Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2021Türkiye'de meydana gelen deprem afetlerinde sunulan hizmetlerin değerlendirilmesi (1999-2020): Nitel bir araştırma
Galip Usta
Çalışma, Gölcük (1999), Van (2011) ve Elazığ (2020) depremlerinden birini yaşamış 18 yaş üstü ve çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 30 kişi ile görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup kişilerin afet sonrası almış oldukları hizmetlerin nitel bir araştırma yöntemiyle değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 3 adet görüşme bilgisini, 8 adet sosyo-demografik bilgiyi ve 21 adet seçilen konuyu tüm yönleriyle ölçebilecek sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmış, sonrasında transkripte edilerek MAXQDA 2020 nitel veri analiz programına aktarılmıştır. Daha sonra transkript belgeleri kodlanmıştır. Kodlamalardan kategorilere, kategorilerden ise temalara ulaşılmıştır. Depremler özelinde 21 adet tema oluşturulmuştur. Çalışma bulgularına göre birçok alanda önemli adımların atıldığı ve iyileştirmelerin yapıldığı görülmektedir. Özellikle sağlık, barınma, beslenme, arama-kurtarma gibi alanlarda ciddi ivme kazanıldığı tespit edilmiştir. Afet durumlarında kurumların daha hızlı organize olabildiği saptanmıştır. Katılımcılar, deprem afetinde sunulan hizmetler ile sonraki aşamalarda gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarında devlet desteğinin oldukça göze çarptığını ifade etmişlerdir. Psikososyal destek, KBRN, hayvanların korunması ve kontrolü noktasında sunulan hizmetlerin geliştirilmeye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Gölcük (1999) depreminden itibaren afet yönetimi açısından önemli adımların atıldığı ve ciddi iyileştirmelerin yapıldığı söylenebilir. Vatandaşların duyarlılığının arttırılması ile birlikte kurumların yenileşmeye uyum sağlamalarının afet yönetimi politikalarının radikal şekilde uygulanabilirliğine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Depremler, Afetlerde Sunulan Hizmetler, Afetlerde Nitel Araştırma, Afetlerde Planlama
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Artvin 112 acil sağlık hizmetlerine 2016 yılında yapılan çağrıların acil durum yönetimi açısından analizi
Galip Usta
Çalışmamızda Artvin il ambulans servisi başhekimliği 112 komuta kontrol merkezine 01.01.2016-31.12.2016 tarihleri arasında yapılan çağrıların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Elektronik ortamda alınan kayıtlar yaş, cinsiyet, çağrı saat aralığı, ambulans istem durumu, ön tanı, ambulans çıkış sonuçları ve nakil sonuçları şeklinde katagorize edilmiştir. Katagorize edilen veriler SPSS 24.0 for Windows programına kaydedildi. Katagorik verilerin karşılaştırılmasında kodlama sistemi kullanılmış olup analizinde Pearson Chi-square (ki-kare) testi kullanıldı. Veriler %95 güven düzeyinde incelenmiştir. İstatistiksel sonuçlarda p<0.05 anlamlı, p>0.05 anlamsız olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızda değerlendirilen toplam çağrı sayısı 17618'dir. Olguların cinsiyetlere göre dağılımı incelendiğinde; 9199'unu (53,0) erkekler, 8146'sini (%47,0) kadınlar oluşturmuştur. Çağrı saat aralıklarının dağılımı incelendiğinde; en az çağrının 00:00-07:59 arası, en fazla çağrının 08:00-15:59 arasında geldiği saptanmıştır. En fazla ambulans talebinin 7271 kişi ile (%41,9) 66 yaş ve üzeri bireylerden geldiği tespit edilmiştir. Çağrıların en fazla yaz mevsiminde geldiği tespit edildi. Ön tanı dağılımı incelendiğinde; travma vakalarının en fazla orana sahip olduğu (%25,1) bunu %20,1 ile kardiyovasküler sistem hastalıkları (KVS) takip etmiştir. Çağrı nedenlerinin dağılımı incelendiğinde; 16391 (%94,5) çağrı ile medikal nedenler en yüksek oranda görülmekte olup, bunu 589 (%3,4) çağrı ile trafik kazası takip etmektedir. Kritik hasta nakillerinde ambulans talepleri artmakta olup, özellikle 66 yaş ve üzeri bireyler en fazla ambulans talebini oluşturmaktadır. Çağrı yoğunluğunun en fazla meydana geldiği yaz aylarında ambulans sayısının artırılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Çağrıların yoğun olarak geldiği 08:00-15:59 saatleri arasında çağrı karşılayıcı personel sayısının artırılması hizmet sunumuna olumlu katkı sağlayacaktır. Özellikle travma vakalarının ve kardiyovasküler sistem hastalıklarının yoğunlukta olduğu görülmüştür. Bu durum göz önüne alındığında belirtilen sistem/hastalık gruplarına yönelik hizmet içi eğitimlerin artırılması faydalı olacaktır.
