Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(26)
- Uzun, Sevda(24)
- Kulakaç, Nurşen(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Yilmaz, Ozgur(19)
- Akyürek, Suat(18)
- Bostan, Sedat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Peker, İskender(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyol, Hikmet(16)
- Türkkan, Tuğba(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Cengiz, Ekrem(15)
- Pala, Fahrettin(15)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(14)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirağ, Hatice(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
- Damlıbağ, Fatih(13)
- Hakkıoğlu, Mümin(13)
- Saylan, Kemal(13)
- Taşdelen, Birgül(13)
- Zeybek, Halil İbrahim(13)
- Çam, Alper Veli(13)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Endüstriyel/Madensel Atıklardan Elde Edilen Geopolimer Bileşenler Üzerinde Taguchi Metodu Yardımıyla Farklı Üretim Parametrelerinin Etkisinin Belirlenmesi
Çavdar, Özlem; Aksüt, Yavuz Selim; Temizer, Hülya
Çimento üretimi kaynaklı CO2 sera gazının ve diğer kirleticilerin başta iklim değişikliği ve küresel ısınma olmak üzere, çevre ve insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir. Bu çalışmada, geopolimer kompozit harçlar üzerinde farklı üretim parametrelerinin etkisi incelenmiştir. Ana bağlayıcılar olarak yüksek fırın cürufu ve uçucu kül içeren geopolimer yapılara ek olarak endüstriyel ve madensel katkı maddeleri ilave edilmiştir. Bağlayıcılar üzerinde kür sıcaklığı, kür süresi ve endüstriyel /madensel atıklar gibi birçok parametrenin etkisi araştırılmıştır. Bu kapsamda Taguchi metodu kullanılarak 3 farklı seviye ve 6 farklı parametre ile L27 (36) ortogonal matris oluşturulmuştur. Çalışmada, üç farklı molar oranı (8M,10M,12M) olmak üzere sodyum hidroksit çözeltisi ile sodyum silikat kullanılmıştır. 56 gün atmosferik kür uygulanan numunelere ANOVA analizleri de yapılmıştır. Taguchi ve ANOVA istatistiksel sonuçlarına göre, geopolimer numuneler üzerinde en etkili parametrenin kür sıcaklığı olduğu belirlenmiştir. ‘En büyük en iyidir’ kriteri sonuçlarına göre hazırlanan sinyal/gürültü (S/N) oranı verilerinden en etkin sıcaklığın 75⁰C olduğu anlaşılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Navigating Ethnic Issues on Clubhouse: Digital Experiences of Autochthon Turks in Iran
Dinç, Artum
This research investigates how issues related to ethnic politics in Iran are articulated by Turkish civil activists on the digital platform Clubhouse. It specifically examines: (1) The thematic categories under which these issues are raised; (2) The discursive dynamics shaping their discussion; (2) The organization and moderation of the chatrooms; and (4) The profiles of the participants. Employing a cultural sociology approach, the study analyzes how Clubhouse chat rooms –characterized by real-time verbal interaction– operate as emerging virtual public spaces for articulating ethnic grievances. It further explores whether these spaces facilitate the sharing of collective memory, the production of counter-hegemonic identity discourses, and the enactment of digital solidarity practices. The research ultimately aims to offer a descriptive analysis of the thematic content, discursive dynamics, organizational modalities, and participant profiles within this context of digital activism. A qualitative research method was employed in this study. Data were collected through participant observation by directly engaging in relevant Clubhouse chat rooms between 28 March and 1 May 2025. The data were subsequently categorized using conversation analysis. In accordance with the study’s objectives and research questions, the findings were organized and interpreted under four thematic headings: (1) Topics raised; (2) Discursive dynamics; (3) Organization and moderation of the chatrooms; and (4) Participant profiles. In the conclusion, the findings were evaluated through the conceptual lens of network power, networking power, networked power, and network-making power, as developed by Manuel Castells in his Network Theory of Power. The analysis also considered whether interactions on Clubhouse contribute to addressing issues stemming from ethnic politics in Iran. Furthermore, recommendations were proposed to enhance the effectiveness, inclusivity, sustainability, and solution-oriented nature of these virtual engagements. Overall, the study offers an original sociological framework for understanding the ethno-cultural activism of autochthon Turks in Iran within the virtual public space.
- MakaleAçık Erişim2026Üniversite Öğrencilerinin Hayvan Hakları ve Sokak Hayvanlarına İlişkin Tutumlarının Sosyal Hizmet Perspektifinden İncelenmesi
Hatipoglu, Ertugrul; Yücel, Ibrahım
Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin hayvan haklarına yönelik tutumlarının çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi ve sokak hayvanları sorununa ilişkin görüşlerinin sosyal hizmet perspektifinden ele alınması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yöntem ve genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin 19 farklı ilindeki ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenim düzeyindeki 493 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde basit rastgele örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ile Hayvan Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmış ve elde edilen veriler SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada, cinsiyet ve düzenli olarak sokak hayvanlarını besleme ile hayvan haklarına yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin hayvanların refahı konusunda yürütülen kamu hizmetlerini yetersiz bulduğu, hayvanların tamamen toplanıp barınaklara götürülmesi veya uyutularak öldürülmesi gibi alternatif yöntemleri onaylamadığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, hayvan hakları ve refahına yönelik mevcut uygulamaların yetersizliğini ortaya koymuştur. Katılımcı bir anlayışla belirlenecek kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların hayvanların refahına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- MakaleYalnız künye2026Ahlat ilçesinin jeoturizm potansiyelinin araştırılması: GAM ve A’ WOT yönteminin uygulanması
Ozçelebı, Muhammed Akıf; Kara, Melisa
Bu çalışma, Ahlat yöresinin jeoturizm potansiyelini ortaya koymak ve bu doğrultuda turizm sektörünün geliştirilmesi ile sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik stratejiler önermek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu hedefe ulaşmak için Jeosit Değerlendirme Modeli (GAM), A’WOT ve TOWS teknikleri kullanılmıştır. İlk aşamada GAM modeli uygulanmış ve bu modelden elde edilen veriler matris diyagramı üzerinde gösterilerek jeosit ve jeomorfositlerin potansiyel seviyeleri belirlenmiştir. Bu doğrultuda Nemrut Gölü dışındaki jeosit ve jeomorfositlerin matrisin orta bölümünde konumlandığı ve hem ana hem de ek değerler bakımından orta düzeyde bir potansiyele sahip oldukları belirlenmiştir. Ardından, A’WOT analizi uygulanarak Ahlat yöresindeki jeosit ve jeomorfosit alanların ve çevresinin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri ortaya çıkarılmış, elde edilen nitel veriler Analitik Hiyerarşi Prosesi tekniği ile nicelleştirilerek önem sırasına göre önceliklendirilmiştir. Son olarak TOWS tekniğinden yararlanılmış ve Ahlat’ın, eşsiz jeolojik ve kültürel mirasını korumaya ve bir turizm destinasyonu olarak cazibesini artırmaya yönelik stratejiler belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Tüketim ve Haz İdeolojisinin Söylemsel İnşasında Karşıtlıkların Rolü: Magnum Metaverse Reklamının Göstergebilimsel Analizi
Çalışır, Gülsüm; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan
Bu çalışma, dijitalleşme bağlamında Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganlı reklam filmi örneği üzerinden metaverse karşıtlığı aracılığıyla tüketim, haz ve gerçeklik söylemlerinin nasıl anlamlandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Markaların iletişim stratejileri içinde önemli bir yere sahip olan reklamlar, yalnızca ürün tanıtımı değil; aynı zamanda kültürel ve ideolojik söylemler de içeren çok katmanlı anlatılar olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın örneklemini metaverse evrenine yönelik mesafeli bir temsil üreten Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganını taşıyan reklam filmi oluşturmaktadır. Magnum’un metaverse’e karşı mesafeli bir yaklaşım sergilemesi, çalışmanın özgünlüğünü güçlendirmektedir. Sanal ve gerçek dünya arasındaki ideolojik karşıtlık, Roland Barthes’ın göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle değerlendirilmiş, reklam filminin seçili sahneleri düz anlam (denotasyon), yan anlam (konotasyon) ve mit düzlemleri temelinde çözümlenmiştir. Analiz sonucunda metaverse evreninin soğuk, temassız ve simüle edilmiş bir gerçeklik olarak sunulduğu buna karşılık fiziksel dünyanın sıcak, duygusal ve otantik bir deneyim alanı olarak konumlandırıldığı görülmüştür. Haz eksenli marka kimliğini koruyan Magnum’un