Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(34)
- Tuncer, Metin(11)
- Merdan, Mehmet(10)
- Emirza, Elif Güzide(9)
- Yilmaz, Coskun(9)
- Baltaci, Cemalettin(8)
- Baltacı, Cemalettin(8)
- Tuncer, Gülsüm Zekiye(8)
- Türkkan, Tuğba(8)
- Dinç, Artum(7)
- Araz, Onur(6)
- Bekar, Fevziye(6)
- Cakir, Mehmet Ali(6)
- Ceylan, Levent(6)
- Duran, Celal(6)
- Koçak, Tevfik(6)
- Ozdes, Duygu(6)
- Soydaş, Şafak Sönmez(6)
- Akmeşe, Osman(5)
- Akyol, Hikmet(5)
- Bayrak, Nurten Gülsüm(5)
- Bayrakdaroglu, Serdar(5)
- Bülbül, Kenan(5)
- Ceylan, Halil Ibrahim(5)
- Gücer, Mehmet Ali(5)
- Karimullah, Suud Sarim(5)
- Kavuran, Korhan(5)
- Kaygusuz, Abdullah(5)
- Kulakaç, Nurşen(5)
- Kurnaz, Muammer(5)
- Saydam Eker, Çiğdem(5)
- Turk, Veysel(5)
- Öztürk, Serkan(5)
- (Alieva), Vildane Özkan(4)
- Abada, A.(4)
- Abbrescia, M.(4)
- Abdolmaleki, H.(4)
- Abidi, S. H.(4)
- Abramov, A.(4)
- Adam, C.(4)
Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2025Mahmûd bin Muhammed el-Arrānî'nin el-Kâfiyetu fî Şerhi'ş-Şâfiye kitabındaki metodolojisi ve diğer âlimlere karşı tutumu
İntigam Mammadov
13-14. yüzyıllarda Azerbaycan'da farklı ilim dallarında çalışmalar yapılmış, bu çalışmaları yapan âlimler birçok talebe yetiştirmiş ve değerli eserler yazmışlardır. Bu dönemde yaşayan âlimler, hadîs, tefsîr, fıkıh gibi İslâmî ilimler yanında Arap dili ve belagâtine dair de birçok eserler kaleme almış, İslâm medeniyetine ve ilmî mirâsına katkıda bulunmuşlardır. Bu âlimler hakkında günümüze kadar çeşitli araştırmalar yapılmış, Arap dilbilimi ve edebiyatına dair yazdıkları ilmî eserler ele alınmıştır. Ancak bu konudaki çalışmaların yeterli olduğu söylenemez. Gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen âlimlerden biri de Azerbaycan'ın Arrân bölgesinde yaşayan ve teze konu olan Mahmûd bin Muhammed el-Arrânî es-Sekînenî'dir. Sekînenî'nin, İbnü'l-Hâcib'in eş-Şâfiye isimli sarf kitabına yazdığı el-Kâfiye isimli bir şerh kitabı vardır. Bu araştırmada el-Arrânî'nin hayatı, el-Kâfiyetü fî Şerhi'ş-Şâfiye adlı şerhinin metodolojisi, zamanında ve kendisinden önce yaşayan dilbilimcilere karşı tutumu ve Arap dilbilimindeki yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Tez, "Giriş", dört ana bölüm ve "Sonuç"tan oluşmaktadır. "Giriş"te araştırmanın konusu, önemi, amacı ve yöntemine, sarf ilmînin tarihine, gramer ekollerine, Basra ve Kûfe ekolleri arasındakı ihtilâfın temellerine dair bilgiler verilmîş, birinci bölümde İbnü'l-Hâcib ve Mahmûd b. Muhammed el- Arrânî'nin hayatı, eserleri ve ilmî şahsiyetleri, ikinci bölümde Mahmûd b. Muhammed el- Arrân'inin el-Kâfiyetü fî Şerhi'ş-Şâfîye isimli kitabının metodolojisi, üçüncü bölümde Mahmûd b. Muhammed'in önceki gramer âlimlerine karşı tutumu, dördüncü bölümde ise eş- Şâfîye kitabının müellifî İbnü'l-Hâcib ve diğer şârihleri ile ilgili tutumu ele alınmıştır. "Sonuç" bölümünde ise bu araştırmada elde edilen tespitler doğrultusunda hükümlere ulaşılmıştır. Tezin amacı bu âlim ve araştırmaya konu olan eseri hakkında henüz az olan bilgileri zenginleştirmek, eserden hareketle bu şahsiyetin ilmî görüşlerini ve metodolojisini ortaya çıkarmaktır.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Dijital pazarlama bağlamında ürün kişiselleştirmenin marka sadakatine etkisinde marka faydası, marka özdeşleşmesi ve algılanan kalitenin aracılık rolü
Halil Hakdan Öz
Dijitalleşme ile birlikte tüketici davranışları önemli bir dönüşüm geçirmiş ve kişiselleştirme odaklı pazarlama stratejileri tüketici ve marka ilişkisinin yeniden şekillenmesine yol açmıştır. Bu çalışmada dijital pazarlama bağlamında ürün kişiselleştirmenin marka sadakati üzerindeki etkisi incelenmiş ve bu etkide algılanan kalite, marka özdeşleşmesi ve marka faydasının aracı rolleri bütüncül aracılık modeli çerçevesinde değerlendirilmektedir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki elektrikli araç kullanıcıları oluşturmaktadır. Söz konusu evren içerisinden kolayda örnekleme yöntemine göre seçilen 443 elektrikli araç sahibinden anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Araştırma bulguları ürün kişiselleştirmenin marka sadakati üzerinde doğrudan bir etkisinin olduğunu ortaya koymakla birlikte bu etkinin sınırlı olduğunu algılanan kalitenin, marka özdeşleşmesinin ve marka faydasının söz konusu etkide anlamlı ve güçlü bir aracı rolü olduğunu göstermektedir. Modelde elde edilen aracılık yapısı ürün kişiselleştirmenin sadakati artırma mekanizmasının psikolojik ve algısal süreçler aracılığı ile işlediğini vurgulamaktadır. Ürünlerin bireysel tercihler dikkate alınarak üretilmesi tüketicinin performans beklentisini, kalite algısını yükseltmekte, marka ile kurulan kimlik temelli ilişkiyi güçlendirmekte ve markadan algılanan toplam faydayı artırmaktadır. Söz konusu süreçlerin birlikte çalışması ürün kişiselleştirme uygulamalarının marka sadakatinin oluşumunda kritik bir rol üstlendiğini göstermektedir. Çalışmada ürün kişiselleştirme çoklu aracılık modeli ile literatüre teorik açıdan katkı sunmaktadır. Ayrıca elektrikli araç sektöründe tüketici davranışlarını anlamaya yönelik güncel ve pratiğe dönük iç görüler barındırmaktadır. Çalışma bulguları işletmelerin ürün kişiselleştirme faaliyetlerini sadece ürünlerin fonksiyonel özellikleri seviyesinde değil, değer oluşturma, kullanıcı deneyimi tasarımı ve marka iletişimi doğrultusunda bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Avrupa'ya Arap göçünün nedenleri, süreci ve gelecek perspektifi
Aliaa Albrrı
Bu yüksek lisans tezi, Arapların Avrupa'ya göçünü çok katmanlı bir yapı perspektifinden incelemektedir. Çalışma, göç dinamiklerini açıklamak için Orta Doğu'daki sosyal, siyasal ve ekonomik yapıları analiz etmektedir. Sosyal Yapı bağlamında, keskin sınıfsal eşitsizlikler, kimlik temelli ayrımcılık ve kırsal-kentsel bölünmeler dışlanmışlık hissi yaratmaktadır. İletişim devrimiyle artan göreli yoksunluk farkındalığı, özellikle genç nesilleri daha iyi bir yaşam arayışıyla Avrupa'ya yönlendirmektedir. Siyasal Yapı açısından, demokratik yönetişimin yokluğu, güvenlik elitlerinin egemenliği ve devlet kurumlarının aşınması toplumsal güveni zayıflatmıştır. Suriye iç savaşı ve Irak işgali gibi silahlı çatışmalar kitlesel zorunlu göç olgusunu tetiklemiştir. Bu siyasal kriz, göçü varoluşsal bir eylem haline getirmiştir. Ekonomik Yapı yüksek işsizlik, zayıf sanayileşme ve rant ekonomisine bağımlılıkla karakterizedir. Göç-havale modeli aracılığıyla Arap iş gücü köken ülkeleri desteklemekte, ancak bu ülkelerin Batı ekonomilerine bağımlılığını pekiştirmektedir. Neoliberal dönüşümler gelir uçurumunu derinleştirerek göçü rasyonel bir ekonomik seçenek yapmıştır. Tez, Golan Tepeleri örneğini 1967 işgali sonrası sistematik tehcir ve yıkımla birlikte tarihsel bir zorunlu göç vakası olarak incelemektedir. Almanya, Fransa ve İsveç'teki Golanlı diasporaların deneyimleri, entegrasyon ve kimlik inşası açısından analiz edilmiştir. Araştırma, göçü yalnızca bir nüfus krizi değil, modern çağın karmaşık bir olgusunun yansıması olarak değerlendirmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Farklı atletizm disiplinlerinde yarışan sporcuların atletik profillerinin incelenmesi
Sadun Ecevit
Bu çalışmanın amacı, farklı atletizm disiplinlerinde yarışan sporcuların atletik profillerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Adana ilinde aktif olarak antrenman yapan 33 erkek ve 16 kadın olmak üzere toplam 49 atlet katılmıştır. Katılımcılara dikey sıçrama testi, dinamik denge testi ve el pençe kuvveti ölçümleri uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket programında analiz edilmiş olup, gruplar arası farkların belirlenmesinde ANOVA, değişkenler arası ilişkilerin saptanmasında ise Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, atma branşındaki sporcuların zirve güç değerleri sprint ve atlama branşlarındaki sporculara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Dinamik denge performansı açısından branşlar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0,05). Kadın sporcularda atma branşının hem sağ hem sol el pençe kuvveti değerlerinin sprint ve atlama branşlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Korelasyon analizleri, sağ ve sol el pençe kuvvetleri arasında yüksek düzeyde pozitif ilişki (r=0,908) olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular neticesinde, atletizm branşlarının fiziksel performans üzerinde branşa özgü farklılıklar oluşturduğu belirlenmiştir. Atma branşı, zirve güç ve el pençe kuvveti açısından üstünlük gösterirken, fiziksel parametreler arasındaki anlamlı ilişkiler antrenman programlarında bütünsel bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Atletizm, Cinsiyet, Dinamik denge, Dikey sıçrama, El pençe kuvveti
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20257-14 yaş kadın voleybolcularda 8 haftalık postür egzersizlerinin dikey sıçrama ve postür üzerine etkisi
Çağla Aksu
Bu çalışmanın amacı, 8 haftalık postür egzersizlerinin farklı yaş gruplarındaki voleybolcularda dikey sıçrama performansı ve postür yapısı üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmamıza 7–14 yaş aralığında toplam 84 voleybolcu (deney grubu n=45, kontrol grubu n=39) gönüllü olarak katılmıştır. Deney grubuna 8 hafta boyunca planlı bir postür egzersiz programı uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir ek egzersiz programı uygulanmamıştır. Her iki gruba ait ön test–son test ölçümlerinde; boy, kilo, iskelet kas ağırlığı , vücut yağ oranı, dikey sıçrama yüksekliği, postür analizi ve güç değişkenleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Paired Samples T-Testi, Independent Samples T-Testi ve Wilcoxon testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, deney grubundaki sporcuların kilo (p=0.00), iskelet kas ağırlığı (p=0.00), dikey sıçrama (p=0.006), postür analizi (p=0.00), ve anaerobik güç (p=0.001) parametrelerinde ön test son test değerleri istatistiksel olarak incelendiğinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Vücut yağ oranında (p=0.131) azalma eğilimi gözlenmiş, ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmamıştır (p>0.05). Kontrol grubunda ise istatistiksel olarak yalnızca postür analizi (p=0.015) ve anaerobik güç (p=0.025) parametrelerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bu sonuçlar, 8 haftalık postür egzersizlerinin postür ve anaerobik gücü artırmada etkili olduğunu göstermektedir(p<0.05). Sonuç olarak, uygulanan postür egzersizi programı, voleybolcularda postürü düzelterek dikey sıçramaya ve anerobik güce olumlu katkı sağlamaktadır. Bulgular, erken yaşta planlı ve sistematik egzersizlerin hem postüral kontrolün korunması hem de sportif performansın artırılması açısından önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, özellikle spor yapan ve postür bozukluğu bulunan bireylerde postürün iyileştiği, buna bağlı olarak da günlük yaşam kalitesinin arttığını söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Postür, postür egzersizleri, voleybol, dikey sıçrama, anaerobik güç
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kalehisar ören yeri'ndeki olası sarnıç yapısının jeofizik yöntemlerle araştırılması
Elifnur Baydın Kavaklı
Arkeolojik kazılarda karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, yeraltında gömülü bulunan yapı kalıntılarının lokasyon ve derinlik bilgilerinin tam olarak bilinmemesidir. Bu durum beraberinde hem ekonomik olarak hem de kazı süresinin artması nedeniyle kazı ekibine büyük bir yük getirmektedir. Yeryüzünden tahribatsız bir şekilde uygulanabilen arkeojeofizik yöntemler, zaman ve maliyet açısından kolaylık sağlamaktadır. Son yıllarda teknolojinin gelişimine paralel olarak alet tasarımında yaşanan yenilikler ve yorumlama-modelleme programlarının geliştirilmesiyle jeofizik yöntemlerin arkeolojik çalışmaların doğal bir parçası haline getirmiştir. Bu tez çalışmasında, Çorum ili Alaca İlçesinde bulunan Kalehisar Ören Yeri araştırma sahası olarak belirlenmiştir. Kalehisar Ören Yeri'nde önümüzdeki yıllarda kazı planlaması yapılan ve eski bir sarnıç yapısının olduğu düşünülen bir sahada, jeofizik yöntemlerden, yer radarı (GPR), elektrik özdirenç tomografi (ERT), manyetik yöntemlerin kullanıldığı bir arkeojeofizik çalışma yaparak, bu alanda gömülü halde bulunan olası sarnıç yapısı ve buna bağlı yapıların tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Manyetik yöntemden güneybatı – kuzeydoğu yönelimli yaklaşık 5-8 metre genişliğinde bir yapı olduğu ve bu yapıya bağlı güneydoğu yönünde daha küçük yapılar olduğu belirlenmiştir. ERT profilleri altında gözlemlenen yapıların derinliklerinin 1.5-2 metre civarında gözlenmiş olup GPR verilerinden gözlemlenen anomalilerin 0.3 m ile 2-5 metre derinliklerinde olduğu gözlemlenmiştir. Böylece bu tez çalışmasından elde edilen sonuçlar ile gömülü halde bulunan arkeolojik kalıntıların yerleri, yönelimleri ve derinlikleri gibi özellikleri tespit edilmiştir. Bu tez çalışmasının ileride yapılması planlanan kazı çalışmasına hem ekonomik katkı hem de zamandan tasarruf sağlamak suretiyle bir yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Modern olimpiyat oyunlarında cinsiyetçilik ve kadın sporcuların rolü
Nuran Tüfekçi
Bu çalışma, kadın sporcuların Olimpiyat Oyunları bağlamında tarihsel, sosyokültürel ve medyatik temsillerini 2000–2025 yılları arasında yayımlanan literatüre dayanarak bibliyometrik bir yaklaşımla incelemektedir. Antik Olimpiyatlardaki dışlayıcı uygulamalardan modern dönemdeki eşitlik politikalarına uzanan tarihsel gelişim çizgisi, kadınların spora katılımının her dönem toplumsal cinsiyet normları, cinsiyetçi söylemler ve kurumsal engeller tarafından belirlendiğini göstermektedir. Bulgular, modern Olimpiyatlarda kadınların niceliksel olarak artan varlığının, özellikle 2012 Londra, 2016 Rio ve 2020 Tokyo Oyunları sonrasında akademik üretimde belirgin bir ivme yarattığını ortaya koymaktadır. Bibliyometrik analiz kapsamında 82 makale değerlendirilmiş; yayınların büyük ölçüde ABD ve Avrupa merkezli olduğu, toplumsal cinsiyet, medya temsili, Olimpiyat yayıncılığı ve kültürel kimlik kavramlarının literatürün en yoğun tematik eksenini oluşturduğu belirlenmiştir. Tematik haritalar, araştırmaların zaman içinde kadınların Olimpiyatlara katılımından medya çerçevelemesine, oradan toplumsal cinsiyet eşitliğine ve kültürel çeşitliliğe odaklanan bir evrime sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma, medyada kadın sporcuların temsilinin hâlâ klişeleştirici, cinselleştirici ve başarıyı gölgede bırakan söylemler üzerinden yeniden üretildiğini; sayısal eşitliğe rağmen niteliksel eşitsizliklerin devam ettiğini göstermektedir. Öz-temsil pratiklerinin sosyal medya aracılığıyla güç kazanması, kadın sporculara görünürlük sağlayan yeni bir alan yaratmış, ancak bu alanın da platform politikaları ve dijital şiddet nedeniyle sınırlayıcı boyutlar içerdiği tespit edilmiştir. Çalışmada, Olimpiyatlarda kadın sporcuların temsiliyetine ilişkin literatürün giderek genişlediği, eşitlik tartışmalarının yapısal ve söylemsel düzeyde devam ettiği, medya temsili, kurumsal cinsiyet eşitliği politikaları ve kültürel kimlik odaklı çalışmaların gelecekte daha derinlemesine incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Ömer Ebû Rişe'nin şiirlerinde Hz. Peygamberin hayatı
Usman Musa Garkuwa
Bu çalışmada, Ömer Ebû Rişe'nin şiirinde Hz. Peygamber'in hayatı ele alınmış ve çalışma bir giriş ve iki bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde, Sîret-i Nebevi'nin dilsel ve terimsel tanımı, yazılma süreci ve gelişimi ele alınmış ve şair Ömer Ebû Rişe'nin hayatı, edebi ürünleri ve Peygamberlik konusunu ele aldığı beş şiiri sunulmuştur. Daha sonra, Ömer Ebû Rişe'nin yazdığı beş şiirde, özellikle Peygamberlik öncesi ve sonrası olmak üzere Peygamberimiz'in hayatı incelenmiş ve bu şiirlere çalışmada uygun başlıklar altında yer verilmiştir. Sonra, İkinci bölümde bu beş şiirdeki sanatsal yapı ele alınmış ve sanatsal yapı kavramı açıklanmış, ardından beş şiirin başlıkları, uzunlukları ve dil yapıları incelenmiştir. Sonra bu beş şiirin müzikal yapısı üzerinde durulmuş ve bu yapıda dış ahenk ve unsurları; aruz ölçüleri, kafiye harfleri ve revi ele alınmıştır. Daha sonra iç ahenk ve unsurları; tasri', tekrar, cinas ve tıbak sanatları incelenmiştir. Çalışma ulaşılan önemli sonuçların özeti ve çalışmada faydalanılan kaynakların bir listesi ile sonlandırılmıştır. Ulaşılan önemli sonuçlardan bazıları: - Şair Ömer Ebû Rişe'nin Hz. Muhammed'in hayatıyla ilgili şiirleri, başta doğumu, çocukluğu, ticaretle uğraşması, Hacerü'l- Esved olayı, vahiy inmesi, İslam davasını yaymak için kafirlere karşı mücadelesi, Mekke'nin fethi ve vefatı gibi konular olmak üzere Hz. Peygamberin Peygamberlik öncesi ve sonrası hayatıyla ilgili birçok bilgi içermektedir. - Şair, bu beş şiiri oluştururken dilsel ve müzikal yapıda klasik Arap şairlerinin yolunu izlemiş ve şiirleri iç dünyasından ve duygularından ilham alarak yazmıştır. - Şairin bu şiirlerindeki genel tutumu, Rasûlullah (s.a.v.)'e olan sevgisine ve iyilik ve adaleti sevmeyi, haksızlıktan nefret etmeyi emreden İslam diniyle iftihar etmesine dayanmaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Girişimci yönelimin pazar performansına etkisinde pazarlama inovasyonu ve sürdürülebilir rekabet avantajının aracı rolü: Teknoloji geliştirme bölgelerinde bir uygulama
Mehmet Asif Alan
İnovasyon ekosistemleri içerisinde dinamik olarak işlev gören Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB'ler), girişimci yönelimin yenilikçi pazarlama uygulamalarına ve sürdürülebilir rekabet avantajlarına dönüşebileceği verimli ortamlar sunmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin teknoloji üssü olma öngörüsünün stratejik merkezleri olan TGB'de faaliyet gösteren işletmelerde, Girişimci Yönelimi'nin (GY) Pazar Performansı (PP) üzerindeki etkisinde Pazarlama İnovasyonu (Pİ) ve Sürdürülebilir Rekabet Avantajı'nın (SRA) aracılık rollerini incelemeyi amaçlamaktadır. Deneysel bir yaklaşım benimseyen bu çalışma, seri aracılık modelini test etmek için Hayes'in PROCESS makrosunu (Model 6) kullanmaktadır. Bulgular, GY'nin performans üzerindeki etkisini kabul edip pazar performansını inovarif pazarlama faaliyetleriyle ve sürdürülebilir rekabet avantajları oluşturma becerileriyle aracılık edildiğini göstermektedir. Sonuçlar pazarlama inovasyonu, girişimci yönelimini somut pazar başarısına dönüştüren temel mekanizma görevi görürken, sürdürülebilir rekabet avantajı bu başarının uzun ömürlü olmasını sağlamaktadır. Ayrıca literatürle uyumlu diğer bulgulara göre girişimci yönelimi, pazarlama inovasyonu üzerinde, pazarlama inovasyonu sürdürülebilir rekabet avantajı üzerinde, girişimci yönelimi sürdürülebilir rekabet avantajı üzerinde, girişimci yönelimi pazar performansı üzerinde, sürdürülebilir rekabet avantajı pazar performansı üzerinde ve pazarlama inovasyonu pazar performansı üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar uygulayıcılar için, TGB'lerdeki firmaların girişimci kültürler geliştirmeleri, dönüşümsel liderliği benimsemeleri ve temel bir stratejik yetenek olarak pazarlama inovasyonuna yatırım yapmaları gerektiğini vurgulamaktadır. TGB'lerde Ar-Ge finansmanının ötesine geçerek ticarileştirme, pazarlama yetkinlikleri ve girişimci odaklı kurumsal gelişimi de içeren entegre destek programları tasarlamanın önemini vurgulamaktadır. Gelecekteki araştırmalar, GY'nin rekabet avantajına dönüşüm mekanizmalarını nitel yaklaşımlarla analiz edip, bu modeli hizmet ve yaratıcı sektörler gibi farklı alanlarda test etmeli ve örgütsel kültür, liderlik tarzı ile çevresel etkileri de göz önünde bulundurmalıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025İslam hukuku ve uluslararası insancıl hukuk açısından savaşlarda sivillerin hukuki statüleri
Bilal Bayer
Tarihin derinliklerinden bu yana, savaş ve silahlı mücadelelerin sebep olduğu tahribat, toplulukların karşı karşıya kaldığı evrensel bir mesele olarak kendini göstermiştir. Ne var ki, uluslararası camianın geçmişten gerekli dersleri almadığı görülmektedir; zira günümüzde bile silahlı mücadeleler hâlâ sürmektedir. Bu mücadele sahnelerinde siviller; hastalıklara, sakatlanmalara hatta ölümlere maruz kalmaktadır. Günümüz stratejileri ve yıkım gücü yüksek silahlar, temel insan haklarının korunmasını ve devam ettirilmesini giderek zorlaştırmaktadır. Bu durum karşısında uluslararası topluluklar bir araya gelerek savaşların nasıl yürütülmesi gerektiğine dair anlaşmalar ve normatif düzenlemeler yapmışlardır. Uluslararası insani hukuk, savaş dönemlerinde hem savaşanların hem de sivillerin temel haklarını savunan bir hukuk dalı olarak belirginleşmiştir. Bu hukuk dalının temel ilkeleri doğrultusunda, koruma mekanizmaları geliştirilmiş ve imzalanan antlaşmalarla pekiştirilmiştir. İslam dini, çatışma zamanlarında insan onuruna ve temel haklara saygı göstererek, sivilleri, savaşa katılmamış bireyleri ve savaşmayı bırakmış olanları koruma altına alır. İnsani hukukla paralel bir biçimde, İslam savaş hukuku da savaş esnasında sivillere verilen zararı minimize etmeyi amaçlar. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve savaş dışı kalan kişilerin korunması önceliklidir. İslam, savaşın çeşitlerini ve her birinin hukuki boyutlarını ve sonuçlarını titizlikle ele alır. Bu tez, savaşın evrilen yapısını ve modern çatışma ortamlarında sivillerin karşılaştığı tehlikeleri inceleyecek ve bu çerçevede iki hukuk sisteminin sunduğu çözümleri karşılaştırmalı olarak analiz edecektir. Son olarak, tez, sivillerin korunması konusunda uluslararası toplumun ve devletlerin üstlendikleri sorumlulukları sorgulayacak ve savaş hukukunun bu alandaki güncel zorluklarını aydınlatmaya çalışacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Güvenli bağlanma problemi yaşayan bireyler açısından râbıta
Menekşe Aydın
Bu çalışma güvenli bağlanma problemi yaşayan bireylerin tasavvufi bir uygulama olan râbıta vesilesiyle Rab ile yeniden bağlanma süreçlerini incelemektedir. Tezde, tasavvuf literatüründe yer alan râbıta uygulamaları ile bağlanma teorilerinin sunduğu psikolojik çerçeve birlikte değerlendirilmiş ve iki disiplin arasında ortak bir zemin oluşturulmuştur. Araştırmanın temel problemi, erken çocukluk döneminde ebeveynleri ile güvenli bağlanma yaşayamayan bireylerin, râbıta aracılığı ile zihinsel, duygusal ve davranışsal boyutlarda olumlu bir dönüşüm yaşama olasılığını tartışmaktır. Bu bağlamda, bağlanma problemlerinin dini uygulamalar aracılığı ile telafi edilebilme imkânı sorgulanmış; tasavvuf ve modern psikoloji arasındaki karşılıklı ilişki disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alınmıştır. Nitel ve kuramsal bir yaklaşımla yürütülen çalışmada, ilgili literatürün taranması sonucu, tasavvuf ve psikoloji alanlarındaki bulgular yorumlayıcı bir çalışma metodu ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, râbıtanın manevi bir uygulama olmakla beraber bireylerin benlik dönüşümü ve güvenli bağlanma süreçlerinde etkili bir rolü olabileceğini göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, hem tasavvuf geleneği hem de psikoloji araştırmaları açısından özgün bir katkı sunmuş olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Elest Bezmi'nde bağlanma, Güvenli bağlanma problemi, Râbıta, Rab ile yeniden bağlanma
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Uyumlu kesirli mertebeden çözünen madde taşıma probleminin yeni bir nümerik metotla sayısal çözümü
Gulnar Pashayeva
Bu tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kesirli türev kavramına ilişkin genel literatür taramasına yer verilmiştir. İkinci bölümde, çalışmada kullanılan temel tanımlar ve teoremler sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise önerilen yeni nümerik yöntem detaylı olarak tanıtılmıştır. Dördüncü bölümde, uyumlu kesirli mertebeden iki boyutlu çözünen madde taşıma problemi (UKMİBÇMTP), uyumlu kesirli q-şekillendirilebilir homotopi analiz dönüşüm metodu (UKq-ŞHADM) kullanılarak sayısal olarak çözülmüş ve bu yöntemle elde edilen çözümlerin etkinliği ile güvenilirliğini ortaya koymak amacıyla çeşitli sayısal simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, elde edilen sayısal çözümler ile mevcut analitik çözümler karşılaştırılarak yöntemin doğruluğu analiz edilmiştir. Son bölümde ise, önerilen yöntemin doğrusal olmayan uyumlu kesirli diferansiyel denklemlerin çözümünde basit, güçlü ve etkili bir araç olarak kullanılabileceği vurgulanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Mekan deneyimi bağlamında afet sonrası toplumsal aidiyet ve adaptasyon süreci: 6 Şubat Hatay ili Antakya ilçesi deprem örneği
İrem Göksu Coşkuner
Türkiye için son zamanlarda büyük risk oluşturan deprem; fiziksel (can kaybı, yaralanma, yapısal hasar), ekonomik (doğrudan, dolaylı ve ikincil mali kayıplar), sosyal ve psikolojik (toplumsal ilişkilerde bozulma, travma, uyum süreçleri) sorunlara yol açmaktadır. Deprem sonrası afetzedelerin yaşadıkları mekâna ve psikolojik dinamiklerine ilişkin deneyimlerin sahada gözlemlenmesi ve ihtiyaçların tespiti, afet sosyolojisi açısından önem arz etmektedir. Bu doğrultuda çalışmada, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında Hatay'ın Antakya ilçesinde ikamet eden bireylerin afet sonrası barınma deneyimlerini ve mekânın üretimine katılım süreçlerini incelemeyi amaçladım. Bu amaç doğrultusunda Antakya'da nitel araştırma yöntemine dayalı bir çalışma yürüttüm. Fenomenolojik deseni kullandığım çalışmada, 17'si kadın ve 14'ü erkek toplamda 31 kişi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirdim. Görüşmelerden elde ettiğim verilerin çözümlenmesinde yansıtıcı tematik analiz yöntemini kullandım. Katılımcıların içinde bulunduğu koşulları ve geleceğe dair ifadelerini doğrudan yansıtan in vivo kodlar, barınma sürecinde karşılaştıkları mücadele eylem boyutunu ifade eden süreç kodları ve deprem sonrası karşı karşıya kaldıkları durumları özetleyen betimsel kodlar aracılığıyla analiz sürecini gerçekleştirdim. Bu analizler sonucunda; kurumlarla kurulan etkileşimde güven kaybı, barınma süreçlerinde yaşanan zorluklar, ekonomik zorluklar, psikososyal ilişkilerde paradoks ile kentsel dokunun kaybı ve gelecek kaygısı olmak üzere beş tema belirledim. Bu temalar, afetzedelerin kent/şehir hakkı bağlamında yaşadıkları sorunları ve bu süreçte geliştirdikleri mekânsal aidiyet pratiklerini görünür kılmaktadır. Çalışmada, afetin yalnızca fiziksel bir yıkım olmadığını; çok katmanlı ilişkileri ortaya çıkaran kompleks bir süreç olduğunu ortaya koymaya çalıştım. Türkiye gibi fay hatlarının yıkıcı etkilere yol açtığı bir ülkede, afet yönetim politikalarında katılımcı yaklaşımın benimsenmesi, bireylerin mekânsal aidiyetlerinin ve sosyokültürel ihtiyaçlarının merkeze alınması ehemmiyet arz etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yöneticinin karizmatik liderlik davranışı ile çalışanların kariyer memnuniyeti ilişkisinde algılanan örgütsel prestijin aracı rolü
Erkan Yaşar
Çalışanların planladıkları kariyer hedeflerinde başarılı olmalarına ve amaçlarına ulaşmalarında, içinde bulundukları işyerinin sunduğu olanakların ve örgütün insan kaynaklarının etkisi büyüktür. Ayrıca örgütün algılanan prestijinin ve yöneticinin çalışan üzerindeki etkilerinin de çalışanların performanslarında ve işlerine motive olmalarında etkisi olmaktadır. Bu durumda doğal olarak çalışanlar kariyer süreçlerinde memnun oldukları örgütler ve yöneticilerle çalışmayı arzu ederler. Bu tercih ise yönetimin nitelikli ve arzulanan insan kaynağına ulaşmasında elini güçlendirecektir. Bir örgütün çalışanları nezdindeki saygınlığı ve liderinin özellikleri o örgüt çalışanlarının kariyer memnuniyetlerinde rol oynayabilecek önemli faktörlerdendir. Bu çalışmada liderlik özelliklerinden karizmatik liderliğin çalışan kariyer memnuniyetine etkisi ve bu etkileşimde örgütsel prestij değişkeninin aracı bir rolü olup olmadığı incelenmektedir. Araştırma bulgularından örgütsel prestijin kariyer memnuniyetini doğrudan pozitif bir şekilde etkilediği görülmüştür. Öte yandan incelenen karizmatik liderlik değişkeni alt boyutlarından sadece çevresel duyarlılık ve üye ihtiyaçlarına duyarlılık gösterme değişkenlerinin kariyer memnuniyetini anlamlı ve doğrudan pozitif etkilediği, statükoyu sürdürme alt değişkeninin ise kariyer memnuniyetine olumsuz yönde doğrudan etki ettiği görülmektedir. Aracı etkilere bakıldığında ise sadece statükoyu sürdürme alt değişkeninin örgütsel prestij üzerine anlamlı etkisi olduğu ve aracı değişkenin ise önleyici aracı etkisiyle ilgili alt değişkenin dorudan olumsuz etkisini dolaylı pozitif etkiye dönüştürdüğü anlaşılmaktadır. Elde edilen bu sonuçlardan hareketle karizmatik liderlik ve örgütsel prestij değişkenlerinin çalışanın kariyer memnuniyeti üzerindeki toplam etkilerinin pozitif olduğu ve memnuniyeti arttırdığı ortaya konulmaktadır. Bu da çalışanlarının kariyerleri noktasında çalışmalar yürüten ve bunu önemseyen insan kaynakları yöneticileri ve firma sahiplerine örgüsel prestijin ne denli önemli olduğunu ve özellikle karizmatik liderler tarafından yönetilmekte olan örgütlerde bu yönetim özelliklerinin oluşturabileceği olumsuz yönleri azaltıcı etkilerinin olacağı yönünde fikir vermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kokunun tüketicilerin marka algısı ve satın alma davranışları üzerindeki etkisi
Sıla Şeylan
Bu tez çalışması, kokunun tüketicilerin marka algısı üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde markalar, rekabet avantajı elde edebilmek ve tüketici zihninde kalıcı bir yer edinebilmek için duyusal pazarlama stratejilerine yönelmektedir. Bu bağlamda koku duyusu; duygulara doğrudan hitap etmesi, hafızayı tetiklemesi ve davranışları yönlendirme gücüyle öne çıkmaktadır. Çalışmada, kokunun marka imajı, tüketici deneyimi ve satın alma eğilimleri üzerindeki etkileri kuramsal çerçevede ele alınmış ve çeşitli örneklerle desteklenmiştir. Araştırma sonuçları, hoş ve markayla uyumlu bir kokunun tüketici memnuniyetini artırdığını, mağaza ortamında geçirilen süreyi uzattığını ve marka sadakatini güçlendirdiğini ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, kokunun marka iletişimi açısından stratejik bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve işletmelerin çok duyulu pazarlama yaklaşımlarına ağırlık vermesinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Duyusal pazarlama, Koku pazarlaması, Marka algısı, Marka sadakati, Tüketici davranışı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Gençlik merkezleri faaliyetlerine katılım sağlayan gençlerin algılanan hizmet kalitesi ile memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Selman Eroğlu
Bu çalışma ile Gümüşhane ilinde bulunan Gençlik Merkezlerindeki faaliyetlere katılan gençlerin algılanan hizmet kalitesi ile memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişki incelenecektir. Araştırmanın evrenini, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki gençlik merkezleri katılımcıları, örneklem grubunu ise Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü (GSİM)'ne bağlı olan gençlik merkezlerindeki katılımcı bireyler içerisinden kolay örneklem modeli ile seçilen 15-29 yaş aralığındaki 347 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma gurubuna Yıldız ve Çoban (2020) tarafından geliştirilen "Gençlik Merkezleri Memnuniyet Ölçeği (GMMÖ)" ve Aycan (2005: 105-107) tarafından geliştirilen "Gençlik Merkezlerinde Algılanan Hizmet Kalitesi Ölçeği (GMAHKÖ)" uygulanmıştır. Verilerin analizinde merkezi eğilim ölçülerinden olan yüzde dağılımları, frekanslar ve aritmetik ortalama ile istatistiksel analiz türlerinden olan betimsel tanımlayıcı analizleri, korelasyon ve regresyon analizleri, T-Testi, ANOVA testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda katılımcıların memnuniyet düzeyleri ile algılanan hizmet kalitesi arasında cinsiyet, yaş, eğitim durumu, doğum yeri özelliklerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilirken, medeni durum değişkenine göre ve meslek durumu değişkenine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bununla birlikte gençlik merkezi yeri ve gençlik merkezi üyelik süresi özelliklerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilirken, gençlik merkezinde geçirilen saat değişkenine göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların memnuniyet düzeyi ile algılanan hizmet kalitesi arasında anlamlı ve güçlü pozitif bir ilişki tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Mardin 2023 Türkiye Kick Boks Şampiyonası seyircilerininserbest zaman doyum düzeylerinin algılanan kaliteyeetkisi
Berk İrfan Kadakal
Bu araştırmada, Mardin 2023 Türkiye Kick Boks Şampiyonası'na katılan 460 seyircinin serbest zaman doyum düzeylerinin, organizasyona yönelik algıladıkları kalite üzerindeki etkisi incelenmiştir. Nicel yönteme dayalı çalışma da veriler, Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen ve Gökçe ve Orhan (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan Serbest Zaman Doyum Ölçeği ile Bayraktaroğlu ve Katkat (2017) tarafından geliştirilen Spor Organizasyonlarında Algılanan Kalite Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır.Araştırmada nicel yöntem kapsamında anket tekniği kullanılmış; veriler SPSS 2024 ile analiz edilmiştir. t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri sonucunda, doyum düzeyi ile algılanan kalite arasında pozitif ve anlamlı ilişki saptanmıştır (r = 0.64, p < .001). Düzenli spor yapan ve eğitim düzeyi yüksek bireylerin kalite algısı daha yüksektir (p < .01), cinsiyet farkı bulunmamıştır.Sonuçlar, serbest zaman doyumunun spor organizasyonlarının algılanan kalitesini anlamlı ölçüde etkilediği ortaya konmuştur. Bu bulgu, spor organizasyonlarının yalnızca sportif etkinlik sunmakla kalmayıp, katılımcıların sosyal, kültürel ve psikolojik gereksinimlerini karşılayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğine işaret etmektedir. Öneri olarak; Elde edilen bulgular, seyircilerin serbest zaman doyum düzeylerinin, spor organizasyonlarına ilişkin kalite algısını anlamlı biçimde etkilediğini ortaya koymakta ve organizasyon planlamasında seyirci memnuniyetinin merkezi bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Sosyal medya reklamlarında ınfluencer kullanımının X, Y ve Z kuşaklarının satın alma davranışı üzerine etkisi: Instagram örneği
Derya Yazıcı
Günümüzde sosyal medya, dijital reklamcılığın en yoğun biçimde kullanıldığı başlıca sanal platformlardan biri haline gelmiştir. Bu dönüşümle birlikte, tüketici davranışları da sosyal medya araçlarının etkisi altında yeniden değerlendirilmeye başlanmıştır. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla beraber, geleneksel medya araçları olan televizyon ve radyo üzerinden gerçekleştirilen reklam faaliyetleri, yerini sosyal medya platformlarında etkili kullanıcılar tarafından yürütülen reklam çalışmalarına bırakmıştır. Bu bağlamda, fenomen olarak adlandırılan sosyal medya içerik üreticilerinin rolü giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Fenomen pazarlamanın yaygınlaşması, işletmelerin dijital pazarlama stratejilerine daha fazla kaynak ayırmasına neden olmuştur. Rekabet avantajı elde etme çabası içerisinde olan işletmeler, sosyal medya pazarlamasının bir alt kolu olarak Influencer pazarlamayı etkin biçimde kullanmaktadır. İşletmeler, marka bilinirliğini artırmak ve hedef kitlelerine belirli mesajlar iletmek amacıyla, sosyal medya platformları üzerinde geniş takipçi kitlesine sahip içerik üreticileriyle iş birlikleri geliştirmektedir. Bu platformları değerlendirdiğimizde günümüzde aktif kullanıcı sayısı 2 milyarı aşan Instagram, en fazla reklam verilen ve ürün tanıtımı yapılan sosyal medya platformlarından biri haline gelmiştir. Bu gelişmeyle birlikte, işletmeler ürün ve hizmetlerini tüketicilere ulaştırmak amacıyla Influencer temelli reklamcılık stratejilerine yönelmektedir. Influencer olarak nitelendirilen sosyal medya fenomenleri, özellikle tüketici karar süreçleri üzerinde etkili olmakta ve satın alma eğilimlerini doğrudan ya da dolaylı olarak şekillendirmektedir. Bu durum, dijital pazarlama stratejileri içerisinde Influencer pazarlamasını önemli bir unsur haline getirmiştir. Bu araştırmanın temel odağını, Instagram uygulamasında influencer reklamlarının tüketicilerin satın alma süreçleri üzerindeki etkileri oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen literatür taraması, X, Y ve Z kuşaklarının Instagram reklamlarına yönelik algılarını inceleyerek bu kuşaklara özgü özelliklerin, platform üzerindeki satın alma davranışları üzerindeki etkilerini değerlendirmektedir. Ayrıca, söz konusu kuşakların reklamlara karşı duyarlılık düzeyleri, influencer etkisinin gücü ve reklam ile paylaşımlara yönelik güven algısı gibi faktörler ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda araştırma, kuşaklar arası farklılıkların dijital reklamcılık ve Influencer pazarlaması açısından ne tür sonuçlar doğurduğunu analiz etmektedir. Bu araştırmanın evrenini, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Trabzon ilinde ikamet eden ve aktif olarak Instagram kullanan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada, dijital pazarlama ve sosyal medya kullanımı açısından anlamlı sonuçlar elde edebilmek amacıyla geniş yaş aralığına sahip bir kitle hedeflenmiş ve bu kitle üzerinden analiz sonuçları elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise, 15-60 yaş aralığında yer alan ve aktif şekilde Instagram kullanan 384 birey oluşturmaktadır. Örneklem oluşturulurken özellikle X, Y ve Z kuşaklarına mensup kullanıcıların temsili dikkate alınmış ve bu doğrultuda yaş gruplarına göre dengeli bir dağılım sağlanmaya çalışılmıştır. Verilerin toplanmasında nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket tekniği kullanılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Elektrikli araçlarda batarya paketi tasarımı ve üretimi
Ersan Meydan
Bu çalışmada, elektrikli araçlarda kullanılan batarya paketlenmesi ve batarya yönetim sistemi (BYS) tasarımları gerçekleştirilmiş ve üretimi yapılmıştır. Çalışmanın odak noktası, batarya sistemlerinin güvenli, verimli ve uzun ömürlü bir şekilde çalışmasını sağlamak için gerekli izleme ve kontrol mekanizmalarını geliştirmektir. Geliştirilen sistemde, batarya gerilimi, sıcaklığı ve batarya şarj durumu (State of Charge - SoC) verileri sürekli olarak izlenmekte ve bu veriler anlık olarak kullanıcıya aktarılmaktadır. Bu sayede, bataryaların çalışma durumu hakkında gerçek zamanlı bilgi sağlanarak güvenli ve kararlı bir çalışma ortamı oluşturulmaktadır. Üretimi yapılan batarya yönetim sistemi, bataryaların sıcaklık, gerilim ve akım değerlerini izlemeye olanak tanıyarak olası anormalliklerin önceden tespit edilmesine ve bu sayede arıza tahmini ve önleyici bakım yapılmasına imkan tanır. Ayrıca, bataryaların başarım optimizasyonu, ömürlerinin uzatılması ve çalışma verimliliğinin artırılması için kapsamlı bir veri yönetimi sağlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Gastronomi eğitiminde yeni bir hamle olarak gastronomi liseleri: Paydaş görüşlerin incelenmesi
Bahri Sarı
Gastronomi eğitimi dünya genelinde alanın popüler hale gelmesinin etkisiyle yaygınlaşan bir eğitim alanıdır. Türkiye'de de son yıllarda mutfak ve gastronomi alanına yönelik eğitim olanaklarının gelişim gösterdiği görülmektedir. Bu gelişim hareketlerinden biri de güncel bir konu olan gastronomi liseleridir. Gastronomi liseleri, Türkiye'nin zengin mutfak kültürünü eğitim yoluyla desteklemeyi, sektöre nitelikli iş gücü kazandırmayı ve yükseköğretime bilinçli geçişi teşvik etmeyi hedefleyen yeni bir eğitim modeli olarak önem taşımaktadır. Bununla birlikte gastronomi liselerine ilişkin farkındalık oldukça düşük durumdadır ve farkındalık sahibi kesimlerde de tartışmalı bir konudur. Konuya ilişkin alanda bir araştırmaya da rastlanılmamıştır. Bu bağlamda çalışma, Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak gastronomi liselerinin mevcut durumunu, eğitimde karşılaşılan zorlukları ve geleceğe yönelik önerileri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma nitel bir yaklaşım ile yürütülmüş, farklı illerde görev yapan öğretmenlerden (n=32) yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuş; 534 kod, 5 ana tema ve bunlar altında yer alan 13 alt tema belirlenmiştir. Belirlenen ana temalar "Gastronomi Liselerinin Gerekliliği ve Gelişimi", "Müfredat ve Eğitim İçeriği", "Eğitimde Uygulama ve Pratik İmkânlar", "Gastronomi Liselerinin Etkileri", "Geleceğe Yönelik Beklenti ve Öneriler" şeklinde adlandırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, gastronomi liselerinin sektörel iş gücü açısından potansiyel taşıdığı ancak fiziki olanaklar, müfredat-sektör uyumu ve öğretmen donanımı gibi alanlarda geliştirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin yükseköğretime geçişte daha bilinçli tercihler yapmalarına katkı sağladığı fakat eğitimde fırsat eşitliği bağlamında dikkatli planlama gerektirdiği vurgulanmıştır. Çalışma, gastronomi liselerinin daha etkin bir yapıya kavuşması için politika yapıcılara, eğitimcilere ve sektöre yönelik somut öneriler sunmaktadır.
















