Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Sumak ekşisi üretiminde ohmik ısıtma destekli evaporasyonun kullanımı: Kalite parametreleri ve proses koşulları üzerindeki etkileri

    Baltaci, Cemalettin; Odabaş, Halil İbrahim; Tunç, Merve Tuğçe

    Bu çalışma ile ohmik ısıtma destekli evaporasyonun sumak şurubu üretimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hem geleneksel evaporasyon hem de ohmik ısıtma destekli evaporasyon yöntemleri kullanılmıştır. Ohmik ısıtma destekli evaporasyon işleminde 20 V/cm (188 V) ve 25 V/cm (235 V) olmak üzere iki farklı voltaj gradyanı uygulanmıştır. Çalışmada, örneklerin fizikokimyasal parametreleri, HMF (5-hidroksimetilfurfural) miktarları, antioksidan özellikleri, reolojik karakteristikleri ve uygulanan metotların enerji tüketimi ile diğer proses parametreleri incelenmiştir. Ohmik ısıtma destekli ve geleneksel evaporasyon yöntemleriyle üretilen sumak şurupları arasında antioksidan özellikleri veya HMF miktarları açısından önemli bir farklılık bulunmamıştır. Ancak enerji verimliliği açısından incelendiğinde, ohmik ısıtma destekli evaporasyon işlemi sırasında enerji tüketiminin (20 ve 25 V/cm için sırasıyla 121,93±5,98 ve 95,00±3,08 kj), geleneksel yönteme göre (1331,00±101,82 kj) yaklaşık on bir kat daha düşük olduğu hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde, ohmik ısıtma destekli evaporasyon ile üretilen sumak ekşilerinin kalite özelliklerini korunurken, enerji tüketimini, CO₂ emisyonlarını ve proses parametrelerinin önemli ölçüde azaldığını göstermiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Bryophyte Flora of Demirkapı Plateau Glacial Lakes (Çaykara, Trabzon) and Its Surroundings

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Köroğlu, Zeynep Gizem

    In this study, the moss flora of Demirkapı Plateau Glacial Lakes and its surroundings in the Çaykara region of Trabzon were investigated. Bryofloristic study was conducted at 24 different localities during various vegetation periods between 2024 and 2025, and a total of 1060 bryophyte specimens were collected. As a result of the identification of bryophyte specimens 291 bryophyte taxa (244 taxa mosses, 46 taxa liverworts, and 1 taxon hornworts) were identified from the study area. Among the results, Lophozia silvicola, Andreaea alpestris, Andreaea mutabilis, Niphotrichum canescens subsp. latifolium and Sphagnum russowii were recorded for the second time in the bryophyte flora of Türkiye. Furthermore, 43 bryophyte taxa are new for Trabzon Province and 119 bryophyte taxa are new for Çaykara District. Distribution and habitat information is provided for each identified bryophyte taxon.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Sosyolojik Bilginin Kamu Yararına Dönüştürülmesi: Sürdürülebilir Kalkınma ve Eğitim Bağlamında Kuramsal Bir Araştırma

    Dinç, Artum

    Amaç: Bu makale, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesini kuramsal bir çerçevede araştırmaktadır. Özellikle sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarına odaklanarak, sosyolojik bilginin toplumsal yarara nasıl hizmet edebileceği sorusuna yanıt aranmaktadır. Bu bağlamda sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi gibi kuramsal yaklaşımlar incelenerek, sosyolojik bilgi ile toplumsal gereksinimler arasındaki ilişki eleştirel bir çerçevede araştırılmıştır. Yöntem: Makale, araştırma konusu ve sorunsalı nedeniyle kuramsal bir düzlemdedir. Konuya ilişkin kuramsal yaklaşımlar araştırılmış, mevcut kuramsal çerçeveler eleştirel bir yaklaşımla söylem analizine tabi tutulmuştur. İlgili literatüre dayalı çözümleyici ve eleştirel bir tartışma yürütmektir. Kavramsal analiz ve karşılaştırmalı kuramsal tartışma teknikleri benimsenmiştir. Bulgular: Kuramsal araştırma, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesi için dört temel yaklaşımın etkin olduğunu göstermektedir: (1) Sosyal inşacılık yaklaşımına göre bilgi ve gerçeklik toplumsal olarak inşa edilir; dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda toplumsal bilinç ve algılar dönüştürülebilir. (2) Bilgi sosyolojisi perspektifi, bilginin toplumsal bağlamdan bağımsız olmadığına işaret ederek, hangi bilginin kimin yararına kullanıldığının sorgulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. (3) Kamu sosyolojisi yaklaşımı, akademik bilginin halka ulaştırılması, politika yapımına ve kamusal tartışmalara katkı vermesi gerektiğini savunmakta; sosyologların sürdürülebilir kalkınma ve eğitim politikalarına etkin katılımının önemini vurgulamaktadır. (4) Eleştirel pedagoji kuramı, eğitimin yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp bireylerde eleştirel bilinç geliştirme ve toplumsal dönüşüme katkı sağlama misyonu olduğunu göstermektedir. Bu kuramsal bulgular bağlamında, sosyolojik bilginin uygun yöntem ve yaklaşımlarla kamusallaştırıldığında sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarında toplumsal yenilikler ve iyileşmelerin mümkün hale getirebildiği söylenebilir. Sonuç: Araştırma sonucunda, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülebilmesi için akademi ile kamu arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin başarısı, yalnızca teknik çözümlere değil, aynı zamanda toplumsal bilgi ve bilincin dönüşümüne bağlıdır. Bu dönüşüm, sosyologların eleştirel ve kamusal bir perspektifle bilgi üretmesini, eğitim süreçlerinin toplum odaklı ve güçlendirici bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını gerektirir. Makale, kuramsal tartışmalar temelinde, sosyolojik bilginin toplumsal yarara yönlendirilmesinin mümkün ve gerekli olduğunu, bunun ise sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi perspektiflerinin bütüncül uygulanmasıyla başarılabileceğini ortaya koymaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2025
    Workaholism and Work-Family Conflict: The Role of Gender

    Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe

    This study aims to examine the impact of workaholism on work-family conflict and whether employees’ gender moderates this relationship. The research was conducted with 401 academicians from all public universities (8 in total) in Ankara, selected through a snowball sampling method. Data were analyzed using MPLUS 7 and SPSS 26 statistical software. The findings revealed that workaholism has a significant positive effect on work-family conflict; however, gender did not moderate the relationship between the two variables. Additionally, the results indicated that attitudes toward both workaholism and work-family conflict differ significantly by gender, with women academics reporting higher levels than their male counterparts. These findings suggest that although female academics report higher levels of both workaholism and work-family conflict, gender does not alter the strength of the association between the two, indicating that workaholism contributes to work-family conflict in a similar way across genders.

  • MakaleAçık Erişim2025
    OECD ülkelerinde yeşil büyüme, yönetişim ve yeşil teknoloji inovasyonunun sürdürülebilir kalkınma hedeflerine etkisi: Bir CS-ARDL analizi

    Kekül, Okan

    Küresel çapta sürdürülebilir bir yapının oluşturulması, ekonomik göstergelerin ötesine geçmekte ve yeşil kavramının etkin bir şekilde kullanılmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu kapsamda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeleri bünyesinde barındıran OECD ülkelerinin yeşil dönüşüm performansları analiz edilerek, mevcut durumlarının ortaya çıkartılması kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada OECD ülkelerinde yeşil büyümenin, yönetişimin ve yeşil teknoloji inovasyonunun, çevresel ve sosyal bağlamda belirlenen sürdürülebilir kalkınma hedeflerine etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. CS-ARDL yönteminin kullanıldığı bu çalışmada analize ait varsayımlar dikkate alınarak; yatay kesit bağımlılığı testi sonrasında ise birim kök testleri, heterojenlik analizi ve eşbütünleşme testleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, CS-ARDL yöntemi için gerekli koşulları sağlaması üzerine belirlenen modeller için kısa ve uzun vadeli sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde, sürdürülebilirliğin çevresel boyutunda, yeşil büyümenin karbon emisyonlarını kısa vadede azalttığı fakat uzun vadede anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yeşil teknolojinin kısa vadede karbon emisyonlarını arttırdığı tespit edilmiştir. Sürdürülebilirliğin sosyal boyutuna ait elde edilen bulgular incelendiğinde ise ekonomik büyümenin, kısa ve uzun dönemde belirli bir yılda istihdam edilen toplam işgücünü pozitif yönde etkilediği gözlemlenmiş diğer değişkenlerin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin bulunmadığı gerçekleştirilen analiz sonuçlarında ortaya konulmuştur. Bu çalışmada kullanılan değişkenler ile OECD kapsamında literatürde herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu bağlamda CS-ARDL yöntemi ile gerçekleştirilen bu çalışmanın literatüre önemli katkılar sunması beklenmektedir. 

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effect of the Central Venous Catheter Care Bundle on Intensive Care Unit Infection Level: Prospective Control Group Cohort Study

    Özkan, Esra; Kulakaç, Nurşen; Kasap, Reyhan İnce

    Objective: This study aims to determine the effectiveness of a care bundle in preventing central venous catheter-associated bloodstream infections in patients treated in the intensive care unit. Material and Methods: A prospective control group cohort study design. Using 105 patients treated in the intensive care unit (ICU)of a state hospital located in northern Türkiye. Following the training provided to physicians and nurses working in the ICU regarding the care bundle, the intervention was implemented on the patients for 1 year, and daily follow-ups were conducted to monitor the development of catheter infections. Data were collected using patient information form and central venous catheter care bundle data. Results: No significant difference was found between the descriptive characteristics of the experimental and control group patients. Throughout the study period, 5 patients in the control group and only 1 patient in the experimental group developed a central venous catheter-associated bloodstream infection. A decrease in the rate of central venous catheter-associated bloodstream infection was identified in the experimental group (p<0.001). Conclusion: The implementation of the care package approach was found to be highly effective in preventing central venous catheter-associated bloodstream infections, so should be adopted as a routine protocol in patients hospitalized in the ICU with a catheter indication.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Adaptation of the Friedman Life Balance Scale in Nursing Students into Turkish: Methodological (Validity and Reliability) Study

    Tuncer, Metin; Tuncer, Gülsüm Zekiye; Yigit, Tülay Tuğçe

    Objective: The aim of this study is to adapt the Friedman Life Balance Scale (FLBS), originally developed in the USA, into Turkish and to examine its validity and reliability for assessing life balance among nursing students. Material and Methods: This methodological study was conducted with a sample of 688 nursing students enrolled in the faculty of nursing between November 2023-February 2024. The data were collected using the Satisfaction with Life Scale (SLS), the Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale Short Form (WEMWBSF), and the FLBS. Initially developed in English, the 15-item scale comprising 3 sub-dimensions underwent Turkish language and content validity procedures. Results: The factor analysis results of the FLBS indicated that the construct validity was satisfactory. Exploratory factor analysis revealed a 3-factor structure accounting for 55.9% of the total variance. The goodness of fit values (χ2 /df=3.516; Comparative Fit Index=0.953; Normed Fit Index=0.936; Incremental Fit Index=0.954; Tucker-Lewis Index (TLI)=0.931; Root Mean Square Error of Approximation=0.060) of the model obtained with this 3-factor confirmatory factor analysis were good. The internal consistency Cronbach’s alpha score of the FLBS was 0.861. In parallel form reliability of the FLBS, there was a low-level positive relationship between the FLBS and SLS (r=0.348, p<0.001) and a moderate positive relationship between the FLBS and WEMWBS (r=0.594, p<0.001). Conclusion: In this study, the Turkish version of the FLBS is a reliable and valid measurement tool for measuring life balance in nursing students. FLBS is a short and practical scale to measure life balance. It is thought that the FLBS can be used to measure life balance in students and health professionals.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Astronomi Eğitimi Amacıyla Geliştirilen Fiziksel Modellerin Yeterliği Hakkındaki Öğretmen Görüşleri

    Kalkan, Hüseyin; Semercioğlu, Melike Güzin

    Bu makalede, bilim eğitimi alanındaki yeni yönelimlere odaklanılmakta ve Avrupa Birliği'nin bilim eğitimine yönelik tavsiyeleri, sorumlu araştırma ve yenilik vurgusuyla ele alınmaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde eğitimin rolü vurgulanarak, etkileşimli, eyleme dayalı ve öğrenci odaklı pedagojiyle bütünsel öğrenme hedeflenmektedir. Bilim eğitiminde dönüştürücü bir yaklaşımın gerekliliğine odaklanan bu çalışma, geleneksel yöntemlerin eleştirilmesiyle birlikte, belirsizlikle başa çıkma ve sorumluluk alabilme becerilerini geliştirecek uygulanabilir bilim eğitimini vurgulanmaktadır. Çalışma kapsamında astronomi kavramlarının öğrenimi için geliştirilen ekonomik, ulaşılabilir ve anlaşılır fiziksel modellerin etkililiğini değerlendirmek amacıyla öğretmen görüşlerine odaklanmaktadır. Bu amaçla, temel astronomi kavramlarının öğretiminde kullanılması amacıyla geliştirilen fiziksel modeller, bu kavramların öğrenimindeki zorlukların temel nedenlerini inceleyerek olası çözümleri geliştirmeyi hedeflemektedir. “Birim Yüzeye Düşen Enerji Miktarının Değişimi ve dolayısıyla mevsimlerin oluşumu”, “Tutulmaların doğası, “Ay’ın evrelerinin fiziksel nedenleri” ayrı ayrı irdelenmiş, fiziksel modeller geliştirilerek katılımcılara uygulanmış ve veriler toplanmıştır. Araştırma TÜBİTAK projesi kapsamında Türkiye genelinden başvuran öğretmenler arasından seçilen 29 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerden elde edilen verilerin NVIVO paket programı ile içerik analizi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda anlamlı öğretiminde modellerin güçlü bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, literatür karşılaştırması yapılarak ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu makale, bilim eğitimindeki yeni yönelimlere ve öğrenme süreçlerinde modellerin rolüne dair önemli bir katkı sunmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Öğretmen Adaylarının Eğitim 4.0 Yeterliliklerinin Belirlenmesi ve Öğrenme Sürecindeki Kullanım Durumunun İncelenmesi

    Güntepe, Ebru Turan; Aydın, Şenay

    Bu araştırmada öğretmen adaylarının Eğitim 4.0’a yönelik yeterliliklerini belirlemek ve öğrenme sürecinde bilgi ve kullanım durumlarını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırma, yakınsayan paralel desen çerçevesinde gerçekleştirilmiş, nicel kısımda 270 ve nitel bölümde 17 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Veriler toplanırken Eğitim 4.0 yeterlilik belirleme ölçeği ve yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Eğitim 4.0 yeterlilik ölçeğinden elde edilen veriler ortalama ve standart sapma hesaplamaları ile, cinsiyet ve pedagojik pedagojik formasyon alma şekillerine ilişkin veriler bağımsız değişkenler t testi ile analiz edilmiştir. Mülakat formundan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının ölçekten aldıkları ortalama puanlardan “dijital teknolojilere hakimiyet” ve “sürece aktif katılım” durumları daha yüksek bir ortalamaya sahipken, “bilgi yönetimi” faktörü düşük ortalamaya sahiptir.  Bilgi yönetimi alt faktöründe erkek öğrencilerle kadın öğrenciler arasında erkek öğrencilerin lehinde anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının öğrenme sürecinde yapay zekâ ve mobil teknolojileri oldukça sık kullandığı belirlenmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Azerbaycan’da sovyet yönetiminin kurulması ve meydana gelen ayaklanmalar (1920)

    Demirli, Eray

    Azerbaycan’ın Nisan 1920’de Bolşevikler tarafından ele geçirilmesiyle Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ne (ADC) son verildi. Bu tarihten itibaren Azerbaycan’da pek çok alanı kapsayan Sovyetleştirme politikalarını uygulamaya yönelik adımlar atıldı. İdari, askeri, yargı ve sosyo-ekonomik gibi farklı sahalarda önemli dönüşümler gerçekleşti. Özel mülkiyet kaldırıldı. Bir çok kurum kamulaştırıldı. Ulusal ordu tasfiye edildi. ADC döneminde varolan yargı kurumları ortadan kaldırılarak halk mahkemeleri kuruldu. Hatta bu mahkemelerde daha önce Azerbaycan’da iktidar olan yönetimlerin kanunlarına atıf yapılması dahi yasaklandı. Azerbaycan’ın pek çok yerinde Sovyet idari birimleri kuruldu. Dolayısıyla Azerbaycan’ın Sovyet hakimiyetine girmesiyle birlikte ülkede hızlı bir biçimde Sovyetleştirme politikaları uygulanmaya başlandı. Ancak bu politikaların hayata geçirilmesi halk üzerinde rahatsızlık yarattı. Çünkü Sovyetler tarafından alınan kararlarda ve hayata geçirilen uygulamalarda, toplumun yapısı dikkate alınmadı. Bununla birlikte Sovyet yönetiminin halka yönelik baskı uygulamaları ve Kızıl Ordu’nun sert ve keyfi davranışları da toplumun tepkisine yol açtı. Diğer yandan Sovyet yönetimi ve Ermenistan temsilcileri arasında Azerbaycan’daki bazı toprakların tartışmalı olduğuna dair fikir birliği içinde bulunmaları da halkta memnuniyetsizlik yarattı. Bütün bu gelişmeler, 1920’li yıllarda Azerbaycan’ın bir çok yerinde Sovyet karşıtı ayaklanmaların çıkmasına sebep oldu. Meydana gelen bazı ayaklanmalarda isyancılar, yer yer başarı sağlasa da Kızıl Ordu birlikleri isyanları sert bir biçimde bastırdı. Ayaklanmalar sırasında ve daha sonra Sovyet askeri birlikleri ve ceza organları tarafından binlerce kişi öldürüldü. Dolayısıyla Azerbaycan’da Sovyet hakimiyetinin başlamasıyla birlikte hayata geçirilen uygulamalar sonrasında meydana gelen ayaklanmaların sonucu Azerbaycan için adeta bir yıkım oldu. Çalışmada; Sovyet yönetiminin Azerbaycan’da hayata geçirdiği önemli uygulamalar incelenmiş olup Azerbaycan’ın Sovyetleştirilme süreci açıklanmaya çalışılmıştır. Bunun yanında Azerbaycan’da Sovyet hakimiyetinin tesis edilmeye başlanmasıyla toplumun duyduğu rahatsızlık ifade edilmiş ve Sovyet karşıtı ayaklanmaların çıkış sebepleri üzerinde durulmuştur. Bunlarla birlikte 1920’de Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde meydana gelen Sovyet karşıtı bazı önemli ayaklanmalar anlatılarak sonuçlarına değinilmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Evaluation of Adolescents’ Perceptions of Family in Child Sexual Abuse Cases Reported to Forensic Authorities: A Qualitative Study

    Uzun, Sevda; Bayrak, Nurten Gülsüm

    Objective: This study aimed to evaluate the family perceptions of adolescents in cases of child sexual abuse reported to judicial authorities. Material and Methods: In this qualitative investigation, semi-structured, in-depth interviews were conducted with 15 children who were exposed to qualified sexual abuse and lived in a northern Turkish city. The criterion sampling method, a purposive sampling technique, was used to select study participants. Interviews were carried out until data saturation was achieved. All interviews were meticulously recorded and subsequently transcribed verbatim. Thematic analysis was employed to interpret the data. The Consolidated Criteria for Reporting Qualitative Research checklist guidelines were adhered to throughout the study. Results: In the analysis of the data, three overarching categories (reflections on family relationships, sexual abuse and relationships with family, and situations in the family that are desired to change or improve) and eight sub-themes (mother, father, siblings, directly or indirectly, cognitive dimension, emotional dimension and behavioral dimension) were obtained. Conclusion: In this study, it was found that the outcomes related to family dynamics of adolescents who were victims of sexual abuse are very important for healthy mental development. In this context, early detection of negativities related to family dynamics and identification of risky families are very important.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kardiyak Cerrahi Geçiren Hastaların Yaşadığı Psikososyal Sorunlar ve Yaşam Deneyimleri: Nitel Çalışma

    Uzun, Sevda; Atasayar, Belgin Şen; Emirza, Elif Güzide

    Amaç: Bu araştırmanın amacı, kardiyak cerrahi geçiren hastaların yaşadıkları psikososyal sorunlar ve yaşam deneyimlerini fenomenolojik bir yaklaşımla değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, Türkiye’nin kuzeyinde yer alan bir ildeki kardiyak cerrahi geçirmiş ve taburcu olmuş 15 hastayla yüz yüze yürütülmüştür. Veriler, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelerle elde edilmiştir. Örneklem seçiminde, amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Görüşmeler, veri doygunluğu sağlanana kadar sürdürülmüştür. Elde edilen veriler, tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma süreci ve raporlaması, Nitel Araştırma Raporlama için Konsolide Kriterler kontrol listesi doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Verilerin analizinde, “açık kalp cerrahisi operasyonunun etkileri” ve “açık kalp cerrahisi sonrası iş yaşamı ile günlük yaşam aktivitelerine adaptasyon” olmak üzere 2 ana tema bulunmuştur. Ayrıca 8 alt tema (duygusal, fiziksel, sosyal, beslenme, aile hayatı, sosyal yaşam, iş yaşamı ve hastalık/sağlık) saptanmıştır. Katılımcılardan alınan ifadelere göre belirlenen bu temalar doğrultusunda bulgular yorumlanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada, kardiyak cerrahi sonrası hastaların yaşam tarzlarında meydana gelen değişimlerin anksiyete, stresle baş etmede zorluk, yorgunluk, uyku sorunları, beslenme problemleri, günlük yaşamda başkalarına bağımlı olma, aile içindeki rollerin değişmesi ile sosyal ve iş yaşamında çeşitli zorluklara yol açtığı görülmüştür. Bu durumların, hastaların günlük yaşamlarına geri dönmelerini geciktirdiği ve uyum süreçlerini zorlaştırdığı belirlenmiştir. Bu nedenle kardiyak cerrahi geçiren hastaların yalnızca fiziksel değil, psikososyal yönden de desteklenmeleri büyük önem taşımaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Hafsa Sultan Waqf in the Early Seventeenth Century According to Accounting Books (1603-1635)

    Karademir, Aysenur

    This study focuses on the Manisa waqf of Hafsa Sultan, the mother of Sultan Süleyman the Magnificent. The waqf included charitable institutions and revenue sources from various locations, particularly Urla and Manisa. The aim of this study is to evaluate the economic and financial aspects of the waqf based on accounting registers from the years 1603–1635, a period marked by various rebellions in the region. According to the accounting data, the waqf paid salaries to approximately 200 personnel, making it a prominent employment institution in Manisa. Additionally, the expenditures of the imaret (soup kitchen), which exceeded half a million akçes in the early 17th century, can be interpreted as indirectly supporting the regional economy. The study concludes that the waqf experienced cash shortages and navigated the period through financial measures. Following the sudden rise in food prices in 1604, kitchen expenses were significantly reduced. Nonetheless, the waqf managed to maintain its operations and, for the most part, made salaries and various payments on time.

  • MakaleYalnız künye2025
    Parasal politikaların türk bankacılık sektörünün sistemik riskleri ile olan ilişkisi: gmm-pvar yöntemi

    Akyol, Hikmet; Ağırkaya, Melahat Batu

    Bu araştırma parasal politikaların bankacılık sektörü sistemik riskleri üzerindeki etkilerini ele almıştır. Bu kapsamda Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren on bankanın 2012:01-2023:06 arasını kapsayan dönemi Genelleştirilmiş Momentler panel vektör oto-regresyon (GMM-PVAR) modeli kullanılarak tahmin edilmiştir. GMM-PVAR tahmini sonuçları, bankacılık sektöründeki sistemik risklerin kendi gecikme değerlerinden ve para arzının bir gecikmeli değerinden pozitif yönlü etkilendiğini göstermiştir. Ayrıca sanayi üretim endeksinin iki gecikmeli değerinin sistemik riskler üzerindeki etkisi pozitiftir. Buna karşın para arzının iki gecikmeli, sanayi üretim endeksi ve döviz kurlarının bir gecikmeli değerlerinin sistemik risk endeksi üzerindeki etkileri negatif yönlü bulunmuştur. Araştırmada değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi PVAR-Granger nedensellik testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları sistemik risk endeksiyle açıklayıcı değişkenler arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi bulunduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanında parasal genişleme ile sanayi üretim endeksi ve döviz kurları arasında çift yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Bulgular döviz kurlarından sanayi üretim endeksine doğru tek yönlü nedensellik olduğunu göstermiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Fatal Occupational Accidents in Turkey from a City and Country Perpective

    Ceylan, Hüseyin; Kaplan, Ahmet

    Occupational accidents and death cases resulting from occupational accidents are among the most critical factors threatening work peace. Occupational accidents cause injury, disability and even death for many employees. In 2021, 1394 employees died due to occupational accidents in Turkey, while 3123 became permanently incapacitated, that is, disabled for life. In addition, tens of thousands of employees were injured in occupational accidents, resulting in temporary incapacitation and exposing them and their families to emotional distress. The fact that occupational accidents are preventable events to a large extent makes the incidents caused by occupational accidents, such as death, loss of limb, and severe injury due to occupational accidents, even more tragic. Especially multiple-fatality occupational accidents are accepted as an indicator of the importance countries place on human life. Human life is above any economic value. Turkey is the country with the worst performance in Europe in terms of fatal occupational accident incidence rates. For all these reasons, in this study, fatal occupational accidents in Turkey in 2012-2022 were analyzed with the Health and Safety Labour Watch-Turkey (HESA Labour Watch) data. In addition, Social Security Institution (SSI) data for 2012-2021 was compared with the HESA Labour Watch data, and it was examined whether fatal occupational accidents were officially recorded. Finally, using official SSI data, Turkey and EU-27 countries were compared regarding the number of death cases resulting from occupational accidents and fatal occupational accident incidence rates. The study revealed the following results; Some of the fatal occupational accidents cannot be recorded in Turkey, After the OSH law, the number of death cases as a result of occupational accidents increased, compared to the EU-27 countries, Turkey has the worst performance in terms of both the number of death cases as a result of occupational accidents and the fatal accidents incidence rate.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex7TR Dizin5
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Disaster Preparedness of Public Hospitals

    Semerci, Murat; Şahinöz, Saime

    This study aims to determine the disaster preparedness level of hospitals in Türkiye and to determine whether the disaster preparedness of the hospitals differs according to the characteristics of the hospital, such as its ownership, role, and bed capacity. All hospitals affiliated to the Ministry of Health constitute the universe of the study. 210 hospitals were selected as the sample. The data were collected from the managers of the hospitals, or the personnel assigned by them with survey method. As a data collection form, the Turkish version of the guide named 'Hospital emergency response checklist: An all-hazards tool for hospital administrators and emergency managers' developed by the World Health Organization was used. As a result of the study, it was determined that the average score of the hospitals was 156.83±21.43. The highest average score was obtained from the command control (12.93±1.37) sub-dimension and the lowest average score was obtained from the human resources (22.48±4.80) sub-dimension. When the hospitals were evaluated according to their characteristics, it was determined that the difference between the total disaster preparedness scores according to the number of patients per day per nurse was significant.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    Violence Against Women: A Persistent and Rising Problem

    Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice

    Violence against women is a widespread global public health problem. It is also a serious violation of women's human rights. Violence has traumatic effects on the health and well-being of women and the children who witness it. Violence against women is associated with physical, mental, emotional, sexual health, reproductive health problems and death. Violence and gender norms, which are one of the risk factors causing the continuation of violence; also have significant effects on families and societies, and these negative effects cross social and economic boundaries. However, it is also clear that current prevention initiatives and policy responses are insufficient. Mental health professionals have an important role to play in identifying, preventing and responding appropriately to violence against women and may take primary, secondary and tertiary measures to reduce the risk of violence against women. While providing mental health services, İt is very important to be aware of interpersonal violence and to provide gender-sensitive services. When providing these services, the impact of violence against women on mental health and knowledge of potential treatments are considered as a prerequisite. Along with the knowledge about the dynamics of violence, it is considered extremely important to take measures against the risks that weaken women who are disadvantaged due to problems such as gender inequality. For this reason, in this review, the concept of violence against women and the types of violence are explained and in this context, the initiatives that can be made in the field of mental health are included. It is thought that this review will contribute to the awareness of professionals working in the field about the seriousness of the problem and how violence affects women's mental health. It is also hoped that the present study will provide insight into the complex relationship between violence and health outcomes to help improve health policies and prevention responses in the relevant field.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex10TR Dizin2
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    İklim Değişikliğine Dirençli Kentler: Dünya’da ve Türkiye’de İyi Yerel Yönetim Uygulama Örnekleri

    Kaba, Elif Dilara

    Nüfus artışı, kentleşme ve sanayileşme faaliyetleri başta sayılmak üzere çeşitli insan faaliyetlerinin atmosfere yaydığı gazlar, küresel iklim değişikliğine yol açmaktadır. Özellikle kentler, barındırdıkları yoğun nüfuslarına sundukları hizmetler ile sera gazı üretimini tetiklemekle birlikte iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine daha fazla maruz kalmaktadırlar. Bu çift yönlü etki, iklim değişikliği kaynaklı olumsuzlukların azaltılması ve uyum faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kentsel politikalara duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Kentsel politikalar ile kentlerde iklim değişikliğine karşı direnç oluşturmak, sürdürülebilir gelişimi destekleyecektir. Halka en yakın birimler olan yerel yönetimler, izleyecekleri kentsel politikalarla iklim değişikliğiyle mücadelede etkin rol alacaklardır. Çalışmanın amacı, iklim değişikliğine karşı dirençli kentler oluşturulmasında yerel düzeyde oluşturulan politikaların önemini ortaya koymak, iklim değişikliğine ilişkin mevcut yerel politikaların sorgulanmasını sağlamak ve politika önerilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktır. Bu kapsamda, dünyada ve Türkiye'deki öncü kent örnekleri ışığında yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadelede oluşturabileceği kentsel politikalar üzerinden önerilerde bulunulmuştur. İklim değişikliği ile dirençli kent kavramlarının birlikte ele alınması çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex12TR Dizin5
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Fanatizm, Ahlak ve Utanma Duygusunun Lisansli ve Taklit Kulüp Ürünleri Satın Alma Niyeti Üzerine Etkisi: Kulüp Taraftarları Üzerine Bir Araştırma

    Avcı, İbrahim

    Hızla büyüyen spor endüstrisindeki paydaşlardan biri olan spor kulüpleri için, lisanslı ürünler önemli bir yere sahiptir. Kulüpler ürettikleri lisanslı ürünleri taraftarlarına satarak bir taraftan gelir elde etmeye çalışırken, diğer taraftan ise taraftarların sadakatlerini arttırmaya çalışmaktadır. Ancak bütün taraftarlar lisanslı ürün satın almamakta, farklı motivasyonlar eşliğinde lisanslı ürünlerin taklitlerine de yönelebilmektelerdir. Bu nedenle araştırmanın odak noktası spor kulüplerinin lisanslı ürünlerini ve taklitlerini satın alma niyetidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı taraftarların, taraftarı oldukları spor kulüplerinin lisanslı ürünleri ile bu ürünlerin taklitlerini satın alma niyetleri üzerinde fanatizm, ahlak ve utanma duygusunun etkilerini belirlemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için araştırma evreni olan taraftarlara ulaşma noktasında anket tekniği kullanılmıştır. Daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede verileri elde etmek için çevrimiçi anket tercih edilmiş ve veri toplama sürecinde 566 kişiye ulaşılmıştır. Bu kişilere ait veriler istatistik paket programları aracılığıyla analiz edilmiş ve analizler sonucunda lisanslı ürün satın alma niyeti üzerinde fanatizm ve ahlakın pozitif etkisi belirlenirken, utanma duygusunun istatistiki olarak anlamlı bir etkisi belirlenmemiştir. Ayrıca taklit ürün satın alma niyeti üzerinde ahlak ve utanma duygusunun negatif etkisi belirlenirken, fanatizmin istatistiki olarak anlamlı bir etkisi belirlenmemiştir. Elde edilen bu sonuçlar spor pazarlaması ve taraftar davranışı açısından kavramsal ve uygulamaya yönelik önemli katkılar sunmaktadır.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Algılanan stresin örgütsel dinçlik ve işe odaklanma üzerindeki etkisinde ruminasyonun aracı rolü: hemşireler üzerine bir araştırma

    Karakavak, Zeynep; Tiryaki, Selma; Menteşe, Fatma Gökçe

    Araştırmada algılanan stres ile işe odaklanma ve örgütsel dinçlik ilişkisinde ruminasyonun aracı etkisi incelenmiştir. Araştırmaya yönelik veriler İstanbul ilinde farklı hastanelerde ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hemşirelerden toplanmıştır. Toplam 223 hemşirenin katılımı ile gerçekleştirilmiş olan araştırmada yüz yüze anket tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 paket programı ve SPSS Process kullanılmıştır. Araştırma bulguları hemşirelerin algıladıkları stres ile ruminasyon arasında anlamlı bir ilişkisinin olduğunu ve bu ilişkinin pozitif yönde olduğunu ortaya koymuştur. Algılanan stres ile işe odaklanma arasında anlamlı ilişkiye rastlanmamıştır. Ruminasyon ile işe odaklanma arasında anlamlı ilişki bulunmuş ve ruminasyonun algılanan stres ile işe odaklanma arasında aracılık rolünün olduğu görülmüştür. Son olarak algılanan stres ile örgütsel dinçlik arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuş, ruminasyonun ise örgütsel dinçlik ile anlamlı ilişkisinin bulunmadığı görülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    İncele