• MakaleYalnız künye2025
    Kādî Abdülcebbâr’a Göre İlahi Teklifin İmkânı

    Aynur

    İnsan tarih boyunca araştırılmaya muhtaç, bugün bile henüz çözülememiş özellikleri olan bir varlıktır. Onu bu derece önemli ve değerli kılan, varoluşsal olarak insana yüklenen en önemli özelliklerden biri bilinçtir. Bilinç beraberinde sorumluluk değerini de getirmektedir. İnsan, onu var eden Yaratıcı'ya, kendisine, diğer insanlara ve bunların dışında kalan tüm varlıklara karşı sorumlu bir varlıktır. Sorumluluk ve sorumlulukla birlikte eyleme geçirilen fiiller tarihten beri felsefe, psikoloji gibi birçok ilme konu olmaktadır. İslam düşüncesinde ise, Tanrı'nın insanı ne ile sorumlu tuttuğu, Tanrı'nın teklif ettiği şeyin amacı ve sonucu bakımından zengin bir tartışma alanı mevcuttur. Kelâm ilminde ise sorumluluk, birçok ekol tarafından çeşitli görüşlerle ele alınsa da Mu’tezilî âlimler tarafından teklif konusu içerisinde literatüre dahil edilmiştir. Bu minvalde Allah'ın ilahi adaleti, Allah'ın insana teklifi, teklifin mahiyeti, insan fiilleri ve insan sorumluluğunun temellendirilmesi meseleleri tartışılmaktadır. Bu makalede Mu’tezilî âlimlerden Kādî Abdülcebbâr'ın Allah'ın insanlara teklif etmesi, teklifin mahiyeti ve teklif sonucunda insanın sorumluluğu meseleleri ele alınacaktır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Çerkeşîzâde Mehmet Tevfîk Efendi’nin İman Anlayışı

    Aynur; Sarıkaya, Berat

    Çerkeşîzâde Mehmet Tevfîk Efendi, Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşamış, ilim ve tasavvuf ehli bir ailede yetişmiş, çeşitli bölgelerde birçok hocadan kelam, mantık, fıkıh, sarf, nahiv, edebiyat ve felsefe dersleri almış önemli bir âlimdir. Ayrıca o, yaşadığı dönemde kadılık, müderrislik, müsteşarlık, nazırlık görevlerinde bulunarak devlete hizmet etmiştir. Çerkeşîzâde’nin, yaşadığı dönemde İslami ilimlere özellikle kelam ilmine dair eserler yazması, dikkate değer bir husustur. Nitekim o dönemde yaşanan eğitim sistemindeki bozukluklar ve Batı’da ortaya çıkan akımlar İslam dünyasını olumsuz etkilemiştir. Dolayısıyla bu dönemde yazılan eserlerde, İslami ilimlerin yeniden topluma yön verebilecek, dönemin problemlerine ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek duruma getirilmesi üzerinde durulmuştur. Bu dönemde, Çerkeşîzâde’nin itikadi meseleler üzerinde durması, döneminin şartlarına göre inanca dair meseleleri yorumlama yönünde bir adım kabul edilmelidir. Makalemizde Çerkeşîzâde’nin, kelam ilmine dair yazdığı Miftâhu’l-Akâid, Meziyyet-i İslâmiyye ve el-İtkân fî Tahkîki’l-İmân adlı akaid risalelerinden hareketle iman anlayışı üzerinde durulacaktır. Bu çerçevede imanın kelime anlamı, imanın mahiyeti, icmâlî ve tafsili iman, iman-amel ilişkisi, imanda artma eksilme, imanda istisna ve mukallidin imanı konularına yer verilecektir.