Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Borsa İstanbul (BİST)'da işlem gören ana metal sanayi şirketlerinin finansal performans analizi: TOPSIS metodu

    Murat Şencer

    Bu çalışma, Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören ana metal sanayi şirketlerinin finansal performanslarını değerlendirmeyi ve karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Değerlendirme sürecinde, çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) metodu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 2019–2023 yılları arasındaki beş yıllık döneme ait veriler değerlendirilmiş; likidite, faaliyet, mali yapı, kârlılık, piyasa ve büyüme oranları gibi çeşitli finansal kriterler dikkate alınmıştır. Çalışmada öncelikle ana metal sanayi sektörünün yapısı, Türkiye'deki tarihsel gelişimi, üretim kapasitesi ve ihracat durumu ele alınmıştır. Ardından BİST'te işlem gören ana metal sanayi şirketlerinin finansal göstergeleri analiz edilmiştir. TOPSIS yöntemi doğrultusunda oluşturulan karar matrisleri normalize edilmiş, ideal ve negatif ideal çözümler belirlenmiş ve şirketler performanslarına göre sıralanmıştır. Elde edilen bulgular, analiz edilen şirketlerin finansal performansları arasında yıllara göre farklılıklar bulunduğunu ve bazı şirketlerin belirli dönemlerde öne çıktığını ortaya koymaktadır. Bu durum, sektörel dinamiklerin, ekonomik koşulların ve işletme stratejilerinin finansal performans üzerindeki etkisini göstermektedir. Çalışma, yatırımcılara, yöneticilere ve politika yapıcılara sektörel analiz bağlamında yol gösterici olmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle çalışma, finansal performans analizine katkı sunarken, TOPSIS metodunun uygulamalı bir örneğini sunarak benzer nitelikteki araştırmalar için de referans niteliği taşımaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Hür Dava Partisi: Partileşme süreci, ideoloji ve programı çerçevesinde bir inceleme

    Gökhan Saral

    Hür Dava Partisi, resmi olarak kurulduğu 2012 yılından itibaren siyasette büyük bir başarı elde edememiş olmasına rağmen, özellikle son dönemde yaptığı ittifaklar neticesinde gündemde önemli bir yer tutmuştur. Hür Dava Partisi, geçmişte yapmış olduğu infazlarla gündeme gelen Hizbullah terör örgütünün devamı olduğu yönünde birçok kesimden eleştiriler almıştır. Bu görüşlerin temelinde yatan sebepler bağlamında Hizbullah'ın kuruluşu, eylemleri ve tasfiye sürecinin incelenmesi gerekmektedir. Hizbullah'ın tasfiyesi sonrası, Hizbullah'a yakın kişilerden oluşan Mustazaflar Derneği'nin faaliyetleri ile derneğin kapatılmasından sonra kurulan Hür Dava Partisi'nin eylem bakımından Hizbullah'tan ayrıldığı, ancak parti yöneticilerinin bir kısmının geçmişteki Hizbullah bağlantıları ve yapılan açıklamalarda Hizbullah'ın terör örgütü olarak görülmediğinin belirtilmesi, en büyük eleştiri kaynaklarındandır. Partinin kuruluşundan günümüze kadar yaptığı faaliyetler, açıklamalar ve eylemlerden, partinin yeni söylemler geliştirdiği, ancak bu söylemlerin yanında geçmiş söylemlerini de kullanmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Parti özellikle Kürt ve İslami söylemleri ile öne çıkmaktadır.. Anahtar Kelimeler: Hizbullah, HÜDA PAR, Hüseyin Velioğlu, Mustazaflar, Zekeriya Yapıcıoğlu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türkiye'de yaşayan Suriyeli mültecilerin sosyal dışlanma düzeyleri ile kültürleşme stresleri arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlık düzeylerinin aracılık etkisinin incelenmesi

    Betül Taş

    Türkiye'de yaşayan Suriyeli mültecilerin sosyal dışlanma düzeyleri ve kültürleşme stresleri arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlık olgusunun aracı etkisinin değerlendirilmesinin amaçlandığı bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini ülkemizde yaşayan tüm Suriyeli mülteciler oluştururken, örneklem grubunu ise Mayıs 2024 tarihi itibariyle toplam 250 mülteci oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından online olarak elde edilen anket verileri Excel uygulamasına aktarıldıktan sonra IBM SPSS 22 Paket İstatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizine göre; katılımcıların psikolojik sağlamlık, kültürleşme stresi ve sosyal dışlanma düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu; katılımcıların psikolojik sağlamlık, kültürleşme stresi ve sosyal dışlanma düzeylerinin cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği; kültürleşme stresi düzeylerinin medeni durum ve eğitim durumuna göre anlamlı farklılaştığı; çalışma durumlarının Kültürleşme Stresi ve Sosyal Dışlanma düzeylerinin üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olduğu; katılımcıların psikolojik sağlamlık, sosyal dışlanma ve kültürleşme stresleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Çalışmada son olarak psikolojik sağlamlığın aracılık rolünün bağımlı değişken kültürleşme stresi olduğunda anlamlı hale geldiği gözlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Meyve suyu fabrikasında İSG risk analizi. 3T ve Papyon yöntemlerinin karşılaştırmalı değerlendirmesi: Gümüşsu Meyve Suyu Fabrikası örneği

    Tuğba Meral

    Günümüzde, iş sağlığı ve güvenliği, tüm sektörlerde olduğu gibi meyve suyu üretiminde de büyük önem taşımaktadır. Çalışanların sağlığı ve güvenliği, üretim verimliliği ve kalitesi üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Bu tez, meyve suyu fabrikalarında yaygın olarak karşılaşılan tehlikeleri ve riskleri belirleyerek, bu risklerin analizinde kullanılan 3T (Threats, Targets, Tactics) ve Papyon (Bow-Tie) yöntemlerinin avantaj ve dezavantajlarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Gümüş Su Meyve Suyu Fabrikası'nda İSG risk analizini 3T ve Papyon yöntemleriyle gerçekleştirerek, her iki yöntemin etkinliğini ve uygulanabilirliğini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu sayede, meyve suyu sektöründe İSG risk analizleri için en uygun yöntemin belirlenmesine katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. Tez kapsamında, öncelikle Gümüş Su Meyve Suyu Fabrikası'nın üretim süreçleri ve çalışma ortamı detaylı olarak incelenecektir. Ardından, 3T ve Papyon yöntemleri kullanılarak fabrikadaki tehlikeler ve riskler belirlenecek ve analiz edilecektir. Her iki yöntemin sonuçları karşılaştırılarak, avantaj ve dezavantajları ortaya konulacaktır. Meyve suyu sektöründe İSG risk analizinin önemini vurgulayarak, 3T ve Papyon yöntemlerinin karşılaştırmalı değerlendirmesini sunmaktadır. Elde edilen bulgular, meyve suyu fabrikalarında İSG risk analizleri için en uygun yöntemin belirlenmesine katkıda bulunarak, çalışanların sağlığı ve güvenliğinin korunmasına yardımcı olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Arkeolojik sit alanlarındaki (Sille-Konya) potansiyel kaya düşme alanlarının belirlenmesi ve optimum ıslah yöntemlerinin geliştirilmesi

    Mohammad Manzoor Nasery

    Bu çalışmada, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı'ndaki kaya düşme riskinin belirlenmesi ve minimum müdahale ile maksimum güvenliğin sağlanması amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında, potansiyel kaya düşme bölgeleri detaylı şekilde belirlenmiş, dijital oblik fotogrametri yöntemi ile arazinin 3D hassas modeli oluşturulmuştur. Ardından saha çalışmaları kapsamında jeolojik yapı analizleri, jeomekanik özelliklerin laboratuvar testleri ve sismik ERT ile sismik kırılma ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerle kayaç ve zemin dinamik parametreleri ve tabakalanma özellikleri incelenmiştir. Riskli bloklar hacim ve konumlarıyla 3D sayısal modele aktarılmış, risk derecelendirmesi yapılmıştır. Stabilite analizlerinde, blok hareketleri kinematik analiz ve limit denge analizleri ile statik ve sismik koşullarda değerlendirilmiştir. Riskli blokların düşmesi durumunda etkilerini belirlemek amacıyla 2D ve 3D kaya düşme analizleri yapılmış; sıçrama yüksekliği, hız, kinetik enerji ve maksimum ulaşabilecekleri mesafeler tespit edilmiştir. Toplamda 52 kesitte, 5200 adet 2D ve 500 adet 3D kaya düşme analizi gerçekleştirilmiştir. Risk analizleri sonrasında, bölgedeki tescilli yapıların darbe altındaki davranışlarını incelemek için ABAQUS sonlu elemanlar programı kullanılmıştır. Çay Camii minaresi, Kuran Kursu ve bir yığma konuk evi modellenerek, her birinin üç farklı kaya bloğu darbesi altında hasar analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu aşamada, yapıların korunma düzeyleri değerlendirilmiş ve ıslah yöntemlerinin etkinliği analiz edilmiştir. Son aşamada, elde edilen risk parametrelerine göre her bölge için alternatif ıslah yöntemleri sayısal olarak analiz edilmiş, koruma ve müdahale yöntemlerinin belirlenmesine yönelik kriterler ortaya konmuştur. Ayrıca, koruma yapılarına ait yeterlilik ve kapasite analizleri yapılarak optimum ıslah yöntemi ve boyutları belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma sit alanlarında kaya düşmesi riskinin belirlenmesi ve uygun müdahale yöntemlerinin seçilmesi konusunda araştırmacı ve tasarımcılara rehber niteliğinde bir kaynak sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Problemli ınstagram kullanımının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi: Uşak ili örneği

    Cemile Özmen

    Sosyal medyada beğenilme, onaylanma ve görünür olma gibi kaygılar, kullanıcılar arasında ruhsal sağlık sorunlarının gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bu bağlamda, sosyal medya bağımlılığa yol açarak günlük yaşamı etkileyebilir ve çevrimiçi dinamiklere göre kişisel kimlikleri şekillendirebilir. Bu çalışma, Uşak ilinden bir örneklem üzerinde çeşitli değişkenlere odaklanarak Instagram örneği üzerinden sorunlu sosyal medya kullanımını incelemektedir. Sosyal medya kullanımının bireysel ve toplumsal sonuçlarını, kullanım süresi ve sıklığının yanı sıra erişimin kısıtlandığı durumlarda ortaya çıkan duygusal tepkileri de dikkate alarak ele almaktadır. Çalışmanın amacı, sosyal medyanın psikolojik ve sosyal etkilerinin anlaşılmasına katkıda bulunmak ve dijital bağımlılığın boyutlarını bilimsel temelde belirlemektir. Giderek dijitalleşen bir toplumsal yapının bireyler üzerindeki etkileri konusunda akademik ve toplumsal farkındalığı artırmanın yanı sıra Uşak'a özgü bölge bazlı değerlendirmeler sunmak önemlidir. Katılımcıların çoğu genç, kadın ve lise mezunudur. Instagram'ı günde ortalama 3-4 saat kullanmaktadırlar ve bu süre sosyal medya bağımlılığı için riskli aralıkta kabul edilmektedir. Eğlence ve popülerlik veya sosyal onay arzusu, kullanım için baskın motivasyonlardır. Bu, gençlerin sosyal medyayı hem vakit geçirme aracı hem de tanınırlık kazanma aracı olarak gördüklerini göstermektedir. Katılımcılar, özellikle kullanım süresini kontrol etmekte zorluk çekme ve erişim sınırlı olduğunda olumsuz duygular yaşama gibi, bağımlılığa yakın sorunlu davranış kalıpları sergilemektedir. Anahtar Kelimeler: Instagram, Problemli sosyal medya kullanımı, Sosyal medya bağımlılığı, Uşak İli.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kur'an'ın cem' ve istinsahının kıraatler bağlamında değerlendirilmesi

    Muharrem Yasin Akdaş

    Kur'an'ı Kerim nüzûlünün başlaması ile birlikte korunması, hem yazılı hem de sözlü olarak gerçekleşmiştir. Hz. Peygamber dönemi farklı kabilelere mensup olan sahabilerin Kur'an'ı lehçelerine göre okumalarına izin verilmesi, ilerleyen süreçte kıraat farklılıklarını ortaya çıkarmıştır. Bu farklılık başlangıçta problem teşkil etmese de, zamanla bazı beldelerde ihtilafa yol açabilecek bir durum haline gelmiştir. Bu nedenle Kur'an'ın Mushaf haline getirilerek cem' edilmesi ve istinsah edilerek çoğaltılması, hem metnin korunması hem de kıraat faklılıklarının korunması hususunda önem arz etmiştir. Bu doğrultuda Hz. Ebû Bekir dönemi başlatılan cem' süreci ve Hz. Osman döneminde yapılan istinsah faaliyetleri, kıraat ilmi açısından önem arzetmektedir. Bu süreçler kıraatleri top yekün ortadan kaldırmak yerine, onları belirli bir metin etrafında disipline etmiş ve sahih kıraatlerin bir sonraki nesillere aktarılmasında önemli rol oynamıştır. Tezimiz, sözü edilen cem' ve istinsah uygulamalarının, kıraat farklılıkları üzerindeki etkilerini çok yönlü bir şekilde araştırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Hz. Ebû Bekir döneminde ilk defa iki kapak arasına getirilen Mushaf'ın amacı, kapsamı ve kıraat ile olan ilişkisi ele alınmıştır. Devamında Hz. Osman döneminde gerçekleştirilen istinsah serüveniyle kıraatler arasında nasıl bir ayrıma gidildiği analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Duygusal olaylar teorisi ve takım etkinliği modeli temelinde yapay zekâ üzerine bir araştırma

    Fevziye Bekar

    Günümüzde yapay zekânın önemi ve kullanımı gün geçtikçe daha fazla artmaktadır. Yapay zekânın etik sınırlar içerisinde kullanılması daha fazla aktif hale gelmesi, fayda sağlaması insan – yapay zekâ etkileşimini anlamak ile mümkün olabilecektir. Bu araştırmanın amacı duygusal olaylar teorisi ve takım etkinliği modeli temelinde insan – yapay zekâ etkileşimini araştırmaktadır. İnsan sadece bilişsel özellikleri ile değil kalbi ve ruhu doğrultusunda da iş ortamında varlığını sürdürebilmektedir. Duygusal olaylar teorisi temelinde yapay zekâ - insan etkileşiminde insanın iş ortamından kaynaklı nasıl yönde bir duygu, tutum ve davranış sergileyeceği tespit edilmek istenmektedir. Takım etkinliği modeli temelinde ise insan – yapay zekâ etkileşiminde, insan – insana kıyasla yapay zekânın etkili bir takım arkadaşlığının nasıl olabileceği incelenmektedir. Bu kapsamda nitel araştırma yöntemlerinden çoklu durum çalışması araştırma deseni tercih edilmiştir. Amaçlı örneklem yöntemi ile seçilen 21 çalışandan (mühendis, akademisyen, bankacı) oluşan örneklem grubuna 9 adet soru sorulup görüş ve önerileri alınmıştır. Araştırmanın sonucunda yapay zekâyı bir ekip arkadaşından ziyade işbirlikçi olarak kalmasını isteyen hâkim bir görüş olduğu bulgulanmıştır. Türkiye bağlamında katılımcılar tarafından yapay zekânın gelecekte duygusal özelliklere sahip olmaması da öneriler arasında yer almaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Lotus corniculatus çiçek ekstraktından gümüş nanopartiküllerin yeşil sentezi ve biyolojik aktivitelerinin değerlendirilmesi

    Nuriye Nursel Öztürk

    Bitkilerden yeşil sentez yoluyla üretilen nanopartiküller oldukça yüksek biyolojik aktivitiye sahiptir. Mevcut çalışmada Lotus corniculatus bitkisinin çiçek kısımlarından elde edilen ekstraktların ve bu ekstraklardan üretilen ve karakterize edilen gümüş nanopartiküllerin biyolojik aktivitleri belirlenmiştir. Yeşil sentez yoluyla üretilen gümüş nanopartiküllerinin karekterizasyon çalışmalarında UV-VIS, FT-IR spektroskopisi, geçirimli elektron mikroskobu (TEM), X ışının enerji dağılımı (EDX) ve X-Işını Kırınımı (XRD) analizleri yapıldı. Çiçek ekstraktlarının ve bu ekstraklardan elde edilen gümüş nanopartiküllerin antioksidan aktivite değerleri DPPH radikal temizleme aktivitesi, ferrik indirgeyici antioksidan gücü (FRAP), toplam fenolik içerik (TPC), toplam flavonoid içeriği (TFC) antioksidan aktivite testleri kullanılarak belirlendi. Antioksidan aktivite testlerinin her birinde gümüş nanopartikülleri çiçek ekstraklarından daha yüksek antioksidan aktivite göstermiştir. Bununla birlikte çiçek ekstraktının ve gümüş nanopartiküllerin yüksek düzeyde α-glukozidaz enzim inhibisyon aktivitesi gösterdiği ve bu aktivite değerinin gümüş nanopartiküllerde daha yüksek olduğu görülmüştür. Lotus corniculatus çiçek ekstraktı ve gümüş nanopartiküllerin minimum inhibisyon kanstrasyonu (MİK) ve antibiyofilm aktivitesi değerlendirilmiş burada da gümüş nanopartiküllerin daha yüksek aktivite gösterdiği kaydedilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Orman köylülerinin ormancılık mevzuatı farkındalığına ilişkin bir değerlendirme: Torul ve Kürtün orman işletme müdürlükleri örneği

    Musa Gümüş

    Bu araştırmada, orman köylülerinin orman suçları, ormanların korunması ve orman köylüsünün ormanlardan faydalanmalarına ilişkin mevzuat hükümleri hakkındaki farkındalığının belirlenmesi amaçlamıştır. Araştırma, Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü Torul ve Kürtün Orman İşletme Müdürlükleri sorumluluk sahasında yer alan orman köylerinde gerçekleştirilecek şekilde planlanmıştır. Çalışmada, Torul ilçesine bağlı 17 köyde 66 katılımcı, Kürtün ilçesine bağlı 27 köyde 111 katılımcı olmak üzere toplam 177 katılımcıya yüz yüze görüşme esasına dayalı anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracında yer alan araştırma ölçeğinde önermeler 5'li likert ölçeğine göre tasarlanmıştır. Araştırmanın sonuçları, katılımcıların orman suçları ve ormandan faydalanma hususunda yeterli bilgi ve farkındalık düzeyinde bulunmadığını göstermiştir. Orman suçlarının en önemli türleri olarak orman yakma, kaçakçılık ve ağaç kesme öne çıkmıştır. Katılımcılar, ormanlardan faydalanmada geçim kaygısıyla yapılan eylemleri kabul edebilir bulurken, orman köylüsünün ormanlardan uzak tutulması gerektiği fikrine katılmamışlardır. Diğer yandan, mülkiyet değişiminin ormanların korunmasına olumlu katkı sağlayacağı hususunda görüş birliği olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcılar orman işletme personeliyle ilişkilerinin çoğunlukla iyi veya normal olduğunu belirtmişlerdir. Ormanların korunması gerekliliği konusundaki görüşler, yaşa göre farklılık göstermektedir; 51-65 yaş arası katılımcılar, orman köylülerinin ormanlardan uzak tutulması gerektiği fikrine daha olumsuz yaklaşırken, 65 yaş üzeri katılımcılar daha olumlu düşüncelere sahiptir. Genel olarak, ormanların korunması ve yönetimi konusunda katılımcılar arasında belirgin görüş farklılıkları ve yaşa dayalı tutum farklılıkları gözlemlenmiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Dynamic analysis of COVID-19 model

    Pınar Açıkgöz

    In this thesis, the spread dynamics of the Covid-19 pandemic were investigated using mathematical modeling methods. The study first addressed the SIR and its derivatives, which are classical deterministic models, and conducted analyses of the fundamental reproduction number (R_0 ), equilibrium points, and stability of these models. Subsequently, mathematical models developed for Covid-19 were analyzed, investigating the positivity, boundedness, and invariant regions of the solution. The memory effect and long-term dependency structure of the epidemic were investigated using fractional-order differential equations. Fractional models based on Caputo, Conformal, and Grünwald-Letnikov derivatives were solved using analytical and numerical methods. In this context, the Homotopy Analysis Method (HAM), q-HATM, Variational Iteration Method (VIM), and Non-Standard Finite Difference (NSFD) schemes were applied, and the resulting solutions were comparatively evaluated. Additionally, the uncertain spread of Covid-19 was modeled using stochastic differential equations, and numerical solutions were obtained using the Euler–Maruyama, Milstein, and Runge–Kutta methods. Furthermore, time-delay differential equations were used to incorporate effects such as immunity and incubation period into the model. The results demonstrate that the spread of Covid-19 can be more realistically explained not only with deterministic models but also with fractional-order and stochastic models. In this respect, the thesis contributes to both the epidemiological modeling literature and the applications of fractional analysis and numerical methods.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    İnternet çağında aile içi iletişim: Influencerlar ve dijital kutuplaşma üzerine bir araştırma

    Afgan Rasulov

    Bu tez, internet çağında aile içi iletişim dinamiklerinin ve influencerların bu süreçte oynadığı rolün incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, dijital teknolojilerde yetkin olan influencerlar ile yeterli bilgiye sahip olmayan ebeveynler ve çocuklar arasındaki kutuplaşmayı değerlendirmeye odaklanmaktadır. Çalışmanın temel amacı, teknolojinin aile içi iletişimde yaratabileceği kutuplaşmaları derinlemesine analiz etmek ve YouTube, Instagram, Facebook ile TikTok gibi önde gelen sosyal medya platformlarının rolünü ortaya koymaktır. Araştırma, internet kullanımında yüksek farkındalığa sahip influencerlarla sınırlı tutulmuş; teknoloji konusunda az deneyimi olan bireyler çalışma dışında bırakılmıştır. Bu durum, çalışmanın sınırlılıklarından biri olarak kabul edilmektedir. Tezde; "doğru internet kullanma alışkanlıkları nedir?" ve "iyi internet kullanım alışkanlıklarının aile ilişkilerine etkisi nedir?" soruları ele alınarak, internet içeriği tüketiminin aile içi kutuplaşmayı nasıl derinleştirdiği tartışılmıştır. Literatür taraması, internet ve sosyal medyanın aile ve çocuklar üzerindeki etkilerine dair detaylı bilgilerin eksikliğini göstermekte, bu eksiklik araştırmanın odak noktalarından biri olarak vurgulanmaktadır. Çalışmada, influencer görüşleri yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış; toplam 6 saat 32 dakikalık video kaydı titizlikle deşifre edilerek analiz edilmiş, bulgular literatürle desteklenmiştir. Ayrıca, influencerların gerçek isimlerinin kullanılması, çalışmanın şeffaflığını ve güvenilirliğini artıran önemli bir unsurdur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    HEC-RAS ile 1 ve 2 boyutlu taşkın analizi: Gümüşhane Bahçecik Deresi örneği

    Şafak Muslu

    Hızla artan nüfus, plansız yapılaşma, yanlış arazi kullanımı ve taşkın yataklarının imara açılması gibi faktörler taşkınların sayısını ve yol açtığı zararları son yıllarda ciddi şekilde artırmıştır. Bu durum, özellikle yerleşim alanlarında taşkın risklerinin belirlenmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını kaçınılmaz bir gereklilik haline getirmiştir. Çalışma alanı olan Gümüşhane ili Kelkit ilçesi, ilk yerleşim yerlerinin dere yataklarından uzak inşa edilmesi sayesinde taşkınlar açısından başlangıçta güvenli bir bölge konumundaydı. Ancak, son 100 yıllık süreçte artan nüfus ve çarpık kentleşme nedeniyle alçak taraçalar ile dere yataklarının işgal edilmesi ve yapılaşmanın hız kazanması, taşkın sıklığının artmasına neden olmuştur. Bu nedenle Kelkit, taşkın risklerinin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin planlanması gereken bir yerleşim alanına dönüşmüştür. Bu tez çalışmasında, Gümüşhane ili Kelkit ilçesine bağlı Yeniyol Köyü yerleşim yerinde muhtemel taşkın riski taşıyan alanların tespit edilmesi amacıyla, köyden geçen Bahçecik Deresi'nin taşkın haritaları HEC-RAS programı kullanılarak hazırlanmıştır. Yerleşim alanları ve tarım arazilerinin içinden geçen Bahçecik Deresi, özellikle Nisan ve Mayıs aylarında taşkınlara yol açmaktadır. Çalışma kapsamında, bölgeye ait sayısal yükseklik haritası USGS sitesinden 30m çözünürlükte alınmış ArcGIS yazılımının bir modülü ile 5m çözünürlükte TIN haritası üzerinde sayısallaştırma işlemleri gerçekleştirilmiştir. DSİ 22. Bölge Müdürlüğü'nden temin edilen hidrometrik veriler ışığında HEC-RAS yazılımında, Q25, Q100 ve Q500 taşkın tekerrür (yineleme) debilerine göre hesaplamalar yapılmıştır. Bu hesaplamalar sonucunda su yüzü kotları ve taşkın sınırları belirlenmiştir. Bu çalışma ile CBS tabanlı taşkın analizinde gerçeğe en yakın sonuçların elde edilmesi ve yerleşim alanları ile tarım arazilerinde taşkınların neden olacağı zararların öngörülerek giderilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Termal görüntülerde ateş tespitinde klasik/modern metotlar ve geniş dil modeli yaklaşımı

    Adem Öztürk

    Bu tez çalışmasında, termal görüntü ile COVID-19 ve benzeri ateşli hastalıkların tespiti amacıyla farklı yöntemler karşılaştırılmıştır. Haar Cascade (HC), Derin Öğrenme (Deep Learning) ve Büyük Dil Modeli (LLM) ile gerçekleştirilen analizler, yöntemlerin termal görüntüleme, yüz tanıma ve veri analizi alanındaki performanslarını değerlendirilmiştir. Burada, LLM doğrudan bir görüntü işleme yöntemi olmamış, arka planda belirlediği algoritma ve parametrelerle analiz sürecine katkı sağlamıştır. HC yöntemi, tekil yüzlerin bulunduğu termal görüntülerde %75 doğruluk oranı ile başarılı bir performans sergilerken, çoklu yüz içeren görüntülerde bu oran %50'nin altına düşmüştür. Bu yöntem, RGB görüntülerde daha yüksek doğruluk oranları sergilemesine rağmen, karmaşık termal görüntülerde sınırlamalar göstermiştir. HC yönteminin özellikle düşük kontrast ve düşük çözünürlüklü görüntülerde kullanım potansiyeli dikkat çekmiştir. Derin öğrenme modelleri, termal görüntü işleme alanında yüksek doğruluk oranları ile öne çıkmıştır. Özellikle tekil yüzlerin bulunduğu termal görüntülerde %100 doğruluk oranına yaklaşılmıştır. Bununla birlikte, çoklu yüz içeren görüntülerde başarı oranı %0'a düşmüştür. Model, normal ve yan açıdan alınan görüntülerde etkili sonuçlar sunarken, karmaşık senaryolar için daha fazla iyileştirme gerekliliği ortaya koymuştur. Veri setinin genişletilmesi ve transfer öğrenme tekniklerinin uygulanması, bu modelin performansını artırabilecektir. LLM, belirlediği algoritma ve parametrelerle özellikle yüz tespitinden sonra sıcaklık analizinin anlamlandırılmasında önemli bir rol oynamıştır. Üretilen model, normal yüz tespitinde %62.5 doğruluk oranı ile orta düzeyde bir performans sergilemiştir. Ancak, farklı açılardan çekilmiş yüzlerde ve çoklu yüz içeren görüntülerde başarısı önemli ölçüde düşmüştür. LLM'nin doğal dil işleme yetenekleri, termal görüntülerden elde edilen verilerin daha iyi analiz edilmesine olanak sağlasa da yüz tespiti konusunda Haar Cascade veya Derin Öğrenme yöntemleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Termal görüntüleme, Derin öğrenme, Haar Cascade, Büyük Dil Modeli (LLM)

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Trabzon ili kırsal kesimlerinde beton kaplama yapımı tamamlanmış yolların dayanım ve çatlak oluşumları açısından araştırılması

    Fatma Lermioğlu

    Ülkemizde asfalt yollar gibi ciddi anlamda üretim fırsatı yakalayamamış olan beton yolların yapımı son zamanlarda kırsal kesimlerde bir miktar hız kazanmıştır. Bu gelişme de bizlere beton yolların özellikle zorlu Karadeniz iklimi ve coğrafyasında daha iyi anlaşılması için bir inceleme fırsatı sunmuştur. Beton yolların Karayolu ağına henüz istenilen şekilde katılım fırsatını yakalayamaması, beton yolların hem teknik açıdan, hem de sektörün beton yol kalite kontrol ağında gelişmesinde ve uzmanlaşması açısından geride kalmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada, Trabzon İlinde Rijit üst yapısı tamamlanmış ve üzerinden yaklaşık olarak 4-5 yıl geçmiş köy yollarından çalışma bölgeleri belirlenerek, çeşitli deneyler yapmak üzere karot numuneler alınmış, yollarda meydana gelen çatlak ve bozulmalar incelenerek yolların dayanım durumları araştırılmıştır. Yöntem olarak, yollardan 8'er adet karot numune alınmış, beton kaplama yapılan yolların ilk durumları, zamanla oluşan çatlak tipleri belirlenerek numuneler üzerinde yoğunluk tayini yapılmış, kapiler su emme değerlerine bakılmış, basınç dayanım deney sonuçları döküm sırasında alınan taze numune sonuçları ile kıyaslanmış ve yarmada çekme dayanım sonuçları da göz önünde bulundurularak güzergahlar hem kendi içlerinde değerlendirilmiş, hem de birbirleri ile karşılaştırılarak çatlakların durumları dahil edilmiş ve beton kaplamaların güncel durumları yorumlanmıştır. Bu çalışma, kırsal bölgelerde yapılan beton yol uygulamaların, normal bir beton yol uygulamasında karşılaşılabilecek malzeme, kalite, kontrol, bakım gibi teknik sorunlardan biraz daha farklı olarak çevresel değişkenlerden oldukça fazla etkilendiğini ortaya koymuştur. Özellikle değişken yol genişlikleri, bazı kesimlerde darlıklar, gerekli kesimlerde temel ve alt temel eksikliği, zemin suyu yönünden zengin olan bu coğrafyada drenaj hendeklerinin olmaması veya bakımının yapılmaması, ulaşım açısından alternatif yol olmaması, trafiğe erken maruz kalma riskini ortaya çıkarması gibi sorunların belli başlı sorunlar olduğu görülmüş, bu bölgede beton yolların en fazla kuruma büzülmesine maruz kaldığı tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sismik izolasyonlu binaların deprem davranışının türkiye bina deprem yönetmeliği 2019'a göre belirlenmesi

    Hassan Al Couma

    Son zamanlar Türkiye'de sağlık binaları sismik taban izolatörlü binalar kullanmaya başlandı. Sağlık binalar büyük şiddetli bir depremin sonrası hizmete verilebilmesi, bu binaların sismik taban izolatörlü yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada İstanbul ilinde haseki eğitim ve araştırma devlet hastanesi örnek yapı olarak seçilmiştir. Bina yerinde sismik yalıtımlı olarak inşa edilmiş ve uygulanmıştır. Kullanılan taban sismik izolatörleri sürtünmeli sarkaç tipi (FPS) ve kurşun çekirdekli kauçuk tipi (LRB) için ayrı ayrı belirlenmiştir. DD1 ve DD2 deprem seviyeleri altında "Kesintisiz Kullanım" performans seviyesini sağlayacak şekilde tasarlanıp bilgisayar programı (ETABS) ile analiz edilmiştir. Sismik izolatörün bütünlüğü, periyot katsayıları ve karakteristik dayanım oranı dikkate alınarak doğrulanmıştır. Bina taban yalıtımında her kolon altına birer tane olmak üzere toplamda 248 adet sismik izolatör kullanılması öngörülmüştür. Bu çalışmada, yalıtım sisteminin tasarımı Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2019)'de tanımlanan Etkin Deprem Yükü Yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2019) kriterleri dikkate alınarak, 14 katlı betonarme bir yapı altında kurşun çekirdekli kauçuk ve sürtünmeli izolatörlerin tasarımı yapılmış olup karakteristik dayanım oranı (Q/W) ile periyot, keme kuvvetleri, ivme ve kat öteleme değişiminin sismik izolatör davranışa etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Taguchi yöntemiyle optimize edilen 3B baskı donatılı geopolimer kirişlerin mekanik ve dayanıklılık özelliklerinin deneysel ve sayısal olarak incelenmesi

    Hülya Temizer

    Çimento üretiminde yüksek enerji tüketimi ve zararlı karbondioksit gazlarının salınımı nedeniyle, alternatif bağlayıcıların araştırılması gerekli hale gelmiştir. Bu çalışmada, farklı oranlarda endüstriyel atıkların kullanımı ile elde edilen geopolimer harçlar ve farklı filamentlerle üretilen 3B baskı donatılar kullanılarak üretilen kirişlerin mekanik, dayanıklılık özelliklerinin, deneysel ve sayısal olarak incelenmeleri amaçlanmıştır. Ana bağlayıcı olarak yüksek fırın cürufu ve uçucu kül kullanılmıştır. Katkı malzemesi olarak ise mermer tozu, maden atığı ve titanyum dioksit kullanılmıştır. Karışım oranlarının optimizasyonu, Taguchi L27 ortogonal matrisi kullanılarak gerçekleştirilmiş olup, üç farklı seviye ve altı farklı parametre değerlendirilmiştir. Alkali aktivatör olarak üç farklı molaritede (8M, 10M, 12M) sodyum hidroksit çözeltisi ve sodyum silikat kullanılmıştır. Numuneler 7, 28, 56 ve 90 günlük kür sürelerinde birim kütle, eğilme dayanımı, basınç dayanımı ve ultrasonik dalga hızı testlerine tabi tutulmuştur. En yüksek basınç dayanımının 90 günlük numunelerde 65.75 MPa olarak elde edilmiştir. Varyans analizi (ANOVA) sonucunda, kür sıcaklığının mekanik performans üzerinde en etkili parametre olduğu belirlenmiştir. Yapılan istatistiki analizler sonucunda elde edilen optimum oranlar belirlenmiş ve geopolimer kirişlerin performansını artırmak amacıyla üç farklı filament türü ve 3B baskı ile üç farklı model (standart, küresel ve çapraz bağlı) donatı kullanılarak numuneler üretilmiştir. Böylece pratikte uygulaması zor olup, 3B baskı yöntemi ile mümkün olabilen 3B donatı türleri üretilerek, bunların mekanik özelliklere etkisi incelenmiştir. Deneysel sonuçları karşılaştırmak amacıyla üretilen kiriş numunelerin üç boyutlu sonlu eleman modelleri oluşturularak sayısal analizleri yapılmıştır. PPS CF15 çapraz bağlı kirişte deneysel 1.8 mm ve sayısal 1.82 mm deformasyon değerleriyle yüksek uyum göstermesi modelin doğruluğunu ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sarı halile kombucha çayının fizikokimyasal, antioksidan ve antibakteriyel özelliklerinin araştırılması

    Duygu Ulutaş

    Dünya nüfusunun artmasıyla insanların sağlıklı ve fonksiyonel ürünlere yönelmesi, ürünlerde çeşitlilik beklentisi giderek artmaktadır. Bazı bitkiler hastalıklarda tedavi edici özelliğe sahip yapıları sayesinde bu beklentiyi karşılamaktadır. Bu kapsamda fermente ürün kombucha çayına sarı halile özleri katılarak örnek oluşturuldu. Laboratuvar çalışmalarında renk analizi, Briks, pH, titrasyon asitliği, Fe3+-Fe2+ indirgeme kapasitesi, Cu2+-Cu+ indirgeme kapasitesi, 2,2´-azino-bis(3-etilbenztiyoazolin-6-sülfonik asit) (ABTS·+) giderme ve 1,1-difenil-2-pikril-hidrazil (DPPH) radikal giderme aktivitesi, total fenoliklerin madde ve total flavonoid bileşik miktarı, antibakteriyel aktivite tayini ile sonuçlar belirlendi. Çalışmada siyah çay (KTC), 10 g sarı halile tozu ve 10 g siyah çay (KTS1), 20 g sarı halile tozu ile elde edilen kombucha çayı (KTS2) üretildi. KTS2 için fermantasyonun 14. gününde toplam fenolik bileşik içeriğinin 255 µg GAE/mg örnek iken, 21. gününde toplam fenolik bileşik içeriğinin 253.33 µg GAE/mg örnek olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte flavanoid miktarı sonuçlarında KTS2 için fermantasyonun 21. gününde 28.64 µg KE/mg örnek olarak belirlendi. KTS2 örneğinin DPPH radikal giderme aktivitesinin fermantasyonun 14. gününde 7.25 μg mL-1 ile standart antioksidanlara (BHA, BHT ve α- Tokoferol) göre en iyi aktivite sonucunu verdiği gözlemlendi. KTS2 örneği ABTS radikal giderme aktivitesinin fermantasyonun 21. gününde 2.35 μg mL-1 ile standart antioksidanlara (BHA, BHT, Troloks ve α- Tokoferol) kıyasla daha etkili olduğu belirlenmiştir. Antibakteriyel aktivite analizlerinde kombucha çayında sarı halile konsantrasyonu arttıkça Staphylococcus aureus ATCC 25923 bakteri suşu için duyarlılık artmıştır. Çalışmamızda yaygın olarak tüketilmeye başlanan kombucha çayına, sarı halile bitkisi eklenilerek fenolik bileşik içeriği yüksek, antibakteriyel ve antioksidan fonksiyonel yeni bir ürün elde edilerek fizikokimyasal özellikleri belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    John Dewey'in eğitim felsefesinde ilerlemecilik kavramı

    Fatma Meşegülü

    Eğitim felsefesi, eğitimle ilgili temel kavramları ele alan ve mevcut sorunlara çözümler üretmeye çalışan bir felsefe disiplinidir. Eğitim felsefesinin ele aldığı sorunlar geleneksel felsefi sorunlardan ziyade 'eğitim nedir?', 'bilmek nedir?', 'öğrenmek ve öğretmek arasındaki farklar nelerdir?' gibi eğitim ile ilgili sorunlardır. John Dewey pragmatist anlayışı eğitim felsefesine uygulamaya çalışan bir düşünürdür. Ona göre eğitim ömür boyu süren bir eylemdir ve bu sebeple en etkili öğrenme yaparak ve yaşayarak kazanılan öğrenmedir. Bu tezin amacı, genel olarak, John Dewey'in görüşleri ışığında eğitim felsefesinin temel ilkelerinin detaylı bir şekilde ele alınması ve yorumlanmasıdır. Spesifik olarak ise amacımız Dewey'in felsefesinde önemli bir yer işgal eden ilerlemecilik anlayışının eğitim felsefesi açısından yeri ve önemini değerlendirmektir. Çalışmamızın birinci bölümünde Dewey'in eğitim anlayışı ele alınacak ve eğitim felsefesinin temel kavramları üzerinde durulacaktır. Ek olarak, Dewey'in görüşlerini etkileyen düşünürlere de yer verilecektir. İkinci bölümde ise John Dewey'in Türkiye'ye davet edilme süreci hakkında bilgi verilecek ve Türk Eğitim Sistemi hakkında hazırladığı raporun içeriği analiz edilecektir. Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim fesefesi ile John Dewey'in eğitim felsefesi arasındaki benzerlik ve farklılıklara da değinilecektir. Bu bölümde ayrıca tezimizin esas konusu olan ilerlemecilik kavramı, bu kavramı benimseyen ve uygulayan düşünürlerin yorumları ışığında detaylı olarak ele alınacaktır. Üçüncü ve son bölümde amacımız ilerlemecilik anlayışının eğitim felsefesi açısından yeri ve önemine dair bir tartışma yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda çağdaş ve geleneksel eğitim anlayışları karşılaştırılacak ve buradan hareketle ilerlemecilik ilkesine yönelik bir değerlendirme yapılacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kadastro güncelleme çalışmalarının analizi: Bayburt örneği

    Selim Kuru

    Ülkemizde tapu ve kadastro faaliyetleri yerine getirilirken günümüze kadar günün ihtiyaçlarına göre değişik alanlarda ve değişik yöntem ve mevzuat ile tapulama ve kadastro faaliyetleri yürütülmüştür. Farklı altlık ve koordinat sisteminde üretilen haritaların tek koordinat sistemine geçirilmesi ve haritalardaki hataların giderilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesine dayanılarak ülke genelinde kadastro güncelleme çalışmaları yapılmıştır. Bayburt Kadastro Müdürlüğünce yapılan kadastro güncelleme çalışmaları örnek çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Örnek çalışma alanı üzerinde yapılan çalışma ile çalışmalarda karşılaşılan sorunlar irdelenmiş ve tespit edilmiştir. Tespit edilen sorunların gerçekliğini araştırmak ve sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmak amacı ile güncelleme çalışmalarının bileşeni olan malik, kadastro müdürlüğü ve özel sektör ile anket yapılmıştır. Yapılan çalışma ve anketler sonucunda kadastro güncelleme çalışmalarında karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerisinde bulunulmuş ve güncelleme çalışmaları sonucunda üretilen verilerin kalitesi ve güvenilirliğinin artırılması hedeflenmiştir. Kadastro güncelleme çalışmaları sonucunda tek koordinat sistemine geçilmiş, tapu bilgilerinde güncellemeler yapılmıştır. Ancak çalışmaların öncesinde yeterli planlamanın yapılmadığı, ihale sürelerinin ve personelin yetersiz olduğu, personel ve süre yetersizliği nedeni ile çalışmalara gerekli hassasiyetin gösterilmediği bunun sonucunda kadastro güncelleme çalışmaları ile üretilen verilerin güvenilirliği ve kalitesinde eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Çalışmalardan önce yeterli planlama ve çalışmalarda yeterli bilgilendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Çalışmalarda yeterli süre verilmesi ile birlikte nitelik ve nicelik yönünden yeterli personel görevlendirilmesi durumunda üretilen verilerin kalitesinin ve güvenilirliğinin artacağı yönünde sonuca ulaşılmıştır.