Yazarlar
- Kenek, Gökhan(13)
- Pala, Fahrettin(11)
- Komut, Osman(10)
- Akyol, Hikmet(9)
- Demirbağ, Orkun(9)
- Barut, Abdulkadir(8)
- Sökmen, Alptekin(8)
- Bekar, Fevziye(7)
- Ayaydin, Hasan(6)
- Benk, Osman(6)
- Durmuş, İbrahim(6)
- Merddan, Kurtuluş(6)
- Polat, Eray(6)
- Top, Yener(6)
- Çelik, Orkun(6)
- Demirbag, Kubra Simsek(5)
- Doğan, Onur(5)
- Soydaş, Şafak Sönmez(5)
- Sımsek, Tugçe(5)
- Vural, Selvi(5)
- Yasar, Sekip Sadiye(5)
- Yıldız, Barış(5)
- Zuhal, Mustafa(5)
- Akbas, Yusuf Ekrem(4)
- Akyol, Mehmet(4)
- Artan, Seyfettin(4)
- Fidan, Muhammed Said(4)
- Gökçe, Ahmet(4)
- Hayaloglu, Pinar(4)
- Hayaloğlu, Pınar(4)
- Keyifli, Nazlı(4)
- Kulakaç, Nurşen(4)
- Pilatin, Abdulmuttalip(4)
- Sancar, Canan(4)
- Sökmen, Alev(4)
- Tuna, Hasan(4)
- Adanacioglu, Hakan(3)
- Adanur, Hakan(3)
- Cakir, Mehmet Ali(3)
- Denizli, Umut(3)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2026From underground economy to surface tensions: Stakeholders’ perspectives on mine closures in Gümüşhane
Pınarbaşı, Işıl Esra; Demirbağ, Orkun; Örs, Şerife
Mine closures are not merely the end of an economic cycle but complex processes that produce long-term social, environmental, and psychosocial consequences. Despite the growing recognition of the importance of Social Impact Assessment (SIA), studies often underemphasize the closure phase and its social repercussions. This study investigates those social impacts in Gümüşhane, Türkiye, a historically mining-dependent region, through the lens of stakeholder theory and a qualitative fieldwork approach. Drawing on in-depth interviews with 21 participants including mine workers, company representatives, public officials, NGOs, media, and local community members, the study identifies significant transformations in six domains: economy, employment and education, land use, demographics, environment and health, and human rights. Findings reveal that mine closures led to income loss, unemployment, migration, weakening of social cohesion, environmental degradation, and violations of labor and participation rights. The exclusion of local stakeholders from closure planning exacerbated distrust and social fragmentation. Providing a nuanced understanding of the social dynamics surrounding mine closure, study contributes to the growing literature calling for more inclusive, just, and sustainable closure processes, and emphasizes the urgency of incorporating SIA as a mandatory and comprehensive practice including not only the opening but also the closure and post-closure stages of mining.
- MakaleAçık Erişim2026The Effect of Teamwork Attitudes on Job Performance: A Study Among Nurses; [Ekip Performansı Tutumunun İş Performansına Etkisi: Hemşireler Örnekleminde Bir Araştırma]
Köse, Aslı
Aim: To evaluate the impact of nurses’ teamwork attitudes on their job performance. Method: A descriptive, correlational quantitative research design was employed. The sample consisted of 350 nurses who worked at a city hospital in Turkey and voluntarily participated. Data were analyzed using SPSS 25 to assess differences in teamwork attitudes and job performance according to nurses’ educational levels and years of professional experience. Results: The analysis revealed no statistically significant differences in teamwork attitudes or job performance based on educational level. The mean total score for teamwork attitudes was (3.27±0.80), while the mean total score for job performance was 3.25 (SD=0.82). A strong positive correlation was found between teamwork attitudes and job performance (r = 0.764; p < 0.001). A strong positive correlation was found between teamwork attitudes and job performance, with the former accounting for 58.4% of the variance in the latter. Conclusion: This study found that nurses working in a city hospital exhibited moderate attitudes toward teamwork and moderate job performance, and that these two measures were strongly positively correlated.
- MakaleYalnız künye2026Building Resilience in Global Tourism: A Theoretical and Empirical Analysis of Indicators for Sustainable Development
Erol, Ismail; Dogru, Tarik; Oztel, Ahmet; Bilgihan, Anil; Peker, Iskender; Neuhofer, Irem Onder
The primary perspective of this study is the global tourism industry (GTI) as an interconnected supply chain network, encompassing both tourism firms (e.g., hotels, airlines, and operators) and destinations (e.g., local communities and ecosystems). This industry-level focus allows for analyzing resilience indicators that bridge firm-specific capabilities with destination-wide vulnerabilities, rather than isolating one over the other. Using a mixed-method approach, this research conceptualizes resilience through various management theories. First, it identifies critical resilience indicators across institutional, societal, economic, and ecological dimensions. Second, these indicators are analyzed with a novel Spherical Fuzzy Interpretive Structural Modeling and Cross-Impact Matrix Multiplication Applied to Classification framework, utilizing expert opinions to uncover complex interdependencies among indicators. The findings of this study highlight that effective government policies, robust incentive mechanisms, advanced digital infrastructure, dynamic capabilities, and ecologically sustainable tourism practices are key drivers of resilience. However, socioeconomic impacts, tourist satisfaction, and price competitiveness emerge as highly dependent outcomes influenced by these drivers. This study also introduces the Adaptive Global-Local Interaction Theory, a new framework that integrates global influences with local realities to enhance tourism resilience. By offering a comprehensive framework and practical guidelines, this research equips policymakers and stakeholders with actionable strategies to bolster the industry's capacity to anticipate, adapt to, and recover from crises, promoting sustainable development amidst volatile global conditions.
- MakaleAçık Erişim2025İş Güvencesizliğinin Zorunlu Vatandaşlık Davranışı Üzerindeki Etkisi
Kenek, Gökhan
Bu çalışmanın temel amacı iş güvencesizliğinin zorunlu vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bununla birlikte iş güvencesizliğinin, çalışanların cinsiyetlerine ve eğitim durumlarına göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi de çalışmanın diğer bir amacıdır. Bu amaçla Araştırma, Doğu Karadeniz Bölgesinde faaliyet gösteren ve kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılan 307 yerel ve zincir market çalışanının katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 26 ve Mplus 7 programları kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre iş güvencesizliğinin zorunlu vatandaşlık davranışı üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmaktadır. Bunun yanında, iş güvencesizliğinin cinsiyete göre farklılık gösterdiği ve kadın çalışanlarda daha yüksek olduğu fakat eğitim durumu açısından anlamlı bir fark bulunmadığı araştırmadan elde edilen diğer sonuçlardır.
- MakaleAçık Erişim2025İş Stresi ve İş Doyumu Arasındaki İlişkide Güvenlik Performansının Aracılık Rolünün İncelenmesi
Yildiz, Salih; Koroglu, Ali; Ozdemir, Mustafa
Stres, çalışanların iş doyumu üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Çalışanlar maaş, terfi, çalışma ortamı ve işin niteliği gibi iş ile ilgili pek çok faktörden dolayı stres yaşayabilmekte ve bu durum onların iş doyumunu düşürmektedir. İşletmeler gerçekleştirdikleri birtakım faaliyetlerle çalışanların stres düzeyini düşürerek iş doyumlarını yükseltmeye çalışmaktadır. Ancak alanyazında, iş stresi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunan faktörleri inceleyen çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş stresi ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi ve güvenlik performansının bu ilişkideki aracılık rolünü incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için Sakarya ilinde bulunan bir süt ürünleri fabrikası çalışanlarından anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=301). Analizler sonucunda iş stresi ile güvenlik uyumu, güvenlik katılımı ve iş doyumu arasında negatif; güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı ile iş doyumu arasında pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş stresinin iş doyumu üzerinde güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı aracılığıyla dolaylı bir etkisi bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının özellikle üretim faaliyetinde bulunan işletmeler tarafından iş yerlerinde kullanılması pratikte önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler, düzenleyecekleri eğitim faaliyetleri, çalışanları karar alma sürecine katma vb. faaliyetlerle çalışanların güvenlik performansını artırarak iş stresinin iş doyumu üzerindeki negatif etkisini azaltabilir. İş doyumu yüksek olan çalışanların devamsızlık gibi olumsuz tutum ve davranışları azalacak, iş performansları ise artacaktır. Böylece işletme maliyetleri düşürerek karlılığını artırmış olacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Samsun otomotiv sektöründe çalışanların İSG farkındalığı: kesitsel bir araştırma
Tatli, Yasemin; Çavuşoğlu, İbrahim; Kaplan, Emine
Bu çalışma, Samsun ilindeki otomotiv sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) farkındalığını incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle sanayileşmiş bölgelerde iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının etkinliğine bağlıdır. Bu bağlamda, Samsun'daki otomotiv sektöründe çalışan bireylerin İSG konusundaki bilgi düzeyleri ve farkındalıkları, tanımlayıcı ve kesitsel bir araştırma yöntemi kullanılarak değerlendirildi. Araştırma süreci, COVID-19 pandemisinin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle 100 kişilik bir örneklem grubuyla sınırlandırıldı. Anket yöntemiyle toplanan veriler, yönetimin İSG üzerindeki etkisi, güvenlik kurallarına uyum, çalışanların güvenlik konusunda inisiyatif alması ve bilgi edinme süreçleri gibi faktörlerin İSG farkındalığını nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu. Bulgular, kapsamlı İSG eğitimi almış çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha yüksek farkındalığa sahip olduklarını gösterdi. Ayrıca, meslek hastalıklarına dair bilgi sahibi olan çalışanların da İSG farkındalığının daha yüksek olduğu belirlendi. Sonuç olarak, otomotiv sektöründe İSG farkındalığının artırılmasının, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, yönetim desteği ve sürekli eğitim programları, çalışanların İSG konusundaki bilinç düzeylerini artırmada önemli bir rol oynamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025The Impact of Foreign Direct Investments and Economic Growth on Employment: The Case of Palestine
Karaaslan, İbrahim
Today, foreign direct investments are a powerful economic growth and job creation tool. The study's data, which aims to analyze the effects of FDI and economic growth on employment in the Palestinian context, covers the period between 1995-2022 and consists of annual data. Time series cointegration analysis was preferred as the econometric analysis method. The stationarity of the variables was evaluated with ADF and PP unit root tests, and it was determined that they were non-stationary. As a result of the Johansen cointegration test, a long-run relationship between the variables was determined. According to the FMOLS, DOLS, and CCR estimation results, a statistically significant positive relationship was found between the EMP variable used as the dependent variable in the study and the FDI and lnGDP variables at a 5% confidence level. Finally, according to the Toda Yamamoto causality test results, a statistically significant unidirectional causality relationship was found between the FDI and lnGDP variables and the EMP variable at a 5% level. These results show that FDI in Palestine can create employment and that economic growth has a substantial impact on employment.
- MakaleAçık Erişim2025Mermer Fabrikasındaki Tehlike, Risklerin Değerlendirilmesi ve Kontrolü
Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan
Türkiye'deki mermer fabrikaları, iş sağlığı ve güvenliği açısından farklı riskler bulundurmaktadır. Bu tesislerde çalışanlar önemli tehlikelere maruz kalmaktadır. Özellikle mermer bloklarının taşınması, kesilmesi ve işlenmesi süreçlerinde düşme, kayma, ezilme gibi kazalar sıkça yaşanabilir. Ayrıca, ağır makinelerin kullanımı da potansiyel risk oluşturmaktadır. Bu risklerin haricinde kimyasalların kullanımı, depolanması, karıştırılması ve çevreye atılması ile çalışanların sağlığı üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Bu kimyasalların doğru şekilde yönetilmemesi solunum problemleri, deri irritasyonları gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca, ergonomik riskler de dikkate alınması gereken bir başka faktördür. Ağır kaldırma, tekrarlayan hareketler ve uzun süreli duruşlar gibi işler çalışanların kas-iskelet sistemi sağlığını etkileyebilir. Bu tehlikelerin etkilerini azaltmak için Türkiye'deki mermer fabrikaları iş sağlığı ve güvenliği önlemleri konusunda sürekli iyileştirmeler yapmaktadır. İşçi eğitimleri, kişisel koruyucu ekipmanların kullanımı, işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının uygulanması gibi önlemler iş kazalarının ve sağlık sorunlarının minimize edilmesine yardımcı olabilir. Bu çalışmada Fine Kinney yöntemi mermer fabrikasındaki tehlike ve risklerin belirlenmesi için kullanılmıştır. Yöntemin kullanımı ile oluşan riskler farklı kategoride değerlendirmiştir. Değerlendirme sonrasında toplamda 150 risk belirlenmiştir. Bunlardan 22'si olası, 53'ü önemli, 53'ü yüksek ve 22'si çok yüksek risk olarak sınıflandırılmıştır. Yüksek risk taşıyan konular için acil tedbirler ve kısa vadeli eylem planları oluşturulmalıdır. Tüm riskleri kabul edilebilir seviyeye getirmek için işletmeye sahada belirlenmiş riskler hakkında bilgi verilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Machine learning methods in capital structure decisions; application in bist
Soydaş, Şafak Sönmez
This study was conducted to create a model based on machine learning methods to determine and develop firm-specific factors that significantly affect the funding decisions of firms. The study consists of firms listed in the forest, paper and printing index of Borsa Istanbul between 2014-2023, and their capital structure decisions were analyzed with machine learning methods. As a result of the analyzes made using machine learning methods, it was determined that the performance values of the model created with the XGBoost method and the Random Forest model, in particular, performed better than the AdaBoost and SVM models. It was seen that the models created with the XGBoost and Random Forest methods were a better option for determining corporate capital structures. It was understood that the SVM model had the worst performance value.
- MakaleAçık Erişim2025Panel kantil regresyonu ile şirket değerini etkileyen faktörler: bıst taş ve toprağa dayalı imalat sektörü örneği
Soydaş, Şafak Sönmez
Bu çalışmanın amacı panel kantil regresyonu kullanarak kâr marjı, borç oranı ve şirket büyüklüğünün şirket değeri üzerindeki etkisini belirlemektir. Şirket değeri, halka açık şirketler için finansal performansın temel bir göstergesi olup paydaşlar için beklenen kârlılığı yansıtır. Araştırma, 2014-2023 döneminde Borsa İstanbul'da (BİST) listelenen taş ve toprağa dayalı üretim sektörü şirketlerine odaklanmaktadır. BİST'te işlem gören taş ve toprağa dayalı üretim sektöründeki 26 şirketten erişilebilir verisi olan 17'si analize dahil edilmiştir. Amaçlı örnekleme kullanılmış ve veri değerlendirmesi Stata 17 ve Eviews 10 ekonometrik yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bulguları, borç oranının şirket değerini olumlu yönde etkilediğini, kâr marjı ve şirket büyüklüğünün ise olumsuz etkileri olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, bu finansal oranların şirket değerini nasıl etkilediğine dair içgörüler sunarak, taş ve dünyaya dayalı sektördeki paydaşlar ve karar vericiler için rehberlik sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Doğrudan yabancı yatırım özümseme kapasitesinin ekonomik büyüme ve ar-ge harcamaları üzerine etkileri: türkiye ve seçilmiş ülkeler örneği
Hayali, Ayça Sarıalioğlu; Küçükosman, Asiye
Teoride, Doğrudan Yabancı Yatırımın (DYY) ekonomik büyümeyi, sermaye stokuna katkı ve yayılma etkileri yoluyla olumlu etkilediği üzerinde durulmaktadır. Bu yayılma etkileri, istihdam yaratma, Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) merkezleri kurma, teknolojik bilgi ve beşeri sermaye gelişimine katkıda bulunma şeklinde sıralanabilir. Bunun yanı sıra özümseme kapasitesi, beşeri sermaye, finansal gelişme, ticarete açıklık, kurumların kalitesi, Ar-Ge harcamaları ve altyapı gibi faktörler ile DYY yayılmalarına aracılık etmektedir. Bu çalışmada, seçilen ülke grubu için seçilen özümseme kapasitesi faktörleri ile bir özümseme kapasitesi endeksi hesaplanmış, karşılaştırması yapılmış ve özümseme kapasitesi DYY ile birlikte ele alınarak ekonomik büyüme ve Ar-Ge harcamaları ile ilişkilendirilmiştir. 1999-2017 yıllarını kapsayan ve 16 ülke için yapılan panel veri analizi sonuçlarına göre, DYY ile özümseme kapasitesi bir araya geldiğinde ekonomik büyümeyi ve Ar-Ge harcamalarını pozitif yönde etkilemektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Küresel dinamiklerin etkisinde ana metal sanayi şirketlerinin finansal performansının değerlendirilmesi: crıtıc-gri ilişkisel analiz yaklaşımı
Ayaydin, Hasan; Öksüz, Onur
Dünyada 2019 yılından sonra yaşanan COVID-19 pandemisi, politik gerilimler, savaş, enerji fiyatlarının yükselmesi ve yasal düzenlemeler gibi küresel gelişmeler Türk ana metal sanayi şirketlerini finansal performans başta olmak üzere pek çok yönden etkilemiştir. Bu çalışmada küresel dinamiklerin etkisi altında Türk ana metal sanayi şirketlerinin finansal performansının CRITIC-Gri İlişkisel Analiz yöntemleri ile belirlenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2019-2023 yılları arasında BİST Ana Metal Sanayinde faaliyet gösteren 21 şirket, kriter olarak seçilen 12 finansal oran ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda faaliyet oranlarının ve aktif karlılık oranının şirketlerin finansal performansı üzerinde oldukça etkili olduğu, analiz döneminde şirket performanslarının sektöre etki eden gelişmeler nedeniyle önemli ölçüde değişkenlik gösterdiği ve 2022 yılında birçok şirketin finansal performansında belirgin pozitif veya negatif değişimler yaşandığı görülmüştür.
- MakaleYalnız künye2025Is Humble Leadership a Safe Port in Employee Voice and Organizational Identification? Research in the Education Sector
Kenek, Gökhan; Nur, Erkan
In the study, the mediating role of organizational identification in the effect of humble leadership on teachers' voice is examined. The theoretical framework of the research is based on social identity and social change theories. The study is carried out with the participation of 306 teachers working in Şanlıurfa province. Data are collected by electronic means (survey) and snowball sampling method is used. The obtained data are analyzed with SPSS 26.0 and Mplus 7 programs. Data are evaluated with confirmatory factor analysis, correlation and bootstrap regression analyses. As a result of the analysis, it is determined that humble leadership has a statistically significant and positive effect on both employee voice and organizational identification. In addition, it is determined that organizational identification plays a partial mediating role in the relationship between humble leadership and employee voice. Based on the findings of the study, recommendations are made for academics for future research and for managers to develop more effective strategies.
- MakaleAçık Erişim2025An Examination of the Sustainability of Inclusive Behaviors Towards Disabled Employees in Ground Handling Businesses
Vural, Selvi
The aim of this research is to identify the behaviors that should be exhibited within the framework of inclusion and how these behaviors can be improved to more effectively integrate existing employees with disabilities into work teams within ground handling businesses. This study is significant as it is the first to address this subject within the context of sustaining inclusive behaviors in ground handling operations. Moreover, the research question could only be addressed through a qualitative approach. Data were collected using qualitative methods, specifically through interviews conducted with both managers and employees. A total of 41 participants were interviewed. The findings revealed that stereotypes play a decisive role in the demonstration or development of sustainable inclusive behaviors toward employees with disabilities in ground handling businesses within the air transportation sector. Attitudes were found to play a significant role in the expression of these behaviors and are shaped by stereotypes based on either compassion or competence. Furthermore, in terms of sustainability, low levels of competence-based stereotypes tend to give rise to negative attitudes, whereas compassion-based stereotypes are associated with more positive attitudes.
- MakaleAçık Erişim20251845 Tarihli Temettuat Defterine Göre Kütahya Sancağı Gediz Kazası Pazar Köyünün Sosyo-Ekonomik Yapısı
Türkal, Merve Karaçay; Acar, İlknur
Bu çalışma, 1845 tarihli Temettuat Defteri verileri ışığında, Osmanlı taşrasında yer alan Kütahya Sancağı, Gediz Kazası’na bağlı Pazar köyünün sosyo-ekonomik yapısını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Mikro tarihsel bir yaklaşımla yürütülen araştırma, köydeki hane reislerinin meslek gruplarını, üretim faaliyetlerini, gelir kalemlerini ve uygulanan vergilendirme sistemini detaylı biçimde incelemektedir. Tarım, hayvancılık ve zanaatkârlık faaliyetleri ekonomik yapının temel bileşenleri olarak öne çıkarken; bireylerin lakap ve ünvanları üzerinden toplumsal statü ve sosyal rol dağılımları değerlendirilmiştir. Ayrıca Temettuat defterinde yer alan hane bazlı kayıtlar, grafik ve tablolar aracılığıyla görselleştirilmiş; köydeki üretim çeşitliliği ve gelir kaynakları niteliksel olarak analiz edilmiştir. Çalışma, benzer özellikler taşıyan Şaphane ve Muhipler köylerine ait Temettuat verileriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş; bu sayede Pazar köyünün üretim ve gelir yapısı bakımından farklılıklar barındırdığı ortaya konulmuştur. Sonuç olarak çalışma Pazar köyü örneği üzerinden, 19. yüzyıl Osmanlı taşrasına ilişkin ekonomik ve toplumsal organizasyonun çözümlenmesine katkı sunmakta ve mikro düzeyde yapılan arşiv temelli araştırmaların tarih yazımındaki önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
- DüzeltmeAçık Erişim2025Factors affecting company value with panel quantil regression: bist stone and soil-based manufacturing sector example
Soydaş, Şafak Sönmez
This study aims to determine the impact of profit margin, debt ratio, and company size on company value using panel quantile regression. Company value is a key indicator of financial performance for publicly traded companies, reflecting expected profitability for stakeholders. The research focuses on Stone and Earth-Based Manufacturing Sector companies listed on Borsa Istanbul (BIST) during the 2014-2023 period. Out of 26 companies in the stone and earth-based sector based on stone and earth traded on BIST, 17 with accessible data were included in the analysis. Purposeful sampling was used, and data evaluation was conducted using Stata 17 and Eviews 10 econometric methods. The study's findings suggest that the debt ratio positively influences company value, while profit margin and company size have negative effects. These results provide insights into how these financial ratios impact company value, offering guidance for stakeholders and decision-makers in the stone and earth-based sector.
- MakaleAçık Erişim2025Economic and Financial History of Hüsnüşah Hatun Waqf in Manisa (1632-1789)
Karademir, Aysenur
This study examines the waqf of Hüsnüşah Hatun, the wife of Sultan Bayezid II and the mother of Şehzade Şehinşah Sultan, in Manisa. The waqf’s charitable structures include a mosque, a school, and an imaret. Additionally, the Kurşunlu Han is also among these structures. The aim of the study is to outline the profile of the Hüsnüşah Hatun Waqf and to analyze its revenues, personnel salaries, and expenditures. This analysis is based on the waqf’s accounting books covering the years 1632-1789. The key finding of the study is the transformation in the waqf’s spending priorities. Initially, the primary focus was on the foundation’s core services and personnel payments. However, by the late XVIIIth century, a significant portion of the waqf’s revenues had begun to be allocated to expenditures such as treasury shares.
- MakaleAçık Erişim2025Producing Geographical Indication Products from the Farmers' Perspective: Kelkit Dry Beans
Adanacioglu, Hakan; Doğan, Nilgün
A locally sourced, high-quality food supply is seen as both viable and desirable. Geographical indications (GIs) help consumers identify products linked to specific regions, creating intellectual property rights that strengthen rural economies and support sustainable agriculture. Despite this potential, adoption among smallholders remains limited, and its effectiveness depends heavily on farmers’ experiences, perceptions, and motivations. This study examines the production and marketing of GI products from the perspective of farmers, focusing on Kelkit Dry Beans, a geographically indicated product in Türkiye. Primary data were collected in 2021 through face-to-face interviews with 100 dry bean farmers in the Kelkit, Şiran, and Köse districts of Gümüşhane province—50 using GI-registered seeds and 50 not. Findings indicate that farmers adopting GI production expected higher prices based on quality improvements but were unable to achieve these outcomes. Access to alternative markets did not improve, and buyer-related problems persisted. Compared to non-GI farmers, those producing GI beans attached greater importance to factors such as easier marketing, higher expected prices, financial support from unions, and the assurance of long-term demand from contract buyers. Nevertheless, their largely negative experiences - particularly unmet price expectations and limited market access—undermine confidence in GI production and discourage wider adoption. In conclusion, while GIs offer opportunities for rural development, competitiveness, and sustainability, their broader adoption requires addressing farmers’ concerns regarding profitability, reliable markets, and institutional support. Without such improvements, the potential benefits of GIs are unlikely to be fully realized.
- MakaleAçık Erişim2025The Relationship Between Financial Development and Income Inequality: A Fourier Approach in the Case of Türkiye
Karaaslan, İbrahim
While financial development is recognized as the driving force of economic growth, income inequality is a significant concern regarding social justice and sustainable development. The relationship between these two concepts can directly affect countries' economic policies and social balances. Therefore, the deepening and expansion of financial systems may create injustice in income distribution, but it also has the potential to reduce inequalities when appropriately managed. This study aims to determine the long-run impact of financial development on income inequality in Türkiye. For this purpose, the data set for the variables covers the period 1991-2022 and consists of annual observations. Income inequality (Gini coefficient) is used as the dependent variable, and the financial development index is used as the independent variable. In the study, the stationarity of the variables was tested with the Fourier unit root test (FKPSS) and KPSS unit root test. After the determination that the variables were not stationary at their level values, the Fourier cointegration test was used to test the existence of a long-run relationship between the variables. The study found that there is a cointegration relationship between financial development and income inequality in Türkiye. After establishing the co-integration relationship, our long-run DOLS estimation revealed a statistically significant negative relationship between financial development and income inequality at a 1% confidence level. The key conclusion drawn from this is that increases in financial development lead to reduced income inequality. This result underscores the potential impact of increasing financial development on reducing income inequality, and the importance of efforts and policies.
- MakaleAçık Erişim2025Kârlılık ve Finansal Kaldıracın Firmaların Büyüme ve Yatırım Kararları Üzerindeki Etkisi: Döviz Kuru ve Enflasyonun Aracı Rolünün Analizi
Akyol, Hikmet; Soydaş, Şafak Sönmez
Bu araştırma Türkiye için imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren 37 firma için karlılık ve finansal kaldıracın büyüme ve yatırım kararları üzerindeki uzun dönemli etkilerini incelemiştir. Bu çerçevede 2015-2023 arasındaki dönem Tamamen Değiştirilmiş En Küçük Kareler (FMOLS) tahmincisi kullanılarak tahmin edilmiştir. Tahmin sonuçları finansal kaldıracın düşük kantillerde temettü getirileri üzerindeki etkisinin pozitif, orta ve yüksek kantillerde ise önemsiz olduğunu göstermiştir. Buna göre firmaların düşük düzeylerde borçlanma ile yatırımlarını finanse etmesi ve bu sayede özkaynak kârlılığını arttırması temettü getirilerini olumlu etkilerken, artan borçlanma temettü getirileri üzerinde anlamlı herhangi bir etkiye sahip değildir. Karlılık rasyosu ve reel efektif döviz kurunun temettü getirileri üzerindeki etkisi bütün kantillerde pozitif çıkmıştır. Karlılık rasyosu, firmaların kaynaklarını ne ölçüde verimli kullandığını göstermektedir. Sonuçlar artan karlılığın temettü getirilerini teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Benzer şekilde reel efektif döviz kurundaki olumlu gelişmeler temettü getirilerini arttırmıştır. Sonuçlar, orta ve yüksek kantillerde artan enflasyonun firmaların temettü getirilerini düşürdüğünü ortaya koymuştur. Firma yöneticileri büyüme ve yatırım kararlarını alırken enflasyon ile gelecek beklentilerini dikkate almalıdır.
