Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2024
    The Effect of Video-Based Simulation Training on Nursing Students' Motivation and Academic Achievement A Mixed Study

    Koçan, Sema; Kulakaç, Nurşen; Aktug, Cemile; Demirel, Sevgül

    This study was conducted to determine the effect of video-based simulation education on nursing students' motivation and academic achievement. The research was designed in a mixed model. A quasi-experimental method with a pretest-posttest control group was used for the quantitative part, and the descriptive phenomenology approach was used as the qualitative research method. The sample of the study consisted of second-year nursing students in two state universities in eastern Turkey. The data were collected with the Student Information Form, the Academic Achievement Test, and the Motivation Resources and Problems Scale using Google Forms Web application. Qualitative data were collected through online semistructured interview forms and focus group interviews. According to the results, the posttest academic achievement and Motivation Resources and Problems Scale mean scores of the students in the intervention group were significantly higher than those of the control group (P < .05). In the analysis of the qualitative, three main themes emerged: We felt fortunate that it increased information retention,” “We felt like we were in real practice environment,” and “It made us feel that we were nurses.” The results showed the use of video-based simulation can be suggested as a strategy to promote classroom teaching and engage students.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2024
    The effect of a serious game-based web application on stoma care education for nursing students: A randomized controlled trial

    Kulakaç, Nurşen; Çilingir, Dilek

    Aim: This study was carried out in a randomized controlled manner to determine the effect of a serious game based web application on stoma care education for nursing students. Method: The learning styles and digital game motivation levels of the students in the study were determined, and aprior knowledge test was performed. While the website of the serious game-based application was open to the access of the intervention group for two weeks, no intervention was made for the control group. Second knowledge and skil lmeasurements were performed after two weeks for all students in the study, and evaluations of retention were performed four weekslater. Findings: The analyses revealed that the second and retention stoma care and colostomy irrigation knowledge test and skill scores of the intervention group were significantly higher than those of the control group (p<0.05). Conclusion: As the students' time to use the serious game increased, their knowledge tests and skill scores also increased significantly. Therefore, it was concluded that serious game technology had a positive effect on teaching nursing students the practice of stoma care.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2024
    The data analysis of the functional health patterns model for nursing care plans

    Aydin, Aydanur; Serpici, Ayse; Simsek, Perihan; Gürsoy, Ayla; Çilingir, Dilek; Yavuz, Melek Erturk; Altinbas, Bahar Candas

    Introduction:Clinical practices constitute an important part of nursing education and students are expected to gain the ability to plan patient care during nursing education.Aim:It aimed to construct North American Nursing Diagnosis Association (NANDA) nursing diagnoses in nursing students' patient care plans according to the Functional Health Patterns model and to evaluate them according to the Nursing Intervention Classification (NIC) and Nursing Outcomes Classification (NOC) classification systems.Methods:The descriptive study's population included 198 second-year nursing students from a university. Students' care plans were used as a data gathering form, and 176 care plans were included in the research. The data was gathered from functional health patterns, NIC, and NOC system questionnaires.Results:Nursing diagnoses were listed as infection risk (88.6%), fall risk (79.5%), and bleeding (56.8%). Nursing diagnoses belonging to sexuality-reproductive, coping-stress tolerance, and value-belief sub-categories of functional health patterns could not be reached from the care plans.Conclusion:There is a need for classification methods to objectively evaluate nursing practices, make quantifiable contributions to care, and improve the profession's scientific underpinnings. It is hoped that evidence-based care can be provided by raising pupils' knowledge of classification systems.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ev Ödevlerinin Öğretmen Görüşlerine Göre Analizi: Bir Olgu bilim Araştırması

    Elma, Mahmut; Arslan, Adem

    Eğitimde belirlenen hedeflere ulaşabilmek için çeşitli öğretim yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlardan biri de okul dışı öğrenme tekniklerinden olan ev ödevleridir. Ev ödevleri, okulda gerçekleştirilen öğrenmeleri desteklemek amacıyla, dersin amaç ve kazanımlarına uygun olarak belirlenmektedir. Böyle hazırlanmış ev ödevlerinin öğrenci, öğretmen ve aileler üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Bu araştırmada öğretmen görüşleri kapsamında ev ödevi olgusunun geniş kapsamda etkilerini ve öğretmenlerin bu sürece ilişkin düşüncelerini belirlemek amaçlanmıştır. Veriler araştırmaya gönüllü katılım sağlayan 53 öğretmenden, araştırmanın alt amaçları doğrultusunda hazırlanan görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma nitel yöntemlerden olan olgubilim deseni ile desenlenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerde sorumluluk ve görev bilinci açısından ödevlerin gerekli olduğu, ödevin okulda öğrenilenleri pekiştirerek okul dışı öğrenmelere olanak sağladığı ve bireyin kişilik gelişimine olumlu yansımalarının olduğu, ödev konusunda karşılaşılan problemlere yönelik etkili çözümlerin sunulabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca ödev kontrol sürecinde öğretmenin etkin olmasının ödevin işlevi açısından önemli olduğu, ev ödevlerinin öğrenciler ile birlikte aileler ve öğretmenler üzerinde de önemli katkısının olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ödevlerin öğrenciye göre olması, kontrol sürecinin iyi işlemesi ve ödev sürecinin iyi planlanması önerilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kayropraktik Eğitim Seminerinin Fizyoterapi Öğrencilerinin Kayropraktik Hakkındaki Bilgi Düzeyleri ve Tutumlarına Etkisi

    Arslan, Mesut; Şen, Müşerref Ebru

    Kayropraktik mesleğinin ülkemizde henüz yaygınlaşmaması önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kayropraktik mesleği ile yakından ilişkili olan fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik konusunda bilgi sahibi olması mesleğin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada kayropraktik eğitim seminerinin fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik hakkındaki bilgi düzeyleri ve tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ‘Kayropraktik Eğitim Semineri’ne katılan 216 fizyoterapi öğrencisi üzerinde gerçekleştirildi. Araştırma tek grup deneysel çalışma olarak tanımlanabilir. Öğrencilerin demografik verilerinin yanında kayropraktik hakkındaki bilgi ve tutumlarını değerlendirmek amacıyla 9 sorudan oluşan bir anket ile eğitim semineri öncesi ve sonrası veriler toplandı. Araştırmaya 40 kadın (%18,5) ve 176 erkek (%81,5) olmak üzere 216 öğrenci dahil edildi. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%41,2) kayropraktik ile ilgili bilgiye ilk kez sosyal medya üzerinden ulaştığı tespit edilmiştir. 2, 4, 5, 6, 7 ve 8. sorularda eğitim semineri öncesi ile sonrası arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p=0,000, p=0,000, p=0,000, p=0,016, p=0,032, p=0,023). Ülkemizde henüz lisans programı bulunmayan ve yasal zemini oluşturulmamış olan kayropraktik mesleğine ilişkin yapılan eğitim semineri fizyoterapi öğrencilerinin bilgi düzeyini ve tutumlarını pozitif yönde değiştirdiği gösterilmiştir. ‘Kayropraktik’ mesleği hakkında eğitim seminerlerinin daha fazla yapılması ve tüm toplumda farkındalık oluşturulmasının büyük önem arz ettiği düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ciddi Oyun Tabanlı Uygulamaların Hemşirelik Öğrencilerinin Bilgi Düzeyine Etkisi: Sistematik Derleme ve Meta Analiz

    Cilingir, Dilek; Kulakaç, Nurşen

    Bu araştırma, ciddi oyun tabanlı uygulamaların hemşirelik öğrencilerinin bilgi düzeyine etkisini sistematik derleme ve meta analiz yöntemi ile değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla “serious game, nurse, education, student” anahtar kelimeleri “ve” ve “veya” anahtar kelimeleri ile birleştirilerek Türkçe ve İngilizce olarak PubMed (including MEDLINE), SCOPUS, Cochrane, EBSCOHost, Web of Science, YÖK Ulusal Tez Merkezi ve Google Scholar tabanlarından arama yapılmıştır. Meta analize, 2012-2021 tarihleri arasında randomize kontrollü ve yarı deneysel çalışmalar dahil edilmiştir. Çalışmada, sistematik incelemeler ve meta-analizler için tercih edilen raporlama öğeleri (Preferred Reporting Items for Systematic Rewiews and Meta Analyses-PRISMA) kontrol listesi kullanılmıştır. Bu meta analizde olası bias riskini azaltmak için literatür tarama, makale seçimi, veri çekme ve makale kalitesinin değerlendirilmesi işlemleri bir ve ikinci araştırmacılar tarafından bağımsız olarak yapılmıştır. Veri tabanlarının taranması sonucunda toplam 31.724 yayına ulaşılmıştır. Araştırmaya dahil edilme kriterlerine uygun olan 7 yayının örneklem büyüklüğünün 752 olduğu bulunmuştur. Ciddi oyun uygulamaları hemşirelik öğrencilerinin bilgi düzeyini geliştirdiği belirlenmiştir (SMD:4.70, %95 güven aralığı-GA:3.89-5.51). Ciddi oyun uygulamalarının hemşirelik öğrencilerinin bilgi düzeylerini geliştirmede etkili bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Acil Yardım ve Afet Yönetimi Öğrencilerinin Afet Farkındalığı ve Afetlere Yönelik Tutumlarının Değerlendirilmesi: Gümüşhane İli Örneği

    Ulutaşdemir, Nilgün; Boran, Nurdan

    Bu araştırma Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bi-limleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölü-mü öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarını değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evreni-ni Nisan-Haziran 2021 tarihinde araştırmanın yapıl-dığı bölümde öğrenim gören öğrenciler (501 kişi) oluş-turmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve COVID-19 pandemisi nedeniyle google form aracılığıyla çev-rimiçi uygulanarak 349 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma-nın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incele-nerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, afet, afet yönetimi, afet farkındalığı, afetlere hazırlık du-rumları, afetlere karşı tutumlarına ilişkin öğrencilerin görüşlerini değerlendirmeye yönelik sorular ile Afet Tutum Ölçeği (ATÖ) sorularından oluşan anket çevrim içi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde fre-kans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANO-VA testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bu araş-tırmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fa-kültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünde eğitim gören öğrencilerin afet tutumlarının bilişsel, duyuşsal ve genel boyutun orta düzeyin üzerinde bir ortalamaya sahip olduğu bulunurken davranışsal boyutun orta düzeyin altında bir ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Lise Öğrencilerinde Sosyal Kaygı ve Mükemmeliyetçilik Arasındaki İlişkide Akademik Öz Yeterliliğin Düzenleyici Rolünün İncelenmesi

    Çelebi, Gülin Yazıcı

    Ergenlik dönemi kendine yönelen dikkat ve kusursuz olma isteği nedeniyle hem sosyal kaygı hem de mükemmeliyetçilik açısından riskli bir dönem olarak değerlendirilmektedir. Bu faktörler üzerinde etkili olabilecek değişkenlerin belirlenmesi yapılacak müdahalelerin şekillenmesinde önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı da sosyal kaygı ile mükemmeliyetçilik arasındaki ilişkide akademik öz yeterliliğin aracılık rolünün belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Trabzon merkezde farklı okul türlerinde eğitim gören 467 (Kadın: 229; Erkek: 238) lise öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler basılı formlar aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Ergenler için Sosyal Kaygı Ölçeği, mükemmeliyetçilik ölçeği, akademik öz yeterlilik ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizine başlamadan önce normallik analizleri yapılmış ve kullanılacak istatistiksel tekniklere karar verilmiştir. Sosyal kaygı, mükemmeliyetçilik ve akademik öz yeterlik puanları arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon katsayıları hesaplanarak incelenmiştir. Mükemmeliyetçilik ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide akademik öz yeterliğin düzenleyici etkisini incelemek için ise Process Macro (V 3.0) Model 1 kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda akademik öz yeterlilik ile sosyal kaygı arasında negatif, mükemmeliyetçilik ile sosyal kaygının pozitif yönde ilişkili olduğu, mükemmeliyetçilik, akademik öz yeterlik ve etkileşim (A x B) değişkenlerinin birlikte sosyal kaygı ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Etkileşim değişkeninin sosyal kaygı üzerindeki etkisinin anlamlı olması, akademik öz yeterliğin mükemmeliyetçilik ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide düzenleyici role sahip olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular alan yazın ışığında tartışılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Giresun Şehrinde Okullara Erişimin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Analizi

    Deniz, Mehmet; Üzülmez, Mehmet; Gürçeşme, Mustafa

    Günümüz şehirleri gürültülü, kalabalık ve motorlu araçların çokluğuyla beraber insan sağlığı için tehlikeler oluşturmaktadır. Böyle şehirlerde mesafe olarak erişilmesi zor olan okullarda eğitim görebilmek bu durumu daha da tehlikeli hale sokmaktadır. Bu sebeple ülkemizde Mekânsal Planlar Yönetmeliği çerçevesinde okullara erişebilirliğin mesafeleri okul seviyelerine göre belirlenmiştir. Günümüzde teknolojinin gelişmiş olmasıyla birlikte Coğrafi Bilgi Sistemleri de gelişmiş ve söz konusu sistemlerde kullanılan programlarla erişebilirlik analizleri yapılarak en uygun mesafeler ortaya konmaktadır. Bu çalışmada da Giresun şehrinde binaların anaokulu, anasınıfı, ilkokul, ortaokul ve liselere olan mesafelerin yönetmeliğe göre uygunluğu analizlerle ortaya konmuştur. Çalışmada kullanılan okulların lokasyonları Millî Eğitim Bakanlığı’nın web sitelerinden, binaların konumları ise Giresun Belediyesi’nden temin edilmiştir. Analizlerin yapımında Coğrafi Bilgi Sistemleri programlarından biri olan ArcGIS adlı programının hizmet alanı (service area) modülünden faydalanılmıştır. Çalışmada Giresun şehrine ait 28 mahalledeki konutların okullara erişebilirliği analiz edilmiştir. Yapılan çalışmadaki sonuçlara göre şehirdeki binaların erişim uygunluğu ortalama olarak anaokullarına %21, anasınıflarına %37,4, ilkokullara %39,6, ortaokullara %70,2 ve liselere %93 şeklinde çıkmıştır. Okul seviyelerinin artmasıyla birlikte yürüme mesafelerinin de artması şehirdeki erişim uygunluğunu arttırmıştır. Ancak Giresun şehrinde okulların mekânda düzensiz dağılımı pek çok binanın erişebilir mesafeler dışında kaldığını göstermiştir. Şehirde okullara yönetmelik çerçevesinde uygun mesafe yönünden erişimi problem olan binaların olduğu bölgelerde yeni okulların yapımı buna çözüm olacaktır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Arapça Öğrenenler İçin Bilgisayar Destekli Eğitim Sözlüğü: Geleceğin Vizyonu

    Abdulvahitoğlu, Ali

    Dil sözlükleri, anadili Arapça olmayan öğrenciler için kelimelerin anlamlarını, yazılış ve telaffuz şekillerini, çeşitli kullanımlarını ve eşdizim, eşanlamlılık, zıtlık ve sözel çağrışım açısından diğer kelimelerle ilişkilerini öğrenmek için önemli bir kaynak olarak kabul edilmektedir. Anadili Arapça olmamakla birlikte, Arapça öğrenen öğrenciler için özel olarak oluşturulmuş sözlüklerin azlığı ve yaşadığımız çağdaki teknolojik devrimin bir sonucu olarak, özellikle Arapça öğrenenlere yönelik bilgisayar destekli bir eğitim sözlüğü geliştirmek, acil bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, söz konusu öğrencilerin Arapça eğitimi esnasında kullandıkları sözlüklerin durumunu ve bu tür sözlüklerin vizyonunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırma problemi, araştırmanın amaçları, önceki çalışmalar, araştırma metodolojisi ve araştırmanın sınırlılıkları üzerinde durulmuştur. İlk bölümde dil sözlükleri konusu ele alınırken, ikinci bölümde yalnızca Arapça konuşmayanlara yönelik eğitim sözlüklerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Arapça konuşmayanlara yönelik bilgisayarlı destekli eğitim sözlüklerinin içeriğine dair gelecek vizyonlu bir bakış açısına yer verilmiştir. Çalışma, en göze çarpan bulgular ve önerilerilerle tamamlanmıştır. Bu çalışmada araştırmacı, hem tanımlayıcı hem de analitik yaklaşıma dayalı bir yöntem kullanmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, anadili Arapça olmayanlar için yeni bir eğitim sözlüğü geliştirmek gereklidir. Bu sözlük, öğrencilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmalı ve bilgisayar destekli sözlük oluşturma alanında gerçekleşen yeniliklere uygun olarak oluşturulmalıdır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Dersini Alan Öğrencilerin Sınav Kaygısı ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi: İlişki Arayıcı Bir Çalışma

    Aydin Sayilan, Aylin; Kulakaç, Nurşen

    Amaç: Bu çalışma, cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan öğrencilerin sınav kaygısı ve stresle başa çıkma düzeylerinin belirlen- mesi amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın örneklemini 1-15 Mayıs 2022 tarihleri ara- sında Türkiye’de bulunan iki üniversitenin hemşirelik bölümünde öğ- renim gören ve cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan 213 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama araçlar ı olarak öğrenci tanıtım formu, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ) ve Westside Sınav Kay- gısı Ölçeği (WSKÖ) kullan ılmıştır. Verilerin de ğerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama, Student t-test, Pearson korelasyon analizi ve lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Anlamlı- lık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmada öğrencile- rin s ınav kayg ısı puanlarının 25,67±11,92 oldu ğu belirlenmi ştir. Öğrencilerin stresle başa çıkma tarzlarından en fazla kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yakla şım yöntemini kulland ıkları saptanmıştır. Öğrencilerin WSKÖ puan ı ile SBÇTÖ kendine güvenli yakla şım (p<0,001) alt boyut puan ı arasında istatistiksel olarak negatif yönde ve orta düzeyde; çaresiz yaklaşım (p=0,028) ve boyun eğici yaklaşım (p=0,011) arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p<0,05). Çoklu lineer regresyon analizi sonuçlarına göre öğrencilerin sınav kaygılarını önemli ölçüde etkileyen faktörlerin; cinsiyet ve “kendine güvenli yaklaşım” alt boyutları olduğu tespit edil- miştir. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda, hem şirelik öğrencilerinin stresle baş etme tarzlarının yetersiz olması, sınav kaygılarını olumsuz etkilemektedir. Bu araştırma sonuçlarının stresin psikolojik etkilerine yönelik uygulanacak müdahale planlarına katkı sağlayabileceği düşü- nülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    A course timetabling formulation under pandemic considerations

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Gurkan, M. Edib

    The covid-19 pandemic has significantly affected the education sector and raised the new operational challenges that spring from the necessity of planning courses in a way to ensure community safety. Accordingly, many higher education institutions provide guidelines regarding the measures to be implemented in education operations. As such, timetabling of the courses is required to be carried out in line with these guidelines. To address this need, this study introduces a multi-objective mathematical model for a university course timetabling problem under the pandemic-related considerations. In particular, the proposed mathematical model aims to minimize the total number of online courses and sections while considering the balanced distribution of the courses over time slots and days. We test the effectiveness of the proposed model using real-life data. The results show that the proposed approach is able to create an optimal timetable in a reasonable time that addresses the objectives of the faculty administration and satisfies the pandemic-related requirements. The study contributes to the literature by introducing new pandemic constraints and inspires managers facing pandemic guidelines.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinin Alan Uygulamalarındaki İş Güvenliğinin Değerlendirilmesi (Gümüşhane İli Örneği)

    Ulutaşdemir, Nilgün; Demir, Ali İhsan

    Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2021 tarihlerinde Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri (n=318 kişi) oluşturmaktadır. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve izinli-reddedenler dışında 261 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, alan uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ve İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anket, öğrencilerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde pandemi dolayısıyla google form aracılığı ile uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Elektrik ve makina alanında öğrenim gören öğrencilerin diğer alandaki öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. İş kazası geçirmeyen öğrencilerin, iş kazası geçiren öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Alan uygulama sorumluları ile olan ilişkisi kötü ve çok kötü olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrencilerinin iş güvenliği orta düzeyde saptanmıştır. Alanı mobilya ve tesisat olan öğrencilerin iş güvenliğini artırmaya yönelik eğitimler artırılmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyobilimsel Konulara Yönelik Yürütülen Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi: Sistematik Bir Analiz

    Başkan Takaoğlu, Zeynep

    Sosyobilimsel konular teknolojik gelişmeler neticesinde ortaya çıkar ve toplum tarafından ciddi tartışmaları da beraberinde getirir. Bu tartışmaların sınıf ortamlarına taşınması ise öğrencilerin araştırma ve sorgulamaya dayalı öğretimlerine katkı sunar. Buna bağlı olarak son yıllarda sosyobilimsel alanda yürütülen çalışmalarda artışlar yaşanmıştır. Ancak tez çalışmalarında sistematik bir değerlendirmenin olmaması bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Bu gerçekten hareketle mevcut çalışmanın amacı; sosyobilimsel konularda yürütülen lisansüstü tezlerdeki araştırma eğilimlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma metodolojisine göre tasarlanan çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada, 2008 ile 2021 yılları arasında yürütülen 95 lisansüstü tez örneklemi oluşturmuştur. Elde edilen veri araştırmacı tarafından oluşturulan veri toplama aracı formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise alt problemlere bağlı olarak betimsel ya da içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda sosyobilimsel konuların 2018 yılında bir tepe noktasına ulaştığı, bazı üniversitelerde araştırmaların yoğunlaştığı ve genellikle fen bilgisi öğretmenliği bilim dalında yürütüldüğü görülmüştür. Yöntem açısından dengeli bir dağılımın olduğu, örneklem sayısının daha çok 11 ile 30 arasında tercih edildiği, genellikle ortaokul öğrencileri ve fen bilgisi öğretmenlerinin örneklemleri oluşturduğu ve veri analiz teknikleri ile veri toplama araçları arasında uyum olduğu belirlenmiştir. İçerik analizi sonucunda ise seçilen konularla sonuçlar ilişkili bulunmuştur. Duyuşsal özellikler, argümantasyon, alan bilgisi, öğretim yöntem ve teknikleri, muhakeme, başarı ve sosyobilimsel konuların etkilendiği faktörler kategorileri oluşmuştur. Bu doğrultuda gelecekte yürütülecek lisansüstü çalışmalarda bu araştırmadan elde edilen sonuçların yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Yabancı Öğrencilerin Gastrodiplomasi Aracı Olarak Türk Mutfağı Haftasına İlişkin Deneyimleri

    Kaya, Fazil

    Günümüzde farklı toplumların birbirleriyle kaynaştırılması için çeşitli etkileşim kanalları kurulmaktadır. Bu girişimlerden biri olan gastrodiplomasi, toplumlar arasında yiyecek içecek kültürü alışverişine dayanmaktadır. Bu çalışma, yabancı öğrencilerin Türk mutfağı hakkındaki deneyimlerinin ve görüşlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yabancı öğrencilerin deneyim ve görüşlerinin alınması için yarı yapılandırılmış anket formu aracılığıyla 2022 Ağustos ve Eylül ayları arasında 16 adet katılımcıdan veriler toplanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler betimsel analizle yorumlanmıştır. Bu çerçevede katılımcıların deneyimleri; Türk mutfak imajı, Türk mutfak deneyimi ve gastrodiplomasi açısından Türk mutfağı şeklinde üç temel kategoride tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların kısmen Türk Mutfağı hakkında ön bir algıya sahip olduğu, ikamet edilen ülkede Türk mutfağını deneyimleme fırsatı yakalayamadığı, Türkiye’ye geldikten sonra Türk mutfağı hakkında hem olumlu hem de yeni deneyimler kazandığı tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    LEARNING STYLES OF TALENTED PRE- SERVICE TEACHERS

    Türker, Ustun; Bostanci, Ozgur

    The learning styles of students vary both among individuals and across different disciplines they choose to study. In higher education, academic discipline appears to be a key factor influencing students'distinctive learning styles. This study, which aims to determine the dominant learning styles and models of talented pre-service teachers, was designed with the survey model. The study group research consisted of 1019 volunteer pre-service teachers who continued their education in Physical Education and Sports, Music, and Arts & Craft Teaching departments. In the study, the VARK Learning Style Inventory was used as a data collection tool; students were asked to answer questions in a digital environment through Google Forms. According to the research results, kinesthetic style is the dominant learning preference for pre -service teachers in the visual arts and sports sciences, and both kinesthetic and aural styles are the dominant learning preferences for pre-service teachers in music education. Although talented pre-service teachers tend to learn predominantly kinesthetic and aural styles when evaluated, 61.2% of pre-service teachers prefer to learn with a Multiple Learning Model, which covers the entire instructional diversity, rather than sticking to just one learning style.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2023
    Assessment of Knowledge, Emotion, and Attitude Levels of Kindergarten and Elementary School Teachers on the Disaster Management and Pediatric First Aid

    Kaya, Afsln Ahmet; Ayker, Bereket

    Objectives: This study's aim is to assess the disaster management and pediatric first aid-related knowledge, emotion, and attitude levels of of kindergarten and elementary school teachers, as the professionals that are first to provide interventions in the case of a disaster to children ages 0-8, who are considered to be among the vulnerable groups in the context of a disaster. Methods: A total of 119 teachers working in the kindergarten and elementary schools located in the GÜmÜşhane province of Turkey were included in the study and were asked to fill in a questionnaire that comprises 3 sections. Data collection tools included a sociodemographic questionnaire, teachers' disaster management knowledge levels, and teachers' pediatric first-aid knowledge, emotion, and attitude levels. Results: Analysis of the scores obtained by the teachers from the questionnaire revealed that the teachers, who participated in the study, had a high level of disaster management knowledge and a moderate-to-high level of pediatric first aid knowledge. Conclusions: It is suggested as a result of this study that the disaster risks and injuries or losses of life associated with disasters that may occur at schools may be reduced with disaster management and first-aid interventions.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Addressing student misconceptions about atoms and examining instructor strategies for overcoming them

    Kaya, Ali

    This paper is twofold. First, it examines the misconceptions held by students about atoms. Second, it determines the suggestions of the instructors (academics and teachers) to overcome these misconceptions. The study adopted a case study research method. A questionnaire was administered to 288 students and a semi-structured interview was conducted with 20 educators, including 10 teachers and 10 academics from the fields of physics and chemistry. A number of students were observed to have misconceptions about atoms, and they were unable to grasp the concept. This situation may have resulted from teaching students the theories of the atoms in a historically chronological order and ineffective methods of teaching. It was recommended that atomic models not be taught in primary school education, and that three new methods could be used in teaching this subject.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Attitudes of parents in the role of a father in Turkey toward child sex education and their sexual communication with their children

    Apaydin Cirik, Vildan; Aksoy, Bahar; Bulut, Elif

    Background and purpose: The study aimed to evaluate the attitudes of parents in the role of a father in Turkey toward child sex education and their sexual communication with their children. Methods: This descriptive and cross-sectional study was conducted with the fathers of children in the pediatric outpatient clinic at a state hospital between December 30, 2021, and April 15, 2022. The study was reported based on STROBE. The data were collected from 297 fathers using the Descriptive Information Form, the Attitudes Scale Toward Sex education (ASTSE), and the Sexual Communication Scale for Parents(SCSP). Results: Sample statistics demonstrate that 67.7% of the participants did not receive sex education in their childhood, and 57.4% stated that their children received sex education only from their mothers. Higher attitudes toward sexual education were found in the fathers with a university or higher education degree (χ2 = 15.396; p < 0.01), and those giving sex education to their children (χ2 = 18.388;p < 0.001). Higher total scores were obtained on the sexual communication scale by fathers with university and higher education degrees (χ2 = 12.898;p < 0.01) and those who received sex education in their childhood (t = 2.330;p = 0.021). There is a highly significant positive correlation between the mean scores of the role of a parent subscale of the ASTSE and the mean total score of the SCSP (r = 0.81;p < 0.001). Conclusions: There is a positive correlation between fathers' parental role attitudes toward sex education and their sexual communication with their children. Practice implications: Supporting fathers' sexual communication with their children can positively affect fathers' attitudes and communication toward sex education.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2023
    Behaviors of a group of university students during an earthquake drill and their compliance with the emergency disaster plan: An action research

    Parlak, Lütfiye; Kaya, Nahsan; Duru, Pınar; Örsal, Özlem

    Approximately 60% of the casualties due to disasters occur due to earthquakes. This study aimed to discover and develop the strengths and weaknesses of a group of university students during a possible earthquake, their behavior towards evacuation and assembly areas, and their adaptation to the emergency disaster plan. The research was carried out between May–June 2022 as “liberating/developing/critical action research,” a subtype of action research, one of the qualitative research methods. Thirty-five students participated in the first drill, and 31 participated in the second. The study data were collected through “observations” made with the installed cameras and “focus group interviews” with the students through semi-structured interview forms. An average of 3.25 behaviors expected to be observed were displayed as expected by the students during the first drill. The average of the behaviors displayed during the second drill increased to 5.18. As a result of the synthesis of the qualitative data obtained from the focus group interviews, it was seen that two main themes were formed: “Drill management” and “Disaster experience.” The main theme of drill management was “Drill moment,” “Evacuation moment,” and “Drill experience” analytical themes. In contrast, the main theme of disaster experience was “Disaster cycle,” “Disaster perception,” “Disaster awareness,” and “Earthquake experience.” After the second drill, it was evaluated that the problems identified in the first were eliminated. The students' adaptation to the emergency disaster plan increased by re-applying to the observation and focus group interviews.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim