Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Türkkan, Tuğba(9)
- Kulakaç, Nurşen(8)
- Durmuş, İbrahim(7)
- Odaci, Hatice(7)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Bülbül, Kenan(4)
- Kenek, Gökhan(4)
- Maraşlıoğlu, Şerife Ericek(4)
- Polat, Eray(4)
- Ulutaşdemir, Nilgün(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Bayrakdaroğlu, Yeşim(3)
- Benk, Osman(3)
- Demirbağ, Orkun(3)
- Güngör, Sunay(3)
- Kartopu, Saffet(3)
- Sımsek, Tugçe(3)
- Temel, Ahmet(3)
- Aksoy, Bahar(2)
- Aktaş, Hamza(2)
- Aydin Sayilan, Aylin(2)
- Bekar, Fevziye(2)
- Birinci, Ali(2)
- Bostan, Sedat(2)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Cilingir, Dilek(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Dağcı, Abdullah(2)
- Demir, Sertaç Timur(2)
- Demirtaş, Haşim(2)
- Eren, Kübra(2)
- Gökçe, Ahmet(2)
- Hacıkeleşoğlu, Hızır(2)
- Kavakli, Mehmet(2)
- Korkmaz, Fatma(2)
- Kılıç, Taşkın(2)
- Oğuzhan, Hatice(2)
- Pehlivan, Erkan(2)
- Sökmen, Alev(2)
- Sökmen, Alptekin(2)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2020Transformational Leadership, Person-Organization Fit and Job Satisfaction Relationship: A Research on Public Servants
Sökmen, Alev; Benk, Osman
Purpose – It is aimed to reveal relationships among transformational leadership, person-organization fit and job satisfaction in that research. Design/methodology/approach – Research data were collected by survey from 560 participants who work at a department of a ministry in Ankara. First of all, in that study validity and reliability analyses are done. Correlation and regression analyses are done both to reveal the relationships among related dependent and independent variables and to test hypotheses. Both Baron and Kenny and Hayes mediation models are used to show mediation effect. Findings – According to correlation analysis, there is a significant positive correlation among transformational leadership, person-organization fit and job satisfaction. As a result of regression analysis, transformational leadership has a meaningful effect on person-organization fit and job satisfaction and also person-organization fit has a meaningful effect on job satisfaction. However, research findings show that the effect of transformational leadership is partly mediated by personorganization fit in the effect on job satisfaction. Discussion – When the findings which are derived from 560 public employees working in a ministry that are evaluated, it is thought that central and rural management of ministry should consider on person-organization fit of its employees and do some actions to raise their job satisfaction levels by transformational attempts of today’s necessities. These kinds of organizations should select compatible and developable -of that compatibleness- individuals as they believe from the beginning of the recruitment process with a control focused approach. A leader, who is interested in individual problems of followers, praises and guides them, that affects their levels of job satisfaction incontrovertibly. For further studies, it may be useful for enriching the literature by revisiting related variables between public and private organizations comparatively.
AtıfOpenAlex10TR Dizin12
İncele - MakaleAçık Erişim2020Normatif Bağlılık ve İşten Ayrılma Niyeti İlişkisi: İş Tatmininin Düzenleyicilik Etkisi
Sökmen, Alptekin; Kenek, Gökhan
Bu çalışmanın amacı normatif bağlılık ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide iş tatmininindüzenleyicilik etkisini incelemektir. Araştırma verileri anket yöntemiyle Adana’da tarım sektöründe faaliyetgösteren bir özel işletmenin çalışanlarından elde edilmiştir. 438 çalışanın katılımıyla veri toplam sürecitamamlanmıştır. Toplanan veriler SPSS 26 paket programı aracılığıyla korelasyon ve regresyonanalizlerine tabi tutulmuştur. Analiz sonuçları normatif bağlılık ile işten ayrılma niyeti arasında negatifyönlü anlamlı bir ilişki olduğunu ve iş tatmininin bu ilişkide düzenleyici bir değişken olarak rol oynadığınıortaya koymuştur. Diğer taraftan normatif bağlılığın iş tatmini ile arasında pozitif yönlü ve iş tatmini iseişten ayrılma niyeti arasında ise negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu elde edilen diğer sonuçlardır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2020Multidimensional Analysis of OECD Countries According to the Prevalence of Mental Disorders and Ranking with the MOORA Method
Boz, Canser; Özdemir, Muhlis; Çalgı, Berna
The aim of this study is to reveal similarities and the differences between Economic Cooperation and Development Organization (OECD) countries, separate them into subgroups and show the graphical positions based on 10 different mental illnesses prevalence. The 10 different mental illnesses are Bipolar disorders, Anxiety disorders, Eating disorders, Autism spectrum disorders, Attentiondeficit/hyperactivity disorders, Conduct disorders, Idiopathic developmental intellectual disability, Other mental disorders and Schizophrenia Depressive disorders. The data were obtained from the Global Health Data Exchange database. Relevant data collected for 36 OECD countries were analyzed by the Multidimensional Scaling (MDS) method. As a result of the MDS analysis, it was seen that the countries were gathered under two groups. Results showed that both Euclidean model based on the prevalence of mental illness differ from the matrix of country Turkey is most similar cases have been identified as Sweden and the UK. When a comparison was made for all countries, it was seen that the two most similar countries were Slovakia and Hungary, and the most different countries were Portugal and Czechia. According to the results of the ranking analysis, when a single ranking was obtained for 10 different disorders, Japan is the country with the lowest prevalence according to the MOORA score and Australia is the highest one.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2020The effect of job burnout for women accounting professionals on workfamily conflict: case of TR90 region
Ertaş, Fatih Coşkun; Tosunoğlu, Büşra
The aim of this study; to examine the effect of job burnout on work-family conflict for female professional accountants for this purpose, a model was created and tested using the structural equation model. Three hypotheses were created for the test of the model and a questionnaire was applied to the female accountants working in TR90 (Artvin, Giresun, Ordu, Gumushane, Trabzon and Rize). As a research scale, “Maslach Burnout Scale” that developed by Maslach and Jackson (1981) and “Work-Family Conflict Scale” that developed by Netemeyer vd. (1996) was used. According to the results of the analysis, it can be said that personal success, which is one of the sub-dimensions of job burnout, increases work-family conflict to a great extent. In addition, emotional exhaustion and depersonalization which are dimensions of job burnout increase the work-family conflict.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Psikiyatri Hemşireliği Dersi Alan Öğrencilerin ŞizofreniyeYönelik Tutumlarının Çizme-Yazma Tekniği ile İncelenmesi
Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen
T Amaç: Sağlık çalışanlarının şizofreni hastalığına karşı damgalayıcı tutumları, hastaların yaşamlarını olumsuz etkileyebilir. Geleceğin sağlık profesyonelleri olan hemşirelik son sınıf öğrencilerinin şizofreni konusundaki tutumları oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı psikiyatri hemşireliği dersi alan hemşirelik son sınıf öğrencilerinin şizofreniye yönelik tutumlarının (düşünce, duygu ve inançlarının) çizme-yazma tekniği ile belirlenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmada nitel araştırma modeli kapsamında durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmaya psikiyatri hemşireliği dersi alan 67 hemşirelik son sınıf öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında çizme-yazma tekniğinden yararlanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışma sonucunda öğrencilerin şizofreni kavramına ilişkin çizimlerinin analizinden 7 kategori, açıklamalarının analizinden 8 kategoride bilişsel ifade (tanımlama, anlama, yorumlama) belirlenmiştir. Katılımcıların şizofreniye yönelik tutumlarının yoğunlaştığı kategorilerin şizofreninin özellikleri, şizofrenili hastanın algıları, şizofrenili hastaya bakış açısı kategorileri olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin şizofreninin özelliklerine yönelik düşünceleri kategorisinin, daha çok halüsinasyon, sanrı ve saldırganlık, şizofrenili hastanın algıları kategorisinin yalnızlık, mutsuzluk ve şizofreniye bakış açısıkategorisinin stigma ve toplumdan soyutlama (şizofreni hastasının kendisini) alt kategorilerinde yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırma sonucuna göre, tüm kategorilerde katılımcıların şizofreni kavramıyla ilgili farklı tutumlara (duygu, düşünce ve inanç) sahip oldukları görülmüştür. Öğrencilerin şizofreni hastalığını tanıdıkları ancak özellik ve tedavisine ilişkin yanlış bilgilere sahip oldukları belirlendi. Öğrencilerin büyük bir kısmının şizofreni hastalarına ilişkin damgalayıcı tutum sergiledikleri, şizofreni hastalarını saldırgan buldukları ve şizofreni tanılı bireylerin topluma kazandırılması konusunda önemli oranda olumsuz düşünce, inanç ve duyguya sahip oldukları sonucuna varıldı.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020The Effect Of Mobbing Taekwondo Referee on Decision Making Levels
Bayrakdaroğlu, Yeşim; Eren, Kübra
In this study, the decision making styles of the taekwondo referees exposed to mobbing and the levels of mobbing were examined based on some variables.The sample of the study consisted of 187 referees who worked in various provinces in Turkey and participated in the development seminars for referees andcoaches organized by Turkey Taekwondo Federation in 2019-2020. The seminar was conducted on 19-27 December 2019 in Antalya, in 3 groups (turkiyetaekwondofed.gov.tr) In addition to the personal information form prepared by the researcher, the “Scale for Indoor Mobbing directed to Sports Referees”, “Melbourne Decision Making Questionnaire I-II” were used in the study. The analysis of the data obtained in the research was examined by Statistical Package for the Social Sciences (SPSS). Frequency, percent, std.deviation, mean calculations, T-test and one-way variance analysis (ANOVA), Tukey test, and Pearson correlation analysis were used. Cronbach's Alpha coefficient was determined as 846 for decision-making scale and 883 for the mobbing scale.The study results revealedvarious levels of significance for variables were interpreted. In addition, it was determined that there were positive and significant relationships between the sub-dimension of decision making styles and mobbing (r=0.33, p<0.01) and mobbing from the sports circle (r=0.22, p, 0.01). Therefore, it can be said that mobbing perceived from the social circle did not have a significant effect on decision making styles of taekwondo referees. As a result, it can be said that the mobbing variable poses asignificant risk to taekwondo referees' sub-dimension of decision making styles and said risk should be taken into consideration.
- MakaleAçık Erişim2020Çalışanların risk alma davranışları, yaşam tarzı değişkenleri ve işyerinin sosyal performansının sosyal mübadele kuramı kapsamında incelenmesi
Durmuş, İbrahim
Günümüz çalışma ortamında çalışanlar iş yerlerinde çeşitli riskler ile karşı karşıyakalabilmektedir. Onların risk alma davranışları, iş yerlerindeki yaşam tarzı değişkenlerinişekillendirebilirken, aynı zamanda yaşam tarzı değişkenleri de iş yerinin sosyal performansı üzerinde çeşitli etkiler yaratabilir. Bu açıdan araştırmada çalışanların risk alma davranışları, iş yerindeki endişeli, sosyallik odaklı ve yenilik odaklı yaşam tarzı değişkenleri veiş yerlerinin sosyal performansı arasındaki ilişkiler sosyal mübadele kuramı kapsamındaaraştırılmıştır. Alan yazında daha önce yapılan çalışmalar incelendiğinde; çalışanların riskalma davranışları, yaşam tarzı değişkenleri ve iş yerinin sosyal performansı arasındaki ilişkileri ortaya koyan herhangi bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Araştırma ile bu eksikliğintamamlanması amaçlanmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre; çalışanların iş yerlerinde riskalma davranışları endişeli yaşam tarzlarını pozitif ve anlamlı olarak; sosyallik odaklı yaşamtarzlarını pozitif ve anlamsız olarak; yenilik odaklı yaşam tarzlarını ise negatif ve anlamsızolarak etkilemiştir. Çalışanların endişeli yaşam tarzları iş yerlerinin sosyal performansınınegatif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Çalışanların sosyallik odaklı yaşam tarzları ise iş yerinin sosyal performansını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Son olarak çalışanlarınyenilik odaklı yaşam tarzları da iş yerlerinin sosyal performansını pozitif ve anlamlı birşekilde etkilemiştir. Bu sonuçlar sosyal mübadele kuramına çalışan ve organizasyon açısından önemli ve farklı katkılar sağlamıştır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020The Impact of Risk Factors in Practice on Anxiety Level of Nursing Students
Ulutaşdemir, Nilgün; Tuna, Hasan; Şahan, Ozan
Aim: This descriptive study was realized to determine the hazards and risk encountered by the nursing students during clinical practise and to identify their effects on anxiety levels. Method: The population of this cross-section, descriptive study consisted of nursing students (N:353 persons) in the second, third and fourth years at university in October-November 2017. The whole population was included in the study, and except for the students who dint participate during the lessons and who refused taking part in the survey 288 participants were included in the study. The data of study were collected using a questionnaire including socio-demographic characteristics, risks and hazards arising from environment, Health Worker Safety Scale and Beck Anxiety Scale in the classroom situation. The data were analyzed by using frequency, t test, ANOVA and correlation. Results: The Beck Anxiety Scale mean scores of those satisfied with the hospital were found to be higher than that of those unsatisfied. The Health Workers’ Safety Scale mean scores of those who worked and were satisfied with the hospital were found to be higher than that of those unsatisfied. Conclusion: This study was found that the students had occupational safety but experienced moderate anxiety.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleYalnız künye2019Demografik Değişkenlerin Lider-Üye Etkileşimi Üzerindeki Etkisinin Lojistik Regresyon Analizi ile Belirlenmesi: Konaklama İşletmelerinde Bir Araştırma
Polat, Eray
Turizm sektörünün emek-yoğun yapısı, çalışanların gerek kendi aralarında gerek liderleri ile üst düzey bir iletişimkurmalarını gerekli ve önemli kılmaktadır. Bu araştırmada, çalışanların liderleri ile olan iletişimleri üzerinde durulmuşve iki temel soruya cevap aranmıştır. Bu sorulardan ilki, konaklama işletmelerindeki alt düzey çalışanların lider-üyeetkileşimi (LÜE) algısının hangi düzeyde olduğu konusu ile ilgiliyken, ikincisi bazı demografik değişkenlerin LÜE algısıüzerinde hangi yönde ve ne derece etkisi olduğu ile ilgilidir. Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada,Balıkesir ilinde bulunan konaklama işletmelerinde alt düzey çalışanlar ile yüz yüze görüşülmüş ve anket tekniği ile veritoplanmıştır. İlk araştırma sorusuna cevap bulabilmek amacıyla ölçek ortalaması hesaplanmış; diğer sorunun cevabınıbulabilmek ise ikili lojistik regresyon analizi ile mümkün olmuştur. Sonuçlara göre konaklama işletmelerindeki alt düzeyçalışanların LÜE algısı yüksek düzeydedir. Ayrıca yaş, aylık gelir, eğitim durumu, çalışma biçimi, işletme deneyimi vesektör deneyimi değişkenlerinin LÜE algısı üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu da görülmüştür. Ek olarak budeğişkenlerin etkilerinin LÜE’nin alt boyutlarına göre hem yön olarak hem de etkinin derecesi olarak farklılaştığı dabelirtilmelidir. Ancak tüm alt boyutları etkilemesi bakımından sektör deneyiminin en önemli değişken olduğu ifadeedilebilir. Zira sektör deneyimi ile birlikte LÜE algısı önemli oranda artmaktadır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2019Çalışanların Bencillik Davranışlarının Motivasyonları Üzerindeki Etkisinde Performanslarının Aracı Etkisi
Durmus, Ibrahim
Günümüz yoğun ve farklı çalışma ortamlarında çalışanlar farklı davranış özelliklerine sahip olmaktadır. Bu açıdançalışanların bencil davranışları, performansları ve motivasyonları yaptıkları işler için önemli ve dikkate alınması gerekenfaktörlerdendir. Daha evvel gerçekleştirilen çalışmalarda genel olarak çalışanların motivasyonunun performanslarıüzerindeki etkileri ölçülmüştür. Ayrıca önceki çalışmalarda çalışanların bencil (ben merkezli) davranışlarını ölçen fazlabir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu açıdan çalışmada daha önce gerçekleştirilen çalışmalardan farklı olarak çalışanlarınbencil davranışlarının motivasyonları üzerindeki etkisi ölçülürken çalışanların performansının aracı etkisi ortayakoyulmaya çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarında çalışanların bencil davranışları motivasyonlarını negatif ve anlamlıolarak etkilemiştir. Çalışanların bencil davranışları performanslarını yine negatif ve anlamlı olarak etkilemiştir.Çalışanların performansları ise motivasyonlarını pozitif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Ek olarak çalışanların bencildavranışlarının motivasyonları üzerindeki etkisinde performanslarının da tam aracı etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.Bu sonuçlar ile literatüre farklı bakış açıları kazandırılması amaçlanmaktadır.
- MakaleYalnız künye2019Situation of University Youth and Problems They Encounter: Yalova Example
Yücel, İbrahim; Kesgin, Bedrettin
This article aims to show psychosocial, cultura land economic situations of higher education students in their university and the city they spend time in, based on Yalova example. Besides that some problems encountered by higher education youth in Yalova University and the city of Yalova are assessed. For this research 480 youth studying in Yalova University, who were select educing quota sampling method, were interviewed using questionnaire technique and the resulting data is analyzed by using SPSS 21. Research results show that youth encounter some psychosocial, cultural and economic problems in higher education process. According to chi-square test results analysis some variables show significant differences.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2019The effects of employees’ attitudes towards their works and their personality features on decision-making styles
Durmuş, İbrahim
In today’s working environment, individuals exhibit various attitudes towards their jobs. These individuals working in the workplace can have different personality characteristics as well as different decision making styles. In previous studies, these issues were examined in a different way. In this study, which is applied to 404 employees in total, the positive results of the attitudes of the individuals working in the private sector have positive effects on their personalities. In addition, it is understood that the personality traits of the employees have positive and significant effects on the decision-making styles in general. However, in practice, the effect of employees on neuroticism (emotional imbalance) is less than other personality traits (extraversion, responsibility, compliance, openness to experience), but the employees finally find that there is little concern and stress. In terms of decision-making styles, only dependent decision-making styles of employees revealed a negative and significant relationship. In the other four variables (sudden, rational, intuitive, timid) positive and meaningful relationships are obtained. As a result, literature will be made to earn different perspectives.
AtıfTR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2019Facebook yalnızlık rehabilite merkezi mi?
Erbaş, Sefa
İnternetin hayatımıza girmesi ile yaşanan toplumsal dönüşüm, sosyal ağların bilhassa 2004’de Facebook’undahil olmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Facebook kullanımının kişiler üzerinde yol açtığı olumlu veolumsuz durumlar ve davranış örüntüleri araştırılmaya başlanmış, Facebook’un kişileri yalnızlaştırdığı görüşüile bu görüşü destekleyen araştırma verileri dikkat çekmiştir. Çalışmada görüşme tekniğinden faydalanılarak,katılımcıların yalnızlık algısı ve Facebook kullanımının yalnızlığı gidermede üstlendiği rol araştırılmıştır.Araştırmada katılımcıların, öncelikle yalnızlık kavramına, aile içi, arkadaş grubu ve romantik ilişkilerindeyaşanılan yalnızlık duygusuna ilişkin görüşleri ortaya konulmuş, sonrasında görüşme verileri, kodlaradönüştürülmüştür. Yalnızlık kavramına ilişkin katılımcıların olumlu, olumsuz ve hem olumlu hem olumsuzbir yaklaşım sergilediği bulunmuştur. Ayrıca aile içi, arkadaş çevresi ve romantik ilişkilerde hissedilen ortakyalnızlık duygusuna sebep olan temel etken iletişimsizlik olup, başka unsurlar da etkili olmaktadır. Bazıkatılımcılar, Facebook kullanımının yalnızlık duygusunu bastırmada faydası olduğunu düşünürken, bazılarısahte dünya yaratan bir mecranın yalnızlık duygusunu bastırmada etkili olamayacağını ifade etmiştir.Çalışmadan elde edilen verilerin sosyal medya kullanan bireylerin psikolojik tahlilini yapmaya çalışanaraştırmacılara katkıda bulunacağı düşünülmektedir
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2019The Effect of Whistleblowing on Psychological Resilience: TR90 Region Accounting Professionals Example
Tosunoğlu, Büşra
The concept of whistleblowing, which is becoming more and more important in recent years, is expressed as communicating the situations that are contrary to the ethical values and laws in the working life of the individuals to the relevant persons and organizations. As in every profession, professional accountants may have problems in how they act in the face of negative situations related to their taxpayers while performing their professional activities, and this situation affects their psychological resilience levels. The aim of this study; is to determine the effect of whistleblowing on psychological resilience in terms of professional accountants. In this direction, a model has been developed and tested. Two hypotheses were created to test the model and a questionnaire was applied to professional accountants operating in TR90 region. Structural equation model was used to test the hypotheses. According to the analysis results; It was concluded that whistleblowing has a high level and positive effect on psychological resilience.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2019Otel İşletmelerinde Algılanan Örgütsel Destek ve Örgütsel Özdeşleşme Arasındaki İlişkide Psikolojik Sermayenin Aracılık Etkisinin İncelenmesi
Duzgun, Ertugrul; Yeşiltaş, Mehmet
Çalışma, algılanan örgütsel destek ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin aracı etkilerini belirlemek amacıyla Antalya’daki beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan işgörenler örnekleminde gerçekleştirilmiştir. Oluşturulan model kapsamında Haziran-Aralık 2016 tarihleri arasında çalışan 23 otel işletmesindeki 492 kişiden anket aracılığıyla toplanan veriler analize tabi tutulmuştur. Araştırmadaki hipotezler yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde, algılanan örgütsel destek ile örgütsel özdeşleşme arasında anlamlı bir toplam etkinin var olduğu görülmektedir. Psikolojik sermaye ise algılanan örgütsel destek ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkide bir aracı etkinin oluşmasında rol oynamaktadır. Ulaşılan bu sonuçlardan hareketle sektördeki uygulayıcılar ve gelecekteki çalışmalar için öneriler getirilmiştir.
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2019Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Fizik Kaygısı ve Depresyonun Yeme Bozukluğu Riski ile İlişkisi
Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş
Amaç: Üniversite öğrencileri yeme bozuklukları açısından risk altında olan gruplardan biridir. Bu çalışma üniversiteöğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun yeme bozuklukları ile ilişkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır.Bireyler ve Yöntem: Yaş ortalaması 20.6±1.7 yıl olan 318 öğrenci üzerinde yapılan bu çalışmada yeme davranış bozukluğuriskini saptamak için Yeme Tutum Testi (EAT-26) ve REZZY (SCOFF) Yeme Bozuklukları Ölçeği, depresyon varlığını saptamakiçin Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), bireylerin fiziksel görünüşlerinin başkaları tarafından değerlendirildiğinde hissettiklerirahatsızlık düzeyini ölçmede ise Sosyal Fizik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır.Bulgular: EAT-26 ve REZZY ölçeklerine göre öğrencilerin sırasıyla %20.1’inin ve %28.6’sının yeme bozukluğu riski altındaolduğu belirlenmiştir. Yeme davranış bozukluğu riski sosyal fizik kaygı (r=0.345, p=0.000) ve depresyon düzeyi (r=0.247,p=0.000) ile anlamlı olarak ilişkilidir. Yeme davranış bozukluğu riski ve beden kütle indeksi arasında anlamlı, pozitif birilişki saptanmıştır (r=0.248, p=0.000). Ayrıca hafif şişman ve obez kız öğrencilerde sosyal fizik kaygı düzeyinin daha yüksekolduğu bulunmuştur (p<0.05).Sonuç: Üniversite öğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun, öğrencilerin yeme bozukluğu riskiyle karşı karşıyakalmalarına neden olabileceği görülmüştür. Bu durum dikkate alınarak yeme bozuklukları ve neden olan faktörlereyönelik daha büyük örneklemde çalışmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Riskli gruplarda (cinsiyet olarak kız, hafif şişmanobez,depresyon varlığı vb.) kısa ölçeklerin (REZZY vb.) uygulanması ve vücut ağırlığının izlemi ile düzensiz yeme şekillerideğerlendirilerek, olası bir depresyon ve beraberinde gelişebilecek olası bir yeme bozukluğunun önüne geçilebilir.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2019Zihinsel Engelli Çocukların Sağlıklı Kardeşlerinin Benlik Saygısı ve Okul Başarısının Belirlenmesi
Tuncay, Birgül; Polat, Sevinç
Amaç: Bu araştırma zihinsel engelli çocukların sağlıklıkardeşlerinin benlik saygısı ve okul başarılarını belirlemekamacıyla yapılmıştır.Materyal-Metot: Araştırma tanımlayıcı nitelikte bir çalışmadır.Araştırma kapsamına, İç Anadolu’da bir İl merkezinde bulunan,Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı özel eğitim veren iki okulakayıtlı zihinsel engelli kardeşi olan, 9-17 yaş arası 91 sağlıklıçocuk alınmıştır. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu,Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri Kısa Formu ve sağlıklıkardeşlerin yılsonu okul başarı puanlarını öğrenmek için e-okulsistemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzdelik dağılım,Mann-Whitney U testi, Kruskall-Wallis test ve SpearmanKorelasyon analizleri kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kapsamına alınan zihinsel engelliçocukların sağlıklı kardeşlerinin %42,8’inin 12-14 yaş grubundave %57,1’inin kız olduğu, %42,8’inin ikinci düzey ilköğretimsınıflarına devam ettiği belirlenmiştir. Zihinsel engelli çocuklarınsağlıklı kardeşlerinin benlik saygısı puan ortalaması 59,2±14,9,%60,4’ünün yılsonu okul başarı derecesinin “iyi”, %27,5’nin ise“orta” olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı kardeşlerin %33’ü engellikardeşinden utandığını, %15,4’ü engelli kardeşinden dolayısuçluluk hissettiğini, %48,4’ü ise ailesinin kendisinden daha çokengelli kardeşiyle ilgilendiğini belirtmiştir.Sonuç: Araştırmada sağlıklı kardeşlerin %69,2’sinin ortadüzeyde, %27,5’nin ise yüksek düzeyde benlik saygısına sahipolduğu bulunmuştur. Sağlıklı kardeşlerin cinsiyeti, yaşı vedevam ettiği sınıfın benlik saygısı toplam puan ortalamalarınıetkilemediği belirlenmiştir (p>0,05). Araştırmada sağlıklıkardeşlerin benlik saygısı ile okul başarı dereceleri arasındailişki saptanmamıştır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2018The Impact of Job Characteristics on Intention to Leave: The Mediating Role of Career Satisfaction
Sökmen, Alptekin; Kenek, Gökhan
The purpose of this study is to examine the mediating role of career satisfaction on the relationships between three psychological states (according to Hackman and Oldham (1975) Job Characteristics Model) on intention to leave. The data of the study were obtained by electronic questionnaire from 271 Research Assistants working at two public universities in Ankara. In order to examine relationships between that variables, correlation and regression analysis were examined by SPSS 23 program. According to the results there are positive and significant relationships between three psychological states (meaningfulness of work – responsibility for outcomes – knowledge of results) and career satisfaction. On the other hand results also reveal that there are negative and significance relationships between psychological states and intention to leave. Furthermore career satisfaction has a partial mediating role on the relationship between three psychological states and intention to leave.
AtıfOpenAlex6TR Dizin14
İncele - MakaleYalnız künye2018Investigation of Childhood Abuse Experinces of High School Adolescents According to Sex, Income Level and Parental Education Status
Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice
This study aims to investigate the childhood abuse experiences of adolescents’ who are educated in the different types of high schools in terms of their gender, income level and parental education status. The study group for the research consists of 703 students who are studying at different types of high schools; 383 of which is girls (54.3%) and 321 of which is boys (45.7%). The data was collected by using a personal information form prepared by researchers and Childhood Trauma Questionnaire. In data analysis, SPSS 22.00 was used; Kruskal Wallis test and Mann Whitney U test analysis techniques were applied. It can be concluded that the average sexual abuse scores of males were found to be significantly higher according to the girls' sexual abuse average scores and the average of males' emotional abuse scores were significantly higher than the girls' emotional abuse score averages. It has also been found that emotional abuse from childhood traumatic experiences varies based on income level. It was found that childhood traumatic experiences did not differ according to parental education status. The findings are discussed in the light of literature information. It is thought that the results of this research will contribute to the determination of the cases of childhood abuse experiences of the adolescents and to plan the preventive activities in this context.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018Perceptıon Of Mastersstudents’ Socıal Medıa Prıvacy: Gümüşhane Universıty Faculty Of Communıcatıon Example
Türten, Elif
Privacy is one of the basic needs of people. Privacy, meaning “personal privacy,” is a socio-culturalphenomenon that is important to both people and society. Communication, which started with telegramand developed with radio and television, has changed with the development of new technologies. Digital media, which is at the center of our social life byenteringour life, is one of the most obvious types of transforming communication. Social media has changed many things with new communication technologies. Confidentiality, an important function in the cultural sense, has also beeninfluenced by digital media. Facebook, Twitter, Instagram, Swarmetc. people with social media accounts have begun to carry out many areas of personal account, from birth to death, from home to work. Nolonger, manyintimate knowledge is known, such as when the individuals with social media accounts get married, where they go for a vacation, what schools the yearn, where they work, what they name their children. Such a change of privacy is changing day by day. By exposing their privacy through social media, people both reveal their identities and create new identities for themselves. This study aimed to describe how the perception of privacy in the social media changed. The study’s universe constitutes graduate students of the Public Relations and Publicity Department of the CommunicationFaculty of Gümüşhane University. 5 girls, 5 boys students, ie a total of 10 gradua testudents semi-structured interview technique applied. As a result of the semi-structured interview conducted in March, April and September 2018, it was determined that the subjects did not share much of their daily lives in social media accounts, they paid attention to their privacy, but still had privacy concerns. It was revealed that the subjects received information about their education and social media and privacy during their undergraduate and graduate education and this was reflected in their social media usage.
AtıfTR Dizin9
İncele









