• MakaleAçık Erişim2021
    A Comparison of Fiqh (Islamic Jurisprudence) and Tasawwuf (Sufism) In Terms of Purpose

    Çatak, Adem; Yilmaz, Fetullah

    In the Islamic scientific tradition, kalam (fundamental Islamic beliefs), fiqh (Islamic jurisprudence), and tasawwuf (Sufism) are considered as three branches of Islamic science that\ris directly concern life. In this article, fiqh and tasawwuf which are mentioned above, are compared in terms of their objectives. The study involves an introduction and two sections. In the\rintroduction, definitions, subjects, virtues, sources, purposes, and other relevant issues of these branches are mentioned and the objectives of fiqh and tasawwuf are compared. In the first\rsection, general aims and benefits of both tasawwuf and fiqh are explicated, while the specific\rpurposes and benefits of both branches are discussed in the second. Special purposes are also\rdiscussed in terms of their contribution to the establishment and continuation of the individual\rand social order. Individual and social purposes are evaluated in compliance with the general\rclassification of the subjects of fiqh. The said classification covers the fields of prayers, deeds,\rmarriage (family) and criminal law. Fiqh and tasawwuf, both of which are common in being practical sciences, are evaluated according to their common and divergent features in terms of their\rgoals and purposes, and it is emphasized that they complement each other in religious living.

  • MakaleYalnız künye2015
    Sense of wisdom (marifah) in yahya b. habash essuhraward

    Çatak, Adem

    In our study, all of the known works of Suhrawardî are reviewed. In this sense, limits of our study are Suhrawardi's thoughts associated with wisdom. Yahya b. Habash's ideas other than the subjects of wisdom and the philosophy of knowledge are not included in this work. The concept of wisdom, which is generally used interchangeably with the concept of knowledge, carries a more specific meaning than the latter, and it is used to mean direct knowledge, perception/intuition and knowledge by heart. Knowledge is divided into two categories by Sufis. Acquired knowledge that is obtained by studying, and knowledge blessed by Allah (wahbi knowledge). In mysticism, what is meant by wahbî knowledge is the discipline called Wisdom/Marifah. Wisdom is the sense of knowledge based on intuition. This knowledge is obtained by living and inner experience. Wisdom that is born out of contemplation is the forms of knowledge obtained by Sufis/mystics by experiencing spiritual conditions, tasting spiritual and divine truths, with the inner experience and without mediators. The knowledge of wisdom is not obtained only by reading books; it is not based on memorizing and logical propositions. It is not possible to analyze and verify this knowledge because of improbability of putting it into words and not being based on propositions. For this reason, this knowledge is also referred to as knowledge of mystery

  • MakaleYalnız künye2012
    Several Notions of Sufism in Mu‘înü’l-Mürîd by Sheikh Islam

    Çatak, Adem

    Mu‘înu’l-Murîd, which occupies a distinguished place in Turkish history of literature, authored to inform Turkmen tribes about sufism and Fiqh-Islamic civil code, addresses Turkmens who don’t know Arabic with their native language. Thanks to its simple and understandable language as well as including subjects commonly appealed by people in daily life, it has been known and red by Turkmens for centuries. In this work I gave summary information about Mu‘inu’l-Murid and its author and analyzed the notions of zikir/dhikr, nafs/ego and sheikh.

  • MakaleYalnız künye2012
    Mevlânâ celâleddin-i rûmî'nin nafs kavramına getirdiği metaforik yaklaşımlar

    Çatak, Adem

    Nefs kavramı, Mevlânâ'nın tasavvuf anlayışının merkezî noktalarından birini oluşturur. Esasen tasavvuf düşüncesinin oluşumundan günümüze kadar nefs kavramı, tasavvufun önemli tartışma konularından biridir. Mevlânâ da nefs kavramı çerçevesinde farklı yorumlarda bulunmuştur. Nefsin mahiyeti ve nefs terbiyesi onun nefs hakkındaki düşüncesinin temel konu başlıklarıdır. Mevlânâ nefs kavramını değişik bağlamlarda açıklamak üzere metaforlardan yararlanmıştır. Bu makale Mevlânâ'nın nefs hakkında ortaya koyduğu metaforik anlatımları incelemeyi amaç edinmiştir. Bu yönüyle çalışmamız, Mevlânâ'nın eserlerinde kullandığı dilin edebî inceliklerinin daha iyi anlaşılabilmesi ve böylece onun düşüncelerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir.

  • MakaleYalnız künye2012
    Atebetü’l-hakayık’ta dünya algısı

    Çatak, Adem

    Dünya algısı öteden beri tartışıla gelmiş bir konudur. İslam düşünürleri de konuya kendi zaviyelerinden farklı yorumlar ve izahlar getirmiştir. Bu bağlamda mutasavvıfların dünya algısı ise nevi şahsına münhasır bir mahiyet arz eder. Tasavvuf düşüncesinin genel anlayış çerçevesinde ortaya konulan dünya tasavvurunun temel argümanı, dünyaya mesafeli durmaktır. Bu düşünce sistemine göre dünya, insanı Allah'tan ve yaratılış gayesinden uzaklaştırmaktadır. Dünya insanı aldatan/yanıltan bir büyücü, bal kabı içinde zehir veren bir düşman ve nihayetinde insanı, insani erdemlerden uzaklaştıran bir tuzaktır. Ayrıca dünya değersiz bir meta ve Hak yolunda bir engeldir. Mutasavvıflarca ortaya konulan dünya algısı, maalesef çoğunlukla yanlış anlaşılmış ve tasavvufî düşünce, haksız eleştirilere maruz kalmıştır. Bu eleştirinin temel nedeni, zenginliğin zemmi, dünyanın değersizliği, fakirliğe övgü ve teşvik konularında mutasavvifenin ortaya koymaya çalıştığı düşünce sisteminin çoğu kez konu bütünlüğünden koparılarak değerlendirilmiş olmasıdır. Bu anlamda tasavvufi düşüncede dünya tasavvurunun mahiyeti üzerinde söz söylemek için, alanda kaleme alınmış eserlerin derinlemesine tahlili en geçerli yol olarak görülmelidir. Bu çalışma, Türk İslam Edebiyatının nadide örneklerin biri olan Atebetü'l-Hakayık'ta ortaya konulan dünya algısını, dünyanın faniliği ve vefasızlığı, hırs ve kanaat, cömertlik ve cimrilik başlıkları altında incelemeyi amaçlamaktadır. İslami Türk Edebiyatının ilk örneklerinden biri olması bakımından dikkate şayan bir eser olan Atebetü'l-Hakayık, İslam inanç ve ahlak ilkelerini manzum bir hâlde ortaya koymuştur. İşlediği konuları itibarıyla, dinî-ahlaki didaktik bir eser olarak kabul edilebilecek olan Atebetü'l-Hakayık, Türk İslam Edebiyatı tarihinin elde bulunan ikinci eseri olmak bakımından başta Türk dili tarihi olmak üzere tarih ve edebiyat tarihi araştırmaları için büyük önemi haiz bir eserdir