Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Girişimcinin sosyal sermayesi ölçeği: bir ölçek uyarlama çalışması

    Çakarel, Taha Yusuf; Mumcu, Artür Yetvart; Demirbağ, Orkun

    Bu araştırmada, son yıllarda girişimcilik literatüründe önemli bir araştırma alanı olan girişimcinin sosyal sermayesi kavramı açıklanarak, ulusal literatürde girişimcinin sosyal sermayesi ölçümleyebilecek niteliğe sahip geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı geliştirmek hedeflenmektedir. Bu ölçek uyarlama çalışması, Hernández-Carrión ve arkadaşları (2017) tarafından geliştirilen Girişimci’nin Sosyal Sermayesi Ölçeğinin Türkçe geçerlemesi kapsamında, güvenilirlik ve geçerlilik değerlerini içermektedir. Türkiye’den 375 adet girişimci ile yürütülen bu çalışmada, ölçeğin orijinal dört faktörlü yapısına uygun şekilde dilimizde de 24 maddeden ve dört boyuttan oluşan bir yapıya sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bu boyutlar; kişisel ilişkiler, profesyonel ilişkiler, yardımcı ilişkiler, kurumsal ilişkiler olarak belirlenmiştir. Yapılan güvenilirlik analizinde girişimcinin sosyal sermayesi ölçeğinin Cronbach Alfa katsayısı, sırasıyla 0,83, 0,77, 0,82 ve 0,87’dir. Yapılan araştırma kapsamında ulusal literatüre girişimcinin sosyal sermayesi ile ilgili yeni bir kavram kazandırılmıştır. İstatistiksel analizler neticesinde, uyarlama çalışması yapılan girişimcinin sosyal sermayesi ölçeği, Türkiye’deki girişimcinin sosyal sermayesinin ölçülmesinde geçerli ve güvenilir bir ölçek olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2022
    Bir Gülmece Unsuru Olarak Doktor-Hasta-Hasta Yakını İlişkileri: Online Karikatürler Üzerinden Bir İnceleme

    Taşdelen, Birgül; Ayaz, Ferihan; Ayaz, Hakan

    Sağlık profesyonelleri ve hastalar arasındaki iletişim, doğası gereği sorunludur. Doktor ve hasta ya da hasta yakını ilişkilerinde mesajın tam olarak doğru bir şekilde iletilmesi önemlidir. Doktorlar hasta ve yakınlarıyla açık bir şekilde iletişim kurmak istemektedirler, ancak teknik terminolojiye hakimlik, halk dilinde terminolojik karşılığı olmayan kelimeleri kullanma ve çoğunlukla hasta ve yakınlarının anlayabileceğinden daha fazla bilgiyi iletme çabası, hasta ve yakınlarıyla empati ve güven bağı kurmayı engellemektedir. Bu durum, doktorların hasta ve hasta yakınlarıyla sağlıklı bir iletişim kurmasını engellemektedir. Hasta ve yakınlarının da tıbbi terminolojiyi anlayamama, konulan teşhisle meşgul olma, kaygı, endişe ve hatta bazı durumlarda panik olma gibi konsantrasyonu güçleştiren faktörler nedeniyle doktorla sağlıklı bir iletişim kuramadıkları söylenebilir. Dolayısıyla bu çalışmada doktor, hasta ve yakını arasında iletişim sorunlarının karikatürlere nasıl yansıtıldığı doktor, hasta ve hasta yakını arasındaki iletişimi tasvir eden 113 karikatür üzerinden analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, incelenen karikatürlerde doktor-hasta ilişkilerinin merkeze alındığı görülmektedir. Karikatürlerde doktorun hastayla iletişim kurma becerisindeki eksiklikler ve doktorların yanılmaz olduğu şeklindeki anlatıların hicvedildiğine rastlanırken, hastanın ise büyük oranda kurban olarak tasvir edildiği ve kafası karışık, doktor dilinden anlamayan/cahil olarak betimlendiği görülmektedir. Modern tıp pratiğinin yaygın bir eleştirisinin yapıldığı karikatürlerde, hastaların kaygılarının bazen doktorun kaygılarından farklı olduğu gerçeğinin de göz ardı edildiği yansıtılmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2022
    Vazife yoklama defterine göre süleymaniye vakfı çalışanları: ücretler, görevler, unvanlar

    Karademir, Aysenur

    Bu çalışmanın konusu Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul’da tesis edilen Süleymaniye Vakfının çalışanlarının analiz edilmesidir. Çalışmanın birincil kaynağı Osmanlı Arşivinde Evkaf (EV) fonunda Evkaf-ı Haremeyn Defterleri (EV.HMH.d.) arasında 1178 numarayla kayıtlı Süleymaniye Vakfına ait 1702 tarihli bir vazife yoklama defteridir. Giriş paragrafında Süleymaniye Vakfı çalışanlarının yoklanması için hazırlandığı belirtilen defterin vakıf muhasebe defterine ek hazırlanan müfredat defterlerden olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmanın vakıf literatürüne birinci katkısı vazife yoklama defterinin detaylarıyla tanıtılmasıdır. Vakıf çalışanlarının 53 gruba ayrılarak, isim, görev, unvan, ücret, ek ödemeler gibi detaylarla kayıtlandığı defterin ortaya koyduğu ilk sonuç çalışanların genel durumudur. Elde edilen bu bilgiler Süleymaniye Vakfının 1557’de kurulmasıyla hazırlanan tesis senedi yani vakfiye belgesiyle karşılaştırılmıştır. Çalışmada vakıf çalışanlarının sosyal kimlikleri, görev türleri ve bunlar için belirlenen ücretler, bu ücretlerin değişimi Süleymaniye Vakfı örneğinde ortaya konulmuştur. Böylece Osmanlı Devleti’nin iktisadi ve sosyal yaşamında en geniş istihdam kurumu olan vakıfların çalışanları yönüyle işleyişi ve idaresi değerlendirilmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    COVID-19 sürecinde denetim alanında yayınlanan makalelerin görsel haritalama tekniği ile bibliyometrik analizi: 2020-2022 yılları örneği

    Yesilelebi, Gl; Altunel, Mehtap; Selimoglu, Seval

    Bu araştırmanın amacı, COVID-19 sürecinde denetim alan yazınının bibliyometrik analiz yöntemi ile incelenmesi ve ilgili alan yazında COVID-19’u konu alan çalışmaların araştırma konularının odak noktalarının tespit edilmesidir. Bu kapsamda, Web of Science Core Collection veri tabanında yer alan COVID-19 ve denetimi bir arada inceleyen çalışmalar incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, COVID-19’un akademik çalışmalara yansıması 2020 yılında başladığı için, 2020-2022 yılları arasında yapılan çalışmalar inceleme kapsamına alınmıştır. “Pandemi”, “denetim”, “iç denetim” ve “bağımsız denetim” anahtar kelimeleri kullanılarak çalışmanın sınırları oluşturulmuştur. Ayrıca, araştırma kapsamında Türkçe ve İngilizce çalışmalar dikkate alınmıştır. Anahtar kelimelerle arama sonucunda ulaşılan makalelerin ülke, yayınladığı dergiler, yazarların yayın sayısı, atıf sayısı ve atıf yaptıkları yazarlar, çalışmaların ağırlıklı olarak odaklandıkları konular bibliyometrik yöntemle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, COVID-19 sürecinde yürütülen çalışmaların yayınlandıkları ülke bakımından ABD ilk sırada yer alırken, konu bakımından kurumsal yönetişim, denetim kalitesi ve denetim ücreti önceliklidir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Halk anlatılarının epik kuralları ışığında bir inceleme: mercan kız masalı

    Yıldırmış, Fatma; Aktürk, Arzu Gülhan

    Milletlerin kültür hayatında çok fazla karşılaşılan anlatı türü olan masallar, genel kabul gören doğruluk, iyilik, eşitlik, özgürlük, adalet gibi birçok evrensel değere sahiptir. Bunun yanında konularının geniş olması, sunumunun zahmetsiz olması ve dinleyici kitlesinin çoğunlukla hazır olması gibi nedenler masalların yaygınlığında etkilidir. Bilim dünyasına bakıldığında masallar ile ilgili yapılan araştırmaların derleme ve inceleme çalışmalarından oluştuğu görülür. Bu araştırmalarda derlenen masallar arasında birtakım ortak özellikler dikkati çekmiş ve bu ortaklıklar halkbilimciler tarafından tespit edilmeye çalışılmıştır. Burada halkbilimcilerin üzerinde durdukları nokta farklı coğrafya ve kültürlerdeki masalların nasıl ve ne şekilde yaşatılıp aktarıldıkları ve bunlar arasındaki benzerliklerdir. Bunları belirlemek için karşılaştırmalı olarak farklı kültürlerdeki masal çalışmaları yapılmıştır. Tarihî Coğrafi Fin Okulunun temsilcisi olan halkbilimciler, halk anlatılarının bilhassa da masalların ne şekilde, nerede ve ne zaman oluştuğunu, ilk şekillerinin nasıl meydana geldiğini belirlemek amacıyla çeşitli yöntemler geliştirerek ve bu yöntemleri kullanarak masallar üzerinde motif, tip ve yapı çalışmaları yapmışlardır. Hazırlanan bu yöntemlerden biri, Danimarkalı halkbilimci Axel Olrik’in düzenleyip geliştirdiği ve halk anlatı metinlerinin yapı çözümlemesine yönelik ilk örneği olarak bilinen “Halk Anlatılarının Epik Kuralları” dır. Axel Olrik, “Halk Anlatılarının Epik Kuralları” adlı çalışmasında milletlerin sahip olduğu kültürel değerlerini edebi ürünlerinde bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde muhafaza ettiğini göstermek maksadıyla on beş maddelik kurallar oluşturmuş ve bu kuralları birçok eser üzerinde tatbik ederek kuralların geçerliliğini kanıtlamaya çalışmıştır. Dünyada ve Türkiye’de bu konuda birçok çalışma yapılmış, destandan, halk hikâyesine, masallara kadar faklı türlerde eserlere söz konusu epik yasalar uygulanmıştır. Bu çalışmada Mercan Kız masalı, Axel Olrik’in epik yasalarına göre gözden geçirilmiş ve çalışmanın sonunda incelenen masalın “Halk Anlatılarının Epik Kuralları”na uygunluk gösterip göstermediği değerlendirilmiştir. Mercan Kız masalı sözlü anlatı geleneği içinde önemli bir yeri olan “Billur Köşk Masalları” içinde yer almaktadır. Bu eser, içindeki motiflerle Türk kültürünün ve düşüncesinin geleneksel yapısını yansıtan masal kitaplarından birisidir. En eski yazılı nüshası XIX. yüzyıla dayanan “Billur Köşk Masalları” adlı eser, derleyicisi belli olmayan ve içinde on dört adet masal barındıran bir eserdir. Çalışma sonunda Mercan Kız masalının Axel Olrik’in on beş maddeden oluşan “Halk Anlatılarının Epik Kuralları”na tamamına uygun olduğu tespit edilmiştir. Olrik’in ortaya koyduğu yasaların Türk edebi ürünleriyle de uygunluk gösterebilmesi farklı toplumlara ait ürünlerde içerik, icra şekli ve yapısal düzen açısından benzerliklerin olabileceğini göstermektedir.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Gümüşhane (Kelkit) Koşullarında Bazı Aspir (Carthamus tinctorius L.) Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

    Sirat, Abdulveli; Uçar, Dilek

    Amaç: Bu çalışma, bazı aspir çeşitlerinin verim, verim unsurları ve bazı kalite özelliklerini araştırmak amacıyla 2021 (Mart- Ağustos) yılında Gümüşhane ilinin Kelkit ilçesinde yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülen bu araştırmada 5 farklı aspir çeşidi; Balcı, Dinçer, Göktürk, Hasankendi ve Koç bitki materyali olarak kullanılmıştır. Araştırma Bulguları: Araştırmada; çıkış süresi, ilk çiçeklenme süresi, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, ilk dal yüksekliği, dal sayısı, tabla sayısı, tabla çapı, tabla ağırlığı, tablada tane sayısı, tane verimi, bin tane ağırlığı, ham yağ oranı, ham yağ verimi ve ham protein oranı ele alınmıştır. Sonuç: Araştırma sonucuna göre en yüksek değerler; tane verimi Dinçer çeşidinden (128.06 kg da-1), bin tane ağırlığı Dinçer çeşidinden (44.13 g), ham yağ oranı Balcı çeşidinden (%30.92), ham protein oranı ise yine Dinçer çeşidinden (%15.43) elde edilmiştir. Aspir çeşitlerinin tane verimi ile incelenen karakterler arasındaki korelasyon katsayıları bakımından; bitki boyu (r=0.640**), tabla sayısı (r=0.759**), ham yağ verimi (r=0.875**), ilk dal yüksekliği (r=0.517*), tabla ağırlığı (0.533*), tablada tane sayısı (r=0.520*), bin tane ağırlığı (r=0.582*) ve ham protein oranı (r=0.525*) arasında önemli ve pozitif bir ilişki görülürken; tane verimiyle çıkış gün sayısı (r= -0.298) ve dal sayısı (r= -0.231) ile negatif fakat önemsiz bir ilişki olduğu saptanmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex5TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Determination of physical, chemical and antioxidant properties of pomegranate sauces sold in Turkish markets

