Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2019
    Teoloji’de/kelâm’da vekâletin imkânı

    Aydin, Muhammet Fatih

    İnsanın yeryüzündeki serüveni kendi iradesi sonucundagerçekleşmiş değildir. Allah, iradesiyle varlığı ve insanı yaratmayı dilemiştir. Bu aşamada Allah, tüm varlığa vekâlette bulunarak tasarrufta bulunmuştur. Yani varlığı ve insanı yaratmıştır. İnsanı belli yeteneklerle donatmakla kalmamış, yaratılış amacı konusunda insana rehberliketmiştir. Allah, insana lütuf olmak üzere onun cinsinden elçiler görevlendirmiştir. Ancak elçinin insanla aynı ontolojik kategoriden seçilmesi insanlar tarafından doğru değerlendirilememiştir. Yanlış peygamber algısı sadece elçilikle ilgili olumsuzluklara değil, diğer temelkavramlarla ilgili bazı sapmalara da yol açmıştır. Allah tasavvurundaki sapma, insanın konumu, özgürlüğü ve sorumluluğu gibi dinin en temel konularına etki etmektedir. Dini/teolojik alanda geçerli görmediğimiz vekâletin, siyasi ve hukuki alanlarda geçerli olabileceği söylenebilir. İnsanın sorumluluğu ve özgürlüğü yara almamalı ve insanın yaratılış amacı anlamınım kaybetmemelidir. Allah vekildir. O’nun dışında hiç kimse vekil değildir. Peygamberler sadece elçidirler. Bu sürecin vekâlet adına akamete uğratılmaması gerekir.Müslümanlar sosyal, siyasal, hukuki ve teolojik alanlardakarşılaştıkları sorunları geleneğe başvurarak çözmeye çalışmışlardır.Geleneği bütünüyle olumsuzlamak doğru değildir. Fakat gelenek içerisinde hazır bulunan çözümleri dini bir forma sokarak, onlara ilahilik, kutsallık ve zaman üstülük vasfı kazandırmak da doğru değildir. Birey olma bilincini inşa etmede başarılı olunamamıştır. Sorumluluk ve birey bilinci yüksek ayrıca özgürlüğe dayalı yeni bir teolojik dil üretip sorunlarla yüzleşmeliyiz. Yüce Allah, bunun için vahiyle bize destek olmakta ve kendisine güvenmemizi istemektedir. Çünkü O, yegâne vekildir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar