Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Düşey yol işaretleri ve görünürlüğünün trafik güvenliğine etkisi

    Tahsin Durmuş

    Dünyada olduğu gibi Türkiye' de de artan araç sayısı ile beraber meydana gelen trafik kazalarının sayısı da artmaktadır. Trafik kazalarını önleme, kayıpları azaltma ve çözümler geliştirme konusunda hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok araştırma yapılmaktadır. Trafik içerisinde belirli bir sistem ve düzen mevcuttur. Yol ve trafik işaretleri bu sistem içerisinde yol kullanıcıları tarafından yorumlanabilecek görsel bir dil tanımlar. Bu işaretler yoldaki mevcut trafik durumunu belirtir, sürücülerin etrafındaki tehlike ve zorlukları gösterirler, sürücülere çeşitli uyarılar ve faydalı bilgiler sağlayarak sürüşü daha güvenli ve kolay hâle getirirler. Ancak insanların görsel algı yetenekleri, bireyin fiziksel ve zihinsel durumuna da bağlıdır. Belirli koşullarda bu yetenekler, yorgunluk ve gözlem becerileri gibi birçok faktörden etkilenebilir. Dolayısı ile düşey trafik işaretlerinin etkinliği, sadece doğru tasarlanmış ve doğru yerleştirilmiş olmalarıyla değil, aynı zamanda özellikle sürücüler tarafından doğru bir biçimde algılanmaları ile de ilgilidir. Bu çalışmada, Şanlıurfa ilinde belirlenen bir yol güzergâhında bulunan bazı düşey trafik işaret levhalarını ve trafikte daha güvenli sürüşe katkılarını incelemek amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Bu yol güzergâhını kullanan 480 kişiye yüz yüze anket uygulanmıştır. Analizler ile yol kullanıcı davranışlarının; kurallara uyma düzeni, güvenli rota izleme ve düşey işaretlerin etkinliği, GPS veya navigasyon kullanımı ve eksik veya yetersiz düşey işaretler gibi faktörlere göre nasıl değiştiği araştırılmıştır. Levene testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Welch testi ve post hoc testler kullanılarak yapılan değerlendirmeler ile düşey işaretler ve yol kullanıcı davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları, farklı trafik işaretlerinin yol kullanıcıları tarafından nasıl algılandığını ve bu algıların trafik güvenliği üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Yeşil tarım ve çevresel sürdürülebilirlik uygulamaları: AHP yöntemi ile tarım sektörü analizi

    Ali Almatar

    Bu araştırma, tarım sektöründe yeşil üretim ve çevresel sürdürülebilirlik uygulamalarını analiz ederek stratejik öncelikleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Doğal kaynakların korunması ve ekolojik dengenin sürdürülebilmesi için sürdürülebilir tarım yöntemlerinin geliştirilmesi kritik bir öneme sahiptir. Çalışmada, yeşil üretim uygulamalarının mevcut durumu Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kullanılarak değerlendirilecektir. AHP yöntemi sayesinde, tarım sektöründe çevresel sürdürülebilirlik açısından en etkili faktörler hesaplanacak ve bu kriterler doğrultusunda uygulanabilir stratejiler önerilecektir. Araştırma kapsamında anket ve görüşme teknikleri kullanılacaktır. Uzmanlardan, tarım sektöründe sürdürülebilirlik ve yeşil üretime dair kriterleri değerlendirmeleri ve sıralamaları istenecektir. Toplanan veriler, sektördeki çevresel etkileri azaltmaya yönelik uygulamalar için bir çerçeve oluşturacaktır. Araştırma sürecinde etik ilkeler gözetilecek; katılımcıların gönüllü katılımı esas alınacak ve kimlik bilgileri gizli tutulacaktır. Elde edilen veriler yalnızca akademik amaçlarla kullanılacak, anonimlik sağlanacak ve üçüncü şahıslarla paylaşılmayacaktır. Çalışmanın sonuçları, tarım sektöründe yeşil üretim ve sürdürülebilir tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılması adına önemli bir rehber niteliği taşıyacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kuşburnu meyvelerinin farklı çözücüler içeren maserasyon ve ultrasonik destekli ekstraksiyon parametrelerinin antioksidan antimikrobiyal aktiviteleri ve enzim inhibisyonu etkilerinin karşılaştırılması

    Mohammed Abdulsamad Hafedh

    Tıbbi ve aromatik bitkiler uzun zamandır insanlığın yararına kullanılmaktadır. Bu bitkilerden en iyi şekilde yararlanmak için özütlerinin en doğru şekilde elde edilmeleri önem taşımaktadır. Kuşburnu (Rosa canina L.) yaygın biçimde tüketilen ve içerdiği fenolik bileşikler sayesinde önemli antioksidan, antimikrobiyal, antidiyabetik, anti-inflamatuar etkiye sahip yüksek derecede C vitamini içeren tıbbi bir bitkidir. Bu çalışmada ekstraksiyon için geleneksel maserasyon ve ultrasonikasyon destekli ekstraksiyon (maserasyon + ultrasonikasyon) yöntemleri uygulanmıştır. Bu amaçla dimetil sülfoksit (DMSO), Metanol-Su (20:80) ve etilasetat çözücülerinin kullanıldığı maserasyon ve maserasyon + ultrasonikasyon ekstraktları (sırası ile DMM, DMU, MSM. MSU, EAM ve EAU)oluşturuldu. Maserasyon + Ultrasonikasyon yönteminde maserasyon yöntemine ek olarak ultrasonikasyon gerçekleştirildi. Diğer tüm uygulamalar aynı şekilde yapıldı. Ekstraktların toplam fenolik madde (TPC), toplam flavonoid madde (TFC) içerikleri ile DPPH, ABTS ve FRAP olarak antioksidan aktivite tayinleri yapıldı. DMU ekstraktının diğer gruplara göre TPC ve TFC içeriği bakımından en yüksek değerlere sahip olduğu görüldü (p<0.05). Aynı şekilde DMU FRAP haricinde en yüksek antioksidan aktiviteye sahipti. Bu ekstraktlarda aynı zamanda Gram (-), Gram (+) bakteri suşlarını ve mayadan oluşan 8 farklı tür organizma ile antimikrobiyal aktivite ve minimal inhibitör konsantrasyon (MIC) tayini yapıldı. Genel olarak ekstraktların etki gösterdiği mikroorganizma sayısı değişmekle beraber Candia albicans ve Bacillus sereus'a karşı tüm ekstraktların antmikrobiyal aktiviteye sahip olduğu tespit edildi. Ekstraktların aynı zamanda ekstraktların astilkolinestreaz ve butirilkolinestreaz inhibitör aktiviteleri de araştırıldı. EAU'in en düşük AChE ve BChE inhibitör IC50 değerine sahip olduğu görüldü. Özellikle antioksidan içerik ve aktivite bakımından maserasyon ve ultrasonik destekli maserasyon yönteminin sadece maserasyon yöntemine göre polar çözücü kullanıldığında daha etkili olduğu tespit edildi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türkiye ile Azerbaycan'ın tarım politikaları bağlamında mukayeseli olarak incelenmesi

    Hajı Aslanlı

    Türkiye ve Azerbaycan, tarım sektörünü desteklemek amacıyla farklı politikalar uygulamaktadır. Türkiye, özelleştirme ve destekleme politikalarıyla tarım sektöründe üretimi artırmayı hedeflerken, Azerbaycan ise tarım sektöründe devlet destekli projelere odaklanmaktadır. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasına yönelik her iki ülke de farklı teşvikler ve destekler sağlamaktadır. Bu politika farklılıkları ve benzerlikleri üzerine yapılan çalışmalar, her iki ülkenin tarım politikalarının etkinliği ve sürdürülebilirliği hakkında önemli bir değerlendirme sunmaktadır. Bu araştırma, Türkiye ve Azerbaycan'daki tarımsal politikaları, uygulamaları, potansiyelleri ve riskleri kalkınma bağlamında incelemek amacıyla yapılmıştır. İnceleme kapsamında literatür taraması yapılmış ve karşılaştırmalı yöntem kullanılmıştır. Tezin amacı, kapsamı ve sınırlılıkları göz önünde bulundurulduğunda, karşılaştırmalı yöntemin araştırma için uygun bir yöntem olduğu görülmektedir. Azerbaycan'da sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı sağlamanın önemli şartlarından biri, uluslararası işbölümüne aktif katılımdır. Dünya ekonomik sistemiyle etkin ilişkiler kurulması, ekonomik istikrarın sağlanması, ülkenin dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi ve döviz kazancının artırılması, derin yapısal ve teknolojik değişikliklerin uygulanmasını gerektirmektedir. Bu süreç, sürekli kalkınmayı destekleyecek şekilde şekillendirilmektedir. Tarımsal üretim de dahil olmak üzere ihracata yönelik üretim yapılmaktadır. Türkiye'de sürdürülebilir tarımın gelişimi, tarım sektöründe uygulanan politika yönlendirmeleri ve uygulamalarının sonucudur. Bu gelişimde çevresel, ekonomik ve sosyal faktörler göz önünde bulundurulmaktadır. Sürdürülebilir tarım, üretimin çevreye zarar vermeden gerçekleştirilmesini ve doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. Türkiye tarımı, ülke ekonomisi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Tarım sektörü, Türkiye'nin dış ticaret dengesini de belirleyen önemli bir faktördür. Tarımsal ürünlerin ihracatı ve ithalatı, ülke ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Sonuç olarak, Türkiye'de tarım sektörü, ülke ekonomisinde gelir artışını sağlayan temel faktörlerdendir. Bu sektörün gelişimi aynı zamanda sosyal ve ekonomik dengenin korunmasına da katkı sağlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Murat Menteş'in romanları üzerine tematik bir inceleme

    Hasret Tanyeri

    Çağdaş Türk edebiyatının özgün yazarlarından biri olan Murat Menteş, şiir ve denemeleriyle başladığı kariyerine roman ve söyleşilerle devam eder. Menteş'in Dublörün Dilemması (2005), Korkma Ben Varım (2008), Ruhi Mücerret (2013), Antika Titanik (2018), Fink (2021), Tabancalı Kız (2022) ve Afili Hafiye (2023) adlı romanları merkeze alınarak bu romanlarında öne çıkan temel temaların tespit edildiği çalışmamızda aşk, cinai, ölüm, dostluk, baba sorunu, kapitalizm eleştirisi gibi temalar, romanlardaki olay örgüsü ve karakter kurguları üzerinden analiz edilmiştir. İroni, mizah, aforizmalar, popüler kültür referansları ve postmodern unsurlarla örülü olan Murat Menteş'in romanları, bu açıdan derinlikli bir anlam katmanını ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca romanlarında postmodern anlatı tekniklerine sıkça başvuran yazarın bu çerçevede zaman, mekân ve anlatıcı kullanımıyla geleneksel roman kurgusunu dönüştürdüğünü de söyleyebiliriz. Romanları bilimsel metotlar kullanarak incelemeyi ve böylelikle romanların izleksel kurgusunu tespit etmeyi hedeflediğimiz çalışmamız; bahsi geçen yedi romandaki tematik çeşitliliği ortaya koymayı, aynı zamanda çağdaş Türk romanında temaların nasıl ele alındığını göstermeyi amaçlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Yozgat ilinde yerel medya ve yapay zeka: Nitel bir analiz

    Rabia Sultan Sedef

    Bu çalışma Yozgat ilindeki yerel medya çalışanlarının yapay zekâya yönelik algıları ve yapay zekânın haber üretimindeki yerini tespit etmek amacıyla nitel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Bu çalışma, Şubat 2025 ile Mayıs 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen yüz yüze görüşmelerle yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, katılımcılara yapay zeka ile ilgili düşünceleri ve kullanım alanları üzerine sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler için nitel araştırma yöntemi çerçevesinde yer alan veri analizi tekniklerinden biri olan betimsel analiz kullanılmıştır. Katılımcılar, 8 kadın ve 22 erkek olmak üzere toplamda 30 kişiden oluşmaktadır. Katılımcılar, yapay zekânın yalnızca avantajlarının değil, aynı zamanda birtakım dezavantajlarının da bulunduğunu ifade etmişlerdir. Olumlu yanları ile kullanıldığında yapay zekânın meslekleri açısından bir yardımcı görevi gördüğünü söylemişlerdir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Evli kadınlarda aile içi şiddet farkındalığı ile kadına yönelik eş şiddetine maruz kalma arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Dilan İçli Hayme

    Bu çalışma, evli kadınların aile içi şiddet farkındalıkları ile eş şiddetine maruz kalma durumlarının sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ve farkındalığın eş şiddeti üzerindeki yordayıcı etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel yöntemle, gönüllü olan 403 evli kadının katılımıyla yapılmıştır. Veriler, Aile İçi Şiddet Farkındalık Ölçeği, Aile İçi Kadına Yönelik Şiddet Ölçeği ve demografik bilgi formu ile toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre; 31–40 yaş aralığında bulunan, evlilik süresi 10 yıl ve altında olan, kendisi ve eşi çalışan ve eşi yüksek eğitim düzeyine sahip kadınların aile içi şiddet farkındalıklarının daha yüksek, eş şiddetine maruz kalma düzeylerinin ise daha düşük olduğu belirlenmiştir. Eşin düzenli çalışmamasının kadınlarda şiddeti kabullenme eğilimini artırdığı; ileri yaşta olan ve tanışarak evlenen kadınların ise daha yüksek farkındalık düzeyine ve daha düşük şiddet maruziyetine sahip olduğu saptanmıştır. Çekirdek aile yapısına sahip kadınların şiddeti daha iyi tanıdığı ve daha az kabullendiği görülmüştür. Eşi alkol kullanan kadınlar şiddeti tanımada daha bilinçli olsalar da daha fazla şiddete maruz kalmaktadır. Ayrıca eşin ruhsal bir tanısının bulunmasının eş şiddeti düzeyini artırdığı belirlenmiştir. Artan farkındalık düzeyinin eş şiddetine maruz kalmayı azalttığı saptanmıştır. Bu doğrultuda, kadınların güçlenmesini destekleyen ve ekonomik bağımsızlığını artıran programlar ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılmalıdır. Anahtar Kelime: Aile içi şiddet, Eş şiddeti, Farkındalık, Kadın, Sosyal hizmet.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Mali tablolardaki hilenin önlenmesi ve tespitinde adli muhasebecilik becerilerinin AHP yöntemiyle seçimi: Türkiye ve İran örneği

    Farıdeh Nıyazı

    Bu çalışmanın amacı, mali tablolardaki hilenin önlenmesi ve tespitinde adli muhasebecilik becerilerinin Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemiyle seçimidir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye ve İran'da faaliyet gösteren 26 akademisyen bilirkişilere adli muhasebecilik becerilerinin önem sıralamasına uzman görüşleri doğrultusunda ele alınmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; Türkiye ve İran'da faaliyet gösteren akademisyen bilirkişilerin adli muhasebecilik becerilerinin ana kriterlerine ilişkin önem sıralamasında ilk sırayı teknik beceri almakta olup her iki ülke için de farklılık bulunmamaktadır. Ana kriterlerden teknik beceriyi sırasıyla temel ve kişisel beceri ile ahlaki değer takip etmekte olup benzer şekilde her iki ülke için de söz konusu sıralama değişmemektedir. Çalışmada ayrıca ana kriterlerin alt kriterlerine ilişkin önem sıralaması ele alınmış olup her iki ülke açısından kişisel beceriye ait alt kriterlerin önem sıralamasında ilk sırayı analitik düşünce, temel beceriye ilişkin önem sıralamasında ilk sırayı denetleme ve teknik beceriye ilişkin önem sıralamasında ise ilk sırayı mali tabloları analiz ve yorumlama almaktadır. Üç ana kritere ilişkin alt kriterlerin önem sıralamasında ilk sırada yer alan kriter her iki ülke açısından farklı olmasa da diğer kriterlerin önem sıralamasında farklılıklar bulunmaktadır. Ana kriterlerin sonuncusu olan ahlaki değere ilişkin önem sıralamasında da her iki ülke açısından ilk sırayı güvenilirlik almaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    CBS ile kentsel taşınmazların raster tabanlı değer haritası üretimi - Trabzon örneği

    Hediye Gümrükçüoğlu

    Nüfus artışı, savaş, göç ve afet gibi dinamikler, yerleşme kavramını küresel ölçekte önemli hale getirmiştir. Bu kapsamda yürürlüğe konulan yasal düzenlemeler ile kamusal planlama uygulamaları, taşınmaz değerini etkileyen temel kriterler arasında yer almaktadır. Sosyal donatı ve yerleşim planlarının uygulanması, rant olgusunu ortaya çıkararak taşınmaz değerlerinde dalgalanmalara neden olmaktadır. Bu durum, mülkiyet yöntemini dikkatle yürütülmesi gereken bir süreç haline getirmektedir. Taşınmaz değerinin belirlenmesinde birçok kriter dikkate alınmakta ve bu kriterlerin etkileri çeşitli yöntemlerle analiz edilebilmektedir. Özellikle geniş alanlarda taşınmazların birlikte değerlendirilmesinde Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), etkin bir analiz aracıdır ve bu çalışmada da yararlanılmıştır. Çalışma alanı olarak Trabzon ili, Köprübaşı ilçesinin planlı alan sınırları içindeki 170 yapı ve 441 arsa seçilmiştir. Uygulama sürecinde; bölgeye ait imar planı, yol ve altyapı ağları, doğal oluşumlar ile taşınmazlara ait öznitelik ve fiziki durum verileri değerlendirilmiştir. Değerlemeye esas alınan kriterler; yasal yapısal, konumsal ve fiziki durum olmak üzere üç ana grupta toplanmıştır. Bu kriterler için alternatif alt değer aralıkları, puanlar ve ağırlıklar literatürdeki benzer çalışmalar referans alınarak Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHY) ile uyarlanmıştır. Tüm analizler CBS ortamında gerçekleştirilerek, raster tabanlı taşınmaz değer haritası oluşturulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sağlık çalışanlarının iş yaşam kalitesi ile sessiz istifa tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    İzzet Şehriye Torpuş

    Bu araştırmada, sağlık çalışanlarının iş yaşam kalitesi ile sessiz istifa tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu araştırma Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinde görev yapan 476 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "İş Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve "Sessiz İstifa Tutum Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey, LSD post hoc testleri, spearman korelasyon analizi ve linear regresyon analizi tercih edilmiştir. Sağlık çalışanlarının orta düzeyde iş yaşam kalitesine sahip olduğu ve sessiz istifaya yönelik tutum sergiledikleri, iş yaşam kalitesi arttıkça sessiz istifa tutumlarının azaldığı tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının hem iş yaşam kalitesi hem de sessiz istifa tutumu ile yaş, meslekte ve mevcut kurumda çalışma süresi arasında anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. İş yaşam kalitesi ve sessiz istifa tutumu ile gelir durumu, medeni durum, çocuk sahibi olma, kariyerinde yükselme fırsatı, iş yerinde mesleki gelişim için yeterli eğitim ve destek, iş yeri stresi, iş yerinde verilen iş yükünün adil olma durumu, son bir yıl içinde işten zihinsel olarak kopmuş hissetme, son bir yıl içinde iş yerinde herhangi bir ödül ya da takdir alma durumu ve mesleğini değiştirme isteği arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak iş yaşam kalitesi ile cinsiyet ve haftalık çalışma süresi arasında anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Bu doğrultuda, sağlık çalışanların sessiz istifa eğilimlerini azaltmaya yönelik stratejiler geliştirilmesi ve iş yaşam kalitesini artıracak çalışma koşullarının sağlanması önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Bir post aktivasyon modeli olan Fransız kontrast metodunun amatör hentbolcularda sıçrama kuvveti ve sürat performansına etkilerinin incelenmesi

    Emine Zehra Çolak

    Yapılan bu araştırmada, Post Aktivasyon Modeli olan Fransız Kontrast Yöntemi ile yapılan çalışmanın amatör hentbolcuların sürat performansı ve dikey sıçrama kuvveti üzerine etkisi hedeflenmiştir. Çalışmaya Rize ilinde amatör hentbol oynayan 13 hentbol oyuncusu gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Araştırmaya katılan grupların demografik dağılımı incelendiğinde, örneklemin %53.8' i deney grubu (n=7) ve %46.2' si kontrol grubu (n=6) katılımcılardan oluşmuştur. Yaş dağılımına bakıldığında ise katılımcıların %53.8 (n=7) ve %46.2' si kontrol grubu (n=6) katılımcılardan oluşmaktadır. Katılımcıların boy ortalamaları 176.54±7.68 kilo ortalamaları ise 69.46±12.00 olduğu tespit edilmiştir. Deney Grubu, ikinci ara sezon döneminde 6 hafta süresince haftada üç gün olacak şekilde Fransız Kontrast Yöntemi antrenmanı gerçekleştirmişlerdir. Deney ve Kontrol Grubu ise ara sezonda gerçekleştirilen teknik ve taktik çalışmalara devam etmişlerdir. Deney ve Kontrol grupları çalışma öncesinde boy uzunluğu, vücut ağırlığı, dikey sıçrama kuvveti ve 20 ve 30 metre sürat ölçümlerinin verileri alınmış, SPSS 25.0 istatistik programı kullanılarak istatistiksel olarak veriler değerlendirilmiştir. ( p<0,01 ve p<0,05) Sonuçlar incelendiğinde, deney grubun dikey sıçrama kuvveti verilerinde olumlu yönde anlamlı farklılık gözlemlenirken (p<0,01 ) kontrol grubunda ise dikey sıçrama kuvveti verilerinde küçük bir iyileşme olduğu ancak deney grubundaki gibi iyileşme belirgin olmadığı gözlemlenmiştir. Deney grubunun 20 metre ve 30metre sürat testlerinde deney grubunda anlamlı farklılık gözlemlenirken (p<0,01) kontrol grubunda ise anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Bu araştırma neticesinde; Fransız Kontrast Metodu ile gerçekleştirilen çalışmaların amatör hentbolcuların sürat performansı ve dikey sıçrama kuvveti değerleri üzerine olumlu yönde etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Dikey sıçrama, Fransız kontrast yöntemi, Hentbol, Sürat

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Afrikalı alimlerin Arap dili ve İslam kültürünü yaymaçabaları (Mali Cumhuriyeti örneği)

    Hamıdou Gary

    Bu tez, Afrika'daki İslam medeniyetinin yayılmasında önemli rol oynayan Afrikalı alimlerin, Arapça dili ve İslam kültürünü yayma çabalarını incelemektedir. Çalışma, özellikle Mali Cumhuriyeti örneği üzerinden, bu alimlerin eğitim faaliyetlerini, dini literatür üretimlerini ve toplumsal etkilerini ele almayı amaçlamaktadır. Literatürde, Arapça ve İslam kültürünün Afrika'daki yeri üzerine birçok çalışma bulunsa da, özellikle Mali'deki yerel alimlerin katkılarına dair sınırlı bir araştırma mevcuttur. Bu çalışma, bu boşluğu doldurarak hem Mali Cumhuriyeti özelinde hem de genel olarak Sahra Altı Afrika'daki İslam'ın yayılma süreçlerini daha ayrıntılı bir şekilde gözler önüne serecektir. Tezin özgün değeri, bölgesel bir örnek üzerinden Afrika'daki İslamlaşma sürecinin dinamiklerini anlamaya çalışmasında yatmaktadır. Beklenen sonuç, bölgedeki Arapça eğitim süreçlerinin ve dini etkilerin günümüzdeki toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Çalışma, tarihsel kaynaklar, yerel dini metinler, Arapça dilindeki eserler ve akademik araştırmalar ışığında gerçekleştirilecektir. Yöntem olarak, nitel araştırma ve belge analizi tercih edilecek. Tez, dört aşamalı bir süreçle yürütülecek: literatür taraması, veri toplama, analiz ve raporlama. Zaman çizelgesi ise 9 ay olarak öngörülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Selahattin Yusuf'un romanlarında yapı ve izlek

    Zilan Arıtan

    İnsanlık tarihinin en eski geleneklerinden biri olarak ortaya çıkan anlatılar, yalnızca bireysel deneyimleri aktaran bir tür değil; aynı zamanda toplumların kolektif hafızasını, geçmişten günümüze kadar değişen değer ve yargılarını, sosyal ve siyasi olgularını da ortaya koyan bir tür olarak karşımıza çıkar. Selahattin Yusuf'un romanları da bireyin çağdaş dünyada yaşadığı yalnızlık, aidiyetsizlik, kimlik arayışları gibi temel duyguların etrafında şekillenen anlatılardır. Yazar, karakterlerinin içsel çatışmalarını ve yaşadıkları bunalımları derinlikli bir anlatımla okuyucuya sunar. Yusuf'un metinlerinde yer alan karakterlerin, geçmişin yükü ve geleceğin belirsizliği arasında sıkışıp kaldıkları görülür. Selahattin Yusuf, edebiyat dünyasına birçok alanda katkı sağlamış bir yazardır. Üniversite yıllarından beri yazın hayatına aktif olarak devam eden Yusuf, roman, hikâye, inceleme, deneme gibi birçok alanda eser vermiştir. ''Selahattin Yusuf'un Romanlarında Yapı ve İzlek'' adlı çalışmamızda nitel araştırma yöntemi kullanılarak yazarın dört romanı incelenir. Üç bölüm olarak hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde; Selahattin Yusuf'un hayatı, edebi kişiliği ve eserlerine yer verilir. Yazarın hayatına ve eserlerine ilişkin genel bilgiler sunularak, yazın hayatını etkileyen bireysel ve toplumsal unsurlar hakkında genel analizler yapılır. Ayrıca, yazarın edebi anlayışına ve yazınsal yönelimlerine ilişkin genel bir çerçeve sunulur. Selahattin Yusuf Romanlarında Yapı olarak isimlendirilen ikinci bölümde romanların isim-içerik ve olay örgüsü, bakış açısı ve anlatıcı, zaman, mekân ve kişilere ayrıntılı bir biçimde yer verilir. Selahattin Yusuf Romanlarında İzlek adı verilen üçüncü bölümde ise, romanlarında işlenen yalnızlık, sevgisizlik, kaçış gibi temalar incelenir. Yusuf'un bireyin yalnızlık ve sevgisizlik duyguları etrafında inşa ettiği anlatılar, modern insanın aidiyet ve kimlik arayışına ilişkin sorunlarını yansıtır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Blockzincir teknolojisinin güvenlik zafiyetleri üzerine bir analiz: Konu modelleme ile inceleme

    Tayfur Ayas

    Blokzincir teknolojisi, 2008 yılında Bitcoin ile tanıtılmış ve finans başta olmak üzere birçok sektörde kullanılmaya başlanmıştır. Güvenli, şeffaf ve merkeziyetsiz yapısıyla çeşitli alanlarda yenilikçi çözümler sunan bu teknoloji, güvenlik zafiyetleri nedeniyle benimsenme sürecinde zorluklar yaşamaktadır. Literatürde blokzincir zafiyetleri üzerine yapılan çalışmalar genellikle teorik düzeyde veya vaka analizleriyle sınırlıdır. Bu çalışmada, blokzincir tabanlı uygulamalardaki güvenlik zafiyetleri incelenecek ve sosyal medya platformu Twitter'dan toplanan 8705 veri, doğal dil işleme (NLP) teknikleriyle analiz edilmiştir. LDA (Latent Dirichlet Allocation) yöntemi kullanılarak, güvenlik zafiyetlerinin türleri ve yaygınlıkları belirlenmiş, bu bulgular gelecekteki blokzincir uygulamalarının güvenliği için yol gösterici olmaktadır. Çalışmanın amacı, blokzincir sistemlerinin güvenlik risklerini daha iyi anlamak ve bu riskleri azaltmaya yönelik stratejiler geliştirmektir. Tez, veri toplama, temizleme, analiz ve sonuçların yorumlanması aşamalarından oluşmaktadır. Elde edilen sonuçların, blokzincir tabanlı teknolojilerin güvenliğine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Endemik erodium hendrikii alpınar'ın in vitro biyolojik aktivitelerinin araştırılması

    İbrahim Koç

    Erodium cinsi Geraniaceae familyasına aittir ve ülkemiz florasında 16'sı endemik olmak üzere 26 taksonla temsil edilmektedir. Erodium türleri, geleneksel olarak halk tıbbında çeşitli rahatsızlıkların hafifletilmesinde kullanılmaktadır. Ancak, standart olmayan bu gelişi güzel kullanımlar, bitkinin söz konusu etkilerinin bilimsel verilerle doğrulanması ve en etkili kullanım biçimlerinin ortaya konması ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu türlerden Gümüşhane'ye endemik olan Erodium hendrikii Alpınar (Güdük iğnelik)'ın biyolojik aktiviteleri hakkında sınırlı çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışma ile, E. hendrikii'nin farklı kısımlarından (çiçek, yaprak, kök ve kök kabuğu) farklı ekstraksiyon çözücüleri kullanılarak (%100 ve %70 etanol) elde edilen ekstraktlarının toplam fenolik, flavonoid içeriğinin, antioksidan, antimikrobiyal ve antikanserojen aktiviteleri araştırılmış ve ayrıca LC-MS/MS analizi ile toplam fenolik içeriği aydınlatılmıştır. Özellikle, bitki ekstraktlarının antimikrobiyal ve antikanser aktivitesi ilk defa araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, bitkinin toprak üstü kısmı olan Ç1 (Çiçek-%100 EtOH), Y1 (Yaprak-%100 EtOH) ve Ç2 (Çiçek-%70 EtOH), Y2 (Yaprak-%70 EtOH) ekstraktlarının biyolojik aktivitelerinin diğer ekstraktlardan (toprak altı) daha yüksek olduğu bulunmuştur. LC-MS/MS sonuçlarına göre majör fenolik bileşen ellagik asit (23142.738 µg/g ekstrakt), gallik asit (4230.406 µg/g ekstrakt) ve rutin (5639.335 µg/g ekstrakt) olarak tespit edilmiştir. Öte yandan, Ç1 ve KK2 (Kök Kabuğu-%70 EtOH) hariç, tüm ekstraktların 1 µg/mL MİK değeri ile Y. pseudotuberculosis'a karşı en yüksek antimikrobiyal etkinliğe sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca Y1 Ekstraktının insan meme kanseri hücrelerine karşı konsantrasyona bağlı bir şekilde antiproliferatif özellikler gösterdiği ortaya konmuştur. Tüm sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde, E. henrikii'nin sahip olduğu biyolojik aktiviteleri ile doğal, ucuz ve alternatif bir kaynak olarak farmasötik ve gıda endüstrilerinde kullanılma potansiyelinin oldukça yüksek olduğu düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Shehu analiz dönüşüm yöntemi ile rastgele kesirli mertebeden diferansiyel denklemlerin analizi

    Zahide Kara

    Bu tez çalışmasında, kesirli mertebeden adi ve kısmi diferansiyel denklemler ve sistemlerinin rastgele parametreler içeren halleri ele alınmış ve bu tür denklemlerin çözümlenmesinde Shehu analiz dönüşüm yöntemi kullanılmıştır. Shehu analiz dönüşüm yöntemi, diğer dönüşüm tekniklerine göre daha basit işlem adımlarına sahip olması, kısa sürede yakınsak sonuçlar elde edilmesini sağlaması açısından avantajlıdır. Çalışmada öncelikle Caputo-Fabrizio kesirli mertebeden türev tanımı, rastgele Bagley-Torvik tipi denklem tanımı, ters shehu dönüşüm yöntemi tanım ve özellikleri verilmiştir. Katsayılar ya da başlangıç koşulları sürekli olasılık dağılımlarından Normal, Düzgün, Üstel, Üçgensel, Beta, Erlang ve Gamma dağılımlarından seçilerek denklemler rastgele hale getirilmiştir. Rastgele alınan başlangıç koşulları veya katsayılara sahip kesirli mertebeden adi ve kısmi diferensiyel denklemler için yaklaşık analitik çözümler türetilmiş ve bu çözümlerin beklenen değer, varyans ve güven aralıkları hesaplanmıştır. Türetilmiş çözümlerin karşılık gelen grafikleri, Matlab veya Maple yazılım paket programları kullanılarak bulunmuştur.Elde edilen sonuçlar, Shehu analiz dönüşüm yönteminin rastgele kesirli mertebeden adi ve kısmi diferansiyel denklem ve denklem sistemlerinin analitik ve yaklaşık çözümlerinde başarılı, hızlı ve güvenilir bir yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Bu yönüyle çalışma, uygulamalı matematik alanında önemli bir katkı sunmaktadır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türk savunma sanayinde yeni ürün geliştirme süreci: Kriterlerin TOPSIS yöntemi ile değerlendirilmesi

    Yıldız Güner

    Yeni ürün geliştirme süreci, özellikle savunma sanayisinde ülke için stratejik bir alan olup, yenilikçilik, pazar uyumu, maliyet, kalite ve risk gibi kritik faktörleri içermesi nedeniyle çok boyutlu bir değerlendirme gerektirmektedir. Bu çalışma, Türk savunma sanayisinde yeni ürün geliştirme süreçlerini etkileyen temel kriterlerin belirlenmesi ve bu kriterlerin önem sırasının TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) yöntemi ile analiz edilmesini amaçlamaktadır. Araştırmada kullanılacak veriler, savunma sanayisinde ürün geliştirme süreçlerine katılan uzmanlardan anket ve görüşme yoluyla toplanacaktır. Daha sonra çok kriterli karar verme tekniklerinden TOPSIS yöntemi uygulanarak, yeni ürün geliştirme sürecinde etkili olan kriterler analiz edilecektir. Çalışma kapsamında katılımcı değerlendirmelerinin doğruluğunu sağlamak adına gerekli istatistiksel analizler yapılacak ve sonuçlar objektif bir şekilde raporlanacaktır. Çalışmada ele alınan faktörlerin Türk savunma sanayisinde yeni ürün geliştirme süreçlerine olan etkileri incelenerek, en uygun stratejik yaklaşımlar belirlenecektir. Bu analizlerin sonuçları, sektörde faaliyet gösteren firmaların yeni ürün geliştirme potansiyelini artırarak, ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet gücünü yükseltmek için gerekli adımları ortaya koyacaktır. Elde edilen bulguların, yeni ürün geliştirme süreçlerinde kriterlerin daha etkin bir şekilde ele alınmasına ve sektörde stratejik kararlar alınmasına yönelik kapsamlı bir analiz sunmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Profesyonel voleybolcuların iletişim becerileri ile saldırganlık ve öfke düzeylerinin incelenmesi

    Murat Terzi

    Etkili iletişim, sporda performansın artırılması, motivasyonun güçlendirilmesi ve takım içi uyumun sağlanması açısından kritik bir rol oynar. Sporda saldırganlık ve öfke, performansı olumsuz etkileyebilir ve takım içi uyumu bozabilir. Bu araştırmayla, profesyonel voleybolcuların iletişim becerileri ile saldırganlık ve öfke düzeylerini belirlemek, aralarındaki ilişkiyi ortaya koymak ve farklı değişkenler "cinsiyet, yaş, oynadığı lig düzeyi, (voleybol) aktif spor yılı, eğitim durumu, medeni durumu ve oynadığı mevki" açısından incelenmek amaçlandı. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanıldı. Yapılan araştırmada, veri toplama aracı olarak; ''Kişisel Bilgi Formu (KBF)", "Etkili İletişim Becerileri Ölçeği (EİBÖ)" ve "Sporda Saldırganlık ve Öfke Ölçeği (SSÖÖ)" uygulandı. Verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanıldı. Sporcuların demografik özelliklerine ilişkin bulgular için frekans ve yüzde; ilişkisiz ölçümlerde ortalama puanların karşılaştırılması için Varyans analizi (tek yönlü ANOVA, t testi), anlamlı farklılığı belirlemek için Tukey testi, alt boyutlar arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Kolerasyon Çarpımı analizinden yararlanıldı. Araştırmanın örneklem belirleme yöntemi olarak "Kolayda Örnekleme Yöntemi" kullanıldı. Bu yöntemle belirlenen araştırma grubu Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) liglerinde oynayan 174 (%43.5) kadın ve 226 (%56.5) erkek voleybolculardan oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre voleybolcuların etkili iletişim becerileri alt boyutlarından elde edilen puanların ortalamanın üzerinde olduğu, sporda saldırganlık ve öfke düzeyi alt boyutlarından elde edilen puanların ortalamanın altında olduğu tespit edilmiştir. EİBÖ ve SSÖÖ arasındaki ilişkinin düşük düzeyde, anlamlı ve negatif yönde olduğunu uygulanan "Pearson Korelasyon" testi göstermiştir [r=-,240 p=0,00]. Araştırma sonuçlarının TVF liglerinde mücadele eden sporcuların etkili iletişim becerileri ile sporda saldırganlak ve öfke düzeyleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenlere göre nicel olarak ortaya çıkarması ve antrenörlere fikir vermesi beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Öfke, Saldırganlık, Voleybolcu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sağlık çalışanlarında psikolojik sağlamlığın kriz yönetimine etkisi

    Mustafa Apaydın

    Bu çalışmanın amacı sağlık çalışanlarının psikolojik sağlamlık düzeylerinin kriz yönetimi becerileri üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Ocak-Mart 2025 tarihlerinde Bayburt Devlet Hastanesi'nde görev yapan sağlık çalışanları (n=550 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması hedeflenmiş ancak görevlendirme, izin, rapor gibi sebeplerden dolayı 414 sağlık çalışanı ile araştırma tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu, sosyodemografik özellikler, kurumsal, mesleki ve sosyal özellikler, sağlık düzeyini içeren sorular ile "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" ve "Kriz Yönetimi Ölçeği" sorularından oluşan anketin bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, frekans, bağımsız gruplar t testi, One way ANOVA, pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma kapsamına alınan sağlık çalışanlarının psikolojik sağlamlık düzeyleri orta seviyede, kriz yönetimi becerileri ise yüksek düzeyde bulunmuştur. Düzenli beslenme, dinlenme, sosyal yaşam ve yeterli uykunun psikolojik sağlamlık ve kriz yönetimini olumlu, uzun çalışma süresi, vardiya, stres ve iş yükünün ise olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, kriz yönetiminde başarı hem örgütsel kaynaklara hem de bireysel psikolojik sağlamlığa bağlıdır. Sağlık kurumlarında kriz yönetimi eğitimi bütüncül planlanmalı, çalışan desteği güçlendirilmeli ve psikolojik sağlamlığı artıran programlar yaygınlaştırılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Afrika Çad N'djamena Al-Nahda hastanesi'nde görev yapan sağlık yöneticilerinin liderlik davranışları ve kriz yönetimi üzerine bir araştırma.

    Mahamat Saleh Zakarıa Issa

    Bu çalışma Afrika ÇCad N'djamena Al-Nahda Hastanesi'nde gőrev yapan sağlık yöneticilerinin liderlik davranışlarını ve kriz yönetimini değerlendirmek amacıyla planlanmıștır. Kesitsel ve tanımlayicı tipte olan çalışmanın evrenini Ocak-Mart 2025 tarihlerinde Afrika Çad N'djamena Al-Nahda Hastanesi 'nde görev yapan sağlık yöneticileri (n=200 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılmas planlanmıș ve izinliler dișinda 167 sağlık yöneticisi ile araștrma tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri; araștırmacılar tarafindan literatür incelenerek olușturulan sağlık yöneticilerinin sosyodemografik özelliklerini, çalıșma ortamını, çalışma şekillerini, liderlik davranışlarını, iş stresi ve kriz yönetimi düzeylerini değerlendirmeye yönelik sorular sorular ile Liderlik Davranışları Olçeği ve Kriz Yönetimi Olçeğinden olușan anket yaklașık 20 dakika süre içinde uygulanmıstr. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallisve korelasyon ve regresyon testleri kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alımıștır. 40 yaș ve üzeri, kadın, lisansüstü mezun, $ yildan daha fazla sūre yöneticilik yapan sağlıik yöneticilerinin destekleyici liderlik boyutu daha yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 5 yldan fazla olan sağhık yöneticilerinin kriz yönetimi uygulamaları daha yüksek saptanmıștır. Her iki ölçek arasındaki ilişki incelendiğinde; liderlik davranışları ölçeği araçsal liderlik alt boyutu ile kriz yönetimi ölçeği kriz sırası alt boyutu puanları arasinda zayıf düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki, bașarı yönelimli liderlik davranıșları ölçeği ile kriz yönetimi ölçeği kriz öncesi alt boyutu puanları arasında zayif důzeyde pozitif yönde anlamlı bir lişk bulunmuștur. Basit doğrusal regresyon analizinin sonuçlarina göre kriz yÖnetimini etkileyen tek liderlik davranıșı araçsal liderlik olarak saptanmıştır. Bu çalışmada Afrika Çad N'djamena Al-Nahda Hastanesi 'nde görev yapan sağlık yöneticilerinin liderlik davranışları ve kriz yönetimi uygulamaları yüksek düzeyde bulunmuştur.