Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Akkan, Yaşar(11)
- Öztürk, Mesut(8)
- Durmuş, İbrahim(6)
- Kulakaç, Nurşen(6)
- Arslan, Adem(5)
- Kaplan, Abdullah(5)
- Sımsek, Tugçe(5)
- Topal, Yakup(5)
- Aktaş, Hamza(4)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Başkan Takaoğlu, Zeynep(4)
- Birinci, Ali(4)
- Kenek, Gökhan(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Akkan, Pınar(3)
- Akçay, Ahmet Oğuz(3)
- Aydın, Şenay(3)
- Semercioglu, Muhammed Serhat(3)
- Takaoğlu, Zeynep Başkan(3)
- Tosunoğlu, Büşra(3)
- Türkkan, Tuğba(3)
- Yapici, Hakki(3)
- Yeşilçayır, Celal(3)
- Şahin, Cemil(3)
- Abdulvahitoğlu, Ali(2)
- Aksoy, Bahar(2)
- Avcı, İbrahim(2)
- Aydin, Merve(2)
- Ayyildiz, Mustafa(2)
- Baki, Adnan(2)
- Bülbül, Kenan(2)
- Cilingir, Dilek(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Doğan, Melike Demir(2)
- Elma, Mahmut(2)
- Keleş, Esra(2)
- Kırbaş, Abdulkadir(2)
- Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı(2)
- Odaci, Hatice(2)
- Orhan, Salih(2)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Çevreyi Korumaya Yönelik Bireysel Tercihleri Araştırma: Binomial Lojistik Regresyon
Kocağ, Esra Karapınar
Dünya genelinde çevresel bozulma, halk ve politika yapıcılar arasında her ülke için artan bir endişe kaynağıdır. Ekonomik büyüme ve doğal çevredeki bozulma arasındaki ilişki ilgili literatürde geniş bir şekilde tartışılmaktadır. Kuznets (1955) tarafından gelir artışı ve gelir eşitsizliği arasındaki U şeklinde bir ilişkiyi temsil etmesi için önerilen Kuznets Eğrisi, daha sonra araştırmacılar tarafından gelir artışı ve çevre kirliliği arasındaki ilişkiyi incelemek için de kullanılmıştır. Zamanla bu yaklaşım Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) olarak adlandırılıp geniş bir literatür tarafından incelenmiştir. EKC hipotezine yönelik makro yaklaşımlar büyük ölçüde tartışılırken, mikro ekonomik yaklaşımlar oldukça azdır. Bu makale, bu bağlamda, çevresel tercihler hakkında bireysel bir bakış açısı oluşturmayı amaçlamaktadır. Çevresel bir gösterge olarak ekonomik büyümeden ziyade çevrenin korunmasına yönelik bireysel önceliği kullanarak, bu tercihi etkileyen bireysel faktörler incelenmiştir. Literatürdeki sınırlı çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışma, 1995-2020 dönemi için yüzden fazla ülkeden bireysel gözlemlerden yararlanması bakımından bireylerin çevresel tercihlerini açıklayan öncü girişimlerdendir. Lojistic regresyon yaklaşımından elde edilen bulgular, EKC hipotezini destekleyecek bireysel düzeyde net bir kanıt olmadığını göstermektedir. Buna karşın elde edilen bulgular, sürdürülebilir bir toplum için çok önemli olan çevreci tercihlerin daha iyi anlaşılması için faydalı bilgiler sağlamaktadır. Politika önerileri kapsamında, kadınların güçlendirilmesinin, eğitimin ve iş fırsatlarının bir toplumda sürdürülebilir yeşil bir gelecek için yararlı araçlar olabileceği önerilebilir.
- MakaleAçık Erişim2023Kariyer Yönelimlerine Yenilikçi Yaklaşımlar: Twitch Kreatörlüğü
Denizli, Umut; Demirbag, Kubra Simsek
İletişim medyasının büyümesi ve ucuzlaması, dijital içerik üreticilerin her zamankinden daha fazla küresel üne sahip olmasını sağlamıştır. COVID-19 pandemisinin başlangıcından bu yana dünya çapında yaşanan ekonomik daralmanın neden olduğu işten çıkarmalar, işsizlik ve iş güvencesizliği de bireyleri alternatif kariyer yolları aramaya itmiş ve canlı yayın platformlarında dijital içerik üretimini daha da cazip hale getirmiştir. Biz de bu çalışmada, çevrim içi dijital içerik üreticileri olan kreatörlere (yayıncılara) odaklanıyoruz ve dünyanın en popüler ve başarılı çevrim içi canlı yayın platformları arasında bulunan Twitch’i tam zamanlı bir gelir kaynağı haline dönüştürmüş olan ve önde gelen üç Türk kreatörün bireysel markalaşma stratejilerini, duygusal emek performanslarını ve birer girişimci olarak inovatif katkılarını ortaya koyuyoruz. Twitch kreatörlüğünü, kariyer yönelimlerine yeni bir yaklaşım olarak sunduğumuz bu makalede, kreatörlerin kanallarının tematik doküman analizine, kendi içlerinde ve karşılaştırmalı durum analizlerine yer veriyoruz. Çalışma, kariyerlerini bu yönde geliştiren yayıncıların profesyonel bir çalışma hayatına ve azımsanmayacak miktarda gelire sahip olduklarını göstermiştir. Bu durum, yeni kariyer yolu arayışındaki bireyler için oldukça cezbedici görünmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Lise Öğrencilerinde Sosyal Kaygı ve Mükemmeliyetçilik Arasındaki İlişkide Akademik Öz Yeterliliğin Düzenleyici Rolünün İncelenmesi
Çelebi, Gülin Yazıcı
Ergenlik dönemi kendine yönelen dikkat ve kusursuz olma isteği nedeniyle hem sosyal kaygı hem de mükemmeliyetçilik açısından riskli bir dönem olarak değerlendirilmektedir. Bu faktörler üzerinde etkili olabilecek değişkenlerin belirlenmesi yapılacak müdahalelerin şekillenmesinde önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı da sosyal kaygı ile mükemmeliyetçilik arasındaki ilişkide akademik öz yeterliliğin aracılık rolünün belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Trabzon merkezde farklı okul türlerinde eğitim gören 467 (Kadın: 229; Erkek: 238) lise öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler basılı formlar aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Ergenler için Sosyal Kaygı Ölçeği, mükemmeliyetçilik ölçeği, akademik öz yeterlilik ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizine başlamadan önce normallik analizleri yapılmış ve kullanılacak istatistiksel tekniklere karar verilmiştir. Sosyal kaygı, mükemmeliyetçilik ve akademik öz yeterlik puanları arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon katsayıları hesaplanarak incelenmiştir. Mükemmeliyetçilik ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide akademik öz yeterliğin düzenleyici etkisini incelemek için ise Process Macro (V 3.0) Model 1 kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda akademik öz yeterlilik ile sosyal kaygı arasında negatif, mükemmeliyetçilik ile sosyal kaygının pozitif yönde ilişkili olduğu, mükemmeliyetçilik, akademik öz yeterlik ve etkileşim (A x B) değişkenlerinin birlikte sosyal kaygı ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Etkileşim değişkeninin sosyal kaygı üzerindeki etkisinin anlamlı olması, akademik öz yeterliğin mükemmeliyetçilik ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide düzenleyici role sahip olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular alan yazın ışığında tartışılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Dijital İletişim Bağlamında Finansal Okuryazarlık: Çocuklara ve Ebeveynlere Yönelik Dijital Uygulamalar ve Yeni Nesil Harçlık Modelleri
Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı
Günümüzde birçok okuryazarlık çeşidi bulunmaktadır ve finansal okuryazarlık bunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocuklara ve 18 yaş altındaki gençlere planlı harcama, tasarruf ve birikim bilinci aşılama, parayı doğru harcama yol ve yöntemlerini öğretme, bütçe oluşturabilme vb. sağlıklı finansal alışkanlıklar kazandırma noktasında öne çıkan finansal okuryazarlık, bilgi iletişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte dijital finansal okuryazarlığa evrilmiştir. Dijitalleşmenin de etkisiyle eski tasarruf ve birikim yöntemlerinin yerini dijital ortamlar, uygulamalar ve modeller almaya başlamış, yeni nesil harçlık sistemleri ve birikim modelleri ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda yaşadığımız dijital döneme uyumlan(dırıl)an ve ebeveynlere çocuklarına akıllı/planlı harcama ve birikim yapmanın formüllerini sunabilecek çeşitli uygulamalar hayata geçirilmiştir. Bu çalışma, dijital ebeveynlerin çocuklarına yönelik finans alışkanlığını nasıl kazandıracaklarına yönelik sunulan farklı uygulama, hizmet ve modellerin neler olduğuna odaklanmakta, geliştirilen formülleri inceleyerek kapsamlı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Diğer yandan bu çalışma, finansal okuryazarlığın dijital finansal okuryazarlığa evrilmesiyle ebeveyn-çocuk ilişkisinin finansal boyutuyla nasıl bir ilişki üzerinden yürütüldüğünü ortaya koymayı amaçlayarak dijitalleşmenin finansal okuryazarlık üzerinden önemini ele almaktadır. Bu kapsamda çalışma betimsel bir inceleme çalışmasıdır ve özgün bir kapsam ve içerik sunmayı hedefleyerek ele alınan konuya ilişkin sistematik bir bütünlük kazandırmaya çalışmaktadır. Çalışmada dijital ebeveynlere sunulan dijital finansal okuryazarlıkla ilgili yeni uygulamalar/hizmetler incelenerek dijital öğrenme ortamlarına ve uygulamalarına ilişkin bir anlam çerçevesi oluşturulmaktadır. Çalışma sonucunda hem bireysel girişimcilerin hem de bankaların finansal okuryazarlık ile ilişkili olarak dijitalleştirilmiş kumbara uygulamalarını son yıllarda kullanıcılara ve müşterilere sunmasıyla birlikte dijital ortama daha fazla uyumlanma çabasının gittikçe arttığı görülmüş, Manibux, Vibox, Çocuk Bankacılığı ve Dijital Kumbara gibi örneklere rastlanılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Arapça Öğrenenler İçin Bilgisayar Destekli Eğitim Sözlüğü: Geleceğin Vizyonu
Abdulvahitoğlu, Ali
Dil sözlükleri, anadili Arapça olmayan öğrenciler için kelimelerin anlamlarını, yazılış ve telaffuz şekillerini, çeşitli kullanımlarını ve eşdizim, eşanlamlılık, zıtlık ve sözel çağrışım açısından diğer kelimelerle ilişkilerini öğrenmek için önemli bir kaynak olarak kabul edilmektedir. Anadili Arapça olmamakla birlikte, Arapça öğrenen öğrenciler için özel olarak oluşturulmuş sözlüklerin azlığı ve yaşadığımız çağdaki teknolojik devrimin bir sonucu olarak, özellikle Arapça öğrenenlere yönelik bilgisayar destekli bir eğitim sözlüğü geliştirmek, acil bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, söz konusu öğrencilerin Arapça eğitimi esnasında kullandıkları sözlüklerin durumunu ve bu tür sözlüklerin vizyonunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırma problemi, araştırmanın amaçları, önceki çalışmalar, araştırma metodolojisi ve araştırmanın sınırlılıkları üzerinde durulmuştur. İlk bölümde dil sözlükleri konusu ele alınırken, ikinci bölümde yalnızca Arapça konuşmayanlara yönelik eğitim sözlüklerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Arapça konuşmayanlara yönelik bilgisayarlı destekli eğitim sözlüklerinin içeriğine dair gelecek vizyonlu bir bakış açısına yer verilmiştir. Çalışma, en göze çarpan bulgular ve önerilerilerle tamamlanmıştır. Bu çalışmada araştırmacı, hem tanımlayıcı hem de analitik yaklaşıma dayalı bir yöntem kullanmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, anadili Arapça olmayanlar için yeni bir eğitim sözlüğü geliştirmek gereklidir. Bu sözlük, öğrencilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmalı ve bilgisayar destekli sözlük oluşturma alanında gerçekleşen yeniliklere uygun olarak oluşturulmalıdır.
- MakaleAçık Erişim2023The Generation Alpha Scale for Parents: Development and Psychometric Evaluation: Methodological Study
Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar
Objective: What distinguishes generation Alpha from earlier generations is that they are born into a digital world. The aim of this study was to develop the Generation Alpha Scale for Parents (GASP) and evaluate its content validity and psychometric properties. Material and Methods: This methodological study was conducted with 419 parents of generation Alpha. Data were collected using a socio-demographic characteristics questionnaire and GASP. The data were analyzed using t-test, Cronbach’s alpha coefficient, Pearson’s cor- relation coefficient, and factor and item-total score analysis. Results: The scale had a content validity index of 0.93 and a Cronbach’s alpha of 0.96. The exploratory factor analysis (EFA) showed that the scale consisted of 26 items and three subscales: learning methods, commu- nication-social network, and personality prerequisites, respectively. The item-total correlations ranged from 0.479 to 0.912. The EFA showed that the scale explained 61.33% of the total variance. The confirmatory factor analysis also showed that the factor loadings ranged from 0.52 to 0.93. Root mean square error of approximation was less than 0.080 and was significant. Conclusion: The GASP is a valid and reliable mea- surement tool that can use by parents, health professionals, educators, and political groups to assess the characteristics of generation Alpha.
- MakaleAçık Erişim2023Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Dersini Alan Öğrencilerin Sınav Kaygısı ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi: İlişki Arayıcı Bir Çalışma
Aydin Sayilan, Aylin; Kulakaç, Nurşen
Amaç: Bu çalışma, cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan öğrencilerin sınav kaygısı ve stresle başa çıkma düzeylerinin belirlen- mesi amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın örneklemini 1-15 Mayıs 2022 tarihleri ara- sında Türkiye’de bulunan iki üniversitenin hemşirelik bölümünde öğ- renim gören ve cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan 213 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama araçlar ı olarak öğrenci tanıtım formu, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ) ve Westside Sınav Kay- gısı Ölçeği (WSKÖ) kullan ılmıştır. Verilerin de ğerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama, Student t-test, Pearson korelasyon analizi ve lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Anlamlı- lık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmada öğrencile- rin s ınav kayg ısı puanlarının 25,67±11,92 oldu ğu belirlenmi ştir. Öğrencilerin stresle başa çıkma tarzlarından en fazla kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yakla şım yöntemini kulland ıkları saptanmıştır. Öğrencilerin WSKÖ puan ı ile SBÇTÖ kendine güvenli yakla şım (p<0,001) alt boyut puan ı arasında istatistiksel olarak negatif yönde ve orta düzeyde; çaresiz yaklaşım (p=0,028) ve boyun eğici yaklaşım (p=0,011) arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p<0,05). Çoklu lineer regresyon analizi sonuçlarına göre öğrencilerin sınav kaygılarını önemli ölçüde etkileyen faktörlerin; cinsiyet ve “kendine güvenli yaklaşım” alt boyutları olduğu tespit edil- miştir. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda, hem şirelik öğrencilerinin stresle baş etme tarzlarının yetersiz olması, sınav kaygılarını olumsuz etkilemektedir. Bu araştırma sonuçlarının stresin psikolojik etkilerine yönelik uygulanacak müdahale planlarına katkı sağlayabileceği düşü- nülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Investigation of Motives Underlying Food Choice of Health Science Students: Cross Sectional Study
İlyasoğlu, Huri; Fatma; Yaşar, İlknur; Duvan, Sare Nur; Erbecer, Sibel
Objective: Poor eating habits are widespread among university students. This study aimed to investigate the motives un- derlying food choices of health science students by using a food choice questionnaire (FCQ). Moreover, the correlations between food choice dimensions and anthropometric characteristics such as body mass index (BMI) and waist-to-height ratio were investigated.Material and Methods: Voluntary students (n=335) from the faculty of health sci- ences participated in the study. Their demographic properties and an- thropometric measurements were recorded. Turkish version of the FCQ was applied to the participants. For analyzing the data, chi-square test and Pearson correlation analysis were performed. Results: Research findings revealed that the most important food choice dimensions were sensory appeal, price, and mood, respectively, and the least important were weight control, natural content, and ethical concern, respectively. Health dimension had a lower importance in food choice compared to sensory appeal dimension. Females gave higher scores compared to males. The BMI was positively correlated with both convenience and weight control dimensions. No correlation was found between the waist-to-height ratio and food dimensions. Conclusion: To reduce health risks related to poor eating habits, university students’ aware- ness of healthy foods and nutrition should be increased. For this reason, activities should be organized to improve their knowledge about healthy nutrition.
- MakaleAçık Erişim2023A course timetabling formulation under pandemic considerations
Şimşek, Ahmet Bahadır; Gurkan, M. Edib
The covid-19 pandemic has significantly affected the education sector and raised the new operational challenges that spring from the necessity of planning courses in a way to ensure community safety. Accordingly, many higher education institutions provide guidelines regarding the measures to be implemented in education operations. As such, timetabling of the courses is required to be carried out in line with these guidelines. To address this need, this study introduces a multi-objective mathematical model for a university course timetabling problem under the pandemic-related considerations. In particular, the proposed mathematical model aims to minimize the total number of online courses and sections while considering the balanced distribution of the courses over time slots and days. We test the effectiveness of the proposed model using real-life data. The results show that the proposed approach is able to create an optimal timetable in a reasonable time that addresses the objectives of the faculty administration and satisfies the pandemic-related requirements. The study contributes to the literature by introducing new pandemic constraints and inspires managers facing pandemic guidelines.
- MakaleAçık Erişim2023Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinin Alan Uygulamalarındaki İş Güvenliğinin Değerlendirilmesi (Gümüşhane İli Örneği)
Ulutaşdemir, Nilgün; Demir, Ali İhsan
Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2021 tarihlerinde Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri (n=318 kişi) oluşturmaktadır. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve izinli-reddedenler dışında 261 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, alan uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ve İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anket, öğrencilerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde pandemi dolayısıyla google form aracılığı ile uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Elektrik ve makina alanında öğrenim gören öğrencilerin diğer alandaki öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. İş kazası geçirmeyen öğrencilerin, iş kazası geçiren öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Alan uygulama sorumluları ile olan ilişkisi kötü ve çok kötü olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrencilerinin iş güvenliği orta düzeyde saptanmıştır. Alanı mobilya ve tesisat olan öğrencilerin iş güvenliğini artırmaya yönelik eğitimler artırılmalıdır.
- MakaleYalnız künye2023COVİD-19 Sonrası Sınıf Öğretmenlerinin Beden Eğitimi ve Oyun Dersine Yönelik Tutumları ve Problemler Algıları
Tezcan, Efecan; Somoğlu, Mustafa Barış; Taşkın, Serdar
Araştırma, pandemi sonrası katılımcıların “beden eğitimi ve oyun” dersine yönelik tutum ve problem algılarının değişip değişmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2022-2023 eğitim-öğretim yılı içinde Gümüşhane merkez ve ilçelerinde aktif çalışan sınıf öğretmenleri ile çalışma yürütülmüştür Araştırma grubu kolay örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup, çalışmaya 240 (%57,1 kadın, %42,9 erkek) sınıf öğretmeni katılım sağlamıştır. Kişisel bilgiler ve ölçeklere katılımcıların verdiği cevapların analizinde betimsel istatistik yöntemler (aritmetik ortalama, standart sapma), normal dağılım ölçütleri (basıklık/çarpıklık değerleri), t-testi, ANAVO ve korelasyon testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumlarının yüksek olduğu ve karşılaşılan problemlerin ise ortalamanın altında olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin “beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumları ve problem algıları” bazı değişkenler açısından farklılık göstermektedir. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin %81,7’sinin beden eğitimi ve oyun dersinin branş öğretmenleri tarafından işlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Korelasyon analizi sonucu ise sınıf öğretmenlerinin beden eğitim dersine yönelik tutumları arttıkça problem algılarının düştüğünü ortaya koymuştur. Sonuç olarak; literatürde yapılan diğer çalışmalarla karşılaştırıldığında pandemi sonrası sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumlarının arttığı ve problem algılarının azaldığı söylenebilir. Çalışma, COVİD-19 pandemi sonrası sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum ve karşılaştıkları problemleri belirlemek açısından önemli bir boşluğu ortaya koymuştur.
- MakaleYalnız künye2023Place of Educational Methods in Accounting Education: Ondokuz Mayıs University Sample
Tosunoğlu, Büşra; Yilmaz, Sultan
The objective of this study is to analyze whether educational methods such as expression, discussion, question-answer, collaborative education, research, and case study of students studying accounting education differentiating or not in accordance with demographical features. In this context, eighteen hypotheses were constituted, and a survey was conducted on 372 students who are receiving education at Ondokuz Mayıs University Faculty of Economics and Administrative Sciences. Frequency, t-test and one-way analysis of variance (ANOVA) were used in the analysis of the data obtained. In accordance with the findings of the research, it may be claimed that there are significant differences in collaborative education method with reference to the sex variable of students, question-answer method with reference to the age variable, and discussion, collaborative education and research methods with reference to department variable out of educational methods.
- MakaleYalnız künye2023Esnek Çalışma Konulu Lisansüstü Tezlerin Maxquda ile Bibliyometrik Analizi
Benk, Osman; Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe
Lisansüstü tezler; konuların çalışılma sıklığı, çalışılan ana bilim dalı ve üniversitelerin belirlenmesi adına doküman incelemesi kapsamındaki kaynaklardandır. Araştırmanın amacı esnek çalışma konulu lisansüstü tezlerin yazıldığı; üniversitelerin, çalışılan anabilim dalı, anahtar kelimeler, konuların ilişkilendirildiği durum tespitini sağlamaktır. Araştırmada tez adı olarak esnek çalışma kelime grubunu içeren lisansüstü tezlere bibliyometrik analiz ve içerik analizi uygulanmıştır. Tezlerin en fazla Gazi Üniversitesi bünyesinde yazıldığı görülmüştür. Tezlerin yoğunluklu olarak % 48,14 ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı’na ait olduğu görülmektedir. Anahtar kelimelerin frekans analizi sonucunda esnek ve çalışma kelimeleri ilk sırada yerlerini almaktadır. Lisansüstü tezlerin anahtar kelimelerinin incelenmesi için 2 ana tema (örgütsel davranış konuları, ana konu) belirlenmiştir. Araştırma sonuçları içerik analizi başlığı altında detaylı bir şekilde verilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Sosyobilimsel Konulara Yönelik Yürütülen Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi: Sistematik Bir Analiz
Başkan Takaoğlu, Zeynep
Sosyobilimsel konular teknolojik gelişmeler neticesinde ortaya çıkar ve toplum tarafından ciddi tartışmaları da beraberinde getirir. Bu tartışmaların sınıf ortamlarına taşınması ise öğrencilerin araştırma ve sorgulamaya dayalı öğretimlerine katkı sunar. Buna bağlı olarak son yıllarda sosyobilimsel alanda yürütülen çalışmalarda artışlar yaşanmıştır. Ancak tez çalışmalarında sistematik bir değerlendirmenin olmaması bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Bu gerçekten hareketle mevcut çalışmanın amacı; sosyobilimsel konularda yürütülen lisansüstü tezlerdeki araştırma eğilimlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma metodolojisine göre tasarlanan çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada, 2008 ile 2021 yılları arasında yürütülen 95 lisansüstü tez örneklemi oluşturmuştur. Elde edilen veri araştırmacı tarafından oluşturulan veri toplama aracı formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise alt problemlere bağlı olarak betimsel ya da içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda sosyobilimsel konuların 2018 yılında bir tepe noktasına ulaştığı, bazı üniversitelerde araştırmaların yoğunlaştığı ve genellikle fen bilgisi öğretmenliği bilim dalında yürütüldüğü görülmüştür. Yöntem açısından dengeli bir dağılımın olduğu, örneklem sayısının daha çok 11 ile 30 arasında tercih edildiği, genellikle ortaokul öğrencileri ve fen bilgisi öğretmenlerinin örneklemleri oluşturduğu ve veri analiz teknikleri ile veri toplama araçları arasında uyum olduğu belirlenmiştir. İçerik analizi sonucunda ise seçilen konularla sonuçlar ilişkili bulunmuştur. Duyuşsal özellikler, argümantasyon, alan bilgisi, öğretim yöntem ve teknikleri, muhakeme, başarı ve sosyobilimsel konuların etkilendiği faktörler kategorileri oluşmuştur. Bu doğrultuda gelecekte yürütülecek lisansüstü çalışmalarda bu araştırmadan elde edilen sonuçların yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Yabancı Öğrencilerin Gastrodiplomasi Aracı Olarak Türk Mutfağı Haftasına İlişkin Deneyimleri
Kaya, Fazil
Günümüzde farklı toplumların birbirleriyle kaynaştırılması için çeşitli etkileşim kanalları kurulmaktadır. Bu girişimlerden biri olan gastrodiplomasi, toplumlar arasında yiyecek içecek kültürü alışverişine dayanmaktadır. Bu çalışma, yabancı öğrencilerin Türk mutfağı hakkındaki deneyimlerinin ve görüşlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yabancı öğrencilerin deneyim ve görüşlerinin alınması için yarı yapılandırılmış anket formu aracılığıyla 2022 Ağustos ve Eylül ayları arasında 16 adet katılımcıdan veriler toplanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler betimsel analizle yorumlanmıştır. Bu çerçevede katılımcıların deneyimleri; Türk mutfak imajı, Türk mutfak deneyimi ve gastrodiplomasi açısından Türk mutfağı şeklinde üç temel kategoride tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların kısmen Türk Mutfağı hakkında ön bir algıya sahip olduğu, ikamet edilen ülkede Türk mutfağını deneyimleme fırsatı yakalayamadığı, Türkiye’ye geldikten sonra Türk mutfağı hakkında hem olumlu hem de yeni deneyimler kazandığı tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Geleneksel televizyon yayıncılığında ‘çocuk birey’ inşası: dram türü dizilerde çocuk karakterler
Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı; Yilmaz, Adem
Geleneksel televizyon yayıncılığı bağlamında incelendiğinde, Türkiye’de en çok izlenilen program türleri arasında televizyon dizilerinin olduğu görülmektedir. Medya-çocuk ilişkisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ise televizyon dizilerinin problemli varlığı dikkat çekmektedir. Özellikle dram türü dizilerde sürekli belirli niteliklerle izleyici karşısına çıkarılan çocuk karakterler birer ajitasyon kaynağı olarak kullanılmaya devam etmekte, ana ve yan karakter rolündeki çocuk özne, zorlu ve meşakkatli hayat hikayeleri içinde konumlandırılmaktadır. Aynı zamanda dram türü dizilerde yetişkin bir bireymiş gibi belli başlı özelliklerle sürekli aynı biçimde inşa edilen çocuk kimliği ‘acı’nın odağında kurgulanmaktadır. Kâr amaçlı politikalar ekseninde yayıncılık sürdüren özel televizyon kanallarında ise bu kurgunun varlığı dikkat çekici düzeydedir. Bu çalışmanın temel amacı, dram türü televizyon dizilerinde duygusal sömürü haline getirilen çocuk karakterlerin ‘birey’ olarak yer alış biçiminin sorunlu doğasını ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, dram türü yerli dizilere odaklanmakta, en çok takip edilen televizyon kanalları özelinde çocuk karakterlerin yer alış biçimini sorgulamaktadır. Çalışmada 2019 yılında en çok izlenilen televizyon kanalları Atv, Fox Tv, Kanal D, Show Tv, Star Tv ve TRT 1’de haftalık yayınlanan ve çocuk karakterlerin yer aldığı dram türü diziler örneklem olarak seçilmiştir. Bu kanallarda 1990 sonrası dönemde yayınlanan 156 dram türü dizinin ilk üç bölümü niteliksel içerik analizi yoluyla incelenmiş, ana ve yan karakterlerde rol alan 365 çocuk karakter tespit edilmiştir. İnceleme sonucu elde edilen verilerde dram türü dizilerde ‘sorunlu bir çocuk birey’ algısının oluşturulduğu ve çocuk karakterlerin duygusal anlamda kullanılarak pazara sunulan bir nesne haline getirildiği bulgulanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2022Akademisyenin iş anlamlılığı, kişiler arası güven ve örgütsel bağlılık ilişkisinin iş özellikleri kuramı kapsamında incelenmesi
Durmuş, İbrahim
Araştırmanın amacı iş özellikleri kuramı açısından akademisyenlerin faaliyetlerinde işlerinin anlamlılığına etki edebileceği düşünülen güven ve örgütsel bağlılık değişkenlerini bir model çerçevesinde ortaya koymaktadır. Günümüz üniversitelerde faaliyette bulunan akademisyenlerin çalışma arkadaşlarına karşı güven davranışları hem örgütsel bağlılıkları hem de işlerinin anlamlılığı üzerinde etkili olabilir. Bu açıdan araştırma Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesinde farklı üniversitelerde faaliyette bulunan ayrı statülere sahip 406 akademisyen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarında akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkilerinin olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının örgütsel bağlılıkları üzerinde de pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca akademisyenlerin örgütsel bağlılıklarının da işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada akademisyenlerin birbirlerine olan güvenlerinin işlerinin anlamlılığı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılıklarının tam aracı etkiye sahip olduğu sonucuna erişilmiştir.
- MakaleYalnız künye2022Değer Odaklı Aile Eğitimine Yönelik Özel Eğitimde Görev Yapan Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi
Uğur, Saruhan; Saruhan, Yeşim; Arslan, Adem
U araştırma değer odaklı aile eğitimine yönelik özel eğitimde çalışan öğretmenlerin görüşlerini incelemek için yapılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında kolay ulaşılabilirlik yöntemi ile ulaşılan ülkemizin farklı illerinde özel eğitim kurumlarında çalışan 82 öğretmen ile yapılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak; özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre çocuklar günlük yaşam, değer görme, öz bakım, toplumsal uyum, sevgi, sorumluluk, saygı, kabul, insani değerler, öz güven, empati, güven, azim-çaba, çalışkanlık, sosyal değerler ve hoşgörü değerlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Ailelerin ise bağımsız yaşam, sorumluluk, mutluluk, sevgi, saygı, akademik gelişim, öz bakım, toplumsal uyum, kabul, merhamet, sosyal değerler, evrensel değerlerlerini görmek istediğini düşünmektedirler. Öğretmenler ailelerle; doğrudan iletişim, yüz yüze iletişim, telefon ile iletişim, toplantılarla, okul giriş çıkışlarında, çevrim içi toplantılarla, ev ziyaretleri ile, küçük not kağıtları ile ve samimiyetle iletişim kurduklarını ifade etmektedirler. Özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre aileler en çok kabul, psikolojik destek, duygusal destek, öğretim yöntem ve teknikleri, doğru iletişim, öz bakım, davranış eğitimi, sabır eğitimi, engel özellikleri, okul aile iş birliği, cinsel eğitim, bilgilendirme, sorunlarla baş etme, rehberlik, ev etkinlikleri, değerler eğitimi konularında eğitime ihtiyaç duymaktadır. Öğretmenlerin %14,6’sı aile eğitim ya da katılım çalışması yapmadıklarını ifade etmişlerdir. %85,4’ü ise seminerler, bireysel görüşmeler, sınıfa davet, etkinlik paylaşma, aile toplantıları, grup sohbetleri, çevrim içi eğitim ve gezi yaptıklarını ya da planladıklarını ifade etmişlerdir. Özel eğitimde öğretmenler değer odaklı bakış açısı geliştirmelidir. Ayrıca değer odaklı aile eğitimleri düzenlenebilir ya da yaygınlaştırılabilir.
- MakaleYalnız künye2022Gümüşhane Üniversitesinin Dijital Dönüşüm ve Covid-19 Pandemisine İlişkin Çalışmalarının Değerlendirilmesi
Çam, Handan; Çakır, Günay; Zeybek, Halil İbrahim; Sipahi, Ferkan
Dünya, 2019 yılında ortaya çıkan ve 2020 yılı başında pandemiye dönüşen SARS-CoV virüs salgını ile mücadele etmeye başlamış ve salgın tüm yaşam biçimimizi etkilemiştir. Bu zorlu süreçte tüm insanlık bir arada savaş vermek zorunda kalmıştır. Salgından önce teknolojik gelişmeler ve çevresel kirlilikler hayatımızın her alanında etkili olmaya başlamışken, salgınla eğitimde de radikal değişiklikler olmuştur. Ülkemizde salgın öncesi az sayıda üniversite uzaktan eğitimde ön planda yer almıştır. Yükseköğretim Kurulu, pandemiden önce, üniversitelerde dijital teknoloji kullanımını yaygınlaştırma stratejisi ile geleceği görerek etkili bir adım atmış ve “Yükseköğrenimde Dijital Dönüşüm Projesi” başlatmıştır. Bilgi teknolojileri kullanımının yaygınlaşması, öğrenme tekniklerinin değişmesi, toplumsal istekler, öğrenen/öğreten profili ve son olarak pandemi, dijital dönüşümde etkili olmuştur. Dijital dönüşümün gerekliliği, pandemi döneminde daha belirgin şekilde anlaşılmıştır ve yaşanılan zorluklar, toplumlarda farklı eğilimlerin daha hızlı benimsenmesine neden olmuştur. Gümüşhane Üniversitesi de Yükseköğretim Kurulu’nun 2018 yılında başlattığı Dijital Dönüşüm Projesi’ne ikinci aşamada dahil olmuştur. Bu çalışmanın ana amacı da Gümüşhane Üniversitesinin COVID-19 pandemisi dönemindeki dijital dönüşüm ve pandemi odaklı çalışmaların bir kısmını değerlendirmektir. Sonuç olarak, Gümüşhane Üniversitesinin pandemi süreci boyunca oldukça başarılı faaliyetler yürütmüş ve dijitalleşmeyi eğitimin her alanına yaymak adına önemli çabalar sarf etmiştir.
- MakaleAçık Erişim2022Theoretical Knowledge Difference Between Internet-Based and Digital Storytelling Education About Breast Cancer
Aydin, Aydanur
Aim: Previous research has identified the theoretical knowledge about breast cancer early diagnosis of nursing students and stated that new methods are needed in education. To evaluate the effect of education on the theoretical knowledge of students through internet-based or digital storytelling. Material and Method: Quasi-experimental study with comparison groups and pre- and post-measurements. In the internet-based education group 68 and digital storytelling videos 66 undergraduate nursing students have included in the study. Data for the study were gathered, before education and after eight weeks. The percentages were calculated for every measurement, the test was used for the data whose conformity to normal distribution, and was used to detect the statistical significance of changes between measurements. Results: The increase in knowledge scores was more often statistically significant in internet-based education than in the digital storytelling video. Conclusion: This research shows that it is possible to create changes in teaching breast cancer early diagnosis methods by using the developing technology.









