Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kayhan, Mustafa(12)
- Gözün, Abdulvehhab(10)
- Sarıkaya, Berat(10)
- Yilmaz, Fetullah(8)
- Altuntaş, Abdurrahman(7)
- Aydın, Muhammet(6)
- Kartopu, Saffet(6)
- Bal, Samet Yahya(5)
- Birinci, Ali(5)
- Dağcı, Abdullah(4)
- Gönan, Yavuz(4)
- Kerimoğlu, Özkan(4)
- Khan, Alam(4)
- Kurban, Nurahmet Kurban Nur Ahmet(4)
- Kuzudisli, Ali(4)
- Maraşlıoğlu, Şerife Ericek(4)
- Çatak, Adem(4)
- Ak, Muammer(3)
- Aktaş, Hamza(3)
- Atalay, Abdurrahman(3)
- Aytekin, Ayşe(3)
- Erten, Mevlüt(3)
- Koroglu, Cemile Zehra(3)
- Shatlh, Adel Eldesoky Abdelhannan(3)
- Tanriverdi, Hasan(3)
- الأحمد, محمد(3)
- Aynur(2)
- Futsi, Ali Fuat(2)
- Gülmez, Abdurrahman(2)
- Kalyoncu, Ayşe(2)
- Karaağaç, Hilmi(2)
- Yalçın, Dilek(2)
- Özbolat, Abdullah(2)
- Şimşek, Selami(2)
- Aktürk, Mehmet Yunus(1)
- Akyildiz, Salih(1)
- Alan, Selami(1)
- Atmaca, Ertuğrul(1)
- Aydin, Muhammet Fatih(1)
- Aydın, Hasan(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021The Interrogation and Questions of the Grave from Viewpoint of the Ḥadīth
Gözün, Abdulvehhab
After death, the state of existence between this life and the Hereafter is called "Life in the Grave" or "Barzakh world" it is the state of waiting, until the Day of Judgement. However, there has been discussion about whether that stage is existing or not among Muslims throughout history. Based on the majority opinion who defend the existence of such a stage. It is inevitable to ask what will happen to a person in this passage. What are the blessing or the torments in the life of grave? One of the questions is; what are the interrogation and questions will be asked by the angels named Munkar and Nakīr. According to those who does not believe it also, do not believe there will be interrogation and questioning in the grave. According to the mainstream prominent Muslims there will be a preliminary questioning, before the questioning in the Day of Judgement. In fact, based on many verses, during the death of some people will be questioned for the actions that they did in this world. As a result of the research, it is observed that there are different discourses in society about it. These questions are especially expressed in the text known as "Talkīn Prayer". It is aimed to determine; what these questions are in the research. Naturally, such a determination is made through the ḥadīth narrations on the subject.
- MakaleYalnız künye2021The struggle of the seljuk state and the sunnı sectıons wıth the shı's – bâtinî
Gülmez, Abdurrahman
In the 11th century, the Great Seljuks became a great power in Central Asia, Iran and the Middle E ast, t aking o n t he p rotection o f the Sunni Islamic world, protecting the Sunni sects and taking their power among the people behind them, and gave a great struggle against the Shiites, Rafidis and Batinids. The struggles that continued from the period of Tugrul Bey to the periods of Sultan Berkyaruk and Sultan Sencer are discussed. In the study, the precautions taken by the Seljuks against the Shiites and Batinids and the activities of the Shiites against them are discussed. The main purpose of the Seljuk sultans was to prevent the Shiite, Rafidi and Batinids from infiltrating the state levels by getting support from the Sunni sects, but this was not successful. Because the Shiites played an important role in the weakening of the state by infiltrating all the state levels of the Seljuks. At the same time, they weakened the state by assassinating important statesmen who were struggling with the Shiite Batinids. In this study, the importance of the struggle of Sunni and Shiite groups competing in every field for superiority is emphasized and it is mentioned how the opposition groups infiltrated or infiltrated the state by drawing attention to the religious and political events that cause the competition between the state and the opponents. In this study, it has been tried to clarify the subject by using the main Persian sources of the period.
- MakaleAçık Erişim2020Aşere-i mübeşşere dışında cennetle müjdelenen bazı sahâbîler
Gözün, Abdulvehhab
İnsanlara doğru yolu göstermek için gönderilen peygamberlerin temel görevi, onlaraAllah’ın (c.c.) dinini tebliğ ve tebyîn etmektir. Son peygamber olan Hz. Muhammed(s.a.s.) de şüphesiz bu amaçla gönderilmiştir. İnsanların içerisinden kimlerin gösterilen doğru yola tabi olduğu için cennete gireceğine yahut başka yollara saptığındandolayı cehenneme müstehak olacağına ise yalnızca Allah (c.c.) karar verir ve bunusadece o bilir. O bu yetkisini başka hiçbir kimseyle paylaşmamıştır. Böyle olmaklabirlikte Hz. Peygamber (s.a.s.), sahâbesinden bazılarını ya henüz onlar hayatta ikenya da vefatlarının ardından özel olarak Allah’ın (c.c.) kendisine bildirmesiyle cennetle müjdelemiştir. Bu kişilerin sayısıyla ilgili yaygın olan kanaat, on kişi olduklarıdır. Bunlara “Aşere-i mübeşşere” denilmiştir. Ancak konuyla ilgili rivâyetler detaylıbir şekilde incelendiğinde on sahâbîden daha fazlasının Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından bu dünyada cennetle müjdelendiği görülmektedir. Bu araştırmada, mezkûrgerçeğe rağmen sadece on kişinin bu müjdeye nâil olduklarına dair yaygın kanaatin oluşmasının sebepleri ve bunların dışında hangi sahâbîlerin dünyada Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından cennetle müjdelendiği yahut cennete gireceğinin haberverildiği ortaya konulmaya çalışılacaktır. Bu vesileyle temel hadîs kaynakları taranarak bu kişilerin sayısının ne olduğunun ve kimleri kapsadığının tespit edilmesiamaçlanmaktadır. Ancak bu konuda nihaî ve kesin bir rakam verilmesi tabiatıylamümkün olmayacaktır. Zira başkalarının da bu müjdeye nail oldukları halde budurumun rivayetlere yansımamış olma ihtimali sözkonusudur.
- MakaleYalnız künye2020The Critique of Abul A'la Mawdudi on the Hadith Deniers in the Indian Subcontinent
Khan, Alam; Kuzudisli, Ali
According to the traditionalist Muslim scholars, the history of the denial ofhadīth in the Subcontinent goes back to the 19th century, and they considered SirSyed Ahmad Khan was the first one who challenged the provenance andauthorship of ahādīth. It is a renowned fact that Sir Syed was highly inspired bywestern research about Islam and its primary sources. Hence, he followed thewestern approach to the Prophetic ahādīth in his works and put in question thecodification and the authenticity of hadith. Mulawī Chiragh Ali and his fellowscholars developed and supported his theories with new arguments that laterreached to the denial of hadīth. At that time, the traditionalist Muslim scholarsof the Subcontinent paid attention to this new-born temptation and counteredthe theories of the deniers of hadīth. Syed Mawdūdī was one of them thatadvocated the Prophetic ahādīth through his research journal Tarjamānu'l-Qurān.However, his unique methodology in criticism distinguished him from hiscontemporaneous scholars. Therefore, this study deals with his research andcritical approach to the theories of the deniers of hadīth.
- MakaleAçık Erişim2020Modern Dünyada Müslümanlar İçin İslam’ı Yeniden KeşfetmekMüphemlik Kültürü ve İslâm Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirm
Gençosmanoğlu, Alperen
Geçtiğimiz on yıl içinde İslam tarihi ve İslam düşüncesi alanlarına ilişkin benzer nitelikleriyle öne çıkan ve gündem yaratan önemli kitaplar yayınlandı. Taşıdıkla-rı ortak özellikler, bu eserleri bir arada düşünebilmemizi mümkün kılan ve onları kendi dönemleri içinde yazılmış diğer eserlerden farklılaştıran bir zemin oluştur-maktadır. İlgili eserlerin yazarları yani Wael Hallaq, Shahab Ahmed ve Thomas Ba-uer İslam düşüncesine dair akademide var olan hâkim anlatılarla ve kavramsallaş-tırmalarla hesaplaşan, yenilikçi bakışlar sunmaktadırlar. İslam tarihine dair yaygın bir görüş olan modernite öncesi uzunca bir zaman dilimini duraklama ve çöküş dönemi olarak değerlendirmeyi reddetmektedirler. Tarihsel dönemselleştirme bağ-lamında bir diğer ortak görüşleri ise modern dönemin İslam düşüncesinde radikal bir dönüşüme yol açtığı, İslam’ın ve İslam tarihinin algılanma biçimlerinde ciddi bir değişim yarattığı yönündedir. Öte yandan bu yazarlar birazdan bahsedeceğim eser-lerinde, akademide uzun süredir tercih edilen mikro plandaki derinlemesine ince-lemeler yerine, çok geniş bir zaman dilimini ve coğrafyayı kapsayan geniş kapsamlı çalışmalar yaparak, İslam tarihine ve düşüncesine ilişkin büyük anlatılar ortaya koydular. İlgili eserlerin öne çıkan bir başka ortak özelliği ise kurguladıkları farklı perspektifler, tarihsel süreç içinde izini sürdükleri ve bir şekilde idealleştirdikleri güzergahlar üzerinden normatif anlatılar sunmalarıdır. Bir başka deyişle yaşanıp bitmiş bir tarihsel kesiti ya da var olan bir durumu incelemekle sınırlı kalmayan, İslam’ın ve Müslümanların bugününe müdahil bir söylem üretmektedirler.
- MakaleAçık Erişim2020Model İnsan Yetiştirmenin Kurân’dan İki Temeli Ebeveyne İhsan Emri ve Valideyne İsyan Yasağı
Kayhan, Mustafa
Kurân, örnek insan yetiştirmenin ilkeler koymuştur. Zira aile ve toplumun öğesi, insandır. Model insanıoluşturmak için beşeri sistemler de ilkeler koymuştur. Fakat Kurân, net iki düsturu vurgulamıştır. Ebeveyneiyilik etmek ve valideyne karşı gelmemek, Kurân’ın temel iki emridir. Allah’ın ilahlık hakkı gereğidokunulmaz kılınmıştır. Bu konuda birçok vahiy nazil olmuştur. Ebeveyne ihsanı da içeren Kurân öğretileri,hayata tatbik edilmesi için indirilmiştir. Geçmişte dinler, felsefi sistemler ve ideolojiler, örnek insan için bazıtemeller aramıştır. Yürürlüğe konulan iyi uygulamalar, zamanla amacından sapmıştır. Bazıları, insanlık içintehlikeli olmuştur. İnsanın dört temel ilişkisinden birini, bir emir ve bir yasakla düzenlenmiştir. Allah’aibadet ve ona şirk koşmama emrinden sonra Kurân, ebeveyne ihsan emrini ve valideyne isyan yasağınıindirmiştir. Ailede ve toplumda düzenin sağlanması için vazgeçilmez bir durum olmuştur. Kurân, modelinsanın oluşturulması ve yerleştirilmesinde ebeveyne ihsan emrini sıkça vurgulamıştır. Ebeveyne ihsanedilmemesini yasaklamış ve valideyne isyan edilmesini reddetmiştir. Ailede kurulan ve toplumda devamettirilen düzen, ancak ebeveyne ihsan etme ve valideyne isyan etmeme kaidesine bağlanmıştır. Bu açıdanvarlıkların düzenli, disiplinli ve karmaşadan uzak algılanabilmesi için ebeveyne iyilik etmek emredilmiştir.Bu ilahi emre ters davranılmaması için ana babaya isyan etmek, Allah’a karşı gelmek olarakdeğerlendirilmiştir. Kurân, ebeveyne isyan edilmesini kesinlikle yasaklamıştır. Valideyne isyan etmek, kişiyicehenneme götüren bir günah sayılmıştır. Ebeveyne iyiliğin hududu, Allah’a isyan çizgisine kadar tevsi’edilmiştir. Allah’a şirk koşmaya zorlayan ebeveyne, evladının itaat etmemesi emredilmiştir. Hz. Musa ilesalih kul kıssasında ebeveynini küfre ve dalalete zorlayan evlat, din hürriyetine engel olduğu içinöldürülmüştür.
- MakaleYalnız künye2020Oryantalistlerin ghāmıdī’nin teorileri üzerindeki etkisi
Khan, Alam
Cavit Ahmet Ğâmidî, Farāhī-Islāhī Fikrî Medresesi’nde önde gelen alimlerdendir. Onun İslam’a karşın alışılmadık yaklaşımı nedeniyle, eserleri Pakistan-Hindistan Altkıtası’nın çağdaş eğitimcileri arasında takdir görmüştür. Onun çalışması yüzeysel bir şekilde incelendiğinde, kendi teorilerini Klasik İslami kaynaklardan istifade ederek sunduğu ancak Modern Avrupa İlmi Çalışmaları’ndan faydalanmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, onun çalışması derin ve karşılaştırmalı bir şekilde incelendiğinde, Kur’an-ı Kerim’deki kıraat farklılıkları, temel dini kaynaklar, Peygamber hadisinin ayrımı, önemli hadis ravilerinin tenkiti gibi hususlarda Oryantalistlerin metodolojisiyle çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu çalışma, Ğâmidî’nin teorileri, teorilerinin kökenleri, bu teorilerin kim tarafından tanıtıldığı ve bunların Ğâmidî tarafından nasıl geliştirildiği gibi konulara dair bazı örnekleri içermektedir.
- MakaleYalnız künye2020Enbiyâ sûresi 21/105. âyet bağlamında yeryüzüne salih kulların mirasçı olması
Altuntaş, Abdurrahman
Bu çalışmamızda Enbiyâ sûresi 105. âyetinde geçen “Andolsun Zikir'densonra Zebur'da da: «Arza salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık” anlamındakiifade, içerisinde geçtiği kelime ve kavramlar açısından incelenecektir.Kur’an kavramlarının anlaşılması Kur’an’ın mesajını idrak etmede çokönemlidir. Çalışmamızda ilk önce âyette geçen kelimeler ve kavramlar tahliledilerek hangi manaya geldikleri ortaya konulmaya çalışılacaktır. Kur’an’da geçenkelimeler değişik âyetlerde farklı manalara gelebilmektedir. Bundan dolayıKur’an’ın bir âyetine anlam verirken diğer âyetlerle olan ilişkisine de dikkat etmekgerekmektedir. Nitekim âyette geçen “arz”dan kastedilenin ne olduğu hususundamüfessirler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bazı müfessirler âyetteki bu kelimenincennet olarak anlaşılması gerektiğini, bazıları ise şu an yaşadığımız yeryüzününkastedildiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca “Zebur” ve “Zikr” kelimelerinin hangianlamlara geldiği incelenecektir.Kur’an-ı Kerim yeryüzüne iyi kulların hâkim olacağını genel bir kuraliçerisinde ifade etmektedir. Bunun nasıl ne zaman ve ne şekilde olacağı tam olarakifade edilmemiştir. Bu hususta müfessirlerin yorumlarına da yer verilerek âyetinifade etmek istediği manalar keşfedilmeye çalışılacaktır. Âyette geçen kelimelertahlil edildikten sonra âyet hakkında Kur’an bütünlüğü çerçevesinde genel birdeğerlendirme yapılacak, elde edilen sonuçlar ve çıkarımlar ortaya konulacaktır.
- MakaleAçık Erişim2020The Primary Elements in the Construction of Character in the Context of the Stories (qaṣaṣ) of the Qurʾān
Altuntaş, Abdurrahman
One of the characteristics of the Qurʾān is the transmission of its message by means of the stories (qaṣaṣ) of the Qur‟an to people. Some characters have been manifested affirmatively and some characters have been exhibited with negative aspects of the stories of the Qurʾān. While it was desired that affirmative characters be taken as an example, it was expressed that it was necessary to avoid bad characters because negative behavioral patterns were not approved by the Qurʾān. In addition to this, it has wished to take an example by characters which have been shown while explaining its messages to its audiences. The Qurʾān has concertized the models for acting experiences themselves because the applicability and practicability of concrete things are much easier on account of taking an example. This situation has been expressed in a distinct manner in the stories of the Qurʾān. The figures of the model human being which have been presented to us in the Qurʾān are ideal, equable and exemplary characters. These primary elements have been mentioned as faith (īmān), science (ʿilm), action or deed (ʿamal) and sincerity (ikhlāṣ). According to the Qurʾān, faith is the core and the essence of everything. It is the primary element of the invitation of all of the prophets. Everything has reached significance with faith. Science has been mentioned as one of the primary elements of gaining faith in the Qurʾān. Another element of completing faith and science is an action or deed. The deed is not only a dry behavior pattern. When action is together with sincerity, they have made sense. People having all of these elements are the model individuals according to the Qurʾān.
- MakaleAçık Erişim2020Kur’ân Hıfzı Hakkında İki Mesele: Hâfızların Şefaat Hakkı ve Hâfızlığın Unutulmasının Vebali
Gözün, Abdulvehhab
Allah’ın (c.c.) insanlara doğru yolu göstermek için yeryüzüne indirdiği kitapların sonuncusu ve en kapsamlısı olan Kur’an’ın anlaşılması ve yaşanması asıl hedef olmakla beraber, ezberlenmesi de hiç şüphesiz üstün bir değerdir. Aynı zamanda ilk hâfız olan Hz. Peygamber’den (s.a.v.) itibaren tarih boyunca her nesilde bu fazileti idrak eden nice müslüman olmuştur. Günümüze bakıldığında da hem ülkemizde hem de diğer İslâm beldelerinde durumun aynı şekilde devam ettiği görülmektedir. Kur’an hâfızlığının bu denli yaygın ve özen gösterilen bir mesele olmasını sağlayan birçok faktör vardır. Bunlardan biri de hâfızlıkla ilgili Hz. Peygamber’den (s.a.v.) vârid olan birtakım hadis rivayetleridir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bunlardan bir kısmı hâfızlığın faziletine dair olup diğer bir kısmı da hâfızlığın unutulmasının vebaliyle ilgilidir. Birinci grup rivayetler Kur’an’ın ezberlenmesine teşvik ederken; ikinci grupta olanlar ezberlendikten sonra unutulmasının tehlikesine işaret etmektedir. Ancak amellerin fazileti ile ilgili sahih rivayetlerin yanı sıra bazı aşırı zayıf yahut uydurma rivayetler olduğu gibi Kur’an hâfızlığına dair de birtakım sahih rivayetlerle birlikte aşırı zayıf yahut uydurma rivayetler bulunmaktadır. Bu rivayetlerin değerlendirilip incelenmesi, hâfızlığa dair Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yaklaşımının ortaya çıkarılması açısından önemlidir. Binâenaleyh bu çalışmada toplumun belli bir kesimi tarafından yaygın olarak dile getirilen hâfızların âhirette yakınlarından yetmiş kişiye şefaat edeceklerine ve hâfızlığını unutan kişilerin bazı cezalara maruz kalacağına dair rivayetler sened ve metin tenkidi bağlamında ele alınıp incelenecektir. Böylece insanlara bu konuda doğru bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. Sonuç olarak da her faziletli amelde olduğu gibi bu meselede de itimat ve ihticâc edilebilecek rivayetlerin nazar-ı dikkate alınmasının önemine işaret edilecektir.
- MakaleAçık Erişim2020Evaluation of Some Narrations Aboutthe One Who Abandons Prayer
Gözün, Abdulvehhab
The importance of performing compulsory prayers which is the second of the five pillars of Islam and the fact that the person will be subjected to some penalties if she/he abandons it are stated in various sources. However, in this context, it is very important to study the authenticity of the punishment related narrations that expressed among the public concerning the state of the one who abandons prayer. The punishments that are expressed to frighten people, even though, have an intention to guide them to pray must be based on the Qur'an or the Sahih Sunnah. Otherwise, this situation brings with it some big problems such as deciding on behalf of Allah (c.c.) or lying on behalf of the prophet (pbuh). In addition to this, expressing such punishments may have a negative effect on people, on the contrary to the expected positive effect and can cause them to even move away further from prayer. For that reason, this research aims to examine the source reliability of the narrations which indicating the amount of punishment expressed in certain numbers, such as the punishment for leaving one daily prayer is to burn in the hellfire for eighty years. Thus, it will be tried to determine the unfounded narrations in this regard that should not be respected. Also, another purpose of this research is identifying other narrations that are in the main hadith sources about the status of those who abandoned prayer at a time and conveying the authentic information on this subject to people. Finally, both matters are considered to be extremely important.
- MakaleYalnız künye2019Use of cultural and religious indicators in television advertisement: semiological analysis of 2010-2017 coca-cola ramadan advertisement
Erdoğdu, Zeynep Sultan; Taşdelen, Birgül
The concept of culture, which includes all material and spiritual elements related with the society, focus on advertisement activitiest shows the different characteristics from society to society. As a related with all countries, it is getting difficult to develop and adopt a general approach for the concept of culture which encompasses a widerange of issues from family structure and relationships in society to understanding of education system as well as religious beliefs and traditions. In this sense, ad producers are improving various advertising strategies by taking societies' traditions, cults, perceptions and likes into consideration. By this way, social and cultural indicators are dominant factors in the formation of advertising strategies. By acting locally while thinking from a global viewpoint is commonly used when the cultural impact felt intensely. This is especially in the month of Ramadan when cultural and religious signs are intensively use. For this reason, this study aims to reveal how the special ads of Coca-Cola is able to localize by using which cultural aspects of Turkey. 7 (seven) TV commercials which Coca-Cola formed for Turkey between the years 2010-2017 examined with semiotic method. In these commercials, Coca-Cola was tried to determine what cultural elements contribute to localization as part of denotation and connotation which developed by Barthes in 1991. In terms of the limitation of the study, 2015 was excluded from the study as no advertising film was made about the Ramadan period in 2015. Based upon the data obtained from the survey of special Coca-Cola commercials for Turkey, it is concluded that Coca-Cola uses mosque, minaret, roofing lead and chant as religious indicators; Ramadan drummer, reed and tuckerbag as cultural indicators over connotation meanings of happiness, sharing, coexisting, folksiness and plentifulnnes. Thusly, in inspected advertisements, some sensual attributes such as sharing, helping each other and concentrationare dedicated to product and with the factors established by the consumer culture, the consumer re-establishes the demands of the system by internalizing the offered side meanings.
- MakaleAçık Erişim2019Teoloji’de/kelâm’da vekâletin imkânı
Aydin, Muhammet Fatih
İnsanın yeryüzündeki serüveni kendi iradesi sonucundagerçekleşmiş değildir. Allah, iradesiyle varlığı ve insanı yaratmayı dilemiştir. Bu aşamada Allah, tüm varlığa vekâlette bulunarak tasarrufta bulunmuştur. Yani varlığı ve insanı yaratmıştır. İnsanı belli yeteneklerle donatmakla kalmamış, yaratılış amacı konusunda insana rehberliketmiştir. Allah, insana lütuf olmak üzere onun cinsinden elçiler görevlendirmiştir. Ancak elçinin insanla aynı ontolojik kategoriden seçilmesi insanlar tarafından doğru değerlendirilememiştir. Yanlış peygamber algısı sadece elçilikle ilgili olumsuzluklara değil, diğer temelkavramlarla ilgili bazı sapmalara da yol açmıştır. Allah tasavvurundaki sapma, insanın konumu, özgürlüğü ve sorumluluğu gibi dinin en temel konularına etki etmektedir. Dini/teolojik alanda geçerli görmediğimiz vekâletin, siyasi ve hukuki alanlarda geçerli olabileceği söylenebilir. İnsanın sorumluluğu ve özgürlüğü yara almamalı ve insanın yaratılış amacı anlamınım kaybetmemelidir. Allah vekildir. O’nun dışında hiç kimse vekil değildir. Peygamberler sadece elçidirler. Bu sürecin vekâlet adına akamete uğratılmaması gerekir.Müslümanlar sosyal, siyasal, hukuki ve teolojik alanlardakarşılaştıkları sorunları geleneğe başvurarak çözmeye çalışmışlardır.Geleneği bütünüyle olumsuzlamak doğru değildir. Fakat gelenek içerisinde hazır bulunan çözümleri dini bir forma sokarak, onlara ilahilik, kutsallık ve zaman üstülük vasfı kazandırmak da doğru değildir. Birey olma bilincini inşa etmede başarılı olunamamıştır. Sorumluluk ve birey bilinci yüksek ayrıca özgürlüğe dayalı yeni bir teolojik dil üretip sorunlarla yüzleşmeliyiz. Yüce Allah, bunun için vahiyle bize destek olmakta ve kendisine güvenmemizi istemektedir. Çünkü O, yegâne vekildir.
- MakaleYalnız künye2019Determination and Evaluation of Praying Places and Forms in Prayer with Hadîths
Gözün, Abdulvehhab
The prayer is one of the foundations that Islam was built on, which is also among the most important worships that symbolizes the physical and spiritual closeness of human being to Allah (swt). Therefore, such a worship gives an opportunity to human beings to make supplication to seek refuge from Allah (swt) as well asking for other needs. However, many of the Muslims in our country follows Hanafi fiqh, therefore, in the fardh prayer before giving salaam people make certain supplications beside the supplication that surah al Fatiha has. The other supplications are being left after the prayer. However, these people are aware that firstly the moment of prostrating and the state of prayer are the closest moment to Allah (swt). In fact, praying in our country is being expressed as standing in front of Allah (swt) in metaphorical sense. Only, considering these facts, it shows us the importance of the supplication during the prayer as well as the chance of acceptance by Allah (swt). Therefore, in this study, the subject of supplication was examined during the prayer to explain how and where to make the supplication in the light of the hadith of Prophet Muhammad (pbuh). Therefore, it is aimed to reveal where and how to make dua during the prayer according to Sunneh. It is concluded that the supplication can be made during the prayer not only ka’de-i ahîret which widely known among the people but also qıyam, ruku, sajdah as well. The supplication of qunut which is made before going to the ruku in the vitr prayer and after getting up from the ruku in the morning prayer thought to be a subject to study therefore, it is taken into research.
- MakaleYalnız künye2019Bid‘at Literatürünün Hikâyesi -Beş Klasik Eser Özelinde-
Gözün, Abdulvehhab
İslâmî ilimlerin her birinin tarih boyunca bir edebiyatı ortaya çıktığı gibimüstakil bir ilme dönüşmediği halde dinî kavramlardan bazılarının da zamaniçerisinde kendi çapında bir literatürü oluşmuştur. Şüphesiz bu durum, okavramların önemini göstermektedir. Bu tür ıstılahlardan biri, sünnetin zıttı olanbid‘at kavramıdır. Her literatürün ortaya çıkmasına neden olan bazı durumlarınvar olduğu gerçeğinden yola çıkarak bid‘at literatürünün teşekkülüne de zeminhazırlayan birtakım faktörlerin bulunduğu düşünülmektedir. Bu makalede,bid‘at terimiyle ilgili kitâbiyatın ortaya çıkışının arka planını tespit etmekamaçlanmıştır. Bu nevi bir saptamanın, bid‘at tartışmalarına katkı sağlayacağıdüşünülmüştür. Araştırmada mezkûr tespit, klasik dönemde bid‘at kavramıylaalakalı yazılan bazı eserlerin satır aralarından ve yazarlarının hayatlarındanyapılmaya çalışılmıştır. Konuyla ilintili tüm eserlerin incelenmesinin makaleninboyutlarını aşacağı düşüncesinden hareketle sadece klasik dönemde yazılmış,sahasının ilkleri olan beş kitabın ve müelliflerinin biyografilerinin kısacaincelenmesiyle çalışma sınırlandırılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2019Kıyamet, cennet ve cehennemde görevli meleklerden bahseden ayetlerin meal, tefsirlerinin kurân mesajı ve kurân yolu tefsirlerinden mukayesesi
Kayhan, Mustafa
İslam, insanlığın son dini, Kur’ân ise nihâî kutsal kitabıdır.Kıyamette olacaklara ve orada örevli meleklere bu kitapta değinilmiştir.Bu açıdan kıyamet, diriliş, hesap, terazi, mizan, cennet ve cehennemdevazifeli melekler Kur’ân’da anlatılmıştır. Kur’ân’ın gayb saydığı bukonular, bazı tefsirlerde çok farklı yorumlanmıştır.Bu yüzyılda yazılan iki tefsirde çağın olumsuzluklarına temasedilmiştir. Müfessirler, Kur’ân’da meleklerle ilgili ayetleri açıklamıştır.Onlar, ayetlere dünya görüşlerine göre mana vermişlerdir. Bazen buaçıklamalarda ciddi paradokslara düşmüşlerdir. Meleklerin yaratılmasıve işlevlerine dair açıklamalar, Kur’ân’ın ilgilendiği konular olmuştur.Esed, asrın sorunlarını tanımış ve Kur’ân Mesajı adıyla bir tefsiryazmış ve birikimini orada dile getirmiştir. O, hem gelişmeleri vedeğişmeleri hem de bozulmaları görmüştür. Tefsirinde asrınınsorunların etkisinde kalmıştır. Müfesssir, varlıkların yaratılmasıyla ilgiliayetlere özellikle zaman ayırmıştır. Burada Kur’ân’ın yaratılışla ilgiliayetlerine yapılan tefsirler incelenmiştir. Böylece Kur’an’ın anlattığıyaratılış konularını, sistematik bir biçimde Esed’in tefsirinde izlenmesisağlanmıştır. Böylece farklılık veya benzerlikler, gösterilmeye gayretedilmiştir.Burada sadece kıyamet, cennet ve cehennemde görevli melekleraraştırılmıştır. Bu ayetlerdeki bilgiler, Esed’in tefsirindeki açıklamalar bağlamında incelenmiştir. Zira o, ayetlere farklı mealler vermiş vemeleklere farklı açıklamalar yapmıştır. Bu yönüyle Esed’in eseri, etütedilmemiştir. Aynı ayetlerin mealleri ve yorumları, Kur’ân Yolu tefsiri ilemukayese edilmiştir. Bazen Taberî tefsirine müracaat edilmiştir.Kur’ân’da meleklerin, kıyamet, cehennem ve cennette çok ilginçişler yapacakları anlatılmıştır. Kur’ân’da meleklerle ilgili hakikatler,böylelikle anlaşılmaya çalışılmıştır. Kur’ân Mesajı’nda ayetlere mealverilmesi ve meleklerin değişik bir perspektifle incelenmesi,önemsenmiştir. Burada farklı bir tevil çeşidi uygulanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2019Prophets in the Divân of the Nailî
Selman, Ahmet
Divân literature is the biggest value that the Turks have been presenting to the world of literature since its existence in the history scene. Undoubtedly, religious elements are the main sources of this literature which has been continuing its existence for centuries. Although the currents followed and / or influenced by it have changed, there is no significant deviation in these sources. Especially in the XVIIth century Sebk-i Hindî, which influenced Divân literatüre, it is seen that the prophets are greatly utilized by subtle references. Şair Nailî is the biggest representative of the Sebk-i Hindî movement in Divân literature. In this study, it is tried to determine how much and how the poet benefited from prophets and their miracles and life stories and how these elements are effective in the personality of the poet by examining the religious figures in the divân of the Nailî.
- MakaleYalnız künye2019Qur’an’s concept of messenger
Aydın, Muhammet
According to Islam, people come across with religion/revelation through messengers. The divine will declares that sending messengers bestows his favour upon human beings. However, this favour could not be put to good use. This situation can include human, anthropological, psychological and political reasons. Last divine revelation has not only advantages but also bears heavy responsibilities. It is known that, without a correct understanding of the revelation, only being the object of it does not contribute much to a human being/society. There is a need of a sound methodology for a correct understanding. Thus, every school approaches the nass with a certain method and develops a concept of messengers. The human identity of messenger is the main topic which Qur’an points. It seems that the opposition to the human nature of prophet is not limited with the revelation period. It is seen that at the time of the messengers there were over interpretations on their human nature. The first thing which has to be done is to reach directly and simply the concept of messenger through the revelation. After that one can consult to other religious sources of our culture/traditon.
- MakaleYalnız künye2019البنية الفنية في قصة يوسف عليه السالم
Korkmaz, Ayla
القصة وسيلة غير مباشرة يتكئ عليها القرآن الكريم في الدعوة إلى هللا عز وجل،من خالل طرحها لقضايا إنسانية، وتسليطها الضوء فيها على الصفات اإليجابية والسلبيةعند اإلنسان، ودعوتها إلى التحلي بالصفات اإليجابية، واالبتعاد عن الصفات السلبية،ُه. اإلنسا ِن وهدايتُل إصالحّوهدفها األوّصة يوسف عليه السالم إحدى أهم القصص الذي ورد ذكرها في القرآن الكريم،وقبها،ّالت التي مرّالمفاصل في حياة النبي يوسف عليه السالم، والتحوّوتناولت أهم و ضروبالمحن والبالءات التي لقيها، وأسلوبه في مواجهتها.يتناول هذا البحث البنية الفنية في قصة يوسف عليه السالم في القرآن الكريم، بغيةالوقوف على التقنيات السردية التي ارتكزت عليها، واألساليب اللغوية التي استثمرتها،والدالالت التي انطوت عليها.يستثمر البحث أدوات المنهج البنيوي لد ارسة هذه المكونات السردية، وينعم النظرفيما جاء في النص القرآني فحسب، من دون أن يلتفت إلى ما جاء حول القصة في كتبدينية أو تاريخية أخرى.ويتضمن مقدمة توجز معنى السرد في القصة عامة، وتلخص قصة يوسف فيالقرآن الكريم، ثم دراسة الشخصيات، والزمان والمكان، والرؤى، والص ارع، والرؤية السردية، ثمخاتمة، وثبت للمصادر والمراجع.
- DerlemeYalnız künye2019GÜNCEL DİNİ-SİYASİ MESELELER ÜZERİNE YAZILAR Sönmez Kutlu, Fecr Yayınları: 235, Ankara, Mart 2017, 416 sayfa ISBN: 978-605-9652-25-4
Aydın, Muhammet
-