    Baltaci, Cemalettin; Akar, Bülent; Kamış, Yunus Emre

    This study aimed to determine the physical, chemical and antioxidant properties of pomegranate sauces sold in the Turkish markets. A total of eighteen pomegranate sauces, seventeen of which were purchased from the market, and one produced in a rotary evaporator, were analyzed with respect to antioxidant activity, titratable acidity, brix, hydroxymethylfurfural (HMF), pH, color, and sugar. The antioxidant activities of the samples were analyzed by six different methods, including DPPH (2,2-diphenyl-1-picrylhydrazil) radical scavenging activity, ferric reducing antioxidant power (FRAP), ABTS●+ radical scavenging capacity, total antioxidant capacity assay (TAC), total phenolic content (TPC), and total flavonoid content (TFC) methods. The highest and lowest antioxidant activity values were as follows, respectively: 5.23 and 822.69 mg AA/kg for the DPPH method, 57.94 and 2380.94 mg FeSO4/kg for the FRAP method, 660.47 and 3690.83 mg AA/kg for the TAC method, 23.06 and 11680.71 mg QEE/kg for the TFC method, and 123.54 and 9566.95 mg GAE/kg for the TPC method. In addition, HMF contents of the most samples were below the permissible limit value (50 mg/kg), while some of them showed a heterogeneous distribution between 4.58 and 103.68 mg/kg. Such a heterogeneous distribution of the HMF contents may be due to the factors such as raw materials and additives used in production, applied heat treatments, production processes, and storage conditions. As a result, HMF content in pomegranate sauce can be reduced below the permissible limit if the production conditions comply with the standards.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex6TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Heavy Metal Pollution from Listvenitization: In Case of Alakeçi (Bayramiç-Çanakkale/West Türkiye)

    Vural, Alaaddin

    This study aimed to investigate the risk of element/heavy metal pollution caused by listvenitization. In this context, the heavy metal pollution risk of listvenite-derived soils in the region where listvenitized ultrabasic rocks are present as a result of hydrothermal alterations in the vicinity of Alakeçi (Bayramiç Çanakkale/Western Türkiye) was investigated with pollution index, geoaccumulation index and integrated pollution risk parameters. For this purpose, Cu, Zn, Pb element concentrations of 350 soil samples collected from the field were determined, and Pollution Index (PI) and Geo-accumulation Index (Igeo) parameters for each element and Integrated Pollution Index (IPI) parameters for each sampling point were calculated. In addition, distribution maps of PI, Igeo and IPI parameters were plotted. When the site is considered in terms of IPI parameter, it has been determined that the site has medium and high pollution risk. When the field is considered in terms of PI and Igeo parameters, a remarkable level of pollution has been detected in the field, especially by Ni, Co and As elements. When the distribution maps of the PI, Igeo and IPI parameters are examined, it has been determined that the pollution risk is higher than the other areas, especially in the areas where hydrothermal alteration is intense and in the tectonic line areas. Although listvenitizations and listvenite zones are important target areas especially for epithermal gold mineralizations, this study has shown that listvenitization areas are also areas at risk of heavy metal pollution. Therefore, listvenitization zones are areas that should be investigated in terms of heavy metal pollution risk as well as epithermal gold mineralization potentials.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Determination of LC-MS/MS phenolic profile, antioxidant and α-glucosidase enzyme inhibition activities of Linum mucronatum Bertol. subsp. armenum (Bordz.) P.H.Davis

    Akar, Zeynep; Kılıç, Fatma

    Plants include compounds having high antioxidant activity such as flavonoids, phenolics, and carotenoids. Antioxidant defense mechanisms play an important role in the prevention and treatment of oxidative stress diseases in humans. In the present study, the flower and leaf parts of Linum mucronatum subsp. armenum were extracted in five different solvents. The antioxidant activities of the extracts were determine using six antioxidant activity determination assays (Iron (III) reducing/antioxidant power (FRAP), DPPH radical scavenging activity, copper (II) reducing antioxidant activity (CUPRAC), ABTS radical scavenging capacity, total flavonoid content and total phenolic content). While, the methanol extract showed the highest activity for the flower part, ethanol extracts of leaf part showed the highest antioxidant activity in the DPPH, FRAP and CUPRAC tests. The highest activity values in both flower and leaf parts was measured in acetone extract with SC50=0.287 mg/mL and (SC50=0.163 mg/mL in ABTS test, respectively. Lowest activity values of solvent extracts were measured in hexane extracts in all tests. Phenolic compounds of the plant were identified using LC-MS/MS. These phenolics are kaempferol, vanillin, protecatechuic acid, caffeic acid, p-coumaric acid, p-OH benzoic acid, salicylic acid, quercetin and rutin. The leaf and flower parts have α-glucosidase enzyme inhibitor effect. It was determined that the leaf part of the plant (IC50=4.533 mg/mL) have higher enzyme inhibition than in the flower (IC50=6.096 mg/mL). As a result, it was determined that the plant showed the biological activity. The results will contribute to the studies on the biological activity of the other plant.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Homotopi pertürbasyon Elzaki dönüşümü yöntemi ile doğrusal olmayan zaman-kesirli kısmi diferansiyel denklemler için yeni yaklaşık analitik çözümler

    Anaç, Halil

    Bazı doğrusal olmayan zaman-kesirli mertebeden kısmi diferansiyel denklemler, homotopi pertürbasyon Elzaki dönüşümü yöntemi ile çözülmüştür. Kesirli türevler Caputo anlamında tanımlanmıştır. Uygulamalar homotopi pertürbasyon Elzaki dönüşümü yöntemi ile incelenmiştir. Bunun yanında, çözümlerin grafikleri MAPLE yazılımında çizdirilmiştir. Ayrıca homotopi pertürbasyon Elzaki dönüşümü yöntemi ve homotopi pertürbasyon Sumudu dönüşümü yöntemi çözümlerinin, lineer olmayan zaman- kesirli mertebeden kısmi diferansiyel denklemlerin tam çözümü ile mutlak hata karşılaştırması sunulmaktadır. Ek olarak, bu mutlak hata karşılaştırması tablolarda belirtilmiştir. Bu makalenin yeniliği, hem Caputo kesir dereceli gaz dinamiği denkleminin hem de Caputo kesir dereceli Klein-Gordon denkleminin bu yöntemle ilk analizidir. Bu nedenle, homotopi pertürbasyon Elzaki dönüşümü yöntemi, zaman-kesirli mertebeden kısmi diferansiyel denklemlerin analitik çözümlerinin elde edilmesinde hızlı ve etkilidir.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Dizel motorlarda dimetil eter kullanımının hc emisyonlarına olan etkileri üzerine bir derleme çalışması

    Sezer, İsmet

    Bu çalışma, dizel motorlarda dimetil eter (DME)’in saf veya yakıt katkısı olarak kullanımı üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltmanın birkaç yöntemi vardır. Bunlardan ilki motor tasarımında ve yakıt enjeksiyon sisteminde modifikasyonlar yaparak yanmanın iyileştirilmesidir, ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir yöntemdir. İkinci yöntem ise katalitik konvektör ve partikül fitresi gibi donanımlar kullanmaktır, ancak bu donanımlar motor performansını olumsuz yönde etkilerler. Hem egzoz emisyonlarını azaltmak hem de motor performansını artırmak için uygulanan son yöntem çeşitli alternatif yakıtların veya yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardaki en önemli emisyonlar azot oksitler (NOx) ve partikül maddelerdir (PM). Çoğu araştırmacı emisyonları azaltmanın en iyi yolunun doğalgaz, biyogaz, biyodizel gibi alternatif yakıtların veya konvansiyonel ve bu alternatif yakıtlarla birlikte çeşitli yakıt katkılarının kullanılması olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle, alternatif yakıtlar ve yakıt katkıları üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi pratik uygulamalar için oldukça önemlidir. Alternatif yakıtlar arasında oksijen içerikli yakıtlar büyük ilgi çekmektedir. DME içeriğinde oksijen bulunması, setan sayısının yüksek olması ve diğer istenen yakıt özellikleri nedeniyle dizel motorlarda kullanılmaya oldukça elverişlidir. Bu nedenle sunulan derleme çalışması, dimetil eterin dizel motorlarda yakıt veya yakıt katkısı olarak kullanılmasının hidrokarbon (HC) emisyonlarına olan etkilerinin incelenmesine odaklanmıştır.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2022
    Çevresel inovasyon, ekonomik büyüme ve doğrudan yabancı yatırımların yenilenebilir enerji tüketimi üzerine etkisi

    Akyol, Mehmet; Mete, Emrullah

    Enerji sanayi devriminden bu yana ülkelerin ekonomik büyümeyi sağlayabilmek için en önemli girdi olmuştur. Ancak enerjinin tükenebilir olması ve çevreye zarar veren kaynaklardan üretilmesi yenilenebilir enerji kaynaklarını ve tüketimini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışmanın amacı çevresel inovasyon, ekonomik büyüme ve doğrudan yabancı yatırımların yenilenebilir enerji tüketimi üzerinde etkilerini araştırmaktır. Yükselen piyasa ekonomilerinden 10 ülkenin 2000-2018 dönemine ait verilerinin kullanıldığı çalışmada Gengenbach Urbain ve Westerlund (2008) panel eşbütünleşme analizi ve Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) panel nedensellik analizinden yararlanılmıştır. Eşbütünleşme analizi sonuçlarına göre çevresel inovasyon ve ekonomik büyüme yenilenebilir enerji tüketimini negatif yönlü, doğrudan yabancı yatırımlar ise pozitif yönlü etkilemektedir. Nedensellik analizi sonuçlarına göre yenilenebilir enerji tüketiminin ekonomik büyümenin nedeni olduğu, doğrudan yabancı yatırımların yenilenebilir enerji tüketiminin nedeni olduğu ve çevresel inovasyonun yenilenebilir enerji tüketiminin nedeni olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    İş rolüne uygunluğun işe yönelik risk alma üzerindeki etkisinde kendini ifade etmenin düzenleyici ve aracı etkisi: rol kuramı perspektifi

    Durmuş, İbrahim

    Ulusal ve uluslararası eğitim düzeyinde bilimin her geçen gün daha fazla öneminin artması, akademisyenlerin organizasyonlarındaki faaliyetlerinin araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Rol kuramını temel alan bu araştırmanın amacı, akademisyenin işine yönelik risk almasında iş rolüne uygunluğu ve kendini ifade edebilme davranışlarının etkilerini araştırmaktır. Araştırmada, tesadüfi olmayan yöntemlerden gönüllü örnekleme yöntemi ile belirlenen 400 akademisyene elektronik anket yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS, GSCA ve AMOS paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırma analiz sonucunda; akademisyenin iş rolüne uygunluğunun risk alma davranışı üzerindeki etkisinde, kendisini üst derecede ifade etme davranışının düzenleyici etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Akademisyenin iş rolüne uygun hareket etmesi risk alma davranışını pozitif ve anlamlı olarak etkilemiştir. İş rolüne uygunluğun risk alma davranışı üzerindeki etkisinde kendini ifade edebilme davranışı aracı etkiye sahip olmuştur. Akademisyenin iş rolüne uygunluğu kendini ifade edebilme davranışını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Ayrıca akademisyenin işyerinde kendini ifade edebilme davranışı işine yönelik risk alma davranışını pozitif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Elde edilen sonuçlar akademisyenin, akademik çalışma ortamındaki özgün değerini ortaya koymaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2022
    Üniversite Mezunu Gençlerde Uzun Süreli İşsizliğin Psikolojik Yansımaları: Nitel Bir Araştırma

    Gökçe, Ahmet

    Günümüz dünyasında gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin pek çok ülke işsizlik sorunuyla karşı karşıyadır. Sosyo-ekonomik yansımaları olan bu sorun ise özellikle son yıllarda Covid-19 salgını sebebiyle daha da çözülmesi zor bir hale gelmiştir. Uzayan işsizlik süreleri dezavantajlı konumda olan gençler üzerinde kendisini ciddi bir şekilde hissettirirken, diploma sahibi gençlerin de bu durumdan fark edilir bir şekilde etkilenerek istihdam dışında kaldığı gözlemlenmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmada, üniversite mezunu genç işsizlerde uzun süreli işsizliğin yarattığı psikolojik yansımaların incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak diplomalı 10 genç işsiz ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler doğrultusunda psikolojik yansımaların stres, depresyon ve kaygı düzeyi, öğrenilmiş çaresizlik, özsaygı ve kendine güven duygusu ve de psikosomatik etkiler başlıkları şeklinde bir gruplandırmayla tasnif edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların stres ve kaygı düzeylerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiş olup, yaşanılan olumsuz deneyimlerin çaresizliği öğrenmelerine yol açtığı belirlenmiştir. Ayrıca katılımcılarda işsiz kalmanın yarattığı kaotik ortam sonrası psikosomatik rahatsızlıkların da kendini gösterdiği gözlemlenmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Yolsuzluk, Finansal Sistem ve Kültür Değerlerinin Denetim ve Raporlama Standartlarının Gücü Üzerine Etkisi: Ampirik Bir Analiz

    Yesilelebi, Gl

    Bu çalışmada, yolsuzluk, finansal sistem ve kültür değerlerinin denetim ve raporlama stan- dartlarının gücü üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışma kapsamına gelişmiş ve gelişmekte olan 64 ülke dahil edilmiş ve 2019 verileri kullanılarak yatay kesit analiz yönteminden istifade edilmiş- tir. Analizde denetim ve raporlama standartlarının gücü bağımlı; yolsuzluk algı endeksi, finansal sis- tem ve kültür değerleri bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Yatay kesit yöntemi kullanılarak yapılan analiz sonucunda denetim ve raporlama standartlarının gücü ile yolsuzluk ve finansal sis- tem arasında güçlü; kültür değerleri arasında ise zayıf bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Beşeri ve sosyal sermayenin örgütsel dayanıklık üzerindeki etkisinde finansal sermayenin aracılık rolünün incelenmesi

    Çakarel, Taha Yusuf; Mumcu, Artür Yetvart; Demirbağ, Orkun

    İletişim başta olmak üzere teknolojik alandaki gelişmelerin, toplumsal alışkanlıklara ve iş yapış şekillerine önemli etkileri bulunmaktadır. Bu etkiler işletmelerin sürdürülebilirliklerini devam ettirebilmeleri için değişim ve yeni koşullara uyumun yanı sıra belirsizliklere karşı dayanıklılığa sahip olmalarını da gerektirmektedir. İşletmelerin bu özellikleri bağlamında ele alınan örgütsel dayanıklılık araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Araştırma modeli beşeri ve sosyal sermaye teorisi bakış açısı ile ele alınmıştır. Araştırma Türkiye’ de faaliyet gösteren 435 adet farklı ölçekteki işletme sahibinden kota örnekleme yoluyla elde edilen verilerle yürütülmüştür. Araştırma sonucunda beşerî sermaye, sosyal sermaye ve finansal sermayenin, örgütsel dayanıklılık üzerinde pozitif yönde etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca beşerî sermayenin ve sosyal sermayenin örgütsel dayanıklılık üzerindeki etkilerinde finansal sermayenin kısmi aracılık etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırmada literatüre paralel sonuçlara ulaşılmış olup, işletmelerin dış çevredeki değişimlerin olumsuz etkilerinden kaçınabilmesi için örgütsel dayanıklılığın önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu sonuçlardan yola çıkarak işletmelerin değişken piyasa koşullarında odaklanması gereken işletme süreçleriyle ilgili bir öngörü oluşturulabilecektir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex5TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Investigation of usability of building rubble as road underfill

    Külekçi, Gökhan; Osman Yilmaz, Ali

    For resources to be used efficiently, the structures built on the earth must be long-lasting. The longevity of the roads built with a length of millions of kilometers per year is determined by the nature of the filling material, traffic, equivalent axle load, climatic effects, material fatigue, and layer thicknesses used. The fact that filling material complies with the standards and is easily available will ensure that the road construction works are both economical and long-lasting. Many building rubbles are formed from the buildings that have completed their lives in the urban transformation process. Storage and disposal of this building's rubble are very difficult. To eliminate these difficulties, the usage areas of the rubble should be increased. In this study, some mechanical experiments were carried out on the building rubble obtained from the Black Sea region, and these were interpreted. Grain density, freeze-thaw tests, Micro-Deval, and Determination of Fragmentation Resistance, tests were carried out according to TSE and ASTM standards of aggregates obtained from building rubble. The results obtained from the experiments were compared with the technical specifications of the General Directorate of Highways. It has been revealed that the analyzed aggregate can be used as road fill in highways.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2022
    Adaletin sağlanmasında hukuka yönelik beklentiler üzerine felsefi bir değerlendirme

    Yeşilçayır, Celal

    Hukuk felsefesinin temel uğraş alanlarından biri, hukuk ve adalet arasındaki ilişkiselliği aydınlatmaktır. Söz konusu ilişkisellik rasyonel ve evrensel bir bakış açısıyla tartışılmaktadır. Bu çerçevede elinizdeki çalışmanın amacı, hukukun, adaletin sağlanmasındaki sorumluluğunu felsefi bir bakış açısıyla incelemektir. Çalışma içinde temel olarak şu problemler ele alınmaktadır: Hukuk ve adalet ilişkisi bağlamında “doğal hukuk”, “pozitif hukuk”, “şekli adalet” ve “içerikli adalet” kavramlarının analizi. Aynı zamanda “hukukun üstünlüğü” ve “hukuk devleti” gibi söylemlerin adalet bağlamında irdelenmesi. Hukuk devleti ve adil devletin aynı şey olup olmadıklarının serimlenmesi. Demokratik ve liberal devletlerin hukuk sistemlerinde adaletin durumu. Bahsi geçen problemler felsefi metin analizi yöntemiyle ele alınmaktadır. Son tahlilde ise hukuk ile adalet arasındaki uyumsuzluğa ilişkin bazı bulgular ve sorunların giderilmesine yönelik bazı öneriler yer almaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Correlation of Mechanical and Tribological Properties of Zn-40Al-2Cu-2Si Alloy

    Hekimoğlu, Ali Paşa; Savaşkan, Temel; Azakli, Zeki

    An attempt was made to correlate mechanical (hardness and ultimate tensile strength) and tribological properties (friction coefficient, working temperature, wear volume and average surface roughness) of Zn-40Al-2Cu-2Si alloy which was prepared by permanent mold casting. The tribological properties of the alloy were determined using a block-on-cylinder type wear test machine. The relationships between the mechanical and tribological properties of the alloy determined by linear regression analysis were observed to be expressed by linear or straight-line equations. The correlation coefficients of these relationships were found to be between 0.94 and 0.99. These linear equations indicate that the friction coefficient and the wear volume of this alloy can be calculated in terms of either its hardness or tensile strength under the given working conditions. These linear relationships also showed that as the hardness and the tensile strength of the alloy increase the friction coefficient, working temperature, and wear volume of it decrease but its average surface roughness increases. These observations were explained in terms of the microstructure and mechanical properties of the alloy, adhesion theory of friction and the Archard wear law. The equations obtained by this correlation can also be used for the selection of Zn-40Al-based alloys for bearing applications.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Bu şiirler kimin II?

    Tılfarlıoğlu, Musa

    Klâsik Türk edebiyatı geleneği içerisinde farklı şairlerin divanlarında kimi zaman aynı ya da yüksek oranda benzer şiirlerle karşılaşmak mümkündür. Şairlerin meydana getirmiş oldukları divanlarında, divanların farklı nüshalarında ve mecmualarda küçük farklılıklara haiz ya da birebir aynı şiirlerin iki farklı şair ismine kaydedildiği geçmiş zamanlardan beri bilinmektedir. Bir şiirin iki farklı şairin divanında yer almasında farklı nedenler bulunmaktadır. Aynı şiirin farklı şairlerin divanlarında yer alması; müşterek şiir ve nazire yazma geleneği ile ilgili olmakla beraber müstensih, mecmua derleyicisi ve araştırmacıdan kaynaklanan insan kaynaklı hatalara dayanabilmektedir. Bu etmenler arasında bazen şiirlerin müşterek yazılmaları bazen de nazire geleneği içerisinde yazılmaları yer alabilmektedir. Ancak bazı şiirlerdeki benzerliklerin nazireyi aşıp intihale vardığı görülmektedir. Necâtî Bey ve Edirneli Şevkî aynı asırda yaşamış, aynı mecliste bulunmuş, dostluk kurmuş iki şairdir. Bu iki şairin divanlarının neşirleri incelendiği zaman aynı gazelin iki şairin de divanında yer aldığı görülmektedir. Necati Bey ve Edirneli Şevki’nin divanında yer alan bu gazel, nazire geleneğini aşan bir durum sergilemektedir. Bu çalışmanın amacı, aynı asırda yaşamış, aynı ortamda bulunmuş iki şairin divanında mahlaslar dışında aynı olan ve 7 beyitten oluşan gazelin aslında kime ait olduğunu/olabileceğini tespit etmeye çalışmaktır. Necâtî Bey ve Edirneli Şevkî’nin divanlarının neşirleri, şairlerin hayatları hakkında kısaca bilgi verildikten sonra çalışmaya konu olan gazel; muhteva, üslup, nazire, söz dizimi, maddi deliller başlığı altında incelenerek çalışmaya konu olan gazelin hangi şaire ait olduğu veya olabileceği tespit edilmeye çalışılacaktır.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele