Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2016
    Delivery expenses of sales contract in terms of islamic law

    Yilmaz, Fetullah

    In this article, delivery expenses of sold product and paid money for the product are dealt with in terms of Islamic law. The delivery expenses are one of complementary components of delivery responsibility of the parties in consequence of sales contract. According to Islamic law, the sales contract gives the responsibility of product delivery to seller and of qabz debt to the recipient. In principle, delivery place is the place in which the product exists. Islamic lawyers have the opinion that the expenses of delivery of product are covered by seller and expenses about qabz of product are covered by recipient. Besides, if the parties want, during drawing up the contract, they can decide to determine delivery place and time and who will bear the expenses. In this sense, in this paper, these sorts of well accepted judgments are debated along with evidences of the related issue and different opinions of Madhabs

  • MakaleYalnız künye2016
    The settlement of refugees in trabzon

    Çelik, Recep

    The population exchange between Turks and Greeks was important phase to resolve controversies between two countries. However it had been executed under very hard conditions in an irregular manner. Turks and Greeks had been obliged to endure lots of trouble in the process. The convenience of Trabzon for the settlement of refugees was a matter of debate in the local press. Considering Trabzon as a region that had been undergone immigration and its native people’ settlement problem, rightness of the debate was confirmed. On the other hand, because of the existence of Greek population in Trabzon, it was included into settlement regions. Refugees who had been sent to Trabzon to settle, did not have comfortable settlement process. Many of the refugees were obliged to migrate another places, few refugees were able to settle in Trabzon

  • MakaleYalnız künye2016
    Türkiye’nin siyasal modernleşmesinde balkanlardan gelen etkiler: 1808 alemdar ordusu ve 1909 hareket ordusu örnekleri

    Çiftçi, Ali

    Siyaset disiplininin en çok etkileşim içinde olduğu dallardan birisi şüphesiz tarihtir. Bu nedenle tarihe geçmişteki siyaset, siyasete de bugünkü tarih denilmesi çok yerindedir. Tarihte yaşanmış olaylardan genellemeler ve kurallılıklara varma ve tarihsel olayları bu yolla anlayıp yorumlama çabası sosyal bilimlerin vazgeçilmez bir uğraşısıdır. "Tarih tekerrürden ibarettir" sözü tam bir gerçeği yansıtmasa da bazı tarihsel olayların birbirine çok benzediği de tartışma götürmez. Türk siyasal hayatında 19. ve 20. Yüzyıl başlarında meydana gelen iki olayın, ortaya çıkış sebepleri, gelişimleri, olaya karışan aktörlerin kimliği ve tutumları açısından birbirine hayli benzediği görülmektedir. Bunlar, 1807 Kabakçı Mustafa Ayaklanması ve buna karşı Alemdar Mustafa Paşanın 1808'de Rumelili âyanlarla ayaklanmaya tepki koyuşu ile 31 Mart 1909 Ayaklanması ve buna karşı yine Balkanlarda gelişen Hareket Ordusu tepkisidir. Kabakçı Ayaklanması, modernleşmeci bir padişah olan 3. Selim'e karşı askerî nitelikli gelenekçi bir hareket olarak ortaya çıkmış ve taht değişikliği ile beraber önemli siyasal değişikliklere yol açmıştır. Alemdar Hareketi ise reformcu-modernleşmeci bir tepkiyle payitahta müdahale etmiş ve Kabakçı Ayaklanmasının siyasal sonuçlarını ortadan kaldırarak yeni bir siyasal durum ortaya çıkarmıştır. Buna benzer bir şekilde 1909'da yaşanan 31 Mart Ayaklanması da, İT öncülüğünde başlayan meşrutiyetin kendisine karşı değilse bile onun getirdiği bazı uygulamalara karşı yine askerî ve gelenekçi nitelikli bir kalkışma idi. Bu ayaklanma da İstanbul'da yeni bir siyasal statüko oluşturmuşken Balkanlardaki İT'li ordu güçleri modernleşme karşıtı olarak gördükleri bu harekete sert bir tepki göstererek İstanbul'a müdahale etmişler ve statükoya yeni bir şekil vermişlerdir. 1807-1808 Olayları ile 1909 Olaylarının ortaya çıkışı, gelişimi, aktörleri ve aktörlerin değerleri ve tutumları ile sonuçları birbirine çok benzemektedir

  • MakaleYalnız künye2016
    Yeni kamu yönetimi kapsamında yeni temel kurallara bir bakış

    Tozlu, Ahmet; Tüzen, M Ahmet

    The perspective of public management have been building as a result of global and fundamental shifts occured. The NPM implementations, which started in certain countries, became one of the agenda topic of many other countries purposed to reach effciency in own public and personnel management processes with their new paradgims. In this study, firstly the progress of reform ideas is shared and after as the prominent new rules of thumb of new perspective aspired to obtain effectiveness and efficiency in public management; total quality management, flexibility, transparency, accountability, strategic management and human resources, governance and performance measurement are elucidated with sub-headings. Hereby, it is purposed to present aforementioned new perspective of public sector and public service cycle within a holistic view

  • MakaleYalnız künye2016
    Sosyal harcamaların yerelleşmesi: sosyal belediyecilik uygulamalarının etkinliği

    Uğur, Alparslan; Bostan, M. Kemal

    Küreselleşmeyle birlikte ulusal hükümetlerin fonksiyonları sınırlanmakta, yerel yönetimlerin rolleri daha önemli hale gelmektedir. Ulusal sosyal refah politikaları güç kaybederken, özellikle kırsaldan kente olan göçler ve hızlı nüfus artışı yereldeki sosyal politikaların etki alanını genişletmiştir. Sosyal politikaları yerelde uygulayan belediyeler sosyal belediye olarak adlandırılmaktadır

  • MakaleYalnız künye2016
    Emekli bir imamın orta asya gezi notları

    Nazir, Bayram

    Osmanlı Devleti'nde imamlar, oldukça önemli görevler üstlenmişlerdir. Bu nedenle Devlet kadroları arasında imamlar, ilk sırada yer almaktaydı. Özellikle mahalle imamları ayrı bir öneme sahipti. Tanzimat dönemine kadar imam, devleti temsil etmek üzere mahallenin en önde gelen sorumlusuydu. Mahalle imamlarından başka orduda görev yapan imamlar da vardı. Bunların yanı sıra Osmanlı sarayında padişah imamları da bulunuyordu. Bu makalede seyahat notlarını değerlendireceğimiz Mehmed Kamil Efendi Osmanlı sarayında görev yapan imamlardandır. Padişahın özel sohbetlerine de katılan Kamil Efendi, emekli olduktan sonra önce Kudüs'e seyahat eder. Kudüs seyahatinden İstanbul'a döndükten sonra dört buçuk yıl sürecek Orta Asya seyahatine çıkar. İran üzerinden Semerkant, Buhara Kaşgar ve daha bir çok İslam beldelerini ziyaret eder. Kamil Efendi, seyahati boyunca ziyaret ettiği şehirler ve halkları hakkında gözlemlerde bulunur. Bu makalemizde İmam Efendi'nin İstanbul'dan başlatıp Kaşgar'a uzanan seyahat günlüğünü inceleyeceğiz

  • MakaleYalnız künye2016
    Türkiye’de maliyet alanında yapılan lisansüstü tez çalışmaları üzerine bir araştırma

    Tosunoğlu, Büşra; Çam, Alper Veli

    Bu çalışmanın amacı; Türkiye'deki üniversitelerde maliyet alanında yapılan lisansüstü tezlerin özellikleri ve konuları açısından zaman içerisindeki değişimlerini belirlemektir. Bu amaçla ilk olarak Türkiye'de maliyet alanında yapılan tezlerin mevcut durumu ortaya konulmuştur. Daha sonra maliyet konusunda çalışmaların yer aldığı "İşletme" alanı kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Bu kapsamda 2000- 2014 yılları itibariyle Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanından elde edilen 270 lisansüstü çalışma incelenmiştir. İnceleme sonuçlarına göre; araştırmaların büyük çoğunluğu devlet üniversiteleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Ayrıca söz konusu çalışmalara bakıldığında büyük bir oranda imalatçı firmalara odaklanıldığı, ikincil veri kaynağı tercih edildiği ve genellikle örnek olay çalışması yönteminin kullanıldığı tespit edilmiştir

  • MakaleYalnız künye2016
    Elektronik ağızdan ağıza iletişim: tüketicilerin elektronik platformlarda yorum yazma davranışını etkileyen faktörler

    Yildiz, Emel

    Bu çalışmanın amacı motivasyon faktörleri ile kültür faktörlerinin elektronik ağızdan ağıza iletişim davranışı üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında 561 tüketiciye uygulanan elektronik anketten elde edilen araştırma verileri Cronbach Alfa Katsayısı Faktör Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi ile test edilmiştir. Sonuç olarak; Motivasyon faktörlerinden tavsiye arama elektronik ağızdan ağıza iletişim davranışı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değilken; ekonomik teşvikler negatif yönlü bir etkiye sahiptir. Öte yandan firmaya yardım etme, diğer tüketicileri düşünme, kendini geliştirme, sosyal etkileşim faydaları ve olumsuz duyguları açığa vurma boyutlarında olumlu ilişkiler gözlenmiştir. Çalışmada ayrıca kültürel değerlerin elektronik ağızdan ağıza iletişim davranışı üzerindeki etkisi ortaya konulmaya çalışılmış ve belirsizlikten kaçınma ve erkekliğin sahip olduğu olumlu etkinin aksine bireycilik ve güç mesafesinin elektronik ağızdan ağıza iletişimde yorum yazma davranışı üzerinde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir

  • MakaleYalnız künye2016
    Identifying the factors which is affecting the outsourcing of businesses with structural equation modeling

    Çam, Handan

    Outsourcing has been an important management strategy lately in parallel with fast changes in management and production processes. This fast change has caused important changes on structure and operations of companies. Companies want to focus on basic abilities; they transfer the produced good and services that are produced without basic talents to the expert suppliers of that field in order to produce more value creating goods and services and to meet the expectations of the clients. Thus companies can meet the needs of clients fast in accordance with the market conditions and they raise the customer satisfaction. The aim of this study is to draw a framework aimed at the implementation of outsourcing in healthcare institutions. This study made with the aim of this framework consists of three parts. In the first part of the study conceptional information about the definition and importance of the outsourcing took part. In the second part conceptional framework that aims at the advantages, disadvantages of outsourcing process was drawn. In the third part effects of outsourcing implementation on healthcare institutions in competition and cost manners according to the 218 surveys that healthcare institutions made in 18 provinces in Black Sea Regions was examined

  • MakaleYalnız künye2016
    The relationship between economic risk and foreign direct investment: the case of turkey

    Topal, Mehmet Hanefi; Gül, Özlem S

    Foreign direct investment (FDI) in the developing countries, is considered as an important determinant for developing and shaping the investment. The aim of this study economic risk, and macro-economic variables to investigate the impact of these investments. For this purpose, 2003: 1-2014: 1 period in the study of economic risk, foreign direct investment, and time series analysis of the relationship between macroeconomic variables was tested. The variables used in the study; foreign direct investment, the real exchange rate and economic risk, inflation and current account deficit is made of. According to the results, FDI is affected positively from economic risk the current account deficit, and inflation. FDI is also affected negatively from the real exchange rate. Economic evidence is determined to be bidirectional causality relationship between foreign direct investment and economic risks. The study also of the current account deficit and foreign direct investment are determined to one-way causality from inflation towards the inflation

  • MakaleYalnız künye2016
    Osmanlıda bir yeniden yapılanma hamlesi: nizâm-ı cedît ve kabakçı darbesi

