the staff psychologically from time to time. Our work which we started with this hypothesis aims not only to figure out levels of job satisfaction, organizational silence and burnout of the personnel who works at the provincial disaster and emergency directorates of Adıyaman, Gaziantep and Kilis where a great number of people immigrated due to Syrian crisis, but also targets to reveal mediation of organizational silence on the effect of job satisfaction on burnout. This work with quantitative research pattern performed with 101 personnel. In this research “introductory information form”, “job satisfaction scale”, “burnout scale” and “organizational silence scale” are used. According to results of the research, organizational silence has a partial mediation on the relation of job satisfaction and burnout and organizational silence moderates the negative relation between these two phenomena at the least.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021Ameliyathane Hemşirelerinde Aleksitimi Düzeyi ve İletişim Becerilerine Etkisi: Doğu Karadeniz Örneği
Cilingir, Dilek; Bal, Demet; Kulakaç, Nurşen
Bu çalışma ameliyathane hemşirelerinde aleksitimi düzeyinin belirlenmesi ve iletişim becerilerine olan etkisinin değerlendirilmesi amacıyla yapıldı. Kesitsel türde yapılan araştırma, Haziran-Aralık 2019 tarihlerinde Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunan üç hastanede gerçekleştirildi. Araştırmaya katılan 101 ameliyathane hemşiresi araştırmanın örneklemini oluşturdu. Araştırmanın verileri Sosyodemografik bilgi formu, Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ-20) ve İletişim Becerileri ÖlçeğiYetişkin Formu (İBÖ-YF) kullanılarak toplandı. Verilerin analizinde SPSS 23 paket programı kullanıldı. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 35.73±7.35 ve %73.3’ü kadındır. Hemşirelerin %84.2’sinin aleksitimiyi daha önce duymadığı ve %69.3’ünün iletişim becerileri ile ilgili eğitim almadığı belirlendi. Hemşirelerin orta derecede aleksitimik oldukları ve aleksitimi puanları ile iletişim becerileri puanları arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu görüldü (r:-0.48, p=0.04). Ameliyathane hemşirelerinin aleksitimi konusundaki farkındalıklarının arttırılması ve iletişim becerilerinin güçlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu konulara ilişkin eğitimlerin düzenlenmesi ile hemşirelerin hasta ve ekip üyeleri ile olan iletişiminin etkili bir şekilde sürdürülmesi sağlanabilir.
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleYalnız künye2021Examination of the Mindful Eating Level by Gender: A Meta-Analysis Study
Bor, Hakan
This research’s aim is to perform a meta-analysis to\rsee if the level of mindful eating varies by gender. The\reffect sizes were calculated utilizing "Standardized\rMean Difference (SOF)", a Cohen's d analysis. Also,\rthe “Orwin Fail-Safe N Number, Duval-Trim\rTweedie's and Fill Method, Egger Regression Test and\rFunnel Plot method” were employed to look for\rpublication bias and it was identified there wasn’t a\rpublication bias in thisresearch. Within the scope of the\rresearch, through the literature review about the\rmindful eating level, 27 studies conducted between\r2016-2021 in Turkey were reached. In line with the\rinclusion criteria, 16 studies, 12 of which were articles\rand 4 of which were thesis, were examined in the\rresearch. The research's study group consisted of 8380\rpersons, with 3084 (36.7%) men and 5296 (63.2%)\rwomen. The papers examined in the analysis were\rfound to have a heterogeneous distribution (Q= 51.355,\rp=0.000<0.01; I2=70.79). Despite the fact that\rwomen's levels of mindful eating were greater than\rmen's in the random effects model, this difference was\rstatistically insignificant (Cohen's d=0.020).\rFurthermore, using the moderator analysis method, the\rlevel of mindful eating was re-evaluated according to\rthe sample subgroups (adolescent/adult) and after the\rmoderator analysis it was revealed that there was no\rstatistically significant difference on mindful eating\rlevel between the adolescent and adult sample groups\r(Qb=0.001, p=0.978>0.05). Findings of the research\rwere discussed in the light of existing mindful eating\rliterature.\rKeywords: Gender, Meta Analysis, Mindful Eating.
- MakaleAçık Erişim2021Relationships Between Lifestyle Variables, Satisfaction Levels, Self- Esteemes and Perceived Ease of Use in Consumers Online Shopping
Durmuş, İbrahim
In today's web environment, many factors may affect consumers' purchase of ready-made clothing\rproducts. In many previous studies, these factors were examined separately. Unlike the previous researches,\rwhile consumers purchase ready-made clothing from the web; It was aimed to determine the level of\rrelationship between each other, their lifestyles, satisfaction levels, and self-esteem and their ease of use. For\rthis purpose, the electronic survey method was applied to 390 consumers who buy ready-to-wear products from\rdifferent sites on the web, and the related results were interpreted with structural equation modeling. When the\rresearch results are evaluated in general; The ease of use perceived for the websites has revealed a full mediation\reffect in the effect of consumers on their satisfaction. The perceived ease of use has shown a partial mediating\reffect on the impact of consumers' uniqueness on self-esteem. The ease of use perceived by consumers in the\rimpact of diversity searches on their satisfaction and self-esteem has had a partial mediating effect. Also, the\rease of use perceived towards the websites also showed a partial mediating effect on the satisfaction levels of\rconsumers and their self-esteem.
- Derleme MakaleYalnız künye2020Yaşlanma Korkusu
Erkuran, Hatun
Yaşlanma zamanla ortaya çıkan, geri dönüşü mümkün olmayan, or-ganizmadaki fiziksel, yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin tümünü kapsayan bir süreçtir. Türkiye İstatistik Kurumu 2016 yılı verilerine göre yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %8,3 iken 2023 yı-lında Türkiye’nin yaşlı nüfus oranının %10,2’ye yükseleceği tahmin edilmektedir. Yaşlı nüfus sayısındaki bu artış beraberinde pek çok sorunu da getirecek ve bu konuda önlem alınmasını gerektirecektir. Yaşam süresinin uzaması ile birlikte yaşlılıkta görülen fiziksel güç-süzlük, işitme ve görme problemleri, algıda azalma, hafızada azal-ma, kronik hastalıklar artmakta, kişiler yaşlılık problemleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Tüm bu olumsuzluklar düşünüldüğünde kişiler yaşlanmaktan korkmakta ve yaşlanmanın getirdiği-getireceği fizik-sel, sosyal ve emosyonel durumlara karşı kaygı yaşamaktadır. Bu çalışmanın amacı yaşlılık, korku kavramı ve kuramsal yaklaşım-lar ile yaşlanma korkusu olgusunu literatür ışığında özetlemektir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2020Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin özgecilik özellikleri ile damgalama/stıgma eğilimleri arasındaki ilişki
Kayma, Derya; Büyükbodur, Ayşin Çetinkaya
Bu araştırmanın amacı sosyal hizmet lisans öğrenimine devam eden öğrencilerin damgalamayailişkin eğilimleri ile özgecilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma kesitsel biraraştırmadır. Araştırmaya 138 sosyal hizmet bölümü öğrencisi katılmıştır. Araştırmada verilerkişisel bilgi formu, damgalama ve özgecilik ölçekleri ile toplanmıştır. Veriler SPSS paketprogramında analiz edilmiştir. Sonuçlara göre; cinsiyete göre damgalama ölçeğinin alt boyutlarıpuan ortalamalarının anlamlı şekilde farklılaştığı; erkeklerin ayrımcılık ve dışlanma, etiketleme,psikolojik sağlık ve ön yargı puan ortalamalarının kadınlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır.Katılımcıların yaşları ile özgecilik ölçeğinin alt boyutlarından yardım etme boyutu ile düşük vepozitif anlamlı ilişki olduğu (r=0,220, p<0,01), sınıf düzeyine göre özgeciliğin yardım etme(F3;134= 23,613; p< 0.01) ve bağışçılık (F3;134=14.305 ;p<0.01) alt boyut puan ortalamalarınınanlamlı farklılık gösterdiği, katılımcıların annelerinin eğitim durumuna göre özgecilik ölçeğininyardım etme boyutundan aldıkları puan ortalamalarının anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır(F2;135=3,86;p<0,05). Katılımcıların özgecilik ile damgalama ölçeklerinin toplamından aldıklarıpuanlar arasında negatif ve düşük (r=-0,192,p<0,05), damgalama ölçeğinin alt boyutlarındanayrımcılık ve dışlanma ile özgeciliğin alt boyutu yardım etme arasında negatif ve düşük düzeydeanlamlı ilişki bulunmuştur (r=-0,180,p<0,05). Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinde özgecidavranışların arttırılması ve damgalama eğiliminin önlenmesine yönelik çalışmaların yapılmasıgerekmektedir.
AtıfTR Dizin2
İncele









