Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Blockzincir teknolojisinin güvenlik zafiyetleri üzerine bir analiz: Konu modelleme ile inceleme

    Tayfur Ayas

    Blokzincir teknolojisi, 2008 yılında Bitcoin ile tanıtılmış ve finans başta olmak üzere birçok sektörde kullanılmaya başlanmıştır. Güvenli, şeffaf ve merkeziyetsiz yapısıyla çeşitli alanlarda yenilikçi çözümler sunan bu teknoloji, güvenlik zafiyetleri nedeniyle benimsenme sürecinde zorluklar yaşamaktadır. Literatürde blokzincir zafiyetleri üzerine yapılan çalışmalar genellikle teorik düzeyde veya vaka analizleriyle sınırlıdır. Bu çalışmada, blokzincir tabanlı uygulamalardaki güvenlik zafiyetleri incelenecek ve sosyal medya platformu Twitter'dan toplanan 8705 veri, doğal dil işleme (NLP) teknikleriyle analiz edilmiştir. LDA (Latent Dirichlet Allocation) yöntemi kullanılarak, güvenlik zafiyetlerinin türleri ve yaygınlıkları belirlenmiş, bu bulgular gelecekteki blokzincir uygulamalarının güvenliği için yol gösterici olmaktadır. Çalışmanın amacı, blokzincir sistemlerinin güvenlik risklerini daha iyi anlamak ve bu riskleri azaltmaya yönelik stratejiler geliştirmektir. Tez, veri toplama, temizleme, analiz ve sonuçların yorumlanması aşamalarından oluşmaktadır. Elde edilen sonuçların, blokzincir tabanlı teknolojilerin güvenliğine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Endemik erodium hendrikii alpınar'ın in vitro biyolojik aktivitelerinin araştırılması

    İbrahim Koç

    Erodium cinsi Geraniaceae familyasına aittir ve ülkemiz florasında 16'sı endemik olmak üzere 26 taksonla temsil edilmektedir. Erodium türleri, geleneksel olarak halk tıbbında çeşitli rahatsızlıkların hafifletilmesinde kullanılmaktadır. Ancak, standart olmayan bu gelişi güzel kullanımlar, bitkinin söz konusu etkilerinin bilimsel verilerle doğrulanması ve en etkili kullanım biçimlerinin ortaya konması ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu türlerden Gümüşhane'ye endemik olan Erodium hendrikii Alpınar (Güdük iğnelik)'ın biyolojik aktiviteleri hakkında sınırlı çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışma ile, E. hendrikii'nin farklı kısımlarından (çiçek, yaprak, kök ve kök kabuğu) farklı ekstraksiyon çözücüleri kullanılarak (%100 ve %70 etanol) elde edilen ekstraktlarının toplam fenolik, flavonoid içeriğinin, antioksidan, antimikrobiyal ve antikanserojen aktiviteleri araştırılmış ve ayrıca LC-MS/MS analizi ile toplam fenolik içeriği aydınlatılmıştır. Özellikle, bitki ekstraktlarının antimikrobiyal ve antikanser aktivitesi ilk defa araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, bitkinin toprak üstü kısmı olan Ç1 (Çiçek-%100 EtOH), Y1 (Yaprak-%100 EtOH) ve Ç2 (Çiçek-%70 EtOH), Y2 (Yaprak-%70 EtOH) ekstraktlarının biyolojik aktivitelerinin diğer ekstraktlardan (toprak altı) daha yüksek olduğu bulunmuştur. LC-MS/MS sonuçlarına göre majör fenolik bileşen ellagik asit (23142.738 µg/g ekstrakt), gallik asit (4230.406 µg/g ekstrakt) ve rutin (5639.335 µg/g ekstrakt) olarak tespit edilmiştir. Öte yandan, Ç1 ve KK2 (Kök Kabuğu-%70 EtOH) hariç, tüm ekstraktların 1 µg/mL MİK değeri ile Y. pseudotuberculosis'a karşı en yüksek antimikrobiyal etkinliğe sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca Y1 Ekstraktının insan meme kanseri hücrelerine karşı konsantrasyona bağlı bir şekilde antiproliferatif özellikler gösterdiği ortaya konmuştur. Tüm sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde, E. henrikii'nin sahip olduğu biyolojik aktiviteleri ile doğal, ucuz ve alternatif bir kaynak olarak farmasötik ve gıda endüstrilerinde kullanılma potansiyelinin oldukça yüksek olduğu düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Shehu analiz dönüşüm yöntemi ile rastgele kesirli mertebeden diferansiyel denklemlerin analizi

    Zahide Kara

    Bu tez çalışmasında, kesirli mertebeden adi ve kısmi diferansiyel denklemler ve sistemlerinin rastgele parametreler içeren halleri ele alınmış ve bu tür denklemlerin çözümlenmesinde Shehu analiz dönüşüm yöntemi kullanılmıştır. Shehu analiz dönüşüm yöntemi, diğer dönüşüm tekniklerine göre daha basit işlem adımlarına sahip olması, kısa sürede yakınsak sonuçlar elde edilmesini sağlaması açısından avantajlıdır. Çalışmada öncelikle Caputo-Fabrizio kesirli mertebeden türev tanımı, rastgele Bagley-Torvik tipi denklem tanımı, ters shehu dönüşüm yöntemi tanım ve özellikleri verilmiştir. Katsayılar ya da başlangıç koşulları sürekli olasılık dağılımlarından Normal, Düzgün, Üstel, Üçgensel, Beta, Erlang ve Gamma dağılımlarından seçilerek denklemler rastgele hale getirilmiştir. Rastgele alınan başlangıç koşulları veya katsayılara sahip kesirli mertebeden adi ve kısmi diferensiyel denklemler için yaklaşık analitik çözümler türetilmiş ve bu çözümlerin beklenen değer, varyans ve güven aralıkları hesaplanmıştır. Türetilmiş çözümlerin karşılık gelen grafikleri, Matlab veya Maple yazılım paket programları kullanılarak bulunmuştur.Elde edilen sonuçlar, Shehu analiz dönüşüm yönteminin rastgele kesirli mertebeden adi ve kısmi diferansiyel denklem ve denklem sistemlerinin analitik ve yaklaşık çözümlerinde başarılı, hızlı ve güvenilir bir yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Bu yönüyle çalışma, uygulamalı matematik alanında önemli bir katkı sunmaktadır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türk savunma sanayinde yeni ürün geliştirme süreci: Kriterlerin TOPSIS yöntemi ile değerlendirilmesi

    Yıldız Güner

    Yeni ürün geliştirme süreci, özellikle savunma sanayisinde ülke için stratejik bir alan olup, yenilikçilik, pazar uyumu, maliyet, kalite ve risk gibi kritik faktörleri içermesi nedeniyle çok boyutlu bir değerlendirme gerektirmektedir. Bu çalışma, Türk savunma sanayisinde yeni ürün geliştirme süreçlerini etkileyen temel kriterlerin belirlenmesi ve bu kriterlerin önem sırasının TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) yöntemi ile analiz edilmesini amaçlamaktadır. Araştırmada kullanılacak veriler, savunma sanayisinde ürün geliştirme süreçlerine katılan uzmanlardan anket ve görüşme yoluyla toplanacaktır. Daha sonra çok kriterli karar verme tekniklerinden TOPSIS yöntemi uygulanarak, yeni ürün geliştirme sürecinde etkili olan kriterler analiz edilecektir. Çalışma kapsamında katılımcı değerlendirmelerinin doğruluğunu sağlamak adına gerekli istatistiksel analizler yapılacak ve sonuçlar objektif bir şekilde raporlanacaktır. Çalışmada ele alınan faktörlerin Türk savunma sanayisinde yeni ürün geliştirme süreçlerine olan etkileri incelenerek, en uygun stratejik yaklaşımlar belirlenecektir. Bu analizlerin sonuçları, sektörde faaliyet gösteren firmaların yeni ürün geliştirme potansiyelini artırarak, ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet gücünü yükseltmek için gerekli adımları ortaya koyacaktır. Elde edilen bulguların, yeni ürün geliştirme süreçlerinde kriterlerin daha etkin bir şekilde ele alınmasına ve sektörde stratejik kararlar alınmasına yönelik kapsamlı bir analiz sunmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Profesyonel voleybolcuların iletişim becerileri ile saldırganlık ve öfke düzeylerinin incelenmesi

    Murat Terzi

    Etkili iletişim, sporda performansın artırılması, motivasyonun güçlendirilmesi ve takım içi uyumun sağlanması açısından kritik bir rol oynar. Sporda saldırganlık ve öfke, performansı olumsuz etkileyebilir ve takım içi uyumu bozabilir. Bu araştırmayla, profesyonel voleybolcuların iletişim becerileri ile saldırganlık ve öfke düzeylerini belirlemek, aralarındaki ilişkiyi ortaya koymak ve farklı değişkenler "cinsiyet, yaş, oynadığı lig düzeyi, (voleybol) aktif spor yılı, eğitim durumu, medeni durumu ve oynadığı mevki" açısından incelenmek amaçlandı. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanıldı. Yapılan araştırmada, veri toplama aracı olarak; ''Kişisel Bilgi Formu (KBF)", "Etkili İletişim Becerileri Ölçeği (EİBÖ)" ve "Sporda Saldırganlık ve Öfke Ölçeği (SSÖÖ)" uygulandı. Verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanıldı. Sporcuların demografik özelliklerine ilişkin bulgular için frekans ve yüzde; ilişkisiz ölçümlerde ortalama puanların karşılaştırılması için Varyans analizi (tek yönlü ANOVA, t testi), anlamlı farklılığı belirlemek için Tukey testi, alt boyutlar arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Kolerasyon Çarpımı analizinden yararlanıldı. Araştırmanın örneklem belirleme yöntemi olarak "Kolayda Örnekleme Yöntemi" kullanıldı. Bu yöntemle belirlenen araştırma grubu Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) liglerinde oynayan 174 (%43.5) kadın ve 226 (%56.5) erkek voleybolculardan oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre voleybolcuların etkili iletişim becerileri alt boyutlarından elde edilen puanların ortalamanın üzerinde olduğu, sporda saldırganlık ve öfke düzeyi alt boyutlarından elde edilen puanların ortalamanın altında olduğu tespit edilmiştir. EİBÖ ve SSÖÖ arasındaki ilişkinin düşük düzeyde, anlamlı ve negatif yönde olduğunu uygulanan "Pearson Korelasyon" testi göstermiştir [r=-,240 p=0,00]. Araştırma sonuçlarının TVF liglerinde mücadele eden sporcuların etkili iletişim becerileri ile sporda saldırganlak ve öfke düzeyleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenlere göre nicel olarak ortaya çıkarması ve antrenörlere fikir vermesi beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Öfke, Saldırganlık, Voleybolcu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sağlık çalışanlarında psikolojik sağlamlığın kriz yönetimine etkisi

    Mustafa Apaydın

    Bu çalışmanın amacı sağlık çalışanlarının psikolojik sağlamlık düzeylerinin kriz yönetimi becerileri üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Ocak-Mart 2025 tarihlerinde Bayburt Devlet Hastanesi'nde görev yapan sağlık çalışanları (n=550 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması hedeflenmiş ancak görevlendirme, izin, rapor gibi sebeplerden dolayı 414 sağlık çalışanı ile araştırma tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu, sosyodemografik özellikler, kurumsal, mesleki ve sosyal özellikler, sağlık düzeyini içeren sorular ile "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" ve "Kriz Yönetimi Ölçeği" sorularından oluşan anketin bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, frekans, bağımsız gruplar t testi, One way ANOVA, pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma kapsamına alınan sağlık çalışanlarının psikolojik sağlamlık düzeyleri orta seviyede, kriz yönetimi becerileri ise yüksek düzeyde bulunmuştur. Düzenli beslenme, dinlenme, sosyal yaşam ve yeterli uykunun psikolojik sağlamlık ve kriz yönetimini olumlu, uzun çalışma süresi, vardiya, stres ve iş yükünün ise olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, kriz yönetiminde başarı hem örgütsel kaynaklara hem de bireysel psikolojik sağlamlığa bağlıdır. Sağlık kurumlarında kriz yönetimi eğitimi bütüncül planlanmalı, çalışan desteği güçlendirilmeli ve psikolojik sağlamlığı artıran programlar yaygınlaştırılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Afrika Çad N'djamena Al-Nahda hastanesi'nde görev yapan sağlık yöneticilerinin liderlik davranışları ve kriz yönetimi üzerine bir araştırma.

    Mahamat Saleh Zakarıa Issa

    Bu çalışma Afrika ÇCad N'djamena Al-Nahda Hastanesi'nde gőrev yapan sağlık yöneticilerinin liderlik davranışlarını ve kriz yönetimini değerlendirmek amacıyla planlanmıștır. Kesitsel ve tanımlayicı tipte olan çalışmanın evrenini Ocak-Mart 2025 tarihlerinde Afrika Çad N'djamena Al-Nahda Hastanesi 'nde görev yapan sağlık yöneticileri (n=200 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılmas planlanmıș ve izinliler dișinda 167 sağlık yöneticisi ile araștrma tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri; araștırmacılar tarafindan literatür incelenerek olușturulan sağlık yöneticilerinin sosyodemografik özelliklerini, çalıșma ortamını, çalışma şekillerini, liderlik davranışlarını, iş stresi ve kriz yönetimi düzeylerini değerlendirmeye yönelik sorular sorular ile Liderlik Davranışları Olçeği ve Kriz Yönetimi Olçeğinden olușan anket yaklașık 20 dakika süre içinde uygulanmıstr. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallisve korelasyon ve regresyon testleri kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alımıștır. 40 yaș ve üzeri, kadın, lisansüstü mezun, $ yildan daha fazla sūre yöneticilik yapan sağlıik yöneticilerinin destekleyici liderlik boyutu daha yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 5 yldan fazla olan sağhık yöneticilerinin kriz yönetimi uygulamaları daha yüksek saptanmıștır. Her iki ölçek arasındaki ilişki incelendiğinde; liderlik davranışları ölçeği araçsal liderlik alt boyutu ile kriz yönetimi ölçeği kriz sırası alt boyutu puanları arasinda zayıf düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki, bașarı yönelimli liderlik davranıșları ölçeği ile kriz yönetimi ölçeği kriz öncesi alt boyutu puanları arasında zayif důzeyde pozitif yönde anlamlı bir lişk bulunmuștur. Basit doğrusal regresyon analizinin sonuçlarina göre kriz yÖnetimini etkileyen tek liderlik davranıșı araçsal liderlik olarak saptanmıştır. Bu çalışmada Afrika Çad N'djamena Al-Nahda Hastanesi 'nde görev yapan sağlık yöneticilerinin liderlik davranışları ve kriz yönetimi uygulamaları yüksek düzeyde bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kemaliye ilçesine özgü zetrin baharatının üretimi ve ekonomik öneminin SWOT analizi ile incelenmesi

    Betül Demirci

    Bu tez çalışmasında, Kemaliye ilçesine özgü Zetrin baharatının içeriği, üretim süreci ve ekonomik önemi SWOT analizi ile incelenmiştir. Zetrin baharatı başlıca Origanum acutidens, kekik türü olmak üzere, diğer bir takım bitki kısımlarının karışıma ilave edilmesiyle üretilen bir baharattır. Mevsimlere göre içeriği değişmekle birlikte birçok bitki türünün çeşitli kısımlarının baharatın üretiminde kullanılabildiği belirtilmektedir. Çalışma, zetrin baharatı üretiminde kullanılan bitkiler, üretim süreci, ayrıca Kemaliye ilçesine ekonomik katkıları bir SWOT analizi ile detaylı olarak incelenmeye çalıılmıştır. Baharat üretimindeki sürekliliğin Güçlü yönleri arasında doğal ve sağlıklı içeriğinin insanların kullamımına sunulması, zengin biyoçeşitliliğin devamı, geleneksel ve kültürel bir gıda maddesi olarak devamlılığının sağlanması, yöreye ekonomik katkısı yer almaktadır. Zayıf yönleri ise üretim sürecinin zorluğu ve emek yoğunluğu, sınırlı üretim kapasitesi, pazarlama ve dağıtım sorunları, yüksek üretim maliyetleri, mevsimsel üretim ve stoklama zorlukları, bilinirlik ve marka değeri eksikliği ile rekabet ve pazar dinamikleridir. Fırsatlar arasında artan sağlıklı beslenme eğilimleri, yerel ve ulusal pazarlarda büyüme potansiyeli, uluslararası pazarlara açılma imkanı, turizm ve gastronomi sektörleri ile işbirliği, coğrafi işaret tescili ve marka değeri, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri, Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmaları ile sürdürülebilir tarım ve üretim yöntemleri bulunmaktadır. Tehditler ise çevresel değişiklikler ve iklim değişikliği, rekabetin artması, üretim maliyetlerinin artması, doğal kaynakların sürdürülebilirliği, pazarlama ve dağıtım sorunları, yasal düzenlemeler ve standartlar ile tüketici bilinçsizliği ve yanlış bilgilendirmedir. Bu analizler, zetrin baharatının sürdürülebilir gelişimi ve ekonomik katkısının artırılması için stratejik öneriler sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Rastgele eliptik, parabolik ve hiperbolik kısmi diferansiyel denklemlerin fourier dönüşümü ile analizi

    Hatice Ezber

    Bu çalışmada Kısmi Diferansiyel Denklemlerin sınıflandırılması ile ilgili bilgilendirme yapılmıştır. Rastgele değişken katsayılı adi diferansiyel denklemlerin Fourier Dönüşümü yardımıyla çözümü yapılmıştır. Temel mühendislik alanında farklı modeller veya metotlar kullanılarak çözümler bulunmak istenilmiştir. Fourier dönüşümü de matematik, fizik, ısı akımı, kısmi türevli denklemlerin çözümü, frekans spektrumun belirlenmesi gibi birçok alanda kullanılan integral dönüşümüdür. Bir ve İki boyutlu rastgele değişken katsayılı Hiperbolik, Parabolik, Eliptik Kısmi Diferansiyel denklemlerin çözümleri Fourier Dönüşümü yardımıyla incelenip buna bağlı olasılık karakteristiklerinde beklenen değerleri ve varyansları bulunmuştur. Bulunan değerlerinin grafiklerinin çizilmesi için Maple veya Matlab programı kullanılarak grafiksel davranışlarının incelenmesi yapılmıştır. Ayrıca Fourier Dönüşümünün tanımı ve özellikleri, literatür taraması, bazı olasılık dağılımları ile ilgili tanımlar yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine müdahalede koordinasyonu etkileyen etmenler

    Melike Çamurcu

    Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası çok aktörlü ve sektörlü müdahale yapıları devreye girmiş; bu durum, koordinasyonun sağlanmasında ciddi zorluklar yaratmıştır. Bu doğrultuda afet durumlarında koordinasyon süreçlerinin ne şekilde yürütüldüğü, ekip içi ve ekipler arası koordinasyonu etkileyen etmenler ve koordinasyon faaliyetlerini olumsuz etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Mevcut çalışma 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlere müdahale aşamasında koordinasyon süreçlerinde yaşanan sorunların incelenmesini ve afet müdahale süreçlerinde koordinasyonun nasıl iyileştirilebileceğine dair somut öneriler sunulmasını amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden, yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılarak afet koordinasyon merkezinde görev almış uzman katılımcılardan veri toplanmasına dayanmaktadır. Görüşme verilerinin analizinde tematik analiz aşamaları takip edilmiş olup koordinasyon sorunlarının afet yönetimi sistemindeki kurumsal yapılar ve bürokratik işleyiş, insan kaynağı ve ekip yönetimi, kurumlar arası yönetişim dinamikleri, kaynak yönetimi ve lojistik, karar sistemleri ve liderlik, olay yeri güvenliği ve risk yönetimi, iletişim ve bilgi akışı olmak üzere 7 ana tema 22 alt tema kaynaklı ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları kriz yönetimi modellerinde merkeziyetçi yapının getirdiği koordinasyon sorunlarının azaltılması için çok düzlemli, yerel aktörleri yetkilendiren, yatay örgütlenme temelli, etik, katılımcı, esnek ve iş birliğine dayalı yönetişim modellerine geçilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca görev tanımları ve yetki sınırlarını netleştiren görev yönetim sistemleri kurulması, görev bazlı modüler eğitimler hazırlanması, nicel karar karar destek sistemlerinin kullanılması, hiyerarşinin sadeleştirilmesi ve yetki devri protokolleri oluşturulması, uluslararası standartlarda insani yardım güvenlik protokollerinin benimsenmesi ve önceliklendirme kriterlerinin belirlenmesi önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik ilgi düzeyleri ve sportmenlik davranışlarının incelenmesi

    Rıfat Makul

    Bu çalışmanın amacı, Ortaokul Öğrencilerinin Beden eğitimi ve spor dersine yönelik ilgi düzeyleri ve sportmenlik davranışlarının incelemek, aralarındaki olabilecek ilişkiyi tespit etmek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre değişiklik gösterip, göstermeyeceğini tespit etmektir. Araştırma, nicel yaklaşım kapsamında tarama modeli ve yüz yüze anket tekniğiyle yürütülmüştür. Örneklem, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında dört ortaokulda öğrenim gören 211'i kız (46,5) 243'ü erkek (53,5) olmak üzere toplam 454 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Beden Eğitimi Dersine İlgi Ölçeği, Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir (p=0,05). Sonuçlara göre, katılımcıların beden eğitimi dersi sportmenlik davranışı; sınıf düzeyi, aile gelir düzeyi, baba eğitim durumu, derse katılma isteği, ders saatini artırma isteği, arkadaş grubuyla oyun oynama isteği, yardımlaşma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken, bazı değişkenlere göre farklılık göstermemektedir. Beden eğitimi dersine ilgi; sınıf düzeyi, baba ve anne eğitim durumu, derse katılma isteği, ders saatini artırma isteği, arkadaş grubuyla oyun oynama isteği, yardımlaşma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken, bazı değişkenlere göre farklılık göstermemektedir. Sonuç olarak, beden eğitimi dersine yönelik sportmenlik davranışları ve derse ilgi düzeyleri; cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum, ebeveyn eğitim düzeyi, lisanslı sporculuk deneyimi ve ders içi etkileşim gibi faktörlerden anlamlı biçimde etkilenmekte olup, öğrencilerin bu derse katılımı ve ilgisi arttıkça sportmenlik tutumları da olumlu yönde gelişmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sekiz haftalık temel voleybol antrenman programının öğrencilerin dikkat, konsantrasyon ve rekreatif motivasyon düzeylerine etkisi

    Osman Uzbaş

    ÖZET Bu araştırmanın amacı, Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere uygulanan sekiz haftalık temel voleybol antrenman programının dikkat, konsantrasyon ve rekreatif motivasyon düzeylerine etkisini incelemektir. Deneysel desen kullanılan araştırmada, deney ve kontrol gruplu ön test-son test yöntemiyle nicel veri toplanmıştır. Örneklem, daha önce voleybol eğitimi almamış ve rastgele seçilen 100 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcılar 50'şer kişilik deney ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Araştırmanın başında her iki gruba D2 Dikkat Testi ve Rekreasyonel Egzersize Motivasyon Ölçeği (REMÖ) uygulanmıştır. Deney grubuna haftada iki gün olmak üzere sekiz hafta süren temel voleybol antrenman programı uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Program sonunda testler tekrar uygulanmış ve veriler SPSS ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, deney grubunda dikkat, konsantrasyon ve rekreatif motivasyon düzeylerinde anlamlı artışlar olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, düzenli fiziksel aktivitenin çocuk ve gençlerin bilişsel ve motivasyonel gelişiminde önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve spor geçmişi gibi demografik değişkenler açısından gruplar arasında anlamlı fark görülmemiştir. Bu çalışma, temel spor programlarının fiziksel olduğu kadar bilişsel ve psikolojik gelişime de katkı sağladığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Dikkat, Konsantrasyon, Rekreatif, Motivasyon, Voleybol

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Tıbbi sekreterlerde değişime direncin teknoloji kabul düzeyine etkisi: Erzurum ili örneği

    Gülşen Hatice Gedik

    Bu çalışmanın amacı, tıbbi sekreterlerin değişime karşı direnç düzeylerinin teknoloji kabulü üzerindeki etkisini incelemektir. Yeni teknolojilere uyum sağlamakta zorlanan ve direnç gösteren sekreterlerin iş verimliliğinin artırılması hedeflenmiştir. Literatürde bu ilişkiyi doğrudan ele alan bir çalışmaya rastlanmaması, araştırmanın özgün değerini artırmaktadır. Veriler, online ve anket soru formları aracılığıyla toplanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden tanımlayıcı ve ilişki arayıcı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Davis (1989) tarafından geliştirilen Teknoloji Kabul Düzeyi Ölçeği ve Oreg (2006) tarafından geliştirilen Değişime Direnç Ölçeği kullanılmıştır. Güvenilirlik analizleri sonucunda, Değişime Direnç Ölçeğinin Cronbach's Alpha katsayısı 0.690, Teknoloji Kabul Düzeyi Ölçeğinin ise 0.963 olarak tespit edilmiştir. Bu bulgular, her iki ölçeğin de güvenilir olduğunu göstermektedir. Araştırmanın evrenini Erzurum'daki 20 kamu hastanesinde görev yapan tıbbi sekreterler oluştururken, örneklemi 444 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler SPSS 21 programı ile analiz edilmiş; bağımsız örneklem t-testi, varyans analizi, korelasyon ve regresyon testleri uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular, değişime direncin teknoloji kabulünü olumsuz etkilediğini göstermiştir (Beta = -0.383; R² = 0.145). Çalışma bulguları, demografik değişkenlerin değişime direnç ve teknoloji kabulü üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. Erkeklerin bilişsel tepkileri kadınlara göre daha yüksek bulunmuştur. Genç bireylerin bilişsel tepkileri daha yüksekken, ileri yaşta bu düzey düşmektedir. Bekar bireyler daha fazla direnç gösterirken, evliler teknolojik faydaları daha fazla algılamaktadır. Lisansüstü eğitim düzeyine sahip bireyler teknolojiye daha olumlu yaklaşmakta ve daha az direnç göstermektedir. 1–5 yıl deneyime sahip katılımcıların duygusal, hizmet içi eğitim alanların ise davranışsal tepkileri daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Değişime direnç, Hastane bilgi sistemi, Teknoloji kabul düzeyi, Tıbbi sekreter.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Rastgele kesirli mertebeden diferensiyel denklemlerin varyasyonel iterasyon yöntemi ile çözümü

    Cihangir Ukşul

    Bu çalışma varyasyonel iterasyon yöntemini ile rastgele diferensiyel denklemlerin çözümlerinin bulunmasını ve analiz edilmesini içermektedir. Bu bağlamda adi, kısmi ve kesirli diferensiyel denklem veya denklem sistemleri ele alınmış bu denklemler belirlenen olasılık dağılımları altında rastgele yapılarak çözümleri bulunmuştur. Çözümlerin beklenen değeri, varyansı, güven aralıkları ve bazı problemlerde değişim katsayısı da hesaplanmış; grafikleri MATLAB programında oluşturulmuştur. Tezin başlangıcında literatür de yer alan çalışmalar kısaca listelenmiş devamında gerekli ön bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde rastgele adi diferensiyel denklemler ele alınmış LVIM ile çözümleri bulunarak, çözüm davranışları analiz edilmiştir. İkinci bölümde Caputo kesir türevli rastgele diferensiyel denklemlere LVIM uygulanmış, çözümleri bulunarak çözüm davranışları analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde Atangana-Baleanu kesir türevli rastgele kısmi diferensiyel denklemlere klasik VIM uygulanarak çözümleri bulunmuş ve çözüm davranışları analiz edilmiştir. Son bölümde ise Rieman-Liouville kesir türevli rastgele diferensiyel denklemlerin çözümleri Adomian-VIM ile bulunmuş ve çözüm davranışları analiz edilmiştir

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Muhammed İbnu's-Sîd el-Batalyevsî eserleri ve ‎Arap ‎edebiyatındaki yeri

    Asiye Çadır

    İbnu'‎‎‎s-Sîd el-Batalyevsî (ö. 521/1127) V/XI. yüzyılda Endülüs'‎‎‎ün siyasî ‎kargaşalar içerisinde olduğu halde ilmî ‎açıdan en parlak dönemini yaşadığı Mülûku'‎‎‎t-‎tavâif (1031-1090) döneminde yaşamış, ilgi sahası geniş bir ‎âlimdir. Dil, nahiv, ‎edebiyat, felsefe, fıkıh, hadis, kelâm ve mantık gibi ilimlerle ilgilenmiş, gerek telif ‎ettiği, gerekse şerh ettiği eserlerle bu ‎sahalarda adından sıkça bahsettirmiştir. Öyle ‎ki ‎kendisinden sonra gelen âlimler tarafından Endülüs'‎‎‎ün Maarrî'‎‎‎si, Endülüs'‎‎‎ün ‎Kindî'‎‎‎si veya Endülüs'‎‎‎ün Cahız'‎‎‎ı gibi tanımlamalarla zikredilmiştir. Arap dünyasında ‎birçok akademik ‎çalışmaya konu olmuştur. Endülüslü âlimleri tanıtan hemen hemen ‎bütün ‎bibliyografyalarda adı geçmekte ve ‎kendisinden övgü ile bahsedilmektedir. Arap ‎dünyasında çok tanınan bir alim ‎olduğu ‎ve eserlerinin bir çoğunun tahkik ve neşrinin ‎yapıldığı görülmektedir.‎Ülkemizde ise daha çok onun felsefî yönüyle ilgilenilmiş, ‎edebî yönü ‎ise sayılı çalışmayla sınırlı kalmıştır. ‎ Bu çalışmada Endülüs'‎‎‎ün gözde âlimlerinden olan İbnu'‎‎‎s-Sîd el-‎Batalyevsî'‎‎‎nin ‎hayatı, ‎başta Arap dili ve edebiyatı ile ilgili ‎‏olmak üzere eserleri ve ilmî ‎kişiliği ele alınarak ‎ Batalyevsî'‎‎‎nin klasik Arap edebiyatındaki yerini değerlendirmeye ‎ve onu daha görünür kılmaya yönelik bir katkı sunma hedeflenmektedir.‎

