Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Ayaydin, Hasan(18)
- Doğru, Bülent(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(15)
- Akyol, Hikmet(14)
- Pala, Fahrettin(12)
- Yıldız, Barış(12)
- Artan, Seyfettin(11)
- Yildiz, Salih(11)
- Şahin, Muhammet(11)
- Merddan, Kurtuluş(10)
- Recepoğlu, Mürşit(10)
- Sancar Özkök, Canan(10)
- Çam, Alper Veli(10)
- İpek, Egemen(10)
- Barut, Abdulkadir(9)
- Karaaslan, İbrahim(9)
- Şentürk, Suat Hayri(9)
- Avcı, İbrahim(8)
- Beken, Hıkmet Gülçın(8)
- Günay, Hamdi Furkan(8)
- Polat, Melike Atay(8)
- Akyol, Mehmet(7)
- Koç, Pinar(7)
- Yildiz, Gizem(7)
- Bölükbaş, Mehmet(6)
- Damlıbağ, Fatih(6)
- Topal, Mehmet Hanefi(6)
- Yildiz, Emel(6)
- Akbas, Yusuf Ekrem(5)
- Baltaci, Nuri(5)
- Merdan, Kurtuluş(5)
- Tosunoğlu, Büşra(5)
- Yesilelebi, Gl(5)
- Çelik, Orkun(5)
- Özbek, Adem(5)
- Özkök, Canan Sancar(5)
- Ünver, Mustafa(5)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(4)
- Değer, Mustafa Kemal(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025The effects of behavioral biases on investment decisions: Evidence from İstanbul stock exchange
Özbek, Adem
Every investment decision at the macro or micro scale carries with it the desire to profit. At this point, profit assumes the driving role and continuity of capital. Information assumes a crucial role in the realization of this role. The field of behavioral finance, which opens a different window to the finance literature, argues that investors do not act completely rationally in financial decisions. Behavioral finance argues that there are subconscious factors that affect information. This study aims to detect the factors of behavioral bias factors influencing the investment decisions of individuals trading in Istanbul stock exchange (BIST). The importance of this study stems from the scarcity of local studies focusing on behavioral finance within the scope of stock market investment. Accordingly, it is expected that the study will enrich this awareness in the field. Therefore, the effects of nonrational cognitive elements such as loss aversion, expectation, certainty, herding effect, intuitive factors, and anchoring on individuals' investment decisions were investigated in the study. As a result, the findings obtained from the research provide useful information to investors trading in BIST to adopt scientific foundations within the scope of behavioral finance in stock investments.
- MakaleAçık Erişim20251845 Tarihli Temettuat Defterine Göre Kütahya Sancağı Gediz Kazası Pazar Köyünün Sosyo-Ekonomik Yapısı
Türkal, Merve Karaçay; Acar, İlknur
Bu çalışma, 1845 tarihli Temettuat Defteri verileri ışığında, Osmanlı taşrasında yer alan Kütahya Sancağı, Gediz Kazası’na bağlı Pazar köyünün sosyo-ekonomik yapısını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Mikro tarihsel bir yaklaşımla yürütülen araştırma, köydeki hane reislerinin meslek gruplarını, üretim faaliyetlerini, gelir kalemlerini ve uygulanan vergilendirme sistemini detaylı biçimde incelemektedir. Tarım, hayvancılık ve zanaatkârlık faaliyetleri ekonomik yapının temel bileşenleri olarak öne çıkarken; bireylerin lakap ve ünvanları üzerinden toplumsal statü ve sosyal rol dağılımları değerlendirilmiştir. Ayrıca Temettuat defterinde yer alan hane bazlı kayıtlar, grafik ve tablolar aracılığıyla görselleştirilmiş; köydeki üretim çeşitliliği ve gelir kaynakları niteliksel olarak analiz edilmiştir. Çalışma, benzer özellikler taşıyan Şaphane ve Muhipler köylerine ait Temettuat verileriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş; bu sayede Pazar köyünün üretim ve gelir yapısı bakımından farklılıklar barındırdığı ortaya konulmuştur. Sonuç olarak çalışma Pazar köyü örneği üzerinden, 19. yüzyıl Osmanlı taşrasına ilişkin ekonomik ve toplumsal organizasyonun çözümlenmesine katkı sunmakta ve mikro düzeyde yapılan arşiv temelli araştırmaların tarih yazımındaki önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Dijital Vergi Dairesi Sisteminin Kalitesi ve Vergi Uyum Niyeti: Kullanıcı Memnuniyetinin Aracılık Rolü
Saruc, Naci Tolga; Uğur, Candan Yılmaz
Kamu hizmetlerinde yaşanan dijital dönüşümün vergi ile ilgili alanlara yansıması ile dijital uygulamaların ön plana çıktığı, söz konusu uygulamaların vergi mükelleflerine hızlı erişim ve bireyselleştirilmiş hizmetler sunarak vergi uyumunu artırdığı görülmektedir. Türkiye’de 7 Ekim 2023 tarihinde yürürlüğe giren Dijital Vergi Dairesi ile mükelleflerin tüm uygulamalara kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde erişim sağlaması, vergi ile ilgili tüm işlemlere ve bu işlemlerin sonuçlarının ilgililerine elektronik ortamda sunulması amaçlanmıştır. Bu bağlamda vergi mükelleflerin Dijital Vergi Dairesinin kalitesine ilişkin algısı ve bu algının vergi uyumu üzerindeki etkisinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane/Merkez’de faaliyet gösteren ve Dijital Vergi Dairesi sistemini kullanan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden elde edilen verileri kullanarak Dijital Vergi Dairesi Sisteminin kalitesi ile vergi uyumu arasındaki ilişkide Dijital Vergi Dairesi kullanıcılarının memnuniyetinin aracılık etkisi olup olmadığını incelemektir. Araştırmaya, Dijital Vergi Dairesi sistemini kullanan 171 gelir ve kurumlar vergisi mükellefi katılmış olup, veriler aracılık etki analizi ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Dijital Vergi Dairesi sisteminin kalitesi ile algılanan kullanım kolaylığının, sistemi kullanan vergi mükelleflerinin memnuniyet düzeylerini artırarak vergi uyumunu olumlu yönde etkilediğini ortaya koymaktadır.
- MakaleYalnız künye2025Türkiye’de İkincil Enerji Kaynağı Olan Elektrik Tüketimi ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Ampirik Bir Analiz
Merddan, Kurtuluş
Bir ülkenin ekonomik büyümesi ve sanayileşmesi için enerji önemli bir girdi olarak kabul edilmektedir. Bir ülkede enerji üretimi yetersiz ve tüketimi fazla ise enerji ithalatına gereksinim duyulacaktır. Enerji ithalatının artması ülke içerisinde cari açığa neden olacağından bu durum ekonomik büyümeye olumsuz yansıyacaktır. Enerji kaynaklarının kıt oluşu ve kaynakların yanlış kullanımı gibi nedenlerden dolayı devletler yeni arayışlar içerisine girmiştir. Bu noktada ortaya konulan enerji politikalarının düşük fiyatlarla, çevre kirliliğine neden olmadan insanların enerji ihtiyaçlarını kesintisiz, etkin ve verimli şekilde karşılaması gerekmektedir. Bu çalışma ile ikincil enerji kaynağı olan elektrik tüketimi değişkenlerinin büyüme üzerindeki etkisi analiz edilmeye çalışılmıştır. Konunun teorik kısmı araştırıldıktan sonra özelde Türkiye için ampirik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda mesken, sanayi, tarımsal faaliyetler, aydınlatma, ticaret ve kamu hizmetleri değişkenlerinin enerji tüketimlerini de dikkate alan modeller oluşturulmuştur. Bu kapsamda 1990-2021 yıllarına ait yıllık zaman serisi verilerinden yola çıkılmıştır. Yapılan analizler neticesinde EKK test sonuçlarına göre, elektrik enerjisi tüketimini temsil eden bağımsız değişkenlerden hiçbirinin ekonomik büyüme üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı belirlenmiştir. Yapılan Granger Nedensellik test sonucuna göre ise ekonomik büyümenin mesken elektrik tüketiminin nedeni olduğu saptanmıştır. Geriye kalan tüm değişkenler ile ekonomik büyüme arasında istatistiksel açıdan bir nedensellik ilişkisi bulunamamıştır. Tüm bu sonuçlardan hareketle Türkiye’nin elektrik enerjisi tüketiminde ithal kaynaklar kullanmak yerine büyük potansiyel arz eden güneş, rüzgâr ve su gibi yenilebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gerekmektedir. İktisadi büyümenin nedeni elektrik tüketimi olduğuna göre meskenlerde uygulanacak enerji politikaları hem ekonomik sorunlara çözüm olacak hem de ekonomik büyümenin en destekleyici unsuru olacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Faizsiz Finansta Standartlaşma: Önemi, Zorluklar ve Gelecek Perspektifi
Er, Bünyamin; Bingöl, Zeynep Şimşek
Standardizasyon, belirli bir alanda ortak kurallar, ölçütler ve yöntemler belirleyerek uyumu, kaliteyi ve verimliliği artırmayı amaçlayan bir süreçtir. Üretimden hizmet sektörüne, teknolojiden sağlığa kadar pek çok sahada uygulanan bu süreç, güvenilirliği sağlamak, hataları en aza indirmek ve uluslararası rekabeti güçlendirmek açısından hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda, küresel iş birliğini kolaylaştırarak yalnızca ekonomik ve teknolojik gelişimi değil, sosyal, çevresel ve kültürel alanlarda da ilerlemeyi teşvik etmekte; böylece sürdürülebilir, kapsayıcı ve düzenli bir küresel sistemin inşasına önemli katkılar sunmaktadır. Faizsiz finans, şeriat prensiplerine uygun olarak yapılandırılmış finansal işlemleri kapsayan bir sistemdir ve bu sistem, farklı ülkelerdeki yasal çerçeveler ve kurumsal yapılar doğrultusunda çeşitli uygulama biçimleriyle hayata geçirilebilmektedir. Bu çeşitlilik, muhasebe ve denetim mekanizmalarında standart bir çerçevenin oluşturulmasını zorlaştırarak şeffaflık ve uyumluluk açısından çeşitli belirsizlikler doğurmaktadır. Bu çalışmanın amacı, faizsiz finans sisteminde standartlaşmanın gerekliliğini ve etkilerini değerlendirmektir. Bu bağlamda, AAOIFI, IFSB ve IIFM gibi uluslararası kuruluşların standartlaşma çabaları incelenmiş, Türkiye örneği üzerinden karşılaştırmalı analiz yapılmıştır. Çalışma, nitel bir yöntemle literatür taraması ve kurumsal karşılaştırmalar temelinde gerçekleştirilmiştir.
- DüzeltmeAçık Erişim2025Factors affecting company value with panel quantil regression: bist stone and soil-based manufacturing sector example
Soydaş, Şafak Sönmez
This study aims to determine the impact of profit margin, debt ratio, and company size on company value using panel quantile regression. Company value is a key indicator of financial performance for publicly traded companies, reflecting expected profitability for stakeholders. The research focuses on Stone and Earth-Based Manufacturing Sector companies listed on Borsa Istanbul (BIST) during the 2014-2023 period. Out of 26 companies in the stone and earth-based sector based on stone and earth traded on BIST, 17 with accessible data were included in the analysis. Purposeful sampling was used, and data evaluation was conducted using Stata 17 and Eviews 10 econometric methods. The study's findings suggest that the debt ratio positively influences company value, while profit margin and company size have negative effects. These results provide insights into how these financial ratios impact company value, offering guidance for stakeholders and decision-makers in the stone and earth-based sector.
- MakaleAçık Erişim2025Ḳīrāṭ Kelimesini İçeren Merfû Hadislerin Mevzû Olma İhtimali Üzerine Bir İnceleme
Kuzudisli, Ali
Buhârî’nin Sahîh’inde yer alan bir rivayette Hz. Peygamber’in birkaç kırat (Ar. ḳīrāṭ ç. ḳarārīṭ) para karşılığı Mekkelilerin koyunlarını güttüğü nakledilmektedir. Muhaddislerden bazıları, rivayette geçen ḳarārīṭ kelimesiyle para kastedilmediğini bu kelimenin Mekke yakınlarında bir yer adı anlamına geldiğini iddia etmiştir. Bazı kimseler de Hz. Peygamber döneminde ḳīrāṭ para biriminin bilinmediğini ileri sürmüştür. Bu meseleyi tartışan muhaddisler arasında, Hz. Peygamber döneminde ḳīrāṭ para ölçüsünün bilinmediği iddiasına karşı çıkan birine rastlanmamıştır. Eğer Hz. Peygamber döneminde ḳīrāṭ kelimesinin bilinmediği gerçekse, ḳīrāṭ kelimesini içeren merfû hadislerin sonraki dönemde uydurulduğuna dair güçlü bir kanıt ortaya çıkmış olacaktır. Bu makale, ḳīrāṭ para biriminin Hz. Peygamber döneminde bilinip bilinmediğini araştırmak ve mümkün olduğunca net bir sonuca ulaşmak amacıyla çalışılmıştır. Elde edilen sonuca göre içinde ḳīrāṭ kelimesi geçen merfû hadislerin, genel bir değerlendirmeyle sonradan üretilmiş rivayetler olarak kabul edilip edilemeyeceği sorusuna cevap aranmıştır. Bu araştırma, tarihin bir kesitinde ortaya çıkmış ve birkaç yüzyıl boyunca farklı kimseler tarafından tartışılmış bir konuyu ele aldığı için hadis tarihine, ehl-i hadisin düşünce yapısına ve onların diğer ilim ehli kimselerle ilişkilerine dair bazı ipuçları vermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Consequences of Corporate Social Responsibility on Organisational Behaviour in National Publication (A Meta Analysis Study)
Battal, Fetullah; Öz, Halil Hakdan
Having positive effects in terms of organisational results makes the concept of corporate social responsibility important. For this reason, it is important to determine the universal validity of the results of the studies on the subject. Accordingly, the study is based on the empirical data and meta-analysis of the outcome variables related to corporate social responsibility (CSR) of national or international publications selected from Turkey through the JAMOVI programme. Thus, it is aimed to reveal the results of corporate social responsibility in detail. In this context, the analysis was carried out with 57 studies, 65 single data and 15,487 samples, which were found suitable for meta-analysis and included in the research. In the research, there are 6 concepts deemed appropriate for meta-analysis. Accordingly, it was determined that there is a positive relationship between organisational commitment, which is the most frequently associated concept with corporate social responsibility, and corporate social responsibility. At the same time, a positive and high relationship was found between corporate social responsibility and corporate image, job satisfaction, organisational citizenship, corporate reputation and organisational identification. It is thought that this study will contribute to the field in terms of providing a comprehensive and up-to-date version of corporate social responsibility through empirical studies in the national literature.
- MakaleAçık Erişim2025Economic and Financial History of Hüsnüşah Hatun Waqf in Manisa (1632-1789)
Karademir, Aysenur
This study examines the waqf of Hüsnüşah Hatun, the wife of Sultan Bayezid II and the mother of Şehzade Şehinşah Sultan, in Manisa. The waqf’s charitable structures include a mosque, a school, and an imaret. Additionally, the Kurşunlu Han is also among these structures. The aim of the study is to outline the profile of the Hüsnüşah Hatun Waqf and to analyze its revenues, personnel salaries, and expenditures. This analysis is based on the waqf’s accounting books covering the years 1632-1789. The key finding of the study is the transformation in the waqf’s spending priorities. Initially, the primary focus was on the foundation’s core services and personnel payments. However, by the late XVIIIth century, a significant portion of the waqf’s revenues had begun to be allocated to expenditures such as treasury shares.
- MakaleAçık Erişim2025Analysis of efficent markets hypothesis in share market with long memory models
Karaaslan, İbrahim; Yılmaz, Safure Günbay
The COVID-19 pandemic has precipitated significant alterations not only in global lifestyles and daily routines but also in investment behaviors. This study aims to test the validity of the efficient markets hypothesis in the indices in Borsa Istanbul during the COVID-19 pandemic and the period when the pandemic effects on the country's economies and individuals continued. The study involves analyzing the stationarity of the return series for these equity indexes using both traditional unit root tests (ADF and PP) and those considering structural breaks (Zivot Andrews). Furthermore, the presence of the EMH was examined through the application of long memory models, employing methods such as Geweke and Porter-Hudak, Modified Log-Periodogram, and Robinson Gaussian Semi-Parametric. The findings reveal that the returns of BIST100, BIST50, BIST30, and BISTTUM indexes are non-stationary, do not exhibit mean reversion following shocks, and lack long memory characteristics. These results suggest that investors' attempts to predict price movements of these indexes may be misleading, indicating that only weak-form efficiency could be argued for these indexes.
- MakaleAçık Erişim2025The Relationship Between Financial Development and Income Inequality: A Fourier Approach in the Case of Türkiye
Karaaslan, İbrahim
While financial development is recognized as the driving force of economic growth, income inequality is a significant concern regarding social justice and sustainable development. The relationship between these two concepts can directly affect countries' economic policies and social balances. Therefore, the deepening and expansion of financial systems may create injustice in income distribution, but it also has the potential to reduce inequalities when appropriately managed. This study aims to determine the long-run impact of financial development on income inequality in Türkiye. For this purpose, the data set for the variables covers the period 1991-2022 and consists of annual observations. Income inequality (Gini coefficient) is used as the dependent variable, and the financial development index is used as the independent variable. In the study, the stationarity of the variables was tested with the Fourier unit root test (FKPSS) and KPSS unit root test. After the determination that the variables were not stationary at their level values, the Fourier cointegration test was used to test the existence of a long-run relationship between the variables. The study found that there is a cointegration relationship between financial development and income inequality in Türkiye. After establishing the co-integration relationship, our long-run DOLS estimation revealed a statistically significant negative relationship between financial development and income inequality at a 1% confidence level. The key conclusion drawn from this is that increases in financial development lead to reduced income inequality. This result underscores the potential impact of increasing financial development on reducing income inequality, and the importance of efforts and policies.
- MakaleAçık Erişim2025The impact of agricultural value added, urbanisation and renewable energy consumption on environmental quality in MINT countries
Akyol, Mehmet; Bakkaloğlu, Ayşen
In this paper, the effects of agricultural value added, urbanisation and energy consumption on environmental quality in MINT (Mexico, Indonesia, Nigeria, Turkey) countries were analysed for the period between 1992-2019. In the first stage of the study the panel analysis was used then the existence of horizontal cross-section dependence between the variables was tested and then the CIPS test, was used to test the stationarity of the series. In the paper where the existence of homogeneity was tested with the Delta test, the long-run relationship between the series was tested with the Pedroni panel cointegration test. Finally, the effects of agricultural value added, urbanisation and energy consumption on the environment were analysed by fully modified least squares estimator (FMOLS) analysis. According to the FMOLS results, the increase in agricultural value added and urbanisation rate has a negative impact on environmental quality, while renewable energy consumption has a positive impact on environmental quality. The results of the study show that more environmentally friendly policies should be developed and implemented in the agricultural production process in the country group in question, renewable energy investments and consumption should be increased, and the urbanisation rate should be taken under control and environmentally friendly new generation city plans should be put into effect urgently.
- MakaleAçık Erişim2025Kârlılık ve Finansal Kaldıracın Firmaların Büyüme ve Yatırım Kararları Üzerindeki Etkisi: Döviz Kuru ve Enflasyonun Aracı Rolünün Analizi
Akyol, Hikmet; Soydaş, Şafak Sönmez
Bu araştırma Türkiye için imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren 37 firma için karlılık ve finansal kaldıracın büyüme ve yatırım kararları üzerindeki uzun dönemli etkilerini incelemiştir. Bu çerçevede 2015-2023 arasındaki dönem Tamamen Değiştirilmiş En Küçük Kareler (FMOLS) tahmincisi kullanılarak tahmin edilmiştir. Tahmin sonuçları finansal kaldıracın düşük kantillerde temettü getirileri üzerindeki etkisinin pozitif, orta ve yüksek kantillerde ise önemsiz olduğunu göstermiştir. Buna göre firmaların düşük düzeylerde borçlanma ile yatırımlarını finanse etmesi ve bu sayede özkaynak kârlılığını arttırması temettü getirilerini olumlu etkilerken, artan borçlanma temettü getirileri üzerinde anlamlı herhangi bir etkiye sahip değildir. Karlılık rasyosu ve reel efektif döviz kurunun temettü getirileri üzerindeki etkisi bütün kantillerde pozitif çıkmıştır. Karlılık rasyosu, firmaların kaynaklarını ne ölçüde verimli kullandığını göstermektedir. Sonuçlar artan karlılığın temettü getirilerini teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Benzer şekilde reel efektif döviz kurundaki olumlu gelişmeler temettü getirilerini arttırmıştır. Sonuçlar, orta ve yüksek kantillerde artan enflasyonun firmaların temettü getirilerini düşürdüğünü ortaya koymuştur. Firma yöneticileri büyüme ve yatırım kararlarını alırken enflasyon ile gelecek beklentilerini dikkate almalıdır.
- MakaleAçık Erişim2025A New Perspective on Technology, Productivity, and Environmental Sustainability in the European Union
Cakir, Mehmet Ali; Ökte, Mehmet
This study examines the relationship between economic growth, energy consumption, technology, and productivity intensive technology in the context of environmental degradation across selected European Union countries from 1996 to 2021. Utilizing the cross sectionally augmented autoregressive distributed lag model (CS-ARDL) and the load capacity factor as an environmental proxy, the findings confirm environmental kuznets curve (EKC) hypothesis indicating that economic growth continues to exert pressure on the environment. While energy consumption significantly contributes to environmental degradation, contrary to popular belief, technological advancements alone do not mitigate this issue. Instead, the study highlights that productivity intensive technologies are more effective in reducing environmental degradation. Policy recommendations emphasize the need for green growth strategies, energy efficiency improvements, sectoral energy quotas, and international cooperation in technology sharing. Special attention should be given to ensuring that technological development increases productivity and reduces environmental degradation. The findings contribute to the literature by highlighting the significance of aligning productivity and technological advancement for sustainable environmental outcomes.
- MakaleAçık Erişim2025The effect of perceived overqualification on relative deprivation: The moderating role of organisational silence
Polat, Eray; Esen, Ozan; Çalışkan, Serkan
This study aimed to adapt the Mature Happiness Scale-Revised, developed based on the Positive Psychology 2.0 (PP 2.0) theoretical framework, into Turkish. The study tested the linguistic equivalence, structural validity, and internal reliability of the scale. Validity and reliability were analysed using data collected from 303 white-collar employees working in various sectors in Istanbul. For linguistic equivalence, item-level correlations between the English and Turkish forms ranged from moderate to high (0.504–0.768), and the total score correlation was extremely high (r = 0.990). Confirmatory factor analysis (CFA) supported the single-factor model of the scale with good fit indices (CFI = 0.972; GFI = 0.974; AGFI = 0.944; RMSEA = 0.064). The scale's internal consistency was "good," with a Cronbach's Alpha coefficient of 0.797. Therefore, the Turkish version of the Mature Happiness Scale was determined to be a theoretically and psychometrically valid and reliable measurement tool. This scale can serve as a valuable tool for supporting research in positive psychology and understanding individuals' psychological well-being within the Turkish cultural context.
- MakaleAçık Erişim2025Economic Crises, Social Protection Policies and the Transformation of Family Structures in the European Union: Panel Data Analysis
Seyhan, Burak
This study investigates the impact of economic crises on the transformation of family structures in European Union (EU) countries through a panel data analysis approach. The divorce rate is used as the dependent variable, while the unemployment rate, real GDP per capita, and social protection expenditures are treated as independent variables. The analysis is based on a balanced panel dataset covering 27 EU member states over the period 1995 to 2022. The study applies several econometric tests including cross-sectional dependence, slope homogeneity, panel unit root, panel cointegration, and long-run estimations (FMOLS, DOLS, OLS). Additionally, panel Granger causality tests are conducted to examine the directionality of relationships between variables. Empirical findings suggest that an increase in unemployment significantly raises divorce rates, while higher social protection spending reduces them. Real GDP per capita is also found to have a statistically significant and positive effect on divorce. The causality results reveal both bidirectional and unidirectional relationships across variables. These outcomes imply that economic instability tends to weaken family cohesion, whereas well-designed social welfare policies act as a stabilizing force. Accordingly, the study emphasizes the critical importance of strengthening social protection systems and adopting employment-centered macroeconomic strategies to ensure the sustainability of family structures within the EU.
- MakaleAçık Erişim2025Çevresel inovasyon ve sağlık harcamalarının çevre kirliliği üzerindeki etkisi: Kantil panel yaklaşımı
Kanca, Osman Cenk; Yıldız, Barış; Yildiz, Gizem; Çınar, Ezginur
Sağlık harcamaları ve çevresel inovasyon düzeyindeki farklılıklar hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler açısından çeşitli çevresel sonuçlar doğurabilmektedir. Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi noktasında bu faktörler oldukça ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı çevresel inovasyon ve sağlık harcamalarının çevre kirliliği üzerindeki etkisini araştırmaktır. Ampirik analizde 2000-2021 dönemine ve 5 ülkeye (Çin, Hindistan, Rusya, Japonya ve ABD) ait panel veriler kullanılmıştır. Çevre kirliliğinin göstergesi olarak literatürde sıklıkla CO2 emisyonu verisi kullanılmasına rağmen çeşitli avantajlarından dolayı bu çalışmada “yük kapasite faktörü” verisi kullanılmıştır. Çevresel inovasyonu temsilen “çevreyi korumaya yönelik teknoloji patent sayıları” verisi, sağlık harcamaları (%GSYH) ve kontrol değişken olarak kişi başına GSYH verisi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki eşbütünleşik ilişki Westerlund (2007) tarafından geliştirilen panel eşbütünleşme testi ile analiz edilmiştir. Ardından uzun dönem katsayılar geleneksel panel veri yöntemi Driscoll-Kraay Standart hatalar (DKSE) ve güncel bir yöntem olan Momentler Metodu Kantil Regresyon (MMQR) yöntemi ile tahmin edilmiştir. Her iki tahmin sonucu birbirine paralellik göstermektedir. Buna göre çevresel inovasyonun çevre kirliliğini arttırdığı, sağlık harcamalarının ise azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Kontrol değişken olarak modellere dahil edilen kişi başına GSYH ise çevre kirliliğini arttırdığı tespit edilmiştir. Son aşamada ilişkilerin yönü Kónya (2006) panel nedensellik testi ile tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Sanal Alanda Tüketim Kültürünün Yeniden Üretilmesi: Netnografik Bir Araştırma
Okur, Hatice Duran
Gündelik hayatın bir uzantısı haline gelen ve görselliğin ön planda olduğu sosyal medya platformları, kullanım sıklığı ve yaygınlığı göz önüne alındığında, toplumsal iletişim biçiminin değişip dönüşmesinde, günümüz toplumlarının tüketim kültürünün sanal mecralarda dolaşıma sokulmasında önemli bir araç olarak işlev görmektedir. Bu noktadan yola çıkarak dünya çapında en popüler sosyal medya platformlarından biri olan Instagram’da bireylerin kendilerini sunuş biçimlerinde, iletişim ve etkileşimlerinde tüketim kültürünün izlerini sürmek çalışmanın başlıca amacını oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden etnografinin dijital alana uyarlanmış biçimi olan dijital etnografi (netnografi) yaklaşımı kullanılmıştır. Bu doğrultuda Instagram’ı aktif olarak ve farklı amaçlarla kullanan 48 kişiyle, yarı yapılandırılmış görüşme formuna bağlı kalarak çevrimiçi derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler ile alanda gerçekleştirilen uzun süreli gözlem, alınan saha notları, katılımcıların Instagram’daki görsel paylaşımlarıyla birlikte anlamlı kategoriler haline getirilerek betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Sonuç olarak gündelik hayatın estetikleştirilmiş bir yansıması olan Instagram’da, bireylerin tüketim tercihlerinin yer aldığı gündelik hayata dair paylaşımlarıyla benlik ve hayat tarzı sunumlarını gerçekleştirdikleri, Instagram’da marka ve işletmelerin yer alması, Instagram reklamları, Instagram ünlüleri ve onların markalarla olan iş birlikleri gibi faktörlerin gündelik hayattaki tüketim kültürünün bu mecrada dolaşıma sokularak yeniden üretilmesinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca Instagram ortamındaki ilişki ve etkileşimlerle ihtiyaçların manipülasyona uğradığı, ürün satın almada arzuların, isteklerin etkili olduğu, sembolik, hazcı, gösterişçi bir tüketim kültürünün yaygınlığı tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Sürdürülebilirlik ve ESG Kapsamında Tedarik Zincirlerinde Özen Yükümlülüğü
Beken, Hıkmet Gülçın
Karmaşık ve dinamik tedarik zincirleri içerisinde insan hakları ve çevreye ilişkin ihlaller sıklıkla görülmektedir. Küresel düzeyde yaşanan çevresel, ekonomik, sosyal ve iklim değişikliği kaynaklı riskler ve sorunlar karşısında şirketler faaliyetlerini çevresel-sosyal-yönetimsel (ESG) bağlamda gerçekleştirmelidir. Tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliği ve etik tedarik zincirlerinin oluşumunda kurumsal hesap verebilirliğin tedarik zincirlerine yansıması iş dünyasına yönelik uluslararası standartlar, rehber ilkeler ya da günümüzde sıklıkla benimsenmeye başlayan özen yükümlülükleri üzerinden gerçekleştirilmektedir. Özen yükümlülükleri bu bağlamda, kurumsal anlamda gönüllü hesap verebilirlikten zorunlu hesap verebilirliğe geçişi de nitelemektedir. Hem Avrupa hem de Avrupa dışı bölgelerde zorunlu insan hakları özen yükümlülüklerinin artarak benimsendiği görülmektedir. Hesap verebilirliğin küresel tedarik zincirlerindeki yansıması olan bu zorunlu özen yükümlülükleri insan haklarının korunması kadar çevresel konuları da kapsar hale gelmiştir. Çalışmada karşılaştırmalı olarak incelenen Alman Tedarik Zinciri Özen Yükümlülüğü Kanunu (LkSG) ve AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifinin gerçekleştirilmesinin temel motivasyonlarına ve bu düzenlemelerin beklenen ekonomik ve ticari etkilerine yer verilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Pandemi sonrası borsa istanbul sağlık şirketlerinin kümeleme analizi ile finansal değerlendirilmesi
Şimşek, Ahmet Bahadır; Karaer, Merve
Covid-19 pandemisi, sağlık sektöründe büyük değişimlere yol açmış ve ekonomik dengeleri derinden etkilemiştir. Bu çalışma ile pandemi sonrası Türkiye sağlık sektöründeki şirketlerin finansal performanslarının analiz edilmesi ve benzer özelliklere sahip şirketlerin belirlemesi amaçlanmıştır. Çalışmada, 2019 yılının son çeyreğinden 2024 yılının ikinci çeyreğine kadar olan dönemi kapsayan, 12 sağlık şirketinin likidite, kârlılık, borçlanma ve varlık yönetimi gibi finansal göstergeleri incelenmiş ve K-ortalamalar algoritması ile şirketler arasında finansal farklılıklar sınıflandırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; pandemi döneminde sağlık sektörü şirketlerinin finansal göstergelerinde heterojen bir yapı sergilediği ve alt sektörler bazında farklılaşma gösterdiği ortaya çıkmıştır. Pandemi sonrası dönemde ise sektör genelinde finansal performansın homojenleştiği ve şirketler arasında istikrarın arttığı gözlemlenmiştir. Çalışma, pandemi sonrası sektördeki finansal dayanıklılık ve performans farklılıklarını detaylı bir şekilde analiz ederek sektöre dair derinlemesine bir anlayış sunmaktadır. Son olarak, kriz dönemlerine karşı daha dirençli finansal stratejiler geliştirilmesine yardımcı olacak öngörüler sunmaktadır. Bu bağlamda, çalışma sağlık sektörünün büyümesini desteklemek amacıyla stratejik bir yol haritası oluşturmaktadır.