dijital dünyayı tamamen dışlamadığı fakat gerçek Magnum deneyiminin yalnızca fiziksel dünyada yaşanabileceğini vurguladığı tespit edilmiştir. Bu durum, markanın metaverse’e yönelik söylemsel konumlanışını ve fiziksel gerçekliği ayrıcalıklı kılan simgesel üstünlüğü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamda metaverse evrenine yönelik kurulan karşıtlık, bağımsız bir teknoloji eleştirisinden ziyade, fiziksel deneyimi belirli bir tüketim nesnesi etrafında anlamlandıran ve tüketim ideolojisini yeniden üreten bir söylem stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, reklamların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve ideolojik temsiller sunduğunu; görsel kültürün mit üretme kapasitesi aracılığıyla bireyleri belirli yaşam biçimlerine yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Teknolojik İlerlemecilik Bağlamında Kültür Emperyalizmi’nin Marvel Sineması Özelinde İncelenmesi
Karaman, Esra Dudu; Aykaç, Malik
Kitle iletişim araçları içerisinde global olarak nitelendirilebilecek olan sinemanın kültür emperyalizmi oluşturacak biçimde şekillendirilmesi, dünya üzerinde egemen olan ideoloji ve kültürün yayılmasına yol açabilmektedir. I. Dünya savaşı sonrasında sinemayı Hollywood adı altında endüstrileştiren Amerika, kendi kültürünü dünyaya yaymakta önemli bir yere sahiptir. Kurduğu sinema endüstrisinin yanı sıra film içerisinde kullanılan klasik anlatı, karakter yapısı vb. birçok parametre Amerika’yı yüce bir konuma yerleştirecek biçimde ele alınmakta dır. Ameri- ka’nın himayesinde bulunan küresel medya şirketleri; Amerika’nın düşünce, kültür ve değerlerini destekleyecek biçimde filmler içerisinde konumlandırılmaktadır. Bu durum Amerika dışındaki ülkelerin kültür ve değerlerini korumasını engellemesinin yanı s ıra Amerika kültürüne özendirdiği görüşünü de ön plan çıkarmaktadır. Çalışma-da, Hollywood Sineması’nın bünyesinde var olan Marvel Studios’un yapımcılığını yapmış olduğu doğa üstü filmle-rin, dünya genelinde egemen olan düşünceyi ve Amerika’nın kendi kültü rünü yaymasındaki rolü araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada Marvel filmlerinin göstergebilimsel analizi yapılarak, batı kültürü -nün filmler özelinde nasıl kodlanarak başka ülkelere sunulduğu analiz edilmiştir. Çalışmada Marvel sinematik evreninde yer alan karakterlerin; milli duyguları yüksek, iyi kalpli, üstün teknolojiye sahip ve küresel tehditler karşısında nihai kararları alabilen figürler olara k sunulmakta olduğu, bu temsiller Batı’nın, özellikle Amerika’nın ideolojik üstünlüğünü ve evrensel kurtarıcılık rolünü meşrulaştıran bir anlatı yapısına hizmet ettiği görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de Yayınlanan Elektrikli Otomobil Yeşil Reklamlarının İçerik Analizi: MECCAS Modeli Temelli Bir Yaklaşım
Aksoy, Fatih
Bu çalışma, Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarını Meccas modeli çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, markaların “yeşil” mesajlarını nasıl kurguladığını, iletilerin hangi stratejilere dayandığını ve “yeşillik” düzeylerinin ne olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2021-2025 yılları arasında TOGG, MG, SsangYong, BYD, Peugeot, Hyundai, Mercedes, Kia, BMW ve Volvo markalarının YouTube kanalında yayınlanan yeşil reklamları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, reklamlarda yeşil reklam stratejilerinin ağırlıklı olarak “çevresel iddia” ve “yürütme çerçevesi” unsurları üzerinden kurgulandığını göstermektedir. Tüketiciye sunulan faydalar çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta şekillenmiş, fonksiyonel faydalar ikinci planda kalmıştır. Kaldıraç noktalarında duygusal, ahlaki ve zeitgeist (çağın/ zamanın ruhu) temelli yaklaşımlar öne çıkarken, itici güç olarak “gezegenin korunması” ve “gelecek nesiller” vurgulanmıştır. MECCAS modeline göre, TOGG, Volvo, BMW ve Hyundai “yeşil”; BYD, Mercedes, Peugeot, MG ve Kia “açık yeşil”; SsangYong ise “yeşil kahverengi” düzeyinde yer almıştır. Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarının genellikle estetik düzeyde çevreci mesajlar sunduğu, teknik ve bilgi temelli çevreci unsurların ise sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Reklamların bütüncül bir yeşil reklam stratejisinden ziyade imaj oluşturma odaklı olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Kârlılık ve Hisse Senedi Getiri İlişkisi: BİST’te Bir Uygulama
Yalçın, Selçuk
Finansal piyasaların gelişmesi ve yatırım araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte, firmaların finansal performans göstergelerinin sermaye piyasaları üzerindeki etkileri hem teorik hem de ampirik açıdan önemli bir araştırma alanı hâline gelmiştir. Kârlılık oranları bu finansal göstergeler arasında kullanılan başlıca ölçütlerden biridir. Bu çalışma, başlıca kârlılık oranları olan Aktif Kârlılık (ROA), Özsermaye Kârlılığı (ROE), Net Kâr Marjı ve Hisse Başına Kâr (EPS) değişkenlerinin hisse senedi getirileri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın veri seti Borsa İstanbul (BIST)’da yer alan en yüksek işlem hacmine ve piyasa değerine sahip ilk 50 firmanın oluşturduğu BIST 50 endeksinde yer alan ve verilerine ulaşılabilen firmalardan elde edilen seçilmiş değişkenler aracılığıyla oluşturulmuştur. Çalışma 2004-2024 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada kantil regresyon yöntemi kullanılarak bu karlılık oranlarının farklı getiri düzeylerine sahip firmalar üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, aktif kârlılık değişkeni üst kantillerde (q70, q80, q90) hisse getirisi üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etki göstermektedir. Bu durum, yüksek getiriye sahip firmalarda aktif kârlılığın yatırımcılar açısından belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, özsermaye kârlılığı, net kâr marjı ve hisse başına kâr değişkenlerinin hiçbir kantilde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Bu sonuçlar, yatırımcıların yüksek getirili firmalarda varlık etkinliğine daha fazla önem verdiğini göstermektedir. Çalışma, kârlılık göstergelerinin hisse performansına olan asimetrik etkilerine ışık tutarak portföy yönetimi ve yatırım stratejilerine yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Comparison of Online and Hybrid Education Models for First Aid and Emergency Care Students
Karabela, Semsi Nur; Kahraman, Beliz Yekeler; Değirmenci Bingöl, Nurhan; Döğer, Berna Nur Berker
Background: The Coronavirus Disease 2019 pandemic disrupted education and training processes, necessitating a transition to remote learning that significantly altered teaching methods for both students and instructors. To highlight the challenges arising from this rapid shift in applied health sciences, the present study aimed to compare the perceptions of professional competence among First and Emergency Aid students who received online versus hybrid education during the pandemic. Materials and Methods: This descriptive cross-sectional study was conducted among second-year students at two universities: one providing fully online education (n = 59) and the other offering hybrid instruction (n = 61). Results: No statistically significant difference was observed between the groups in understanding theoretical courses (p = 0.088); however, students who received face-to-face instruction within the hybrid model demonstrated significantly better comprehension of practical courses (p < 0.001). Conclusion: In conclusion, while online education is adequate for acquiring theoretical knowledge, it is insufficient for developing clinical and technical skills. Accordingly, these findings suggest that practical courses in health education programs, such as First and Emergency Aid, should be conducted face-to-face whenever possible; when in-person attendance is required, appropriate safety measures should be implemented.
- MakaleAçık Erişim2026The More Secure I Feel, the More I Exist Through My Voice: The Mediating Role of Psychological Safety in the Effect of Perceived Supervisor and Coworker Support on Employee Voice
Kenek, Gökhan
The purpose of this research is to examine the relationship between supervisor support and coworker support with employee voice, and the mediating role of psychological safety in these relationships. The sample of the study consists of 203 white-collar employees working at the headquarters of an international construction company in Ankara. Based on the data obtained and the analyses conducted, there are positive and significant relationships among supervisor support, coworker support, psychological safety, and employee voice. The results of the SEM analysis reveal that psychological safety partially mediates the relationship between coworker support and employee voice, and fully mediates the relationship between supervisor support and employee voice. The findings indicate that supportive social relationships and psychological safety are key mechanisms in the emergence of employee voice.
- MakaleAçık Erişim2026Otel Kat Hizmetleri Örgütlerinde Örgüt Kültürü, Paternalist Liderlik, Bağlamsal Performans İlişkisi
Evren, Emine Şimşek; Küçükbekir, Sevcan
Örgütler için çalışanların gösterdiği performans, sözleşmeden doğan yükümlülükleri aşan özverili performans, örgütsel performans açısından kritik öneme sahiptir. Çalışan performansı noktasında örgüt kültürü ve yöneticinin uyguladığı liderlik tipi de kritik konulardır. Bu kapsamda, çalışmanın amacı otel kat hizmetleri departmanında örgüt kültürü, paternalist liderlik ve bağlamsal performans arasındaki doğrusal ve dolaylı ilişkileri tespit etmektir. Anket tekniğiyle Doğu Karadeniz illerinde yer alan beş yıldızlı otellerin kat hizmetleri çalışanlarından (n= 300) veri toplanmış; veriler tanımlayıcı analizler, doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon ve regresyonlar analizleri ile incelenmiştir. Bulgular kat hizmetleri yöneticilerinin büyük ölçüde paternalist liderler olarak algılandığını, ayrıca çalışanların kendi bağlamsal performanslarını yüksek bulduklarını göstermektedir. Örgüt kültürü açısından destekleyici örgüt kültürü en yüksek ortalamaya sahip kültür tipidir. Korelasyon analizi bütün değişkenler arasında pozitif anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Regresyon analizleri paternalist liderlik, destekleyici örgüt kültürü ve yenilikçi örgüt kültürünün bağlamsal performansı pozitif etkilediğini ortaya koymuştur. Aracı etki analizleri ise yenilikçi ve destekleyici örgüt kültürlerinin bağlamsal performansa etkisinde paternalist liderliğin aracı etkiye sahip olduğunu göstermiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Yapay Zekânın İş Güvenliği Uygulamalarındaki Kullanımına Yönelik Bibliyometrik Analiz
Irmak, İbrahim; Aktaş, Esra
Tarih boyunca çeşitli biçimlerde var olan iş güvenliği, Sanayi Devrimi ile birlikte daha kapsamlı ve sistematik bir şekilde incelenmeye başlanmış olup, günümüzde de hâlâ en önemli disiplinlerden biri olmaya devam etmektedir. Hızla değişen dünya ile birlikte kurum kültürleri ve dolayısıyla güvenlik kültürü de değişmekte ve iş güvenliğine yönelik yapılan değişimler teknoloji ile birleşmektedir. Yapay zekânın ve yapay zekânın alt disiplinleri olan makine öğrenmesi, derin öğrenme ve doğal dil işleme tekniklerinin iş güvenliği uygulamalarında kullanımı buna örnek verilebilmektedir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, yapay zekânın iş güvenliği uygulamalarındaki kullanımına yönelik bir bibliyometrik analiz yapmak olarak belirlenmiştir. Analiz kapsamında veriler; 2 Nisan 2025 tarihinde Web of Science veri tabanından, yayın tarihi ve dil kısıtlaması olmaksızın, yalnızca araştırma makaleleri, konferans bildirileri, kitaplar ve kitap bölümleri yayın türü olarak seçilerek elde edilmiştir. Çalışmada belirlenen anahtar kelimeler doğrultusunda, 1519 bilimsel çalışma incelenmiş; yayın çıktısı ve büyüme eğilimleri, coğrafi dağılım, kurum, yazar, atıf ve anahtar kelime analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak, iş güvenliğinde yapay zekânın kullanımına yönelik bir rapor sunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2026Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinde Afetlere Yönelik Bireysel Hazırlık İnançlarının Değerlendirilmesi: Aksaray İli Örneği
Cengiz, Sevil; Akil, Kübra; Şahin, Furkan; Şen, Nimet Beyzanur
Bu çalışma ile Aksaray Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören Acil Yardım ve Afet Yönetimi (AYAY), Hemşirelik ve Sağlık Yönetimi bölüm öğrencilerinin genel afete hazırlık inanç düzeylerinin ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte epidemiyolojik bir çalışmadır. Verilerin toplanmasında, araştırmacılar tarafından hazırlanan 17 soru ve Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği 31 madde/soru olmak üzere 48 soru/maddelik veri toplama formu kullanılmıştır. Çalışma 449 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin %79,1’i kadın ve %49,7’si Hemşirelik bölümü öğrencilerinden oluşmaktadır. Öğrencilerin afete hazırlık inanç düzeyleri orta düzeyde bulunmuştur. Kadınların algılanan ciddiyet alt boyutu (p<0,01) puan ortalamaları erkeklere göre daha yüksek bulunurken, erkeklerin algılanan engel alt boyutu (p: 0,03) puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Afetler hakkında eğitim alan ve eğitim almak isteyen öğrencilerin eyleme geçiriciler (sırasıyla p:0,02; p<0,01) puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada öğrencilerin afete hazırlık inanç düzeyleri orta düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin büyük çoğunluğu (%82,6) afetlerle ilgili eğitim almak istediklerini belirtmişlerdir. Afet eğitimleri hazırlık düzeyinin arttırılmasına katkı sağlayacaktır.
- MakaleAçık Erişim2026The mediating role of general attitude towards artificial intelligence in the relationship between thriving at work and psychological well-being
Bekar, Fevziye
This research examines the mediating role of general attitudes towards artificial intelligence in the effect of employees' levels of thriving at work (a personal resource) on their psychological well-being, within the framework of the Job Demands and Resources (JDR) theory. The limited number of studies in the literature that integrate attitudes towards self-development, work psychology, and artificial intelligence based on the Job Demands and Resources theory constitute the basis for this research. A quantitative research approach was adopted in the study; data obtained from 399 healthcare workers using a convenience sampling method and a two-stage data collection process were analysed using the PROCESS Macro (Model 4). The findings show that employees' levels of thriving at work increase their attitudes towards artificial intelligence and that these attitudes positively influence their psychological well-being. Consequently, this research adds a technology-based perspective to the Job Demands and Resources theory and offers important insights for organisations to develop employee-focused technology integration and human resources strategies.
- MakaleAçık Erişim2026Enhanced control of a two-wheeled gyroscopic combat robot with variable CMG disk speeds using LQR-Based neural network
Oğuz, Yasin; Ünker, Faruk; Cetin, Gokhan
This study proposes a hybrid control approach to improve the stability and adaptability of a two-wheeled gyroscopic combat robot by integrating deep learning with Linear Quadratic Regulator (LQR) control. Due to their inherently unstable nature, two-wheeled robots face challenges maintaining balance, especially when Control Moment Gyroscope (CMG) disk speeds vary, which significantly affect system dynamics. While LQR provides effective stabilization by minimizing a cost function, its performance degrades when disk speeds change. To overcome this limitation, a Neural Network (NN) was trained on 42001 precomputed LQR gain sets optimized for CMG disk speeds ranging from 800 to 5000 rad/s. The trained NN predicts appropriate coefficients in real time, enabling adaptive control under dynamic operating conditions. Simulation results demonstrate that the hybrid NN-LQR controller maintains stability under recoil forces up to 3000 N, where the conventional LQR loses balance about 4–6 seconds. Furthermore, the proposed controller reduces energy consumption by 21.6% during steady-state operation within the first 5 seconds and 10.6% under recoil conditions within the first 3 seconds compared to classical LQR. Although developed for a combat robot, the proposed framework offers a scalable solution for broader robotic applications such as search and rescue, surveillance, and autonomous navigation in complex environments, contributing to the advancement of intelligent control in robotics.
- MakaleAçık Erişim2026Bulgar folklorunda simgeler ve anlamları: kültürel sosyolojik bir çözümleme
(Alieva), Vildane Özkan
Bu çalışma, Bulgar folklorundaki temel unsurların tarihsel kökenlerini, toplumsal işlevlerini, kültürel anlamlarını ve modernleşme sürecindeki dönüşümlerini kapsamlı olarak araştırmayı amaçlamaktadır. Osmanlı dönemi, Çarlık dönemi, sosyalist rejim ve günümüzdeki post-sosyalist döneme uzanan tarihsel süreçte; halk dansları, geleneksel nakışlar, halk inançları ve festivaller gibi folklorik unsurlar ele alınmış ve bu ögelerin Bulgar kolektif kimliğinin inşası ile korunmasındaki rolleri incelenmiştir. Kültürel sosyoloji perspektifinden hareketle disiplinlerarası bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmada nitel yöntem çerçevesinde, karşılaştırmalı tarihsel analiz vurgusuyla çok boyutlu simgeselliğin içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bu teknik aracılığıyla Marteniçka bileklikleri, Kukeri maskeli ritüelleri ve geleneksel nakış motifleri gibi belli başlı unsurların çok katmanlı anlamları derinlemesine çözümlenmiştir. Araştırmanın temel bulguları, Bulgar folkloruna özgü simgelerin bir yandan tarihsel belleği canlı tuttuğunu ve toplumsal dayanışmayı pekiştirdiğini, diğer yandan modernleşme süreci ve turizmin etkisiyle biçimsel değişimlere uğradığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Bulgar folklorundaki simgelerin tarihsel sürekliliğin ve kültürel belleğin taşıyıcısı olma, etnik-dini kimliği ifade etme ve toplumsal dayanışmayı sağlama gibi temel işlevlere sahip olduğu sonucuna varılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2026Madencilikte Patlatma Verimliliğinin Tahmini: Boosting Tabanlı Makine Öğrenmesi Algoritmaları ile Kapsamlı Bir Değerlendirme
Bayraktar, Cihan; Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan
Bu çalışma, yeraltı madencilik operasyonlarında patlatma verimliliğini gerçek saha verileri kullanarak tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Beş güncel boosting algoritması (LightGBM, XGBoost, CatBoost, NGBoost ve HistGBM) karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş, ayrıca basit ortalama, ağırlıklı ortalama ve en iyi üç model ile ağırlıklı ortalama gibi topluluk öğrenme stratejileri uygulanmıştır. 2019–2020 yılları arasında gerçekleştirilen 652 patlatma işleminden oluşan veri kümesi üzerinde standart ön işleme yöntemleri uygulanmıştır. Modellerin performansı R², RMSE ve MAE metrikleri ile ölçülmüştür. Bulgular, en iyi üç modelin (XGBoost, CatBoost ve NGBoost) ağırlıklı ortalamasının en yüksek başarıyı sağladığını göstermektedir (R² = 0.7383, RMSE = 8.18, MAE = 5.43). Bu sonuçlar, boosting algoritmalarının topluluk öğrenme yöntemleriyle birleştirilmesinin patlatma verimliliğini daha doğru ve güvenilir biçimde tahmin ettiğini ortaya koymaktadır. Önerilen çerçeve, madencilik operasyonlarında kaynak optimizasyonu, operasyonel güvenlik ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen veriye dayalı karar destek sistemlerine katkı sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Development of Chitosan-Stabilized Pickering Emulsions Loaded with Supercritical Fluid Extraction of Honey Bee Pollen for Functional Food Applications
Ayna, Adnan; Mesci, Esra; Arserim-Uçar, Dılhun Keriman
Honey bee pollen (HBP) is a nutritionally rich natural product containing phenolics and antioxidants; however, its rigid outer wall limits the bioavailability of these bioactive compounds. Therefore advanced extraction and delivery systems are required to enhance stability and functional performance for food applications. This study aimed to encapsulate a supercritical fluid extract (SFE) of honey bee pollen within chitosan-stabilized Pickering emulsions in order to improve encapsulation efficiency and antioxidant activity. Honey bee pollen obtained from Bingöl, Türkiye, was extracted with supercritical CO₂. Pickering emulsions were prepared via ultrasound-assisted emulsification in the presence of chitosan as a stabilizer, with SFE-HBP at 5%, 10%, and 15% (w/v). The prepared emulsions were characterized for their microstructure, particle size, zeta potential, and encapsulation efficiency. Total phenolic content (TPC) and antioxidant activities were assessed using the Folin–Ciocalteu and CUPRAC assays, respectively. All formulations yielded stable, uniformly distributed Pickering emulsions with spherical droplets and no visible phase separation. Indeed, encapsulation efficiency increased with increasing SFE-HBP concentration, from 73.96% to 87.06%. The particle size ranges (7.22–12.44 µm) and zeta potential values (+21.73 to +28.24 mV) indicate good colloidal stability. For both TPC and CUPRAC antioxidant activities, a concentration-dependent increase was observed, with the highest values in the 15% SFE-HBP-containing emulsions. Collectively, these findings indicate that a chitosan-based Pickering emulsion is an effective delivery system for SFE-derived bioactive compounds from honey bee pollen. The method provides enhanced encapsulation efficiency, antioxidant capacity, and physicochemical stability, hence exhibiting great potential for functional food and nutraceutical applications.
- MakaleAçık Erişim2026The relationship between individual learning preferences and academic achievement: A VARK model perspective among physical education and sports teaching students
Bayrakdaroğlu, Yeşim; Türker, Üstün; Ateş, Zeynep Hazal; Demir, Salih
Understanding the relationship between learning styles and academic achievement among students in Physical Education and Sports Teaching programs is crucial for designing more effective and student-centered instructional approaches. Accordingly, the primary aim of this study was to examine pre-service teachers’ individual learning styles and their relationship with academic performance. The study sample consisted of 548 undergraduate students from different year levels. Data were collected using a Personal Information Form and the VARK Learning Style Inventory (Version 7.0). The collected data were coded and analyzed using IBM SPSS Statistics (Version 27.0). Descriptive statistics were used to determine participants’ demographic characteristics, dominant learning modalities, and learning model types. To examine the relationship between dominant learning styles and academic achievement, chi-square and Linear-by-Linear Association tests were employed. The findings revealed that students predominantly preferred kinesthetic and read/write-oriented learning styles, and a considerable proportion exhibited multimodal learning preferences. Although no direct significant relationship was found between dominant learning styles and academic achievement, the influence of learning models on performance was observed particularly among students with moderate academic achievement levels. In conclusion, while learning styles do not solely determine academic success among pre-service teachers in sports sciences, they appear to be an influential factor in shaping the quality and flexibility of the learning process. Therefore, it is recommended that teaching practices incorporate applied and multidimensional approaches that take students’ individual learning preferences into account.
- MakaleAçık Erişim2026Gümüşhane’nin Heyelan Duyarlılığının Makine Öğrenmesi Algoritmaları Kullanılarak Değerlendirilmesi
Bostancı, Hasan Tahsin
Gümüşhane, jeolojik yapısı, engebeli topografyası ve iklimsel özellikleri nedeniyle ülkemizde heyelan, kaya düşmesi ve çığ gibi kütle hareketlerinin sıkça yaşandığı illerden biridir. 2021 yılında hazırlanan il afet risk azaltma planında il genelinde meydana gelen doğal afetlerin %49’unu heyelanların oluşturduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada, makine öğrenmesi algoritmaları kullanılarak Gümüşhane’nin Merkez ilçesinin heyelan duyarlılık haritalarının üretilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada makine öğrenmesi algoritmaları olarak lojistik regresyon (LR), yapay sinir ağları (ANN) ve destek vektör makineleri (SVM) tercih edilmiştir. Adı geçen algoritmalarla oluşturulan duyarlılık modellerinde; bakı, drenaj ağlarına uzaklık, yola uzaklık, yükseklik, arazi örtüsü, litoloji, plan eğriliği, profil eğriliği, eğim ve topografik nemlilik indeksi (TWI)’nden oluşan 10 faktör kullanılmıştır. Modellerin eğitim ve doğrulama aşamasında MTA Genel Müdürlüğünden temin edilen heyelan envanter haritası kullanılmıştır. LR, ANN ve SVM modellerinin performansı ROC eğrisi altında kalan alan (area under the ROC curve - AUC) metriği kullanılarak değerlendirilmiştir. LR, ANN ve SVM modellerinin AUC değerleri, sırasıyla, 0.784, 0.865 ve 0.888 olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlar SVM modelinin diğer modellerden daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, çalışma alanında heyelanların meydana gelmesinde en etkili faktörlerin sırasıyla eğim, yükseklik, TWI ve yola yakınlık olduğu belirlenmiştir.

















