Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    E-devlet uygulamalarının yolsuzluk üzerindeki etkisinin veri zarflama analizi yöntemiyle incelenmesi: oecd ülkeleri örneği

    Keyifli, Nazlı; Bolayır, Banu

    Bilgi ve iletişim teknolojileri hızlı gelişimine bağlı olarak devletler sunmuş oldukları hizmetlerin verimliliğini ve etkinliğini arttırmayı hedeflemesi, vergi gelirlerinin arttırılması, yolsuzluğun azaltılması, vatandaş memnuniyetinin sağlanması ve kamu hizmetlerin kontrolü gibi pek çok alanda iyi bir denetim mekanizmasına gereksinim duymuşlardır. Bu çerçevede e-devlet uygulamaları, devletlerin politika hedeflerine ulaşmada önemli imkanlar sağlamıştır. Bu noktadan hareketle, e-devlet kullanımında performansın yüksek olabilmesi, düşük seviyede girdi değişkenleri kullanılmasına bilhassa yolsuzluğun düşük olmasına ve yüksek seviyede çıktı değişkenlerinin elde edilmesine bağlıdır. Bu çalışma kapsamında 2018 yılı için OECD ülkelerinin seçilmiş e-devlet göstergeleri üzerinden yolsuzluk düzeyinin e-devlet uygulama performansları üzerindeki etkisi girdi yönelimli veri zarflama analizi ile araştırılmıştır. Analizdeki modeller LINDO paket programında çözdürülmüştür. Veri zarflama analizi uygulaması sonucunda, etkin olan ülkeler; ABD, Danimarka, Estonya, İspanya, İtalya, Kore, Meksika, Norveç, Slovakya, Şili, Türkiye ve Yeni Zelanda, etkin olmayan ülkeler; Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Hollanda, İrlanda, İsrail, İsveç, Kanada, Macaristan, Polonya, Portekiz, Slovenya ve Yunanistan’dır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2022
    Yolsuzluklar, ekonomik büyüme ve çevre vergileri ilişkisinin gözden geçirilmesi: oecd ülkeleri örneği

    Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra

    Bu araştırma OECD ülkelerinde yolsuzlukların ve çevresel vergilerin ekonomik kalkınma ile olan ilişkisini ele almıştır. Araştırmada 34 OECD ülkesinin 1995-2019 arasındaki dönemi panel veri analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisi Pedroni eşbütünleşme testi kullanılarak tahmin edilmiştir. Eşbütünleşme test sonuçlarına göre değişkenler uzun dönem ko-entegredir. Uzun dönem esneklikleri ise PDOLS tahmincisi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, çevresel vergilerin araştırma ülkelerinde ekonomik büyümeyi teşvik ettiğini göstermiştir. Bunun yanında, yolsuzlukların ekonomik büyüme ve çevresel vergiler ile arasında güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, yolsuzlukların büyüme ve çevresel vergiler üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisi vardır. Bu bakımdan yolsuzluklarla mücadele politikalarının uygulanması çevresel vergi gelirlerini arttırılması ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın sağlanması açısından son derece önemlidir. Yolsuzluklar, çevresel vergiler ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi panel Granger nedensellik testleri kullanılarak incelenmiştir. Test sonuçlarına göre, çevresel vergilerden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü, ekonomik büyüme ile yolsuzluk oranları arasında karşılıklı nedensellik ilişkisi vardır.

  • MakaleYalnız künye2022
    İklim değişikliği bağlantılı finansal bildirimler: tskb iklim riskleri raporu örneği

    Yesilelebi, Gl

    Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki bankacılık sektörünün iklim değişikliği bağlantılı finansal bildirimlerini paydaşlara nasıl ilettiğini incelemektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda, finansal şeffaflığı artır-mak için Finansal İstikrar Kurulu (FSB) tarafından oluşturulan uluslara-rası bir girişim olan İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) (2017) tavsiyeleri referans olarak alınmıştır. Buradan hareketle, çalışmada Türk bankacılık sektöründe TCFD tavsiyelerini dikkate ala-rak, İklim Riskleri Raporu’nu 2021 yılında yayımlayan ilk Türk bankası olan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB)’nin raporu doküman ince-leme yöntemiyle bir vaka çalışması yapılmıştır. TSKB İklim Riskleri Raporu’nun TCFD tavsiyelerine uyumu, içerik analizi yapılarak, kurulu-şun iklim riskleri ile yönetişim, strateji, risk yönetimi, ölçüt ve hedeflerle ilgili fırsatları açıklayıp açıklamadığı değerlendirilmiştir. Çalışma sonu-cunda, TSKB İklim Riskleri Raporu’nun TCFD tavsiyelerine uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Depremlerden Sonraki Yeniden Yapılanma Süreci Üzerine Küresel Bir Araştırma: Çelik Prefabrik Malzeme Kullanımının Gerekliliği

    Öztürk, Serkan; Etki Of, Nesibe

    Bu çalışma kapsamında, çelik prefabrik yapıların yapısal özellikleri, Türkiye ve dünyada kullanım oranları ve niçin kullanılması gerektiği konuları bilimsel kaynaklar ortaya konularak araştırılmıştır. Farklı çalışmalardan elde edilen sonuçlar derlenerek, afet yönetimi için oldukça önemli olan yeniden yapılanma sürecine dikkat çekilmiştir. Çelik yapılar, hafif ve esnek malzemeler oldukları için depreme karşı mukavemet gösterirler. Bu ve daha birçok özelliğinden dolayı yüz ölçümünün büyük bir bölümü deprem bölgesinde yer alan ülkemizde konutların çelik prefabrikasyon ile yapılması gerekmektedir, çünkü bu yapıların depremlerde yıkılmadığı veya hasar alarak ayakta kaldığı literatürdeki birçok araştırma sonucunda kanıtlanmış olup afet yönetiminde ileri seviyede bulunan ülkeler tarafından da kanıksanmıştır. Türkiye ise çelik üretiminde dünyada yedinci sırada bulunmakla birlikte, bu durum yapı sektörüne yansımamaktadır. Depremler yaşandıktan sonra yeniden yapılanma sürecine gelindiğinde, yıkılan veya ağır hasar alan binaların yerine çelik konstrüksiyon binaları inşa etmek gerekmektedir. Bu strateji, kriz yönetiminin son basamağı olan yeniden yapılandırmada sağlam temeller atmayı sağlayacak ve risk yönetiminin ilk basamağı olan zarar azaltma evresindeki çalışmaları destekleyici nitelikte olacaktır. Bu bağlamda, önemli bir kazanım olarak, tam anlamda bir bütünleşik afet yönetimi döngüsü oluşturulabilecektir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Belediye Hizmetlerinden Memnuniyetin Ölçülmesine Yönelik Bir Araştırma: Gümüşhane Belediyesi Örneği

    Çakır, Canan

    Yerel yönetimler, halka en yakın yönetim birimleridir. Yerel yönetimler halkın yerel nitelikteki ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla birtakım hizmetler sunmaktadır. Günümüzde yerelleşme politikalarının ön plana çıkması ile birlikte kamu hizmetleri sunumunda belediyelerin önemi daha da artmıştır. Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane Belediyesi’nin sunduğu hizmetlerden, Gümüşhane’de yaşayan vatandaşların memnuniyet ve sadakat düzeylerini ölçmektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, nicel veri toplama yöntemlerinden anket formu uygulaması kullanılmıştır. Bu kapsamda web tabanlı anket ve kolayda örnekleme yöntemi ile Gümüşhane merkez ilçede 329 adet veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli türlerinden biri olan varyans tabanlı kısmi en küçük kareler yöntemi (PLS-SEM) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, afet hizmetleri, sosyal hizmetler, ticaret ve ekonomik hizmetler, ulaşım hizmetleri ve belediye çalışanlarının değerlendirilmesi ile ilgili memnuniyet arasında olumlu ve anlamlı ilişki bulunmamaktadır. Bununla birlikte, imar ve şehir hizmetleri, kültür ve turizm hizmetleri, çevre, temizlik sağlık hizmetleri, belediye değerlendirme, genel değerlendirme ile ilgili memnuniyet arasında olumlu ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda, bu çalışmanın literatüre ve uygulamaya katkısından bahsedilmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Afet ve Kriz Yönetiminde Sosyal Medyanın Kullanımı Üzerine Bir Araştırma: Twitter Örneği

    Çanakçi, Merve; Şaşmazlar, Ceren

    Bu çalışma kapsamında, sosyal medyanın afet ve kriz yönetimindeki doğru ve güvenilir olarak kullanımı üzerine kapsamlı bir literatür taraması yapılmış ve elde edilen verilerin incelenip değerlendirilmesiyle, Twitter’ın afet ve kriz yönetiminde nasıl kullanılabileceği konusunda yapılan ve eksik kalan uygulamalar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacına göre, özellikle Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen afetlerde sosyal medyanın kullanımı araştırılmıştır. Bir afet sonrasında sosyal medyanın mevcut kullanımları, eksikleri ve nasıl kullanılması gerektiği ortaya konulmuş, afetlerde yaşanan iletişim eksikliği, koordinasyon ve yönetim zafiyetini azaltma amaçlı tespitler yapılmıştır. Araştırmalar göstermektedir ki, sosyal medyanın gereksiz kullanımının önüne geçilememiş, verilen bilgilerin yanlışlığı düzeltilememiş, Twitter’da yapılan paylaşımlara yetişilememiş ve kategorize edilememiştir. Kurum ve kuruluşlarda bu konularla ilgilenecek bir birim dahi oluşturulmamıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; bu düzenlemelerin yapılması ile halk, sosyal medya (özellikle Twitter) ağındaki güncel ve doğru bilgilerle bilgilendirilecek, bireylerin afete karşı bilinç ve duyarlılık kazanmaları sağlanacak, müdahale ve yardımlar kolaylaşacaktır. Bu alanla ilgili kurulan birimlerde de uzman kişiler yer almış olacaktır. Sonuçta, gerekli bilgilendirilmeleri, güncellemeleri, yapılması gerekenleri paylaşan tek bir birimin oluşturulması ile üst düzey güvenirlilikte sağlanmış olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kâr amacı gütmeyen televizyon kanallarının kurumsal itibarı: trt örneği

    Taşdelen, Birgül; Eroğlu, Dilek Turan; Taşlı, Hande

    İzleyicilerle iletişim, kurumsal stratejinin merkezi bir odağı haline gelmiştir. Bir kurumu daha şeffaf hale getiren herhangi bir iletişim, paydaşların faaliyetlerini daha sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini sağlayarak iyi bir itibar kazanmalarını neden olmaktadır. Bu çalışmada sosyo-demografik özelliklerin kâr amacı gütmeyen kurumlar arasında yer alan ve kamu hizmeti yayıncılığı yapan TRT’nin kurumsal itibarını oluşturmadaki rolü tespit edilmeye çalışılmıştır. TRT’nin kurumsal itibar algısını RepTrak ölçeğinden faydalanılarak ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma, Karadeniz bölgesinde yaşayan ve kolayda örneklem yoluyla belirlenen 385 kişiyle veri toplama aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda başarılı itibar yönetimi özellikle evli kadın katılımcılar arasında anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Analiz yenilikçilik ve vatandaşlık alt boyut puanlarının yüksek eğitimli katılımcılar için önemli olduğunu göstermektedir. Ayrıca kurumun itibar algısının aylık geliri 2001-5000TL arası olan katılımcılar arasında daha yüksektir. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, izleyicilerin TRT’nin yenilikçi yaklaşımı ve vatandaşlığa yönelik uygulamalarıyla kurumsal entegrasyonunu ve kurumsal sadakatini pekiştirdiği söylenebilir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Electric Vehicle Charging Station Infrastructure on the Basis of Provinces in Turkey: Analysis through the Metrics

    Cakmak, Recep; Turan, Abdullah

    The fact that fossil fuels are exhaustible and harmful to the environment, the goals of constituting a sustainable and cleaner environment, and developments in battery technologies have led to a tendency towards electric vehicles instead of the vehicles which have traditional internal combustion engines working with fossil fuels. Especially in the last five years, electric vehicle (EV) sales have increased, and this increase is expected to continue increasing in the coming years. The increasing number of electric vehicles leads to the need for EV charging stations. To make strategic plans, to guide investors and to provide the appropriate infrastructure for the electric vehicle customers, the infrastructure of electric vehicle charging stations in each region needs to be analyzed in detail. In this study, the quantitative situation of the electric vehicle charging station infrastructure on the basis of provinces in Turkey as of the end of 2020 is discussed and two new metrics which use to evaluate EV charging station infrastructure are proposed. In this context, the EV charging station status is presented with tables and infographic maps through the metrics in the literature used in the evaluation of the EV charging station infrastructure and the metrics proposed in this study. 81 provinces of Turkey are compared and presented in terms of EV charging station infrastructure through the metrics. It is foreseen that the obtained and presented findings in this study will be beneficial to electric vehicle customers, electric vehicle charging station investors, the government and other public institutions that could be developed the strategy to increase the proliferation of electric vehicles. In addition, this publication might be used as a reference study to track the pace of improvements in the EV charging station infrastructure and to compare the improvements with 2020.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleYalnız künye2022
    Applicability of the Financial Health Scores Index

    Çam, Alper Veli; Benli, Emre

    Financial decision-making is defined as the act of performing financial activities in the most appropriate way in order to evaluate the investments of individuals or companies. Individuals have begun to need a certain level of financial education to maintain their daily lives. With these needs, concepts such as financial awareness, financial literacy and financial health have emerged. The concept of financial health is a current concept. The importance of the concept of financial health has become more evident in the Covid-19 process. In this process, the financial health levels of individuals whose incomes decreased began to decline. From this point of view, the aim of the study is; to reach information about their financial status by determining the financial health scores of individuals. In the study, Financial Health Index Model (FHIM) developed by the members of Gümüşhane University Accounting-Finance Department was used. Gümüşhane University employees were included in the scope of the study. The data used in the model were collected with the OECD/INFE Financial Literacy Scale. In the study, the data of a total of 283 employees were analyzed and adapted to the model. As a result of the study, the average financial health scores of individuals working at Gümüşhane University were determined as 64,1432. This score is in the high score range above the average score. The model used in the study can be used as an important index value, especially in determining the services that banks will offer to individual customers. In addition, the model of the study can be used to determine the level of financial education that individuals will receive. It is expected that FSEM will make an important contribution to the literature.

  • MakaleYalnız künye2022
    COVID-19 Pandemisinin Sağlık Hizmetlerinin Sürdürülebilirliğine Etkisinin İncelenmesi

    Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim

    Küreselleşmenin hayatımızı kolaylaştıran olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de farklı bağlamlarda etkisini göstermiştir. Küreselleşmenin olumsuz etkilerinin son örneği, tüm dünyayı ve tüm toplumları derinden etkileyen COVID-19 pandemisi olmuştur. COVID-19 pandemisi özellikle sağlık hizmetlerini olumsuz etkilemiştir. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemi sürecinin sağlık hizmetlerinin sunumuna olan etkisini değerlendirmektir. Bu araştırmanın örneklemi seçilirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Sağlık hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren kurum yöneticileri ile operasyonel müdahaleler, lojistik ve kaynak yönetimi, kurumlar arası koordinasyon, iş sağlığı ve güvenliği, planlama ve finansal yönetim gibi konularda açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir form kullanılarak görüşülmüştür. Bazı yöneticiler, özellikle küçük ölçekli hastanelerin afet ve acil durumlara hazırlıklı olmadığını belirterek, planlamanın ve hazırlıklı olmanın önemine vurgu yapmıştır. Bu bilgiler ışığında, her hastanenin Hastane Afet ve Acil Durum Planlarına gereken özeni göstermeleri ve tüm personeli sürece dahil ederek gerekli hazırlıkları yapmaları şarttır. Planlama ve hazırlıklı olmanın temeli hem teorik hem de pratik olarak ele alınması gereken tatbikatlardır. Hastanelerin en olası riskleri içeren afet ve acil durum senaryoları oluşturmaları ve bu yönde tatbikatlar yapmaları gerekmektedir. Senaryonun gerçek olması durumunda beklenmedik durumlarla karşılaşmamak için gerçekçi senaryolar oluşturulmalı ve bu senaryolar tüm yönleriyle ele alınmalıdır. Tatbikatlar her yıl aynı senaryoya dayanmamalıdır. Ayrıca her yıl müdahale seviyesi artırılmalı ve mevcut kapasiteler yeniden değerlendirilmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türkiye'de yönetişim uygulamaları: Bağımsız idari otoriteler ve kent konseyleri örnekleri

    Şafak Aydın Ezber

    Yirminci yüzyıl son çeyreğine doğru başta Amerika Birleşik Devletleri ve batılı devletler olmak üzere bütün dünyada sosyal, kültürel ve politik alanlarda kimlik bunalımları yaşanmıştır. Bunun nedenleri arasında ekonomik krizler, küreselleşmenin varlığı, bilişim ve iletişimde sürekli gelişen teknolojiler sayılabilir. Bu değişimle birlikte kamu yönetimi alanında özellikle 1980'den sonra yeni bir anlayış meydana gelmiştir. Değişen süreçte artık geleneksel kamu yönetimi yerine yenilikçi bir kamu yönetimi anlayışına bırakarak literatüre paradigma değişimi olarak girmiştir. Kamu yönetimi alanında yaşanan değişim ve dönüşümler süreklilik göstererek gelişimini devam ettirmiş ve yönetim alanındaki son paradigma olarak anılan "Yönetişim" boyutunu hayatımıza katmıştır. Yönetişim reform uygulamalarıyla eskinin tek yanlı yönetim anlayışı yerine çok aktörlülüğü, merkeziyetçi bir yapının yerine yerelliği getirmesiyle birlikte demokrasi, katılımcılık ve hukukun üstünlüğü gibi ilkeleri ile hayatımızın pek çok alanında kendine yer edinmiştir. Son yıllarda küreselleşmenin ve uluslararası oluşumların katkılarıyla dünyada baş döndürücü gelişmeler yaşanmakta, ülkeler bu yeni formlara ayak uydurmaya çabalamaktadır. Nitekim ülkemiz de bu yarışta yerini almıştır. Öyle ki bir yandan kent konseyleri ile daha demokratik ve katılımcı bir yapılanma içine girmiş diğer yandan devletin ekonomiden elini çekmesiyle boşalan yerini bağımsız idari otoriteler ile doldurmaya çalışmıştır. Bu çalışmanın amacı 1980'li yıllarda paradigma değişimi ile meydana gelen kamu yönetimindeki dönüşümü yönetişim anlayışı çerçevesinde ülkemizde uygulama alanı bulan bağımsız idari otoriteler ve kent konseyleri bağlamında değerlendirmesini yapmaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Yeni kamu yönetiminin etik boyutu: T.C. kamu görevlileri etik kurulu üzerine bir analiz

    Büşra Erdem

    Kamu yönetimi etiği kendi başına kamu yönetimi disiplinleri kapsamında sıklıkla tartışılan bir alanı oluşturmaktadır. Küreselleşme hareketleri ile birlikte 1980'lerden itibaren kamu yönetimine yapılan yeniliklerde kamu yönetimi etiği konusu, ülkelerce büyük ilgi ile karşılanmıştır. Ülkemizde de önemli bir yere sahip olan etik konusu, yeni kamu yönetimi anlayışı bağlamında niteliksel olarak gelişim sağlamıştır. Kamu yönetiminde iyi yönetimi sağlayabilmek için etkinlik ve verimliliği yakalama noktasında etik kurallara ihtiyaç duyulmaktadır. Tez çalışmasında, bahsi geçen etik ilke ve kurallar ile yeni kamu yönetimi anlayışının ilkelerini kamu yönetimine entegre eden ülkelerin, etik dışı davranışlara ve yozlaşmalara daha az rastlayacağı veya bu olumsuz davranışların engellenmesinde daha iyi sonuç alacağı öngörülmektedir. Çalışmada, vatandaşın devlete olan güveninin artmasında, kaliteli hizmet beklentisinin karşılanmasında ve kamu yönetiminin verimli bir şekilde işleyişinin sağlanmasında etkili olan etmenlerden olan etik kavramının, kurum kültürünü oluşturan bir konu haline gelmesi gerektiği işlenmiştir. Bu bağlamda kurumsal hale gelen Kamu Görevlileri Etik Kurulu'nun yapısal ve işlevsel faaliyetleri değerlendirilerek yeni kamu yönetimi anlayışının ilkeleri doğrultusunda olumlu ve eksik yönleri analiz edilmiştir

  • MakaleYalnız künye2021
    Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirmesi: Puan Kart Uygulaması

    Turan, Melikşah; Cengiz, Ekrem

    Afetler insanların ve toplulukların güvenlik ve refahlarının zarar görmesine neden olabilirler. Afetlerin olumsuz etkilerinin önlenmesinde veya azaltılmasında, ayrıca risk altındaki toplulukların olumsuz etkilere tepkisini güçlendirmede temel olarak mevcut durumun iyi anlaşılması gerekmektedir. Şehirlerin afetlere hazırlığını ortaya koyan dirençli şehir değerlendirilmesi ile dirençlilik puanı elde edilerek derecelendirme yapılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda çalışmada toplum direncini geliştirme faaliyetlerine rehberlik etmek için 10 faktör, 33 alt faktör ve 100 gösterge değeri ile oluşturulmuş hazırlanmış Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirme Puan Kartı uygulanmıştır. Veri toplama tekniğine göre dökümantasyonel, araştırmada kullanılan verinin özelliğine göre de ikincil veriye dayalı araştırma kategorisinde yer almaktadır. Nicel araştırma türünde olan çalışmamızda ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verileri paylaşılmış büyükşehir statüsündeki 2 şehir için değerlendirilmiş olup isimleri A ve B şeklinde kodlanmıştır. Şehirlerin dirençlilik seviyesini ölçmek için nesnel kriterler doğrultusunda normalize edilmiş bir puan elde edilip puanlar seviyelendirilerek değerlendirilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2021
    Industrial Relations Climate and Reflections of the Covid-19 Pandemic

    Gökçe, Ahmet

    The reconciliatory or irreconcilable quality of the industrial relations climate, the relations between the management and the organized union in the workplace, gives clues about the approaches of the parties to the existing or potential problems and their solution suggestions. The Covid-19 pandemic has been a very important test on how industrial relations actors manage this process. The way governments, international and regional organizations, international and national enterprises, and national unions use the social dialogue mechanism to meet the problems in the labor market and what attitude they exhibit is closely related to the industrial relations climate. In this context, the purpose of this study is to evaluate the decisions and suggestions made by international and regional union organizations, international labour organization, and top union organizations in the national sense the Covid-19 pandemic within the framework of the industrial relations climate to go through this process with the least loss.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Pharmacy Duty Scheduling Problem: Gümüşhane Case

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Merdane, Seher; Belindir, Aydanur; Akbaş, Ayşenur

    In the Turkish Healthcare System, pharmacies are an important echelon of the drug supply chain. The pharmacy on duty practice ensures that the demand for drugs and similar medical supplies is met 24/7. The duty pharmacy scheduling problem aims to satisfy the customers and the pharmacists without violating the regulations while determining the duty sequence of the pharmacies in a certain planning period. This study handles the duty pharmacy scheduling problem of Gümüşhane City Center where 13 pharmacies operate. In the current system, the representative pharmacist prepares the duty schedule manually. The planning period is divided into subsets, and pharmacies are assigned to the duties in each subset respectively in such the number of duties of each pharmacy in the subsets is as equal as possible. The managerial problem of the case is that the duty frequency of each pharmacy is variable in the manual schedule and pharmacists perceive this as an unfairness. Because pharmacists expect to be on duty 1 in 13 days. We propose a mathematical model that adopts the fixed duty frequency and the inheritance of duty distribution. We test the model according to the 2020 calendar and compare model results with the real duty schedule belong to 2020 using the 2019 distribution of pharmacies. The comparison and test results show that the duties are distributed as fairly as possible and the turn of each pharmacy is repeated once every 13 days. The contribution of this study is that it introduces innovative components to the pharmacy duty scheduling problem, offers practical policy recommendations, and provides a case-specific example to limited PDS literature.

  • MakaleYalnız künye2021
    Yasama organının bütçe gözetiminin bütçe saydamlığı üzerindeki etkisi: gelişmekte olan ülkeler üzerine ampirik bir analiz

    Keyifli, Nazlı

    Kamu mali yönetimi anlayışında yaşanan değişim ve dönüşümün yansımalarındanbiri de bütçe kararlarının etkili ve verimli bir şekilde uygulamaya geçirilmesidir. Bu durumbütçe saydamlığı ile bütçenin uygulama sonuçlarına ilişkin hesap verilebilirliğin giderekönem kazanmasına neden olmuştur. Bu kapsamda yasama organının bütçe üzerindekigözetiminin ve bütçe saydamlığının sağlanmasındaki işlevinin güçlendirilmesine yönelikçabalar da tüm dünyada artmaktadır. Bu çalışmada, yasama organı tarafından bütçeninhazırlık, uygulama ve uygulama sonrası süreçlerinde gerçekleştirilen bütçe gözetimininbütçe saydamlığı üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Uluslararası Bütçe Ortaklığının 2012,2015, 2017 ve 2019 yıllarında yayımlanan Açık Bütçe Anketi verilerinden yararlanılarakgerçekleştirilen çalışmanın örneklemi ise bu yıllar için verilerine eksiksiz ulaşılabilengelişmekte olan 64 ülkeyi kapsamaktadır. Analizde bütçe saydamlığı endeksi bağımlı;yasama organının bütçe gözetimi, demokrasi düzeyi, kişi başına GSYİH, devletin etkinliği ve siyasi ayrışma verileri bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Yatay kesit ve panelveri analizleri kullanılarak yapılan analizler sonucunda yasama organının bütçe gözetimive bütçe saydamlığı arasında güçlü bir ilişkinin bulunduğu ve incelenen dönemlerde builişkinin istikrarlı şekilde sürdüğü tespit edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2021
    Politik Kutuplaşma ve Kamu Sektörü İstihdamı

    Keyifli, Nazlı; Akdede, Sacit Hadi

    Devletler ekonomik ve sosyal faaliyetlerini yerine getirebilmek için personele ihtiyaç duymaktadırlar.Böylelikle devletin istihdam kanalıyla ekonomiyi etkilediği görülmektedir. Literatürde kamu sektörüistihdamı üzerine çok sayıda çalışma mevcuttur. Ancak, bildiğimiz kadarıyla önceki çalışmalar kamusektörü üzerinde politik kutuplaşmanın etkisini ele almamıştır. Bu çalışma kamu sektörü istihdamı ilepolitik kutuplaşma arasındaki ilişkiyi ampirik olarak araştırmaktadır. Çalışmanın kapsamına gelişmiş vegelişmekte olan 22 ülke dâhildir ve çalışmada 2000-2018 dönemi için ilgili değişkenlerin yıllık verilerininortalaması kullanılmıştır. İstatistiksel analiz olarak yatay kesit analizi yapılmıştır. Politik kutuplaşmadeğişkeni Dünya Değerler Anketi (WVS) veri tabanından elde edilmiştir. Ekonometrik analiz sonucu eldeedilen bulgular, politik kutuplaşmanın yüksek olduğu ülkelerde kamu sektörü istihdam düzeyinin oransalolarak daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ek olarak, ampirik sonuçlarımıza göre dinsel çeşitliliğinyüksek olduğu toplumlarda kamu sektörü istihdamı da oransal olarak daha yüksektir. Çalışma bu bulgularınbağlantılarını açıklamaktadır.

  • MakaleYalnız künye2021
    Analysis of Leadership Styles of Senior Managers via Social Media

    Tuna, Özlem; Ural, Mustafa Nuri

    Today's new crises have characteristics such as being unexpectedly large-scale, being on new or unprecedented issues, being not limited to a particular sector, arising from political, natural or technological reasons, affecting a society or many countries at the same time, and the reasons are complex and being very difficult to define. This global health crisis experienced contains many features of the new crisis definition. The challenge of leadership in this environment is to prevent these and similar risks or to turn them into opportunities. Senior leaders are a key factor before, during and after the crisis. Because the leader's quality and leadership style affect the length, severity and final results of the crisis.The main objective of this study is to determine the leadership styles of the company's top executives in the Pandemic Process, which are on the Fortune 500 Turkey List (2020). The study discussed transformative, interactive, democratic and authoritarian leadership from leadership styles that can help businesses get out of crisis or uncertainty. In the research using qualitative research method, data was obtained from personal Twitter posts of company senior executives. The resulting data were encoded and classified, and themes and sub-themes were obtained.The data was analyzed using MAXQDA software.As a result of the analysis, it was determined that seniorexecutives made statements in accordance with leadership styles other than authoritarian leadership from four leadership styles.In addition, it has been observed that the posts of the managers concentrate on the characteristics of transformational leadership, such as future-oriented, benefiting the organization, society or group, motivating the audience, focusing on activities that create value and reinforcing success by rewarding.

  • MakaleYalnız künye2021
    Harris todaro modeli ve todaro paradoksunun TRB1 TRB2 TRC1 TRC2 ve TRC3 düzey 2 bölgeleri için test edilmesi

    Sancar Özkök, Canan; Akbas, Yusuf Ekrem; Can, Esra

    Kırsal yerleşim yerlerinden kentsel yerleşim yerlerine doğru işgücü göçü gelişmekte olan ülkelerde kentleşmenin önemli bir parçasıdır. Harris-Todaro (1970) tarafından geliştirilen işgücü göçü modelinde, artan kentsel ücret kentsel sektörde beklenen ücreti yükseltir ve bu durum kırdan kente göçü teşvik eder. Ancak, kentsel sektörde yaratılan istihdam olanaklarından daha fazla göç akımı olması durumunda işgücünün bir bölümünün işsiz kalması kaçınılmaz olur. İşgücü akımının devam etmesi durumunda ise kentsel işsizlik artarak, Todaro paradoksu denilen durum oluşur. Bu çalışmada Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin iç göç, işsizlik ile kentleşme arasındaki nedensellik ilişkileri Harris-Todaro modeli ve Todaro paradoksu çerçevesinde araştırılmıştır. Bu amaçla, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri 2008-2020 dönemi verileriyle panel nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgeleri için elde edilen analiz bulguları işsizlik oranlarından net göç oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bu beş bölgenin genelinde net göç oranından kentleşme oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinde Harris-Todaro modelinin geçerli olmadığını ve Todaro paradoksunun geçerli olduğunu göstermiştir. Todaro paradoksunun geçerli olması, bu bölgelerin kentsel yerleşim birimlerinde istihdam fırsatlarında veya diğer yatırımlardaki hızlı artışların kent merkezlerine göçü teşvik ederek, bir süre sonra kentsel işsizliği arttırdığı anlamına gelmektedir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin kırsal yerleşim birimlerinde istihdam olanaklarının artırılması hem bu bölgelerde işsizliğin azaltılması hem de kırsal gelirin artırılmasında etkili olabilir. Bu sayede kentsel yerleşim birimlerine doğru gerçekleşen göç akımlarının Türkiye’nin sosyo-ekonomik göstergeleri üzerindeki olumsuz sonuçları en aza indirilebilir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • Derleme MakaleYalnız künye2021
    -

    Şahin, Muhammet

    Automobiles were considered to be luxury\rwhen they first emerged. However, they are regarded\ras one of the most basic means of transportation\rtoday. The historical background of the\rautomotive industry dates back to the end of the\r19th century and the beginning of the 20th century\rand this industry has been based on fossil fuel\rconsumption including oil and oil derivatives for\rmany years. However, in line with the technological\rdevelopments, there is an increase in the utilization\rof full-electric and hybrid vehicles, which\rare described as environmentally friendly automobiles,\rand it is projected that these automobiles\rwill substitute traditional (fossil fuel) automobiles\rin the near future. Transition to full-electric and\r(or) hybrid vehicles has a great significance in\rterms of protecting nature, ensuring energy security\rdue to depleted oil reserves and removing\rdependence on oil. Depending on this, they are\rintensively supported by the governments of both\rdeveloped and developing countries via tax and\rnon-tax instruments. This study aims to analyze\rthe incentives implemented for full-electric and\rhybrid vehicles across the world and Turkey. The\rbasic result acquired from the study is that as well\ras the developments in automotive technology,\rpublic incentive policies will have a great significance\ron environmentally friendly automobiles to\rbecome a crucial means of transportation in the\rnear future.