    Yaşaroğlu, Hasan

    Osmanlı İmparatorluğu, Batının uzun yıllar erişemediği medeniyeti yıllar önce kurmuş ve başarı ile sürdürmüştür. Ancak başlangıçtaki bu parlak gidiş sonuna kadar devam etmemiştir. Duraklama, gerileme ve çöküş dönemleri dolayısı ile Osmanlı medeniyeti söz konusu üstün vasıflarından önemli ölçüde uzaklaşmıştır. Duraklama ve gerileme gerçeği buna karşı tedbirler geliştirilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmış olduğundan bazı son dönem Osmanlı padişahları neredeyse tüm mesailerini değişim ve yenileşme teşebbüslerine tahsis etmişlerdir. Başlangıç itibariyle değişim ve yenileşmenin ana hedefi eski ihtişamı geri getirmek iken, ilerleyen zamanlarda bunun yerini Batıyı yakalama arzusu almıştır. İster eski ihtişamı geri getirmek niyetiyle ortaya çıkmış olsun, isterse Batıyı yakalamayı hedeflesin, girişilen bu reform hareketlerinin ortak kaderi başarısızlık olmuştur. Tümü bir darbe ile sonlandırılmıştır. Belli hedefler yakalanmış olsa da Osmanlı toplumu toptan değişim ve dönüşüm hamlesini bir türlü tam olarak gerçekleştirememiştir. Bunun için Cumhuriyetin ilanını beklemek durumunda kalmıştır. Osmanlı değişim ve yenileşme hareketlerinin en önemlisi hiç şüphesiz Nizâm-ı Cedîd'tir. Sultan III. Selim tarafından başlatılmış ve uygulamaya konulmuş olan bu hareket, planlı bir yeniden yapılanma hamlesidir. Nizâm-ı Cedîd geçmişte başarısız olan önemli değişim hareketlerini de örnek alarak, çok dikkatli, gizli ve planlı hareket etmiş, ancak öncekiler ile aynı kaderi paylaşmaktan kurtulamamıştır. Dikkatli planlama, iyi organize gibi üstün vasıflarına rağmen o da başarısız olmuştur

  • MakaleYalnız künye2016
    Klâsik türk edebiyatı nesrinde taklidî âhenk: cevâhirü'l-hikem fî-tehzibi ahlâkı’l-ümem örneği

    Duran, Ramazan

    Çalışmada klâsik Türk edebiyatı nesrinde manayı lafızda resmetme olarak da tanımlayabileceğimiz taklidî âhenk meselesi ele alınmıştır. Klâsik edebiyatın -ister manzum isterse mensur olsun- temel kaynağı Kur'ân-ı Kerim'dir. Taklidî âhengin ilk ve en güzel örneklerini şiirin ve nesrin bütün meziyetlerini bünyesinde barındıran Kur'ân-ı Kerim'de görmekteyiz. Bu yüzden makalede önce Kur'ân-ı Kerîm'de taklidî âhenge dair unsurların yer aldığı bazı âyet ve sûrelerden örnekler verilmiştir. Daha sonra doktora çalışmamız olan 18. yüzyıl müellif ve mütercimlerinden Nüzhet Efendi'nin Cevâhirü'l-hikem fî-tehzîbi Ahlâkı'lümem isimli Marzubân-nâme tercümesindeki taklidî âhenge dair unsurlardan örnekler verilerilerek âhengin zor bir türü olan taklidî âhengin sadece manzum eserlere has bir özellik olmadığı manzum eserlerle birlikte mensur eserlerde de -özellikle de süslü nesirdemüelliflerin hem eserde akıcılığı sağlamak hem de kendi sanat kudretlerini göstermek amacıyla başvurdukları üslûbî bir özellik olduğu ifade edilmeye çalışılmıştır. Makalenin giriş bölümünde üslûbun tanımıyla beraber üslûba etki eden faktörler belirtilmiş ve münşeât üslûbu üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde âhenk ve mensur eserlerde temel âhenk unsurları; seci', aliterasyon ve ritim hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde âyet ve sûrelerden örneklerle Kur'ân-ı Kerim'de taklidî âhenk konusu ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise 18. yüzyıl müellif ve mütercimlerinden Nüzhet Efendi'ye ait Cevâhirü'l-hikem fî-tehzîbi Ahlâkı'l-ümem isimli Marzubân-nâme tercümesindeki taklidî âhenge dair bazı bölümler izah edilmeye çalışılmıştır

  • MakaleYalnız künye2016
    Gideon toury’nin erek odaklı çeviri kuramı ışığında aziz nesin’in “tek yol” adlı romanının farsça tercümesinin incelenmesi

    Işık, Yeşim

    Aziz Nesin'in "Bir Ölünün Hatıraları", "Saçkıran", "Kimliksiz Adam", "Gıdıgıdı " ve daha birçok eserini Farsçaya çeviren Reza Hemrah, İran'da Aziz Nesin'in tanınmasında önemli bir yere sahiptir. Öyle ki Aziz Nesin'in Farsçaya çevrilen eserlerinin neredeyse yarısı Hemrah'a aittir. 1960 ve 1970'li yıllarda Hemrah çevirileri İran'da oldukça ilgi görmüştür. Reza Hemrah'ın çevirilerinin sahihliği konusunda İran basınında şüpheler vardır. İddialara göre Hemrah'ın yazdığı kitaplar dönemin İran hükümeti tarafından yasaklanınca yazar kendi yazılarını Aziz Nesin adına yayınlamaya başlamıştır. Başka bir iddiaya göre ise yazar, Aziz Nesin'in eserlerini okuyarak ya da Türkçe bilen arkadaşlarına okutarak yeniden derleyip yayımlamıştır. Reza Hemrah ile ilgili bu tarz iddiaların sahihliği, yazarın çeviri eserleri tek tek incelenerek saptanabilir. Bu çalışmada Aziz Nesin'in Farsçaya çevrilen "Tek Yol" adlı eseri, Gideon Toury'nin Erek Odaklı Çeviri Kuramı ışığında incelenmeye tabi tutulmuştur. Söz konusu teoriye göre çeviri erek kültür için yapılır. Bu nedenle kuramda çeviri ürünlerine öncelik verilir. Çeviri erek kültürün şartlarını belirlediği amaca yönelik bir etkinliktir. Eşdeğerlilik açısından çeviri metni, kaynak metnin normlarına yakınsa "yeterli çeviri"; erek metnin normlarına yakınsa "kabul edilebilir çeviri" olarak değerlendirilir. Erek metin odaklı çalışmalarda kaynak metin ile erek metin arasındaki farklılıklar dilin yapısal özelliklerinden kaynaklanıyorsa eşdeğerlilik bakımından tam bir denkliğin olmaması kabul edilirken çevirmenin şahsi kararları metnin bağlamını değiştirebilecek şekildeki yanlışları içeriyorsa böyle bir durum kabul edilebilirlik sınırlarını zorlamaktadır.

  • MakaleYalnız künye2016
    Bölgesel ekonomik büyüme üzerinde dış ticaretin etkileri: türkiye’de düzey 2 bölgeleri üzerine panel veri analizleri

    Recepoğlu, Mürşit; Değer, Mustafa Kemal

    Bu çalışmanın amacı, dış ticaretin bölgesel ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini incelemektir. Ülke düzeyinde dış ticaretin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini araştıran birçok çalışma bulunurken, bölgesel düzeyde yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Dolayısıyla çalışmada, Türkiye'nin 26 adet 'Düzey 2' bölgesinde dış ticaretin bölgenin ekonomik büyümesi üzerindeki etkileri, 2004-2011 dönemi için panel veri eşbütünleşme testleri ile araştırılmıştır. Çalışma kapsamındaki değişkenlere ait veriler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'ten elde edilmiştir. Türkiye'de il ve bölgelere ait GSYİH verileri, 2001 yılından sonra yayınlanmadığı için bu değişkeni temsilen çalışmada bölgesel gayri safi katma değer verileri kullanılmıştır. Çalışmada Düzey 2 bölgelerinin tamamını kapsayan panel veri analizleri yanında, Kalkınma Bakanlığı'nın sosyo-ekonomik gelişmişlik derecesine göre yaptığı sınıflandırma dikkate alınarak, panel veri analizleri (i) gelişmiş bölgeler, (ii) gelişmekte olan bölgeler (iii) az gelişmiş bölgeler için de gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre Türkiye'de hem bölgesel ihracat hem de ithalatın bölgesel ekonomik büyüme üzerinde istatistiki açıdan anlamlı ve pozitif etkileri söz konusudur

  • MakaleYalnız künye2016
    Vocational and technical education institutions in osmanli: conductor school

    Saylan, Kemal

    European countries entered 19th century with technical advantage which progressed in industry with industrial revolution. With parallel to these developments the Ottoman Empire also founded new institutions which serve education in technical areas. These institutions, their first examples in military areas, revealed a new science and educational perspective in Ottoman Country. With Tanzimat, it was institutionalized and technical vocational schools were founded in technical areas. These schools which showed diversity due to increasing demands in Abdulhamid II and Meşrutiyet II periods and played important roles in shaping high educations in republican period. In this study, conductor schools which trained technical personnel to help engineers with increasing need to staff will be examined. In the study, the attention will be paid to the ordinance, opening and development of this school

  • MakaleYalnız künye2016
    Karanlığa ışık tutmak: mıchael longley’nin şiirinde çiçeklerin simgesel ve işlevsel kullanımı

    Hakkıoğlu, Mümin

    The Northern Irish poet Michael Longley uses flowers functionally and symbolically as examples of an alternative life while dealing with the social fragmentation in his country. Flowers, in his poems, are both symbols of hope and medicines for physical and mental wounds. With such characteristics, they are amongst indispensable elements of traditional treatment methods and key parts of the power of contemporary man clinging on to life. On the other hand, as in the example of the red poppy which was transformed into a political symbol, having become a flower representing the soldiers killed in war, they emerge as components that do not heal the current problem but make it more severe. In such circumstances, rather than standing closer to an alternative life, they are closer to the contemporary world paralysed by conflicts. However, excluding their disassociating political connotations, it can be said that Longley draws on all flowers in his call to peace. He points to their unity and harmony within themselves, despite the differences in their colours, smells and sizes, as an example to Northern Irish society and describes codes of living together through them

  • MakaleYalnız künye2016
    Humanities approach of political parties: a general overview to political parties in turkey and the uk comparison

    Çakıcı, Fatma Okur

    Political parties are among the most important factors in determining a country's policy. Because a political party's program constitutes the basis for the policies to be followed in case of coming to power. Policy will be implemented in case of power according to defined criteria in programs typically report on political party programs. Thus, by the public, political parties, party programs are expected to show sensitivity in their approach to human subjects will be. When it is unable to functioning of direct democracy, representative democracy and democratic values are more important in today's world where political parties, the ruling being to be preferred, due to the requirement of being in the stronger position in the political competition, the community, and especially to touch on some important topics of concern to segments of the community prefer. Therefore, it is increasingly important nowadays of fundamental rights and freedoms, political parties and human-oriented approach and they should implement even more focus on this subject has turned into a desirable situation. The movement of these ideas in the study of the formation of political parties, processes, functions and objectives, in addition to the power to represent the political parties in Turkey's parliament actively forward with a democracy is described as one of the countries that the programs of political parties in the UK which is examined in the attitudes of the humans will be discussed. Turkey and the UK political parties on the scale of “human-oriented” perspective, comparisons will be made. At this point, especially Male-Female, child-elderly, and the disabled will be subject to criteria that relate to evaluation. Their sensitivity to issues of political parties in the countries in question in Humanities, in the context of similarities and differences will be evaluated

  • MakaleYalnız künye2016
    The relatıonshıp between tax applıcatıons and tax moralıty ın turkey: the case of trabzon, giresun and gümüşhane provınces

    Şahin, Muhammet; Hatirli, Selim Adem

    In this study, taxation subject which is one of the most important sources of income of the government, has been analyzed. The aim of this study is to analyse the efficiency of taxation appliance and policies on the basis of tax payer behavior. Thus, the factors affecting the tax morale level of the taxpayers can be easily identified. In the study, the questionnaire has been applied to taxpayers in order to get business income and socio economic characteristics of firms, conducted to Trabzon, Giresun or Gümüşhane Revenue Departments. The collected data have been analyzed by using Logit model. According to the findings from the study, the tax morale values of cities has got average 3,774 points out of 5 points. However, one of the determinants of tax morality –intrinsic motivation- has got 2,848 points out of 5 points and the values of perception on tax system and public administration have got 2,595 and 2,380 points, respectively. Besides it was found a positive relationship between the variables used in the Logit model which are tax audit, public assurance, equity of taxation, democracy perception and tax ethics variables. In spite of this, there has been a negative relation between tax morale and its determinants: perception of high tax rate, complexity of tax legislation, wasting of taxes, the level of education and tax punishment

  • MakaleYalnız künye2016
    Doğu türkistan bağımsızlık davasının lideri mehmet emin buğra hareketinin dinsel dinamikleri

    Kurban, Nurahmet Kurban Nur Ahmet

    Doğu Türkistan'dan göç edip Türkiye'ye yerleşen ve hem ülkesi hem de yerleştiği yeni vatanı için önemli görevler üstlenen Emin Buğra (19011965)'nın medrese hayatı ile özgürlük mücadelesi dönemindeki dindarlığı, tartışmasız olarak bütün İslamcı çevrelerce takdir edilmiştir. Onun yeri, şimdiye kadar hiç doldurulamamıştır. Hayatı boyunca Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesi için hiçbir ülkenin iç siyasetinde yer almamıştır. Bulunduğu yerlerde parti tutmamıştır. Yerel hiçbir örgüte üye olmamıştır. Her yerde Doğu Türkistan halkının bir vekili gibi davranmıştır. Dini taassuptan geri durmuştur. Aydın bir din adamı olmuştur. Hakkında yapılan çalışmalar ise oldukça sınırlıdır. Özellikle onun dini hayatını konu edinen bir çalışma neredeyse hiç yoktur. Oysa o her şeyden evvel bir din adamıdır. Ondan sonra başarılı bir diplomattır. Türkiye'de bulunduğu süre içerisinde birçok uluslararası konferanslarda halkını temsil etmiştir. Türkiye'de Türk akraba toplulukları ve dünya islam birliği teşkilatı ile sürekli temas halinde olmuştur. Bu genel kabule karşın, onun siyasi hayattaki tutumları, sosyal yaşantısındaki davranışları ve kimi fikirleri dinî açıdan açıklanmaya muhtaçtır. İşte bütün bu hususların ortaya çıkarılması için böyle bir çalışmaya gerek duyulmuştur. Bu çalışmada, öncelikle Buğra'nın yetişme döneminde etkili olan dinî unsurların izleri sürülecektir. İkinci adımda siyasi mücadelesindeki milliyetçilik vurgusu, dinî açıdan değerlendirilecektir. Üçüncü adımda ise, onun İslamcılık anlayışı ve Türk-İslam düşünce sistemindeki konumu ortaya konulacaktır. Çalışmanın sonunda da Kur'anî ve sosyolojik açıdan "Buğra Hareketi"nin dinî yönü temellendirilecektir

  • MakaleYalnız künye2016
    Türkmen Türkçesi, ses bilgisi, korunan unsurlar, birincil uzun ünlü, Türkiye Türkçesi

    Gökçür, Engin

    Turkmen Turkish constitutes Oguz group of Turkish language’s eastern branch but Azerbaijan and the Turkey Turkish constitutes the western branch. A part of Oguz Turkey has used the same literary language up to the 17th century in the Anatolia, Syria, Iran and Iraq geography. After this century Ottoman Turkish and Azerbaijani Turkish created two different literary languages. Gagauz Turks today live mainly including the Gagauz Autonomous State, northeastern Bulgaria, Ukraine, Romania and Greece. Gagauz consisting of a combination of Peceneks, Uz, Kuman-Kipchak and Oguz tribes in different periods of history. Gagauz live under the independence of the Ottoman Empire in Balkans until the 18.th century. After the 18th century following the weakening of the rule of the Ottoman Empire in the region with various reasons they migrate to Russia. Until 1990 under the independence of the Romanian and Russian they managed to survive. The Soviet Union is fragmented in the 1990s. Then, in 1994, the Gagauz Autonomous Republic is known. Until the 18th century, Turkmens used the Chagatay Turkish which has been Central Asian Turks’common written language. After the 18th century Turkmen poets and writers wrote the woks which formed the infrastructure of the Turkmen Turkish. Today the foundation of Turkmen Turkish include the Teke, Yomud, Ersarı, Çavdur, Sarık, Salur, Gökleñ’s tribes language producs. Modern Turkmen literary language basically is based the Teke dialect which is spoken in the Ahal and Marı district. Turkmens depending the understanding of the Oguzsized units could not have written literature for a long time. Therefore since 13th century they have had their rich products of old tradition. As well as some typical characteristics of Eastern Turkish, some phonetic and morphological characteristics of Oguz group of Turkish literary language are seen in Turkmen Turkish. Because Kipchak and Chagatai languages have been effective in Turkmen Turkish which is located in the west group of Turkey written languages over years, some part of the sound change which has been seen in the Azerbaijan and the Turkey Turkish has not been seen in this written language. Therefore, a large number of protected phonetic elements in the northern and eastern group of Turkish literary language have been protected in Turkmen Turkish as well. In this article these protected phonetic elements in Turkmen Turkish are expressed with examples by a comparative method. STRUCTURED ABSTRACT