Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Akademisyenin Mutluluk Düzeyine Etki Eden Faktörlerin Belirlenmesi: Ölçek Geliştirme Araştırması

    Durmuş, İbrahim

    Araştırmanın amacı, para sevgisi, mesleki gelişim ve kariyer kaygısının Türk akademisyenlerin mutluluk düzeyleri üzerindeki ortak etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla varsayılan ilişkileri incelemek için iki farklı ölçüm modeli oluşturulmuştur. Model 1’in bulgularına göre, a) mesleki gelişim, para sevgisi ve mutluluk düzeylerinin artmasına katkıda bulunur, b) para sevgisi mutluluk düzeylerinin artmasına katkıda bulunur ve c) mesleki gelişim ve mutluluk arasındaki ilişkide para sevgisinin aracılık rolü vardır. Kontrol değişkenlerinden sadece yaşın, yukarıda ifade edilen aracılık modeli üzerinde düzenleyici bir etkisi vardır. Model 2’nin bulgularına göre, d) kariyer kaygısı, para sevgisini artmasına mutluluk düzeyinin azalmasına neden olur, e) para sevgisi mutluluk düzeyi üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur ve f) kariyer kaygısı ve mutluluk düzeyi arasındaki ilişkide para sevgisinin aracılık rolü yoktur. Kariyer kaygısının mutluluk düzeyi ilişkisinde yaş değişkeni düzenleyici etkiye sahiptir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2022
    Akademisyenlerin akademik başarı çabalarında kuruma sadakat, kıskançlık ve imrenme davranışlarının etkisi: pls-sem ile ölçek geliştirme

    Durmuş, İbrahim; Akyüz, Ahmet Mutlu

    Üniversitelerde faaliyette bulunan akademisyenlerin akademik faaliyetlerine ilişkin başarı çabalarına etki edebilecek faktörlerin belirlenmesi önemli olabilir. Bu araştırmada akademisyenlerin kuruma sadakati ile çalışma arkadaşlarını kıskanma ve imrenme davranışlarının akademik başarı çabaları üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Literatürde genel olarak başarı ve çaba kavramlarının ayrı ayrı değerlendirildiği görülmektedir. Ayrıca ilgili çalışmaların genelinde imrenmenin olumsuz yönlerine vurgu yapılmıştır. Araştırmada literatürden farklı olarak akademisyenlerin akademik başarı çabası bir bütün olarak incelenmiştir. Ayrıca akademisyenin imrenme davranışının (kültürel açıdan) olumlu yönlerine vurgu yapılarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarında, akademisyenin kurumuna olan sadakati akademik başarı çabasının artmasına yol açmıştır. Akademisyenin kurumuna olan sadakati çalışma arkadaşını kıskanma davranışının azalmasına yol açmıştır. Akademisyenin çalışma arkadaşını kıskanma davranışı akademik başarı çabasının azalmasına yol açmıştır. Akademisyenin çalışma arkadaşına imrenme davranışı akademik başarı çabasının artmasına yol açmıştır. Son olarak akademisyenin kurumuna olan sadakati ile akademik başarı çabası ilişkisinde çalışma arkadaşını kıskanması ara değişken olarak rol oynamıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Analysing user resistance to distance learning systems by academics within the COVID-19 pandemic using the technology acceptance model

    Çam, Handan; Bekar, Fevziye

    The aim of this study is to determine academics’ user resistance to distance learning, their perceptions of the distance learning systems and factors affecting their perceptions of the changes in the education system during the COVID-19 pandemic. The study’s population consists of 440 academics working in 43 different universities in Turkey. The research sample were determined through convenience and snowball sampling methods. The data were collected using an online questionnaire form created within Google Forms. After validity and reliability analyses on the data, eight different hypotheses were tested using structural equation analysis. All eight hypotheses proposed within the study were accepted after receiving the results of this analysis. The results of the study show that user resistance has a significantly negative effect on the users that utilise distance learning. However, the perceived ease of use and usefulness have a significantly positive effect on attitude and behavior.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2022
    İş rolüne uygunluğun işe yönelik risk alma üzerindeki etkisinde kendini ifade etmenin düzenleyici ve aracı etkisi: rol kuramı perspektifi

    Durmuş, İbrahim

    Ulusal ve uluslararası eğitim düzeyinde bilimin her geçen gün daha fazla öneminin artması, akademisyenlerin organizasyonlarındaki faaliyetlerinin araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Rol kuramını temel alan bu araştırmanın amacı, akademisyenin işine yönelik risk almasında iş rolüne uygunluğu ve kendini ifade edebilme davranışlarının etkilerini araştırmaktır. Araştırmada, tesadüfi olmayan yöntemlerden gönüllü örnekleme yöntemi ile belirlenen 400 akademisyene elektronik anket yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS, GSCA ve AMOS paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırma analiz sonucunda; akademisyenin iş rolüne uygunluğunun risk alma davranışı üzerindeki etkisinde, kendisini üst derecede ifade etme davranışının düzenleyici etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Akademisyenin iş rolüne uygun hareket etmesi risk alma davranışını pozitif ve anlamlı olarak etkilemiştir. İş rolüne uygunluğun risk alma davranışı üzerindeki etkisinde kendini ifade edebilme davranışı aracı etkiye sahip olmuştur. Akademisyenin iş rolüne uygunluğu kendini ifade edebilme davranışını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Ayrıca akademisyenin işyerinde kendini ifade edebilme davranışı işine yönelik risk alma davranışını pozitif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Elde edilen sonuçlar akademisyenin, akademik çalışma ortamındaki özgün değerini ortaya koymaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2022
    Üniversite Mezunu Gençlerde Uzun Süreli İşsizliğin Psikolojik Yansımaları: Nitel Bir Araştırma

    Gökçe, Ahmet

    Günümüz dünyasında gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin pek çok ülke işsizlik sorunuyla karşı karşıyadır. Sosyo-ekonomik yansımaları olan bu sorun ise özellikle son yıllarda Covid-19 salgını sebebiyle daha da çözülmesi zor bir hale gelmiştir. Uzayan işsizlik süreleri dezavantajlı konumda olan gençler üzerinde kendisini ciddi bir şekilde hissettirirken, diploma sahibi gençlerin de bu durumdan fark edilir bir şekilde etkilenerek istihdam dışında kaldığı gözlemlenmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmada, üniversite mezunu genç işsizlerde uzun süreli işsizliğin yarattığı psikolojik yansımaların incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak diplomalı 10 genç işsiz ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler doğrultusunda psikolojik yansımaların stres, depresyon ve kaygı düzeyi, öğrenilmiş çaresizlik, özsaygı ve kendine güven duygusu ve de psikosomatik etkiler başlıkları şeklinde bir gruplandırmayla tasnif edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların stres ve kaygı düzeylerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiş olup, yaşanılan olumsuz deneyimlerin çaresizliği öğrenmelerine yol açtığı belirlenmiştir. Ayrıca katılımcılarda işsiz kalmanın yarattığı kaotik ortam sonrası psikosomatik rahatsızlıkların da kendini gösterdiği gözlemlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    The Effect of COVID-19 Pandemic Knowledge Levels of Students Studying in Health-Related Departments on Their Resilience and Mental Well-Being

    Özkan, Esra; Cilingir, Dilek; Kulakaç, Nurşen

    Objective: The aim of the study is to determine the effect of the COVID-19 pandemic knowledge level of students studying in health-related departments on their resilience and mental well-being state. Materials and Methods: The population of this descriptive-cross-sectional design study consisted of students studying in health-related departments of two universities in Turkey. The students were under quarantine, so the data were collected between 15-25 March 2020 using an online questionnaire form created by the researchers, the Brief Resilience Scale, and the Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale. Percentage, mean, standard deviation, Mann Whitney U Test, Kruskal-Wallis Test, and Spearman correlation analysis were used to evaluate the data. Results: According to the results, the mean age of the students was 20.0±1.87, 71.9% were female, and 62.8% were studying in an associate degree program. The mean scores of the brief resilience scale and the mental well-being scale were 19.0±4.4 and 42.0±7.0, respectively. The students’ mean knowledge level of COVID-19 disease was 26.5±3.5. There was a moderate positive correlation between the brief resilience scale and mental well-being scale (p<0.05), and a positive correlation between the knowledge level score of COVID-19 disease and the mean scores of resilience and mental well-being (p<0.05). Conclusion: It is thought that there is a significant relationship between the resilience scale and mental well-being scale of students in the quarantine due to the COVID-19 pandemic.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2022
    The Covid 19 Pandemic and Academics: Psychological Reflections and Its Impact on Social Life

    Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice

    The aim of this study is to investigate the psychological effects of the covid-19 pandemic on academics, which is facing all countries of the world and has become a global health emergency. The current research was carried out with the phenomenological research method, one of the qualitative research designs. The working group was formed by 10 academicians who are working in different positions at a state university in Trabzon in 2020. The research data were obtained by semi-structured interview technique, and content analysis was used to analyze the data. As a result of the research, during the Covid-19 pandemic, it was found that academics experienced various negative emotions, especially anxiety and fear; also they experienced various physical, psychological and social problems, and it was determined that they used problemfocused, emotion-focused and religious coping methods to cope with the problems experienced in this process. However, academics stated that despite the difficulties experienced during the pandemic, they also had the opportunity to grow and develop, re-evaluate the meaning of life, and strengthen family ties. The findings obtained as a result of the study were discussed in the light of the relevant literature. It is thought that the current study findings can help to develop effective interventions by contributing to a better understanding of the psychological reflections and effects of the Covid-19 pandemic crisis which is an unexpected and unknown phenomenon, and its effects on individuals and how to prevent psychological trauma.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Parents’ and Children’s Knowledge of and Attitudes Towards Child Sexual Abuse: A Cross-Sectional Study

    Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar; Gül, Uğur

    Objective: This paper investigated parents’ and children’s knowledge of and attitudes towards child sexual abuse and\ridentified potential risk factors. Material and Methods: This descriptive and cross-sectional study was conducted between February\rand June 2021. The sample consisted of parents (n=255) and their\rchildren (n=255) aged 8-11 studying at three primary schools. Data\rwere collected using a Parent and Child Sociodemographic Information Form, the Child Sexual Abuse Knowledge/Attitude Scale for Parents, and the Child Sexual Abuse Information Form. Data were\ranalyzed using SPSS 24 program “number, mean, percent, independent sample t-test and one-way analysis of variance (ANOVA)” tests.\rResults: Parents had a mean Child Sexual Abuse Knowledge/Attitude Scale for Parents score of 137.66±18.40. There was a significant\rdifference between Child Sexual Abuse Knowledge/Attitude Scale\rfor Parents scores and education (p=0.034), prior knowledge of child\rsexual abuse (p=0.023), and education on sexual abuse to their children (p=0.000). More than half the parents (55.9%) stated that they\rwere scared about giving their children education on sexual abuse because they thought it might confuse them. More than a quarter of the\rchildren (36.9%) reported not knowing appropriate and inappropriate touch. News on child sexual abuse scared (46.6%) or made children feel bad (23.3%). Conclusion: Parents had a below-average\rknowledge of and attitudes towards child sexual abuse. Almost half\rthe children did not know about appropriate and inappropriate touch\rand were afraid of sexual abuse.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Nursing Students the Attitude Towards E-Learning Scale: A Methodological Study

    Sahin, Ceyda Uzun; Aydin, Merve; Kulakaç, Nurşen

    ABS TRACT Objective: Today, as a result of the constantly developing information and technologies affecting the field of education, the interest and need for e-learning (electronic learning) environment is\rincreasing day by day. Student attitudes in e-learning directly affect the\reffectiveness of learning. The aim of this study was to adapt the “Attitude Towards E-Learning Scale” into Turkish and perform its validity\rand reliability study for nursing students. Material and Methods: This\rstudy, which has a methodological design, was conducted with 200\rnursing students. The data were collected between 15-30 April 2021\rusing the data collection form prepared on Google Forms. The scale\rconsists of 9 items. In the evaluation of the data, content validity, explanatory and confirmatory factor analysis, and internal consistency\ranalysis were performed based on expert opinion. Results: The factor\rloadings of the Attitude Towards E-Learning Scale items for which validity and reliability studies were conducted vary between 0.621 and\r0.859. Cronbach alpha reliability coefficient was found to be 0.913, a\rKaiser-Meyer-Olkin value was 0.911, and Bartlett’s test for sphericity\rwas p<0.001. Factor analysis demonstrated that the scale consisted of\ra single factor and showed a good model fit. The scale explains 60.61%\rof students’ attitudes towards e-learning. In confirmatory factor analysis, fit indices were found to be root mean square error of approximation=0.073, χ2\r/df=2.047, and comparative fit index=0.970, showing that\rthe scale was at a good fit level. Conclusion: The study revealed that\rthe Attitude Towards E-Learning Scale can be used in studies evaluating the “e-learning attitudes” of nursing students. It is thought that repeating this study on e-learning with nursing students with different\rstudent groups will make important contributions to e-learning.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Examination of Primary School Students' Perspectives on Values in Terms of Root Values

    Elma, Mahmut; Arslan, Adem

    Within the scope of the correction made to he primary school curriculum through the update programs intiated in 2018 by the Ministry of National Education, where “core values” were especially emphasized. These root values included in the program are expressed as “justice, honesty, friendship, helpfulness, patience, respect, self-control, love, responsibility, patriotism”. In this study, primary school students’ perspectives on values are discussed in terms of “root values”. As a result of this study, which was prepared by using the phenomenological research design, one of the qualitative research methods; students describe the word value as cooperation, honesty and getting along. According to the participants, the most important value that people should have is benevolence, whereas their parents and teachers most want the students to acquire the value of responsibility. In addition, they stated that the students needed the value of patience the most, and they wanted to see the value of honesty in their friends. The participants emphasized that the most important value that the school instill in students is “being educated” and that people will be valuable thanks to patience and self-control. However, values of honesty, love and cooperation are expected to be found in their families the most. While teaching values to primary school students, these findings should definitely be taken into account.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2022
    Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (GYEB): Bir Ölçek Uyarlama Çalışması

    Yildiz, Yasin; Tezcan, Efecan; Çevik, Ali; Ozmaden, Murat; Dokuzoğlu, Gökhan

    Bu araştırmada, Lichtenstein ve ark. (2018) tarafından geliştirilen Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin İngilizceden Türkçe ‘ye uyarlaması yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde araştırma grubunu 253 aktif sporcu oluşturmuştur. Ölçeğin dil geçerliliğinin sağlanmasında, ölçek öncelikle ölçeğin orijinal diline ve Türkçe ’ye hâkim en az iki dil ve çeviri uzmanı tarafından Türkçeye çevrilmiştir. İkinci aşamada ölçekler arası karşılaştırma yapılmış olup en uygun çeviri ve ortak noktalar göz önüne alınmıştır. Üçüncü aşamada ise oluşan form ile ölçme aracının orijinal formu karşılaştırılmıştır. Yabancı dil alanında deneyim sahibi olan iki uzman görüşü alınmıştır. Son olarak dördüncü aşamada ise ölçeğin özgün Türkçe formu bir spor psikolojisi, psikolojik rehberlik alanında uzman öğretim elemanları tarafından değerlendirilmiş ve ölçeğin dil geçerliliğinin sağlandığına karar verilmiştir. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında uzman görüşleri, yapı geçerliğinde ise hem açıklayıcı hem de doğrulayıcı faktör analizi aracılığıyla sağlanmıştır. Yapılan geçerlik çalışmaları neticesinde ölçeğin tek faktörlü toplam 5 maddeden oluştuğu ve açıklanan varyansın %61,048’ini açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeğin güvenirlik çalışmaları ölçeğin tamamı ve alt faktörleri için hesaplanan iç tutarlık katsayıları ile belirlenmiştir. Ölçeğe ait Cronbach alfa (α) değeri 0,71 olarak bulunmuştur. Bu sonuç ölçme aracının güvenilir olduğunu göstermektedir. Daha sonra ölçeğin zaman geçerliliğinin sağlanması amacıyla tekrar test yöntemi uygulanmış ve zaman geçerliliğinin sağlandığı görülmüştür (r= ,702 p<0.001). Elde edilen bulgular neticesinde; Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçen bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    İlköğretim Öğrencilerinde Çocuk Oyunları Ve Eğitsel Oyunların Bazı Fiziksel Ve Fizyolojik Parametreler Üzerine Etkilerinin Karşılaştırılması

    Sever, Mehmet Onur; Barkan, Kübra Zehra

    Bu çalışmanın amacı; ilköğretim öğrencilerinde çocuk oyunları ve eğitsel oyunların bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılmasının incelenmesidir. Denekler, Fevzipaşa İlköğretim Okulu öğrencilerinden rastgele 39 gönüllü sedanter öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin 11’i kız, 9'u erkek, kontrol grubundaki öğrencilerin 11'i kız, 8'i erkeklerden oluşmaktadır. Deney grubu ortalama boy uzunluğu 130,75±4,84 cm, kontrol grubu ortalama boy uzunluğu 127,84±4,54 cm’dir. Toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki katılımcıların ölçüm sonuçlarının grup içi karşılaştırılmasında Paired Samples T Test kullanılırken, ön test-son test ölçüm sonuçlarının gruplar arası karşılaştırılmasında Independent Samples T Test kullanılmıştır. Öğrencilerin vücut ağırlıkları gurup içi karşılaştırmalarında anlamlı düzeyde artarken (p<0,05), guruplar arası karşılaştırmada ise istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Deney grubu guruplar arası karşılaştırmada anlamlı farklılıklara ulaşılamazken (p>0,05), kontrol gurubunun VYY istatistiki olarak anlamlı (p<0,05) artış olduğu tespit edilmiştir. Deney gurubun dikey sıçrama (güç) değerlerinde anlamlı farklılıklar (p<0,05) tespit edilirken kontrol gurubu guruplar arası karşılaştırmada istatistiki olarak anlamlı farklılıklar (p>0,05) tespit edilememiştir. Deney ve kontrol guruplarının otur – eriş esneklik ölçümlerinde anlamlı düzeyde değişim olmadığı (p>0,05) görülmektedir. Sonuç olarak, çalışma süresince oynatılan eğitsel oyunların ilköğretim 2. Sınıf 7-8 yaş grubu çocukların fiziksel gelişim parametrelerinde pozitif yönde etkili olabileceği ve beden eğitimi ders saatlerinde eğitsel oyunların süresinin arttırılmasının öğrencilerin fiziksel ve fizyolojik parametreleri açısından önemli olduğu sonucuna varılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Spor Yükseköğretim Kurumu Öğrencilerinde Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum ile İş Bulma Kaygısının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi

    Şenel, Ebru; Karakuş, Kaan

    Bu araştırmanın amacı, spor yükseköğretim kurumu öğrencilerinde uzaktan eğitime yönelik tutum ile iş bulma kaygısının bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmada, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversite Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda 2021-2022 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 138 kadın 176 erkek olmak üzere 314 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında ‘‘Salgın Döneminde Uygulanan Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği’’, ‘‘Spor Bilimleri Öğrencilerinin İş Bulma Kaygısı Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında; verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Bağımsız Örneklem T-Testi; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin uzaktan eğitime tutumları ile iş bulma kaygıları arasındaki ilişki ise Pearson’s korelasyon katsayısı ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda, uzaktan eğitime yönelik tutum ölçeğinde katılımcıların; cinsiyet, yaş ve anne eğitim durumu değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmemiştir. Baba eğitim durumuna göre uzaktan eğitimde öğretim üyelerine yönelik tutum alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Spor bilimleri öğrencilerinin iş bulma kaygısı ölçeğinde; yaş, bölüm, baba eğitim durumu ve anne eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı fark tespit edilmez iken, cinsiyet değişkeni göre anlamlı fark saptanmıştır. Korelasyon analizi sonucunda; iş bulma kaygısı ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Bulgular neticesinde spor bölümlerinde eğitim alan öğrencilerin, kariyer geliştirme seminer ve programlarına katılmalarının faydalı olabileceği düşünülmektedir.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Üç Boyutlu Sanal Ortamlarda Tarih Öğretimi: Sistematik Derleme Çalışması