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Davranışsal yaklaşım çerçevesinde DOKAP bölgesinde mükelleflerin vergi algılarındaki değişimin incelenmesi

    Sema Aşar

    Bu araştırmanın temel amacı vergi mükelleflerinin vergi algılarının, davranışsal yaklaşım çerçevesinde dürtme müdahaleleri aracılığıyla değişip değişmediğini analiz etmektir. Türkiye'nin kalkınmada öncelikli bölgelerinden biri olan DOKAP illerinde yürütülen çalışmada katılımcılar deney ve kontrol grupları olarak ikiye ayrılmıştır. Uygulama sürecinde, vergi sorumluluğu algısı, verginin amacına ilişkin algı, vergi af ve ceza algısı, vergi bilinci algısı ve vergi sistemi algısına ilişkin başlıklar altında oluşturulan ifadeler değerlendirilmiştir. Deney grubuna, sosyal normlar, ulusal aidiyet, dağıtıcı adalet, kayıp ve kazanç çerçevelemesi, sosyal değiş-tokuş gibi davranışsal ilkeler esas alınarak hazırlanmış altı farklı dürtücü mesaj sunulmuştur. Böylelikle mükelleflerin gelir vergisine ve vergiye ilişkin algılarının bu müdahaleler ışığındaki değişimi gözlemlenmiştir. Elde edilen veriler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA, Tukey HSD ve Tamhane's T2 analizleriyle incelenmiştir. Analiz sonuçları, dürtme stratejilerinin bireylerin vergiye ilişkin algılarında anlamlı farklar oluşturduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, gönüllü vergi uyumunun teşvikinde geleneksel yöntemlerin yanı sıra davranışsal yaklaşımın sunduğu dürtme etkisinin, etkili ve sürdürülebilir bir politika aracı olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Nötrosofik-Z kümelerde entropi ve izdüşüm ölçüsü tabanlı todım karar verme metodu

    Güler Tuğba Gültekin

    Smarandache tarafından geliştirilen nötrosofik kümeler, bir elemanın bir kümeye üyeliğini doğruluk, belirsizlik ve yanlışlık olmak üzere üç bileşenle tanımlar. Bu üyelik fonksiyonları [0,1] aralığında değerler alır ve toplamları 1'i aşabilir. Nötrosofik kümeler, klasik ve bulanık kümeleri genelleştirerek belirsizliğin ve çelişkinin daha esnek bir şekilde modellenmesine olanak tanır. Zadeh tarafından önerilen Z-sayıları hem veri bilgisini hem de bu bilginin güvenilirliğini daha iyi ifade etmektedir. Ancak, belirsizlik ve tutarsızlık içeren ortamlarda bilginin güvenilirlik konusunda sınırlamaları vardır. Du ve arkadaşları tarafından önerilen Nötrosofik-Z kümesi (NZK), yalnızca doğruluk, belirsizlik ve yanlışlık derecelerini değil, aynı zamanda her birinin güvenilirlik derecesini ayrı ayrı dikkate alarak bu sınırlamayı ortadan kaldırmaktadır. Bu sayede NZK'ler, karar verme süreçlerindeki belirsizlikleri daha iyi modelleyerek daha güvenilir sonuçlar elde edilmesine olanak sağlamaktadır. Bu kümeler karar verme süreçlerinde önemli bir araç olmasına rağmen, mevcut literatürde NZK tabanlı bilgi ölçütleri sınırlıdır. Bu tez çalışmasında, NZK üzerinde entropi tabanlı normalleştirilmiş izdüşüm ölçüsü geliştirilmiştir. Daha sonra, önerilen bu izdüşüm ölçüsü kullanılarak, NZK'ler çerçevesinde çok kriterli karar verme metotlarından TODIM metodunun çerçevesi geliştirilmiştir. Girişim sermayedarlarının yatırım yapacakları girişimi belirlemeleri sürecinde önerilen metodun etkinliği gösterilmiştir. Ayrıca ilgili yöntemlerle karşılaştırılarak geliştirilen metodun işlevselliği ve avantajları tartışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Deneyimsel pazarlamanın müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi:Fast food sektöründe bir araştırma

    Ayan Sıyad Omar

    Bu araştırmanın amacı, deneyimsel pazarlamanın fast food sektöründe müşteri memnuniyeti üzerindeki etkilerini belirlemektir. Araştırma kapsamında, müşterilerin deneyimsel pazarlama unsurlarıyla (duyusal, duygusal, düşünsel, ilişkisel ve davranışsal deneyimler) nasıl etkileşime girdikleri ve bu deneyimlerin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkileri incelenecektir. Araştırma, anket yöntemini kullanarak veri toplayacaktır. Katılımcılara, fast food restoranlarındaki deneyimlerine dair sorular yöneltilecek ve bu deneyimlerin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkileri değerlendirilecektir. Toplanan veriler, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılarak IBM SPSS 21 ve IBM AMOS 24 yazılımları ile analiz edilecektir. Bu analizler, deneyimsel pazarlamanın müşteri memnuniyeti üzerindeki rolünü anlamak için önemli bulgular sağlayacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Örgütsel güven algısının örgütsel sessizlik üzerine etkisi: Üniversite çalışanları üzerine bir araştırma

    Buse Dumlupınar Kuru

    Bu araştırma, üniversite çalışanlarının örgütsel güven algılarının örgütsel sessizlik düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, çalışanların örgütlerine duyduğu güvenin, düşüncelerini ifade etme eğilimlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koymaktır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler anket yoluyla toplanmış ve analizler korelasyon ile regresyon teknikleriyle gerçekleştirilmiştir. Bulgular, örgütsel güven ile örgütsel sessizlik arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu durum, güven düzeyinin arttığı örgütlerde çalışanların sessizlik eğilimlerinin azaldığını, buna karşın güven eksikliğinde sessizliğin arttığını ortaya koymaktadır. Regresyon analizi sonucunda, örgütsel güvenin örgütsel sessizliği anlamlı düzeyde yordadığı ve sessizlik davranışlarının yaklaşık %10'unu açıkladığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, cinsiyet, medeni durum, pozisyon, kıdem gibi demografik değişkenlerin örgütsel güven düzeyi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Bu bulgular, örgütsel güvenin bireysel demografik özelliklerden ziyade örgüt kültürü ve yönetim anlayışıyla şekillendiğini göstermektedir. Sonuç olarak, örgütsel güvenin yüksek olduğu ortamlarda açık iletişim, katılım ve ifade özgürlüğü teşvik edilmekte; bu da örgütsel sessizlik davranışlarının önlenmesine katkı sağlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Merkezi ve dizi tipi evirici kullanılan güneş enerjisi santralinin Mardin ili verileriyle karşılaştırmalı performans analizi

    Kenan Babaoğlu

    Güneş enerjisi santrallerinde (GES) merkezi ve dizi tipi evirici teknolojileri, sistem verimliliği ve saha uyumu açısından farklı avantajlar sunmaktadır. Merkezi eviriciler, geniş yüzeyli projelerde tercih edilirken, dizi tipi eviriciler ise gölgelenme gibi lokal değişkenlere karşı daha esnek yapılarıyla ön plana çıkmaktadır. Bu yüksek lisans tezinde Türkiye'nin yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip Mardin ilinde farklı evirici teknolojileri kullanan iki fotovoltaik (FV) sistemin performansını karşılaştırılmıştır. Benzer iklim koşullarında çalışan merkezi ve dizi evirici kullanan sistemlerin enerji üretimleri, saha verileri ve PVSOL simülasyonlarıyla analiz edilmiştir. Simülasyonlar dizi eviricili sistemin yıllık üretimi 196.033 kWh, merkezi eviricili sistemin ise 178.568 kWh olarak tahmin edilmiştir. Ancak 2024 yılı gerçek elektrik üretim verilerine göre, dizi eviricili sistemde 128.180 kWh, merkezi eviricili sistemde 145.678 kWh elektrik üretildiği görülmüştür. Bu sonuçlar sırasıyla %34,6 ve %18,4 sapmaya işaret etmektedir. Simülasyonların ideal koşullara dayanmasına karşın, saha koşullarında panel yüzeyindeki toz ve kir birikimi, gölgelenme, evirici verimliliği, sıcaklık etkileri ve şebeke kesintileri üretimi olumsuz etkilediği görülmüştür. Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki yüksek toz yükü performans kayıplarını artırmaktadır. Ayrıca, gölgelenme ve yüksek sıcaklığın birleşik etkisiyle %10 ila %30 arasında, bazı çalışmalarda ise %50'ye varan verim kayıpları yaşanabilmektedir. Sonuçlar dizi evirici sistemlerin gölgelenme ve modül bazlı izleme gereken durumlarda teknik avantaj sağladığını ancak bakım ve maliyet açısından zorluklar içerdiğini göstermektedir. Merkezi evirici sistemler ise maliyet avantajı sağlarken, gölgelenme ve sıcaklık değişimlerine karşı daha hassastır. Bu çalışma Mardin gibi sıcak ve yüksek ışınım alan bölgelerde panel temizliği, bakım ve arıza yönetiminin sistem verimliliği için kritik olduğunu vurgulamaktadır.