Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(26)
- Uzun, Sevda(24)
- Kulakaç, Nurşen(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Yilmaz, Ozgur(19)
- Akyürek, Suat(18)
- Bostan, Sedat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Peker, İskender(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyol, Hikmet(16)
- Türkkan, Tuğba(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Cengiz, Ekrem(15)
- Pala, Fahrettin(15)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(14)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirağ, Hatice(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
- Damlıbağ, Fatih(13)
- Hakkıoğlu, Mümin(13)
- Saylan, Kemal(13)
- Taşdelen, Birgül(13)
- Zeybek, Halil İbrahim(13)
- Çam, Alper Veli(13)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025The Interactive Roles of Frustrations and Religious Attitudes on Aggression
Maraşlıoğlu, Şerife Ericek
Recent data from the Turkish Statistical Institute (TÜİK) reveal a worrisome escalation in aggression rates among young individuals, including incidents of injury, criminal involvement, and criminal activity. In this context, the basic objective of the present study is to examine the moderating effect of religious attitudes on the relationship between frustration and aggressive behavior. The study data were collected through an online cross-sectional survey conducted with 729 participants (523 female, 206 male) randomly selected between the ages of 18 and 25. To collect the data, the Aggression Scale, the Religious Attitude Scale, and the Basic Psychological Need Satisfaction and Frustration Scale were used. The results showed that frustration was positively related to physical aggression, hostility, anger, and verbal aggression. In contrast, religious attitudes were negatively related to physical aggression, hostility, anger, verbal aggression, and frustration. Additionally, religious attitudes played a moderating role in the relationship between frustration and physical aggression and hostility. However, the findings indicated that religious attitude failed to reduce the effect of frustration on anger and verbal aggression. The results of the study indicate that religious attitudes significantly influence the impact of frustrations on tendencies toward anger and verbal aggression. These findings reveal a complex relationship between frustration and aggression, which depends on the degree of religious inclination. In light of these findings, it is recommended that guidance programs based on religious values be developed—within the framework of the existing literature—to help reduce aggression levels among individuals experiencing need frustration.
- MakaleAçık Erişim2025İyimserlik ve Kötümserliğin Dindarlık ile Mutluluk Arasındaki İlişkide Aracılık Rolü
Maraşlıoğlu, Şerife Ericek
Ruh sağlığı sorunları üniversite öğrencileri arasında çok yaygındır ve bu durum sağlık profesyonelleri ve eğitimciler için bir endişe hâline gelmektedir. Nitekim üniversite öğrencilerinin gelecekteki yaşamlarını iyileştirmek, kişisel gelişim, aile içi uyum, sosyal denge ve ulusal ilerleme için mutluluğunu destekleyen psikolojik bileşenleri belirlemek esastır. Bu bağlamda mevcut araştırma, üniversite öğrencilerinin dindarlık düzeyinin iyimserlik ve kötümserlik tutumlarını şekillendirerek mutluluklarını etkileyebileceğini varsayarak mevcut literatürü genişletmeyi amaçlamaktadır. Çalışma verileri, 18-29 yaş aralığında 672 katılımcı ile demografik bilgi formu, dindarlık ölçeği, mutluluk ölçeği, iyimserlik ve kötümserlik ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler IBM SPSS AMOS ve SPSS eklenti modülü PROCESS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, çalışmanın bulguları, dindarlık düzeyi yüksek olan bireylerin daha az kötümser olduğunu ve bunun da yüksek mutluluğa yol açtığını göstermektedir. Ayrıca elde edilen bulgular iyimserlik ve kötümserlik düzeyine bağlı olarak dindarlık ve mutluluk arasında çok yönlü bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmanın sonuçları üniversite öğrencilerinin ruhsal refahını desteklemede önleyici ve geliştirici rehberlik programları hazırlamada teorik ve pratik bilgiler sağlayabilir.
- MakaleAçık Erişim2025Effect of Homeopathy Intervention on Depression in Women: Systematic Review and Meta-analysis of Randomized Controlled Trials
Karakas, Sevda; Karaahmet, Aysu Yıldız; Bilgiç, Fatma Şule
Background and Objectives: The aim of this study was to systematically review randomized controlled trials evaluating the effectiveness of homeopathy intervention given to women on depression and to conduct a meta-analysis of the available evidence. Materials and Methods: Systematic searches of Cochrane, PubMed, SCOPUS, WOS, EMBASE in five databases were conducted between February- March 2025. The risk of bias and the certainty of the evidence were assessed with the Cochrane bias risk tool ROB-2. Summary effect size measurements were calculated using random effects model estimation and reported as standardized mean differences and 95% confidence intervals. Reporting followed PRISMA guidelines. Results: A systematic literature review was conducted with 10 studies included in the analysis. A total of 636 people took part in the studies. Homeopathy intervention had a significant effect on depression (SMD:-0.44, 95% CI:-0.71 to -0.18, Z=3.26, p=0.001), and in the subgroup analysis, it was found to be more effective in women aged 40 years and older than in women aged 40 years (SMD:-0.47, 95% CI: -0.91 to -0.03, Z=2.08, p=0.004). In addition, it was found to have a significant effect on anxiety (SMD:-0.43, 95% CI:-0.69 to -0.17, Z=3.27, p=0.001) and fatigue (MD:-1.58, 95% CI: -2.78 to -0.39, Z=2.59, p=0.009). Conclusions: The study determined that homeopathic intervention in women was effective for depression; It was found that it provided a decrease in anxiety and depression levels. It is important to disseminate homeopathy treatment and ensure accessibility in solving psychological problems such as depression and anxiety that adversely affect women's health.
- MakaleAçık Erişim2025Sürdürülebilirliğin sosyal medyadaki temsili: greenfluencer paylaşımları üzerinden bir değerlendirme
Okur, Hatice Duran
Bu çalışma ekonomik sistemin öne sürdüğü sürdürülebilirlik söylemlerindeki ve pratiklerindeki çelişkileri, Greenfluencer’ların Instagram’daki sürdürülebilir yaşamla ilgili paylaşımları üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle yapılan bu çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak 01.01.25-15.05.25 tarihleri arasında 10 yeşil etkileyicinin yaptığı paylaşımlardan veriler elde edilmiştir. Veriler nitel içerik analiziyle, “sürdürülebilirliğin çerçevesi”, “sürdürülebilirliğin inşası” ve “sürdürülebilirlik çelişkileri” olarak üç tema altında çözümlenmiştir. Greenfluencer’ların paylaşımlarında sürdürülebilirliği bireysel tüketimle ve bireysel sorumluluklarla ilgili pratiklerle çerçeveledikleri ve sürdürülebilir yaşam sunumunu bilgilendirici içeriklerle, tüketim alternatifleriyle, reklam ve işbirliğiyle, pratik çözüm önerileriyle, başarı tasvirleriyle inşa ettikleri görülmüştür. Ayrıca greenfluencer’ların sürdürülebilir yaşam sunumunu, bazı belirsizlik ve şeffaflık boşluklarıyla, sistem eleştirisinin sınırlılığıyla, orta-üst sınıf perspektifini yansıtan tüketim kültürü temsili ile çelişkili olarak devam ettirme çabaları olduğu bulgulanmıştır. Greenfluencer’ların ürettikleri içerikler önemli olmakla birlikte, ekolojik sorunların oluşmasında ve çözümünde bireysel sorumlulukların ve bireysel tüketimin ön plana çıkarılması, sistemsel sorunların göz ardı edilmesine neden olabilmektedir. Ayrıca tüketim kültürünün temsiline yönelik paylaşımlarla tüketim ideolojisinin yeniden üretilebileceği, sınıfsal ve kültürel ayrımların derinleşebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Communication technologies today being a child in the age of artificial intelligence
Bektaş, Ahmet
The aim of this study is a qualitative research to discuss the current communication technologies and what kind of cases these technologies in the digital environment will lead to in children when combined with artificial intelligence applications. Our study discusses today's communication tools. Communication is the most important means of understanding between people. Individuals understand and make sense of each other through communication. Today, communication takes place through social media tools and digital platforms. Children growing up in such an environment face many situations. The advancement of digital technology and the increase in the functionality of artificial intelligence applications today have led to the proliferation of new communication technologies. Artificial intelligence has caused the child to face certain risks and benefits in digital environments as in every field. The child living in such a complex age is inadequate in certain situations. Therefore, artificial intelligence literacy becomes important. Artificial intelligence literacy has always been an important issue in today's social structure. Families and educators have great responsibilities in terms of the importance of artificial intelligence literacy for children growing up in the digital environment. These two important institutions, family and education, act together and have an important position in the development of children, and in short, these two institutions contribute to the social and cognitive development of the child in the age of artificial intelligence.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2İncele - MakaleAçık Erişim2025Hava Taşımacılığında Yolcunun Algıladığı Değerin Memnuniyeti Üzerindeki Etkisinde Marka Değerinin Aracılık Rolü: Türk Hava Yolları Örneği
Okan, Serdar
Bu çalışmanın amacı; hava ulaşımında yolcunun hava yolu işletmesine yönelik algıladığı değerinin memnuniyet üzerindeki etkisinde yolcunun hava ulaşım hizmetine ilişkin algıladığı marka değerin aracı etkisini incelenmesidir. Çalışma kapsamında analiz için toplam da 569 adet veri 2024 yılının ilk 6 ayında elde edilmiştir. Bu veriler, en az bir defa Türk Hava Yolları (THY) ile uçuş yapmış 18 yaş üstü bireylerden elde edilmiştir. Veriler, ilk olarak istatistik programında açımlayıcı faktör analizine (frekans, faktör yükü, güvenirlilik) ardından yapısal eşitlik modellemesi için analiz programında doğrulayıcı analize (güvenirlilik, geçerlilik, yol analizi) tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda; algılanan değerin memnuniyet üzerinde, algılanan değerin marka değeri üzerinde ve marka değerinin memnuniyet üzerinde istatiksel olarak pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yolcunun algıladığı değerin memnuniyeti üzerindeki etkisinde marka değerinin kısmi bir aracı etkisi tespit edilmiştir. Bu doğrultuda havayolu işletmelerine yapılacak öneri, havayolu işletmelerinin marka değeri ile algılanan değeri en çok etkileyen hizmet kalitesinden ödün vermeden faaliyetlerine devam etmesi gerektiğidir. Çalışmanın kısıtı olarak, hava ulaşım hizmetinin bu çalışmada bütüncül bir süreç olarak incelenmesi gösterilebilir. Gelecek çalışmalarda aynı değişkenlerin uçuş öncesi, esnası ve sonrası hizmetleri olacak şekilde ayrı alt süreçler odağında incelenmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2025Örümcek ormanlarının topraküstü karbon depolama miktarlarının bazı ekolojik faktörler açısından değerlendirilmesi (Gümüşhane-Kürtün)
Güvendı, Engın; Kahyaoğlu, Nuray; Ertuğrul, Murat Han
Giriş ve Hedefler Ülkemizdeki farklı orman ekosistemlerinin karbon bağlama potansiyelinin belirlenmesine ve tahmin edilmesine yönelik çalışmalar incelendiğinde sadece ağaçlar üzerinde çalışmalar yapılmış olduğu görülmektedir. Ancak “Orman” deyimini sadece ağaç topluluğu olarak algılamak doğru değildir. Ormanı ağaçlarla birlikte aralarında karşılıklı etki ve ilişkiler bulunan diğer bitkiler, hayvanlar, mikroorganizma, toprak, hava, su ve iklim gibi diğer doğa faktörlerinin birlikte oluşturdukları bir sistem olarak kabul etmek gerekir. İşte bu nedenledir ki; söz konusu çalışmada, Gümüşhane-Kürtün yöresi için çok büyük öneme sahip olan Örümcek Ormanları, klimatik, edafik (toprak özellikleri), fizyografik (denizden yükseklik, bakı, eğim) ve biyotik (arazi kullanım sınıfı, bonitet) özellikler bakımından incelenerek yükselti, eğim ve bakı etmenlerine göre karbon depolama miktarlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntemler Araştırmanın gerçekleştirilmesine yönelik gerekli veriler amenajman planlarından elde edilmiştir. Topraküstü biyokütle ve buna bağlı olarak topraküstü karbonun hesaplanması için literatür verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmada yapılan hesaplama ve haritalama çalışmaları Coğrafi Bilgi Sistemleri ortamında gerçekleştirilmiştir. Bulgular Toplamda 30332,48 ha alanda depolanan topraküstü karbon değerleri toplamının 485249,30 ton/ha olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda; en fazla topraküstü karbon, yükselti basamaklarına göre 288247,77 ton ile 1501-2000m aralığında, eğim sınıflarına göre 464121,69 ton ile pek sarp alanlarda, bakı gruplarına göre 340870,72 ton ile kuzeyli bakılarda, bonitet sınıflarına göre 332907,65 ton ile IV. bonitet sınıfında, arazi kullanım sınıflarına göre ise 477058,26 ton ile verimli orman alanlarında olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar Böylesine büyük bir öneme sahip olan Örümcek Tabiatı Koruma Alanı’nda yetişme ortamı koşulları ve ormanın yapısı çok iyi etüt edilmelidir.
- MakaleAçık Erişim2025Yapay Zekâ Enerji Talebinde Çevresel-Fiskal Zaman Tutarsızlığı: Kurumsal Bir Yaklaşım
Çıçen, Yıldırım Beyazıt
Bu çalışma, yapay zekâ (YZ) temelli teknolojilerin hızla artan enerji talebinin çevresel ve mali etkilerini birlikte değerlendiren özgün bir teorik model geliştirmektedir. Model, YZ altyapısının ekonomik faydalarını, iç ve dış çevresel zararlarını ve kamu bütçesine yansıyan teşvik maliyetlerini tek bir refah fonksiyonu içinde birleştirerek “YZ kaynaklı çevresel–fiskal zaman tutarsızlığı” kavramını formelleştirmektedir. Bulgular, politikacının kısa dönemli YZ faydalarını abartması, enerji teşviklerinin maliyetleri maskelemesi ve uluslararası dışsallıkların sınırlı içselleştirilmesi nedeniyle politik denge enerji düzeyinin toplumsal optimumun üzerinde gerçekleştiğini göstermektedir. Kurumsal kalite arttıkça bu sapma azalmakla birlikte, yapısal parametreler nedeniyle tamamen ortadan kalkmamaktadır. Çalışma, enerji tüketiminin yalnızca teknik bir maliyet unsuru değil; maliye politikası, çevre regülasyonu ve uluslararası iklim iş birliği tarafından şekillenen çok katmanlı bir yönetişim problemi olduğunu ortaya koymaktadır. Son bölümde sürdürülebilir maliye politikaları ve yeşil finans açısından politika önerileri sunulmaktadır.
- MakaleYalnız künye2025Sağlık Sektörü Şirketlerinin Pandemi Sonrası Finansal Performansı: Topsis Yöntemiyle Bir Karşılaştırma
Karaer, Merve
COVID-19 pandemisi sağlık sektörünü ekonomik ve operasyonel açıdan derinden etkilemiş, bu süreçte finansal performans ölçümlerinin sektörel dayanıklılık açısından kritik bir gösterge olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışma, pandeminin ardından Borsa İstanbul’da işlem gören 12 sağlık sektörü şirketinin finansal performansını kapsamlı biçimde değerlendirmektedir. Araştırma dönemi 2019 yılının dördüncü çeyreğinden 2024 yılının ikinci çeyreğine kadar uzanmakta olup, analizlerde likidite, nakit oranı, aktif kârlılık, kaldıraç ve borç oranı gibi temel göstergeler kullanılmıştır. Seçilen göstergeler sağlık işletmelerinde kısa vadeli ödeme gücü, varlık verimliliği ve sermaye yapısı riskini yansıtan temel ölçütlerdir. Yöntemsel olarak Çok Kriterli Karar Verme yaklaşımı benimsenmiş; şirket performansları TOPSIS ile ölçülmüş, zaman içi dalgalanmalar Standartlaştırılmış Değişim Skoru ile değerlendirilmiş ve dönemsel sıralamalar Borda Sayım yöntemiyle bütünleştirilmiştir. Bulgular, ANGEN ve SEYKIM gibi firmaların sürdürülebilir finansal yapılarıyla öne çıktığını, TRILC ve LKMNH’nin ise düşük skorlarla alt sıralarda yer aldığını göstermektedir. Ayrıca, düşük SDS değerine sahip firmaların istikrarlı performans sergilediği, yüksek SDS değerine sahip olanların ise dönemler arasında dalgalı sonuçlar ürettiği tespit edilmiştir. Çalışma, sağlık sektöründe stratejik finansal yönetim, risk kontrolü ve piyasa dalgalanmalarına uyum kapasitesinin önemini ortaya koymakta; yatırımcılar, politika yapıcılar ve karar vericiler için pandemi sonrası dönemde sektörel dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik değerli içgörüler sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Analysis of Diabetes Complications Model With Time Delays
Merdan, Mehmet; Şişman, Şeyma
In this article, diabetes, a disease known to be influenced by genetic and environmental factors, is divided into two types: diabetes without complications (D) and diabetes with complications (C). The stability of the equilibrium points of this two-dimensional diabetes complication (DC) model, the D and C equations are studied by time delay. In addition, the behavior of the model is obtained with the help of the MATLAB package program.
- MakaleAçık Erişim2025Örgütsel kıvanç (gurur) kavramına ilişkin türkiye’de yapılmış lisansüstü tezlerin betimsel analizi
Vural, Selvi; Aydınoğlu, Nejla
Bu çalışma, Ulusal Tez Merkezi veri tabanında örgütsel kıvanç (gurur) konusunda yayımlanan 6 lisansüstü tezin incelenmesini kapsamaktadır. Tezlerde yayım yılı, türü, üniversite, konu, uygulama alanı, katılımcılar, yöntem, veri toplama araçları, ölçekler ve analiz programları incelenmiştir. İlk çalışma 2012’de yapılmış, sonraki yıllarda özellikle yüksek lisans düzeyinde yazılan tezlerde artış olduğu görülmüştür. Çalışmaların çoğu işletme alanında olmakla birlikte eğitim-öğretim alanında yalnızca iki tez bulunmaktadır. En fazla tez devlet üniversitelerinde yazılmış, sadece ikisi özel (Hasan Kalyoncu) üniversiteye aittir. Yöntem açısından tezlerin sadece biri karma, diğerleri niceldir. Ölçek kullanımında, özgün ölçekler dışında en çok Cable ve Turban (2003) ölçeği tercih edilmiş, örgütsel kıvanç kavramı “örgütsel destek, psikolojik sahiplenme, yeşil örgütsel davranış, kurumsal itibar, yeşil dönüştürücü liderlik, örgütsel vatandaşlık davranışı, duygusal bağlılık, yenilikçi iş davranışı, kurumsal aidiyet” ile ilişkilendirilmiştir. Bulgular, Bulgular, incelenen lisansüstü tezler çerçevesinde, örgütsel kıvanç alanında nitel ve karma yöntemlerle, farklı örneklemlerle yapılacak yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir
- MakaleYalnız künye2025Yerel halkın turizm algısının memnuniyet düzeyine ve turizme desteğine etkisi: trabzon örneği
Ödemiş, Murat; Çalık, İsmail; Avcı, İbrahim
Araştırmanın amacı, Trabzon’da yaşayan yerel halkın turizm boyutlarına (sosyokültürel gelişim, ekonomik gelişim, sosyal tahrifatlar, kültürel tahrifatlar ve çevresel tahrifatlar) ilişkin algılarının, kent sakinlerinin memnuniyetleri ve turizme destekleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, Trabzon yerel halkından kolayda örneklem yöntemi yoluyla veriler toplanmış ve veri toplama sürecinde 371 kişi ankete katılım sağlamıştır. Araştırmanın bulgularına göre, ekonomik kalkınmanın kent sakinlerinin turizmden kaynaklı memnuniyetleri üzerinde olumlu ve anlamlı, çevresel tahrifatların ise olumsuz ve anlamlı etkileri bulunmaktadır. Ancak sosyokültürel gelişim, sosyal tahrifatlar ve kültürel tahrifatlar boyutlarının yerel halkın memnuniyetleri üzerinde herhangi bir etkisi tespit edilmemiştir. Öte yandan, sosyokültürel gelişme ve ekonomik gelişme, yerel halkın turizme desteği üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahipken, sosyal tahrifatlar ise negatif ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Ayrıca, kültürel ve çevresel tahrifatların yerel halkın turizme desteğine herhangi bir etkisinin olmadığı da elde edilen bir başka bulgudur.
- MakaleAçık Erişim2025Plentmiks Temel Tabakası Yapımında Krom Pasa Malzemesi Kullanımı ve Ekonomik Analizi
Seferoglu, Mehmet Tevfik; Acı, Elif Nur
Bu araştırmanın amacı, Karayolu Teknik Şartnamesi (KTŞ) standartlarına uygun tasarlanacak olan bir plentmiks temel (PMT) tabakası için Kop Dağı (Bayburt) krom maden sahasında cevher üretim faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ve ekonomik değeri bulunmayan atıl durumdaki krom (Cr) pasa malzemesinin belirli oranlarda kullanımının sağlayacağı mali faydaların belirlenmesidir. Pasa karışım oranlarının maliyet analizleri yapılarak bir karayolunun PMT tabakası yapım maliyetleri de dahil olmak üzere krom pasasının temin noktasına olan mesafeye bağlı ekonomiklik değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma neticesinde %100 Cr içerikli karışımının PMT tip-1 tabakalarında kullanımının mümkün olduğu ve %100 doğal agrega (Da) ile tasarlanan tabakaya kıyasla en uzak mesafe için bile %18’in üzerinde mali kazanç sağladığı belirlenmiştir. Cr pasa malzemelerinin, PMT tip-1 tabakaları için Da yerine alternatif olabileceği ve çevresel faydaların yanısıra tatmin edici ölçüde ekonomik fayda da sağlayacağı sonucuna varılmıştır.
- MakaleYalnız künye2025Çocuk suçluluğunun temelleri üzerine genel bir değerlendirme
Erol, Ceylan
Bir toplumu oluşturan tüm bireylerin yaş itibari ile en alt tabakasında bulunan suça sürüklenen çocuklara ilişkin yapılan bu çalışmada, öncelikle çocuk kavramı ve tarihsel süreç içerisinde çocuk haklarının hangi aşamalardan geçtiği üzerinde durulmuştur. Çocuk suçluluğunun temellerini izah etmeye çalışan teorik yaklaşımlar kendi içinde biyolojik, psikolojik ve sosyolojik teoriler olarak tasnif edilmiş ve bu tasnife bağlı kalınarak söz konusu teorik yaklaşımların ana hatları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma çocuk suçluluğunun temellerine dair genel bir değerlendirme niteliğinde olduğu için maddi ve şekli ceza hukukunu bakımından çocuklara özgü düzenlemeler çalışma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu bağlamda çocuk ve suç ilişkisinin hangi temel üzerinde kurulabileceği tartışılmaya çalışılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Değerler ve yaşam tarzının bölüm tercihine etkileri: Turizm fakültesi öğrencileri üzerine bir araştırma
Şengel, Ümit; Işkın, Merve; Genç, Gökhan; Uz, Sena
Bu çalışma, Turizm Fakültesi öğrencilerinin bölüm tercihlerindeki değerler ve yaşam tarzlarının etkisini incelemektedir. Araştırma, bireylerin sahip olduğu değer sistemlerinin ve yaşam tarzlarının bölüm seçimi üzerindeki belirleyici rolünü derinlemesine ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde eğitim gören 305 öğrenci üzerinde anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Veriler, frekans analizi, açıklayıcı faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular, öğrencilerin kariyer beklentilerinin, mesleki hedeflerinin ve kişisel değerlerinin bölüm tercihlerinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle kariyer odaklı değerler, iş bulma olanakları, yüksek kazanç beklentisi ve kişisel özelliklerle uyum gibi faktörlerde belirleyici olmuştur. Ayrıca, kamu sektöründe çalışma imkânı ve esnek çalışma saatleri gibi kolaylık boyutundaki unsurlar, öğrencilerin tercihlerinde önemli bir yer tutmaktadır. İletişim odaklı bölümleri tercih eden öğrenciler ise çok sayıda kişiyle etkileşim fırsatı sunan mesleklere yönelmektedir. Araştırma, değerler ve yaşam tarzlarının bireylerin eğitim ve meslek tercihlerinde kritik bir öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Eğitim kurumlarının, öğrencilerin değerlerini ve yaşam tarzlarını dikkate alarak daha etkili yönlendirme yapmaları önerilmektedir. Kariyer danışmanlığı ve program geliştirme süreçlerinde bu faktörlerin göz önünde bulundurulması, öğrenci memnuniyetini ve mesleki başarıyı artırabilir.
- MakaleAçık Erişim2025Yerel halkın kış sporlarına katılım kısıtlarının incelenmesi: Erzurum örneği
Evren, Savaş; Bozan, Muhammet Zeki
Kış sporları alanları hem turist çekmesi hem de yerel halkın rekreasyonel kullanımına hizmet etmesi açısından oldukça önemli alanlardır. Ancak Türkiye’de yerel halkın çok yakınındaki kayak merkezinden dahi yeterince yararlanabildiğini söylemek zordur. Bu noktadan hareketle çalışmada yerel halkı kış sporlarına katılım noktasında kısıtlayan faktörlerin neler olduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. Türkiye’de kayak alanları şehir merkezine en yakın il olan Erzurum’da yerel halktan (n=326) anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi neticesinde Kış Sporlarına Katılım Kısıtları Ölçeğinin “partner ve zaman eksikliği”, “pahalılık ve cazibe eksikliği”, “stres ve başka rekreasyonel alışkanlıklar”, “korku ve tehlike algısı”, “destinasyon ve tercih kaynaklı kısıtlar”, “zorluk algısı temelli kısıtlar” şeklinde 6 boyutlu bir yapısı olduğu tespit edilmiştir. Tanımlayıcı bulgular, yerel halkın kış sporlarına katılım noktasındaki en önemli kısıtlarının parayla ve pahalılıkla ilgili olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte regresyon analizi bulgularına göre parayla ilgili faktörlerin davranışsal niyet üzerindeki etkisi olumsuz değildir; olumsuz etki eden faktör ise korku ve tehlike algısıdır. Farklılık analizlerinde ise “destinasyon ve tercih kaynaklı kısıtlar” ile “zorluk algısı temelli kısıtlar” boyutlarının pek çok demografik değişkende gruplar arasında anlamlı farklılıkların olduğu boyutlar olarak öne çıkmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Bulgaristan’da ombudsmanlık kurumu ve türk azınlık hakları
(Alieva), Vildane Özkan
Bu makale, Bulgaristan’da Ombudsmanlık kurumunun ulusal Türk azınlığın haklarını koruma konusundaki rolünü sosyolojik bir bakış açısıyla incelemektedir. Bu bağlamda araştırmanın temel sorunsalı, 1989 sonrası demokratikleşme sürecinde kurulan Ombudsmanlık kurumunun kültürel ve yapısal engeller karşısında azınlık haklarını ne ölçüde savunabildiğidir. Kuramsal çerçeve, kültürel ve tarihsel sosyoloji yaklaşımlarına dayanmakta olup Bourdieu (habitus, simgesel güç), Swidler (kültür kuramı), Alexander (kültürel sosyoloji), Habermas (iletişimsel eylem, kamusal alan), Fraser (karşı-kamusal alan), Taylor’ın (tanınma siyaseti) vb. görüşlerinden yararlanılmaktadır. Yöntemsel olarak nitel bir araştırmadır. Süreç analizi tekniğiyle Ombudsmanlık kurumunun Türk azınlık haklarını koruma konusundaki etkisinin tarihsel gelişimi izlendi, ayrıca eleştirel söylem analiziyle ilgili yasal belgeler, raporlar ve medyadaki söylemler incelendi. Bulgular, Ombudsmanlık kurumunun bireysel başvurular aracılığıyla azınlık haklarını evrensel insan hakları temelinde savunduğunu, ancak siyasi baskılar, kurumsal yetersizlikler ve kültürel önyargılar nedeniyle bu savununun etkisinin sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Ombudsmanlık kurumu Türk azınlık için hak arama yollarını kurumsallaştırarak önemli bir mekanizma sunsa da kapsamlı yapısal dönüşümler olmadıkça etkisinin kısıtlı kalmaya devam edeceği söylenebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Duygusal Zekânın Dindarlık ile Minnettarlık Arasındaki İlişkide Aracılık Rolü
Maraşlıoğlu, Şerife Ericek
Teorik ve ampirik çalışmalar bireylerin ruhsal bozukluklarına odaklansa da son dönem araştırmalar, insanların karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmalarında çeşitli olumlu olguların güçlendirici rolüne ilişkin yararlı bulgular ortaya koymaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı; yaşamın zorlu bir evresi olarak kabul edilen üniversite yıllarında, öğrencilerde dindarlık ile minnettarlık arasındaki doğrudan ilişkiyi incelemek ve bu ilişkide duygusal zekânın aracılık rolünü test etmektir. Üniversite dönemi, bireylerin akademik, sosyal ve duygusal açıdan önemli stres faktörleriyle karşılaştıkları bir yaşam evresidir. Bu nedenle, söz konusu psikososyal değişkenler arasındaki etkileşimin anlaşılması, öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarının desteklenmesi açısından önem taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın temel problemleri şu sorular etrafında şekillenmektedir: “Bireylerin dindarlık düzeyleri ile minnettarlık eğilimleri arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır?” ve “Bu iki değişken arasındaki ilişkide bireylerin duygusal zekâ düzeyleri aracılık rolü üstlenmekte midir?” Çalışma grubu 19-29 arasında değişen ve ortalama yaşı 23 olan 659 (420 kadın 239 erkek) katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışmanın verileri Dini Tutum, Minnettarlık ve Duygusal Zekâ Ölçeği ile toplanmıştır. Bunlar IBM SPSS AMOS ve SPSS için PROCESS eklenti modülü kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, dini tutum ile minnettarlık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir korelasyon olduğunu göstermiştir. Ayrıca duygusal zekânın bu ilişkide aracılık rolü oynadığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda bireylerin duygusal zekâ düzeylerinin yüksek olması, dindarlık ile minnettarlık arasındaki ilişkinin gücünü artırabilir. Bulgular, bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları stresörler, akademik ve sosyal uyum sorunları ile kimlik inşası sürecindeki belirsizlikler gibi zorluklarla, sahip oldukları duygusal zekâ düzeyi sayesinde daha etkili başa çıkabildiklerini ve bu süreçte dindarlık ile minnettarlık düzeylerinin güçlenebileceğini göstermektedir. Dolayısıyla duygusal zekâ, dindarlık ile minnettarlık arasındaki bağı açıklayan önemli bir mekanizma olmasının yanı sıra, psikolojik ve eğitimsel müdahalelerde stratejik bir hedef olarak da değerlendirilebilir
- MakaleAçık Erişim2025Din ve Mezhebin Aynîleştirilmesi Sorunu: İran İlkokul İslam Dersi Kitaplarında Şiî Temalar
Demir, Habip
Çalışmamızda İran İslam Cumhuriyeti ilkokul 2, 3, 4, 5, ve 6. sınıflarda okutulan “Hediyehâ-yı Âseman: Ta‘lim ve Terbiyet-i İslâmî” adlı ders kitapları temel alınarak üç ana tema çerçevesinde (inançlar, ritüeller, rol model şahsiyetler) değerlendirme yapılmıştır. Kitapların, tüm İran’da okutulan zorunlu ders kitapları olması ve dersin adının “İslam” vurgusuna sahip olmakla birlikte kitaplarda Şiî inanç sistemi çerçevesinde özellikle İmamet, Mehdî inancı, Âşûrâ ve Kerbelâ anlatısı ve Şiî şahsiyetlerin yüceltilmesi gibi konulara yoğun biçimde yer verdiği görülmüştür. Ayrıca, kitaplarda öğrencilerin duygusal bağ kurmalarını sağlamak amacıyla İmamlar ve Şiî figürlerin insani yönleri ön plana çıkarılmıştır. Çalışmada, eğitim ve ders kitapları aracılığıyla devletin ideolojik ve mezhebî yöneliminin gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiği görülmüştür. Elde edilen verilerden hareketle İran İslam Cumhuriyeti din eğitimi uygulamalarının yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığı aynı zamanda mezhebî kimlik inşasını hedefleyen ideolojik bir yön taşıdığı ve mezhep temelli bir yapı arz ettiği sonucuna varılmıştır. Dersin adının “İslam” olmasına ve yapılan birçok vurgunun İslam üzerinden bütüncül bir bakışla yapılmasına rağmen verilen eğitimin Şiî mezhebine göre temellendirildiği, böylece din ve mezhebin bir bütün olarak anlaşılıp İslam ile Şiîliğin özdeş olarak görüldüğü tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex1İncele - MakaleAçık Erişim2025Phytogenic Silver and Copper Nanoparticles from Morus nigra L. Leaf as Multifunctional Agents: Antioxidant, Antidiabetic, Antimicrobial, and Anticancer Potency
Çam Derin, Dilek; Baltaci, Cemalettin; Akmeşe, Osman; Taskin, Irmak Icen; Karpuz, Omer; Gültekin, Enes; Sever, Meryem Rüveyda
The growing need for eco-friendly nanomaterials has directed attention toward plant-based green synthesis as a sustainable approach for biomedical applications. This study reports the biosynthesis of silver (YAgNPs) and copper nanoparticles (YCuNPs) using Morus nigra L. leaf extract and evaluates their multifunctional properties. The nanoparticles were produced under alkaline aqueous conditions, and their crystalline nature and nanoscale morphology were confirmed by standard structural and elemental analyses. Both YAgNPs and YCuNPs exhibited enhanced antioxidant capacities compared to the crude extract. YAgNPs showed the highest ferric reducing antioxidant power (250.33 mg FeSO₄/g), while YCuNPs demonstrated superior DPPH radical scavenging activity (114.12 mg AAE/g). In antidiabetic assays, YAgNPs strongly inhibited α-amylase (IC₅₀ = 112.02 μg/mL) and α-glucosidase (IC₅₀ = 38.27 μg/mL), approaching the potency of acarbose. Antimicrobial analysis revealed distinct activity profiles: YAgNPs were highly effective in broth cultures with low MIC and MBC values (0.09–0.18 mg/mL against B. subtilis and E. coli), whereas YCuNPs achieved larger inhibition zones in diffusion assays. Checkerboard testing confirmed synergistic interactions between nanoparticles and antibiotics, with FICI values ≤0.5 against E. faecium, E. coli, and P. aeruginosa, highlighting their ability to enhance antibiotic efficacy. YAgNPs exhibited notable cytotoxic effects against HeLa and HCT116 cancer cell lines, with IC₅₀ values of 9.84 and 6.83 μg/mL, respectively. In contrast, YCuNPs displayed weaker anticancer activity. Overall, these findings demonstrate that M. nigra derived nanoparticles combine antioxidant, antidiabetic, antimicrobial, and anticancer activities with synergistic antibiotic-enhancing effects, underscoring their potential as sustainable, multifunctional therapeutic agents.
AtıfOpenAlex1İncele

