    Aydın, Şenay; Keleş, Esra; Bayraktar Fırıncı, Sümeyye

    Bu çalışmanın amacı, 3B sanal ortamlarda tarih öğretimi ile ilgili yapılan araştırmalara ilişkin mevcut durumu ve 3B sanal ortamların tarih öğretimine katkısını ortaya koymaktır. Araştırmada sistematik derleme yöntemi kullanılmıştır. 2000-2020 yılları arasında 3B sanal ortamlarda tarih öğretimi ile ilgili yapılmış araştırmalar, çeşitli veri tabanlarında, “3B sanal dünyalar”, “3B sanal ortamlar”, “tarih eğitimi / sınıfı / tarih öğretimi”, “3B sanal tarih eğitimi” ve “tarihi yeniden canlandırma” Türkçe ve İngilizce anahtar kelimeleri ile taratılmış ve içerikleri kontrol edilerek dahil edilme ve hariç tutulma işlemleri eşliğinde seçilmiştir. Sonuçta araştırmanın konusuna ve amacına uygun olabilecek 6 tam metin bildiri, 7 makale ve 1 tez çalışması tespit edilmiştir. Çalışmaların çoğunluğunda mekân tasarımlarının yanında dönem kıyafetleri ile tasarlanmış karakterlerin, tarihsel bir olayı yeniden canlandırması ele alınmıştır. 3B sanal ortamlarda tarih öğretimi esnasında, ortamla alakalı memnuniyet, öğrenci başarısı gibi değişkenlerin incelendiği ve olumlu sonuçlar alındığı görülmüştür. Bunun yanı sıra, bir ekip ile yürütülen öğretim uygulamalarının çok iyi planlanması gerektiği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, 3B sanal ortamlarda tarih öğretimine ilişkin gelecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2021
    İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı Arasındaki İlişki: Gümüşhane Üniversitesi Örneği

    Aktaş, Hamza

    Son dönemlerde ilahiyat fakültesi öğrencilerinin, eğitim sürecinde gelecekle ilgili planlarını tasarlarken mevcut akademik etkinlik ve başarılarını göz önüne almadıkları için karar sürecinde olumsuz yönde etkilendikleri düşünülmektedir. Bundan dolayı araştırmanın amacı, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin gelecek zaman algısı ile akademik erteleme davranışı arasındaki bağı istatistiksel anlamda ortaya çıkarmaktır. Alan araştırması olan bu çalışmanın örneklemi, Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileridir (n=319). Araştırmada “Gelecek Zaman Algısı Ölçeği”, “Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği”, ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Buna bağlı olarak araştırmada t–testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, ve Bonferroni testleri uygulanmış, hesaplama olarak pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 16.0 programı ile değerlendirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı düzeyleri; cinsiyet, öğretim türü, anne-baba tutum, not ortalaması ve bir yılda kaç kitap okuma gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Sonuç olarak Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı arasında 0,345 oranında pozitif yönde anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca cinsiyet, anne-baba tutum, not ortalaması değişkenleri ile akademik erteleme davranışı; kitap okuma sayıları değişkeni ile gelecek zaman algısı arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Öğretim türü değişkenine göre her iki düzey açısından anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır.

  • MakaleYalnız künye2021
    Sınıf Öğretmenlerinin Matematik Okuryazarlığı Öz-Yeterlikleri ve Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Düzeyleri Arasındaki İlişki

    Akçay, Ahmet Oğuz; Semercioğlu, Muhammed Serhat

    Bu çalışma ile sınıf öğretmenlerinin “matematik okuryazarlığı öz-yeterlik” (MOÖ) algılarını ve “finansal okuryazarlık tutum ve davranışları” arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Ayrıca bu değişkenlerin farklı demografik değişkenlere (cinsiyete, sınıf seviyesi, mesleki kıdem yılı ve eğitim düzeyleri) göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bu kapsamda ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ve özel okullarda çalışmakta olan 334 sınıf öğretmeni bu çalışmaya katılmıştır. “Matematik Okuryazarlığı Öz-yeterlik Ölçeği” ve “Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Ölçeği” veri toplama aracı olarak bu çalışmada kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda sınıf öğretmenlerinin “matematik okuryazarlığı öz-yeterlik” puanlarının ortalama puanın üzerinde olduğu, finansal okuryazarlık tutum ve davranış düzeyleri düşük düzeyde bulunmuştur. Ayrıca matematik okuryazarlığı öz-yeterliliğin finansal okuryazarlık tutum ve davranışı anlamlı bir şekilde açıkladığı bulunmuştur. Bununla birlikte katılımcıların matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeyleri ve finansal okuryazarlık tutum ve davranışları farklı değişkenlere göre anlamlı farklılaşıp farklılaşmadığı parametrik fark testleri aracılığıyla incelenmiştir. Sonuçlar detaylı olarak sunulmuştur.

  • MakaleYalnız künye2021
    Afetlerde Eğitim Kurumları Güvenliği Kapsamında Öğretmen Yöneticilerin Rol ve Sorumlulukları ile İlgili Çıkarımlar

    Turan, Melikşah

    Eğitim altyapısının ve yararlanıcılarının afetlerden zarar görmesi ve hizmet devamlılığının sağlanamaması dikkate alındığında dirençli eğitim altyapısı için etkin afet yönetim şemasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda okul yöneticilerinin afetlere yönelik hazırlık çalışmalarına, rol ve sorumluluklarına bakış açılarının değerlendirmek amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında ölçüt örnekleme metodu ile belirlenmiş Gümüşhane ilinin merkezinde bulunan 10 farklı okulda okul yöneticisi olarak görev yapmakta olan 26 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Veriler 2019-2020 eğitim-öğretim güz-bahar döneminde toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda afet ve acil durumlarda rollerinin bulunmadığını belirten katılımcılar olması gereken rolleri belirttiklerinde ise çok geniş bir yaklaşım ortaya çıkarmışlardır. Katılımcı görüşlerinden planlamanın güncel olduğu ve paydaş ortaklıklarının yapıldığı görülmektedir. Afet yönetimi alanında eğitimini tamamlamış uzmanların teşkilat yapısına dâhil edilerek profesyonel birimler oluşturulması, tehlikelerin belirlenmesi, risk ve kriz planlarının hazırlanması, birimler için afet yönetiminin tüm evrelerinin mevzuat ile desteklenmesi ve afet ve acil durumlar için rollerin netleştirilmelidir. Eğitim altyapı direnci tüm boyutları ortaya konulup derinlemesine irdelenerek ele alınmalıdır.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Tarih Öğretmeni Adaylarının Sözlü İletişim Becerileri Üzerine Bir Araştırma

    Yapıcı, Hakkı

    Sözlü iletişim, bireysel ve toplumsal anlamda oldukça önemlidir. Hele öğretmenler söz konusu olduğunda önemi bir kat daha artar, eğitim ve öğretimin en önemli unsurlarından öğretmenlerin sahip olması gereken önemli özelliklerinden birisi de sözlü iletişim becerileridir. Çünkü öğrenci, öğretmenin “şunların yapılması gerekir.” dediklerinden çok yaptığı davranışlardan etkilenir. Bu nedenle öğretmenlerin her şeyden önce kendi ifade güçleriyle öğrencilere örnek olması gerekir. Bu çalışmada da Tarih bölümünde okuyan ve ileride Tarih öğretmeni olabilecek öğrencilerin sözlü iletişim yeterlilik düzeylerinin sınıf ve cinsiyet değişkenlerine göre değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu Gümüşhane Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde öğrenimlerini sürdüren 46 2. Sınıf öğrencisi ve 40 4. Sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmanın verilerini toplamak amacıyla Maden’in (2010) geliştirdiği “Sözlü İletişim Yeterlikleri Gözlem Formu (SİYGF)” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Tarih öğretmeni adaylarının sözlü iletişim becerilerine kısmen sahip oldukları söylenebilir. Bu sonuca göre öğretmen adayları sözlü iletişimde yeterli görünse de sözlü iletişim becerisinin daha güçlü olması için iyi bir sözcük hazinesine sahip olunmalıdır. Yani öğretmen adaylarının aynı zaman da iyi birer okur olması gerekir. Bu konuda öğrenciler mutlaka teşvik edilmelidir. Araştırmadan elde edilen diğer önemli sonuç ise, 2. Sınıf öğrencilerinin sözlü iletişim becerisinin 4. Sınıf öğrencilerine göre daha düşük seviyede olmasıdır. Bu sonucun çıkmasında 2. Sınıf öğrencilerinin henüz öğretmenlik mesleğine yönelik uygulamalara (okul deneyimi ve öğretmenlik uygulaması gibi.) katılmamış olmalarının etkili olduğu söylenebilir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2021
    Farabi's positioning religion and philosophy in the context of philosophy of education

    Yeşilçayır, Celal

    Trying to build syntheses between Ancient Greek Philosophy and Islam, Farabi left a very rich intellectual legacy to later periods. It is understood that the thoughts he wrote about education in the context of his intellectual legacy also had an important share. Although he is in a close relationship with his educational philosophy, politics and moral understanding, the two elements that we encounter prominently in this field are religion and philosophy. Thus, it is revealed that he also applied to the synthesizer method in question within the framework of his thoughts on education. In the present study, it is aimed to address and examine how Farabi positioned religion and philosophy in the field of education. In this context, the meanings attributed to religion and philosophy in the process of ensuring the unity of society and empowerment of people are displayed. In the final analysis to discuss how religion and philosophy are associated and graded among themselves in his philosophy of education.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği Geliştirme Çalışması

    Çolak, Kerem; Başkaya, Muzaffer; Aydın, Şenay; Keleş, Esra; Baran, Bahar

    Bu çalışmada, eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersine yönelik tutumlarını belirlemek için bir tutum ölçeği geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırma, Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi öğrencilerinden ilk olarak 164 öğrencinin, sonrasında ise doğrulayıcı faktör analizi farklı bir gruba uygulanmış ve Trabzon Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi eğitim fakültelerinde öğrenim gören 274 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Uzman görüşleri alınarak ve alanyazın incelenerek 21 soruluk bir taslak ölçek oluşturulmuştur. Davis Tekniğine göre bir değerlendirme formu hazırlanarak uzman görüşü alınmıştır. Taslak ölçeğin yapı geçerliğine bakmak için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapıldıktan sonra ölçekle ilgili betimsel analizler yapılarak verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiş, alt üst grupların ortalama puanları arasındaki fark ilişkisiz t-testine tabi tutularak madde ayırtediciliklerine bakılmış ve son olarak Cronbach α güvenirlik katsayısı hesaplanmıştır. Sonuç olarak 15 tutum maddesinden oluşan bir ölçek elde edilmiştir. İki faktörden oluşan ölçekte birinci faktör ölçeğin %66,7’sini oluştururken, ikinci faktörün %33,3’ünü oluşturduğu tespit edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda elde edilen uyum indeksleri kabul edilebilir sınırlar içerisinde çıkmıştır. T-testi analizinde alt grup ve üst grup arasında anlamlı bir fark olduğu ve madde ayırtediciliklerinin yüksek olduğu görülmüştür. Cronbach alfa katsayısı ise 0,92 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlar, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersine yönelik tutum ölçeğinin geçerli ve güvenilir olduğunu ortaya koymaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim