Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2024
    Görmek değişmektir: kültürel mirasın ekran aracılığı ile anlatımı

    Taşdelen, Birgül

    Her çağın bakışı, o çağın düşüncesini yansıtır. Bu yönü ile ele alındığında insanlık tarih boyunca yaptıklarıyla ve yaşadıklarıyla kendini hatırlatma noktasında sınırsız anlam ve etkilere sahip temsiller dünyası oluşturma gayreti içerisine düşmektedir. Dolayısıyla değişik amaçlar için tasarlanmış bu temsillerin, üst düzeyde etkilediği bir kültür içinde yaşadığımızı ifade etmek yanlış olmayacaktır. Sürekli kuralları ve uzlaşımları değişen farklı temsil sistemlerinin tezahür ettiği bu imgeler ve sözcükler bize hayatı anlamlandırma açısından geniş bir bakış açısı sağlamaktadır. Bugün, her şeyi her zamankinden oldukça farklı görmekteyiz. Teknolojinin yaşam biçimlerimiz üzerindeki giderek artan etkisi ve insan duyularının algılamasının düzenlenmesinde kullanılan yeni radikal sunum araçları, dünyayı keşfetme yollarımızı hem tasvir etmeyi hem de sorgulamayı amaçlar. Bu bağlamda yeni medya teknolojileri iletişim, etkileşim ve aktarım özellikleri bakımından günceli yakalamış, sadece kullanıcıya sunum araçlarını değiştirmekle kalmamış aynı zamanda deneyimlerin üretildiği sosyal, ekonomik, politik ve kültürel ortamları da etkilemiştir. Medyadaki bilimsel uygulamalar arasında yer alan belgesel sinema da sosyal ve kültürel değişimlerle her zaman birbirine bağlı estetik ve teknolojik büyümenin aşamaları üzerine kurulu ve bunu merkez alan organik bir değişim sürecinin parçasıdır. Bu çalışmanın amacı gerçekliği izleyici hafızasıyla etkileşime geçirerek anlatısallaştıran sayısallaştırmanın, çağdaş bellek üzerindeki bazı önemli sonuçlarını teorik olarak araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada post-dijital durum ve dijitalleşmenin bellekle olan ilişkisi hakkında genel bir giriş yapılacak ardından ekran aracılı deneyim açıklanarak, ekran aracılı deneyimlerin izleyici üzerindeki etkilerinin izi sürülecektir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Z Kuşağının Analog Medyayı Kullanım Nedenleri ve Geleneksel Medya Deneyimi Üzerine Bir İnceleme

    Taşdelen, Birgül; Köse, Hüseyin; Aydoğan, Bahar Balcı

    Gazete, kitap, sinema, televizyon ve radyo gibi analog medya biçimleri ve bunların ürettiği toplumsal ve kültürel deneyime görece uzak olduğu varsayılan Z kuşağının kendini bu medya biçimlerine karşı nasıl konumladığı meselesi, özellikle de medya ekolojisine dair sunacağı veriler açısından araştırmaya değer bir konudur. Bu bağlamda, çalışmada Z kuşağının kendi medya kullanım yatkınlığı içine alamadığı, içinde bulunduğu algılama evreniyle çok da benzer olmayan, dijital medyanın otomatik hızla aktarılabilen enformasyon ve içerik biçimlerine oranla daha yavaş ve seçenek bakımından da görece daha sınırlı olduğu varsayılan analog medyayı kullanma nedenleri ve bu kullanımdan ne tür doyumlar elde ettiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı’na dayandırılan çalışmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi lisans ve ön lisans programlarında okuyan Z kuşağı öğrenciler oluşturmakta olup, basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 853 öğrenciyle elektronik ortamda anket çalışması yapılmıştır. Sonuç olarak, çevrimiçi medyayı yoğunlukla kullanan Z kuşağının, analog medyayı tamamıyla yok saymadığını, özellikle erkek katılımcıların sinema filmi izlemek gibi eğlenceli zamanlar geçirmek adına analog medyayı tercih ettiği, kadın katılımcıların ise kişisel gelişim/kendini ifade etme gibi nedenlerle analog medyayı kullanmayı daha fazla tercih ettikleri bulgusuna ulaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Bir Gülmece Unsuru Olarak Doktor-Hasta-Hasta Yakını İlişkileri: Online Karikatürler Üzerinden Bir İnceleme

    Taşdelen, Birgül; Ayaz, Ferihan; Ayaz, Hakan

    Sağlık profesyonelleri ve hastalar arasındaki iletişim, doğası gereği sorunludur. Doktor ve hasta ya da hasta yakını ilişkilerinde mesajın tam olarak doğru bir şekilde iletilmesi önemlidir. Doktorlar hasta ve yakınlarıyla açık bir şekilde iletişim kurmak istemektedirler, ancak teknik terminolojiye hakimlik, halk dilinde terminolojik karşılığı olmayan kelimeleri kullanma ve çoğunlukla hasta ve yakınlarının anlayabileceğinden daha fazla bilgiyi iletme çabası, hasta ve yakınlarıyla empati ve güven bağı kurmayı engellemektedir. Bu durum, doktorların hasta ve hasta yakınlarıyla sağlıklı bir iletişim kurmasını engellemektedir. Hasta ve yakınlarının da tıbbi terminolojiyi anlayamama, konulan teşhisle meşgul olma, kaygı, endişe ve hatta bazı durumlarda panik olma gibi konsantrasyonu güçleştiren faktörler nedeniyle doktorla sağlıklı bir iletişim kuramadıkları söylenebilir. Dolayısıyla bu çalışmada doktor, hasta ve yakını arasında iletişim sorunlarının karikatürlere nasıl yansıtıldığı doktor, hasta ve hasta yakını arasındaki iletişimi tasvir eden 113 karikatür üzerinden analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, incelenen karikatürlerde doktor-hasta ilişkilerinin merkeze alındığı görülmektedir. Karikatürlerde doktorun hastayla iletişim kurma becerisindeki eksiklikler ve doktorların yanılmaz olduğu şeklindeki anlatıların hicvedildiğine rastlanırken, hastanın ise büyük oranda kurban olarak tasvir edildiği ve kafası karışık, doktor dilinden anlamayan/cahil olarak betimlendiği görülmektedir. Modern tıp pratiğinin yaygın bir eleştirisinin yapıldığı karikatürlerde, hastaların kaygılarının bazen doktorun kaygılarından farklı olduğu gerçeğinin de göz ardı edildiği yansıtılmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kâr amacı gütmeyen televizyon kanallarının kurumsal itibarı: trt örneği

    Taşdelen, Birgül; Eroğlu, Dilek Turan; Taşlı, Hande

    İzleyicilerle iletişim, kurumsal stratejinin merkezi bir odağı haline gelmiştir. Bir kurumu daha şeffaf hale getiren herhangi bir iletişim, paydaşların faaliyetlerini daha sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini sağlayarak iyi bir itibar kazanmalarını neden olmaktadır. Bu çalışmada sosyo-demografik özelliklerin kâr amacı gütmeyen kurumlar arasında yer alan ve kamu hizmeti yayıncılığı yapan TRT’nin kurumsal itibarını oluşturmadaki rolü tespit edilmeye çalışılmıştır. TRT’nin kurumsal itibar algısını RepTrak ölçeğinden faydalanılarak ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma, Karadeniz bölgesinde yaşayan ve kolayda örneklem yoluyla belirlenen 385 kişiyle veri toplama aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda başarılı itibar yönetimi özellikle evli kadın katılımcılar arasında anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Analiz yenilikçilik ve vatandaşlık alt boyut puanlarının yüksek eğitimli katılımcılar için önemli olduğunu göstermektedir. Ayrıca kurumun itibar algısının aylık geliri 2001-5000TL arası olan katılımcılar arasında daha yüksektir. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, izleyicilerin TRT’nin yenilikçi yaklaşımı ve vatandaşlığa yönelik uygulamalarıyla kurumsal entegrasyonunu ve kurumsal sadakatini pekiştirdiği söylenebilir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2021
    Investigation of Purchasing Behaviors of Young Consumers for Social Media Advertisements Using Technology Acceptance Model: Gümüşhane University

    Taşdelen, Birgül; Aydın, Ceren

    Social networks, which have radically changed our communication style with the developments in communication technologies, are used by businesses as an advertising tool to differentiate from their competitors and directly reach the target audience. In addition, social media advertisements are important in terms of increasing awareness of businesses and gaining return from the target audience. On the other hand, knowing consumer purchasing behavior is a prerequisite for advertiser businesses to be successful in social media. Twenty-six research questions were created in the study, and then, by testing the hypotheses, regression analysis was applied to test the hypotheses, and the data were interpreted. The results obtained result in the fact that university students in the sample find social media advertisements useful, useful and reliable, have positive attitudes and intentions towards purchasing, and positive attitudes and intentions cause them to perform purchasing behaviors. In addition to provide accurate and descriptive information in advertisements.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisinin zen pırlanta üzerinden incelenmesi

    Taşdelen, Birgül; Akduman, Bensu

    Tüketim kavramı günümüzde, bireylerin yalnızca ihtiyaçları doğrultusunda tüketmek yerine kişisel ve sosyal değer yüklü hedeflere ulaşmalarına yardımcı olan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Artık tüketimde, haz alma (hedonizm) kavramı ön plana çıkmaya başlamıştır. İnsanlar ihtiyaç dışı alışverişe haz almak için yönelmeye başlamışlar ve markalara yükledikleri sembolik anlamlarla kendilerini tüketim alanında farklılaştırma yoluna gitmişlerdir. Bu doğrultuda tüketim davranışında yeni bir boyut olan marka bağımlılığı kavramı ortaya çıkmıştır. İşletmeler için de oldukça önemli olan bağımlılık kavramı günümüz tüketiminin vazgeçilmez bir unsuru halini almıştır. Dolayısıyla artık işletmelerin de temel gayelerinden birisi, tüketicilerde marka bağımlılığı yaratmak ve işletme ya da markaları için sadık müşteri portföyünü oluşturmaktır. Hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisini Beklenti Teorisi ile incelemeyi amaçlayan bu araştırma, Trabzon, Mersin, Eskişehir, Diyarbakır ve İstanbul illerinde yaşamakta olan 18-65 yaş arası çalışan ve lüks tüketim yapan/yapma arzusu duyan tahmini 500 kişiye uygulanmış olan anket yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hipotezleri test etmek amacıyla faktör analizi, t testi, anova analizi, ve regrasyon analizi uygulanmış ve veriler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda özellikle kadın, evli, eğitim düzeyi ve gelir düzeyi yüksek olan katılımcılarda hedonizm etkilerinin ve marka bağımlılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, değerlendirmeye alınan beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2020
    Dijital Çağın Yeni Trendi Sosyal Medya Etkileyicileri: Vloggerların Üniversite Öğrencilerinin Satın Alma Davranışı Üzerindeki Etkisi

    Taşdelen, Birgül

    Günümüzde sosyal ağ etkileyicileri, kitlelerine ürün tanıtarak pazarlamada önemli bir rol oynamaktadır. Sosyalağların geniş pazarlama imkanları sayesinde, özellikle genç medya tüketicileri giderek daha fazla çevrimiçietkileyicilerin içeriklerini kullanıyor. Vlogger tavsiyelerinin gençlerin satın alma niyetleri üzerinde etkili olupolmadığını inceleyen ve vloggerların homophily tutum, sosyal ve fiziksel çekicilik, güvenirlilik, uzmanlıkrollerinin ve para sosyal ilişkilerinin satın alma üzerindeki etkisini ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma,Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrenim gören 525 üniversite öğrencisiyle veri toplama aracı kullanılarakgerçekleştirilmiştir. Çalışmada on üç tane araştırma sorusu oluşturulmuş, bu araştırma sorularından hareketleankete verilen yanıtlar T testi ve Anova analizleri ile test edilmiştir. Ulaşılan sonuçlar, örneklem dahilindekiüniversiteli gençlerin çoğunun Snapchat üzerinden vlogger takip ettiğini ve satın alma kararlarında fizikselçekicilik, homophily tutum ve para-sosyal ilişkileri dikkate aldıklarını göstermiştir.

  • MakaleYalnız künye2020
    Online Hate Speech Against Syrian Refugees on Twitter: #suriansdonotwant

    Taşdelen, Birgül

    Social networks are increasingly effective platforms that allow more information to be carried and disseminated easily and efficiently. However, these ideas shared on a mobile basis can sometimes be hateful and harmful, and some even reach the hate speech dimension. In online media environments where hate speech is produced, media portraits of people from other cultures and the stereotyped images produced by these portraits often show that outsiders are dangerous and can shape the perception of society. Therefore, this study examines the online reflections of hate speech against immigrants on Twitter. Within the scope of the study, 1545 tweets related to the hashtag opened on Twitter as we do not want #surians, were analyzed by content analysis, then 3 videos and 3 tweets among the analyzed tweets were evaluated by discourse analysis method of Teun Van Dijk.Accordingly, it is the aim of the article to determine how hate speech for refugees is carried out online. Accordingly, it is the aim of the article to determine how hate speech for refugees is carried out online. According to the results obtained from the research, in online discourses, refugees are seen as invasive, greedy and immoral, and in online emotional reactions, humiliation rather than pity are encountered. It has been concluded that positive changes such as mutual understanding and the right to live together are generally shallow through internet and social media, and social networks are not favorable environments for such discussions, which are also vital for functional democracies.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Enformasyondan Bilgi’ye: Üniversite Öğrencileri Haberleri Sosyal Medyadan mı Öğrenir?

    Taşdelen, Birgül

    Çevrimiçi ortamların etkili bir iletişim aracı olarak yükselişi, habere ulaşma, tüketme ve paylaşma şeklini kökten değiştirdi. Haber platformu olarak sosyal medyanın yükselişi, bilgiye erişim ve katılım deneyimlerimizi de zenginleştirmiştir. Bu çalışma, genç kullanıcıların sosyal medyada haber tüketim sürecini Eveland’in Bilişsel Arabuluculuk modeli ile incelemektedir. Sosyal medyada habere rastlantısal maruz kalınması, paylaşılan haber içeriğine katılım, bilişsel ayrıntılandırma ve güncel olaylar bilgisi arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma, 402 kişiyle veri toplama aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, genç kullanıcıların çoğu, çevrimiçi erişim gerektiren dijital ortamlarla bağlantılarının bir parçası olarak sosyal medyada rastladıkları haberlere dikkat etmektedir. Ayrıca sonuçlar, pasif olarak habere maruz kalan genç kullanıcıları da dahil etme becerisine sahip sosyal medyanın, haber ve bilgi kullanımı arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini ortaya koymaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2020
    COVID-19 Salgın Sürecinde Yaşlılağa Bakış: 280 Karakter Yaşlılar Hakkında Ne Söylüyor?

    Taşdelen, Birgül

    Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019 koronavirüs hastalığını (COVID-19) bir pandemi olarak ilanettikten sonra, COVID-19 virüsünün yayılmasına engel olmak için ülkemizde ve dünya çapında ciddi önlemler alınmıştır. Bu önlemlerden biri de 65 yaş ve üstü bireylere getirilen sokağa çıkma yasağıdır. 65 yaş ve üstübireylere getirilen sokağa çıkma yasağı koruyucu olmayı amaçlasa da, COVID-19 vaka ve ölüm oranlarınınyüksek bir yüzdesinin 65 yaş ve üstü bireylerden oluşması, bu hastalığın bir “yaşlı hastalığı” olarakalgılanmasına ve COVID-19’un etkilediği en dezavantajlı grup olmasına dayanak oluşturmuştur. COVID-19öncesi dönemde de yaşa dayalı ayrımcılıklarla karşı karşıya olan yaşlı bireyler, pandemi sürecinde gerek politiktartışma ve düzenlemelerde gerekse haber söylemlerinde yapılan yaş vurgusu nedeniyle, sadece günlük hayattadeğil, çeşitli medya ortamlarında da şiddetli ayrımcı tutumlara maruz kalmıştır. Pandemi sürecinde yaşlılarayönelik ayrımcılığın yansıdığı medya ortamlarından biri de sosyal ağlardır. Sosyal ağlar üzerinden Covid-19nedeniyle yaşlı yetişkinlerin durumuyla ilgili gerçek endişelerin yanında, yaşlılar hakkında olumsuz içeriklerede rastlanmaktadır (Jimenez vd., 2020: 1662). Buna göre söz konusu çalışma, COVID-19 nedeniyle sosyalmedyada yaşçılıkla ilgili içeriklerin Twitterdaki yansımalarını incelemektedir. Çalışma kapsamında 21 Martve 12 Mayıs 2020 tarihleri arasında Twitter üzerinden atılan toplam 221 tweet içerik analiz yöntemi iledeğerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, COVID-19 nedeniyle yaşlılara yönelik rahatsız edici içerikler,korku ve panik içinde olan ve bu nedenle yaşlılara yardım edilmesi gerektiğini belirten tweetlere göre oransalolarak daha fazladır. Ayrıca atılan tweetlerde COVID-19’un çoğunlukla yaşlıları etkilemesinden dolayıönemsizleştirildiği şeklindeki paylaşımlara da rastlanılmıştır. Dolayısıyla, salgın boyunca Twitter’da yaşlıinsanlarla ilgili kaygı ve ilginin azaldığı ve yaşçılık söylemlerin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Acil sonuçlarsadece yaşlı yetişkinlere yönelik dışlanma söylemlerini teşvik etmekle kalmamakta, 65 yaş üstünün “tedbirli” olmasından çok tehlikeli oldukları ve toplumun yaşlı yetişkinlere ihtiyaç duymadığı şeklinde bir algıoluşturmaktadır. Sonuç olarak yaşlılara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı tutumların, gündelik hayatın bir uzantısısayılan ve kriz anında bile bağlantıda kalmamızı sağlayan soyal medya platformlarından biri olan Twitter’daşiddetlenmeye başlaması, pandemi sürecinde yaşlıların günlük yaşam biçimlerini karmaşıklaştırmasınınötesinde, kuşaklar arası gerilimin yoğunlaşmasına da neden olabileceği düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2019
    Use of cultural and religious indicators in television advertisement: semiological analysis of 2010-2017 coca-cola ramadan advertisement

    Erdoğdu, Zeynep Sultan; Taşdelen, Birgül

    The concept of culture, which includes all material and spiritual elements related with the society, focus on advertisement activitiest shows the different characteristics from society to society. As a related with all countries, it is getting difficult to develop and adopt a general approach for the concept of culture which encompasses a widerange of issues from family structure and relationships in society to understanding of education system as well as religious beliefs and traditions. In this sense, ad producers are improving various advertising strategies by taking societies' traditions, cults, perceptions and likes into consideration. By this way, social and cultural indicators are dominant factors in the formation of advertising strategies. By acting locally while thinking from a global viewpoint is commonly used when the cultural impact felt intensely. This is especially in the month of Ramadan when cultural and religious signs are intensively use. For this reason, this study aims to reveal how the special ads of Coca-Cola is able to localize by using which cultural aspects of Turkey. 7 (seven) TV commercials which Coca-Cola formed for Turkey between the years 2010-2017 examined with semiotic method. In these commercials, Coca-Cola was tried to determine what cultural elements contribute to localization as part of denotation and connotation which developed by Barthes in 1991. In terms of the limitation of the study, 2015 was excluded from the study as no advertising film was made about the Ramadan period in 2015. Based upon the data obtained from the survey of special Coca-Cola commercials for Turkey, it is concluded that Coca-Cola uses mosque, minaret, roofing lead and chant as religious indicators; Ramadan drummer, reed and tuckerbag as cultural indicators over connotation meanings of happiness, sharing, coexisting, folksiness and plentifulnnes. Thusly, in inspected advertisements, some sensual attributes such as sharing, helping each other and concentrationare dedicated to product and with the factors established by the consumer culture, the consumer re-establishes the demands of the system by internalizing the offered side meanings.

  • MakaleYalnız künye2017
    Views of college students towards social media and privacy: the case of european university of lefke

    Taşdelen, Birgül; Çataldaş, İbrahim

    Personal information sharing via social media is increasing day by day. Social media users are deciphering their emotions and thoughts on their large friend network while paying close attention to applications that affect the privacy of private lives such as Facebook. The aim of this study is to analyze the attitudes of the emerging adults aged 18-35 to social media and privacy. In this study, a questionnaire is used as the data collection method and 200 students from European University of Lefke are applied. Those who participate to the survey are selected by random sampling method. The results of the research support the inconsistencies in the actual social behavior and the effects of violations of private life.

  • MakaleYalnız künye2016
    Daily life on the role of consumer cases investigating in the child magazine in terms of gender

    Taşdelen, Birgül

    In this study the question will be searched that what kind of value judgement Winx and Cartoon Network child magazine offer to children in the period of primary education between 7-13 years old in terms of gender roles in the Turkey. Studies based on the content analysis is limited to stories, posters, gift and ads analysis of Winx and Cartoon Network magazines in the number published in January 2016. Findings reveal existence of presentations about gender roles and the boys and girls behave according to gender roles through this presentation in the children's magazine, which is a mass communication tool. In the analyzed journals, it is seen that, both vaccination of children consuming emotion and it was used as a tool of the children's magazine for reproduce and maintain of the traditional roles of men and women. As a further analysis of the results, it seems to be at the forefront of visuality, move away from the written culture and intensity of posters, illustrations and instead of long stories short comics that use. In light of the findingsthese results are issued, present of their children's magazines away from the main function from the training function