Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Türkkan, Tuğba(9)
- Kulakaç, Nurşen(8)
- Durmuş, İbrahim(7)
- Odaci, Hatice(7)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Kenek, Gökhan(4)
- Maraşlıoğlu, Şerife Ericek(4)
- Polat, Eray(4)
- Ulutaşdemir, Nilgün(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Bayrakdaroğlu, Yeşim(3)
- Benk, Osman(3)
- Demirbağ, Orkun(3)
- Güngör, Sunay(3)
- Kartopu, Saffet(3)
- Sımsek, Tugçe(3)
- Temel, Ahmet(3)
- Aksoy, Bahar(2)
- Aktaş, Hamza(2)
- Aydin Sayilan, Aylin(2)
- Bekar, Fevziye(2)
- Birinci, Ali(2)
- Bostan, Sedat(2)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Cilingir, Dilek(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Dağcı, Abdullah(2)
- Demir, Sertaç Timur(2)
- Demirtaş, Haşim(2)
- Eren, Kübra(2)
- Gökçe, Ahmet(2)
- Hacıkeleşoğlu, Hızır(2)
- Kavakli, Mehmet(2)
- Korkmaz, Fatma(2)
- Kılıç, Taşkın(2)
- Oğuzhan, Hatice(2)
- Pehlivan, Erkan(2)
- Sökmen, Alev(2)
- Sökmen, Alptekin(2)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Rekreasyonel Egzersize Güdülenmenin Yaşam Doyumu Üzerindeki Rolü: Yükseköğretim Öğrencileri Örneği
Türker, Üstün
Bu araştırmanın amacı, rekreasyonel egzersize güdülenmenin yaşam doyumuna etkisinin belirlenmesi, aralarındaki ilişkinin ortaya konulması ve üniversite öğrencilerinin bazı demografik özelliklerine göre karşılaştırılmasıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama tekniği kullanıldı. Çalışmaya lisans düzeyinde öğrenimlerine devam eden toplam 1408 gönüllü öğrenci dahil edildi. Araştırmada Rogers (2000) tarafından geliştirilen Rekreasyonel Egzersize Güdülenme Ölçeği ile Diener ve arkadaşları (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde SPSS (26.0) paket programı kullanılmış olup, analizlerde Basit Regresyon, Korelasyon, Bağımsız Örneklem T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yöntemleri uygulandı. Rekreasyonel egzersize güdülenmenin yaşam doyumunun %34,1 oranında yordayıcısı olduğu ve motivasyonel faktörler içerisinde en etkileyici güdülenme faktörünün sağlıklı yaşam (%47,4) düşüncesi olduğu sonucuna ulaşıldı (p<,000). Araştırmanın amaçlarına yönelik belirlenen cinsiyet, yaş, öğrenimin sürdürüldüğü alan ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından genel bir betimleme yapıldığında ise; erkek bireylerin rekreasyonel egzersize güdülenme ve yaşam doyumu toplam puanlarında, bununla birlikte sağlık, rekabet, vücut ve dış görünüm, sosyal ve eğlence ile beceri gelişimi faktörlerinde kadınlara kıyasla daha yüksek sonuçlara ulaştığı ve cinsiyetin rekreasyonel egzersize güdülenmede ve yaşam doyumunda belirleyici bir faktör olduğu tespit edildi (p<,05). Yaş ve sınıf düzeylerinin rekreasyonel egzersize güdülenme yaşam doyumunda belirleyici bir faktör olmadığı (p>,05) ancak ileri yaş ve sınıf düzeyinde olanların daha yüksek değerlere ulaştığı görüldü. Öğrencilerin eğitim yaşantılarını sürdürdükleri akademik birim değişkenine göre spor bilimleri öğrencilerinin hem rekreasyonel egzersize güdülenmede ve buna bağlı faktörlerin büyük çoğunluğunda hem de yaşam doyumunda diğer alanlardaki öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu sonucuna ulaşıldı.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Toplumsal Cinsiyetçi Roller ve Ataerkil Söylem: Ian McEwan’ın Yabancı Kucak (The Comfort of Strangers) Romanı
Doğan, Çağlayan
Ian McEwan İngiliz çağdaş yazınında birçok farklı konuda kaleme aldığı romanlarıyla öne çıkan bir yazardır. Eserlerinde toplumsal sorunlara, kadın erkek ilişkilerine, psikolojik olgulara, çevresel meselelere sıklıkla temas eden yazar, İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri için en prestijli ödüllerden olan Man Booker sahibidir. Yazarın eserleri birçok dile çevrilmiştir. Ayrıca feminizm ve kadın hareketleri ile ilgili karşıt görüşler ortaya koyan eserde sert bir ataerkillik vurgulanmaktadır. Yazar birçok eserinde benzer konuları kurgulayarak kadın ve erkeğin çağdaş toplumdaki pozisyonlarını irdeler ve sorgular. Yazarın böylelikle geçmişin toplumsal konularını ve sorunlarını bugünün bağlamında okurlarıyla buluşturduğu ve söz konusu olguları şiddet sarmalı içerisine soktuğu görülmektedir. Bu çalışmaya konu olan yazarın Yabancı Kucak isimli romanı genel olarak adı belli olmayan bir şehirde iki İngiliz turistin başından geçen ilginç olayları resmetmektedir. Colin ve Mary adındaki çift yemek yiyecek bir yer ararken karşılaştıkları bir adamla tanışmalarından sonra bir dizi esrarengiz ve olumsuz olay yaşar. Yabancı Kucak genel olarak toplumsal sorunlar, ataerkillik, kadın erkek ilişkileri, psikolojik sapkınlıklar ve şiddet temsilleri gibi temaları barındıran bir romandır. Bu bağlamda, McEvan’ın söz konusu eseri birçok farklı temayı içermesinin yanı sıra, bunların birbirleriyle olan iç içe geçmiş ilişkilerini de ortaya koymaktadır. Bu çalışmada yazarın Yabancı Kucak isimli romanı toplumsal cinsiyetçi roller ve ataerkilliğin temsili bakımından incelenecektir.
- MakaleAçık Erişim2023Toplumsal cinsiyet rollerini tersinden anlamlandırmak: Babalık ve erkeklik rolünün reklamlar üzerinden analizi
Doğan, Neva; Karaman, Esra Dudu
Toplumsal cinsiyet çalışmalarının yalnızca kadınlara odaklanması, erkeklik kavramının toplumun tüm unsurları tarafından (medya, aile, okul vb.) biçimlendirilen, inşa edilen ve yeniden üretilen bir alanda olduğu gerçeğini çoğunlukla gizlemektedir. Oysaki modernist söylem içerisinde anlamın zıtlıklar içinde kurulduğu düşünüldüğünde erkekliğin ne olduğunun kadınların ne olmadığı üzerinden belirlendiği söylenebilir. Bu nedenle kadınlık rolleri tanımlanırken erkekliğe ilişkin de örtük tanımlamalar yapılmaktadır. Toplumsal anlamın inşa edilmesinde başat bir öneme sahip olan medya metinleri de toplumsal anlamı inşa ederken erkeklik kavramına sıkça başvurmaktadır. Bu çalışmada erkeklik ve erkekliğin tanımlanmasında temel bir role sahip olan babalık kavramı, içinde baba ve koca rolünün olduğu reklamlar temel alınarak medya metinlerinde bu figürlerin aile içi rolü, işlenen mesajın etkinliğine ilişkin teknik veriler ve babalık kimliğinin öne çıkarıldığı ürün türü bağlamında ortaya konulmaktadır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Lise Öğrencilerinde Sosyal Kaygı ve Mükemmeliyetçilik Arasındaki İlişkide Akademik Öz Yeterliliğin Düzenleyici Rolünün İncelenmesi
Çelebi, Gülin Yazıcı
Ergenlik dönemi kendine yönelen dikkat ve kusursuz olma isteği nedeniyle hem sosyal kaygı hem de mükemmeliyetçilik açısından riskli bir dönem olarak değerlendirilmektedir. Bu faktörler üzerinde etkili olabilecek değişkenlerin belirlenmesi yapılacak müdahalelerin şekillenmesinde önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı da sosyal kaygı ile mükemmeliyetçilik arasındaki ilişkide akademik öz yeterliliğin aracılık rolünün belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Trabzon merkezde farklı okul türlerinde eğitim gören 467 (Kadın: 229; Erkek: 238) lise öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler basılı formlar aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Ergenler için Sosyal Kaygı Ölçeği, mükemmeliyetçilik ölçeği, akademik öz yeterlilik ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizine başlamadan önce normallik analizleri yapılmış ve kullanılacak istatistiksel tekniklere karar verilmiştir. Sosyal kaygı, mükemmeliyetçilik ve akademik öz yeterlik puanları arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon katsayıları hesaplanarak incelenmiştir. Mükemmeliyetçilik ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide akademik öz yeterliğin düzenleyici etkisini incelemek için ise Process Macro (V 3.0) Model 1 kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda akademik öz yeterlilik ile sosyal kaygı arasında negatif, mükemmeliyetçilik ile sosyal kaygının pozitif yönde ilişkili olduğu, mükemmeliyetçilik, akademik öz yeterlik ve etkileşim (A x B) değişkenlerinin birlikte sosyal kaygı ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Etkileşim değişkeninin sosyal kaygı üzerindeki etkisinin anlamlı olması, akademik öz yeterliğin mükemmeliyetçilik ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide düzenleyici role sahip olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular alan yazın ışığında tartışılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023An Integration of Self-Conscious Emotion into Public Service Announcement: The Effect of Framing Messages Based on Guilt and Shame-Inducing Strategies on the Intention of Behavior Change
Temel, Ahmet
PSAs (Public service announcements) about social issues have become important tools of persuasion that aimed to direct the public regarding attention to those problems that intended to bring attitude and behavior change. Prevailing studies indicated that message framing that links to a different type of emotional experiences has played different roles in changing the perception of individuals.Specifically, fear appeal-inducing techniques and their effectiveness were the main focus of scientific studies in the area. However, a new line of research indicated that, besides fear, other types of emotions might be important for effective message framing that can bring changes through some forms of persuasion. Following this new development, in this paper, it was proposed that the way the message is framed (either behavior-focused or self-focused) elicits different self-conscious emotions (i.e., guilt and shame) that will differently affect intention for behavior change. The core assumption of the proposed model is that messages framed based on guilt-inducing strategies may lead to intention for behavior change due to the absence of suppression, while messages framed on shame-inducing techniques suppress behavioral change due to the activation of suppression. In line with his, an alternative model was proposed which posits that the potential effectiveness of framing messages based on guilt and shame-inducing techniques varies with respect to a cultural orientation that persists in a given society. In the course of enhancing the proposed model, the paper attempts to draw some examples of message framing based on guilt and shame-inducing and concludes with limitation inherent in the current model.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Psikanalitik Edebiyat Eleştirisi Açısından Kar ve İnci Romanı Üzerine Bir Değerlendirme
Uslucan, Fikret; Abdurrahman, Arslan
Sigmund Freud, hastalarını tedavi etmek için kullandığı teknikleri bir süre sonra beklenmedik bir şekilde sanat eserlerine de yöneltmiştir. Freud’un 19. yüzyılın sonlarına doğru Leonardo da Vinci ve Dostoyevski gibi sanatçıların eserleri ve şahsiyetleri üzerine yaptığı bu girişim, psikanalitik edebiyat kuramının/eleştirisinin de ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Multidisipliner bir alanı ifade eden psikanalitik edebiyat eleştirisine zamanla Carl Gustav Jung, Alfred Adler, Rollo May ve Otto Rank gibi isimler de katkı yapmışlardır. Psikanalitik edebiyat eleştirisi, ortaya koyduğu teorilerle özel bir saha olan edebiyat psikolojisinin de dikkatini çekmiştir. Edebiyat psikolojisi, ortak noktaları insan olan edebiyat ve psikolojinin birbirlerinden faydalanmasını ifade etmektedir. Bu iki bilim sahasını ilgilendiren ortak kuramlarla eser, yazar, şair, okur ve yazma süreci gibi konular ele alınmaktadır. Bir eser ortaya koyan yazar, tip ya da karakter olarak psikanalitik kuram ve tekniklerle çözümlenebilmektedir. Aynı zamanda, edebi eserlerde psikolojik tip ve temalar, bu tekniklerle ele alınabilmektedir. Ayrıca, edebiyat ve eserlerin okurlar üzerindeki tesiri, aynı psikanalitik yöntemlerle incelenebilmektedir. Edebiyat psikolojisinin inceleme konuları, bu şekilde çeşitlilik gösterse de edebiyat psikolojisiyle ilgilenen edebiyat araştırmacılarının yazar, şair ve okur şahsiyetinden ziyade psikanalitik kuram ve yöntemleri kullanarak edebi eserleri incelemeleri daha makul karşılanmaktadır. Muadil bir insan ve dolayısıyla muadil bir dünya kurgulamaya çalışan edebi eserlerin dile ait araçlarla oluşturduğu tüm unsurlar, psikanalitik edebiyat kuramının araştırma sahasına girmektedir. Bu anlamda gerçek dünyadaki insanın buhranlarına çözüm bulmaya çalışan psikanaliz, edebi eserlerdeki karakterlerin de daha detaylı bir şekilde anlaşılabilmesi için yeni kapılar aralayabilmektedir. Bu çalışmada, psikolojinin sunduğu imkânların ayırdında olan Nihan Kaya’nın Kar ve İnci romanı ele alınmıştır. Sanatın pratiği yanında teorisine de kafa yoran Kaya’nın bu eserini psikanalitik yöntemlerle incelerken yazarın şahsi hayatından ziyade eser karakterlerine odaklanılmıştır. Odak noktasında insan olan bu çalışmada, tek bir teorisyenin kuramlarıyla değil karakter davranışlarının işaret ettiği kuramlara göre farklı farklı psikanalitik tekniklere müracaat edilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Afet Risk Algısı ve Afete Hazırlıklı Olma İnanç Durumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Doğru, Salih; Coşkun, Zülal
Bu çalışmanın amacı, Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin afet risk algısı ve afete hazırlıklı olma inanç durumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma kesitsel tanımlayıcı tiptedir. Çalışma verileri çevrimiçi anket yöntemiyle Haziran-Temmuz 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma evreni, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Döneminde eğitim alan 1597 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Örneklem, 310 kişi olarak tespit edilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracında, sosyo-demografik bilgi formu, Üniversite Öğrencileri Afet Risk Algısı Ölçeği ve Genel Afet Hazırlık İnanç Ölçeği oluşturmuştur. Sosyodemografik değişkenlerin tanımlanmasında yüzdelik ve standart sapma kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde korelasyon analizi kullanılmıştır. Katılımcıların %62,0’ı kadınlardan oluşmaktadır ve 29,7’si ise Acil yardım ve Afet yönetimi bölümü öğrencileridir. Ayrıca %33,2’si 2. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Katılımcıların Afet Risk Algısı Ölçeği ortalama puanı 55 (Orta düzey), Afet Hazırlık İnanç Ölçeği puan ortalamaları ise 141 (Orta düzey) olarak bulunmuştur. Afet Risk Algısı ile Genel Afet Hazırlık İnanç Ölçeği arasında orta düzeyde, negatif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=-,398; p=,000). Verilerin analizinde, t-Testi, Mann-Whitney U testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Kruskal-Wallis H testi, Basit Korelasyon ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinin genel afet hazırlık inancı arttıkça afet risk algılarının da azaldığı görülmektedir.
AtıfTR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2023The Generation Alpha Scale for Parents: Development and Psychometric Evaluation: Methodological Study
Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar
Objective: What distinguishes generation Alpha from earlier generations is that they are born into a digital world. The aim of this study was to develop the Generation Alpha Scale for Parents (GASP) and evaluate its content validity and psychometric properties. Material and Methods: This methodological study was conducted with 419 parents of generation Alpha. Data were collected using a socio-demographic characteristics questionnaire and GASP. The data were analyzed using t-test, Cronbach’s alpha coefficient, Pearson’s cor- relation coefficient, and factor and item-total score analysis. Results: The scale had a content validity index of 0.93 and a Cronbach’s alpha of 0.96. The exploratory factor analysis (EFA) showed that the scale consisted of 26 items and three subscales: learning methods, commu- nication-social network, and personality prerequisites, respectively. The item-total correlations ranged from 0.479 to 0.912. The EFA showed that the scale explained 61.33% of the total variance. The confirmatory factor analysis also showed that the factor loadings ranged from 0.52 to 0.93. Root mean square error of approximation was less than 0.080 and was significant. Conclusion: The GASP is a valid and reliable mea- surement tool that can use by parents, health professionals, educators, and political groups to assess the characteristics of generation Alpha.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kemoterapi Tedavisi Alan Kanser Hastalarında Aleksitimi ve Psikolojik İyi Oluş: Tanımlayıcı ve İlişkisel Bir Çalışma
Çobanoğlu, Asuman; Oğuzhan, Hatice
Amaç: Bu araştırma, kemoterapi tedavisi alan kanser hastala- rında aleksitimi ve psikolojik iyi olu ş düzeyleri arasındaki ilişkiyi be- lirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu araştırmada tanımlayıcı ve ilişkisel bir ara ştırma deseni kullan ıl- mıştır. Araştırmanın örneklemini, Temmuz 2022-Ekim 2022 tarihleri arasında bir e ğitim ve ara ştırma hastanesinde ayaktan kemoterapi te- davisi gören 151 hasta olu şturmuştur. Veriler Hasta Bilgi Formu, To- ronto Aleksitimi Ölçe ği (TAÖ-20) ve Psikolojik İyi Olu ş Ölçeği (PİOÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin de ğerlendirilmesinde ta- nımlayıcı istatistikler ile Kruskall Wallis testi ve Spearman Korelas- yon testi kullan ılmıştır. Bulgular: Kemoterapi alan hastalar ın ya ş ortalamasının 59,26±11,24 y ıl olduğu, %51’inin kad ın cinsiyette ol- duğu ve %78,8’inin çal ışmadığı saptanmıştır. Hastaların %23,8’inin meme kanseri olduğu ve %53’ünün kronik bir hastalık tanısının olduğu belirlenmiştir. Hastalar ın P İOÖ genel toplam puan ortalamas ı 48,44±6,76, TAÖ-20 genel toplam puan ortalamasının ise 44,70±7,51 olarak bulunmuştur. PİOÖ ile TAÖ-20 arasında negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca hastaların metastaz du- rumlarına göre PİOÖ ve TAÖ-20 arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bu araştırmada, kemoterapi alan kanser hastalarının psikolojik iyi oluş düzeylerinin yüksek, alek- sitimi düzeylerinin ise düşük olduğu saptanmıştır. Ayrıca hastaların psi- kolojik iyi olu ş düzeyleri artt ıkça aleksitimi düzeylerinin dü ştüğü belirlenmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Dersini Alan Öğrencilerin Sınav Kaygısı ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi: İlişki Arayıcı Bir Çalışma
Aydin Sayilan, Aylin; Kulakaç, Nurşen
Amaç: Bu çalışma, cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan öğrencilerin sınav kaygısı ve stresle başa çıkma düzeylerinin belirlen- mesi amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın örneklemini 1-15 Mayıs 2022 tarihleri ara- sında Türkiye’de bulunan iki üniversitenin hemşirelik bölümünde öğ- renim gören ve cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan 213 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama araçlar ı olarak öğrenci tanıtım formu, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ) ve Westside Sınav Kay- gısı Ölçeği (WSKÖ) kullan ılmıştır. Verilerin de ğerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama, Student t-test, Pearson korelasyon analizi ve lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Anlamlı- lık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmada öğrencile- rin s ınav kayg ısı puanlarının 25,67±11,92 oldu ğu belirlenmi ştir. Öğrencilerin stresle başa çıkma tarzlarından en fazla kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yakla şım yöntemini kulland ıkları saptanmıştır. Öğrencilerin WSKÖ puan ı ile SBÇTÖ kendine güvenli yakla şım (p<0,001) alt boyut puan ı arasında istatistiksel olarak negatif yönde ve orta düzeyde; çaresiz yaklaşım (p=0,028) ve boyun eğici yaklaşım (p=0,011) arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p<0,05). Çoklu lineer regresyon analizi sonuçlarına göre öğrencilerin sınav kaygılarını önemli ölçüde etkileyen faktörlerin; cinsiyet ve “kendine güvenli yaklaşım” alt boyutları olduğu tespit edil- miştir. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda, hem şirelik öğrencilerinin stresle baş etme tarzlarının yetersiz olması, sınav kaygılarını olumsuz etkilemektedir. Bu araştırma sonuçlarının stresin psikolojik etkilerine yönelik uygulanacak müdahale planlarına katkı sağlayabileceği düşü- nülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023İyimserlik Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması “Revizyon”
Balcı Çelik, Seher; Aldemir, Abdullah; Yilmaz, Muge
Bu çalışmanın amacı Balcı ve Yılmaz (2002) tarafından geliştirilmiş olan iyimserlik ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılarak güncellenmesidir. Çalışma grubu 18 - 27 yaş arası Orta ve Doğu Karadeniz bölgesinde iki üniversitede öğrenim gören 765 öğrencilerinden meydana gelmiştir (x̄=24,45 SS= 2,41). Ölçme aracının yapı geçerliği açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile incelenmiştir. Uyum geçerliğinin test edilmesinde ise, otantik mutluluk ve sevginin anlamına ilişkin ölçümlerden faydalanılmıştır. Güvenirlik analizleri ise iç tutarlık ve test yarılama yöntemi ile incelenmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçme aracının tek faktörlü yapısı 19 madde ile sağlanmıştır. Çalışmanın doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ise, iyimserlik ölçeğinin tek bileşenli yapısı doğrulanmış ve ölçme aracının kabul edilebilir sınırlarda uyum iyiliği değerlerine sahip olduğu görülmüştür (χ2 /df = 3,97, p < ,000, GFI=,88, AGFI=,84, IFI=,89, CFI=,89, RMR= ,05 RMSEA=,08, SRMR=,68). Bununla birlikte korelasyon analizlerden ulaşılan sonuçlar da ölçme aracının uyum geçerliğini sağladığını ortaya koymuştur. Cronbach alfa iç tutarlık katsayısının ,91 olduğu tespit edilmiştir. Buradan hareketle iyimserlik ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Radyasyona Maruz Kalan Sağlık Personellerinin Tükenmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi
Sukuroglu, Ebru Emine; Sukuroglu, Suleyman; Günaydın, Mustafa; Demir, Hatice
Kaliteli sağlık bakımı elde edebilmek için, sağlık çalışanlarının çalışma alanlarında sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları oluşturulmalıdır. Bunun sağlanabilmesi için çalışanın fiziksel, sosyal ve ruhsal olarak iyi olmasının yanı sıra kendilerini güçlü hissetmeleri de gerekmektedir. Çalışma ortamında stres ve psikososyal riskler ise tükenmişliğe neden olmaktadır. Tükenmişlik ise sağlık personellerinde sıklıkla karşılaşılan, çalışanların performansına olumsuz etki eden önemli bir durumdur. Bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık personellerinin tükenmişlik durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde demografik özelliklerden (25 adet) ve Maslach tükenmişlik envanterinden (22 adet) oluşan 47 soruluk anket uygulanmıştır. Maslach tükenmişlik envanteri, duygusallık yönünden tükenmişlik, kişisel başarı ve duyarsızlaşma şeklinde üç alt boyuttan oluşmaktadır. Anketin güvenirlilik analizi değeri Cronbach Alpha (α) ile hesaplanmış ve 0,84 olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda demografik özellikler ile tükenmişlik ölçeği arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Cinsiyet durumuna göre çalışanların duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı alt boyutlarında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Özellikle kadın çalışanların daha fazla tükenmişlik yaşadığı, yaş düzeyinin artmasının tükenmişlik ile ters orantılı olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında sağlık çalışanlarının eğitim durumları ile tükenmişlik ölçeği arasında da anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Özellikle hemşirelerin hekimlere göre daha fazla duygusal tükenme yaşadığı görülmüştür.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Algılanan COVID-19 Tehdidinin Hekimlerin Psikolojik Kırılganlıklarına Etkisi
Tuna, Hasan; Melike, Yağcı; Kaplan, Ahmet
Pandemi dönemlerinde sağlık çalışanları ruhsal sağlık problemleri ile yüzleşmektedir. Bu kapsamda araştırma, pandemi sürecindeki COVID-19 salgını tehdidinin hekimlerin psikolojik kırılganlık düzeylerine olan etkilerini incelemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte planlanmıştır. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yoluyla seçilen 235 hekim oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak “Psikolojik Kırılganlık Ölçeği” ve “Algılanan COVID-19 Tehdidi Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi, One-Way ANOVA testi, Pearson momentler çarpım korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucunda Pandemi sürecindeki hekimlerin algıladıkları COVID-19 tehdidi ile psikolojik kırılganlıkları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Gençlerin Gelecek Beklentilerinin Belirleyicileri
Buz, Sema; Yücel, Ibrahım
Bu araştırmada gençlerin gelecek beklentilerinin çeşitli yönleriyle ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel yöntem ve fenomenolojik yaklaşım kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara’daki gençlik merkezlerinden yararlanan 12 genç oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler Maxqda programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre gençlerin geleceğe bakış açısında ekonomik faktörlerin etkili olduğu ve gelecek kaygısı yaşadıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte, bireysel kapasite ve teknolojik gelişmelerin gençlerin geleceğe yönelik umut beslemesini sağladığı, ulusal ve küresel krizlerin ise umutsuzluk kaynağı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonunda sosyal hizmet perspektifinden önerilere yer verilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Ön Çapraz Bağ Ameliyatı Olan Sporcuların Spora Dönüşlerindeki Duyguları, Performansta Kendine Güvenleri ve Risk Değerlendirmeleri
Sever, Mehmet Onur; Ekizoğlu, Özlem
Ön çapraz bağ yaralanması sonrası sporcuların, spora geri dönmeye hazır olup olmadığını ve psikolojik müdahaleye ihtiyaç duyup duymadığını tespit etmeye yardımcı olması amacıyla bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Ön çapraz bağ yaralanması (ÖÇB) sonrası spora dönüş envanteri; duyguları, performansta kendine güveni ve risk değerlendirmelerini ölçen ve mevcut kanıtları özetleyen bir ölçüm aracıdır. Son 2 yıl içinde ön çapraz bağ yaralanması sonrası ameliyat olan, aktif futbol oynayan ve araştırmaya gönüllü katılım sağlayan toplam 153 futbol oyuncusu araştırma grubumuzu oluşturmaktadır. Araştırmanın konusu, katılım şartları ve ölçek bilgileri, e-posta yoluyla 61 farklı kulüp yönetimine ve antrenörlere iletilmiştir. Google Form’ dan oluşturulan ölçek linkinin ilgili sporcularla paylaşılması istenmiştir. Google form linki ilgili sporculara ulaştırılmış ve veriler toplanmıştır. Veriler, SPSS 21.0 paketine aktarılarak her soruya verilen cevapların, frekans analizleri alınmıştır. Sonuç olarak, ön çapraz bağ yaralanması sonrası sporcuların çoğunluğu spor yaparken bazen endişelendiğini, dizini düşünmek sinirlerini bozduğunu, yeniden yaralanma ve kazayla yaralanma korkularının olduğu görülmektedir. Sporcuların dizlerini yeniden yaralayabileceklerini düşünmelerine rağmen bu durumun kendilerini spordan alıkoymadığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2023İlişkisel Pazarlama, Bilişsel Çelişki, Müşteri Memnuniyeti ve Yeniden Satın Alma Davranışı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Çevrimiçi Satın Alma Davranışı Üzerine Bir Araştırma
Bayraktar, Eda Dişli
Özellikle teknolojinin hızlı gelişimi ve internet kullanım oranının artması çevrimiçi alışveriş sitelerini de çeşitlendirmiştir. Böylece tüketiciler internet alışveriş sitesi tercihlerinde alternatifleri değerlendirmeye başlamışlardır. Bu durum onlarda bilişsel olarak çelişki yaratabilmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, ilişkisel pazarlamada bağ stratejilerinin bilişsel çelişki davranışına etkisi ile bilişsel çelişki yaşayan müşterilerin memnuniyet ve yeniden satın alma davranışına etkisini incelemektir. Bu amaçla hazırlanan anket formu gerek yüz yüze gerekse de çevrimiçi anket yöntemiyle katılımcılara ulaştırılmıştır. Ankete toplamda 401 geri dönüş sağlanmıştır. Modeldeki değişkenler arasında ilişki bulunup bulunmadığı yapısal eşitlik modeli yardımıyla LISREL 8.7 programından yararlanarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal bağların, yapısal bağların ve finansal bağların bilişsel çelişki üzerinde negatif yönlü anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Diğer bir deyişle katılımcıların sosyal, yapısal ve finansal bağlar düzeylerinde meydana getirdikleri bir birimlik artış bilişsel çelişki düzeyleri üzerinde negatif yönde bir etki yapacağı belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada çelişkinin müşteri memnuniyeti ve tekrar satın alma davranışına da olumsuz ve anlamlı bir etkisi bulunduğu saptanmıştır. olmalıdır. Özette, araştırmanın amacı, yöntem ve bulguları, veri toplama araçlarından bahsedilmelidir. 12, punto, Calibri, iki yana yaslı. Özetler, en az 150, en fazla 250 kelime olmalıdır.
- MakaleAçık Erişim2023Kariyer Başarısına Politik Beceri ve Lider-Üye Etkileşiminin Etkisi: Otel İşletmelerine Yönelik Bir Araştırma
Ödemiş, Murat; Polat, Eray
İşgörenlerin politik beceri (PB) düzeylerinin tespiti, bu becerilerden azami düzeyde nasıl yararlanılabileceği ve işgörenlerin kariyer başarısındaki (KB) rolü, turizm işletmeleri açısından önemli konular arasındadır. Ayrıca otel yöneticilerinin işgörenlerle olan ilişkilerinin işgörenlerin motive edilmesindeki ve KB’deki rolü de otel işletmelerinin etkinliği ve verimliliği açısından değerlendirilmesi gereken konulardır. Bu doğrultuda araştırmada, işgörenlerin PB’leri ile KB’leri arasındaki ilişkiye lider-üye etkileşiminin (LÜE) aracılık edip etmediğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma, İstanbul’daki otel işletmelerinde yürütülmüş ve veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırma modeli, Process makro yazılımı ile test edilmiş, aracı değişkenin etkisi ön yükleme metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar, PB ile KB arasındaki ilişkiye LÜE’nin aracılık ettiğini göstermiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda, KB üzerinde PB’nin, LÜE’ye kıyasla daha büyük bir etkiye sahip olması nedeniyle çalışanların kişisel yeteneklerini geliştirmeleri daha önemli görülmüştür. Bu nedenle çalışanların; iletişim, sosyal zekâ, insanları etkileme gibi doğrudan PB ile ilgili veya müzakere, sorumluluk alabilme, kriz anında sorun çözebilme gibi diğer yeteneklerini geliştirmeleri, yüksek KB elde edebilmelerinin önünü açacaktır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2023İşyeri Zorbalığı ve İş Tatmininin İş Stresi Üzerindeki Etkisi: Otel İşletmelerinde Bir Araştırma
Polat, Eray; Oflaz, Musa
Günümüz iş yerleri, iş stresine ve iş yerinde zorba davranışlara sıklıkla konu olmaktadır. Nitekim insani ilişkilerin yoğun olduğu otel işletmelerinde de bu tür sorunlar görülmektedir. Dolayısıyla bu sorunların giderilmesi için gerçekleştirilen çalışmalar önem arz etmektedir. Bu araştırmada, iş yeri zorbalığının iş stresi üzerindeki etkisi ve iş tatminin bu etkideki aracılık rolü belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırma, İstanbul’daki otel işletmelerinde yürütülmüş ve anket tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırma modeli Process makro yazılımı ile test edilerek aracı değişkenin etkisi ön yükleme metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar, iş yeri zorbalığının iş stresini artırdığını ve iş tatminin buna aracılık ettiğini göstermektedir. İş tatmini iş yeri zorbalığının, iş stresi üzerindeki olumsuz etkisini azaltmaktadır. Araştırma, iş yerindeki zorba davranışların olumsuz etkisini çalışanlar açısından vurgulamaktadır ve çalışanların tatmin ve stres düzeylerinin olumsuz bir yordayıcısı olduğunu göstermektedir. Yönetsel açıdan bakıldığında, bu makalenin sonuçları işletmeleri ve yöneticilerini zorba davranışları en aza indirmeye, hatta durdurmaya teşvik etmektedir. Bu araştırma, bu konu ile ilgili literatürün oldukça kısıtlı olması nedeniyle literatüre de katkı sağlamaktadır.
AtıfOpenAlex6TR Dizin7
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2023Çocuk Cinsel İstismarını Ele Alırken Karşılaşılan Tedavi Konuları: Bir Derleme
Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice
Çocuk cinsel istismarı birçok toplumda görülen sosyal, psikolojik, politik ve kültürel boyutları olan travmatik bir yaşam olayıdır. Cinsel istismara uğrayan çocuklar yaşamları boyunca davranışsal, duygusal, bilişsel ve fiziksel sağlık sorunları geliştirme riski altındadır ve mevcut durumları yoksulluk gibi diğer risk faktörleriyle birleştiğinde özellikle savunmasızdırlar. İlgili literatürde, bu çocukların psikolojik sorun yaşama riskinin daha yüksek olduğu ve mağdurların tedaviye ihtiyaç duyduğu bildirilmektedir. Psikoterapötik tedavilerin, mağdurların fiziksel ve duygusal güvenliğini sağlamak, travma semptomlarını hafifletmeye yardımcı olmak, yaşam kalitesini ve işleyişini iyileştirmek ve istismarın tekrarını önlemek de dahil olmak üzere yararlı etkileri olduğuna dair kanıtlar vardır. Bu derlemede, cinsel istismara uğrayan çocuklar için en yaygın tedavi konularından bazıları sunulmuştur. Ele alınan tedavi konularının uygunluğu her mağdur için farklılık gösterebilir. Bu tedavi konuları ve önerilen müdahaleler sadece meydana gelebilecek zararları gidermek için değil, aynı zamanda çocuk istismarı deneyimlerinin olumsuz sonuçlarını en aza indirmek ve gelecekte kötü muamelenin tekrarlanmasını önlemek için tasarlanmıştır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Akademisyenin iş anlamlılığı, kişiler arası güven ve örgütsel bağlılık ilişkisinin iş özellikleri kuramı kapsamında incelenmesi
Durmuş, İbrahim
Araştırmanın amacı iş özellikleri kuramı açısından akademisyenlerin faaliyetlerinde işlerinin anlamlılığına etki edebileceği düşünülen güven ve örgütsel bağlılık değişkenlerini bir model çerçevesinde ortaya koymaktadır. Günümüz üniversitelerde faaliyette bulunan akademisyenlerin çalışma arkadaşlarına karşı güven davranışları hem örgütsel bağlılıkları hem de işlerinin anlamlılığı üzerinde etkili olabilir. Bu açıdan araştırma Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesinde farklı üniversitelerde faaliyette bulunan ayrı statülere sahip 406 akademisyen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarında akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkilerinin olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının örgütsel bağlılıkları üzerinde de pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca akademisyenlerin örgütsel bağlılıklarının da işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada akademisyenlerin birbirlerine olan güvenlerinin işlerinin anlamlılığı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılıklarının tam aracı etkiye sahip olduğu sonucuna erişilmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele









