Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Hz. Peygamber’in “Arkamdan da Görüyorum” İfadesinin Yer Aldığı Rivayetler (Kütüb-i Sitte Öncesi Kaynaklar Özelinde Bir İsnad-Metin Analizi)

    Futsi, Ali Fuat

    Bu makalede, “Ben sizi arkamdan da görüyorum.” anlamını taşıyan ve farklı hadis kaynaklarında çeşitli varyantları bulunan bir hadis grubu, isnad ve metin analizi yöntemiyle incelenmektedir. Hadisin seçilme nedeni, birden fazla isnad ve metin içermesiyle isnad-metin analizine elverişli olması ve Hz. Peygamber’in (s.a.v) bir mucizesine işaret etmesidir. Çalışmada hadisin sıhhati, erken dönem kaynaklar olan Kütüb-i Sitte öncesi metinler temel alınarak değerlendirilmiştir. İlgili rivayet, Hz. Peygamber’in namazda arka saflardaki kişileri gördüğünü bildirmekte ve İbn Ebî Şeybe’nin Musannef’inden başlayarak birçok kaynakta yer almaktadır. Çalışmanın amacı, bu hadise isnad-metin analizini uygulayarak yöntemin işlevselliğini ilgili rivayet çerçevesinde ortaya koymaktır. Benzer yöntemler, daha önce Herald Motzki (ö. 2019) ve Fatma Kızıl gibi araştırmacılar tarafından da kullanılmıştır. Çalışma, rivayetin makalenin sınırlarını aşacak şekilde çok fazla kaynakta yer almasından dolayı Kütüb-i Sitte öncesi eserlerle sınırlandırılmış, ilgili eserlerdeki tarikler incelenmiş, râvilerin güvenilirlik durumu tespit edilmiş, farklı metin varyantları karşılaştırılarak anlam üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. İlgili rivayetin bütün varyantları aktarılan konuyu ifade edecek nitelikte anlamını koruyarak temel hadis külliyatında ve şerh literatüründe yer almıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Sustainability of Air Logistics: A Bibliometric Analysis

    Vural, Selvi

    The aim of this study is to identify the gap in the literature based on past research on the sustainability of air logistics and to guide new research in this context. In this research, bibliometric analysis method was used. In this context, firstly the studies were extracted from the WOS (Web of Science) database. Later, it was analysed with the Vosviewer program and studies on the sustainability of air logistics were examined in detail to direct future research. As a result of the bibliometric analysis on the sustainability of air logistics, it was determined that there were 146 studies between 1985-2024. The vast majority of these were in English and in the Proceeding Paper type. Most studies belong to the field of science, and the share of research in the social sciences in the total is quite low. In terms of research categories, research specific to the fields of engineering and management is common. This research which aims to provide a comprehensive perspective on the sustainability of air logistics by capturing the relationship between its past and future, is a first in the literature and is believed to contribute theoretically and practically.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Trends and current topics in child and family-centered care research: A bibliometric analysis and visual mapping

    Özdemir, Hamide Nur Çevik; Ural, Mustafa Nuri

    This study aimed to examine the developmental trends and research focus of the child and family-centered care literature through a bibliometric analysis of articles published between 1990 and 2023. The bibliometric analysis method was used in the study. Data were obtained from the Web of Science Core Collection and Scopus databases. Bibliometric analysis and visualization were conducted using the R language, along with the bibliometrix and openxlsx libraries and the biblioshiny interface. The study included citation, co-occurrence, co-authorship, co-word analysis, and trend topic analysis. Between 1990 and 2023, a total of 1.613 publications related to child and family-centered care were published. Of these publications, 1.598 were original research articles, and the majority (%95) were written in English. The United States was the country with the highest number of publications and the most co-authorship collaborations. Collaborating countries included Canada, Brazil, Iran. Journal of Pediatric Nursing was the most prolific journal (n=149). The author with the highest number of publications on the topic was Shields (n=23). The most cited works related to child and family-centered care were by Gorski (2021), Kerr (2002), and Snow (2009). The institution producing the most publications on the topic was McGill University. In trend topic analysis, key terms such as ‘‘family-centered care’’, ‘‘nursing’’, ‘‘parents’’, ‘‘child’’, and ‘‘child-centered care’’ emerged. Child- and family-centered care research is widespread in developed countries but lacks interdisciplinary collaboration, particularly outside pediatric intensive care units. Future studies should promote co-authorship and international cooperation, providing healthcare professionals and researchers with insights into unexplored areas and opportunities for collaboration.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Seasonal Wilcoxon and Scatter Diagram Combination Trend Test

    Şan, Murat

    Climate change, one of the biggest problems of the last century, is of great concern. It is essential and common to examine the impacts of climate change as a holistic trend for different climatic and hydrological parameters with periodicity. However, considering the periodicity character of monthly, weekly, etc., is particularly important for analyzing and understanding seasonal trends. This is because seasonal trends help manage and regulate irrigation and agricultural activities and water resource systems. This study proposes the seasonal Wilcoxon and scatter diagram combination trend test (SWTT) method as an alternative to the seasonal Mann Kendall (SMK) method. This method is based on the combination Wilcoxon test and scatter diagram (CWTSD) trend test which assesses holistic trends. The data utilized for this study came from three sources: flow records from the Danube River, Romania, temperature records from Oxford, UK, and precipitation records from Kobe, Japan, to compare SWTT and SMK methods. The SWTT method shows very similar trends to the SMK, but the SWTT method takes a step forward because it is based on a graphical method providing a visual overview of seasonal trends. The SWTT can also be used as a regional trend test in the same way that the SMK method is used as a regional trend test by using station data instead of seasons The r-codes of the proposed method and the sample dataset are available at the related link.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleYalnız künye2025
    Spor bilimleri öğrencilerinin bilimsel araştırmaya yönelik tutumlarının eleştirel düşünme becerileri üzerine etkisinin incelenmesi

    Yılmaz, Coşkun; Yıldırım, Hatice Nur; Şahin, Oktay

    Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri alanında öğrenim gören öğrencilerin bilimsel araştırmaya yönelik tutumlarının, eleştirel düşünme becerileri üzerine etkisinin bazı sosyo-demografik özellikler açısından incelemektir. Araştırma, tarama modelinde olup ilişkisel tarama yöntemi kapsamında değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim/öğretim döneminde Erciyes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 452 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere bilimsel araştırmaya yönelik tutum ölçeği ve eleştirel düşünme becerileri ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında Erciyes Üniversitesi Spor Bilimleri alanında öğrenim gören, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş 225 erkek ve 227 kadın olmak üzere toplam 452 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın bulgularına göre spor bilimleri alanı öğrencilerinin eleştirel düşünmenin, bilimsel araştırmaya yönelik olumlu tutumlarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmalara yönelik olumlu tutum alt boyut skorunda”, “Bölüme göre” istatistik olarak anlamlı bir farklılık gözlenmiştir (p=0,049). Çalışmada eleştirel düşünme becerilerinin bilimsel araştırmaya yönelik tutumun %25,2 sini açıkladığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmalara yönelik olumlu tutumu ise %27, ise % yönelik olumlu tutumu ise %30,2 oranında açıkladığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin artmasıyla bilimsel araştırmaya yönelik tutum düzeylerinde olumlu yönde arttığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, eleştirel düşünme becerisinin bilimsel araştırmaya yönelik tutum üzerindeki optimizasyonundaki kritik rolünün altını çizmektedir. Eleştirel düşünme becerisinin artması ile bilimsel araştırmaya yönelik olumlu tutumlarda gözlenen iyileşmeler alana değerli bir katkı sağladığını göstermektedir.  

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Uydu Görüntüleri Yardımıyla Burdur Gölü'nün Su Seviyesi Değişiminin Farklı Su İndeksleriyle Analizi ve Gelecek Yıllardaki Değişiminin Tahmini

    Demir, Vahdettin; Tona, Aziz Ugur; Öztaş, Ayşe; Eren, Mehmet

    Çalışmanın amacı, Burdur Gölü'nün su yüzey alanı üzerindeki mekânsal değişimleri analiz etmek ve Burdur Gölü Havzası'ndaki uzun yıllık iklim kayıtlarındaki eğilimleri inceleyerek göl yüzey alanının gelecekteki durumu hakkında tahminler yapmaktır. Bu doğrultuda, çalışma alanı için Landsat 4-5 ve Landsat 8 uydu görüntüleri kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Bu görüntülerin sınıflandırılması, Modifiye Normalleştirilmiş Fark Su İndeksi (mNDWI), Normalleştirilmiş Fark Su İndeksi (NDWI) ve Su İndeksi 2015 (WI2015) su indisleri kullanılarak yapılmıştır ve 1985-2021 yılları arasında her yıl için göl yüzey alanı verileri toplanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, Burdur Gölü'nün su alanı 1985 yılı ile 2021 yılı arasında büyük oranda (81.7-92.3 km²) azalmıştır. Yapılan doğrusal regresyon analizlerine dayanarak, gölün 2070-2080 arasında kuruyacağı tahmin edilmektedir. WI2015 yöntemi, OMH (7.0554) ve GOMH (4.1711) gibi düşük hata değerleri ile 0.9923'lük yüksek korelasyon katsayısı ile en başarılı yöntem olarak değerlendirilebilir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleYalnız künye2025
    Hemşirelik Öğrencilerinin Afete Müdahalede Öz-yeterlilik ve Stres Düzeyleri ile Afet Risk Algısı Arasındaki İlişki

    Aydin Sayilan, Aylin; Kulakaç, Nurşen

    Amaç: Bu çalışma, hemşirelik bölümü öğrencilerinin afete müdahalede öz-yeterlilik ve stres düzeyleri ile afet risk algısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Yöntem: Bu araştırma kesitsel ve ilişki arayıcı olarak planlandı. Araştırmanın örneklemini 15-30 Haziran 2023 tarihleri arasında Türkiye’nin batısında bulunan bir üniversitenin hemşirelik bölümünde öğrenim gören 342 öğrenci oluşturdu. Araştırmada veriler sosyo-demografik soru formu, Görsel Kıyaslama Ölçeği, Afete Müdahale Öz-yeterlilik Ölçeği ve Üniversite Öğrencileri Afet Risk Algısı Ölçeği kullanılarak online veri toplama yöntemiyle toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde Mann-Whitney U, Student t-testi, One-Way ANOVA test ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Öğrencilerin Afete müdahale öz-yeterlilik puan ortalaması 48,49±0,12, Afet Risk Algısı Ölçeği puan ortalaması 48,11±9,77 olarak bulundu. Kadın öğrencilerin Afete Müdahale Öz-yeterlilik Ölçeği ve Afet Risk Algısı Ölçeği puanlarının erkeklere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu görüldü (sırasıyla p=0,042, p=0,008). Sonuç: Öğrencilerin afet risk algısını etkileyen faktörlerin, afete müdahale öz-yeterlilik ve stres düzeyleri olduğu belirlendi. Öğrencilerin stres düzeyleri arttıkça, risk algılarının da arttığı, afet yönetiminde öz-yeterlilik düzeyleri arttıkça risk algılarının azaldığı görüldü.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleAçık Erişim2025
    Orta Asya'dan Anadolu'ya Uzanan Bir Yolculuk: Yörük Mutfak Kültürü

    Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan; Genç, Gökhan

    Yeme-içme alışkanlıkları, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olmuştur. Toplumların ihtiyaçlarına göre şekillenen yiyecekler, kültürel birer öge haline gelmiş ve farklı toplumların etkileşimleri sonucunda çeşitlenerek bölgesel farklılıklar göstermiştir. Bu kültürel çeşitliliğin önemli temsilcilerinden biri de Yörüklerdir. Yörükler, binlerce yıldır hayvanlarına daha iyi otlaklar bulabilmek amacıyla göçebe bir yaşam tarzını benimseyen ve genellikle yerleşik hayata geçmeyen topluluklardır. Göçebe yaşam tarzları, farklı toplumlarla kültürel ve sosyal etkileşimler kurmalarına olanak sağlayarak özgün mutfak kültürlerinin gelişimine katkıda bulunmuştur. Bu özgün kültürler arasında Yörük mutfağı, kendine has yiyecek ve içecekleriyle öne çıkmaktadır. Yörükler, doğal yaşam ortamında ürettikleri yiyecek ve içecekleri nesiller boyunca aktarmışlardır. Et, süt ve tahıl ağırlıklı olan bu mutfak kültürünün sağlık açısından faydalı olduğu düşünülmektedir. Yörükler, uzun ve sağlıklı yaşamlarının sırrını doğayla iç içe olan yaşam tarzlarına borçlu olduklarını belirtmektedir. Yapılan bu çalışmada Yörük mutfağının tarihsel, sosyo-ekonomik ve gastronomik özelliklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, konu hakkında yapılmış mevcut araştırmalar incelenmiş, ikincil veri kaynaklarından elde edilen bulgular doğrultusunda Yörük mutfağının mevcut durumu ortaya konulmuş ve ileride gerçekleştirilebilecek bilimsel çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kurumsal Kimliğin Kent Kimliğine Dönüşümü: Şehir Merkezlerinde Mağaza Tabela Tasarımlarının Aynılaşması

    Günay, Mehmet Akif

    Kentlerin hızla büyümesi, artan rekabet ve benzer ürün ve hizmetleri sunan mağazaların çoğalması, tüketicilerin zaman kısıtlarını artırmış ve hızlı iletişimi zorunlu hale getirmiştir. Bu doğrultuda, görsel kimliğiyle tüketicileri etkileyen ve seçim süreçlerini kolaylaştıran tabelalar önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Son dönemlerde markalaşma sürecinde kent kimliği oluşturma çabası içerisine giren kent yöneticileri kentin en uğrak yerleri olan ana caddeler üzerindeki mağazaların tabelalarını bir farklılık oluşturmak adına yeniden tasarlamaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane’nin en dinamik caddelerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 66 mağaza tabelası incelenmiştir. Araştırma, mağaza tabelalarının kurumsal kimlik bağlamında içerdiği sorunları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi, sosyal bilimler alanında sıklıkla kullanılan ve nitel araştırmalarda başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntem; verileri sistematik, tarafsız ve sayısal bir şekilde analiz ederek, bir durum içindeki değişkenleri ölçmeyi ve toplanan verileri açıklayabilecek kavramlar ile ilişkiler bulmayı amaçlamaktadır. Örneklem olarak seçilen Gümüşhane ilinde yer alan dükkân/mağaza tabelaları, görsel tasarım ilkelerinden yola çıkılarak altı temel kategori altında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kolektif olarak tasarlanan tabelalardan dolayı mağazaların aynılaştığı, birçok mağazanın kurumsal logoya sahip olmadığı, kurumsal kimlik unsurları dikkate alınmadan tasarlandığı, mağaza tabelalarının estetik kaygıyla tasarlanmasına rağmen estetik olmadığı, Gümüşhane belediyesi kimliğiyle bir bütünlük oluşturmadığı ortaya çıkmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kültürlerarası İletişim Bağlamında Suriyeli Sığınmacıların Türk Kültürü ile Etkileşimi

    Yilmaz, Dursun; Günay, Mehmet Akif

    Bu çalışma, 2011 yılından itibaren Türkiye’ye yoğun şekilde göç eden Suriyeli sığınmacıların yerel kültürle kaynaşma süreçlerini kültürlerarası iletişim bağlamında incelemektedir. Araştırmanın amacı, İzmir ili örneğinde, sığınmacıların Türk kültürüne hangi unsurlar üzerinden etkide bulunduğunu, hangi unsurlardan etkilendiğini ve bu etkileşimlerin hangi faktörler çerçevesinde yoğunlaştığını belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. İzmir’in muhtelif merkez ilçelerinde yaşayan ve Suriyeli sığınmacıların Türk kültürüyle etkileşimine dair deneyimleri bulunan 14 Türk vatandaşı (7 kadın, 7 erkek) ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma, yetkili kurumlardan alınan etik onay doğrultusunda yürütülmüştür. Katılımcılara, Suriyeli sığınmacıların Türk toplumuna uyum sürecinde yaşanan sorunlar ve kültürel etkilerini anlamaya yönelik 10 açık uçlu soru yöneltilmiş ve görüşmeler ortalama 45 dakika sürmüştür. Elde edilen bulgular, kültürlerarası iletişimde dil, din, medya, millet, mekân ve tarihsel bağların belirgin kodlar olduğunu ortaya koymuştur. Katılımcıların olumlu değerlendirmeleri, özellikle İslam birlikteliği bağlamında dil, din ve medya faktörlerinin kültürel uyumu kolaylaştırdığına vurgu yapmış ve Ensar-Muhacir kavramlarının önemini belirtmiştir. Bununla birlikte, bazı katılımcılar sığınmacıların yerel kültüre uyum sağlayamadığını, dil farklılıkları, medya temsillerinin olumsuz etkisi ve yaşam tarzı uyuşmazlıklarının kültürel çatışmalara yol açtığını ifade etmiştir. Çalışma, toplumsal uyumu artırmak adına dil eğitimi, medya temsillerinde farkındalık oluşturulması, kültürel farkındalık çalışmaları ve karşılıklı anlayışı teşvik edecek politikaların geliştirilmesi gerektiğini önermektedir. Bu bağlamda, kültürel karşılaşmaların olumlu ve olumsuz yönlerini anlamak, uyum süreçlerinin geliştirilmesi, çatışmaların önlenmesi ve medyanın yapıcı rolünün sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Dijital Vergi Dairesi Sisteminin Kalitesi ve Vergi Uyum Niyeti: Kullanıcı Memnuniyetinin Aracılık Rolü

    Saruc, Naci Tolga; Uğur, Candan Yılmaz

    Kamu hizmetlerinde yaşanan dijital dönüşümün vergi ile ilgili alanlara yansıması ile dijital uygulamaların ön plana çıktığı, söz konusu uygulamaların vergi mükelleflerine hızlı erişim ve bireyselleştirilmiş hizmetler sunarak vergi uyumunu artırdığı görülmektedir. Türkiye’de 7 Ekim 2023 tarihinde yürürlüğe giren Dijital Vergi Dairesi ile mükelleflerin tüm uygulamalara kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde erişim sağlaması, vergi ile ilgili tüm işlemlere ve bu işlemlerin sonuçlarının ilgililerine elektronik ortamda sunulması amaçlanmıştır. Bu bağlamda vergi mükelleflerin Dijital Vergi Dairesinin kalitesine ilişkin algısı ve bu algının vergi uyumu üzerindeki etkisinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane/Merkez’de faaliyet gösteren ve Dijital Vergi Dairesi sistemini kullanan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden elde edilen verileri kullanarak Dijital Vergi Dairesi Sisteminin kalitesi ile vergi uyumu arasındaki ilişkide Dijital Vergi Dairesi kullanıcılarının memnuniyetinin aracılık etkisi olup olmadığını incelemektir. Araştırmaya, Dijital Vergi Dairesi sistemini kullanan 171 gelir ve kurumlar vergisi mükellefi katılmış olup, veriler aracılık etki analizi ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Dijital Vergi Dairesi sisteminin kalitesi ile algılanan kullanım kolaylığının, sistemi kullanan vergi mükelleflerinin memnuniyet düzeylerini artırarak vergi uyumunu olumlu yönde etkilediğini ortaya koymaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effect Of Poetry Therapy On Hopelessness, Loneliness And Depression in Hemodialysis Patients: A Quasi-Experimental Study

    Çakmak, Seher; Uzun, Sevda; Baygın, Şevval

    The aim of this study was to examine the effect of poetry therapy on hopelessness, loneliness and depression in haemodialysis patients. The study, which was conducted in a quasi-experimental design, included 22 chronic renal failure patients receiving haemodialysis treatment. 11 patients were assigned to the poetry group and 11 patients to the control group. The patients in the poetry group received 12 sessions of poetry therapy three days a week for 4 weeks, while the patients in the control group were not intervened. The data of the study were collected with ‘Personal Information Form’, ‘Beck Hopelessness Scale’, ‘UCLA Loneliness Scale’ and ‘Beck Depression Scale’. Mean, standard deviation and percentage calculations, Kolmogorov Smirnov normal distribution test, chi-square and t test were used in the analysis of the data. It was determined that the sociodemographic and disease characteristics of the patients in the poetry and control groups were similar (p>0.05). In the pre-test, it was found that there was a similarity between the poetry and control groups in terms of mean hopelessness and loneliness scores (p>0.05), while there was a statistically significant difference in terms of mean depression score and frequency (p=0.016, p=0.012). After the poetry therapy, it was determined that the mean scores of hopelessness and depression of the poetry group decreased statistically significantly (p=0.009, p=0.016), while the mean score of loneliness increased significantly (p<0.001). In conclusion, it was determined that poetry therapy decreased hopelessness and depression but increased loneliness in haemodialysis patients. Accordingly, it can be said that poetry therapy is beneficial in reducing hopelessness and depression levels.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Ürolojik Cerrahi Geçirecek Erkek Hastaların Beden Tutumunun Psikolojik İyilik Halleri ve Cinsel Doyuma Etkisi: Tanımlayıcı ve İlişkisel Bir Araştırma

    Uzun, Sevda; Atasayar, Belgin Şen; Emirza, Elif Güzide

    Bu araştırma, ürolojik cerrahi geçirecek erkek hastaların beden tutumlarının psikolojik iyilik halleri ve cinsel doyumları üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma tanımlayıcı ve ilişkisel tiptedir. Veriler Ağustos-Ekim 2024 tarihleri arasında Türkiye’nin bir ilinde ikamet eden ve ürolojik cerrahi geçirecek 111 erkek hastadan Google form aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada veriler “Kişisel Bilgi Formu”, “WHO-5 İyilik Hali İndeksi”, “Erkeklere Özgü Beden Tutum Ölçeği” ve “Yeni Cinsel Doyum Ölçeği-Kısa Form” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon testi, bağımsız örneklem t-testi, one-way ANOVA ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Ürolojik cerrahi geçirecek erkek hastaların beden tutumlarının, psikolojik iyilik hallerini ve cinsel tatminlerini de etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca bu hastaların medeni durumu, hastalığın cinsel ve psikolojik etkisi, tıbbi tanısı, hastalığın neden olduğu beden memnuniyetsizliği ve birlikte yaşadığı kişilerin de beden tutumu, psikolojik iyilik hali ve cinsel doyumu ve alt boyutlarından bazıları ile ilişkisi olduğu görülmüştür (p<0,05). Araştırma sonucuna göre, toplumda ürolojik sorunların erkek cinsel sağlığı üzerindeki olumsuz etkisinin anlaşılması için özellikle psikiyatri ve cerrahi klinik hemşirelerinin bu hastalara yönelik görüşme ve eğitim programları düzenlemesi önerilmektedir. Ayrıca bu hastalara psikolojik destek sağlanmalı ve beden algılarına yönelik değerlendirip uygun psikoterapötik müdahale de bulunulmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2025
    Türkiye’de İkincil Enerji Kaynağı Olan Elektrik Tüketimi ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Ampirik Bir Analiz

    Merddan, Kurtuluş

    Bir ülkenin ekonomik büyümesi ve sanayileşmesi için enerji önemli bir girdi olarak kabul edilmektedir. Bir ülkede enerji üretimi yetersiz ve tüketimi fazla ise enerji ithalatına gereksinim duyulacaktır. Enerji ithalatının artması ülke içerisinde cari açığa neden olacağından bu durum ekonomik büyümeye olumsuz yansıyacaktır. Enerji kaynaklarının kıt oluşu ve kaynakların yanlış kullanımı gibi nedenlerden dolayı devletler yeni arayışlar içerisine girmiştir. Bu noktada ortaya konulan enerji politikalarının düşük fiyatlarla, çevre kirliliğine neden olmadan insanların enerji ihtiyaçlarını kesintisiz, etkin ve verimli şekilde karşılaması gerekmektedir. Bu çalışma ile ikincil enerji kaynağı olan elektrik tüketimi değişkenlerinin büyüme üzerindeki etkisi analiz edilmeye çalışılmıştır. Konunun teorik kısmı araştırıldıktan sonra özelde Türkiye için ampirik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda mesken, sanayi, tarımsal faaliyetler, aydınlatma, ticaret ve kamu hizmetleri değişkenlerinin enerji tüketimlerini de dikkate alan modeller oluşturulmuştur. Bu kapsamda 1990-2021 yıllarına ait yıllık zaman serisi verilerinden yola çıkılmıştır. Yapılan analizler neticesinde EKK test sonuçlarına göre, elektrik enerjisi tüketimini temsil eden bağımsız değişkenlerden hiçbirinin ekonomik büyüme üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı belirlenmiştir. Yapılan Granger Nedensellik test sonucuna göre ise ekonomik büyümenin mesken elektrik tüketiminin nedeni olduğu saptanmıştır. Geriye kalan tüm değişkenler ile ekonomik büyüme arasında istatistiksel açıdan bir nedensellik ilişkisi bulunamamıştır. Tüm bu sonuçlardan hareketle Türkiye’nin elektrik enerjisi tüketiminde ithal kaynaklar kullanmak yerine büyük potansiyel arz eden güneş, rüzgâr ve su gibi yenilebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gerekmektedir. İktisadi büyümenin nedeni elektrik tüketimi olduğuna göre meskenlerde uygulanacak enerji politikaları hem ekonomik sorunlara çözüm olacak hem de ekonomik büyümenin en destekleyici unsuru olacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Sera Gölü Tabiat Parkı (Akçaabat-Trabzon) Briyofitleri Üzerine Bir Araştırma

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Köroğlu, Zeynep Gizem; Yıldırım, Kübra

    2024 Mart ve Nisan aylarında, Sera Gölü (Akçaabat/Trabzon) Tabiat Parkı’da 5 farklı lokaliteden briyofit örnekleri toplanmıştır. Örneklerin teşhis edilmesi sonucunda 1 familya ve 1 cinse ait 1 boynuzotu taksonu; 11 familya ve 12 cinse ait 14 ciğerotu taksonu ile 16 familya ve 41 cinse ait 60 yapraklı karayosunu olmak üzere toplamda 75 briyofit taksonu (tür, alttür ve varyete) saptanmıştır.Teşhis edilen türler arasında Cryphaea heteromalla A4 karesi için yenidir. Aneura pinguis Trabzon için ve diğer tüm türler de Sera Gölü Tabiat Parkı için yeni kayıttır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Sağlık ile ilgili bölümlerde okuyan üniversite öğrencilerinin yapay zekâ okuryazarlığı

    Kazak, Aysun; Türkmen, Osman Oğulcan; Topalı, Hasret

    Bu araştırma temel olarak önlisans sağlık programları öğrencilerinin Yapay Zeka (YZ) okuryazarlık düzeyini belirlemek için yapılmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte olup, araştırmanın verileri Kasım-Aralık 2024 tarihleri arasında Türkiye’de bulunan iki farklı devlet üniversitedeki 1446 sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu sağlık bölümleri birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile internet ortamı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kapsamında analiz edilen veri kümeleri için toplama araçları olarak “Birey Tanıtım Formu” ve “Yapay Zekâ Okuryazarlık Ölçeği” kullanılmıştır. Öğrencilerin “Yapay Zekâ Okuryazarlık Ölçeği (YZOÖ)” bağlamında aldıkları puan ortalamasının beklenen ortalama puanın üzerinde olduğu görülmüştür. 20 yaş ve altı ile 21-30 yaş arasındaki öğrenciler, 31 yaş ve üstü öğrencilere göre daha yüksek toplam puanlar alırken; ilk ve acil yardım programındaki öğrenciler de yaşlı bakımı programındaki öğrencilere göre daha yüksek puanlar almıştır. İnterneti en çok karma kullananlar, sağlık bakanlığı/hastane sitelerini ziyaret edenlere göre daha yüksek toplam puanlar elde etmiştir. Teknolojik cihaz kullanımı becerileri açısından ise çok iyi ve iyi seviyedeki öğrenciler, diğer seviyelere göre daha yüksek toplam puanlar almışlardır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, YZ teknolojilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için eğitimciler tarafından müfredata alınarak öğretilmesinin YZ okuryazarlık düzeyine katkı sunacağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2025
    Gümüşhânevî’nin Levâmi‘u’l-‘Ukûl’u ile Münâvî’nin Feyzü’l-Kadîr’inin Mukayesesi

    Gözün, Abdulvehhab

    19. asırda yaşamış Osmanlı ulemâsı ve meşâyihi içerisinde önemli bir yeri olan Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî, tasavvufî yönünün yanı sıra ilmî tarafıyla da şöhret bulmuş bir şahsiyettir. Özellikle hadis ilmiyle ilgili yazdığı kitaplar onun ilimdeki yetkinliğini ortaya koymaktadır. Bu eserlerden iki tanesi öne çıkmıştır ki, bunlar Süyûtî’nin el-Câmi‘u’s-Sağîr’inden esinlenerek telif ettiği Râmûzü’l-Ehâdîs ile, Münâvî’nin Feyzü’l-Kadîr’inden ilham alarak meydana getirdiği Levâmi‘u’l-‘Ukûl adlı eserdir. Bu araştırmanın konusu, hadis şerhlerinden olan Levâmi‘u’l-‘Ukûl’un, Münâvî’nin el-Câmi‘u’s-Sağîr’i şerh ettiği mezkûr eseriyle mukayesesidir. Bu karşılaştırma, özellikle ilk elli hadisin şerhi üzerinden yapılacaktır. Kendi telifi olan Râmûzü’l-Ehâdîs’teki rivayetlerin çoğunluğu Süyûtî’nin eserinde yer aldığı için Gümüşhânevî, bunların şerhinde Feyzü’l-Kadîr’den epeyce istifade etmiştir. Tabii ki kendine özgü yorumları ve değerlendirmeleri de hiç şüphesiz mevcuttur. Bu vesileyle araştırmada şerh metotları açısından iki şerhin benzerliklerinin ve farklılıklarının tespiti amaçlanmıştır. Bu tür bir çalışmanın şerh literatüründeki değişim ve gelişimi kısmen de olsa göstermesi açısından fayda sağlayacağı ve bu yönüyle önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak Gümüşhânevî’nin Münâvî’den etkilenme oranı ile eserinin özgünlük derecesi ortaya konacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Mehmet Akif Ersoy ve Ahlak Felsefesi

    Kerimoğlu, Özkan

    Bu çalışmanın temel amacı, Türk Milli marşını yazan, şair Mehmet Âkif Ersoy’un yaşadığı dönemde, toplumun yüzleştiği ahlâkî ve kültürel sorunlarla mücadelesini ve bulduğu çözümü anlamaya çalışmaktır. İçinde yaşadığı toplumu sarmalayan, bireysel ve toplumsal yozlaşmaya sebep olan problemler hakkında derin bir kaygıya kapılan Âkif, duyarlı bir insan ve düşünür olarak çözüm arayışına girmiştir. Problemler karşısında çözüm için mevcut ve baskın anlayışın yeterli olmadığını ileri sürmüştür. Âkif, bireysel ve toplumsal ilişkileri detaylı bir şekilde incelemiş ve çöküşün temel nedenini İslâm Dini’nin yanlış anlaşılıp, yanlış tatbik edilmesi ve bilimden mahrum kalmak olarak belirlemiştir. Bu hakikatten endişe ve rahatsızlık duyan şair, çözümü ise halis İslâm’a rücûda, Doğu’nun hikmeti ve Batı’nın fenninin mezcedilmesinde bulmuştur. Düşünür bununla birlikte bu çöküşten kurtulmak için samimiyet, doğruluk, birlik-beraberlik, çalışmak, yardımlaşmak ve dayanışma, teknoloji ve ilim alanındaki gelişmeleri takip etmek, onları alıp sahiplenmek ve ümit var olmak gibi erdemlere ihtiyaç olduğunu da söylemektedir. Âkif’in “Safahat” başta olmak üzere eserleri çalışmamıza kaynaklık edecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Relationship Between Theology Students’ Moral Identities and Moral Integrity

    Birinci, Ali

    The purpose of this research is to investigate the relationship between the moral identities and moral integrity of students enrolled in the Faculty of Theology. The study employs a quantitative research design and is conducted in accordance with the relational survey model. The study group comprises students attending the Faculty of Theology at Gümüşhane University during the 2023-2024 academic year. The personal information form devised by the researcher and the Moral Integrity Scale, which was adapted into Turkish by Okan and Ekşi (2020), along with the Moral Identity Scale developed by Kürüm and Ekşi (2022), were employed as the instruments for data collection. The findings of the research indicated that the mean scores of moral identity and moral integrity for the theology students were at a high level. The results indicated a positive and moderate relationship between moral identity and moral integrity, and it was concluded that moral identity was a significant predictor of moral integrity. Considering the findings, it is recommended that character education be incorporated into the curricula of theological faculties on a systematic basis.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2025
    Kādî Abdülcebbâr’a Göre İlahi Teklifin İmkânı

    Aynur

    İnsan tarih boyunca araştırılmaya muhtaç, bugün bile henüz çözülememiş özellikleri olan bir varlıktır. Onu bu derece önemli ve değerli kılan, varoluşsal olarak insana yüklenen en önemli özelliklerden biri bilinçtir. Bilinç beraberinde sorumluluk değerini de getirmektedir. İnsan, onu var eden Yaratıcı'ya, kendisine, diğer insanlara ve bunların dışında kalan tüm varlıklara karşı sorumlu bir varlıktır. Sorumluluk ve sorumlulukla birlikte eyleme geçirilen fiiller tarihten beri felsefe, psikoloji gibi birçok ilme konu olmaktadır. İslam düşüncesinde ise, Tanrı'nın insanı ne ile sorumlu tuttuğu, Tanrı'nın teklif ettiği şeyin amacı ve sonucu bakımından zengin bir tartışma alanı mevcuttur. Kelâm ilminde ise sorumluluk, birçok ekol tarafından çeşitli görüşlerle ele alınsa da Mu’tezilî âlimler tarafından teklif konusu içerisinde literatüre dahil edilmiştir. Bu minvalde Allah'ın ilahi adaleti, Allah'ın insana teklifi, teklifin mahiyeti, insan fiilleri ve insan sorumluluğunun temellendirilmesi meseleleri tartışılmaktadır. Bu makalede Mu’tezilî âlimlerden Kādî Abdülcebbâr'ın Allah'ın insanlara teklif etmesi, teklifin mahiyeti ve teklif sonucunda insanın sorumluluğu meseleleri ele alınacaktır.